B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Adli Yardım Neleri Karşılar? HMK 335 Kapsamı ve Ücretsiz Avukat

Kısa ve net cevap: HMK m.335’e göre adli yardım kararı; yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet, gerekli giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve davanın avukatla takibi gerekiyorsa ücretinin sonradan ödenmek üzere bir avukat temini imkânlarını sağlayabilir. Mahkeme bu yardımların tamamını veya yalnız bir kısmını tanıyabilir. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Özet: Adli yardım sadece harç muafiyeti midir?

Hayır. Adli yardım yalnız dava açılış harcının ödenmemesi değildir. HMK m.335, yargılama ve takip giderlerinin tamamına ilişkin geçici muafiyet, teminat muafiyeti, zorunlu giderlerin Devletçe avans olarak karşılanması ve gerekiyorsa avukat sağlanması gibi dört ayrı temel fayda düzenler. Ancak hangi kalemlerin somut dosyada tanınacağı mahkemenin adli yardım kararının kapsamına göre belirlenir.

Adli yardımın “geçici muafiyet” niteliği önemlidir. Karar, giderlerin her durumda ve sonsuza kadar silindiği anlamına gelmez. Dava sonunda yargılama giderlerinin nihai yükü HMK m.339 ve genel gider hükümlerine göre belirlenir. Ayrıca adli yardım kararı, kişinin mali durumunun iyileşmesi veya yanlış bilgi verilmesi hâlinde HMK m.338 uyarınca kaldırılabilir.

HMK 335 kapsamında adli yardımın yargılama giderleri, teminat ve avukat yardımını kapsamasını anlatan hukuk ve mali belge görseli
HMK m.335, adli yardımın geçici gider muafiyeti, teminat muafiyeti, gider avansı ve gerekiyorsa avukat teminini kapsayabileceğini düzenler.

HMK 335 Adli Yardımın Kapsamını Nasıl Düzenler?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.335, adli yardım kararının sağlayabileceği hukuki kolaylıkları tek tek sayar. Birinci olarak kişinin yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muaf tutulması mümkündür. İkinci olarak yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet sağlanabilir.

Üçüncü olarak dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi mümkündür. Dördüncü olarak davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini sağlanabilir. Kanun, adli yardımın yalnız mahkeme harcıyla sınırlı olmadığını açık biçimde göstermektedir.

HMK m.335/2, mahkemenin talepte bulunan kişinin önceki fıkradaki hususların tamamından veya bir kısmından yararlanmasına karar verebileceğini düzenler. Bu nedenle adli yardım kararı “ya hep ya hiç” sistemi değildir; somut ihtiyaca göre kısmi karar mümkündür.

Yargılama ve Takip Giderlerinden Geçici Muafiyet Ne Demektir?

HMK m.335/1-a, yapılacak bütün yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlar. “Geçici” kelimesi, giderin hukuk düzeninden tamamen silindiği anlamına gelmez. Dava sırasında peşinen ödeme yükünün kaldırılması, kişinin parasızlık nedeniyle hakkını mahkeme önünde ileri sürememesini önlemeye yöneliktir.

Yargılama giderlerinin türleri HMK m.323’te sayılır. Harçlar, tebligat ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, geçici hukuki koruma tedbirlerinin gerektirdiği giderler, keşif giderleri, tanık ve bilirkişi ücret/giderleri ile kanunda sayılan diğer kalemler bu sistem içinde değerlendirilir.

Adli yardım kararı verilmeden önce doğmuş ve ödenmiş giderler bakımından HMK m.337/3 önemlidir. Kanun, adli yardımın daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamayacağını düzenler. Bu nedenle başvurunun zamanı, hangi giderlerin yardım kapsamına gireceğini etkiler.

Adli Yardım Kararı Teminat Gösterme Zorunluluğunu Kaldırabilir mi?

Evet. HMK m.335/1-b, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyeti adli yardımın kapsamına açıkça alır. Böylece kanunen teminat gösterme yükümlülüğü bulunan kişinin, adli yardım koşulları oluşmuşsa sırf teminatı karşılayamadığı için hak arama yolundan mahrum kalması önlenebilir.

Teminat muafiyeti, her türlü özel hukuk teminatının adli yardım kararıyla ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Hüküm, yargılama ve takip giderleri bakımından kanunun öngördüğü teminata ilişkindir. İhtiyati tedbir veya başka geçici hukuki koruma için istenen teminatın adli yardım kararıyla nasıl etkileneceği, ilgili usul hükmüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Bu konu HMK 335 ihtiyati tedbir ve teminat muafiyeti rehberinde ayrıca ele alınmaktadır.

Bilirkişi, Keşif, Tebligat ve Diğer Giderleri Devlet Avans Olarak Ödeyebilir mi?

HMK m.335/1-c, dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesini adli yardımın faydaları arasında sayar. Bu hüküm özellikle bilirkişi, keşif, tebligat veya zorunlu başka usul giderlerini peşinen karşılayamayan kişi bakımından önemlidir.

Mahkemenin adli yardım kararının kapsamı burada belirleyicidir. Yardım kararı gerekli giderlerin Devletçe avans olarak karşılanmasını kapsıyorsa, kişi bu giderleri peşin ödeme güçlüğü nedeniyle işlemin yapılamaması sonucuyla karşı karşıya bırakılmamalıdır.

Ancak “Devlet avans olarak ödedi” ifadesi nihai giderin her durumda Hazine üzerinde kalacağı anlamına gelmez. HMK m.339, adli yardım nedeniyle ertelenen veya Devletçe ödenen giderlerin dava sonunda nasıl tahsil edileceğini özel olarak düzenler.

HMK 335 Kapsamında Ücretsiz Avukat Sağlanabilir mi?

HMK m.335/1-ç, davanın avukat ile takibi gerekiyorsa ücretinin sonradan ödenmek üzere bir avukat teminini adli yardımın kapsamına alır. Bu hüküm, mahkeme adli yardımının avukat yardımını da içerebileceğini açıkça gösterir.

Avukatın fiilen nasıl görevlendirileceği HMK m.340 ile bağlantılıdır. Mahkeme, adli yardımdan yararlanan kişinin davayı avukatla takip etmesi gerektiğine karar verirse ilgili barodan görevlendirme ister. Görevlendirilen avukatın ücreti Hazinece ödenir ve yargılama gideri olarak değerlendirilir.

Bu sistem ile TBB Adli Yardım Yönetmeliği kapsamındaki baro adli yardımı aynı değildir. Baro adli yardımında başvuru doğrudan adli yardım bürosuna yapılabilir; HMK m.340 ise mahkemenin adli yardım kararı içinde avukatla takip gerekliliğini değerlendirdiği özel usul yoludur.

Mahkeme Adli Yardımın Yalnız Bir Kısmını Verebilir mi?

Evet. HMK m.335/2, mahkemenin talepte bulunanın birinci fıkradaki hususların tamamından veya bir kısmından yararlanmasına karar verebileceğini açıkça düzenler. Örneğin kişi harç ve gider avansı bakımından yardıma ihtiyaç duyabilirken avukat teminine ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varılabilir.

Tersine, davanın hukuki karmaşıklığı nedeniyle avukatla takip gerekliliği kabul edilip bazı giderler bakımından kişinin ödeme gücü olduğu değerlendirilebilir. Kararın kapsamı somut gerekçeye dayanmalı ve hangi HMK m.335 faydalarının tanındığı açıkça anlaşılmalıdır.

Bu nedenle adli yardım dilekçesinde yalnız “adli yardım istiyorum” demek yerine hangi giderlerin karşılanamadığı, neden yardım gerektiği ve varsa avukat ihtiyacının gerekçesi somutlaştırılmalıdır.

Adli Yardım Kararı Ne Zamana Kadar Devam Eder?

HMK m.335/3, adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğini düzenler. Böylece ilk derece yargılamasında verilen yardım, şartları devam ettiği ve kaldırma nedeni bulunmadığı sürece karar kesinleşene kadar etkisini sürdürebilir.

Ancak kanun yolu aşamasındaki yeni adli yardım talepleri ve BAM/Yargıtay önündeki başvuru usulü HMK m.336/3 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. İstinaf veya temyiz aşamasında başvurunun hangi makama yapılacağı ayrı kurala tabidir.

Adli yardım kararı kesinleşmeye kadar devam etse de HMK m.338 uyarınca kişinin mali durumunun iyileşmesi veya talep sırasında kasten ya da ağır kusurla yanlış bilgi verilmiş olması hâlinde yardım kaldırılabilir.

Adli Yardım Alan Kişi Davayı Kaybederse Giderler Ne Olur?

Adli yardım, yargılama sırasında peşin ödeme engelini kaldırır; fakat dava sonunda giderlerin nihai sorumluluğu ayrıca belirlenir. HMK m.339/1, adli yardım nedeniyle ertelenen bütün yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağını düzenler.

Adli yardımdan yararlanan kişi haksız çıkarsa ve giderlerin tamamını bir defada ödemesi güçse mahkeme, eşit taksitler hâlinde ve en fazla bir yıl içinde ödeme kararı verebilir. HMK m.339/2 ise tahsilatın açıkça mağduriyete neden olacağının mahkemece anlaşılması hâlinde kişinin giderlerin tamamını veya uygun görülen kısmını ödemekten muaf tutulmasına imkân verir.

Bu nedenle “adli yardım aldım, dava sonunda hiçbir gider ödemem” şeklindeki kesin ifade doğru değildir. Ayrıntı için ilerideki HMK 339 giderlerin dava sonunda tahsili rehberi incelenebilir.

Mahkeme Adli Yardımı ile Baro Adli Yardımı Aynı mı?

Hayır. Mahkeme adli yardımı HMK m.334–340 hükümlerine dayanır ve yargılama giderleri, teminat, avans ve gerekiyorsa avukat teminini kapsayabilir. Baro adli yardımı ise Avukatlık Kanunu m.176–181 ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği kapsamında yürütülür.

Baro adli yardımında başvurunun hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosu veya temsilciliğine yapılması, başvuru formu ve mali/hukuki durumu gösteren belgelerin sunulması gibi özel usuller vardır. Ret kararına baro başkanına on gün içinde başvuru imkânı bulunur.

İki sistemin ayrıntılı karşılaştırması baro adli yardımı ile mahkeme adli yardımı farkı başlıklı ayrı rehberde ele alınmaktadır.

Adli Yardım Hangi Koşullarda İstenebilir?

HMK m.334/1’e göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişiler, iddia veya savunmalarının açıkça dayanaktan yoksun olmaması şartıyla adli yardımdan yararlanabilir. İki koşul birlikte değerlendirilir: ekonomik yetersizlik ve hukuki talebin açıkça dayanaksız olmaması.

HMK m.334/2’nin eski tüzel kişi düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 24 Eylül 2024 tarihli E.2024/78, K.2024/164 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle güncel içerikte eski “kamuya yararlı dernek ve vakıflar…” hükmü yürürlükteymiş gibi kullanılmamalıdır.

Yabancılar bakımından HMK m.334/3 karşılıklılık şartı getirir. Somut başvuruda vatandaşlık ve karşılıklılık konusu ayrıca değerlendirilmelidir.

HMK 335 Adli Yardım Kapsamı Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Adli yardım dava harcını karşılar mı?

HMK m.335 kapsamında yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlanabilir; mahkemenin karar kapsamı esas alınır.

2. Bilirkişi ücretini Devlet ödeyebilir mi?

Adli yardım kararı m.335/1-c kapsamındaki gerekli giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesini içerebilir.

3. Keşif gideri adli yardım kapsamına girebilir mi?

Evet. Yargılama için gerekli keşif gideri, kararın kapsamına göre Devletçe avans olarak karşılanabilir.

4. Adli yardım ücretsiz avukat sağlar mı?

Davanın avukatla takibi gerekiyorsa HMK m.335/1-ç ve m.340 çerçevesinde avukat temini mümkündür.

5. Mahkeme yalnız harç muafiyeti verip avukat talebini reddedebilir mi?

Evet. HMK m.335/2 mahkemenin yardımların tamamını veya bir kısmını tanımasına izin verir.

6. Adli yardım kararı ne zamana kadar sürer?

HMK m.335/3’e göre hükmün kesinleşmesine kadar devam eder; kaldırma sebepleri saklıdır.

7. Adli yardım geçmişte ödediğim giderleri geri verir mi?

Hayır. HMK m.337/3 adli yardımın daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamayacağını düzenler.

8. Davayı kaybedersem giderler silinir mi?

Otomatik olarak silinmez. HMK m.339 tahsil, taksit ve bazı hâllerde tam/kısmi muafiyet kurallarını düzenler.

9. Adli yardım teminatı kaldırabilir mi?

HMK m.335/1-b yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet imkânı verir.

10. Baro adli yardımıyla aynı sistem mi?

Hayır. Mahkeme adli yardımı HMK 334–340’a, baro adli yardımı Avukatlık Kanunu ve TBB Adli Yardım Yönetmeliğine dayanır.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde HMK m.334–340’ın güncel metni esas alınarak kontrol edilmiş; HMK m.334/2’nin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş eski hükmü yürürlükteymiş gibi kullanılmamıştır.

(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp