Doğrudan Satış Şirketinde 10 Milyon TL Sermaye ve 3 Milyon TL Bloke Şartı | 2026
Kısa ve net cevap: Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmelik m.6’ya göre Türkiye’de doğrudan satış faaliyeti yürütecek şirketin sermaye şirketi olması, ödenmiş sermayesinin en az 10.000.000 TL bulunması ve Türkiye’de yerleşik bankalarda mevzuatta sayılan hesaplardan birinde 3.000.000 TL tutarında bloke meblağ bulundurması zorunludur. Bu iki mali yeterlilik şartı, doğrudan satış yetki belgesinin alınması ve korunması bakımından temel şarttır. Sermaye veya bloke meblağ şartının kaybedilmesi, Yönetmelik m.12’deki yetki belgesinin iptali sürecini gündeme getirebilir.

- 10 milyon TL şartının hukuki niteliği
- Ödenmiş sermaye ne demektir?
- 3 milyon TL bloke şartı nasıl uygulanır?
- Hangi banka hesapları kullanılabilir?
- Döviz hesabında kur hesabı
- Sermaye azaltılırsa ne olur?
- Bloke tutar çözülürse ne olur?
- Yetki belgesine etkisi
- Şirketler için uyum kontrolü
- Sık sorulan sorular
2026’da doğrudan satış şirketi için mali yeterlilik neden özel olarak düzenlendi?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a eklenen 47/A maddesi doğrudan satış sistemini özel bir tüketici hukuku alanı hâline getirdi. Bu düzenlemeyi ayrıntılandıran Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmelik 8 Ağustos 2025 tarihli ve 32980 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik m.6, sisteme giriş bakımından yalnız ticaret siciline kayıt ve genel şirket kuruluşunu yeterli görmedi; tüketici ve doğrudan satıcının karşısında belirli mali güce sahip bir şirket bulunmasını aradı.
Bu nedenle 10 milyon TL ödenmiş sermaye ve 3 milyon TL bloke meblağ birbirinden bağımsız iki şarttır. Bir şirket 20 milyon TL sermayeli olsa dahi 3 milyon TL bloke meblağı ayrıca tesis etmemişse m.6’daki bütün şartları sağlamış sayılmaz. Tersine, 3 milyon TL veya daha fazla bloke meblağ bulundurulması da 10 milyon TL ödenmiş sermaye şartının yerini tutmaz.
Doğrudan satış sisteminin tamamına ilişkin ana çerçeve için Doğrudan Satış Sistemi 2026 rehberimize; yetkilendirme sürecinin tamamı için Doğrudan Satış Yetki Belgesi 2026 yazımıza bakılabilir.
10 milyon TL şartı kayıtlı sermaye değil, ödenmiş sermayedir
Yönetmelik m.6’daki ifade ödenmiş sermaye üzerindendir. Bu ayrım uygulamada önemlidir. Şirket esas sözleşmesinde veya ticaret sicili kayıtlarında daha yüksek bir sermaye tutarının yazılı olması, ödenmiş sermayenin mevzuattaki alt sınırı karşıladığı anlamına gelmez. Başvuru dosyasında fiilen ödenmiş sermaye tutarının tevsik edilmesi gerekir.
Anonim veya limited şirketlerde sermaye artırım kararı alınmış olması da tek başına yeterli değildir. Yönetmeliğin aradığı sonuç, doğrudan satış şirketinin ödenmiş sermayesinin 10.000.000 TL’den az olmamasıdır. Bu nedenle yetki belgesi başvurusu öncesi mali müşavir, şirket hukukçusu ve banka kayıtları birlikte kontrol edilmelidir. Ticaret sicilindeki sermaye bilgisi ile muhasebe ve ödeme kayıtları arasında uyumsuzluk bulunmamalıdır.
Neden sermaye şirketi olma şartı var?
Yönetmelik m.6 doğrudan satış şirketinin bir sermaye şirketi olmasını açıkça arar. Dolayısıyla gerçek kişi tacirin veya adi ortaklığın doğrudan satış şirketi olarak yetki belgesi alması bu düzenleme kapsamında mümkün değildir. Türk Ticaret Kanunu sistematiğinde anonim ve limited şirketler sermaye şirketlerinin tipik örnekleridir. Kurulacak yapının şirket türü, esas sözleşme hükümleri, temsil yetkileri ve pay sahipliği yapısı başvuru öncesinde gözden geçirilmelidir.
Bu şart, doğrudan satıcının bireysel statüsüyle karıştırılmamalıdır. Doğrudan satıcılar şirketin iş sözleşmesiyle çalıştırdığı personel değil; 6502 m.47/A ve Yönetmelikte tanımlanan bağımsız temsilci, distribütör veya danışman benzeri kişilerdir. Sermaye şirketi olma şartı satış ağındaki kişilere değil, sistemi kuran doğrudan satış şirketine yöneliktir.
3 milyon TL bloke meblağ hangi hesaplarda tutulabilir?
Yönetmelik m.6, bloke meblağın Türkiye’de yerleşik bankalarda açılmış ve maddede sayılan hesaplarda tutulmasını ister. Mevduat, katılma fonu, döviz tevdiat veya kıymetli maden hesapları düzenlemedeki seçenekler arasındadır. Şirketin kasasında para bulunması, başka bir şirkete verilen borç, alacak senedi veya serbestçe kullanılabilir ticari hesap bakiyesi bloke şartını karşılamaz. Hukuki açıdan belirleyici olan, Bakanlığın kabul ettiği nitelikteki banka hesabında mevzuata uygun blokajın kurulmuş olmasıdır.
Blokaj, tutarın şirketin günlük işletme sermayesi gibi serbestçe çekilip kullanılmamasını sağlar. Böylece yetkilendirme sisteminin mali güvence yönü gerçek bir karşılık kazanır. Şirket finansman planını yaparken 3 milyon TL’yi “kullanılabilir nakit” olarak değil, hukuki niteliği gereği bloke tutulacak kaynak olarak hesaba katmalıdır.
Döviz tevdiat hesabında 3 milyon TL nasıl hesaplanır?
Yönetmelik, döviz hesabı kullanılması hâlinde TL karşılığının belirlenmesi için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurunu esas alır. Hesaplamada işlemin yapıldığı tarihteki TCMB efektif satış kuru dikkate alınır. Bu nedenle yalnız döviz cinsinden sabit bir miktar belirlemek yeterli değildir; TL karşılığının mevzuattaki alt sınırın altında kalmaması gerekir.
Örneğin blokajın döviz hesabında tutulduğu bir yapıda, mevzuatın öngördüğü tarihte döviz bakiyesinin TCMB efektif satış kuru üzerinden 3 milyon TL veya daha fazla karşılık vermesi gerekir. Döviz kurundaki hareketler nedeniyle hesabın TL değerinin alt sınıra düşmesi ihtimali ayrıca izlenmelidir. Şirketin uyum sistemi günlük ticari kurdan veya özel banka kurundan değil, Yönetmeliğin gönderme yaptığı resmi ölçütten hareket etmelidir.
Güncel kurlar için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmî kur sayfası kullanılabilir. Doğrudan satış mevzuatına ilişkin resmî bilgilendirme ise Ticaret Bakanlığı Tüketici Bilgi Rehberinde yer almaktadır.
Kıymetli maden hesabı kullanılırsa değer düşüşü nasıl yönetilir?
Kıymetli maden hesabı, Yönetmelikte izin verilen hesap türlerinden biri olmakla birlikte fiyat dalgalanması riski taşır. Hukuki yükümlülük yalnız başvuru günü hesabın 3 milyon TL karşılığını göstermesinden ibaret değildir. Yetki belgesinin korunması bakımından mali yeterlilik şartı devam etmelidir. Bu nedenle altın veya diğer kabul edilen kıymetli maden hesabı kullanılması hâlinde piyasa değerindeki gerileme nedeniyle bloke varlığın TL karşılığının sınır altına düşme riski şirket içinde sürekli izlenmelidir.
