B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İcra Takibi İçin Ayrı Avukatlık Ücreti Ödenir mi? Avukatlık Kanunu 173 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 173. maddesine göre, sözleşmede aksi açıkça kararlaştırılmadıkça avukatlık ücreti yalnızca avukatın üzerine aldığı işin karşılığıdır; icra takibi, karşılık dava, bağlantılı dava ve diğer hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir. Bu nedenle bir avukatın alacak davasını takip etmiş olması, dava sonunda verilen ilamın icrasını aynı ücretle yürütmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Taraflar ücret sözleşmesinde “kararın icrası da bu ücrete dahildir” hükmü kurabilir; böyle bir hüküm yoksa kanuni varsayılan ayrı ücrettir.

Dava ücreti ile icra takibi ücreti neden ayrıdır?

Dava ve icra takibi farklı hukuki süreçlerdir. Dava, uyuşmazlığın mahkeme önünde çözülmesi ve bir hüküm kurulması için yürütülür. İcra takibi ise mevcut bir para alacağının, ilamın veya başka takip dayanağının cebri icra organları aracılığıyla yerine getirilmesini amaçlar. Dosyaları, işlem türleri, süreleri, harçları ve avukatın yapacağı işler farklıdır.

Avukatlık Kanunu m.173 bu farkı açık biçimde ücret hukukuna yansıtır. Aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça bir iş için belirlenen ücret, yalnızca üstlenilen o işin karşılığıdır. Karşılık dava, bağlantılı dava, icra takibi ve her türlü diğer hukuki yardım ayrı ücrete tabidir.

Bu kuralın sonucu şudur: “Davayı kazandık, bundan sonra icra zaten aynı dosyanın devamıdır” düşüncesi ücret bakımından doğru değildir. İlamlı icra, dava sonucunu tahsilata dönüştüren ayrı bir takip dosyasıdır.

Avukatlık Kanunu m.173 tam olarak hangi işleri ayrı sayıyor?

Madde, aksi sözleşmede yazılı olmadıkça avukatlık ücretinin yalnızca üzerine alınan işin karşılığı olduğunu belirtir ve örnek olarak karşılık dava, bağlantılı dava, icra takibi veya her türlü hukuki yardımı sayar. Bu liste, tarafların “bir dava ücretiyle bütün gelecek işler sınırsız biçimde kapsanır” varsayımını önler.

Örneğin işçi alacağı davası için ücret kararlaştırılmışsa karar sonrası ilamlı icra, karşı işveren tarafından açılan bağlantılı tazminat davası veya ayrı bir ihtiyati haciz talebi otomatik olarak aynı ücretin içine girmez. Ücret sözleşmesinde bu işlerin dahil olduğu açıkça yazılmışsa sözleşme hükmü uygulanır.

İlamlı icra için ayrıca ücret alınır mı?

Evet. Mahkeme kararına dayalı ilamlı icra da m.173 anlamında bir icra takibidir. Kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği ilamın türüne göre değişse de, icra dosyasının açılması, takip talebinin hazırlanması, ödeme emri veya icra emrinin gönderilmesi, haciz ve tahsil işlemlerinin yürütülmesi ayrı hukuki hizmet oluşturur.

Bir alacak davasında mahkeme 500.000 TL ödenmesine karar vermiş olabilir. Davayı takip eden avukatın ücret sözleşmesi yalnızca “ilk derece alacak davasının takibi” şeklindeyse, bu kararın icra dairesinde takibi ayrıca ücretlendirilir. İcra dosyasındaki resmi harç ve masraflar da avukatlık ücretinden ayrıdır ve Avukatlık Kanunu m.173 gereğince iş sahibine aittir.

Dava açmadan doğrudan icra takibi yapılırsa ücret nasıl belirlenir?

Alacak ilamsız icra yoluyla takip edilebiliyorsa avukatın üstlendiği temel iş doğrudan icra takibidir. Bu durumda taraflar icra dosyasının takibi için sabit veya kanuna uygun başka bir ücret modeli belirler. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi altına inilemez.

Borçlu itiraz eder ve takip durursa daha sonra açılacak itirazın iptali davası veya şartları varsa itirazın kaldırılması başvurusu, m.173 gereğince ayrı hukuki yardım niteliğindedir. “İcra takibi için ücret ödedim, itiraz sonrası açılan dava da bunun içindedir” sonucu sözleşmede açık hüküm yoksa kurulmaz.

İtirazın iptali davası icra ücretine dahil mi?

Kural olarak hayır. İtirazın iptali davası mahkeme önünde yürütülen ayrı bir dava olup, ilamsız icra takibinden farklı usule ve emek yapısına sahiptir. Avukatlık Kanunu m.173’ün bağlantılı dava ve diğer hukuki yardım için ayrı ücret kuralı burada uygulanır.

Taraflar baştan “ilamsız icra takibi ve borçlunun itirazı halinde açılacak itirazın iptali davası toplam ücrete dahildir” diyebilir. Bu durumda sözleşmenin kapsamı belirleyici olur. Böyle bir hüküm yoksa iki iş ayrı ücretlendirilir.

İtirazın kaldırılması da ayrı ücret mi?

Evet. İcra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması talebi, icra takibinin kendisinden ayrı bir hukuki başvurudur. Hangi belgeye dayanıldığı, süresi, mahkemenin inceleme kapsamı ve olası tazminat sonuçları ayrıdır. Sözleşme kapsamına açıkça dahil edilmemişse m.173 gereğince ayrıca ücretlendirilir.

Haciz işlemleri için ayrıca yeni ücret doğar mı?

Burada önce sözleşmenin “icra takibi” kapsamının ne kadar geniş olduğu belirlenir. Avukat yalnızca ödeme emri göndermek için değil, dosyanın tahsil aşamasına kadar icra takibini yürütmek üzere görevlendirilmişse haciz talepleri bu icra işi kapsamına girebilir. Buna karşılık satış, ortaklığın giderilmesi, tasarrufun iptali veya ayrı bir dava gerektiren işlemler yeni hukuki yardım oluşturabilir.

Ücret sözleşmesinde “icra dosyasının kesin tahsilata kadar takibi” veya “yalnızca takip açılışı ve ödeme emri aşaması” gibi açık kapsam yazılması, her haciz talebinde yeni ücret tartışmasını önler. M.173 ayrı iş ilkesini getirir; aynı iş içindeki her rutin işlemin mutlaka yeni bağımsız ücret doğurduğunu söylemez.

Satış talebi icra takibinin içinde midir?

Haczedilen malın satışının istenmesi, aynı icra dosyasının cebri satış aşaması olabilir. Sözleşmede icra takibinin kapsamı tahsilata kadar belirlenmişse satış işlemleri o işin parçası olarak düzenlenebilir. Ancak gayrimenkul satışı, kıymet takdiri şikâyeti, ihalenin feshi davası gibi ayrı başvuruların kapsamı sözleşmede ayrıca gösterilmelidir.

Özellikle uzun süren ve satış aşamasına geçen icra dosyalarında başlangıç ücretinin hangi aşamalara kadar geçerli olduğu yazılı sözleşmede açıkça gösterilmelidir.

İcra dosyasındaki karşı vekâlet ücreti avukata mı aittir?

Avukatlık Kanunu m.164’ün son fıkrasına göre dava sonunda kararla veya tarifeye dayanılarak karşı tarafa yükletilecek vekâlet ücreti avukata aittir. İcra takiplerinde tarifeye göre borçluya yüklenen icra vekâlet ücreti de bu kanuni sistem içinde değerlendirilir.

Bu ücret, müvekkilin kendi avukatına m.173 kapsamında ödeyeceği sözleşmesel icra takip ücretiyle aynı kalem değildir. “Borçludan zaten icra vekâlet ücreti alınacak, ben ayrıca ücret ödemem” sonucu kanundan çıkmaz. Taraflar aralarındaki sözleşmede mahsup veya farklı bir düzenleme yapmışsa o hüküm ayrıca incelenir.

İcra masrafları avukatlık ücretinden ayrı mı?

Evet. Başvurma harcı, tebligat, haciz, muhafaza, bilirkişi, kıymet takdiri, satış ve benzeri icra giderleri avukatlık ücretinden ayrıdır. Avukatlık Kanunu m.173, iş için gerekli vergi, resim, harç ve giderleri iş sahibinin sorumluluğuna bırakır.

Örneğin avukat icra takibi için 40.000 TL sözleşmesel ücret alırken dosyanın açılış ve haciz giderleri ayrıca 8.000 TL olabilir. Bu 8.000 TL avukatın kazancı değil, icra işlemleri için kullanılacak gider avansıdır.

İcra takibi ücreti peşin mi ödenir?

Ödeme zamanı ücret sözleşmesinde belirlenir. Taraflar ücretin tamamını peşin, bir kısmını takip açılışında ve kalanını tahsilat aşamasında veya taksitli şekilde düzenleyebilir. Avukatlık Kanunu m.174/3’e göre anlaşmaya göre peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse avukat işe başlamakla zorunlu değildir.

Bu nedenle icra takip talebinin hazırlanmasından önce ücret ve masraf avansı birlikte netleştirilmelidir. Ücret ile icra masrafının banka transferlerinde ayrı açıklamayla gönderilmesi hesap şeffaflığı sağlar.

Birden fazla icra dosyası tek ücretle takip edilir mi?

Bu da sözleşmenin kapsamına bağlıdır. Aynı müvekkilin on ayrı borçlusuna karşı on ayrı icra dosyası açılacaksa her dosya bağımsız takip işlemidir. Taraflar paket veya toplu ücret belirleyebilir; fakat bu durumda hangi dosyaların toplam ücrete dahil olduğu tek tek yazılmalıdır.

“Şirketin bütün icra işleri aylık danışmanlık ücretine dahildir” şeklinde sürekli hukuk hizmeti sözleşmesi de kurulabilir. Ancak kapsam ve ücret Avukatlık Kanunu ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olmak zorundadır.

İcra dosyasına sonradan başka avukat girerse ücret ne olur?

Bir dosyada avukat değişikliği, önceki avukatın ücret hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Azil varsa Avukatlık Kanunu m.174; avukatın çekilmesi varsa yine m.174’ün ilgili fıkraları uygulanır. Yeni avukatla yapılacak icra takip sözleşmesi ise ayrı bir ücret ilişkisi oluşturur.

Önceki avukatın hangi aşamaya kadar hizmet verdiği, azlin haklı olup olmadığı ve sözleşmenin kapsamı ayrı incelenir. Yeni avukatın aldığı ücret, eski avukatın kanuni ücret hakkını otomatik olarak sıfırlamaz.

Dava ücreti içinde icra da varsa sözleşmede nasıl yazılmalı?

Sözleşmede “bu ücret, ilk derece yargılaması ile kararın kesinleşmesinden/infaz kabiliyetinden sonra açılacak tek bir ilamlı icra dosyasının tahsilata kadar takibini kapsar” gibi somut bir kapsam kullanılabilir. Böylece m.173’ün varsayılan ayrı ücret kuralı tarafların açık anlaşmasıyla değiştirilmiş olur.

İstinaf, temyiz, icra, karşı dava ve bağlantılı dava için ayrı satırlar kullanmak daha güvenlidir. Her satırda “dahil” veya “ayrı ücret” ibaresi bulunması, sonradan kapsam tartışmasını azaltır.

Örnekler

Örnek 1: Avukat 250.000 TL alacak davasını takip edip karar almıştır. Sözleşme yalnızca ilk derece davasını kapsıyor. Kararın ilamlı icrası için m.173 gereğince ayrı ücret kararlaştırılır.

Örnek 2: Taraflar sözleşmede “ilk derece ve karar sonrası ilamlı icra ücrete dahildir” yazmıştır. Bu açık hüküm nedeniyle icra için ikinci kez aynı iş kapsamına aykırı ücret istenmez; sözleşme uygulanır.

Örnek 3: Avukat yalnızca ilamsız icra takibi için görevlendirilmiştir. Borçlu itiraz edince itirazın iptali davası açılması gerekir. Dava, m.173 gereğince ayrı hukuki yardım ve ayrı ücret konusudur.

Örnek 4: İcra takibinde haczedilen taşınmazın satışı sırasında üçüncü kişi istihkak davası açmıştır. İstihkak davası ayrı yargısal uyuşmazlıktır ve sözleşmede dahil değilse ayrıca ücretlendirilir.

İcra ücreti belirlenirken kontrol listesi

  1. Takibin ilamlı mı ilamsız mı olduğunu belirleyin.
  2. Ücretin yalnızca takip açılışını mı yoksa tahsilata kadar tüm icra işlemlerini mi kapsadığını yazın.
  3. Borçlu itiraz ederse açılacak dava veya başvurunun dahil olup olmadığını belirtin.
  4. Haciz, satış, kıymet takdiri şikâyeti ve ihalenin feshi gibi ayrı işlemleri açıkça düzenleyin.
  5. Avukatlık ücretini icra harç ve masraflarından ayırın.
  6. Karşı vekâlet ücretinin m.164 gereğince ayrı olduğunu belirtin.
  7. Ödeme vadesini ve masraf avansını yazılı hale getirin.
  8. Birden fazla dosya varsa dahil olan takip numaralarını veya borçluları listeleyin.

Sık sorulan sorular

Dava avukatına icra için yeniden ücret ödenir mi?

Sözleşmede icra takibinin dava ücretine dahil olduğu açıkça yazmıyorsa Avukatlık Kanunu m.173 gereğince icra ayrı ücrete tabidir.

İtirazın iptali davası icra ücretinin içinde midir?

Kural olarak ayrı davadır ve ayrıca ücretlendirilir; sözleşmede açıkça dahil edilebilir.

İcra vekâlet ücreti müvekkilin ödediği ücreti karşılar mı?

Hayır. Borçluya yüklenen takip vekâlet ücreti ile müvekkilin avukata ödediği sözleşmesel ücret ayrı kalemlerdir.

İcra harcı avukatlık ücretine dahil mi?

Kural olarak hayır. İcra harç ve giderleri m.173 gereğince iş sahibinin sorumluluğundadır.

Haciz için yeni ücret gerekir mi?

Haciz aynı icra takip görevinin kapsamındaysa ayrı bir iş sayılmayabilir. Sözleşmedeki kapsam belirleyicidir. Ayrı dava ve başvurular ise ayrıca ücretlendirilir.

İcra takibinin ücretini tahsilattan sonra ödemek mümkün mü?

Taraflar ödeme vadesini sözleşmeyle belirleyebilir. Kanuna uygun olmak şartıyla tahsilat aşamasına bağlı ödeme planı kurulabilir.

Avukat icra dosyasını açmadan önce masraf isteyebilir mi?

Evet. M.173 gereğince gerekli harç ve giderler için yeterli avans iş sahibi tarafından sağlanır.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi İcra Takibinde Nasıl Etkili Olur?

Taraflar icra takibi için ücret sözleşmesi yapabilir; ancak Avukatlık Kanunu m.164 gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında ücret kararlaştırılamaz. Bu nedenle sözleşmede “icra takibi ücretsizdir” veya tarifenin altına düşen sembolik bir bedel öngörülmesi, emredici tarife tabanı bakımından ayrıca değerlendirilir.

İcra dosyasında borçluya yüklenen karşı vekâlet ücreti ise tarife hükümlerine göre takip konusu miktar ve işlemin niteliği üzerinden belirlenir. Müvekkilin kendi avukatına ödediği sözleşmesel takip ücreti ile borçluya yüklenen bu vekâlet ücreti aynı alacak değildir. Birincisi avukat-müvekkil sözleşmesinden, ikincisi kanun ve tarifeden doğar.

İcra Takibi Sözleşmesinde “Tahsilata Kadar” İfadesi Ne Anlama Gelir?

Sözleşmede icra işinin “tahsilata kadar takibi” yazılmışsa, ödeme emri, kesinleşme, haciz talepleri, borçlu malvarlığı araştırmaları ve aynı dosyadaki olağan tahsil işlemlerinin kapsam içinde olduğu yönünde daha açık bir çerçeve kurulur. Buna rağmen bağımsız dava niteliğindeki istihkak, tasarrufun iptali, menfi tespit veya ihalenin feshi gibi uyuşmazlıkların ayrıca yazılması gerekir.

“İcra takibi” ifadesi yalnızca dosya açılışını mı yoksa haciz ve satış aşamalarını da mı kapsıyor sorusu ücret uyuşmazlığı yaratabilir. Bu nedenle sözleşmede “takip açılışı”, “haciz”, “satış” ve “ayrı dava/şikâyetler” için kapsam tablosu kullanılması daha güvenlidir.

Borçlu Kısmi Ödeme Yaparsa Avukatlık Ücreti Ne Olur?

Kısmi tahsilat, icra dosyasındaki borç bakiyesini azaltır; ancak avukat ile müvekkil arasındaki ücretin hangi matraha ve vadeye bağlandığı sözleşmeye göre belirlenir. Sabit ücret kararlaştırılmışsa kısmi ödeme sözleşme bedelini kendiliğinden değiştirmez. Tahsilata bağlı nispi ücret varsa hangi tahsilatların matraha dahil olduğu açıkça yazılmalıdır.

Örneğin “fiilen tahsil edilen ana paranın yüzde 10’u” ile “takip çıkışındaki alacağın yüzde 10’u” aynı hesap değildir. Avukatlık Kanunu m.164’teki yüzde 25 tavanı ve tarife tabanı korunmak şartıyla matrahın sözleşmede belirgin olması gerekir.

Takip Dosyası Kapanırsa Sonradan Yeniden Açılan İş Ayrı mı?

İcra dosyası tahsilatla, feragatle veya başka bir nedenle kapanmış ve daha sonra farklı bir alacak için yeni takip açılması gerekmişse yeni dosya ayrı hukuki yardım niteliğindedir. Aynı borç ilişkisinden doğması tek başına bütün gelecek takiplerin eski ücret kapsamında olduğu anlamına gelmez. Sürekli danışmanlık veya toplu takip sözleşmesi varsa kapsam o sözleşmeye göre belirlenir.

Avukatlık Kanunu m.173’ün amacı her yeni hukuki iş için kapsamın açık olmasını sağlamaktır. Bu nedenle dosya numarası, borçlu, alacak türü ve takip dönemi ücret sözleşmesinde tanımlanmalıdır.

Takip sonunda yapılacak hesapta sözleşmesel ücret, borçluya yüklenen icra vekâlet ücreti, resmi harç ve masraflar ile müvekkile aktarılacak tahsilat ayrı kalemler halinde gösterilmelidir. Bu ayrım, aynı ödemenin iki farklı ücret kalemi gibi görünmesini önler.

Sonuç

Avukatlık Kanunu m.173’ün açık kuralı, aksi sözleşmede yazılı olmadıkça icra takibinin davadan ayrı ücretlendirilmesidir. İlamlı veya ilamsız icra dosyasının açılması ve yürütülmesi ayrı hukuki yardımdır. İcra harç ve masrafları da sözleşmesel avukatlık ücretinden ayrıdır. Ücret sözleşmesinde ilk derece, istinaf, temyiz, icra, itirazın iptali ve diğer bağlantılı işlerin tek tek gösterilmesi hem avukat hem iş sahibi bakımından en güvenli yöntemdir.

Resmî dayanak: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164, 173 ve 174. Güncel metin: Mevzuat Bilgi Sistemi – Avukatlık Kanunu.

İlgili içerikler: Avukatlık ücret sözleşmesi örneği · Avukatlık ücretine masraflar dahil mi? · Karşı vekâlet ücreti kime aittir?

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp