Gemi Jurnali Nedir? Tutma, İmza ve Kaza Kayıtları
Kısa ve net cevap: Gemi jurnali, yolculuğun önemli olaylarının kaydedildiği kanuni defterdir. TTK m.1096 uyarınca kayıtlar eşya veya safranın yüklenmeye başlamasından itibaren tutulur. Defteri kaptanın gözetiminde ikinci kaptan; onun mazeretinde kaptan veya kaptanın gözetimindeki ehil bir gemi adamı tutar. TTK m.1097, kayıtların engel yoksa günü gününe yazılmasını ve jurnalin kaptan ile ikinci kaptan tarafından imzalanmasını arar. Bir liman içinde yolculuk yapan küçük gemiler için özel istisna vardır. Jurnal, seyir verilerinin yanında kazaları, personel değişikliklerini ve kanunda belirtilen diğer olayları da kapsar.

Gemi jurnali neden yalnız bir seyir notu değildir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1096. maddesi, her gemide gemi jurnali denilen bir defter tutulmasını temel kural olarak belirler. Bu defterin işlevi, yolculuk boyunca önemli olayların zaman sırasıyla kaydedilmesidir. Rota ve hava durumu gibi seyir bilgileri yanında geminin veya eşyanın uğradığı kazalar da aynı kayıt sisteminin parçasıdır. Böylece yalnız nereden nereye gidildiği değil, yolculukta ne yaşandığı da izlenebilir.
Kanuni başlangıç, geminin limandan ayrıldığı an değildir. Her yolculukta eşya veya safranın yüklenmeye başladığı andan itibaren belli başlı olaylar yazılır. Bu ayrım, limanda meydana gelen bir yükleme kazasının sırf gemi henüz hareket etmediği için jurnal dışında bırakılmasını önler. Yükleme sırasında tespit edilen önemli olayın zamanı, sonradan gerçekleşen sefer başlangıcıyla karıştırılmamalıdır.
Bir gemide farklı amaçlarla tutulan teknik ve işletmesel kayıtlar bulunabilir. Bunların aynı olay hakkında bilgi içermesi, kanunun adını ve kapsamını belirlediği gemi jurnalinin yerine kendiliğinden geçtikleri anlamına gelmez. Bir günlük çizelgesinin hangi defterin parçası olduğu, kim tarafından tutulduğu ve hangi mevzuatın aradığı işlevi karşıladığı açık olmalıdır. Bu rehber TTK m.1096–1097’deki temel jurnal düzenine odaklanır.
Geminin hukuki niteliği bakımından TTK 931’deki gemi ve ticaret gemisi ayrımı önemlidir. Bir araca günlük tutulması, aracın kanuni sınıflandırmasını tek başına belirlemez. Aynı şekilde jurnal yükümlülüğünün kapsamı değerlendirilirken sadece teknenin ticari adı değil, hukuki niteliği ve yaptığı yolculuk dikkate alınmalıdır.
Jurnali kaptan mı, ikinci kaptan mı tutar?
TTK m.1096/2’deki olağan düzen, jurnalin kaptanın gözetimi altında ikinci kaptan tarafından tutulmasıdır. İkinci kaptanın mazereti varsa defteri bizzat kaptan tutabilir. Bunun yerine, kaptanın gözetiminde olmak şartıyla ehil bir gemi adamı da görevlendirilebilir. Bu sıralama, kayıt işinin gemide bulunan herhangi bir kişiye gözetimsiz bırakılabileceği anlamına gelmez.
Defteri fiilen yazan kişi ile kayıtların tutulmasını gözeten kişinin görevleri ayrılmalıdır. İkinci kaptanın yazmış olması, kaptanın gözetim rolünü ortadan kaldırmaz. Kaptanın kendisinin her satırı yazmamış olması da tek başına kanuna aykırılık değildir. Uyuşmazlıkta asıl soru, kanunun öngördüğü görev düzeninin işletilip işletilmediği ve kayıtların gerçeğe uygun biçimde tutulup tutulmadığıdır.