Pratikte şirketin tam sınırda bir kıymetli maden bakiyesi tutması yerine güvenlik payı bırakması, mevzuata uyumsuzluk riskini azaltır. Bu bir yasal zorunlu ek oran değildir; mali dalgalanma karşısında m.6’daki 3 milyon TL şartını sürekli korumaya yönelik kurumsal risk yönetimi yaklaşımıdır.
Sermaye artırım kararı tek başına yeterli midir?
Hayır. Yönetmelik ödenmiş sermayeyi esas aldığı için, sermaye artırımına ilişkin genel kurul veya ortaklar kurulu kararı alınması ile ödenmiş sermayenin fiilen 10 milyon TL’ye ulaşması aynı şey değildir. Artırım kararının tescil, ödeme ve muhasebe süreci tamamlanmalı; yetki belgesi başvurusunda Bakanlığın talep ettiği ispat belgeleriyle tutar gösterilmelidir.
Şirketin başvuru öncesinde sermaye artırımı yapması gerekiyorsa Türk Ticaret Kanunu ve ticaret sicili prosedürü ayrıca uygulanır. Bu işlemlerin zamanlaması, doğrudan satış yetki belgesi başvuru takviminden ayrı düşünülmemelidir. Başvuru günü m.6 şartı henüz tamamlanmamışsa, “artırım kararı aldık, yakında ödenecek” yaklaşımı açık mali yeterlilik koşulunun yerine geçmez.
Sermaye sonradan 10 milyon TL’nin altına düşebilir mi?
Yetki belgesi alındıktan sonra şirket sermayesinin azaltılması planlanıyorsa doğrudan satış mevzuatı ayrıca dikkate alınmalıdır. Yönetmelik m.12, yetkilendirmeye esas mali şartların kaybedilmesini yaptırımsız bırakmaz. Şirketin kurumsal işlemleri sonucunda ödenmiş sermaye 10 milyon TL’nin altına düşerse yetki belgesinin korunması riske girer.
Sermaye azaltımı, birleşme, bölünme, tür değişikliği, zarar mahsubu veya diğer şirketler hukuku işlemleri yapılırken yalnız TTK bakımından geçerlilik kontrolü yetmez. İşlemin doğrudan satış yetkilendirmesine etkisi de önceden değerlendirilmelidir. Yönetim organı karar tutanağına bu uyum etkisinin ayrıca yansıtılması, şirket içi sorumluluk ve denetim bakımından önem taşır.
3 milyon TL bloke meblağ sonradan çözülebilir mi?
Doğrudan satış faaliyeti ve yetki belgesi devam ederken m.6’daki bloke şartının ortadan kaldırılması hukuki sorun doğurur. Bloke meblağın serbest bırakılması, başka borca teminat verilmesi veya hesabın niteliğinin Yönetmeliğin kabul etmediği bir yapıya dönüştürülmesi, yetki belgesine esas koşulun kaybı anlamına gelebilir. Şirket bankayla yapacağı işlemlerde blokajın Bakanlık mevzuatındaki amacını açıkça korumalıdır.
Bu nedenle finans biriminin banka hesabında yapacağı değişiklikler hukuk/uyum biriminin onayına bağlanmalıdır. Özellikle şirketin kısa vadeli nakit ihtiyacında bloke tutarı işletme finansmanına aktarma düşüncesi, doğrudan satış izin şartlarını ihlal edebilir. Mevzuatın aradığı güvence, tam da bu tutarın faaliyet boyunca korunmasıdır.
Yetki belgesinin iptal sürecine etkisi
Yönetmelik m.12’de yetki belgesinin iptalini gerektiren haller düzenlenmiştir. Mali yeterlilik şartlarının kaybedilmesi halinde Bakanlığın mevzuatta öngörülen usulde aykırılığın giderilmesini istemesi ve şartların verilen sürede yeniden sağlanmaması, belgenin iptali sonucunu doğurabilir. Her ihlalin sonucu aynı değildir; Yönetmelikte bazı ağır aykırılıklar için doğrudan iptal mekanizması da bulunmaktadır.
Bu nedenle 10 milyon TL sermaye ile 3 milyon TL bloke şartı “başvurudan sonra unutulacak” iki rakam değildir. Yetki belgesinin üç yıllık geçerlilik dönemi boyunca izlenmesi gereken devamlı şartlardır. Yenileme başvurusunda da mali yapının güncel hâli dikkate alınır.
Bloke tutar tüketiciye bireysel teminat mıdır?
Bloke meblağ, mevzuatın şirket için öngördüğü mali yeterlilik unsurudur. Tüketicinin belirli bir uyuşmazlıkta doğrudan bankaya giderek kendi alacağını bu hesaptan tahsil edeceği bireysel teminat mekanizması olarak yorumlanmamalıdır. Tüketicinin para iadesi, ayıplı mal veya cayma hakkı talepleri 6502 sayılı Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde şirket ve doğrudan satıcıya yöneltilir; uyuşmazlık halinde tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolları kullanılır.
2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında kalan tüketici uyuşmazlıkları tüketici hakem heyetine götürülmelidir. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda 6502 m.73/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk tamamlandıktan sonra tüketici mahkemesinde dava açılır.
Şirketin muhasebe kayıtlarında hangi kontroller yapılmalıdır?
Mali yeterlilik uyumunun yalnız hukuk departmanında tutulması yeterli değildir. Muhasebe ve finans kayıtlarıyla eşleşen bir kontrol sistemi kurulmalıdır. En azından şu veriler düzenli izlenmelidir:
- ödenmiş sermayenin güncel tutarı,
- ticaret sicili ile muhasebe kayıtlarının uyumu,
- bloke hesabın bankası ve hesap türü,
- bloke tutarın güncel TL karşılığı,
- döviz veya kıymetli maden hesaplarında değer hareketleri,
- bankadan alınan blokaj teyitleri,
- sermaye azaltımı veya pay yapısı değişikliği kararları,
- yetki belgesi yenileme tarihi ve Bakanlığa yapılacak bildirimler.
Bu kayıtların düzenli kontrolü, Bakanlık denetimi veya yenileme sürecinde yalnız belge üretimini kolaylaştırmaz; şirket yönetiminin bir şart kaybını gecikmeden tespit etmesini sağlar.
10 milyon TL sermaye doğrudan satıcıya yüklenebilir mi?
Hayır. Sermaye şartı doğrudan satış şirketine aittir. Şirket, kendi mali yeterlilik yükümlülüğünü satış ağına “üyelik bedeli”, “sermaye katkısı”, “zorunlu stok”, “yıllık yenileme paketi” gibi isimlerle aktaramaz. Yönetmelik m.7 ayrıca doğrudan satıcının sisteme girişi veya sistemde kalması için tüketiciye satışı öngörülen gerçek bir mal veya hizmeti içermeyen aidat, yenileme ve paket bedellerinin talep edilmesini sınırlar.
Başlangıç paketi varsa bunun fiyatı da tavsiye edilen perakende satış fiyatını aşamaz ve satıcının sistemdeki seviyesini belirleyen zorunlu satın alma aracına dönüştürülemez. Bu konu için ayrıca yayınlanacak “doğrudan satışta aidat ve giriş paketi” rehberi, sermaye şartından farklı bir arama niyetini ele alacaktır.
Mali yeterlilik ile piramit satış yasağı arasındaki fark
Bir şirketin 10 milyon TL sermaye ve 3 milyon TL bloke şartını sağlaması, kazanç planının kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Doğrudan satış şirketi aynı zamanda Yönetmelik m.5’teki kazanç planı sınırlamalarına ve 6502 m.80’deki piramit satış yasağına uymalıdır. 2026 itibarıyla doğrudan satıcılara dağıtılan toplam komisyon ve benzeri menfaatlerin yıllık net satışların yüzde 50’sini; yeni satıcı katılımından kaynaklanan menfaatlerin ise yıllık dağıtılan toplam menfaatin yüzde 30’unu aşmaması gerekir.
Dolayısıyla mali yeterlilik şirketin kurumsal gücünü, m.5 ve m.80 ise satış ve kazanç modelinin hukuki yapısını denetler. Birindeki uygunluk diğerindeki aykırılığı ortadan kaldırmaz.
Başvuru öncesi mali yeterlilik kontrol listesi
- Şirket sermaye şirketi mi?
- Ödenmiş sermaye fiilen en az 10.000.000 TL mi?
- Ticaret sicili ve muhasebe kayıtları aynı tutarı gösteriyor mu?
- Bloke hesap Türkiye’de yerleşik bir bankada mı?
- Hesap türü Yönetmelik m.6’ya uygun mu?
- Bloke varlığın TL karşılığı en az 3.000.000 TL mi?
- Döviz hesabında TCMB efektif satış kuru esas alındı mı?
- Kıymetli maden/döviz hesabı için değer düşüşü izleme mekanizması var mı?
- Bankadan güncel blokaj teyidi alınabiliyor mu?
- Sermaye veya banka hesabı değişikliklerini hukuk birimine bildiren iç prosedür var mı?
Sık Sorulan Sorular
Doğrudan satış şirketinin sermayesi kaç TL olmalıdır?
Yönetmelik m.6’ya göre ödenmiş sermaye en az 10.000.000 TL olmalıdır.
3 milyon TL şirket hesabında serbestçe durabilir mi?
Hayır. Yönetmelikteki uygun hesaplardan birinde mevzuata uygun şekilde bloke edilmelidir.
10 milyon TL kayıtlı sermaye yeterli midir?
Yönetmelik ödenmiş sermayeyi esas alır; yalnızca esas sözleşmede yüksek sermaye yazması yeterli değildir.
Döviz hesabı kullanılabilir mi?
Evet. Yönetmeliğin kabul ettiği hesap türlerinden biridir; TL karşılığı hesaplamasında TCMB efektif satış kuru esas alınır.
Altın hesabı kullanılabilir mi?
Yönetmelikte kıymetli maden hesapları da sayılmıştır. Ancak TL karşılığının asgari tutarın altına düşmemesi gerekir.
Bloke meblağ yetki belgesi alındıktan sonra çözülebilir mi?
Faaliyet devam ederken mali yeterlilik şartının kaybedilmesi yetki belgesi bakımından iptal riski doğurur.
Sermaye 10 milyon TL’nin altına düşerse ne olur?
Yetkilendirmeye esas şart kaybedilir; Yönetmelik m.12 çerçevesinde aykırılığın giderilmemesi yetki belgesinin iptaline yol açabilir.
Bu tutarlar doğrudan satıcılardan toplanabilir mi?
Hayır. Mali yeterlilik şirketin kendi yükümlülüğüdür; m.7’de satıcılardan talep edilebilecek giriş/yenileme bedellerine ayrıca sınırlamalar vardır.
Bloke hesap tüketicinin bireysel teminatı mıdır?
Hayır. Tüketici bireysel alacağını genel tüketici hukuku yollarıyla talep eder; bloke meblağ şirketin yetkilendirme şartıdır.
Yetki belgesi kaç yıl geçerlidir?
Yönetmelik m.11’e göre üç yıl geçerlidir.
Sonuç
2026’da doğrudan satış şirketleri için 10 milyon TL ödenmiş sermaye ve 3 milyon TL bloke meblağ, ticari tercih değil zorunlu izin şartıdır. Yönetmelik m.6’daki bu iki eşik ayrı ayrı ve faaliyet boyunca korunmalıdır. Döviz veya kıymetli maden hesabı kullanılması halinde resmi değerleme ölçütleri izlenmeli, sermaye ve banka hesabında yapılacak şirket içi işlemler yetki belgesine etkisi değerlendirilmeden uygulanmamalıdır. Doğrudan satış modeline girecek şirketlerin mali yeterlilik, kazanç planı ve tüketici süreçlerini tek bir uyum dosyasında yönetmesi, m.12 kapsamındaki iptal riskini azaltan temel adımdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
