GVK 20/D Son Üç Takvim Yılı Şartı Nasıl Hesaplanır? | 2026

1. Kanuni Dayanak: GVK Mükerrer 20/D
21 Mayıs 2026 tarihli 7582 sayılı Kanunun 4. maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 20/D, Türkiye’ye yeni yerleşen veya uzun süre yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönen gerçek kişiler için yeni bir gelir vergisi rejimi kurmuştur. Maddenin birinci fıkrasına göre Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişinin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekir. Şartlar sağlanırsa Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar yirmi yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilir.
Bu hüküm 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’de yerleşmiş sayılanlara uygulanır. Uygulama usulleri 4 Temmuz 2026 tarihli 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Güncel resmî metinler Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sayfasında yayımlanmaktadır. Genel istisna mekanizması için 20 yıllık yurt dışı gelir istisnası rehberimizi, başvuru süresi için de istisna belgesi rehberimizi inceleyebilirsiniz.
2. “Son Üç Takvim Yılı” Nasıl Hesaplanır?
Kanun “son üç yıl” değil, özellikle “son üç takvim yılı” ifadesini kullanır. Bu nedenle süre gün hesabıyla geriye doğru 36 ay şeklinde hesaplanmaz. Türkiye’de yerleşmiş sayılınan yılın bir önceki yılından başlayarak geriye doğru üç tam takvim yılı incelenir. Kişinin yılın hangi ayında Türkiye’ye geldiği bu üç tam yılın belirlenmesini değiştirmez.
2026 yılında yerleşmiş sayılan kişi için kontrol dönemi 1 Ocak 2023–31 Aralık 2025’tir. Kişi 5 Ocak 2026’da yerleşmiş sayılsa da 28 Aralık 2026’da yerleşmiş sayılsa da kanundaki geçmiş dönem 2023, 2024 ve 2025 takvim yıllarıdır. Yerleşme ayı yalnız istisna belgesi başvuru süresi bakımından ayrıca önem taşır.
Hızlı Hesap Tablosu
| Türkiye’de Yerleşmiş Sayılma Yılı | Kontrol Edilecek Üç Takvim Yılı |
|---|---|
| 2026 | 2023, 2024, 2025 |
| 2027 | 2024, 2025, 2026 |
| 2028 | 2025, 2026, 2027 |
Bu yöntem, kişinin Türkiye’de kısa süre bulunması ile Türkiye’de vergi hukuku bakımından yerleşmiş sayılması arasındaki ayrımı ortadan kaldırmaz. Önce Türkiye’de yerleşmiş sayılma yılı doğru tespit edilir, sonra bu yıldan önceki üç takvim yılı incelenir.
3. Türkiye’de İkametgâh Bulunmaması Şartı
Mükerrer 20/D, son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâh bulunmamasını arar. İkametgâh kavramı yalnız MERNİS adresinin yurt dışında görünmesine indirgenemez. Gelir Vergisi Kanununun yerleşme hükümleri ile Türk Medeni Kanununun yerleşim yeri kavramı birlikte dikkate alınır. Bir kişinin yabancı ülkede oturma iznine sahip olması da Türkiye’de ikametgâh bulunmadığını otomatik olarak kanıtlamaz.
Bu nedenle başvurudan önce adres kayıtları, yabancı ülkedeki oturum veya vergi yerleşikliği belgeleri, çalışma kayıtları, kira veya mülkiyet belgeleri ve fiilî hayat merkezini gösteren diğer kayıtlar birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında çelişki varsa vergi dairesi istisna şartının gerçekleşmediği sonucuna varabilir.
İkametgâh Kontrolünde Bakılması Gerekenler
- MERNİS/adres kayıtlarındaki geçmiş hareketler,
- yabancı ülke ikamet veya oturum belgeleri,
- yabancı ülkede çalışma ve sosyal güvenlik kayıtları,
- yabancı ülkedeki konut kullanımını gösteren kayıtlar,
- Türkiye’de sürekli kalıcı konut ve yaşam merkezine ilişkin veriler.
4. Türkiye’de Vergi Mükellefiyeti Bulunmaması Şartı
Birinci fıkra, geçmiş üç takvim yılında Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmamasını da şart koşar. Burada vergi dairesindeki eski bir vergi numarasının varlığı ile aktif gelir vergisi mükellefiyeti birbirinden ayrılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya yabancı kişi çeşitli işlemler için vergi kimlik numarası almış olabilir; bu tek başına ticari, mesleki veya diğer gelir unsurları yönünden mükellefiyet bulunduğu anlamına gelmez.
Asıl inceleme, son üç takvim yılında gelir vergisi bakımından hangi nedenle mükellefiyet açıldığıdır. Özellikle ticari kazanç, serbest meslek kazancı veya zirai kazanç nedeniyle aktif mükellefiyet bulunması, kanunun ikinci fıkradaki açık istisnaları dışında kaldığından ciddi engel oluşturur. Buna karşılık kanun üç gelir türü için özel koruma getirmiştir.
5. Geçmiş Mükellefiyette Kanunun Açıkça Koruduğu Üç Gelir Türü
GVK mükerrer 20/D ikinci fıkrası, kişi istisna kapsamına girmeden önce Türkiye’de gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellef olmuşsa bunun istisnadan yararlanmasına engel olmayacağını açıkça düzenler.
Gayrimenkul Sermaye İradı
Yurt dışında yaşarken Türkiye’de bir konut veya işyerini kiraya veren ve kira geliri nedeniyle beyanname veren kişi, sırf bu nedenle 20/D dışına çıkmaz. Bu hüküm, gurbetçiler bakımından özellikle önemlidir; uzun yıllar yurt dışında yaşayan çok sayıda kişinin Türkiye’de kiraya verdiği bir taşınmazı bulunmaktadır.
Menkul Sermaye İradı
Türkiye’deki yatırım, mevduat veya şirket ortaklığı nedeniyle menkul sermaye iradı elde edilmiş ve bunun için mükellefiyet doğmuşsa, mükerrer 20/D ikinci fıkra bu geçmiş mükellefiyeti de engel saymaz. Ancak gelir unsurunun gerçekten menkul sermaye iradı niteliğinde olması gerekir.
Değer Artışı Kazancı
Türkiye’de bir mal veya hakkın elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazancı nedeniyle geçmişte beyanname verilmiş olması da kanun gereği istisnaya engel değildir. Fakat aynı faaliyet ticari organizasyon kapsamında yürütülmüş ve ticari kazanç niteliği kazanmışsa sonuç değişebilir.
6. Somut Hesap Örnekleri
Örnek 1: 2026’da Almanya’dan Türkiye’ye Kesin Dönüş
Kişi 15 Nisan 2026’da Türkiye’de yerleşmiş sayılmıştır. 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Almanya’da yaşamış, Türkiye’de ikametgâhı ve ticari/mesleki mükellefiyeti bulunmamıştır. Bu üç yıl şartı sağlanır. Diğer koşullar da varsa mükerrer 20/D başvurusu yapılabilir.
Örnek 2: Türkiye’de Kira Beyannamesi Vardı
Aynı kişi 2024 ve 2025’te Mersin’deki dairesinden kira geliri elde edip yıllık gelir vergisi beyannamesi vermiştir. Bu mükellefiyet gayrimenkul sermaye iradından kaynaklandığı için ikinci fıkra gereği tek başına istisnayı engellemez.
Örnek 3: Türkiye’de Serbest Meslek Mükellefiyeti Vardı
Kişi 2024 yılında Türkiye’de serbest meslek faaliyeti nedeniyle mükellefiyet açtırmış ve faaliyeti sürdürmüştür. Serbest meslek kazancı ikinci fıkrada sayılan üç istisnadan değildir. Bu nedenle şartın sağlanıp sağlanmadığı yönünden dosya olumsuz etkilenir; yalnız yurt dışında oturma izninin bulunması bu sorunu ortadan kaldırmaz.
Örnek 4: Aralık 2026’da Yerleşme
Kişi 20 Aralık 2026’da Türkiye’de yerleşmiş sayılmıştır. Geçmiş üç takvim yılı yine 2023–2025’tir. Ancak istisna belgesi başvurusu bakımından yılın son iki ayında yerleşme nedeniyle Tebliğdeki özel süre uygulanır ve takip eden yılın ikinci ayı sonuna kadar başvuru yapılabilir.
7. Son Üç Yıl Şartı Hangi Belgelerle İspatlanır?
Kanuni şartı yalnız sözlü beyanla kurmak güvenli değildir. Başvuru dosyasında geçmiş üç takvim yılındaki ikamet ve vergi durumunu gösteren belgeler birlikte sunulmalıdır. Yabancı ülkedeki ikamet belgesi, vergi mukimlik belgesi, çalışma veya sosyal güvenlik kayıtları, yabancı adres belgeleri ve Türkiye’deki vergi dairesinden alınabilen geçmiş mükellefiyet kayıtları somut dosyada kullanılabilir.
Türkiye’de geçmişte kira, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle beyanname verilmişse bu gelirin türünü açık biçimde gösteren beyannameler ve tahakkuk kayıtları dosyaya eklenmelidir. Böylece vergi dairesi, geçmiş mükellefiyetin kanunun ikinci fıkrasında korunan gelir türlerinden kaynaklandığını doğrudan görebilir.
Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
- Türkiye’de yerleşmiş sayılma yılını belirleyin.
- Bir önceki yıldan geriye üç tam takvim yılını yazın.
- Bu üç yılın adres/ikamet kayıtlarını çıkarın.
- Vergi dairesindeki geçmiş mükellefiyet türlerini kontrol edin.
- GMSİ, MSİ veya değer artışı kazancı varsa bunları diğer mükellefiyetlerden ayırın.
- Yabancı belgelerin Türkiye’de kullanılabilirlik ve tercüme durumunu kontrol edin.
- 333 Seri No.lu Tebliğdeki başvuru süresi dolmadan istisna belgesini talep edin.
8. Üç Yıl Şartı Yanlış Hesaplanırsa Ne Olur?
Mükerrer 20/D’nin altıncı fıkrası, istisna şartlarının taşınmadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağını düzenler. Bu nedenle yanlış üç yıllık dönem seçmek veya geçmiş mükellefiyet türünü hatalı sınıflandırmak yalnız idari bir eksiklik değildir; geriye dönük vergi aslı ve Vergi Usul Kanunu kapsamındaki yaptırımlar gündeme gelebilir.
Özellikle yüksek yurt dışı yatırım geliri, kira geliri veya şirket ortaklık geliri bulunan kişiler için üç yıllık şartın baştan yazılı belgelerle doğrulanması ekonomik riskin büyüklüğü nedeniyle önemlidir. Gelirin Türkiye’ye transfer edilip edilmemesi, şartları taşımayan kişiyi istisna kapsamına sokmaz.
Sık Sorulan Sorular
1. Son üç yıl 36 ay mıdır?
Hayır. Kanun “üç takvim yılı” dediği için yerleşme yılından önceki üç tam takvim yılı incelenir.
2. 2026’da yerleşen kişi için hangi yıllar incelenir?
2023, 2024 ve 2025.
3. Aralık 2026’da Türkiye’ye dönen için de aynı yıllar mı?
Evet. Yerleşme ayı geçmiş üç takvim yılını değiştirmez.
4. Türkiye’de kira beyannamesi vermiş olmak engel mi?
Hayır. Gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle mükellefiyet kanunda açıkça engel sayılmamıştır.
5. Türkiye’de temettü veya faiz nedeniyle mükellefiyet engel mi?
Menkul sermaye iradı nedeniyle mükellefiyet, ikinci fıkra gereği tek başına engel değildir.
6. Değer artışı kazancı beyannamesi engel mi?
Hayır. Değer artışı kazancı da kanunun açıkça koruduğu üç gelir türünden biridir.
7. Serbest meslek mükellefiyeti de korunuyor mu?
Hayır. Kanunun ikinci fıkrasında serbest meslek kazancı sayılmamıştır.
8. Vergi numarası almak mükellefiyet sayılır mı?
Tek başına vergi kimlik numarasının bulunması aktif gelir vergisi mükellefiyetiyle aynı şey değildir; mükellefiyetin hukuki nedeni incelenir.
9. Yabancı vergi mukimlik belgesi yeterli midir?
Önemli bir delildir ancak ikametgâh ve Türkiye’deki mükellefiyet kayıtları da ayrıca kontrol edilmelidir.
10. Şartın sonradan taşınmadığı anlaşılırsa?
Tahakkuk ettirilmeyen vergiler kanun gereği ziyaa uğramış sayılır.
Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler
- Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Mevzuatı
- 7582 sayılı Kanun
- GİB Yurt Dışı Gelir İstisnası Rehberi
- İstisna Belgesi Başvuru Rehberi
Bu içerik GVK mükerrer 20/D, 7582 sayılı Kanun ve 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği esas alınarak Avukat Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, 15 Eylül 2026 tarihinde güncel mevzuat bakımından kontrol edilmiştir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; yurt dışındaki müvekkillerin Türkiye’deki hukuki işlemleri Mersin’den yürütülmektedir.
Av. Halil BAKIRCI
Mersin Barosu Sicil No: 3472
(E-İMZALIDIR)
Genel bilgilendirmedir; somut olayın vergi ve ikamet kayıtları incelenmeden hukuki veya vergisel görüş yerine geçmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
