B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü Davası: Nedenler ve Beş Yıl | SMK 144

Faydalı modelin hükümsüzlüğü, verilmiş hakkın kanuni koşulları taşımadığının mahkemece değerlendirilmesidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.144, hükümsüzlük nedenlerini, kimlerin dava açabileceğini, davalının kim olacağını ve kısmi hükümsüzlüğün sınırını özel olarak düzenler. Dava koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir. Faydalı model sahibinin gerçek hak sahibi olmadığı iddiası ise herkes tarafından ileri sürülemez; bu neden bakımından buluşu yapan veya halefleri yetkilidir.

Faydalı model hükümsüzlüğünde neden, taraf ve süre ile mahkeme talebi
Faydalı model hükümsüzlüğü dosyası

Belgeye sahip olmak geçerliliğin hiçbir zaman tartışılamayacağı anlamına gelmez. SMK m.143/13, faydalı model verilmesini geçerlilik ve yararlılık konusunda Kurum garantisi saymaz. Bununla birlikte belgenin zayıf olduğunun ileri sürülmesi de hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İddia, m.144’teki nedenlerden hangisine dayandığı ve hangi istemleri etkilediği açıklanarak mahkemeye taşınmalıdır. Teknik benzerlik, hak sahipliği ve başvurunun açıklama kapsamı aynı gerekçe altında toplanmamalıdır.

Faydalı modelde mahkeme yolu neden önemlidir?

SMK m.143/11, faydalı model verildikten sonra patentlere özgü m.99 itiraz usulünün işletilemeyeceğini belirtir. Verilmiş faydalı modelin geçerliliğine ilişkin yol hükümsüzlük davasıdır. Patent için öngörülen altı aylık Kurum itirazını faydalı modele uygulamak, yanlış yol ve süre seçimine neden olur. Başvuru aşamasındaki araştırma raporuna görüş verilmesi de sonradan açılacak davayla aynı işlem değildir.

Ayrıca m.108’deki hatalı işlemin düzeltilmesi mekanizması, m.144 hükümsüzlük nedenlerini açıkça kapsam dışında tutar. “Kurum başta fark etmeliydi” ifadesi, yenilik veya kapsam aşımı iddiasını idari hata düzeltmesine dönüştürmez. Ayrımın ayrıntıları TÜRKPATENT dosyasında hatalı işlem ve hükümsüzlük sınırı yazısında incelenmiştir. Davanın konusu doğru belirlenmeden belge başlığı üzerinden işlem seçilmemelidir.

Birinci neden: m.142 koşullarının bulunmaması

SMK m.144/1-a, faydalı model konusunun m.142’deki şartları taşımamasını hükümsüzlük nedeni sayar. Yenilik, sanayiye uygulanabilirlik ve faydalı modelle korunamayacak konular bu incelemede önemlidir. Patentteki buluş basamağının aynen faydalı modele eklenmesi doğru değildir. Davacı, ilgili faydalı model koşulunun neden bulunmadığını açıklamalıdır; yalnız patent şartlarını sıralayan bir gerekçe yeterli olmaz.

Yenilik iddiasında önceki teknik belgenin içeriği ve tarihi, korunması istenen istemle karşılaştırılır. Konu dışlamasında ise istemin gerçekten kimyasal madde, biyoteknolojik buluş veya usul gibi kanunda dışlanan alana girip girmediği belirlenir. Teknik konuya verilen ticari ad tek başına ölçüt değildir. Sanayiye uygulanabilirlik itirazında da satış başarısı yerine üretilebilir veya kullanılabilir nitelik değerlendirilir.

Yenilik itirazının belgeyle kurulması

Davacı, daha önceki bir teknik çözümü ileri sürüyorsa kaynağı tam olarak sunmalıdır. Eski katalog, patent yayını, kullanım kılavuzu veya erişilebilir teknik açıklamanın hangi tarihte mevcut olduğu gösterilir. Bugün alınan bir ekran görüntüsü, aynı içeriğin başvuru öncesinde de erişilebilir olduğunu kendiliğinden ispatlamaz. Tarih ve teknik içerik birlikte ele alınmalıdır.

Karşılaştırma yalnız iki ticari ürünün benzerliğine dayandırılmaz. Faydalı model isteminde yer alan unsurlar ile önceki belgenin açıkladığı teknik özellikler eşleştirilir. m.142/2 uyarınca buluş konusuna katkı sağlamayan teknik özelliklerin yenilikte dikkate alınmaması da ayrıca değerlendirilir. Bir unsurun istemde yazılı olması, onun yenilik bakımından belirleyici katkı sunduğunu otomatik göstermediği için teknik gerekçe açık kurulmalıdır.

İkinci neden: buluşun yeterince açıklanmaması

SMK m.144/1-b, m.92/1 uyarınca yeterli açıklama bulunmamasını ayrı hükümsüzlük nedeni yapar. Ölçüt, ilgili teknik alandaki uzman kişinin buluşu uygulamasını sağlayacak açıklık ve tamlıktır. Dosyada tarifname, istemler ve atıf yapılan resimler birlikte değerlendirilir. Bir ürünün piyasada gerçekten çalışıyor olması, başvuru dosyasının o ürünü yeterince öğrettiğini tek başına göstermez.

Bu nedenle hak sahibi, sonradan geliştirdiği üretim bilgisini başvuru metninde zaten varmış gibi kullanamaz. Mahkemenin incelemesi, dosyanın açıkladığı teknik bilgiye yönelir. Davacı da yalnız anlaşılması güç bir terimi göstermekle yetinmemelidir; açıklama eksikliğinin uzman kişinin uygulamasını hangi noktada engellediğini ortaya koymalıdır. Teknik uyuşmazlığın merkezi, ticari tanıtımın açıklığı değil, buluşun uygulanabilir biçimde açıklanıp açıklanmadığıdır.

Üçüncü neden: ilk başvuru kapsamının aşılması

SMK m.144/1-c, faydalı model konusunun başvurunun ilk halinin kapsamını aşmasını hükümsüzlük nedeni sayar. Başlangıçta açıklanmamış bir teknik unsurun sonraki işlemlerde eklenmesi bu başlık altında incelenir. İlk ve son istemlerin yalnız başlıklarını karşılaştırmak yeterli değildir. Tarifname ve çizimler dahil ilk açıklamanın teknik içeriğiyle verilmiş hakkın konusu karşılaştırılmalıdır.

Bölünmüş başvurularda ve m.110/3-b kapsamındaki başvurularda ölçüt, en önceki başvurunun ilk halidir. Bu nedenle dosyada yalnız son başvuru nüshası bulunması incelemeyi eksik bırakır. Başvurular arasındaki tarih ve içerik zinciri çıkarılır. Her eklenen unsurun ilk açıklamadaki karşılığı gösterildiğinde, gerçek bir açıklama desteğiyle sonradan yapılan yeniden yorum birbirinden ayrılabilir.

Dördüncü neden: isteme hakkının bulunmaması

SMK m.144/1-ç, faydalı model sahibinin m.109’a göre isteme hakkına sahip olmadığının ispatlanmasını hükümsüzlük nedeni olarak düzenler. Bu inceleme buluşun teknik olarak yeni olup olmadığından farklıdır. Yeni ve uygulanabilir bir buluş yanlış kişi adına başvurulmuş olabilir; buna karşılık doğru kişinin başvurduğu bir buluş diğer koruma şartlarını taşımayabilir. Hak sahipliği ile teknik geçerlilik ayrı başlıklarda ele alınır.

m.109’da hak, buluşu yapana veya haleflerine aittir ve devredilebilir. Ortak buluş ve birbirinden bağımsız geliştirme durumları aynı hüküm içinde ayrıca düzenlenir. Ayrıntılar için buluş üzerinde isteme hakkı ve ilk başvuran kuralı incelenebilir. Faydalı model davasında önemli olan, teknik katkı ve hak devri zincirinin somut belgelerle gösterilmesidir.

Kimler hükümsüzlük isteyebilir?

