Gaibin Mirası Ne Zaman Teslim Edilir? Güvence Süresi ve Geri Verme
Gaiplik kararı verilen kişinin mirası, kanuni güvence yükümlülüğü yerine getirilmeden mirasçılarına teslim edilmez. Türk Medeni Kanunu m.584, ölüm tehlikesi içinde kaybolmada beş yıllık; uzun süredir haber alınamamada on beş yıllık güvence düzenler. Beş yıl malların tesliminden, on beş yıl son haber tarihinden başlar. Her iki durumda gaibin yüz yaşına ulaşacağı tarih üst sınırdır. Güvence süresinin dolmasıyla, sonradan ortaya çıkan gaibe veya üstün hak sahibine karşı geri verme yükümlülüğünün sona ermesi aynı şey değildir.

Gaiplik kararı ile terekenin teslimi neden ayrı aşamalardır?
Gaiplik kararı, ölümün kesin olarak ispatlanamadığı bir kişiye ilişkin ölüme bağlı hakların kullanılmasını sağlar. TMK m.35 uyarınca karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı tarihten başlayarak hüküm doğurur. Bununla birlikte gaibin hayatta çıkması yahut üstün hak sahibinin belirlenmesi hukuken hesaba katılır. TMK m.584–585, terekenin teslimini bu nedenle özel bir güvence ve geri verme sistemine bağlar.
Kararın varlığı, başvuran herkesin bütün malları alabileceğini göstermez. Mirasçılık sıfatı, hak sahipliği, teslim edilecek malvarlığının kapsamı ve güvence yükümlülüğü ayrıca belirlenir. Gaiplik kararında esas alınan tarih, mirasçılık ilişkilerinin kurulmasında önemlidir; teslim tutanağındaki tarih ise ölüm tehlikesi nedeniyle verilen güvencenin süresini başlatır. Bu tarihlerin aynı kabul edilmesi, süre hesabını ve sonraki işlemleri hatalı hâle getirir.
Gaiplik kararı alma koşullarıyla ilgili genel süreç, sitedeki TMK 32–35 uyarınca gaiplik kararı açıklamasında yer alır. Teslim aşamasında artık ağırlık, kişinin neden gaip sayıldığından ziyade hangi malın kime, hangi güvenceyle ve hangi kayıt altında verileceğindedir. Yalnız nüfus kaydının değişmiş olması bu teslim koşullarının yerine geçmez.
Kim güvence göstermek zorundadır; güvence kimi korur?
TMK m.584, yalnız kanuni mirasçıları değil, gaibin mirasında hak sahibi olan kişileri de kapsar. Tereke malını teslim alacak kişinin sıfatı ve alacağı değer bu nedenle açıkça gösterilir. Atanmış mirasçı veya mirastaki belirli hakka dayanan kişi bakımından da teslimin hukuki temeli değerlendirilir. Kanunun koruduğu kişiler, ileride ortaya çıkacak gaibin kendisi ile teslim alanlara göre üstün hak sahibi olduğunu kanıtlayacak kimselerdir.
Güvence bir miras vergisi veya malı satın alma bedeli değildir. Amacı, sonradan doğacak geri verme talebini karşılayacak ekonomik korumayı sağlamaktır. Mirasçılık belgesinin sunulması bu yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmaz. Aynı şekilde mirasçıların kendi aralarında anlaşmaları, gaibin veya sonradan belirlenecek hak sahibinin korunmasına ilişkin kanuni düzenlemenin yerine geçmez. Teslim isteyen kişi, yalnız diğer mirasçıların itiraz edip etmediğini değil, m.584 koşullarını da gözetmek zorundadır.
Madde bütün dosyalar için değişmez bir güvence yüzdesi veya tek tip araç belirlemez. Bu nedenle kanunda yazmayan sabit bir oran üzerinden başvuru hazırlanmamalıdır. Teslim edilecek malların niteliği, değeri ve geri verme yükümlülüğünü karşılayacak güvencenin kapsamı somutlaştırılır. Mal listesinin ve değer tespitinin eksik olması, güvence incelemesinin de eksik kalmasına yol açar. Güvencenin hangi teslimi kapsadığı ve hangi tarihe kadar devam edeceği kararda açıkça anlaşılmalıdır.
Ölüm tehlikesinde beş yıllık güvence hangi tarihten başlar?
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma sebebiyle gaiplik kararı verilmişse güvence süresi beş yıldır. TMK m.584 üçüncü fıkra bu sürenin başlangıcını açıkça tereke mallarının teslimine bağlar. Kaybolma olayının tarihi, gaiplik başvurusunun tarihi veya mahkeme kararının verildiği tarih bu başlangıcın yerine geçirilemez. Teslimin ne zaman ve hangi mallar bakımından gerçekleştiği, bu nedenle dosyanın merkezi kayıtlarından biridir.
Bu beş yıl, gaiplik talep edilebilmesi için TMK m.33’te aranan en az bir yıllık süreden farklıdır. İlk süre gaiplik kararının istenebilmesine, ikinci süre ise teslim edilen malların geri verilmesine ilişkin güvenceye hizmet eder. Bir yıllık bekleme süresinin geçmiş olması beş yıllık güvenceyi tamamlamaz. Mahkeme yargılamasının uzun sürmesi de teslimden başlayan sürenin kendiliğinden daha erken başladığı anlamına gelmez.
Birden fazla taşınmaz, banka hesabı veya başka malvarlığı unsurunun teslimi söz konusuysa, karar ve teslim kayıtları her unsur yönünden tutarlı olmalıdır. Gerçek teslim tarihinin yerine yalnız yazışma tarihini kullanmak süre hesabını bozabilir. Güvencenin kapsamı ile teslim edilen değer arasındaki ilişki korunmalı; güvence belgesi üzerindeki bitiş tarihi kanuni başlangıçtan hareketle belirlenmelidir. Ayrıca gaibin yüz yaşına ulaşacağı tarihin daha erken olması hâlinde kanundaki üst sınır uygulanır.
Uzun süredir haber alınamamada on beş yıl nasıl hesaplanır?
Uzun zamandan beri haber alınamama nedeniyle verilen gaiplik kararında güvence on beş yıl için gösterilir. Ancak bu süre, beş yıllık güvenceye benzer biçimde teslimden başlamaz. TMK m.584 açıkça son haber tarihini esas alır. Mahkemenin gaiplik kararında belirlediği son haber tarihi ile dosyada kullanılan süre hesabı arasında uyum bulunmalıdır. Karar tarihinden itibaren yeniden on beş yıl başlatılması kanundaki başlangıcı değiştirir.
Son haberden sonra geçen süre, güvence hesabının dışında bırakılmaz. TMK m.33 uyarınca gaiplik istemi için gereken en az beş yıllık bekleme ile yargılama sırasında geçen zaman, aynı son haber tarihinden ilerleyen takvim içindedir. Bu nedenle mirasın teslimi tarihinde on beş yıllık sürenin ne kadarının kaldığı hesaplanır. Burada hesaplama, teslimden sonra her durumda on beş yıl bekleme kuralı şeklinde kurulamaz.
Son haber tarihinin doğruluğu, sadece gaiplik kararının verilebilmesi bakımından önem taşımaz; güvence yükümlülüğünün bitişini de etkiler. Kararda farklı olay tarihlerinin bulunması, doğum kaydıyla üst sınırın uyuşmaması veya teslim kararında farklı başlangıç kullanılması giderilmelidir. Süre tablosunda son haber, gaiplik kararı, fiili teslim ve yüz yaş tarihi ayrı satırlarda gösterildiğinde hangi hukuki işlemin hangi tarihe bağlandığı açık biçimde izlenebilir. Her kaydın işlevi kendi kanuni hükmüne göre belirlenir.
Yüz yaş sınırı ve güvencenin sona ermesi ne anlama gelir?
TMK m.584, güvence süresini her durumda en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek zamanla sınırlar. Bu hüküm, beş ve on beş yıllık sürelerin yanında ayrıca yüz yıl güvence verilmesini gerektirmez. Doğum tarihi ile ilgili güvence süresinin bitişi karşılaştırılır; kanundaki üst sınır uygulanır. Doğum kaydı bu nedenle yalnız kişinin kimliğini belirleyen bir belge olarak görülmemelidir.
Güvencenin süresi ile malları geri isteme hakkının tabi olduğu rejim farklıdır. Güvencenin sona ermesi, gaibin gerçekten öldüğünü ispatlayan bir olay değildir. TMK m.585, gaibin ortaya çıkmasını ve üstün hak sahipliğinin kanıtlanmasını ayrı ayrı düzenlemeye devam eder. Teslim alan kişinin hangi durumda hangi malı veya değeri geri vereceği, zilyetlik kuralları ve uygulanacak süre hükümleri üzerinden belirlenir. Güvencenin bitişi tek başına bütün talepleri ortadan kaldırmaz.
Bu ayrım, malların satılması veya bedellerin kullanılması sırasında da önemlidir. Teslim alan kişi, yalnız güvence belgesinin vadesine bakarak daha sonra hiçbir talep ileri sürülemeyeceğini kabul etmemelidir. Teslim ve sonraki tasarruf kayıtlarının korunması, hangi malın alındığını ve hangi değerin elde edildiğini gösterir. İade talebi doğduğunda hukuki değerlendirme, gaiplik kararının tarihiyle sınırlı kalmaz; malvarlığının teslimden sonraki durumu da incelenir.
Gaip geri dönerse mirasçılar neyi geri verir?
TMK m.585, gaip ortaya çıktığında tereke mallarını teslim almış kişilerin aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermesini emreder. Bu nedenle bütün dosyalara aynı tutarda ve aynı kapsamda iade sonucu bağlanamaz. Teslim edilen mal, elde kalan değer, kullanım ve yararlanma, mal için yapılan giderler ve teslim alan kişinin iyiniyeti veya kötüniyeti belirlenir. Kanunun gönderme yaptığı zilyetlik hükümleri bu ayrımı somutlaştırır.
TMK m.993, iyiniyetli zilyedin karineyle mevcut hakkına uygun kullanım ve yararlanma nedeniyle tazminat yükümlülüğünü sınırlar; kayıp, yok olma ve hasar bakımından da özel koruma getirir. TMK m.994 ise zorunlu ve yararlı giderler, geri vermekten kaçınma ve ürünlerin gider alacaklarına mahsubunu düzenler. Bu hükümler, mirası alan kişinin yaptığı her masrafı otomatik biçimde gaibe yükleyebileceği anlamına gelmez. Giderin niteliği ve hukuki koşulları gösterilmelidir.
İyiniyetli olmayan zilyet bakımından TMK m.995, haksız alıkoymadan doğan zararları ve elde edilen veya elde edilmesi ihmal edilen ürünleri kapsar. Bu kişinin gider talebi de daha dar koşullara bağlıdır. Gaibin ortaya çıktığını gösteren kayıtlar ve geri verme bildirimleri, zilyedin sonraki durumunun değerlendirilmesinde önem taşır. Malların iadesi, salt miras payı yüzdesi hesaplamasına indirgenemez.
Tereke taşınmazının teslimden sonra üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde, teslim alan mirasçının geri verme yükümlülüğü ile üçüncü kişinin ayni hak kazanımı ayrı incelenir. TMK m.1023 tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişiyi korur; m.1024 ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin bu korumadan yararlanmasını engeller. Bu nedenle gaibin dönmesi, bütün sonraki tapu işlemlerinin hiçbir koşul aranmadan silinmesi sonucunu doğurmaz. Öte yandan taşınmazın devredilmiş olması da mirası teslim alanın kendisine yöneltilecek talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Devir tarihi, sicil kaydı, işlem bedeli, üçüncü kişinin bilgisi ve malın mevcut durumu farklı hukuki ilişkileri aydınlatır. İstenen sonuç malın aynen geri verilmesi, sicilin düzeltilmesi veya teslim alan kişiye yönelen başka bir talep olduğunda, taraflar ve dayanaklar buna göre belirlenmelidir.
Üstün hak sahibi neyi ispat eder; hangi zamanaşımı uygulanır?
Gaibin kendisinin dönmesi dışında, tereke üzerinde üstün hak sahibi olduğunu ileri süren kişi de TMK m.585 kapsamında geri verme isteyebilir. Bu kişi, üstünlüğünü sağlayan mirasçılık veya hak sahipliği sıfatını ispatlamalıdır. Akrabalık iddiası veya sonradan ortaya çıkmış olma tek başına yeterli değildir. Teslim alanın hakkıyla talep edenin hakkı arasındaki ilişki ve hangi malın hangi sıfatla istendiği açıkça belirlenir.
TMK m.585 ikinci fıkra, iyiniyetli kişilerin üstün hak sahiplerine karşı geri verme yükümlülüğünü miras sebebiyle istihkak davasının zamanaşımı rejimine bağlar. TMK m.639 uyarınca iyiniyetli davalı yönünden, davacının mirasçılığını ve tereke veya tereke malının davalıda bulunduğunu öğrenmesinden başlayan bir yıl; ayrıca ölümün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıllık süre söz konusudur. İyiniyetli olmayanlara karşı kanun yirmi yıllık süre öngörür. Öğrenme olgusu ve ilgili başlangıç tarihi delilleriyle belirlenmelidir.