Mazeret hâlinde başka bir kişinin görevlendirilmesi gerekiyorsa, görevin kim tarafından ve hangi dönem için yürütüldüğü anlaşılabilir bırakılmalıdır. Bu açıklık, farklı el yazıları veya farklı vardiyalara ait kayıtlar arasında ortaya çıkan soru işaretlerini gidermeye yardımcı olur. Görevlendirme, geçmişte tutulmamış kayıtların sonradan o dönemde tutulmuş gibi düzenlenmesine izin vermez. Kaydın gerçek yazılma zamanı ve bilgi kaynağı korunmalıdır.
Hangi küçük gemiler jurnal tutma yükümlülüğünden istisnadır?
TTK m.1096/3, bir liman içinde yolculuk yapan küçük gemilerde jurnal tutma yükümlülüğü bulunmadığını belirtir. Hüküm iki unsuru birlikte içerir: Geminin küçük olması ve yolculuğun bir liman içinde yapılması. Sadece seferin kısa sürmesi, yolcu sayısının az olması veya geminin zaman zaman aynı limana dönmesiyle istisna otomatik olarak uygulanamaz.
Bu maddede bütün gemiler için sayısal bir metre veya ton sınırı verilmemiştir. Dolayısıyla metinde bulunmayan sabit bir büyüklük sınırı yazılarak istisna genişletilmemelidir. Geminin niteliği ve faaliyetinin hangi liman sınırı içinde yürütüldüğü belgelerden belirlenir. Bir limandan başka bir limana gidilen yolculukla aynı liman içindeki hareket aynı kapsamda kabul edilmemelidir.
İstisna, gemide hiçbir kayıt veya belge bulunmasına gerek olmadığı anlamına gelmez. Diğer mevzuatın öngördüğü belgeler ve olay bildirimleri kendi hükümlerine tabidir. Gemi ve personel belgelerinin gemide bulundurulması, jurnalden ayrı bir yükümlülük alanıdır. Bir defterden istisna tutulmak, diğer bütün belge görevlerinden muafiyet sağlamaz.
Günü gününe kayıt ve imza şartı nasıl anlaşılmalıdır?
TTK m.1097/1, engel bulunmadıkça maddede sayılan hususların günü gününe yazılmasını ister. Bu düzen, yolculuk sonunda hafızadan genel bir özet hazırlanmasıyla aynı değildir. Olayın meydana geldiği günle kaydın yapıldığı gün arasındaki fark, özellikle kaza ve personel olaylarında önem taşır. Kayıt, olayların zaman sırasını izlemeye elverişli tutulmalıdır.
Gerçek bir engel varsa bunun ne olduğu ve kayıt üzerindeki etkisi açıklanmalıdır. Kanundaki engel ifadesi, kayıt disiplininin tamamen bırakılabileceği genel bir serbestlik değildir. Sonradan tamamlanan bilgi açıkça ayırt edilebilir olmalı; bilinmeyen saat, konum veya kişi bilgisi tahmin edilerek kesin olgu gibi yazılmamalıdır. Hatırlanan bilgiyle cihaz kaydından öğrenilen bilgi arasındaki fark korunmalıdır.
TTK m.1097/2, jurnalin kaptan ve ikinci kaptan tarafından imzalanmasını düzenler. Defteri kimin yazdığı ile imza sorumluluğu ayrı hükümlerle belirtilmiştir. Bu nedenle imzasız bir fotokopinin sunulmasıyla kanuni imza şartının gerçekleştiği varsayılamaz. İncelemede sunulan nüshanın aslın hangi kısmını gösterdiği ve imza bölümünün eksik olup olmadığı kontrol edilir.
Gemi jurnaline hangi bilgiler yazılmalıdır?
TTK m.1097’deki kayıtlar, seferin teknik durumu ile önemli olaylarını birlikte kapsar. Hava ve rüzgâr bilgileri, izlenen rota, alınan yol, enlem ve boylam, sintine suyu ve ölçülen derinlik ilk gruptadır. Kılavuzun geliş ve ayrılış saatleri, personel değişiklikleri ve kazalar ise yolculuğun işletmesel ve olay boyutunu gösterir. Her alanın farklı bir açıklama amacı vardır.
| Kanuni kayıt alanı | Kontrol edilecek açıklık |
|---|---|
| Meteorolojik veriler | Hangi zamanın hava ve rüzgâr durumunun kaydedildiği anlaşılmalıdır. |
| Rota ve alınan yol | Planlanan rota ile gerçekten izlenen rota birbirinden ayrılmalıdır. |
| Enlem ve boylam | Konumun hangi zamana ve hangi kaynağa ait olduğu belirlenebilmelidir. |
| Sintine su yüksekliği ve iskandil derinliği | Ölçümün türü ve sonucu açık gösterilmeli; farklı ölçüler karıştırılmamalıdır. |
| Kılavuz işlemleri | Kılavuzun gemiye giriş ve ayrılış saatleri ayrı kaydedilmelidir. |
| Gemi adamları değişiklikleri | Değişikliğin kişi, görev ve zaman bağlantısı anlaşılmalıdır. |
| Gemi ve eşya kazaları | Olay yalnız adlandırılmamalı, ayrıntıları açıklanmalıdır. |
| Suç, doğum ve ölüm olayları | Olay kaydı yapılırken ilgili diğer kanuni işlemler de ayrıca gözetilmelidir. |
Tablonun ikinci sütunu, kanundaki alanların dosyada anlaşılır tutulması için hazırlanmış açıklamadır; kanuna yeni bir ceza veya sayısal zorunluluk eklemez. Kayıt formu kullanılıyorsa her başlığın gerçek karşılığı bulunmalıdır. Boşlukları kapatmak için gerçekte yapılmamış ölçüm veya alınmamış bilgi yazılmaz. Bir veriye ulaşılamamışsa bu durumun kendisi doğru şekilde belirtilir.
Kaza kaydında yalnız olayın adını yazmak yeterli midir?
TTK m.1097/1-h, geminin veya eşyanın uğradığı bütün kazalarla bunların ayrıntılı açıklamasını ister. Bu nedenle tek satırlık “hasar oluştu” ifadesi, olayın kapsamını ve seyrini açıklamayabilir. Hasarın ne zaman fark edildiği, olayın nerede gerçekleştiği, görülen belirtiler ve alınmış önlemler belgelenebilir şekilde anlatılmalıdır. Sonradan yapılan teknik değerlendirmenin olay anındaki gözlemden ayrılması gerekir.
Kazanın nedeni başlangıçta bilinmiyorsa kesin kusur isnadı yapılmadan görülen olgular kaydedilir. Bir yükün ıslak bulunduğu gözlemi ile suyun hangi kaynaktan geldiği sonucuna varılması farklı bilgi seviyeleridir. İlk kayıtta bulunmayan nedensellik açıklaması, daha sonra düzenlenen raporun dayanağı olarak gösterilmemelidir. Yeni bilgi elde edildiğinde hangi belgeyle öğrenildiği açıkça belirtilir.
Zararın azaltılması için yapılan işlemler de olay zincirini anlamaya yardımcı olur. Müdahalenin saati, hangi ekipmanın kullanıldığı, hangi kişilere haber verildiği ve müdahale sonrasındaki durum ilgili belgelerle eşleştirilir. Kaptanın hukuki sorumluluğu incelenirken jurnal tek başına bütün kusur sorununu çözmez; diğer delillerle birlikte önemli bir kayıt kaynağı oluşturur.
Personel değişikliği, doğum ve ölüm kaydı hangi anlama gelir?
