Hacizli Geminin Cebrî Satışı: İlan, Erken Satış ve Mülkiyetin Geçişi
Hacizli geminin cebrî satışı, Türk Ticaret Kanunu’nun gemilere özgü hükümleri ile İcra ve İflas Kanunu’nun tamamlayıcı satış kuralları birlikte uygulanarak yürütülür. TTK m.1383–1388; sicil durumuna göre satış usulünü, yabancı sicile yapılacak bildirimleri, özel ilanları, vaktinden önce satış koşullarını ve alıcının kazanımını düzenler. Geminin mülkiyetinin kazanıldığı an ile üzerindeki hak ve yüklerin sona erdiği an farklıdır. Erken satış kararına başvuruda da satışın sebebi, kanun yolunun durdurucu etkisini değiştirir.
Bu süreç, malik ile alıcının karşılıklı anlaşarak gerçekleştirdiği ticari gemi satışındaki bedel ve devir işlemlerinden ayrılır. İcra satışı dosyasında önce geminin bulunduğu ülke, sicili, haczin niteliği ve uygulanacak özel usul belirlenir. Ardından bildirim, ilan, satış kararı, bedelin yatırılması ve teslim işlemleri kendi hukuki koşullarıyla izlenir. Bu yazı, satışın hazırlanması ve sonuçlarına odaklanır; alacaklılar arasındaki bütün sıra cetveli sistemini yeniden kurmaz.

Uygulanacak hukuk ve kesin haczin satışla ilişkisi
TTK m.1350, geminin haczi, cebrî satışı, mülkiyetin geçişi ve satışın diğer sonuçlarında işlem sırasında geminin bulunduğu ülkenin hukukunu esas alır. Dolayısıyla yabancı bayrak, Türkiye’de yürütülen gemi satışının bütün usulünü kendiliğinden yabancı hukuka taşımaz. Buna karşılık Türk bayrağı da başka ülkede yapılan cebrî satışın bütün aşamalarına Türk icra usulünün uygulanması anlamına gelmez. İşlemin yapıldığı sıradaki yer ile sicil ve bayrak bilgileri dosyada ayrı gösterilmelidir.
Türkiye’deki satışta TTK m.1351, bu kısımda özel olarak düzenlenmeyen konularda İcra ve İflas Kanunu’na gönderme yapar. Önce gemiye ilişkin özel hüküm, onun düzenlemediği konuda tamamlayıcı icra hükmü incelenir. Satış hazırlıklarını yalnız genel taşınır satışı şablonuyla yürütmek, sicil durumuna ve gemiye özgü ilan kurallarına ilişkin incelemeyi eksik bırakır. Aynı şekilde özel gemi maddelerini okumak da elektronik artırma hazırlığı ve bedelin yatırılması gibi tamamlayıcı hükümleri gereksiz kılmaz.
TTK m.1382, Türk ve yabancı bayraklı gemilerin kesin haczinde m.1364–1368’i uygular; icra yoluyla hacizde alacağın m.1352’de sayılan deniz alacaklarından olması şartını aramaz. Bu hüküm, ihtiyati haczin deniz alacağı koşuluyla karıştırılmamalıdır. Satış dosyasında hangi haciz türüne dayanıldığı ve takip aşaması açık tutulmalıdır. İhtiyati hacizli geminin erken satışını mümkün kılan m.1386 ise aşağıda açıklanan kendi sebeplerine ve mahkeme sürecine bağlıdır.
Sicile kayıtlı ve kayıtsız gemilerde satış usulü
TTK m.1383, bir sicile kayıtlı Türk ve yabancı bayraklı gemilerin İcra ve İflas Kanunu’nun taşınmaz satışına ilişkin hükümleriyle paraya çevrilmesini düzenler. Bir sicile kayıtlı olmayan Türk ve yabancı bayraklı gemilerde ise taşınır satışına ilişkin hükümler uygulanır. Ayrım yalnız bayrağa göre yapılmaz. Bu nedenle satış hazırlığının ilk belgelerinden biri, geminin kayıt durumunu ve ilgili sicili açıklayan belgedir; geminin ticari adı veya limandaki tanımı tek başına bu sınıflandırmayı yapmaz.
Taşınmaz satış hükümlerinin uygulanması, geminin her bakımdan taşınmaz eşya hâline geldiği anlamına gelmez. M.1383 belirli bir paraya çevirme usulü seçer. Geminin mülkiyetinin hangi anda kazanıldığı ise ayrıca m.1388’de düzenlenmiştir. Bu iki maddeyi birlikte okumak, sırf taşınmaz satışı usulü uygulandığı için mülkiyetin mutlaka sicil tesciliyle doğduğu sonucuna gidilmesini önler. Usulün seçimi, alıcının kazanımı ve teslimin tamamlanması ayrı başlıklardır.
Yabancı sicil kaydı ve mükellefiyetler listesinin hazırlanması
TTK m.1384/1 uyarınca yabancı sicile kayıtlı geminin satışı istendiğinde icra müdürü, geminin bayrağını taşıdığı devletin konsolosluğuna durumu bildirir. Mükellefiyetler listesinin hazırlanması için geminin sicil kaydı istenir. Alacaklı da onaylı sicil örneğini icra dairesine sunabilir. İki yoldan gelen kayıt arasında kanunun belirlediği uygulama sırası vardır: hangisi önce gelirse liste o kayda göre hazırlanır. Konsolosluk bildirimi ile alacaklının belge sunma imkânı birbirinin yerine geçen tek işlem olarak görülmemelidir.
Sicil örneği, kayıtlı malik ve ayni hakların dosyayla eşleştirilmesinde temel dayanaktır. Sunulan belgenin hangi gemiye ve hangi sicile ait olduğu açık olmalıdır. Onaysız bir ticari döküm, m.1384/1’in alacaklıya tanıdığı onaylı suret sunma yoluyla aynı belge olarak gösterilemez. Listede dikkate alınan kaydın geliş tarihi de dosyada izlenmelidir. Bu hazırlık, satış ilanının kimlere yöneltileceği ve alıcının hangi yükü geçerli biçimde üstleneceği tartışmalarından bağımsız bir formalite değildir.
Yabancı sicilli gemide satış ilanı kimlere bildirilir?
TTK m.1384/2; sicili tutmakla görevli makama, tescilli akdî rehin alacaklılarına, icra dairesine bildirilmiş olmaları koşuluyla kanuni rehin alacaklılarına ve sicilde kayıtlı malike satış ilanının bildirilmesini düzenler. Kanuni rehin alacaklısı bakımından icra dairesine bildirilmiş olma koşulu özellikle korunmalıdır. Bu kişilerle yalnız geminin işletmesinde ticari ilişki kurmuş olan herkesi aynı bildirim listesine yerleştirmek, maddede sayılan muhatapları açıklamaz. Bildirim yükümlülüğü, kanunun belirlediği sıfatlarla eşleştirilmelidir.
Aynı fıkra alternatif ilan yolunu da öngörür. Gideri ilgililerce karşılanmak koşuluyla bir internet haber sitesi ve tirajı elli binin üzerinde, sicilin fiilen tutulduğu ülke düzeyinde dağıtılan gazetelerden biriyle ilan yapılabilir. Burada muhataplara bildirim ile belirtilen ilan yolu alternatiftir; ilan yolunun kendi içinde internet haber sitesi ve gazete birlikte sayılmıştır. Birinin bulunması gerekçesiyle diğerinin de tamamlandığı varsayılmamalıdır. İlanın yayımlandığı mecra ve gazetenin kanuni nitelikleri ayrı kontrol edilir.
M.1384/3, yazılı bildirimin iadeli taahhütlü mektupla, muhataba ulaştığını doğrulayan elektronik iletişim araçlarıyla veya başka uygun yol ve araçla yapılmasına izin verir. Elektronik gönderimin dosyada bulunmasıyla muhataba ulaştığını doğrulayan kaydın bulunması aynı şey değildir. Seçilen yöntem, bildirimin içeriğini ve ulaşmasını gösterecek biçimde belgelenmelidir. Konsolosluğa ilk satış isteminin bildirilmesi ile satış ilanının bu muhataplara yöneltilmesi de farklı aşamalardır; bunların kayıtları birbirine karıştırılmamalıdır.
Gemi artırmasında özel ilan hangi mecralarda yapılır?
TTK m.1385/1, İİK m.126 uyarınca yapılacak ilan için gemiye özgü yayın düzeni kurar. İlan bir internet haber sitesinde, tirajı elli binin üzerinde ve yurt düzeyinde dağıtılan gazetelerden birinde, ayrıca yurt dışında dünya çapında dağıtılan denizcilikle ilgili günlük bir gazetede yayımlanır. Bu düzenlemede mecralar birlikte sayılmıştır. Yalnız yerel bir duyurunun veya tarafın kendi internet sayfasındaki paylaşımın bütün bu özel ilan şartlarını karşıladığı ileri sürülemez.
M.1385/2, ilan içeriğinde satışın hak ve yüklerden arınma sonucunun belirtilmesini ister. İpotek alacaklısının rızasıyla alıcı tarafından üstlenilenler, bu arınma sonucunun dışında kalır. Bu nedenle ilan, hem arınma sonucunu hem geçerli üstlenmenin kapsamını doğru göstermelidir. Geminin üzerindeki her kaydın daha ihale başlamadan sona erdiği şeklinde ifade kurulmaz. İlanın alıcıya açıkladığı sonuç ile bu sonucun m.1388/2 uyarınca bedelin ödenmesiyle gerçekleşeceği an ayrı tutulur.
Elektronik artırma ve ilan süreleri nasıl birlikte uygulanır?
İİK m.111/b, haczedilen malın satışını UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırma yoluyla düzenler. Güncel m.126, taşınmaz açık artırmasının hazırlık tedbirlerinde m.114’e gönderme yapar. M.114’e göre birinci ve ikinci artırmanın gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç tarihinden en az on beş gün önce ilan edilir. Elektronik satış portalı ile Basın İlân Kurumu İlan Portalı ilanları artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulur. Gemiye özgü m.1385 ilanları bu hazırlık içinde ayrıca gözetilir.
TTK m.1350’deki ayrı otuz günlük düzenleme ise Türk bayraklı geminin yurt dışında cebrî satışıyla ilgilidir. Satıştan en az otuz gün önce Türk Gemi Siciline, kayıtlı malike ve sicildeki diğer hak ve alacak sahiplerine bildirim veya gideri ilgililerce karşılanan kanuni ilan yolu öngörülür. İlan yolunda internet haber sitesi ile tirajı elli binin üzerinde ve Türkiye düzeyinde dağıtılan gazete birlikte aranır. Maddede bu bildirim veya ilan yapılmadan yurt dışında satış hâlinde kaydın silinemeyeceği ve kayıtlı haklarla alacakların saklı kalacağı düzenlenmiştir.
Malik hangi koşulla geminin satılmasını isteyebilir?
TTK m.1386/1, Türk ve yabancı bayraklı gemilerde malikin istemiyle de satış yapılmasına izin verir. Ancak malik aynı zamanda deniz alacağının kişisel borçlusu olmalıdır. Yalnız geminin sicildeki maliki olmak, bu özel istem için bütün koşulların gerçekleştiğini göstermez. Talepte gemi üzerindeki mülkiyet sıfatı ile ilgili deniz alacağından kişisel sorumluluk birlikte ortaya konulmalıdır. Kanun, malik sıfatı ile borçlu sıfatının aynı kişide bulunmasını özellikle arar.
Bu şart, m.1382/2’deki kesin haciz kuralıyla karıştırılmamalıdır. Kesin hacizde alacağın mutlaka deniz alacağı olması aranmaması, m.1386/1’in malik talebi için koyduğu özel koşulu kaldırmaz. Aynı gemiye ilişkin dosyada farklı istemlerin farklı dayanakları bulunabilir. Bu nedenle satış talebinde yalnız haczin varlığının belirtilmesiyle yetinilmemeli; işlemin malikin istemine mi, değer kaybı ve koruma masrafına mı yoksa güvenlik tehlikesine mi dayandığı açıklanmalıdır.
Değer kaybı ve yüksek koruma masrafında erken satış
TTK m.1386/2, geminin değerinin hızla düşmesi veya korunmasının fazla masraflı olması hâlinde vaktinden önce satış yolunu düzenler. Yeni gemi alacaklarının doğması veya sayılarının artması, hükümde özellikle belirtilen durumlardandır. Başvuruyu icra müdürü veya alacaklı, icra mahkemesine yapar. Düzenleme hem ihtiyaten hem kesin olarak haczedilmiş Türk ve yabancı bayraklı gemileri kapsar. Dolayısıyla bu özel yolun kullanılabilmesi için haczin mutlaka kesin hacze dönüşmüş olması şartı kurulamaz.
İcra mahkemesi, dosyadan anlaşılan ilgililerin görüşünü aldıktan sonra karar verir. Değer kaybı iddiası ile koruma masrafı iddiasının dayanakları farklı olduğundan, geminin durumuna ilişkin kayıtlarla gerçekleşen ve devam eden giderler ayrı gösterilmelidir. Kanun, değer düşüşü için sabit bir yüzde veya koruma masrafı için tek bir parasal sınır belirlemez. Başvurunun dayanağı, maddede belirtilen hızla değer kaybetme veya fazla masraflı korunma koşuludur; açıklamasız bir satış isteği bu koşulların yerine geçmez.
Değerin hızla düşmesi ile korunmanın fazla masraflı olması alternatif nedenlerdir; kanun bunların mutlaka birlikte gerçekleşmesini aramaz. Yeni gemi alacaklarının doğması veya artması da özellikle gösterilen durumdur; her başvuruda önce yeni bir alacağın doğmasını bekleme şartı değildir. Bu ayrım, başvurunun gerekçesini belirler. Değer kaybına dayanılan dosyada kaybın hızını gösteren veriler, masraf nedenine dayanılan dosyada ise korunma giderleri öne çıkar. Bir nedenin koşulları diğerinin bulunmamasından hareketle reddedilmemelidir.
Bu karara karşı kanun yolu açıktır. Kanun yolu başvurusunu inceleyen mahkeme, başvuruyu öncelikle inceler; başvuru satış kararının uygulanmasını durdurur. Buradaki durdurma etkisi, güvenlik tehlikesi nedeniyle verilen satış kararından farklıdır. Bu yüzden yalnız erken satış başvurusu yapıldığını veya karara karşı başvurulduğunu bilmek yeterli değildir. Kararın m.1386’nın hangi fıkrasına dayandığı, uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesinde belirleyicidir.
İnsan, eşya ve çevre güvenliği tehlikesinde erken satış
TTK m.1386/3, geminin veya içindeki eşyanın insan, eşya ve çevre güvenliği açısından tehlike göstermesini ayrıca düzenler. İcra müdürü veya liman başkanı, ihtiyaten ya da kesin olarak haczedilmiş Türk veya yabancı bayraklı geminin erken satışı için icra mahkemesine başvurabilir. Bu fıkradaki başvurucular, ikinci fıkradaki icra müdürü veya alacaklı düzenlemesiyle aynı değildir. Tehlikenin gemiden mi, içindeki eşyadan mı kaynaklandığı da başvurunun somut dayanağında gösterilmelidir.
Üçüncü fıkra, ikinci fıkranın inceleme hükümlerine gönderme yapar; ancak kanun yolunun etkisi için açık bir istisna koyar. Bu güvenlik gerekçeli satış kararına karşı kanun yoluna başvurulması, kararın uygulanmasını durdurmaz. İlgililerin görüşünün alınması ve kararın kanun yoluna açık olması ile başvurunun durdurucu etkisi farklı konulardır. Kanun yolunun açık bulunmasından, satışın her durumda bekletileceği sonucu çıkarılamaz. İkinci fıkradaki durma kuralı, üçüncü fıkraya taşınmamalıdır.
Gemi hangi hâllerde pazarlıkla satılabilir?
TTK m.1387, bütün ilgililerin istemesi veya m.1386’da gösterilen hâllerin gerçekleşmesi durumunda geminin pazarlık yoluyla satılmasına izin verir. Kanun bu iki durumu alternatif olarak kurar. Bu nedenle her pazarlık satışında mutlaka bütün ilgililerin ortak isteminin bulunması gerektiği söylenemez. Buna karşılık yalnız bir alacaklının pazarlığı tercih etmesi de, m.1386 koşulları gösterilmeden, bütün ilgililerin istemi yerine geçirilemez.
Pazarlık yöntemi, burada cebrî satış düzeni içinde değerlendirilir. Alıcıyla malik arasında özel bir anlaşma yapılması, icra dosyasındaki satış işleminin tamamlandığını kendiliğinden göstermez. Hangi kanuni alternatifin kullanıldığı, satışın dayanağı ve uygulanacak işlem dosyada açık olmalıdır. Pazarlıkla satışın mümkün olması ile mülkiyetin geçişi ve mevcut hakların sona ermesi de ayrı sorulardır. Son iki sonuç, yöntemin adından değil m.1388’in belirlediği aşamalardan hareketle açıklanır.
İlgililerin görüşünün alınması ile bütün ilgililerin satış istemesi de aynı koşul değildir. M.1386/2’de mahkemenin görüş alması karar öncesi incelemenin parçasıdır; m.1387’de bütün ilgililerin istemi, pazarlık yöntemini mümkün kılan alternatiflerden biridir. Bu iki hükmün ifadeleri birbirinin yerine kullanılamaz. Erken satış koşullarına dayanılan işlemde hangi ilgililerin görüşüne başvurulduğu, ortak isteme dayanılan işlemde ise bu istemin kapsamı ayrı açıklanmalıdır. Salt görüş bildirilmesi, herkesin pazarlıkla satışı istediğini göstermez.
Mülkiyetin geçişi ile gemi üzerindeki yüklerin sona ermesi
TTK m.1388/1, alıcının mülkiyeti icra dairesi tarafından geminin kendisine ihale edildiği veya satıldığı anda kazandığını düzenler. Maddenin üçüncü fıkrası, bu sonucu bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için kabul eder. Buna karşılık ikinci fıkranın gemi üzerindeki haklara ilişkin sonucu farklı bir ana bağlanır. Bu nedenle ihale veya satış tutanağının tarihi ile bedelin icra dairesine ödendiği tarih aynı işlem gibi kaydedilmemelidir.
Satış bedeli icra dairesine ödendiğinde gemi üzerindeki ayni ve kişisel haklar, külfetler ve sınırlandırmalar sona erer. Ancak ipotek alacaklısının rızasıyla alıcı tarafından üstlenilenler, bu arınma sonucunun dışında kalır. Bu yüzden geminin her durumda bütün ipoteklerden arındığı söylenemez; rıza ve üstlenim olup olmadığı ayrıca incelenir. Sadece malikin kabulü, maddede aranan ipotek alacaklısı rızasının yerine geçmez. İlanın arındırılmış satış açıklamasıyla, bedelin ödenmesi ve varsa üstlenilen ipoteğin kaydı birlikte okunmalıdır.
Gemi üzerindeki hakların sona ermesi, bütün alacaklılara tam olarak ödeme yapıldığının açıklaması değildir. TTK m.1389, satış tutarı bütün alacakları karşılamadığında sıra cetveli düzenlenmesini ayrıca öngörür. Dolayısıyla geminin üzerindeki yüklerden arınması ile satış bedelinin alacaklılar arasında dağıtılması ayrı aşamalardır. Gemi alacaklısı hakkı ve kanuni öncelikler bu sonraki dağıtımın ayrı inceleme alanıdır. Cebrî satışın sonuçlarını açıklarken bütün alacakların aynı anda ve tamamen tahsil edildiği varsayılmamalıdır.
Bedelin ödenmesi, tescil ve fiilî teslim nasıl ayrılır?
İcra ve İflas Kanunu m.114, ihale alıcısının satış bedelinin tamamını, ihalenin gerçekleştiğine ilişkin tutanağın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde icra dairesi hesabına ödemesi gerektiğini belirtir. Başlangıç, yalnız artırmanın yapıldığı gün olarak gösterilemez. Portaldaki tutanak ilanı, ödeme kaydı ve kesinleşme bilgisi ayrı takip edilmelidir. Bu kayıtlar, TTK m.1388’deki farklı sonuçların hangi aşamada doğduğunu belirlemeye hizmet eder.
İİK m.114’te tescil ve teslim işlemleri ihalenin kesinleşmesine bağlanır; malın teslimi veya sicile kayıtlı malın alıcı adına tescili, damga vergisi ile katma değer vergisinin yatırılmasından sonra gerçekleştirilir. Bu nedenle TTK m.1388’in mülkiyetin ihale veya satış anında kazanılmasına ilişkin hükmü, geminin derhâl fiilen teslim edildiği veya serbestçe kullanıma hazır olduğu anlamına gelmez. Mülkiyetin kazanılması, bedelin ödenmesi, ihalenin kesinleşmesi ve tescil-teslim işlemleri aynı tarihe indirgenmemelidir.
Satış bedeli paylaştırılıncaya kadar nasıl korunur?
TTK m.1386/4, icra müdürlüğünün satış bedelini hak sahipleri adına, paylaştırma aşamasına kadar nemalandırmak amacıyla icra mahkemesinin belirleyeceği bankaya yatırmasını düzenler. Tutar üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülür. TTK m.1388/2 de bu hükmü satışın sonuçlarına bağlar. Buradaki üç aylık dönem, banka hesabının vadesidir; alacaklıların bütün başvuruları için yeni bir üç aylık süre veya bedelin mutlaka üç ayda dağıtılacağı güvencesi değildir.
Bu düzenleme, satılan geminin bedelini paylaştırmaya kadar korur. Gemi haczinde teminatla serbest bırakma ve haczin kaldırılması ise farklı bir işlemdir; m.1370 ve m.1371’in teminat sonuçları satış bedeline kendiliğinden aktarılmaz. Dosyada hangi tutarın satış bedeli, hangi tutarın başka bir işlem için verilmiş teminat olduğu ayrı gösterilmelidir. Bankaya yatırma işlemi, satışın dayanağını veya alacaklıların haklarının hangi kuralla belirlendiğini değiştiren tek başına bir işlem değildir.
Sık Sorulan Sorular
1. Sicile kayıtlı gemi hangi satış hükümlerine göre satılır?
TTK m.1383’e göre sicile kayıtlı Türk ve yabancı bayraklı gemiler, İİK’nin taşınmaz satışına ilişkin hükümlerine göre paraya çevrilir. Sicile kayıtlı olmayan gemilerde taşınır satış hükümleri uygulanır. Ölçüt yalnız bayrak değildir.
2. Yabancı sicilli geminin kaydını yalnız alacaklı mı getirir?
TTK m.1384/1 uyarınca icra müdürü ilgili devletin konsolosluğuna satış istemini bildirir ve sicil kaydını ister. Alacaklı da onaylı kayıt sureti sunabilir. Mükellefiyetler listesi, hangi kayıt önce gelirse o kayda göre hazırlanır.
3. Gemi satışında yalnız elektronik ilan yeterli midir?
TTK m.1385, İİK m.126 uyarınca yapılacak ilan için internet haber sitesi, tirajı elli bin üzerinde ve yurt düzeyinde dağıtılan gazete ile yurt dışında dünya çapında dağıtılan günlük denizcilik gazetesindeki ilanı birlikte düzenler. Güncel İİK’nin elektronik satış hükümleri de uygulanır.
4. Malik her durumda kendi istemiyle erken satış sağlayabilir mi?
TTK m.1386/1’de malik aynı zamanda deniz alacağının kişisel borçlusu olmalıdır. Yalnız gemiye malik olmak, bu özel hükmün koşulunu karşılamaz. Diğer erken satış nedenleri ve bunların başvurucuları ayrı fıkralarda düzenlenmiştir.
5. Değer kaybı nedeniyle erken satış kararına başvuru satışı durdurur mu?
TTK m.1386/2’deki değer kaybı veya fazla koruma masrafı gerekçesine dayanan satış kararına karşı kanun yoluna başvurma, kararın uygulanmasını durdurur. Başvuruyu inceleyen mahkeme bu kanun yolu başvurusunu öncelikle inceler.
6. Güvenlik tehlikesindeki satışta da aynı durma sonucu var mıdır?
Hayır. TTK m.1386/3, güvenlik tehlikesi nedeniyle verilen erken satış kararına karşı kanun yoluna başvurmanın uygulamayı durdurmayacağını belirtir. Bu fıkrada başvuruyu icra müdürü veya liman başkanı yapabilir.
7. Pazarlıkla satış için bütün ilgililerin istemi her zaman şart mıdır?
TTK m.1387 iki alternatif kurar: bütün ilgililerin istemesi veya m.1386’daki hâllerin gerçekleşmesi. İkinci alternatif göz ardı edilerek her pazarlık satışında ortak istem şartı ileri sürülemez. Dayanılan koşul dosyada açıklanmalıdır.
8. İhale alıcısı geminin mülkiyetini ne zaman kazanır?
TTK m.1388/1’e göre icra dairesinin gemiyi kendisine ihale ettiği veya sattığı anda kazanır. Bu hüküm, geminin bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmamasına bakılmaksızın uygulanır. Fiilî teslim ve tescil işlemleri ayrı koşullara bağlıdır.
9. İpotekler ihale anında mı sona erer?
TTK m.1388/2, gemi üzerindeki hakların sona ermesini satış bedelinin icra dairesine ödenmesine bağlar. İpotek alacaklısının rızasıyla alıcı tarafından üstlenilenler, bu arınma sonucunun dışında kalır. Mülkiyetin kazanıldığı an ile yüklerin sona erdiği an ayrı tutulur.
10. Mülkiyet kazanılınca gemi hemen teslim edilir mi?
İİK m.114, tescil ve teslimi ihalenin kesinleşmesine bağlar; teslim veya alıcı adına tescil, damga vergisi ve KDV yatırıldıktan sonra yapılır. TTK m.1388’deki mülkiyet kazanımı, bu işlemlerin kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez.
Mevzuat ve kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026. Kanun maddeleri ve resmî kaynak bağlantıları ilgili açıklamaların yanında verilmiştir.
İstanbul ve Mersin ofisleri
Avukat Halil BAKIRCI ile dosyanızın belgelerini ve başvuru aşamasını değerlendirmek için iletişim sayfasından randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya takibi, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yürütülür. Başvurulacak merci ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığa uygulanan kanun hükümlerine göre belirlenir.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
