Erken Uyarı Haberini Kim Bildirir? HAYS ve Derhal Bildirim Yükümlülüğü | 10809 m.13/5 (2026)
Afet ve acil durumlarda erken uyarının hukuki değeri yalnızca teknik bir sinyal üretmekten ibaret değildir. Uyarı bilgisinin doğru makam ve sisteme gecikmeden aktarılması gerekir. 10809 sayılı Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası; halkın can ve mal güvenliğini ilgilendiren düşman hava saldırıları, KBRN tehdit ve tehlikeleri, afet ve acil durumlar ve genel hayatı etkileyen kazalar gibi olaylara ilişkin erken uyarı haberi üreten kurum ve kuruluşların, ürettikleri kıymetlendirilmiş erken uyarı haberini Haber Alma ve Yayma Sistemine girmesini ve/veya AFAD’a, ilgili bakanlıklara ve valiliğe ya da kaymakamlığa derhal bildirmesini zorunlu kılar.
Hükmün odağı, erken uyarı bilgisinin kurumsal karar zincirine girmesidir. Sensörün, meteorolojik gözlemin, teknik ölçümün veya başka bir erken uyarı kaynağının tehlike sinyali üretmesi tek başına yeterli değildir. Bilginin kıymetlendirilmesi, HAYS’a girilmesi veya belirtilen yetkili makamlara derhal bildirilmesi gerekir. Yönetmeliğin 14 üncü maddesindeki ikaz ve alarm sistemlerinin kurulması ise bundan farklı, tamamlayıcı bir yükümlülüktür.

Erken uyarı haberinin bildirilmesi hangi maddede düzenlenir?
Doğrudan hukuki dayanak 10809 sayılı Yönetmelik m.13/5’tir. Hüküm, erken uyarı haberi üreten kurum ve kuruluşları açık muhatap olarak belirler ve bildirimin hangi sistem veya makamlara yapılacağını sayar. Böylece teknik veri üretimi ile idari karar mekanizması arasında zorunlu bağlantı kurulur.
Yönetmelik, “erken uyarı”yı afet olduktan sonra yapılan durum raporuyla karıştırmaz. Erken uyarının amacı, olayın etkisi gerçekleşmeden veya büyümeden önce karar vericinin tedbir almasını sağlamaktır. Bu nedenle bildirim zincirinin gecikmemesi özel önem taşır.
M.13 ulusal düzey hazırlık çalışmalarını düzenlediği için erken uyarı yükümlülüğü afet hazırlık sisteminin parçasıdır. Yerel düzeyde ikaz ve alarm sistemlerinin kurulması m.14/17’de, erken uyarı üreten teknik tesisler de ilgili kurumların görevinde ayrıca düzenlenmiştir.
Erken uyarı yükümlülüğü hangi olayları kapsar?
M.13/5 olayları örnekleyerek geniş bir kapsam kurar. Düşman hava saldırıları, kimyasal-biyolojik-radyolojik-nükleer (KBRN) tehdit ve tehlikeleri, afet ve acil durumlar ile genel hayatı etkileyen kazalar hükümde açıkça sayılır. Ortak ölçüt, olayın halkın can ve mal güvenliğini ilgilendirmesidir.
Bu nedenle yükümlülük yalnızca deprem veya sel gibi doğal afetlerle sınırlı değildir. Tehlikeli madde olayı, büyük endüstriyel kaza, radyolojik tehdit veya başka bir genel hayatı etkileyen olay için erken uyarı üreten yetkili kurum da m.13/5 kapsamındaki bildirim zincirini işletmelidir.
Hangi kurumun hangi tehlike için veri üreteceği kuruluş mevzuatı, teknik görev alanı ve TAMP’a göre belirlenir. Yönetmelik bütün kurumlara her tür erken uyarı üretme görevi yüklemez; kendi görev alanında erken uyarı haberi üreten kuruma bildirim yükümlülüğü getirir.
Kimler erken uyarı bildiriminden sorumludur?
Hüküm “erken uyarı haberi üreten kurum ve kuruluşlar” ifadesini kullanır. Bu nedenle sorumluluk, tehlikeyi teknik veya operasyonel olarak izleyen ve kıymetlendirilmiş erken uyarı bilgisi üretme görevine sahip kurum üzerindedir. Bir başka kurumdan uyarıyı alan birim ile ilk uyarı haberini üreten kurumun sorumlulukları aynı değildir.
Uyarıyı üreten kurumun kendi içinde hangi birimin HAYS girişini yapacağı ve hangi yöneticinin AFAD veya mülki idareye bildirimden sorumlu olacağı önceden belirlenmelidir. Görev dağılımı olay anında oluşturulursa gecikme riski doğar.
Vardiyalı çalışan teknik izleme merkezlerinde 7/24 irtibat sistemi kurulmalıdır. Erken uyarının gece, tatil veya mesai dışı saatte üretilebileceği dikkate alınarak tek bir kişiye bağlı bildirim düzeni yeterli değildir.
“Kıymetlendirilmiş erken uyarı haberi” ne demektir?
Yönetmelik, ham ölçüm verisinden değil “kıymetlendirilmiş erken uyarı haberi”nden söz eder. Bu ifade, teknik verinin görevli kurum tarafından anlamlandırılarak karar vericinin kullanabileceği uyarı bilgisine dönüştürülmesini gerektirir. Sensördeki her küçük değişiklik otomatik olarak afet alarmı sayılmaz.
Kıymetlendirme; verinin doğruluğunun kontrolü, eşik değerle karşılaştırılması, olayın muhtemel etkisinin belirlenmesi, etkilenecek alan veya nüfusun değerlendirilmesi ve uyarı seviyesinin tespitini içerebilir. Kullanılan yöntem ilgili kurumun teknik mevzuatı ve standartlarına göre belirlenir.
Kıymetlendirme işlemi, açık tehlike karşısında bildirimi gereksiz yere geciktirmek için kullanılamaz. Yönetmeliğin “derhal” bildirim şartı, yeterli teknik doğrulama yapıldıktan sonra bilginin idari zincire gecikmeksizin aktarılmasını gerektirir.
HAYS’a hangi bilgi girilir?
M.13/5, kıymetlendirilmiş erken uyarı haberinin Haber Alma ve Yayma Sistemine girilmesini açık seçeneklerden biri olarak düzenler. HAYS, sivil savunma ve afet haberleşmesinde uyarının ilgili makamlara yayılmasını sağlayan sistem yapısının parçasıdır.
Girilen bilginin olay türü, tarih-saat, kaynak, etkilenen veya etkilenmesi beklenen bölge, tehlike seviyesi ve gerekli ise önerilen tedbir gibi karar açısından yeterli içeriği taşıması gerekir. Kurumun teknik protokolünde hangi alanların zorunlu olduğu belirlenmelidir.
Sistem girişinin kayıt ve zaman damgası, bildirimin ne zaman yapıldığının ispatı bakımından da önemlidir. Afet sonrası değerlendirmede uyarının üretim zamanı ile yetkili makamlara ulaşma zamanı karşılaştırılabilir.
Erken uyarı hangi makamlara bildirilir?
Yönetmelik m.13/5; HAYS’a girişe ek olarak veya alternatif bildirim yoluyla AFAD Başkanlığı, ilgili bakanlıklar ve valilik ya da kaymakamlığı sayar. Hangi mülki idare makamının bilgilendirileceği olayın coğrafi etkisine göre belirlenir. İl düzeyindeki olayda valilik, ilçe düzeyinde kaymakamlık doğrudan karar makamıdır.
İlgili bakanlık ifadesi olayın türüne ve görev alanına göre değerlendirilir. Örneğin sağlık, ulaştırma, enerji veya tarım hizmetini etkileyen bir uyarı, ilgili afet grubunun ve bakanlığın tedbir almasını gerektirebilir.
Bildirim zinciri kurum prosedüründe açık olmalıdır. Aynı uyarının kim tarafından hangi makam ve irtibat noktasına gönderileceği, teyidin nasıl alınacağı ve iletişim kanalı çalışmazsa hangi alternatifin kullanılacağı belirlenmelidir.
Yönetmelikteki “derhal bildirim” şartı ne anlama gelir?
M.13/5 süreyi gün veya saat olarak ifade etmez; “derhal” kavramını kullanır. Bu tercih, erken uyarının niteliği gereği sabit bir son süre yerine gecikmesiz hareket yükümlülüğü getirir. Teknik kıymetlendirme tamamlandıktan sonra idari veya hiyerarşik gecikme yaratılmamalıdır.
Örneğin uyarının önce haftalık rapora, sonra üst yönetici toplantısına alınması erken uyarı amacına uygun değildir. Kurumun görevli vardiyası veya yetkilisi doğrudan tanımlanmış kanaldan bildirimi yapabilmelidir.
Derhal bildirim, teyitsiz ve yanlış bilgi göndermeyi zorunlu kılmaz. Teknik doğrulama ile idari gecikme ayrılmalıdır. Veri güvenilirliği için gerekli asgari kontrol yapılır; fakat açık tehlike doğrulandıktan sonra bürokratik onay zinciri uyarıyı geciktirmemelidir.
Erken uyarı haberi ile ikaz ve alarm sistemi aynı şey mi?
Hayır. M.13/5 erken uyarı bilgisinin HAYS ve yetkili makamlara aktarılmasını düzenler. M.14/17 ise düşman saldırıları, KBRN tehditleri ve afet-acil durumlara ilişkin erken uyarı, haber alma ve yayma, ikaz ve alarm sistemlerinin AFAD tarafından ilgili kurumlarla birlikte kurulmasını; gözlem, tespit ve teşhis tesislerinin ilgili kurumlarca kurulmasını düzenler.
Birinci düzenleme “bilginin kim tarafından ve nereye bildirileceği”ne, ikinci düzenleme ise uyarı ve alarm altyapısının “nasıl kurumsal olarak oluşturulacağı”na ilişkindir. Bu iki yükümlülük birbirini tamamlar fakat aynı değildir.
Bu ayrım SEO ve hukuki uygulama bakımından da önemlidir. Siren, alarm veya gözlem tesisi kurulumuna ilişkin teknik sorumluluk m.14/17 kapsamında değerlendirilirken, uyarı haberinin derhal iletilmesi m.13/5’e dayanır.
Erken uyarı bildiriminde kayıt tutulmalı mı?
Yönetmelik m.18, müdahale faaliyetleri ve kullanılan kaynaklar için kayıt tutulmasını esas kabul eder. Erken uyarı bakımından da kurum içi kayıt ve izlenebilirlik, hazırlık ve sonradan değerlendirme açısından zorunlu önemdedir. Uyarının ne zaman üretildiği, kim tarafından kıymetlendirildiği, ne zaman hangi makama iletildiği ve teyit alınıp alınmadığı kaydedilmelidir.
Kayıt sistemi hem olumlu hem olumsuz olaylardan öğrenmeyi sağlar. Yanlış alarm, geç iletim veya iletişim kesintisi yaşandığında nedeninin belirlenmesi ve prosedürün düzeltilmesi için zaman çizelgesi gerekir.
Kişisel veri veya güvenlik sınıfına giren bilgiler bakımından kayıt ve erişim yetkileri ilgili özel mevzuata uygun belirlenmelidir. Erken uyarı kaydı, herkese açık veri anlamına gelmez.
Kurum içi erken uyarı prosedüründe neler bulunmalıdır?
Prosedürde en az şu unsurlar açık olmalıdır: uyarı üreten teknik sistem veya birim, kıymetlendirme yetkilisi, eşik ve sınıflandırma yöntemi, HAYS giriş sorumlusu, AFAD ve ilgili bakanlık irtibatları, valilik/kaymakamlık irtibat noktası, 7/24 yedek yetkili, alternatif iletişim kanalı, kayıt ve zaman damgası, yanlış alarm düzeltme usulü ve periyodik test/tatbikat takvimi.
Personel değişiklikleri prosedüre hemen yansıtılmalıdır. Tek bir kişinin telefonu veya e-postasına bağlı sistem, o kişinin ulaşılamaması hâlinde çalışmaz. Kritik iş gücü ve sistemlerde yedekleme ilkesi Yönetmeliğin 27 nci maddesiyle de desteklenir.
Hazır personel-kapasite yükümlülüğü için m.13 kapasite rehberi, planların sürekli güncelliği için m.11 güncelleme rehberi birlikte incelenebilir.
Sonuç
10809 sayılı Yönetmelik m.13/5, erken uyarı haberini üreten kurumun sorumluluğunu açık biçimde belirler. Halkın can ve mal güvenliğini ilgilendiren kıymetlendirilmiş uyarı haberleri HAYS’a girilmeli ve/veya AFAD’a, ilgili bakanlıklara ve valiliğe ya da kaymakamlığa derhal bildirilmelidir.
Erken uyarının etkili olabilmesi için teknik veri üretimi, kıymetlendirme, bildirim, teyit ve kayıt zinciri önceden kurulmalıdır. M.14/17’deki ikaz ve alarm sistemi altyapısı bu zinciri tamamlar; ancak m.13/5’teki derhal bildirim yükümlülüğünün yerine geçmez.
Resmî kaynak: 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete – 10809 sayılı Karar eki Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği. Güncel afet uyarıları ve kurumsal bilgilendirme için AFAD ve yetkili kamu kurumlarının resmî kanalları esas alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Erken uyarı haberini kim bildirmek zorundadır?
10809 m.13/5’e göre erken uyarı haberi üreten kurum ve kuruluşlar, ürettikleri kıymetlendirilmiş uyarı haberini belirtilen sistem ve makamlara bildirir.
HAYS nedir?
Haber Alma ve Yayma Sistemidir. Yönetmelik, kıymetlendirilmiş erken uyarı haberlerinin bu sisteme girilmesini öngörür.
Hangi makamlara derhal bildirim yapılır?
AFAD Başkanlığına, ilgili bakanlıklara ve olayın yerel etkisine göre valiliğe ya da kaymakamlığa bildirim yapılır.
Sadece doğal afetler mi bildirilir?
Hayır. Düşman hava saldırıları, KBRN tehdit ve tehlikeleri, afet ve acil durumlar ve genel hayatı etkileyen kazalar da hüküm kapsamındadır.
Ham sensör verisi doğrudan afet uyarısı mıdır?
Yönetmelik “kıymetlendirilmiş erken uyarı haberi” ifadesini kullanır. Teknik veri ilgili kurumun yöntemine göre değerlendirilip uyarı bilgisine dönüştürülmelidir.
“Derhal” bildirim için kaç saat süre vardır?
Yönetmelik sabit saat belirlemez; “derhal” ifadesi, gerekli teknik doğrulamadan sonra gecikmeksizin bildirim yapılmasını gerektirir.
Erken uyarı ile siren sistemi aynı mı?
Hayır. Erken uyarı haberinin bildirimi m.13/5’te, ikaz-alarm sistemlerinin kurulması ise m.14/17’de düzenlenir.
Valilik ve kaymakamlık neden bilgilendirilir?
Mülki idare amirleri yerel afet koordinasyonu, tahliye ve koruyucu tedbirler bakımından karar yetkisine sahiptir; erken uyarı bu kararların zamanında alınmasını sağlar.
Erken uyarı bildiriminin kaydı tutulmalı mı?
Evet. Kurumsal izlenebilirlik için üretim, kıymetlendirme, iletim ve teyit zamanlarının kayıt altına alınması gerekir.
Kurumlar 7/24 bildirim yetkilisi belirlemeli mi?
Erken uyarının mesai dışı zamanda da üretilebilmesi nedeniyle sürekli erişilebilir asıl ve yedek irtibat yapısı kurulması gerekir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.