Personel değişikliklerinin yazılması, belirli bir zamanda gemide kimin hangi görevle bulunduğunun anlaşılmasını sağlar. Ancak jurnal kaydı, gemi adamının iş sözleşmesinin bütün şartlarını gösteren sözleşmenin yerine geçmez. Ücret, izin veya fesih uyuşmazlığında iş sözleşmesi, bordro ve diğer belgeler de ayrıca değerlendirilir. Aynı olay farklı kayıt sistemlerinde farklı bir hukuki işleve sahip olabilir.
Kanun gemide işlenen suçları ve doğum ile ölüm olaylarını da jurnal kapsamına alır. Doğum ve ölüm yönünden 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerini açıkça saklı tutar. Dolayısıyla olayın jurnale yazılması, nüfus veya diğer yetkili makamlara ilişkin bütün bildirim işlemlerinin tamamlandığı anlamına gelmez. Olay kaydı ile resmî tescil farklıdır.
Bu konularda gereksiz kişisel bilgi dolaşımından kaçınılmalıdır. Jurnalin ilgili makam veya yargı merciine sunulmasıyla bir olayın herkesin erişimine açılması aynı amaç değildir. İnceleme için hangi sayfanın gerekli olduğu belirlenir; ilgisiz kişilerin özel bilgileri topluca yayılmaz. Bununla birlikte kayıt bütünlüğünü bozacak kesme veya çıkarma yapılmamalı, ilgili nüshanın kapsamı açık belirtilmelidir.
Jurnal, liman belgesi ve sigorta bildirimi birbirinin yerine geçer mi?
Jurnal, gemi içinde tutulan kanuni olay defteridir. Liman makamının verdiği belge, sigortacıya yapılan hasar ihbarı veya taşıma sözleşmesine göre gönderilen bildirim başka amaçlara hizmet eder. Bir belgenin düzenlenmiş olması diğerindeki sürenin veya şeklin yerine getirildiğini otomatik olarak göstermez. Kaza dosyasında her belgenin muhatabı ve hukuki işlevi ayrı yazılmalıdır.
Elektronik cihaz verileri de benzer biçimde değerlendirilir. Konum veya zaman kaydı, jurnaldeki bir açıklamayı destekleyebilir ya da onunla çelişebilir. Cihaz çıktısının bulunması, TTK’nın aradığı bütün olay ve imza düzeninin kendiliğinden oluştuğu anlamına gelmez. Bu rehber, belirli bir elektronik jurnal ürününün mevzuata uygunluğunu onaylamamaktadır; böyle bir sistem için ilgili özel kurallar ayrıca incelenmelidir.
Sigorta başvurusunda sunulan jurnal nüshasının aynı olay için mahkemeye sunulan nüshayla uyumu kontrol edilir. Birine yalnız özet, diğerine farklı saat içeren kayıt verilmişse bunun nedeni açıklanmalıdır. Aynı belgenin değişik sürümlerini hazırlamak yerine asıl kaydın bütünlüğü korunur. Onaylı örnek, tercüme ve açıklama belgeleri birbirinden ayırt edilir.
Gemi jurnali deniz raporunda nasıl kullanılır?
TTK m.1100, deniz raporu için kaptanın gemi adamlarının ad ve soyadlarını gösteren cetvel, gemi jurnali ve diğer ilgili belgelerle mahkeme veya konsolosluğa başvurmasını düzenler. Kaptan gerekli açıklamalarını jurnale dayanarak yapar. Bu yüzden defterin olayları açık bir zaman sırasıyla göstermesi, resmî tespit sırasında önem kazanır.
Jurnal getirilemiyorsa veya tutulması zorunlu değilse TTK m.1100/4 uyarınca bunun nedenleri bildirilir. Jurnalin yokluğu, her durumda hiçbir deniz raporu düzenlenemeyeceği anlamına gelmez. Buna karşılık getirilememe nedeni açıklanmadan belgenin varmış gibi kullanılması da doğru değildir. Mahkeme veya konsolosluk diğer kayıt ve açıklamaları ilgili usul içinde değerlendirir.
Deniz raporu ile gemi jurnali ayrı belgelerdir. Birincisi mahkeme veya konsoloslukça yürütülen olay tespiti sonucunda oluşur; ikincisi yolculuk sırasında gemide tutulan kayıttır. Sonradan deniz raporu alınması, daha önce tutulmamış jurnalin geriye dönük olarak tutulmuş sayılmasını sağlamaz. Her belgenin oluşum zamanı ve dayandığı bilgi dosyada korunmalıdır.
Eksik ve çelişkili kayıtla karşılaşılırsa ne yapılmalıdır?
Önce çelişkinin niteliği belirlenir. İki kayıtta farklı saat bulunması, farklı saat dilimlerinden kaynaklanabilir; buna karşılık aynı saat standardındaki iki farklı konum gerçek bir açıklama sorunu yaratabilir. Sayfa eksikliği, okunaksızlık, imza eksikliği veya sonradan ekleme iddiası ayrı ayrı kayda alınır. Bir sorunu diğerinin adıyla anlatmak incelemeyi zorlaştırır.
Düzeltme yapılacaksa önceki kaydı görünmez hâle getirerek yeni bir geçmiş oluşturulmamalıdır. Hangi açıklamanın ne zaman ve hangi veriyle düzeltildiği anlaşılır kalmalıdır. Hukuki uyuşmazlık başlamışsa asıl defterin ve ilgili elektronik verilerin korunması daha da önemlidir. Eksik bilgiyi tamamlamak ile delili değiştirmek aynı faaliyet değildir; doğrulanamayan ayrıntılar kesinleştirilmemelidir.
TTK m.1088–1089’daki özen ve kusur sorumluluğu, jurnal görevinin ihlali iddiasında da gündeme gelebilir. Ancak her kayıt eksikliğinin aynı tutarda tazminat doğurduğu söylenemez. İhlal edilen görev, kusur, zarar ve bağlantı araştırılır. Başka bir mevzuatın idari veya ceza yaptırımı uygulanacaksa onun şartları ayrıca ortaya konulmalıdır; bu iki maddeden rastgele ceza miktarı çıkarılmaz.
Jurnal incelemesi için uygulanabilir kontrol sırası
Önce geminin ve yolculuğun kimliği, yükleme veya safra başlangıcı ve kaydın ilgili dönemi belirlenir. Sonra defteri tutan kişi, gözetim ve imza durumu kontrol edilir. Hava, rota, konum, su ölçümleri, kılavuz saatleri ve personel değişiklikleri olayla ilgili teknik belgelerle eşleştirilir. Kaza kaydı varsa ayrıntının diğer raporlara nasıl yansıdığı ayrıca incelenir.
İncelemenin sonunda hangi olgunun doğrudan jurnalde yazdığı, hangisinin başka kayıttan öğrenildiği ve hangi hususun açıklanamadığı ayrı gösterilir. Bu yöntem, tek bir defter sayfasına bütün uyuşmazlığın sonucunu yüklemekten kaçınır. Hukuki değerlendirme, açık kayıtları esas alır; kayıt dışındaki boşlukları varsayımlarla doldurmaz.
Bir kaza kaydı incelenirken cevaplanacak sorular
Olayın gerçekleşme zamanı ile fark edilme zamanı aynı değilse ikisi ayrı gösterilmelidir. Kaptana bildirim daha sonra yapılmışsa bildirim saati de kronolojiye eklenir. İlk gözlemi yapan kişinin kimliği ve gözlemin doğrudan mı yoksa başka birinden alınan bilgi mi olduğu açıklanır. Bu ayrım, sonradan hazırlanan tutanakta bütün kişilerin olayı aynı anda görmüş gibi anlatılmasını önler. Kaydın amacı geçmişteki bilinmeyenleri kesinleştirmek değil, gerçekten bilinen olayları düzenli biçimde korumaktır.
Hasarın hangi yerde bulunduğu da belirlenebilir olmalıdır. Genel bir ambar veya güverte ifadesi yerine eldeki kayıtların izin verdiği ölçüde bölüm ve yük bağlantısı açıklanır. Fotoğraf varsa jurnaldeki açıklamayla hangi fotoğrafın eşleştiği gösterilir. Fotoğrafın çekildiği an olayın gerçekleştiği an değilse bu fark korunur. Sonradan taşınmış yükün görüntüsüyle ilk bulunduğu konum birbirine karıştırılmaz. Delillerin birbiriyle ilişkilendirilmesi, her belgenin kendi oluşum bilgisini kaybetmeden yapılmalıdır.
Alınan önlemde amaç, uygulama ve sonuç ayrı kaydedilir. Suyun tahliyesine karar verilmesiyle tahliyenin başlayıp tamamlanması aynı aşama değildir. Bir önlemin uygulanamaması hâlinde karşılaşılan gerçek engel açıklanır. Müdahale sonucunda durumun düzeldiği, kötüleştiği veya henüz değerlendirilemediği kayıtların izin verdiği biçimde belirtilir. Böylece jurnal, yalnız yapılması planlanan işlerin sıralandığı fakat gerçek uygulamanın anlaşılmadığı bir belgeye dönüşmez. Mahkeme veya konsolosluk önünde yapılacak açıklamada da bu ayrımlar korunmalıdır.
Sık sorulan sorular
Gemi jurnali ne zaman tutulmaya başlanır?
TTK 1096/1’e göre her yolculukta eşya veya safranın yüklenmeye başladığı andan itibaren belli başlı olaylar kaydedilir. Hareket saatini beklemek doğru değildir.
Jurnali kim tutar?
İkinci kaptan, kaptanın gözetiminde tutar. Mazerette kaptan veya onun gözetimindeki ehil gemi adamı görevi yürütür.
Her küçük tekne jurnalden muaf mı?
TTK 1096/3, bir liman içinde yolculuk yapan küçük gemileri istisna tutar. Sadece küçük olmak veya kısa sefer yapmak yeterli açıklama değildir.
Jurnal yolculuk sonunda topluca yazılabilir mi?
TTK 1097 engel yoksa günü gününe kayıt ister. Sonradan tamamlanan bilginin nedeni, zamanı ve kaynağı açık olmalıdır.
Jurnali kim imzalar?
TTK 1097/2 uyarınca kaptan ve ikinci kaptan imzalar. Defteri fiilen yazmakla imza yükümlülüğü ayrı değerlendirilir.
Kazanın yalnız adını yazmak yeterli mi?
TTK 1097/1-h ayrıntılı açıklama ister. Gözlenen olay, zaman, yer ve gelişmeler doğrulanabilen bilgilerle anlatılmalıdır.
Jurnal yoksa deniz raporu hiç alınamaz mı?
TTK 1100/4 getirilememe veya tutma zorunluluğu bulunmaması nedenlerinin açıklanmasını düzenler. Yokluk tek başına bütün tespit yolunu kapatmaz.
Jurnal kaydı kesin kusur kararı mı?
Hayır. Olay hakkında önemli bir kayıt kaynağıdır; görev ihlali, kusur ve zarar diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Resmî kaynaklar ve yazar
Doğrudan dayanak Adalet Bakanlığı TTK metni m.1096–1097; deniz raporu bağlantısı m.1098–1101’dir. 14 Şubat 2011 tarihli Resmî Gazete kabul edilen metnin resmî yayımıdır. Bu arşiv belgesi, bütün kanunun güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Belirli gemi türü ve olay bakımından özel düzenlemeler ayrıca incelenir.
Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472. Yayın: 28 Eylül 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler Mersin merkezli, görev ve yetki kuralları gözetilerek yönetilir. Jurnal incelemesinde asıl kayıt, ilgili yolculuk belgeleri ve olayın hukuki niteliği birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.