B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İngiltere CPR Part 35 Uzman Raporu Türk Mahkemesinde Delil Olur mu? HMK 293 ve 281

İngiltere CPR Part 35 ve Türkiye — kısa özet
Konuİngiltere kuralıTürkiye karşılığı
Uzmanın bağımsızlığıCPR 35.3: mahkemeye karşı yükümlülükHMK m.293 uzman görüşü
Uzman raporu sunmaCPR 35.4: mahkeme izniHMK m.266 ve m.293 ayrımı
Rapor sorularıCPR 35.6: kural olarak 28 günTürk bilirkişi itirazı: HMK m.281, iki hafta
Uzmanın dinlenmesiİngiliz mahkemesinin usulüHMK m.293/2–3
Raporun değerlendirilmesiCPR 35.10 ve PD 35HMK m.282 serbest değerlendirme
İngiltere CPR Part 35 uzman raporu ve Türk mahkemesinde bilimsel mütalaa, bilirkişi dosyası ve hukuk kaynakları
İngiliz uzman raporu ile Türk mahkemesindeki bilirkişi incelemesi farklı usulî araçlardır.

1. İngiliz Part 35 raporu ile Türk mahkemesi bilirkişi raporu aynı mıdır?

İngiltere ve Galler medeni yargılamasında Civil Procedure Rules (CPR) Part 35, mahkemede uzman delilinin nasıl sunulacağını düzenler. Rule 35.2 anlamında expert, mahkeme yargılaması için uzman delili hazırlaması veya sunması istenen kişidir. Bu kişinin raporu, mahkemenin izin verdiği kapsamda sunulur; uzman, kendisini görevlendiren tarafın ücretini almış olsa bile mahkemeye karşı bağımsız açıklama yükümlülüğü taşır. Türkiye’deki taraf, İngiliz mahkemesinde hazırlanmış böyle bir raporu alıp bir Türk uyuşmazlığı dosyasına sunabilir; ancak bu adım raporu Türk mahkemesinin kendi kararıyla atadığı bilirkişi raporuna dönüştürmez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266 ve devamı mahkemece bilirkişi incelemesinin çerçevesini kurar. HMK m.293 ise tarafların dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilmesini düzenler. İngiltere dosyasındaki rapor Türk davasına getirildiğinde önce hangi vakıayı ispatlamaya yaradığı ve usulen nasıl sunulduğu belirlenir. Türk mahkemesinin atadığı bilirkişinin raporu, yabancı mahkemenin atadığı veya izin verdiği uzmanın raporu ve tarafın özel talebiyle hazırlanan bilimsel mütalaa aynı süreçler değildir. İçeriklerinin teknik niteliği benzer olabilir; hukukî statüleri ve itiraz yolları farklılaşır.

2. İngiltere’de yaşayan Türkler hangi uyuşmazlıklarda böyle rapora ihtiyaç duyar?

Birleşik Krallık’ta çalışan ve Türkiye’de iş veya malvarlığı bağlantısı bulunan kişilerde teknik delil çoğu zaman iki ülkeye yayılır. İngiliz şirketinin Türkiye’deki alıcıya sattığı makinenin ayıbı, Londra’daki şirket hesaplarının bir Türk şirket ortaklığı uyuşmazlığında incelenmesi, İngiltere’de meydana gelen sağlık zararının Türkiye’deki tazminat davasında gündeme gelmesi veya yabancı taşınmaz değerinin Türk aile mahkemesinde önem kazanması buna örnektir. Bilimsel mütalaa raporunun ülkelerarası kullanımı, bilgilerin ait olduğu uyuşmazlık ve tartışılan teknik soru etrafında planlanmalıdır.

Örneğin Manchester’daki bir laboratuvarın hazırladığı ürün kalitesi incelemesi, Mersin’deki mal teslimine ilişkin ticari davada önemli bir teknik veri olabilir. Ancak numunenin hangi lotu temsil ettiği, raporun hangi tarihte hangi test metoduyla hazırlandığı ve İngiltere’deki bilirkişinin dosyadaki belgeleri hangi kaynaktan aldığı kanıtlanmadan rapora kesin sonuç bağlanamaz. Başka bir örnekte uzman, İngiltere’deki hesap hareketlerini incelemişken Türk tarafı raporu Türkiye’deki bambaşka şirketin borçlarını ispatlamak için kullanmak isteyebilir. Böyle durumlarda uzmanlığın varlığı delilin olayla ilgisini otomatik olarak sağlamaz; delil ile iddia arasındaki bağ ayrıca kurulmalıdır.

3. CPR 35.3 uzmanı kime karşı yükümlü kılar?

CPR 35.3(1), uzmanların kendi uzmanlık alanlarındaki konularda mahkemeye yardımcı olmakla yükümlü olduğunu düzenler. Aynı kuralın ikinci fıkrası, bu yükümlülüğün uzmanın kendisini görevlendiren veya ücretini ödeyen kişiye karşı borçlarının önünde geldiğini belirtir. İngiliz raporu bu nedenle yalnız tarafın istediği sonucu savunan bir dilekçe biçiminde olmamalıdır. Practice Direction 35 paragraf 2, uzman görüşünün davanın baskılarından bağımsız, objektif ve lehine olmayan vakıaları da dikkate alan bir çalışma olmasını ister.

Türk davasında raporun güvenilirliği incelenirken, uzmanın mesleki uzmanlığı, varsayımlarını nasıl açıkladığı, hangi veriyi bizzat gördüğü, hangi bilgiye dayanarak kanaat bildirdiği ve kendisine verilen talimatların kapsamı öne çıkar. Türk hâkimi İngiliz CPR hükmünü Türk delil sistemine otomatik aktarmaz; ancak İngiltere raporunun kendi ülkesindeki hazırlanma standartlarını bilmek raporun mahiyetini anlamaya yardımcı olabilir. Çalışmanın İngiliz mahkemesine sunulmuş olması, doğruluğu hakkında Türk mahkemesini bağlayan bir kesin delil karinesi yaratmaz. Teknik açıklamanın doğruluğu, dayandığı olgular ve karşı tarafın açıklama olanağı ayrıca değerlendirilir.

4. CPR 35.4 mahkemeden izin alınmasını neden arar?

İngiltere hukukunda taraflar, mahkemeden izin almadan uzman çağırıp onun raporunu duruşmada uzman delili olarak kullanamaz; CPR 35.4(1) bu temel sınırlamayı içerir. İzin talebinde hangi uzmanlık alanına ihtiyaç bulunduğu, hangi soruların inceleneceği, mümkünse uzman kişinin kimliği ve öngörülen masraf belirtilir. Mahkeme izin kararını belirli uzman veya alan ve meselelerle sınırlayabilir. Bu düzen, her teknik uyuşmazlıkta sınırsız sayıda rapor düzenletilip karşı tarafa masraf yüklenmesini önlemeyi amaçlar.

Türkiye’de HMK m.293 uyarınca alınmış bir taraf mütalaası için aynı İngiliz izin düzeni geçerli değildir. Buna karşılık Türkiye’de mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülüp görülmeyeceği HMK m.266 ve ilgili Türk usul hükümlerine göre değerlendirilir. Türk avukat, İngiliz raporunun yalnız tarafça özel olarak mı hazırlandığını, yoksa CPR 35.4 kapsamında yargılamaya kabul edilmiş uzman raporu mu olduğunu belgelere dayanarak belirlemelidir. İngiltere’de izin alınmamış özel bir teknik raporun Türkiye’de hiç okunamayacağını söylemek de, izinli bir İngiliz raporunun Türk mahkemesini zorunlu olarak bağladığını söylemek de doğru değildir.

5. CPR 35.5 ve 35.10 raporun şekli ve içeriği bakımından ne düzenler?

CPR 35.5(1), mahkeme farklı yönde karar vermedikçe uzman delilinin yazılı raporla sunulmasını öngörür. CPR 35.10 ise raporun Practice Direction 35 ile uyumlu olmasını; rapor sonunda uzmanın mahkemeye karşı görevini anladığını ve yerine getirdiğini bildiren beyan bulunmasını; uzmanı görevlendirmek üzere verilen maddi talimatların özünün raporda belirtilmesini arar. Bu kurallar, İngiliz dosyasından yalnız sonuç sayfası veya özet alınmasının neden yeterli olmayabileceğini de açıklar.

Türk hukukunda raporun hangi soru için kullanılacağı önemlidir: örneğin bir İngiliz muhasebe uzmanı transferlerin matematiksel tutarını hesaplamış olabilir, ama sözleşmenin Türk hukukuna göre geçerliliğini kesin biçimde belirleme görevine sahip değildir. Mahkeme tarafından yapılacak hukukî nitelendirmeyi uzman görüşünden ayrı tutmak gerekir. Türk HMK m.266, bilirkişiye ancak hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda başvurulmasını esas alır. İngiliz uzman raporu Türk hukukunun uygulanmasını kendiliğinden tayin eden bir yargı kararı değil, teknik içeriği incelenebilecek bir belgedir.

6. CPR 35.6 kapsamındaki 28 günlük soru süresi nedir?

CPR 35.6 uyarınca bir taraf, diğer tarafın uzmanına veya mahkemece görevlendirilen ortak uzmana rapor hakkındaki açıklama sorularını orantılılık şartıyla yazılı olarak yöneltebilir. Kural olarak sorular yalnız bir kez, raporun tebliğinden itibaren 28 gün içinde ve raporu açıklığa kavuşturmak amacıyla sorulur; mahkeme izin verirse veya diğer taraf kabul ederse istisna mümkündür. Aynı kural, verilen cevapların raporun parçası sayılacağını da belirtir. Practice Direction 35 paragraf 6.1, doğrudan uzmana gönderilen soruların bir örneğinin aynı zamanda diğer taraflara da gönderilmesini düzenler.

Buradaki 28 gün, İngiltere ve Galler’deki CPR Part 35 soru mekanizmasına ait bir süredir. Türkiye’de açılmış davada mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz süresini 28 gün olarak değiştirmez. İngiltere’den alınmış rapor Türk davasına sunulduğunda hangi Türk usulî itirazın söz konusu olduğu ayrı belirlenir. İtiraz, bir İngiliz davaya ait sorunun zamanında gönderilmesi mi, Türk bilirkişisine ek açıklama talebi mi, yoksa HMK m.293 kapsamındaki uzman kişinin duruşmada dinlenmesini istemek mi? Bu üç durum farklı mahkemelere, belgelere ve süre rejimlerine bağlıdır. Yanlış ülkedeki sürenin esas alınması hak kaybına yol açabilir.

7. HMK m.281 iki haftalık itiraz süresi İngiliz raporuna da otomatik uygulanır mı?

HMK m.281/1, Türk mahkemesince alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde raporun eksik yönlerinin tamamlattırılmasını, belirsiz noktaların açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteme olanağı tanır. 22 Temmuz 2020 tarihli değişiklikle eklenen cümle uyarınca, itirazın iki hafta içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması yahut özel teknik çalışma gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere bir defalık ve iki haftayı aşmayan ek süre verilebilir.

Bu iki haftalık süreyi İngiltere’deki uzman raporuna yöneltilen CPR 35.6 açıklama sorularının 28 günlük süresiyle karıştırmamak gerekir. Ayrıca bir tarafın kendisinin temin ettiği ve Türk davasına HMK m.293 çerçevesinde sunduğu uzman görüşü, Türk mahkemesinin atadığı bilirkişinin raporuyla usulen özdeş değildir. Bu nedenle yalnız özel mütalaa sunulması HMK m.281’in başvuru koşullarını her olayda aynen doğurmaz. Hangi belgeye hangi tarihte hangi usul işlemi yapıldığı belirlenmeden süre hesabı kurulamaz. Dosyanın Türk bilirkişi raporu da varsa ona karşı itiraz ayrıca ve kendi tebliğ tarihine göre ele alınmalıdır.