Bu süreler, TMK m.584’teki beş ve on beş yıllık güvence süreleriyle karıştırılamaz. Ayrıca m.585 ikinci fıkranın üstün hak sahiplerine ilişkin düzenlemesi, gaibin kendi geri verme talebine düşünmeden aynen aktarılmaz. Talep edenin sıfatı belirlenmeden süre hesabı yapılamaz. Sitedeki miras sebebiyle istihkak davası incelemesi, üstün miras hakkına dayanan talebin genel çerçevesini açıklar.
Mirasçı kayıpsa ona düşen pay diğer mirasçılara hemen verilir mi?
Gaibin kendi mirası ile başka bir mirasta kayıp kişiye düşen pay ayrı durumlardır. TMK m.586, miras açıldığı anda ortada bulunmayan ve sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesini emreder. Diğer mirasçıların mirasçılık sıfatının belli olması, kayıp kişinin payını serbestçe paylaşmalarına yetmez. Kayıp mirasçının menfaati korunur; belirsizlik onun hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Mirasın açıldığı anda bu kişinin sağ olmaması hâlinde pay kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin süre ve usule uyarak gaiplik kararı ve payın teslimini isteyebilir. Başvurucunun, payın kendisine neden geçeceğini ortaya koyması gerekir. Mirasbırakanın ölüm tarihi, kayıp kişiden son haber alınan tarih ve soybağı kayıtları bu nedenle birlikte incelenir. Her kayıp mirasçının payının otomatik olarak kardeşlerine veya çocuklarına geçeceği yönünde genel bir kural kurulamaz.
Pay teslim edilirken gaibin mirasının teslimine ilişkin kurallar uygulanır; güvence rejimi burada da önem taşır. Resmî yönetim, yönetilen malın Devlete veya diğer mirasçılara ait olduğunu göstermez. Yönetimin kapsamı ve koruma görevleri için terekenin resmen yönetilmesi açıklaması tamamlayıcıdır. Teslim talebi, devam eden yönetim kaydıyla ve hak sahipliği belgeleriyle uyumlu kurulmalıdır.
Gaibe sonradan miras düştüğünde yeniden gaiplik kararı gerekir mi?
TMK m.587, aynı kişinin hem mirasbırakan hem mirasçı konumunda bulunduğu hâllerde tekrar eden gaiplik yargılamasını önler. Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe bir miras düşerse, bu pay gaiplik nedeniyle kendilerine kalacak kişiler ayrıca yeni bir gaiplik kararı almadan teslim isteyebilir. Önceki kararın varlığı, yeni mirastaki hak sahipliğinin ayrıca gösterilmesini gereksiz kılmaz.
Yeni tereke bakımından mirasbırakanın kimliği, mirasın açıldığı tarih, gaibin bu mirastaki konumu ve payın kimlere geçeceği belirlenir. İlk dosyada mal teslim almış olmak, sonradan açılan her mirası aynı kişilere aynı oranlarda kazandırmaz. Farklı mirasbırakan ve farklı ölüm tarihi, mirasçılık sıralamasını ve payları değiştiren hukuki verilerdir. Önceki karar yalnız yeniden gaiplik kararı alma zorunluluğu yönünden işlev görür.
Kanun ters yöndeki bağlantıyı da düzenler: Gaibe düşen miras payını teslim alanların elde ettiği gaiplik kararına, gaibin kendi mirasçıları da dayanabilir. Böylece iki dosya arasında kişisel duruma ilişkin ortak karar kullanılabilir. Teslim edilecek malvarlığı, güvence kapsamı ve ilgili süre başlangıçları yine kendi kayıtları üzerinden değerlendirilir. Kararın örneğiyle önceki teslim belgelerinin yeni dosyaya sunulması, aynı kişi hakkında çelişkili tarih ve kapsam kullanılmasını önler.
Uzun süre yönetilen malvarlığı hangi şartlarla Devlete geçer?
TMK m.588, sağ olup olmadığı bilinmeyen kişinin malvarlığının veya ona düşen miras payının on yıl resmen yönetilmesi yahut böyle yönetilen kişinin yüz yaşını dolduracağı sürenin geçmesi hâlini düzenler. Bu koşullarda Hazinenin istemi üzerine gaiplik kararı verilir. Buradaki on yıl, malvarlığının resmî yönetimine bağlıdır. Kişiden on yıl haber alınmamasıyla aynı başlangıç ve aynı hukuki işlem olarak değerlendirilemez.
Mirasın Devlete geçmesi için yalnız resmî yönetim süresinin dolması yeterli değildir. Gaiplik kararı için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibinin ortaya çıkmaması ve aksine hüküm bulunmaması da aranır. Kanun, ilanla hak sahiplerinin belirlenmesine fırsat tanır. Yönetici atanmış olması, Hazine adına tamamlanmış bir mülkiyet kazanımı değildir. Bu aşamaların atlanması, geçici koruma ile mirasın kime ait olacağı sorununu birbirine karıştırır.
Devlet de gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, mirası teslim alan diğer kişiler gibi geri vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla Hazineye geçiş, gaibin geri dönmesi ihtimaline karşı kanuni iade sistemini ortadan kaldırmaz. Hak sahibi ortaya çıktığında hangi malın resmen yönetildiği, ne zaman Devlete geçtiği ve talebin hangi sıfata dayandığı belirlenir. Resmî yönetim ve teslim belgelerinin korunması bu nedenle uzun süreli dosyalarda da önemini sürdürür.
Gaibe düşen payın teslimi, tereke önlemi ve çekişmeli dava hangi mahkemede görülür?
HMK m.382/2-c-4, gaibin mirasçılarına gaibe düşen miras payının teslimini çekişmesiz yargı işi sayar. Bu hüküm, TMK m.586–587 kapsamındaki pay teslimiyle doğrudan ilgilidir; HMK m.383 uyarınca görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Gaiplik kararının kendisi HMK m.382/2-a-4 kapsamında ayrı çekişmesiz yargı işidir ve yetkisi TMK m.32’ye göre belirlenir. Bu kurallar, gaiplikle bağlantılı bütün malvarlığı davalarının sulh hukukta görüleceği anlamına gelmez.
Gaibin kendi terekesinde, malların korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlayan önlemler yönünden TMK m.589 uygulanır; kanun bu yetkiyi mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimine verir. TMK m.584 ise teslimden önceki güvenceyi düzenler, tek başına bütün uyuşmazlıklar için bağımsız bir görev hükmü kurmaz. Güvence ve teslim işlemiyle birlikte ileri sürülen talebin koruma önlemi mi, yoksa karşı tarafın mülkiyetini veya üstün hakkını tartışan çekişmeli bir dava mı olduğu ayrılmalıdır.
Başvuruda gaiplik kararı, mirasçılık belgesi, doğum kaydı, teslimi istenen malların listesi ve süre başlangıcını gösteren belgeler sunulmalıdır. Ölüm tehlikesi ile uzun süre haber alınamama sebeplerinden hangisine dayanıldığı açık olmalıdır. Güvence talebinde sabit bir oran ileri sürmek yerine teslim edilecek değer ve korunacak geri verme yükümlülüğü gösterilir. Önceki teslim veya resmî yönetim dosyası varsa bu dosyayla bağlantı açıklanır.
Üstün miras hakkına dayanan çekişmeli istihkak davasında HMK m.2 ve m.11 uyarınca asliye hukuk görevi ve mirasbırakanın son yerleşim yerinin kesin yetkisi dikkate alınır. TMK m.588 kapsamında Hazinenin malvarlığının kendisine intikalini veya tapu iptali ve tescili istediği dava da yalnız gaiplik kararı talebi sayılarak sulh hukuk mahkemesine yöneltilemez; malvarlığına ilişkin çekişmeli talep için HMK m.2’deki asliye hukuk görevi uygulanır. Talep sonucunun teslim, koruma, üstün hak veya Hazineye intikal olarak açık yazılması bu ayrımı sağlar.
Sık sorulan sorular
Gaiplik kararıyla banka parası doğrudan mirasçıya ödenir mi?
Gaiplik kararı tek başına her teslim koşulunu tamamlamaz. Hak sahipliği, teslim edilecek değer ve TMK m.584 kapsamındaki güvence belirlenmelidir. Kanun, tereke malları verilmeden önce güvence gösterilmesini arar. Bankadaki değer de terekenin parçası olarak bu incelemenin kapsamındadır; mirasçılık belgesi güvenceyi kendiliğinden kaldırmaz.
Beş yıllık güvence gaiplik kararından mı başlar?
Hayır. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde TMK m.584, beş yıllık güvenceyi tereke mallarının tesliminden başlatır. Kaybolma olayı, başvuru tarihi ve karar tarihi farklı işlev taşır. Süre hesabında teslim belgesi esas alınmalı, ayrıca gaibin yüz yaşına ulaşacağı tarihe ilişkin üst sınır uygulanmalıdır.
On beş yıllık güvence malların tesliminden sonra mı hesaplanır?
Hayır. Uzun süredir haber alınamama hâlinde on beş yıl son haber tarihinden başlar. Gaiplik kararı verilene kadar geçen süre aynı takvimin içindedir. Teslim tarihinde kalan süre belirlenir; her teslimden sonra yeni bir on beş yıllık süre başlatılması TMK m.584 ile bağdaşmaz.
Gaibin yüz yaşına ulaşacağı tarih neden önemlidir?
TMK m.584 güvenceyi her durumda en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süreyle sınırlar. Bu tarih beş veya on beş yıllık sürenin yanında ek bir süre değildir. Doğum kaydı ile ilgili sürenin bitişi karşılaştırılarak kanuni üst sınır belirlenir.
Güvence süresi bittiğinde bütün iade talepleri sona erer mi?
Hayır. Güvencenin süresiyle geri verme yükümlülüğünün tabi olduğu rejim farklıdır. TMK m.585 gaibin ortaya çıkmasını ve üstün hak sahipliğinin ispatını ayrıca düzenler. İade kapsamı zilyetlik kurallarına, uygulanacak süreler ise talep edenin sıfatına göre belirlenir; güvence vadesi tek başına bütün talepleri sona erdirmez.
Gaip döndüğünde mirasçı yaptığı her masrafı isteyebilir mi?
Her masraf kendiliğinden karşılanmaz. TMK m.585 zilyetlik kurallarına gönderme yapar; m.994 iyiniyetli zilyedin zorunlu ve yararlı giderlerini özel koşullarla düzenler. Kötüniyetli zilyedin gider talebi m.995 uyarınca daha dardır. Giderin niteliği, yararlanma ve elde edilen ürünlerle mahsup ayrıca incelenir.
Kayıp mirasçının payı diğer mirasçılar arasında paylaşılabilir mi?
TMK m.586, miras açıldığında ortada bulunmayan ve sağlığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesini öngörür. Payın kendilerine kalacağını gösteren kişiler gaiplik usulüne uyarak karar ve teslim isteyebilir. Kişinin yalnız kayıp olması payını serbestçe dağıtma yetkisi vermez; teslimde güvence kuralları da uygulanır.
Gaibe yeni bir miras düşerse ikinci gaiplik kararı gerekir mi?
TMK m.587 koşullarında ayrıca gaiplik kararı alınması gerekmez. Önceki karara dayanılarak yeni miras payının teslimi istenebilir. Ancak yeni mirastaki hak sahipliği ve paylar ayrıca gösterilir. Önceki dosyada mal alan herkesin sonraki mirasta da aynı oranda hak sahibi olduğu kabul edilemez.
On yıl resmen yönetilen malvarlığı otomatik olarak Hazineye geçer mi?
TMK m.588, on yıllık resmî yönetim veya ilgili yüz yaş süresi yanında Hazinenin istemini ve gaiplik kararını düzenler. Gerekli ilan süresinde hak sahibi çıkmaması ve aksine hüküm bulunmaması da aranır. Devlet, sonradan ortaya çıkan gaibe veya üstün hak sahibine karşı geri verme yükümlülüğünü korur.
Gaibin miras payının teslimi için sulh hukuk mahkemesine mi başvurulur?
HMK m.382/2-c-4 bu teslimi çekişmesiz yargı işi olarak sayar; m.383 uyarınca görev sulh hukuk mahkemesindedir. Tereke koruma önlemlerinde TMK m.589 yetkisi ayrıca dikkate alınır. Üstün miras hakkına dayanan çekişmeli istihkak davası ise ayrı görev ve kesin yetki kurallarına tabidir.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Gaibin mirasında teslim kararı, son haber ve doğum kayıtları, tereke listesi ve önceki resmî yönetim belgeleri üzerinden güvence takvimi kurulmalıdır. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden teslim ve geri verme taleplerinin kapsamını değerlendirmek için iletişim kurulabilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.32–35, 584–589, 592–593, 639 ve 993–995, 1023–1024
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2, 11, 382/2-c-4 ve 383
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