SMK m.144/2, menfaati olanlara, Cumhuriyet savcılarına ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına hükümsüzlük talebi imkânı verir. Menfaat iddiasıyla başvuran kişi, dava konusu hakla arasındaki bağlantıyı açıklamalıdır. Ticari faaliyeti, karşılaştığı hak iddiası veya hukuki durumunun nasıl etkilendiği belirgin olmalıdır. Kanunda sayılan sıfatların varlığı, ileri sürülen hükümsüzlük nedeninin ispatını gereksiz hale getirmez.

İsteme hakkının gerçek sahibine ait olmadığı iddiasında özel sınır bulunur: bu nedeni yalnız buluşu yapan veya halefleri ileri sürebilir. Bir rakibin ekonomik menfaati bulunması, başkasının buluş sahipliğine dayanarak her durumda dava açma yetkisi vermez. Aynı dosyada farklı hükümsüzlük nedenleri varsa, davacının her neden bakımından hangi sıfatla hareket ettiği ayrı açıklanmalıdır.

Davalı sicilde kayıtlı hak sahibidir

SMK m.144/3, davanın sicile faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılacağını düzenler. Belge üzerindeki eski ticaret unvanı veya geçmiş sözleşmedeki isimle yetinilmemelidir. Dava açılırken güncel sicil kaydı incelenmeli; devir, birleşme veya unvan değişikliği gibi işlemlerin taraf tespitine etkisi değerlendirilmelidir. Teknik dosyanın doğruluğu, yanlış kişiye yöneltilmiş talebin sorununu ortadan kaldırmaz.

Hükümsüzlük davasının hedefi, Kurumun yalnız idari kararını iptal ettirmek değildir. Kanunun belirlediği davalı hak sahibidir. TÜRKPATENT’e yapılan önceki yazışma veya görüş başvurusu, bu taraf kuralını değiştirmez. Dilekçede faydalı model numarası, güncel sahip ve hükümsüzlüğü istenen istemler birlikte gösterilerek dava konusu belirginleştirilmelidir.

Sicildeki diğer hak sahiplerine tebligat

m.144/3, sicilde hak sahibi görünen kişilerin davaya katılabilmesini sağlamak için ayrıca tebligat yapılmasını öngörür. Bu hüküm, dava sonucunun lisans veya diğer kayıtlı haklarla ilişkisini görünür kılar. Sicildeki bütün ilgili kayıtlar getirtilmeden yalnız belgenin sahibine odaklanılması, kanunun öngördüğü katılım imkânının gözden kaçmasına neden olabilir.

Tebligat yapılması gereken kişiyle asıl davalının sıfatı karıştırılmamalıdır. Kanun, kayıtlı faydalı model sahibine yöneltilen dava yanında diğer hak sahiplerinin haberdar edilmesini ayrıca düzenler. Sicil kaydında hangi hakkın bulunduğu ve hak sahibinin güncel kimliği belirlenir. Lisans sözleşmesindeki eski iletişim bilgileriyle yetinmek yerine kaydın ve temsil bilgilerinin güncelliği kontrol edilir.

Beş yıllık süre ne zaman başlar?

SMK m.144/3’e göre dava faydalı modelin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir. Beş yıllık dönem, hakkın sona ermesinden başlar. Davacının belgeyi öğrenmesi, rakibin ihtar göndermesi veya araştırma raporunun okunması bu sürenin kanuni başlangıcı olarak kabul edilmemelidir. Sona erme nedeni ve tarihi sicil dosyasından belirlenir.

Hakkın sona ermiş olması, geçmişe ilişkin her hukuki tartışmanın ortadan kalktığını göstermez. Bu nedenle kanun sona ermeden sonraki dönemde de dava yolunu tanımıştır. Ancak bunun hangi menfaat ve talep bakımından kullanılacağı somut olarak açıklanmalıdır. Süre hesabında “belge artık aktif değil” şeklindeki genel bilgiyle yetinilmez; sona ermenin gerçek tarihi ve dayanağı ortaya konur.

Görevli ve yetkili mahkeme

SMK m.156/1 uyarınca bu hukuk davasında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde kanunda belirtilen düzenleme çerçevesinde asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yargı çevrelerinin özel belirlenmesi nedeniyle yalnız il veya ilçe adına bakılarak görevli yer seçilmemelidir. Dava açılacak yerdeki güncel yargı çevresi kontrol edilir.

Üçüncü kişinin hak sahibi aleyhine açtığı davada m.156/5, davalının yerleşim yerini yetkili mahkeme olarak düzenler. Hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa m.156/4’e yapılan atıf dikkate alınır. Kurum kararlarına karşı Ankara’da açılan davalara ilişkin m.156/2 ile hak sahibine yöneltilen hükümsüzlük davası birbirine karıştırılmamalıdır. Görev ve yetki, farklı hukuki sorulardır.

Kısmi hükümsüzlük istemler üzerinden kurulur

SMK m.144/5, neden yalnız bir bölümü ilgilendiriyorsa o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptaliyle kısmi hükümsüzlük kararı verilmesini düzenler. Ancak aynı hüküm, bir istemin kısmen hükümsüz kılınamayacağını açıkça belirtir. Mahkemenin belirli bir istem içinden bazı kelimeleri çıkararak kalan bölümü yeni istem gibi koruması, bu açık sınıra uygun kabul edilemez.

Dava talebi bu yapı dikkate alınarak kurulmalıdır. Hangi istemlerin hangi nedenle geçersiz olduğu açıklanır; bütün istemler aynı sonucu gerektirmiyorsa ayrım gösterilir. Kanuni kısmi hükümsüzlük, “patentin yarısı” veya “ürünün yüzde kırkı” gibi oranlarla ifade edilmez. İnceleme teknik istemler ve bunların hukuki geçerliliği üzerinden yürütülür.

Kalan istemlerin geçerli kalma koşulu

SMK m.144/6, iptal edilmeyen istemlerin m.142 hükümlerine uygun olması halinde faydalı modelin bunlar için geçerli kalacağını düzenler. Bu nedenle bazı istemlerin iptal edilmesi, diğerlerinin her durumda otomatik korunacağı anlamına gelmez. Kalan istemlerin kendi teknik ve hukuki durumu değerlendirilir. Bağımlılık ilişkileri, açıklama desteği ve koruma koşulları ayrı incelenmelidir.

Hak sahibinin savunması da yalnız bütün belgenin korunması talebine indirgenmemelidir. İstemlerin hangi gerekçeyle ayrı ayrı geçerli olduğu teknik dosyada gösterilebilir. Davacı ise bir isteme ilişkin kanıtın bütün istemleri neden etkilediğini açıklamak zorundadır. Hükümsüzlük kapsamının doğru kurulması, kararın hangi korumayı ortadan kaldırdığının anlaşılmasını sağlar.

İspat ve bilirkişi incelemesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190 ispat yükünün temel kuralını düzenler. Teknik değerlendirme gerektiren konularda m.266 çerçevesinde bilirkişi incelemesi gündeme gelir. Bilirkişi, teknik uzmanlık gerektiren olguları değerlendirir; hukuki nitelendirme ve karar mahkemeye aittir. Rapor alınması davanın sonucunu önceden garanti etmez.

Bilirkişiye yöneltilecek teknik sorular açık olmalıdır. Önceki belgenin hangi istem unsurunu açıkladığı, ilk başvuruda hangi teknik özelliğin bulunduğu ve açıklamanın uygulanabilirliği somutlaştırılır. Yalnız “belge geçerli midir?” sorusuyla bütün hukuki tartışmayı uzmana bırakmak doğru değildir. Dosyadaki her teknik belgenin hangi iddiayı desteklediği gösterildiğinde inceleme daha denetlenebilir hale gelir.

Hükümsüzlük ile ihlal farklı sorulardır

Bir ürünün faydalı model istemleri kapsamına girip girmediği ile faydalı modelin geçerli olup olmadığı ayrı incelemelerdir. Hükümsüzlük davası açılması, dava konusu hakkın sicilden kendiliğinden silinmesi sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde hak sahibinin ihlal iddiasında bulunması, belgenin geçerlilik tartışmasını tek başına sona erdirmez. Devam eden davalar ve verilmiş geçici koruma kararları ayrı izlenmelidir.

Taraflar yalnız dava açıldığı bilgisinden üretim, satış veya ödeme yükümlülükleri hakkında kesin sonuç çıkarmamalıdır. Talebin kapsamı, mahkeme kararları ve mevcut hukuki durum belirleyicidir. Hükümsüzlük kararının etkisi ile dava devam ederken alınan tedbirin etkisi de birbirinden ayrılır. Teknik serbestlik analizi, güncel istemler ve yürürlükteki kararlar üzerinden yapılır.

Hükümsüzlük kararının etkisi

SMK m.145/1, faydalı modele ilişkin açık hüküm bulunmayan ve özelliğiyle çelişmeyen konularda patent hükümlerinin uygulanmasını sağlar. Bu çerçevede m.139’daki hükümsüzlük etkisi değerlendirilir: koruma geçmişe etkili olarak doğmamış sayılır; kanunun hükümsüzlük kararından önce verilmiş, hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış tecavüz kararları ile karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler için düzenlediği istisnalar ayrıca dikkate alınır. Sonucun yalnız karar tarihinden ileriye işleyen bir vazgeçme gibi anlatılması doğru değildir.

m.139’daki ağır ihmal veya kötüniyete bağlı tazminat hakları ile sözleşme bedelinin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi imkânı da ayrı değerlendirilir. Bu hükümler, bütün bedellerin otomatik geri alınacağı anlamına gelmez. Kesinleşmiş kararın herkese karşı etkisi ve sicile yansıması, dava sonucunun ticari ilişkilerde doğru uygulanması açısından önem taşır.

Hak sahipliği iddiasında ayrı yol seçimi

m.144/4, isteme hakkının bulunmadığı iddiasını yine buluşu yapan veya halefleriyle sınırlar ve m.110 hükümlerine atıf yapar. Gerçek hak sahibi, yalnız belgenin ortadan kaldırılmasını mı yoksa hak sahipliğinin tanınmasını mı hedeflediğini açık belirlemelidir. Bu taleplerin sonuçları aynı değildir. Teknik buluşun ekonomik değerini korumak isteyen kişinin dava amacı özellikle önemlidir.

m.110’daki başvuru aşamasına ve kesinleşme sonrası tercihlere ilişkin ayrıntılar hak sahipliği davası ve üç aylık süre yazısında yer almaktadır. Faydalı model dosyasında bu hükümlerin somut aşamayla ilişkisi incelenmelidir. Hükümsüzlük istemiyle başka kişinin hakkını kendi adına geçirme sonucunun kendiliğinden doğacağı varsayılmamalıdır.

Açıklama eksikliği ile kapsam aşımı ayrı nedenlerdir

Yeterli açıklama eksikliği, buluşun ilgili uzman tarafından uygulanmasına yetecek bilgi bulunup bulunmadığına ilişkindir. Kapsam aşımı ise verilmiş hakkın konusunun ilk başvuruda açıklanan sınırı geçip geçmediğini sorgular. Bir dosya teknik olarak anlaşılır olduğu halde sonradan eklenmiş unsur nedeniyle kapsam aşımı içerebilir. Başka bir dosyada ilk kapsam aşılmamış olsa da uygulamayı sağlayacak açıklama yetersiz kalabilir. İki iddianın ayrı kurulması bilirkişi incelemesindeki soruları da değiştirir.

Davacı aynı istem için iki nedene dayanıyorsa her birinin olgusal temelini göstermelidir. Hangi bilgi eksik, hangi unsur sonradan eklenmiş, ilk ve son metinler bunu nasıl ortaya koyuyor soruları cevaplanır. Hak sahibi de savunmasında yalnız genel bir teknik açıklama sunmak yerine ilgili nedenin karşılığını verir. Böylece bir itiraza verilen cevap diğerinin kendiliğinden çürütüldüğü şeklinde okunmaz.

Koruma süresinin bitmesiyle farkı

Faydalı modelin koruma süresinin dolması veya hakkın başka nedenle sona ermesi, geçerli olduğu dönem için başlangıçtan itibaren hükümsüzlük kararı verildiği anlamına gelmez. Hükümsüzlük incelemesi ise kanuni koşulların bulunmamasına dayanır. Sona ermeden sonra beş yıllık dava imkânının anlamı da bu ayrımda görülür: geçmiş dönemdeki hukuki ilişkiler bakımından geçerlilik tartışmasının önemi devam edebilir.

Bu nedenle sona ermiş hak için açılan davada, davacının hangi geçmiş ilişki veya iddia bakımından menfaatinin bulunduğu açıklanmalıdır. Sicilde sona erme görülmesi tek başına bütün talepleri çözen bir cevap değildir. Aynı biçimde hükümsüzlük kararı da her bağlantılı sözleşme hesabını otomatik tamamlamaz; m.139’daki özel sonuç ve istisnalar ilgili talebe göre uygulanır.

Dava dosyasında hangi kayıtlar bir araya gelir?

Güncel sicil, verilmiş istemler, ilk başvuru metni, varsa bölünmüş veya önceki dosyalar, araştırma raporu ve önceki teknik belgeler birlikte toplanır. Hak sahipliği tartışmasında geliştirme kayıtları ve devir belgeleri ayrıca önem kazanır. Her belge için kanıtladığı olgu belirtilir. Sona ermiş hakta ayrıca sona erme tarihi gösterilerek beş yıllık dönem hesaplanır.

Talep sonucu, hükümsüzlüğü istenen istemler ile dayanak nedenleri anlaşılır şekilde kapsamalıdır. Teknik delil sayısının çokluğu, istem bazındaki eksik gerekçenin yerini tutmaz. m.144’ün özel yapısına göre kurulan dava, hem hak sahibinin hangi iddiaya cevap vereceğini hem de mahkemenin hangi teknik ve hukuki soruları çözeceğini belirgin hale getirir.

Sık sorulan sorular

Faydalı model hangi nedenlerle hükümsüz kılınır?

m.144/1; m.142 şartlarının yokluğu, yeterli açıklama eksikliği, ilk başvuru kapsamının aşılması ve isteme hakkının bulunmamasını düzenler.

Buluş basamağı yokluğu faydalı model için aynı şart mı?

Hayır. m.142’nin özel koşulları uygulanır; patentteki buluş basamağı testi aynen eklenmez.

Dava kim tarafından açılabilir?

Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları açabilir. İsteme hakkı yokluğu nedeni yalnız buluşu yapan veya haleflerince ileri sürülür.

Dava kime yöneltilir?

m.144/3 uyarınca sicile faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye. Diğer kayıtlı hak sahiplerine davaya katılabilmeleri için ayrıca tebligat yapılır.

Hükümsüzlük davasında süre nedir?

Koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir. Beş yıl, belgeyi öğrenmeden değil sona ermeden hesaplanır.

Faydalı modele altı ayda Kurum itirazı yapılır mı?

Verilmeden sonra m.99’daki patent itirazı uygulanmaz. m.143/11 gereğince hükümsüzlük mahkemeden istenir.

Bir istemin yalnız yarısı iptal edilebilir mi?

Hayır. m.144/5 bir istemin kısmen hükümsüzlüğünü yasaklar. Kısmi hükümsüzlük, ilgili istem veya istemlerin iptaliyle kurulur.

Kalan istemler otomatik geçerli mi?

m.144/6 uyarınca kalan istemlerin m.142’ye uygun olması gerekir. Bir kısmın iptali diğerlerinin değerlendirmesini gereksiz kılmaz.

Dava açılması hakkı hemen ortadan kaldırır mı?

Hayır. Dava açılması tek başına sicilden silinme sonucu doğurmaz; mevcut mahkeme kararları ve geçici koruma işlemleri ayrıca izlenir.

Kurum hatalı işlem düzeltmesi hükümsüzlük yerine geçer mi?

Hayır. m.108, m.144 hükümsüzlük nedenlerini açıkça dışında bırakır. Maddi geçerlilik iddiası ilgili yargısal yolla ileri sürülür.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp