İcra Müdürlüğü İşlemine Şikâyet Süresi Kaç Gündür? İİK m.16
Kısa ve net cevap: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16’ya göre icra veya iflas dairesinin kanuna aykırı ya da somut olaya uygun bulunmayan işlemine karşı şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır. Ancak bir hakkın yerine getirilmemesi veya işin sebepsiz yere sürüncemede bırakılması nedeniyle yapılan şikâyetlerde yedi günlük süre uygulanmaz; bu hâllerde her zaman şikâyet mümkündür. Şikâyetin süresi, işlemin niteliği ve kanunda özel olarak süresiz şikâyet kabul edilen hâller dosya bazında ayrılmalıdır.

İİK m.16 ne düzenler?
İcra ve iflas daireleri cebri icra sürecinde haciz, satış, ödeme, sıra, muhafaza, tebligat ve birçok başka usul işlemi yapar. Bu işlemler mahkeme hükmü değildir; ancak borçlu, alacaklı ve üçüncü kişilerin malvarlığına doğrudan etki eder. İİK m.16, icra dairesinin kanuna aykırı veya somut olaya uygun olmayan işlemlerine karşı icra mahkemesinde şikâyet yolunu düzenler.
Güncel resmî kanun metnine Mevzuat Bilgi Sistemi – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu üzerinden ulaşılabilir. Şikâyet klasik anlamda bir dava değildir; icra organının işlem veya hareketsizliğinin kanuna uygunluğunu denetleyen takip hukuku yoludur.
Bu nedenle şikâyetin konusu borcun gerçekten mevcut olup olmadığı değil, icra dairesinin yaptığı işlemin hukuka uygun olup olmadığıdır. Borcun esasına ilişkin itiraz ve davalar farklı yollara tabidir.
Hangi icra işlemleri şikâyet edilebilir?
İcra dairesinin kanuna aykırı veya hadiseye uygun bulunmayan işlemleri şikâyet konusu olabilir. Örneğin haczedilemez malın haczi, kanuna aykırı sıra işlemi, satış talebinin hukuka aykırı reddi, yanlış harç hesabı, haciz kaldırma talebinin sebepsiz reddi veya icra müdürünün kanunun emrettiği işlemi yapmaması şikâyet konusu yapılabilir.
Şikâyet edilebilir işlem mutlaka yazılı ara karar biçiminde olmayabilir. İcra dairesinin fiilî işlemi, açık ret kararı veya yapması gereken işlemi yapmaması da m.16 kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık takip dayanağı borcun hiç bulunmadığı, ödendiği veya zamanaşımına uğradığı gibi maddi hukuk savunmaları her durumda m.16 şikâyetiyle çözülemez. Hangi yolun kullanılacağı takip türüne göre belirlenmelidir.
Şikâyet süresi kaç gündür?
İİK m.16’daki genel kural, şikâyetin işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmasıdır. Bu süre özellikle icra müdürlüğünün belirli işlemine yönelen olağan şikâyetlerde uygulanır.
Süre işlem tarihinden değil, şikâyet hakkı sahibinin işlemi öğrendiği tarihten başlar. Elbette işlem usulüne uygun tebliğ edilmişse tebliğ tarihi çoğu durumda öğrenme tarihinin en güçlü göstergesidir. İşlem duruşmada veya icra dairesinde hazır bulunan tarafa açıklanmışsa öğrenme daha erken tarihte gerçekleşebilir.
Yedi günlük sürenin son günü tatil gününe denk gelirse genel süre kuralları uygulanır. Buna rağmen icra hukukunda sürelerin kısa olması nedeniyle son günü beklemek yerine şikâyetin derhal hazırlanması gerekir.
Öğrenme tarihi nasıl ispat edilir?
Öğrenme tarihi tebliğ mazbatası, UETS kaydı, UYAP evrak görüntüleme kaydı, icra dairesinde alınan belge, banka blokesi bildirimi veya başka objektif kayıtlarla ispatlanabilir. Yalnız “bugün öğrendim” şeklindeki soyut beyan, dosyada daha eski ve açık bir öğrenme kaydı varsa yeterli olmaz.
Örneğin borçlu hesabındaki haczi bankanın SMS’iyle öğrenmiş ve aynı gün icra dosyasını görüntülemiş olabilir. Buna karşılık işlem borçluya usulüne uygun elektronik tebligatla daha önce bildirilmişse süre tebliğ tarihine göre değerlendirilebilir.
Şikâyet dilekçesinde öğrenme tarihi açıkça yazılmalı ve mümkünse dayanak belge eklenmelidir. Süre yönünden tereddüt varsa en erken ihtimal esas alınarak gecikmeden başvuru yapmak güvenlidir.
Hangi hâllerde süresiz şikâyet mümkündür?
İİK m.16 açıkça, bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabileceğini düzenler. Burada icra dairesi yapması gereken işlemi hiç yapmamakta veya hukuki bir sebep olmadan bekletmektedir.
Örneğin kanuni koşulları gerçekleşmiş haciz kaldırma talebinin hiçbir karar verilmeden aylarca bekletilmesi, satış bedelinin hak sahibine ödenmesinin gerekçesiz sürüncemede bırakılması veya dosyada yapılması zorunlu işlemin sürekli ertelenmesi süresiz şikâyet tartışması doğurabilir.
Ayrıca kamu düzenine ilişkin bazı ağır icra hukuku aykırılıkları içtihatlarda süresiz şikâyet kapsamında değerlendirilebilir. Ancak “işlem bana çok ağır sonuç doğurdu” demek tek başına süresiz şikâyet yaratmaz. Önce aykırılığın niteliği belirlenmelidir.
İcra müdürlüğünün ret kararı süresiz şikâyet midir?
Her ret kararı süresiz şikâyet kapsamında değildir. İcra müdürlüğü talep hakkında açık bir karar vermişse, bu belirli işleme karşı kural olarak öğrenmeden itibaren yedi günlük şikâyet süresi gündeme gelir. Süresiz şikâyet daha çok hakkın hiç yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması gibi devam eden hareketsizlik hâllerinde önem taşır.
Bu nedenle talep reddedildikten sonra aylarca bekleyip “müdür hakkımı yerine getirmedi, süresiz şikâyet ederim” yaklaşımı risklidir. Açık ret kararının tarihi ve tebliği esas alınarak yedi günlük süre korunmalıdır.
Şikâyet ile icra takibine itiraz aynı şey midir?
Hayır. Ödeme emrine itiraz, borçlunun borca, imzaya veya yetkiye karşı çıkmasıdır ve genel haciz yolunda İİK m.62’ye göre tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Şikâyet ise icra dairesinin işlem veya hareketsizliğine karşı icra mahkemesine başvurudur.
Örneğin “bu borcu ödedim” savunması ödeme emrine itiraz konusudur. “İcra müdürü haczedilemez malı haczetti” iddiası ise şikâyet konusudur. Yanlış merciye verilen dilekçe süre kaybı yaratabilir.
Ödeme emrine itiraz için İİK m.62 ödeme emrine itiraz rehberi incelenebilir.
Şikâyet hangi mahkemeye yapılır?
Şikâyet, işlemi yapan icra veya iflas dairesi üzerinde denetim yetkisi bulunan icra mahkemesine yapılır. İcra mahkemesi takip hukukuna özgü özel görevli mahkemedir.
Şikâyet dilekçesi yanlışlıkla genel hukuk mahkemesine verilirse görev sorunu ortaya çıkar ve kısa şikâyet süresi bakımından ciddi risk doğabilir. Başvuru öncesinde işlem hangi icra dairesince yapılmışsa ilgili icra mahkemesi belirlenmelidir.
İcra mahkemesi, şikâyetin niteliğine göre dosya üzerinden veya duruşma açarak inceleme yapabilir. Kanunun özel olarak öngördüğü basit ve hızlı inceleme sistemi uygulanır.
Şikâyet icra takibini kendiliğinden durdurur mu?
Kural olarak hayır. İİK m.22’ye göre şikâyet, icra mahkemesi karar vermedikçe icrayı durdurmaz. Bu nedenle haciz, satış veya ödeme gibi geri dönülmesi güç bir işlem söz konusuysa şikâyet dilekçesinde takibin veya ilgili işlemin geçici olarak durdurulması ayrıca talep edilmelidir.
İcra mahkemesi somut olayın niteliğine göre takibin durdurulmasına karar verebilir. Ancak yalnız şikâyet dosyasının açılmış olması icra müdürlüğünün işlemlerini otomatik olarak askıya almaz.
Özellikle satış tarihi yakınsa mahkemenin durdurma kararının icra dosyasına ulaştığı ve işlendiği kontrol edilmelidir.
Usulsüz tebligata karşı şikâyet nasıl yapılır?
İcra takiplerinde usulsüz tebligat sık görülen şikâyet nedenlerinden biridir. Tebligat Kanunu m.32’ye göre tebliğ usulsüz yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse, bildirdiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılabilir.
Borçlu tebligatın neden usulsüz olduğunu ve hangi tarihte öğrendiğini somutlaştırmalıdır. Eski adrese tebligat, Tebligat Kanunu m.21 koşullarına aykırılık, tüzel kişiye yanlış usulle tebliğ veya elektronik tebligat hataları ayrı ayrı değerlendirilir.
Usulsüz tebligat şikâyeti kabul edilirse tebliğ tarihi düzeltilerek ödeme emrine itiraz gibi bağlı süreler yeniden değerlendirilebilir. Bu nedenle öğrenme tarihinden itibaren gecikmeden hem tebligat şikâyeti hem esas itiraz stratejisi kurulmalıdır.
Maaş haczi oranı yanlışsa şikâyet yolu kullanılabilir mi?
Evet. İcra müdürlüğünün İİK m.83’e aykırı maaş haczi işlemi, işlemin niteliğine göre icra mahkemesinde şikâyet konusu olabilir. Haciz oranı, borçlu ve ailesinin geçim ihtiyacı, maaşın niteliği ve özel haczedilmezlik hükümleri incelenir.
Maaş haczindeki dörtte bir kuralı için İİK m.83 maaş haczi rehberi kullanılabilir.
Satış talebi reddedilirse şikâyet edilebilir mi?
İcra müdürlüğü, süresinde ve kanuni giderleri tamamlanmış satış talebini hukuka aykırı biçimde reddederse bu ret kararı m.16 kapsamında şikâyet konusu olabilir. Ret kararının öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük genel süre özellikle korunmalıdır.
Satış isteme süresi ve gider koşulları için İİK m.106 satış isteme rehberi incelenebilir.
Şikâyet dilekçesinde ne yazılmalıdır?
Dilekçede icra mahkemesi, ilgili icra müdürlüğü ve dosya numarası, şikâyet edilen işlemin tarihi, işlemin öğrenildiği tarih, hukuka aykırılık nedeni ve istenen sonuç açıkça gösterilmelidir. Şikâyet edilen işlem belgesi dilekçeye eklenmelidir.
Örneğin haciz kaldırma talebinin reddine karşı şikâyette, haczin tarihi, satış süresinin nasıl geçtiği, satış talebi bulunup bulunmadığı ve ret kararının tarihi ayrı ayrı yazılmalıdır. “İcra müdürlüğü işlemi hukuka aykırıdır” şeklindeki tek cümle yeterli değildir.
Takibin durdurulması gerekiyorsa bunun nedeni de somutlaştırılmalıdır. Yaklaşan satış tarihi, hesaptaki blokaj, ticari faaliyetin durması veya geri dönüşü güç başka sonuçlar belgelenmelidir.
İcra mahkemesi şikâyet sonunda ne karar verebilir?
İcra mahkemesi şikâyeti reddedebilir, hukuka aykırı işlemi iptal edebilir veya icra müdürlüğünün yapması gereken işlemin yapılmasına karar verebilir. Kararın sonucu şikâyetin türüne göre değişir.
Mahkeme borcun esasını her şikâyette çözmez. İnceleme icra müdürlüğü işleminin takip hukukuna uygunluğuyla sınırlıdır. Maddi hukuk uyuşmazlığı varsa ayrı dava gerekebilir.
İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolu, kararın türü ve güncel parasal kesinlik sınırlarına göre ayrıca belirlenir. Kararın altındaki kanun yolu bildirimi ve İİK’nın özel hükümleri birlikte kontrol edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
İcra müdürlüğü işlemine şikâyet süresi kaç gündür?
İİK m.16’ya göre genel olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür.
Süre işlem tarihinden mi başlar?
Kural olarak öğrenme tarihinden başlar. Usulüne uygun tebliğ çoğu durumda öğrenmenin güçlü göstergesidir.
Her icra şikâyeti yedi gün mü?
Hayır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya işin sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet mümkündür; kanundaki diğer süresiz hâller ayrıca değerlendirilir.
İcra müdürünün açık ret kararına aylar sonra şikâyet edebilir miyim?
Kural olarak açık ret belirli bir işlemdir ve öğrenmeden itibaren yedi günlük süre korunmalıdır.
Şikâyet nereye yapılır?
İlgili icra dairesi üzerinde denetim yetkisi bulunan icra mahkemesine yapılır.
Şikâyet takibi otomatik durdurur mu?
Hayır. İcra mahkemesi ayrıca durdurma kararı vermedikçe takip devam eder.
Ödeme emrine itiraz ile şikâyet aynı mı?
Hayır. İtiraz borca, imzaya veya yetkiye ilişkindir ve genel haciz yolunda icra dairesine yapılır; şikâyet icra dairesinin işlemine karşı icra mahkemesine yapılır.
Usulsüz tebligat şikâyet edilebilir mi?
Evet. Tebligatın usulü ve gerçek öğrenme tarihi incelenerek icra mahkemesine başvuru yapılabilir.
Haciz oranı yanlışsa şikâyet mümkün mü?
Evet. Kanuna aykırı haciz işlemi m.16 kapsamında şikâyet konusu olabilir.
Şikâyet kabul edilirse takip tamamen biter mi?
Her zaman değil. Mahkeme yalnız hukuka aykırı işlemi iptal edebilir veya düzeltilmesini sağlayabilir; takip diğer yönleriyle devam edebilir.
Sonuç
İİK m.16’da temel kural öğrenmeden itibaren yedi günlük şikâyet süresidir. Buna karşılık icra dairesinin bir hakkı hiç yerine getirmemesi veya işi sebepsiz sürüncemede bırakması hâlinde her zaman şikâyet mümkündür. Şikâyet borcun esasına itirazdan farklıdır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. İcra dosyasında işlem öğrenildiği anda şikâyet türü, süre, görevli icra mahkemesi ve gerekiyorsa durdurma talebi birlikte hazırlanmalıdır.
Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İçerik 15 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