8. HMK m.293 uyarınca İngiliz uzmanın bilimsel mütalaası nasıl kullanılır?

HMK m.293/1, tarafların dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabileceğini düzenler; sırf bu nedenle ayrıca süre istenemeyeceğini açıkça belirtir. İkinci fıkraya göre hâkim, talep üzerine veya resen kendisinden rapor alınan uzmanın duruşmaya davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar uzmana gerekli soruları sorabilir. Üçüncü fıkraya göre uzman çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse hazırladığı rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz. Dolayısıyla yurt dışında bulunan uzmanla çalışma yapılırken kişinin dinlenmeye çağrılması olasılığı baştan düşünülmelidir.

İngiltere’de yazılmış raporun yazarı Türkiye’de bulunmayabilir. Bu durumda raporun HMK m.293 kapsamında sunulmasına ilişkin somut değerlendirmede, uzmanın kimliği, uzmanlığının belgelendirilmesi, raporun kapsamı, hangi dilde düzenlendiği ve duruşmaya katılımı yönünden mahkemenin usul kararları belirleyicidir. Türk tarafının İngiltere’den aldığı metni yalnız PDF olarak dosyaya eklemesi, rapora kendiliğinden mahkeme bilirkişi raporunun ispat gücünü kazandırmaz. Uzmanın özel mütalaası dosyaya sunulsa da hâkim delili kendi hukuki değerlendirmesine göre ve diğer delillerle birlikte ele alır. Önemli teknik itirazlar varsa somut sorular ve belgeler üzerinden ayrıca açıklanmalıdır.

9. İngiliz uzmana hangi sorular sorulmalı ve hangi belgeler dosyalanmalı?

CPR 35.6 kapsamında gönderilecek sorular raporun açıklığa kavuşturulmasına yöneliktir; tamamen yeni bir uzman incelemesi talebine dönüşmemelidir. Örneğin rapordaki kur değerlemesinin hangi tarih esas alınarak yapıldığı, seçilen numunenin kaç örneği temsil ettiği, zararın hesabında hangi kesintinin kullanıldığı veya hangi teknik standardın uygulandığı sorulabilir. Böyle sorular raporun içindeki belirli sayfa veya tabloya bağlanmalıdır. Türk dava dosyasında kullanılacak rapor da içerik ve sonuç ayrımıyla incelenmeli, yanlış tercümenin teknik anlamı değiştirmesine engel olunmalıdır.

Belgeler arasında İngiliz raporunun tamamı, hazırlayan kişinin mesleki bilgileri, görevlendirme ve izin kararları varsa bunların örnekleri, rapora esas tüm temel hesap tabloları, fotoğraflar, deney sonuçları, yazılı soru ve cevaplar, güncellenen rapor sürümleri ve taraflara açıklanan ekler yer almalıdır. Raporun yalnızca lehe birkaç paragrafının çevrilmesi, uzman görüşünün bütünlüğünü bozabilir. Türk mahkemesine sunulacak belgeye hangi kaynakların eklenmesi gerektiği, delilin ilgili olduğu maddi vakıalar ve usul kurallarına göre belirlenir. Başka kişilere ait ticari sır veya özel veri içeren ham kayıtlar sırf uzmana gönderildi diye sınırsız açıklanamaz; hukuka uygunluk ve gizlilik ayrı değerlendirilir.

10. Single Joint Expert Türk mahkemesinin bilirkişisi sayılır mı?

CPR 35.7, iki veya daha fazla tarafın uzman delili sunmak istediği belirli bir meselede mahkemenin tek bir ortak uzman kullanılmasını kararlaştırabilmesini düzenler. CPR 35.8 bu ortak uzmana verilecek talimatların taraflarla paylaşılması ve giderlerin belirlenmesi gibi kuralları içerir. Böyle bir uzman, İngiltere’deki davanın mahkeme talimatıyla belirlenen teknik sorularını yanıtlar. Türkiye’de aynı uyuşmazlık veya onunla bağlantılı dava açılırsa, İngiltere’deki ortak uzmanın raporunun varlığı Türk mahkemesini o kişiyi kendi bilirkişisi olarak kabul etmeye zorlamaz.

Örneğin İngiltere’deki tek ortak uzman bir Türk fabrika makinesinin bakım kusuruna ilişkin teknik rapor hazırlamışsa, o rapor Türk ticari uyuşmazlığında yararlı veri sunabilir. Ancak Türk dosyasındaki davacı ve davalı farklıysa, test edilen makinenin seri numarası uyuşmuyorsa veya Türk mahkemesi başka bir teknik soruya cevap arıyorsa raporun kapsamı sınırlı kalır. Ortak uzman statüsünün doğru çevrilmesi, raporun hangi taraflara tebliğ edildiğinin ve hangi verilere dayandığının gösterilmesi gerekir. Usulüne uygun delil değerlendirmesi somut dosya üzerinden yapılır; karşı tarafın rapordaki teknik sonuçlara itiraz etme imkânı korunur.

11. İngiliz raporunun tercümesi ve resmî belgenin niteliği

İngiltere’de hazırlanan raporun tümü bir mahkeme kararı değildir. Özel uzman raporu, mahkemece izin verilen uzman raporu, yeminli beyan, tanık ifadesi ve mahkemenin kendisinin verdiği karar ayrı belge türleridir. İngiliz belgenin üzerinde dava numarası veya avukat dosya adı bulunması, bütün sayfaların mahkeme ilamı olarak tasdik edildiğini göstermez. Çeviride expert witness, independent expert, single joint expert ve party-appointed adviser gibi ifadeler uygun bağlamlarıyla aktarılmalı; hukuki statüsü kesin olmayan rapor Türkçe başlığında ‘mahkemece kesin olarak belirlenmiştir’ diye sunulmamalıdır.

Belge Türkçe dışında bir dildeyse Türk mahkemesi önünde usulüne uygun tercüme ve gerekli hâllerde belgenin gerçekliğinin ispatı gündeme gelir. Apostil, resmî imza veya mühürlerin doğrulanmasına hizmet edebilir, fakat özel bir uzman görüşüne otomatik bilirkişi raporu statüsü vermez. Bazı teknik eklerin asıl dosya formatında sunulması, matematiksel veri bozulmasını önleyebilir. Bununla birlikte dijital dosyanın meta verilerinin mahkemede nasıl kabul edileceği, özel delil kuralları ve dosyanın gereksinimi içinde incelenmelidir. Çeviri sürecinde verinin birimi, kullanılan hesap tarihi, formüller, dipnotlar ve uzmanlık sınırlamaları korunmalıdır.

12. Türk bilirkişi raporu İngiliz raporuyla çelişirse izlenecek yol

Türk mahkemesinde atanan bilirkişinin raporu ile İngiltere uzmanının kanaati birbirinden farklı olabilir. Bu durum iki rapordan birinin sırf ülke nedeniyle geçersiz olduğu anlamına gelmez. Önce aynı teknik soruya cevap verip vermedikleri incelenmelidir: kullanılan numune, olay tarihi, muhasebe standardı, inceleme verisi ve hesap yöntemleri birbiriyle karşılaştırılır. HMK m.281 kapsamında mahkeme bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğinde eksikliğin tamamlattırılması, belirsizliğin açıklanması veya gerekli görülürse yeni bilirkişi incelemesi istenebilir. Hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; HMK m.282 bunun açık dayanağıdır.

Örneğin İngiliz uzman aynı makine için 50.000 GBP zarar hesaplarken Türk bilirkişi 42.000 GBP sonucuna varmış olsun. Farkın kur tarihinden mi, işçilik hesabından mı, kapsam dışı kalemlerden mi veya farklı teknik veriden mi kaynaklandığı ortaya çıkarılmalıdır. Sadece ‘İngiliz uzman daha güvenilir’ ya da ‘Türk bilirkişi esastır’ denilmesi mahkemeye teknik uyuşmazlığı çözmez. Dilekçede iki rapordaki somut tablo ve metodoloji farkları belirtilmelidir. Yeni görüş hazırlatılacaksa HMK m.293/1’de sırf mütalaa nedeniyle ayrıca süre istenemeyeceği unutulmadan mevcut usulî takvim yönetilmelidir.

13. İngiltere’den Türkiye’ye rapor taşıyan dosyada on aşamalı kontrol

İlk olarak İngiliz raporunun düzenlendiği davanın mahkemesi, numarası ve teknik sorusu belirlenir. İkinci aşamada raporu yazanın uzmanlık alanı ve mesleki nitelikleri doğrulanır. Üçüncü aşamada CPR 35.4 izin kararı bulunup bulunmadığı, varsa hangi konuya ilişkin olduğu okunur. Dördüncü aşamada CPR 35.10 gereği maddi talimatların raporda açıklanıp açıklanmadığı incelenir. Beşinci aşamada 35.6 kapsamındaki yazılı soru ve cevapların rapora eklenip eklenmediği kontrol edilir. Bu çalışmalar İngiltere belgesinin kendi usul rejimindeki yerini netleştirir.

Altıncı aşamada raporun Türkiye’de ileri sürülen maddi vakıayla bağlantısı kurulur. Yedinci aşamada gerekli sayfaların ve eklerin tercümesi hazırlanır; teknik değerler ve dipnotlar doğrulanır. Sekizinci aşamada HMK m.293 kapsamında taraf mütalaası mı sunulacağı, yoksa Türk mahkemesinden HMK m.266 doğrultusunda bilirkişi incelemesi mi isteneceği belirlenir. Dokuzuncu aşamada Türk bilirkişi raporu tebliğ edilmişse HMK m.281’in iki haftalık takvimi ayrıca kontrol edilir. Onuncu aşamada yabancı uzmanın dinlenmesi veya diğer delillerle çelişki doğması ihtimaline ilişkin somut dilekçe hazırlanır. Her aşamanın belgesi dosyada ayrı saklanarak tekrar işlem yapılması önlenir.

14. Sık yapılan sekiz hata ve hukukî karşılıkları

Birinci hata, CPR Part 35 raporunu Türk mahkemesi tarafından atanan bilirkişinin raporuyla aynı statüde göstermektir. İkinci hata, İngiltere’nin 28 günlük soru süresini HMK m.281’deki iki haftalık bilirkişi raporuna itiraz süresi yerine kullanmaktır. Üçüncü hata, HMK m.293 kapsamındaki özel mütalaanın sırf hazırlanabilmesi için Türk mahkemesinden kendiliğinden ek süre doğduğunu düşünmektir. Dördüncü hata, İngiliz uzman raporunun yalnız sonuç paragrafını tercüme edip temel talimatları ve kullanılan varsayımları dosya dışında bırakmaktır.

Beşinci hata, uzman görüşünü mahkeme kararı veya yabancı ilam gibi nitelendirip MÖHUK m.50 tenfiz talebiyle delil niteliğini karıştırmaktır. Altıncı hata, İngiltere’deki ortak uzmanın Türkiye’de otomatik mahkeme bilirkişisi olduğunu varsaymaktır. Yedinci hata, Türk mahkemesindeki belge ve raporun karşı tarafa usulünce açıklanması ve tartışılması gereğini önemsememektir. Sekizinci hata, uzman mahkemece dinlenmeye çağrıldığı hâlde geçerli mazeret olmadan katılmazsa HMK m.293/3’ün doğuracağı sonucu göz ardı etmektir. Doğru yöntem, delilin elde edildiği ülkeyi, hazırlandığı usulü, teknik kapsamı ve Türk dosyasındaki işlem türünü bir çizelgede eşleştirmektir.

CPR Part 35 raporu ve HMK m.293 hakkında 12 soru

1. İngiltere CPR Part 35 raporu Türkiye’de bilirkişi raporu sayılır mı?

Türk mahkemesinin atadığı bilirkişi raporuyla otomatik aynı statüde değildir; HMK m.293 kapsamında uzman mütalaası veya dosyanın koşullarına göre belge olarak değerlendirilmesi gündeme gelir.

2. CPR 35.6 uyarınca soru süresi kaç gündür?

Kural olarak raporun tebliğinden itibaren 28 gün, bir defalık ve açıklığa kavuşturma amacıyla uygulanır; mahkeme izni veya diğer tarafın anlaşmasıyla istisna mümkündür.

3. HMK m.281 rapor itirazı süresi kaç gündür?

Türk mahkemesinin bilirkişi raporu tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanunda belirtilen zor koşullarda süresinde istenen bir defalık ek süre iki haftayı aşamaz.

4. İngiltere’nin 28 günü Türk dava dosyasında geçerli mi?

Hayır. İngiliz CPR 35.6 takvimi Türk HMK m.281 süresinin yerine geçmez. Her işlem ilgili ülkenin usulü içinde değerlendirilir.

5. CPR 35.3 uzmanın bağımsızlığını nasıl düzenler?

Uzmanın mahkemeye yardımcı olma yükümlülüğü kendisini görevlendiren veya ücretini ödeyen kişiye karşı borçlarından üstündür.

6. CPR 35.4 kapsamında izin neden gerekir?

İngiltere ve Galler’de tarafın uzman raporunu delil olarak kullanması veya uzman çağırması kural olarak mahkeme iznine tabidir.

7. İngiliz expert report apostille Türk mahkemesinde yeterli mi?

Apostil uygun belge için resmî doğrulamaya yardımcı olabilir; ancak rapora kendiliğinden Türk mahkemesi bilirkişi raporu gücü vermez.

8. HMK m.293 uzman mahkemeye çağrılırsa ne olur?

Hâkim talep üzerine veya resen uzmanı davet edebilir, taraflar soru sorabilir. Geçerli mazeretsiz gelmeyen uzmanın raporu HMK m.293/3 gereği değerlendirmeye alınmaz.

9. Single joint expert nedir?

CPR 35.7 kapsamında iki veya daha çok taraf adına aynı teknik konuda görevlendirilebilen tek ortak uzmandır; Türk mahkemesinin atadığı bilirkişi ile kendiliğinden aynı değildir.

10. İngiliz raporu Türk bilirkişi raporuyla çelişirse ne yapılır?

Aynı soruya dayanıp dayanmadıkları, veri ve hesap yöntemleri karşılaştırılır; uygun usul ve sürede HMK m.281 talepleri ile HMK m.293 mütalaasının yeri ayrı değerlendirilir.

11. Taraf kendi uzman görüşünü Türk mahkemesine sunabilir mi?

HMK m.293/1 izin verir. Ancak sırf mütalaa için ayrıca süre istenemez; hâkim gerekli görürse raporu hazırlayan uzmanı dinler.

12. İngiltere’de yaşayan kişi Türk davasını uzaktan yürütebilir mi?

Uygun yetkili avukatlık vekâletnamesiyle birçok dava işlemi yürütülebilir; mahkemenin uzmanı dinleme veya kişisel katılım konusunda vereceği karar ayrıca değerlendirilir.

İlgili hukuk rehberleri

Konunun genel bilimsel mütalaa yönünü HMK m.293 yabancı uzman görüşü rehberi açıklar. İngiltere’de mahkeme öncesi belge açıklaması için CPR 31.16 ve HMK m.400; Türk davalarında yabancı banka kayıtları için HMK 219–221 ile uluslararası delil; aile mali uyuşmazlıklarında İngiltere Form D81 ve Türk davası; İngiliz üçüncü kişi açıklama kararları bakımından Bankers Trust Order yazılarıyla konu ilişkisi kurulabilir.

Resmî mevzuat ve başvuru kaynakları

Justice UK — Civil Procedure Rules Part 35, özellikle 35.3, 35.4, 35.6, 35.7, 35.10; Justice UK — Practice Direction 35; legislation.gov.uk — CPR Part 35 metni; Adalet Bakanlığı Mevzuat — 6100 sayılı HMK m.266–293; Adalet Bakanlığı HMK m.293 uzman görüşü metni.

İngiltere ve Galler’de 28 günlük soru süresi CPR 35.6(2); Türk hukukunda iki haftalık itiraz ve istisnaî ek süre HMK m.281(1) kapsamındadır. Doğrulanmamış içtihat numarası kullanılmamıştır.

İstanbul ve Mersin hukuk bürosu ofislerimiz

İstanbul — Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Görüşmeler randevu ile yapılır.

Mersin — Profit İş Merkezi

İhsaniye, 4903. Sokak Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Görüşmeler randevu ile yapılır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp