B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması Talep Dilekçesi 2026 | HMK 393 Word

Kısa ve net cevap: HMK m.393’e göre ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Bu süre içinde uygulama istenmezse kanuni sonucu olarak tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Tedbir kararının uygulanması kural olarak kararın verildiği mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden istenir; mahkeme yazı işleri müdürü de kanunun izin verdiği hâllerde uygulamayla görevlendirilebilir. Dilekçede kararın tarihi ve sayısı, tefhim/tebliğ tarihi, tedbirin tam kapsamı, uygulanacak mal/hak ve uygulama mercii açıkça yazılmalıdır.

Süre veya merci konusunda tereddüt varsa: Bir haftalık süre dolmadan telefonla iletişime geçebilirsiniz. İlk görüşmede kişisel belge veya özel nitelikli veri göndermeyiniz.

İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması Dilekçesi Word

Word (.docx) indir

Düzenlenebilir, tam metin ve profesyonel dilekçe formatında Word belgesidir.

[YETKİLİ İCRA DAİRESİ / KARARDA GÖSTERİLEN MAHKEME YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ]NE

TALEP EDEN: [AD SOYAD/UNVAN, T.C./VERGİ NO, ADRES]

VEKİLİ: [VARSA AVUKATIN ADI SOYADI, BAROSU, SİCİL NO VE ADRESİ]

KARŞI TARAF: [AD SOYAD/UNVAN, ADRES]

MAHKEME/DOSYA: [MAHKEME, ESAS/D.İŞ NO]

KONU: HMK m.393 uyarınca [TARİH] tarihli ihtiyati tedbir kararının süresinde ve hüküm fıkrasına uygun biçimde uygulanması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. [MAHKEME] tarafından [TARİH] tarihinde [DOSYA NO] sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Kararın hüküm fıkrası aynen şöyledir: “[HÜKÜM FIKRASINI EKSİKSİZ YAZIN]”.

2. Karar tedbir isteyen tarafa [TEFHİM/TEBLİĞ] yoluyla [TARİH] tarihinde bildirilmiştir. İşbu talep HMK m.393/1’deki bir haftalık süre içinde sunulmaktadır.

3. Tedbir konusu [TAŞINMAZ/ARAÇ/BANKA HESABI/MENKUL/HAK/DİĞER] olup ayırt edici bilgileri şöyledir: [ADA-PARSEL/PLAKA-ŞASİ/HESAP-SİCİL/ADRES/DİĞER].

4. [VARSA] Mahkemenin belirlediği [TUTAR/TÜR] teminat [TARİH] tarihinde yatırılmış; makbuz/teminat belgesi eklenmiştir. [TEMİNATSIZ KARAR VARSA: Kararda teminat alınmamasının gerekçesi belirtilmiştir.]

5. Tedbirin, kararın hüküm fıkrasını genişletmeden [TAPUYA ŞERH/ARAÇ KAYDINA KISITLAMA/BANKA HESABINA BLOKE/MUHAFAZA-TESLİM/DİĞER İŞLEM] şeklinde uygulanması gerekmektedir.

6. Uygulamayı yapan memurca HMK m.393/4’e uygun tutanak düzenlenmesi, taraf veya üçüncü kişilerce ileri sürülen iddiaların tutanağa geçirilmesi ve gerekli tebligatların yapılması talep olunur.

7. [DAVA ÖNCESİ TEDBİR İSE] Uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılacak; dava açıldığına ilişkin evrak uygulamayı yapan memura ibraz edilerek dosyaya koydurulacak ve karşılığında belge alınacaktır.

HUKUKİ NEDENLER

6100 sayılı HMK m.389-399, özellikle m.392-394 ve m.397; 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER VE EKLER

1. İhtiyati tedbir kararı, 2. Tefhim/tebliğ belgesi veya duruşma tutanağı, 3. Teminat makbuzu/belgesi (varsa), 4. Mal/hak sicil ve kayıt bilgileri, 5. Vekâletname (varsa), 6. Diğer belgeler.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir kararının HMK m.393 uyarınca süresinde ve hüküm fıkrasına uygun biçimde uygulanması; gerekli şerh, kısıtlama, bloke, muhafaza, teslim veya diğer işlemlerin yapılması; uygulama tutanağının düzenlenmesi ve gerekli bildirimlerin tamamlanması için gereğinin yapılmasını arz ve talep ederim/ederiz.

[TARİH] — Talep Eden / Varsa Vekili [AD SOYAD] — [İMZA/E-İMZA]

HMK 393’e Göre Tedbir Ne Kadar Sürede Uygulanmalıdır?

HMK m.393 tedbir kararının uygulanmasını talep etmek için bir haftalık süre öngörür. Süre kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren işler. Bu, kaçırılması hâlinde tedbir kararının kendiliğinden kalkması sonucunu doğuran kanuni bir uygulama süresidir; karar alınmış olması tek başına korumayı süresiz ayakta tutmaz.

Tedbir isteyen taraf, kararın UYAP’ta görünmesiyle yetinmemeli; tefhim veya tebliğ tarihini belirleyip uygulama talebini süresinde yapmalıdır. Mahkeme kararında “tedbir konuldu” ifadesi olsa bile tapu, banka, sicil veya fiili mal üzerinde ayrıca icra işlemi gerekebilir.

Bir Haftalık Süre Hangi Tarihten Başlar?

Güncel kural: 7251 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle HMK m.393/1 değiştirilmiştir. 28 Temmuz 2020’den önceki kaynaklarda görülen ‘kararın verildiği tarih’ ölçütü güncel değildir. Karar duruşmada tedbir isteyen tarafa açıklanmışsa tefhim tarihi; hazır değilse usulüne uygun tebliğ tarihi süre başlangıcını belirler. Elektronik tebligatta 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun elektronik tebliğ hükümleri ayrıca uygulanır. Kararın yazıldığı veya imzalandığı tarih her durumda süre başlangıcı değildir.

Dilekçede “karar 11 Eylül 2026 tarihli” demekle yetinilmemeli; “karar [tarih] tarihinde tefhim/tebliğ edildi, bu talep bir haftalık süre içinde sunulmaktadır” şeklinde açık süre hesabı yapılmalıdır. Tebliğ belgesi veya duruşma tutanağı eklenebilir.

İşlemSüreBaşlangıçKaçırılırsa
Tedbirin uygulanmasını isteme1 haftaTedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğTedbir kararı kendiliğinden kalkar
Dava öncesi tedbirde esas davayı açma2 haftaUygulamanın talep edildiği tarihTedbir kendiliğinden kalkar

İkinci satır yalnız esas dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir kararları için geçerlidir.

İhtiyati Tedbir Kararı Hangi İcra Dairesinde Uygulanır?

HMK m.393, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden talep edilebilmesine imkân verir. Mahkeme kararında uygulama makamı ayrıca gösterilmişse bu talimata uyulur.

Taşınmaz üzerindeki devir yasağı, banka hesabı, ticari mal, araç veya belirli eşyanın teslim/muhafazası gibi tedbirlerde uygulama şekli farklıdır. Dilekçede tedbir konusu malın sicil, adres, plaka, hesap veya ayırt edici bilgisi açıkça yazılmalıdır.

Uygulama Talebinde Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

Mahkemenin adı, dosya numarası, tedbir kararının tarihi, kararın tam hüküm fıkrası, tefhim/tebliğ tarihi, uygulanacak kişi veya mal ve talep edilen icra işlemi belirtilmelidir. Karar örneği ve varsa kesin teminat makbuzu eklenir. Tedbir kararının dışına çıkan yeni bir işlem icra dairesinden istenemez.

Örneğin mahkeme “taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi” kararı vermişse uygulama talebi tapuya gerekli şerhin işlenmesine yönelik olmalıdır. Kararda bulunmayan kira gelirine el koyma veya taşınmazı tahliye gibi ek işlemler talep edilmemelidir.

Teminat Gösterilmeden Uygulama Yapılır mı?

HMK m.392’ye göre tedbir isteyen, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin muhtemel zararlarını güvence altına almak için kural olarak teminat gösterir. Talep resmî belgeye veya başka bir kesin delile dayanıyorsa yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişiden teminat alınmaz.

Karar teminata bağlanmışsa belirlenen koşul yerine getirilmeden uygulama istenmemelidir. Makbuz veya teminat belgesi dilekçeye eklenir. Mahkemenin belirlediği teminatın türünü ya da tutarını icra dairesi değiştiremez; uyuşmazlık kararı veren mahkemeye sunulur.

Tedbir Uygulama Tutanağı Neden Önemlidir?

HMK m.393, tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanak düzenlenmesini ve kanundaki kişilere tebliğini öngören sistemi içerir. Uygulama tutanağı hangi mal veya hak üzerinde ne zaman ve nasıl işlem yapıldığını gösterir. Sonraki itiraz süreleri bakımından da tutanağın tebliği önem taşıyabilir.

Tutanakta karar kapsamı dışına çıkıldığı, yanlış mal üzerinde işlem yapıldığı veya üçüncü kişinin hakkı etkilendiği düşünülüyorsa belge örneği alınmalı ve uygun itiraz/şikâyet yolu değerlendirilmelidir. Uygulama anındaki fiili durum fotoğraf veya envanterle kaydedilebilir.

Tedbir Üçüncü Kişinin Elindeki Mal Üzerinde Uygulanabilir mi?

İhtiyati tedbirin uygulanması nedeniyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişi, HMK m.394/3 uyarınca tedbiri öğrendiği tarihten itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilir. Üçüncü kişi için bu fıkrada sayılan itiraz sebepleri, karşı tarafın HMK m.394/2 kapsamındaki itiraz sebepleriyle aynı değildir; mahkemenin yetkisine itiraz üçüncü kişiye bu hükümle ayrıca tanınmış değildir. İtirazda öğrenme tarihi, açıkça ihlal edilen menfaat ve bunları destekleyen belgeler somutlaştırılır. Esas dava açılmışsa tedbire itirazı o davaya bakan mahkeme inceler.

İcra memuru mülkiyet veya esas uyuşmazlığı nihai olarak çözmez; mahkeme kararını uygular. Üçüncü kişi tapu kaydı, fatura, sözleşme veya diğer belgeleri itirazına eklemeli; uygulama sırasında hazırsa iddialarının HMK m.393/4 uyarınca tutanağa geçirilmesini istemelidir.

Karşı Taraf İtiraz Ederse Tedbir Uygulaması Durur mu?

HMK m.394 kapsamında itiraz edilmesi, tedbirin uygulanmasına etkisi bakımından kanun ve mahkeme kararı çerçevesinde değerlendirilir; itirazın varlığı otomatik olarak bütün uygulamanın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Mahkeme tedbiri kaldırır veya değiştirirse yeni karar icra merciine iletilir.

Tedbir isteyen taraf, karşı tarafın itirazı var diye uygulama süresini kaçırmamalıdır. HMK m.393’teki bir haftalık süre ayrı takip edilir. Tedbir kararı kaldırılmadığı sürece kanuni uygulama işlemleri sürdürülür.

Bir Haftalık Uygulama Süresi ile İki Haftalık Dava Açma Süresi Karıştırılmamalıdır

Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı alınmışsa iki ayrı süre takip edilir. Birincisi HMK m.393’teki uygulama süresidir: tedbir isteyen taraf, kararın kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararın uygulanmasını talep etmelidir. İkincisi HMK m.397/1’deki tamamlayıcı dava süresidir: tedbir kararı dava açılmadan önce verilmişse, uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalı; dava açıldığına ilişkin evrak uygulamayı yapan memura ibraz edilerek dosyaya koydurulmalı ve buna ilişkin belge alınmalıdır.

Bu iki süre farklı başlangıç noktalarına ve farklı hukuki sonuçlara sahiptir. Uygulama talebinin bir haftada yapılmaması HMK m.393 gereğince tedbirin kendiliğinden kalkmasına; dava öncesi tedbirde esas davanın HMK m.397’deki iki haftalık sürede açılmaması ise yine tedbirin kendiliğinden kalkmasına yol açar. Bu nedenle Word formu doldurulurken yalnız karar tarihi değil, tefhim/tebliğ tarihi ve uygulama talebinin kayıt tarihi birlikte saklanmalıdır.

Kanun Yoluna Başvuru Tedbirin Uygulanmasını Durdurur mu?

HMK sisteminde ihtiyati tedbir kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş olması, tek başına tedbirin uygulanmasını durdurmaz. Karşı tarafın itirazı bakımından da HMK m.394’te aksine karar verilmedikçe itirazın icrayı durdurmayacağı düzenlenmiştir. Tedbir isteyen taraf bu nedenle “karşı taraf itiraz etti” veya “kanun yoluna gidildi” düşüncesiyle HMK m.393’teki bir haftalık uygulama süresini kaçırmamalıdır.

Mahkeme sonradan tedbiri kaldırır, değiştirir veya teminat karşılığında farklılaştırırsa uygulama mercii yeni karara göre işlem yapar. Başlangıçtaki uygulama talebi ise her zaman mevcut hüküm fıkrasıyla sınırlı olmalıdır; icra dairesi veya yazı işleri müdürü, mahkemece kararlaştırılmamış yeni bir geçici korumayı kendiliğinden oluşturamaz.

Uygulama Sırasında Zor Kullanma ve Tutanak

HMK m.393/3 gereğince ihtiyati tedbirin uygulanması için gerektiğinde zor kullanılabilir; kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştiren memurun yazılı başvurusu üzerine yardım etmekle yükümlüdür. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, uygulayan memurun tedbir konusu ve bulunduğu yeri gösteren bir tutanak düzenlemesini ve ilgili iddiaları bu tutanağa geçirmesini öngörür.

Bu nedenle fiilî teslim, muhafaza veya belirli bir eylemin engellenmesi gibi uygulamalarda tutanak örneği mutlaka alınmalıdır. Tarafın veya üçüncü kişinin uygulama sırasında ileri sürdüğü mülkiyet, zilyetlik ya da kapsam itirazları tutanağa geçirilerek sonraki yargısal incelemenin somut dayanağı hâline getirilmelidir.

Tedbir Uygulanmazsa Ne Olur?

Bir haftalık süre içinde uygulama talep edilmezse HMK m.393’ün açık sonucu gereği tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Daha sonra aynı tehlike devam ediyorsa yeni tedbir talebinin şartları ayrıca değerlendirilir; eski kararın süresiz geçerli olduğu varsayılamaz.

Uygulama talebi süresinde verilmiş ancak icra dairesindeki işlem bürokratik nedenle daha sonra tamamlanmışsa önemli olan tarafın kanuni süre içinde uygulamayı talep edip etmediğidir. Talebin evrak kayıt tarihi bu nedenle saklanmalıdır.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

Mahkeme ve dosya numarası, tedbir hüküm fıkrası, tefhim/tebliğ tarihi, bir haftalık son gün, teminat koşulu ve makbuzu, uygulama mercii, mal/hak bilgisi ve kararın üçüncü kişilere etkisi kontrol edilmelidir. Uygulama talebi karardan daha geniş kurulmamalıdır.

Word örneğine tapu ada-parsel, araç plaka/şasi, banka/hesap veya mal adresi gibi bilgiler yalnız resmi kayıttan doğrulanarak yazılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbir kararı kaç gün içinde uygulanmalıdır?

HMK m.393’e göre tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulama talep edilmelidir.

Bir hafta içinde uygulanmazsa ne olur?

Kanundaki süre içinde uygulama istenmezse tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Uygulama hangi icra dairesinden istenir?

Kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal/hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesi kanundaki temel seçeneklerdir.

Teminat yatırmak gerekir mi?

Mahkeme kararı teminata bağlamışsa uygulama öncesi belirlenen teminat yerine getirilmelidir.

Tedbir kararından daha geniş işlem istenebilir mi?

Hayır. Uygulama merciinin görevi mahkeme hüküm fıkrasını icra etmektir.

Uygulama tutanağı neden önemlidir?

İşlemin ne zaman ve nasıl yapıldığını gösterir; HMK m.394 itiraz süresi bakımından da önem taşıyabilir.

İtiraz edilmesi uygulamayı otomatik durdurur mu?

İtirazın etkisi kanun ve mahkeme kararına göre değerlendirilir; otomatik durma varsayılmamalıdır.

Dava öncesi tedbirde asıl dava açılmalı mı?

Evet. HMK m.397’de asıl davanın süresinde açılması ve ilgili bildirim yükümlülükleri düzenlenir.

Yazar ve hukuki kapsam

Yazar: Av. Halil Bakırcı. Bu rehber, HMK m.392-394 ve m.397 çerçevesindeki uygulama talebini açıklar. Mahkeme kararı, tefhim/tebliğ ve uygulama kayıtları gerçek dosyadan kontrol edilmelidir. Örnek metin kişiye özel hukuki değerlendirme yerine geçmez.

Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bu dilekçe örneği adına yayımlanan bilgilendirme içeriğidir. Örnek metin gerçek dosyanın olayları, delilleri ve güncel mevzuatı değerlendirilerek uyarlanmalıdır.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

Büro avukatı: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp