İngiltere CPR 31.17: Trafik Kazası Davasında Üçüncü Kişiden Belge Talebi ve HMK 221
Kısa ve net cevap
İngiltere ve Galler CPR 31.17, kanunî dayanağı bulunan dava dışı kişiden belge açıklaması istemini düzenler; başvuru delille desteklenmeli ve istenen belgelerin uyuşmazlığa katkısı ile gerekliliği gösterilmelidir. Senior Courts Act 1981 m.34 ve County Courts Act 1984 m.53 kişisel yaralanma veya ölüm davalarındaki bazı yetkileri düzenler. Türkiye’deki HMK m.221 ise üçüncü kişiden belge ibrazını, mahkemenin ispat için zorunluluk değerlendirmesine bağlar. İngiliz emir, Türk kurumunda kendiliğinden icra edilmez.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Güncelleme ve mevzuat inceleme tarihi: 1 Kasım 2026. Bu yazı İngiltere ve Galler ile Türk hukukunda delil toplama usullerini karşılaştırır; İskoçya ve Kuzey İrlanda ayrı yargı alanlarıdır.
| Soru | Hukukî kural | Madde |
|---|---|---|
| İngiltere dava dışı kişi | Kanunî dayanağa bağlı başvuru | CPR 31.17(1) |
| Başvuru delili | Delille destekleme | CPR 31.17(2) |
| Belgenin etkisi ve gerekliliği | Muhtemel etki ile adalet veya masraf tasarrufu | CPR 31.17(3) |
| Emrin kapsamı | Belge sınıfı ve saklı haklar | CPR 31.17(4)-(5) |
| Yaralanma veya ölüm davası | Özel kanunî yetki | Senior Courts Act s.34; County Courts Act s.53 |
| Türk üçüncü kişi | İspat için zorunlu belgeye mahkeme emri | HMK 221 |
| Tarafın elindeki kayıt | Taraf ibrazı ayrı usul | HMK 219–220 |

1. Sorunun sınırı: İngiliz dosyasında davaya taraf olmayan kurumun belgesi
İngiltere ve Galler’de trafik kazasında bedensel zarar gören bir Türk vatandaşı, olayla ilgili bazı kayıtların davacı veya davalı dışında kalan üçüncü kişide bulunduğunu fark edebilir. Örneğin olay yerini kaydeden bir işyerinin kamera görüntüsü, taraf olmayan özel sağlık hizmeti sağlayıcısının belirli kaydı veya kazayla ilgili bağımsız inceleme belgesi uyuşmazlığın ispatında önem taşıyabilir. Ancak bu kişiden belge isteme yolu, karşı tarafa yönelen standart disclosure yükümlülüğünden ayrıdır. Civil Procedure Rules (CPR) 31.17, dava dışı kişiye yöneltilecek başvurunun koşullarını gösterir.
Türkiye’de açılmış bir davada üçüncü kişiden belge ibrazı için HMK m.221 ayrı bir düzenleme içerir. Bu iki mekanizma yalnız benzer başlıklar taşıdığından aynı yetki ve sonuçları doğurmaz. Belgenin İngiltere’de mi Türkiye’de mi tutulduğu, kimden talep edildiği, davanın hangi mahkemede görüldüğü ve usul kuralına dayanak olan kanun ayrı ayrı tespit edilir. İngiliz kararın Türk kuruma otomatik gönderilerek yerine getirileceği varsayımıyla dosya hazırlamak güvenilir bir strateji değildir.
2. CPR 31.17 neden bütün davalarda sınırsız belge alma hakkı değildir?
CPR 31.17(1), dava dışındaki kişinin belge açıklamasına yönelik başvurunun bir kanun hükmü uyarınca yapılmış olduğu durumlarda bu usul kuralının uygulandığını açıkça ifade eder. Dolayısıyla sırf 31.17 numarasını dilekçeye yazmak, hangi tür olursa olsun bütün İngiliz ticari davalarında her bankanın veya işletmenin kayıtlarını açmasını sağlayan genel araştırma yetkisi vermez. Başvurunun kanunî yetki kaynağının ve davanın kapsamının belirlenmesi gerekir. İlgili tarafın veya üçüncü kişinin elindeki kayıtlar üzerinde hangi kontrol yetkisine sahip olduğu da araştırılır.
İngiliz hukukunda Senior Courts Act 1981 section 34 ile County Courts Act 1984 section 53 gibi kanunî dayanaklar bulunmaktadır. Bu maddelerin başlıkları ve koşulları özellikle kişisel yaralanma veya ölüm taleplerine ilişkindir. Bu nedenle makalenin ana örnekleri bedensel zararlı trafik kazası dosyaları üzerinden kurulmaktadır. Genel ticari alacak, şirket ortaklığı ve mali kayıt talepleri için farklı özel yetkiler veya usul rejimleri bulunabilir. Somut davaya hangi kanunun uygulanabileceğini doğrulamadan kesin belge ibrazı hakkı ileri sürülmemelidir.
3. Senior Courts Act 1981 section 34: High Court yetkisinin kaynağı
Senior Courts Act 1981 section 34(2), kapsamına giren yargılamalarda bir tarafın başvurusu üzerine High Court’un dava dışı kişinin belirli belgeler hakkında açıklama yapmasını ve uygun belgeleri sunmasını emredebilmesine ilişkin yetkiyi düzenler. Hüküm, o kişinin uyuşmazlık konusuyla ilgili belgelere sahip, onları elinde tutan veya üzerlerinde tasarruf yetkisi bulunan kişi olmasını esas alır. Yetki, kanun metnindeki özel dava ve diğer koşullara bağlıdır. İstenen her kayıt için bu koşullar ayrı denetlenmelidir.
Örneğin Londra’da yaralanmalı bir kaza dosyasında kamera kayıtlarının kim tarafından tutulduğu bilinmiyorsa, ilgili işletmenin kayıtları elinde bulundurduğuna dair olgular ortaya konmalıdır. Mahkemenin yargılama sırasında verdiği emir, başvurucunun tüm işyeri arşivinde serbest inceleme yapması anlamına gelmez. Talep edilen belge veya sınıf, erişim sınırı ve üçüncü kişinin korunması mahkemece belirlenen kapsamda ele alınır. Belgenin tek kopyasının silinmiş olması gibi teknik sorunlar da deliller üzerinden açıklanmalıdır.
4. County Courts Act 1984 section 53: County Court davaları
County Courts Act 1984 section 53, kişisel yaralanma veya ölümle ilgili belirli county court yargılamalarında dava dışı kişideki belgelerin açıklanmasına ve incelenmesine ilişkin kanunî yetki sağlar. Bu madde, High Court için Senior Courts Act section 34’ün gördüğü işleve benzer bir alanı farklı mahkeme bakımından düzenler. Fakat her iki hükmün kapsamını birleştirerek tüm dava türlerinde otomatik uygulanabilecek tek ve sınırsız üçüncü kişi açıklama rejimi varmış gibi sunmak yanlıştır.
Türk müvekkilin davası county court’ta görülüyorsa, İngiliz vekil başvuruyu davanın mahkemesine ve bu kanunî temele göre planlamalıdır. Sadece taraflardan birinin Türk vatandaşı olması mahkemenin yetki alanını değiştirmez. Davanın bir iş sözleşmesi veya ticari tedarik uyuşmazlığı değil yaralanma veya ölüm istemi olup olmadığı önemlidir. Ayrıca belgeyi taşıyan kuruma yönelik erişim yolu, dava dosyasının hangi mahkemede yürütüldüğüne ve özel mevzuat şartlarına göre değerlendirilmelidir.
5. CPR 31.17(2): Başvurunun yazılı delille desteklenmesi
CPR 31.17(2), non-party disclosure başvurusunun delille desteklenmesini zorunlu kılar. Bu şart, üçüncü kişinin arşivinde belki işe yarayacak bir şeyler bulunabileceği yönündeki soyut tahminleri yeterli hale getirmez. Başvurucu ilgili kaydın hangi olayı gösterebileceğini, neden belirlenen kurumun kontrolünde bulunduğunu ve niçin uyuşmazlık bakımından önem taşıdığını açıklamalıdır. Kamera kaydının mevcut olabileceği tarih, konum ve kayıt sistemine ilişkin veriler başvuruyu somutlaştırabilir.
Örneğin kazadan hemen sonra polis raporunda olay yerindeki işletmenin kamerasının varlığına işaret edilmişse bunun tarihli belgesi sunulabilir. Bir hastane kaydı talep ediliyorsa kimin hastası olduğu, hangi tedavi dönemi ve hangi husus için istendiği ayrıca önemlidir. Başvurunun amacı bütün kişisel sağlık geçmişini sınırsız açtırmak değildir. Delil zinciri, gerekçeli ve ölçülü bir belge sınıfını göstermelidir. Üçüncü kişinin kendisi de dosyada taraf olmadığından yükün kapsamı dikkatle sınırlandırılmalıdır.
6. CPR 31.17(3)(a): Belgenin davaya olası etkisi
CPR 31.17(3)(a), istenen belgelerin başvurucunun davasını desteklemesinin veya diğer taraflardan birinin davasını olumsuz etkilemesinin muhtemel olmasını arar. Bu koşul, yalnız başvurucunun görmek istediği bütün belgeleri kapsamaz. Belgeyle ihtilaflı hukuki olgu arasında somut bağ kurulmalıdır. Yaralanma iddiasında çarpışma anını gösteren kamera görüntüsü hız veya kavşak geçişi konusunda önemli olabilir; ancak daha önceki aylara ait ilgisiz ticari kamera kayıtları aynı ölçütü karşılamayabilir.
İngiliz mahkemesindeki delil ile Türk avukatın hazırladığı dosya arasındaki bağ yazılı anlatılmalıdır. Bir kuruma ‘kazayla ilgili elinizdeki bütün belgeleri gönderin’ demek yerine, hangi tarihte ve yerde hangi kaydın mevcut olabileceği somutlaştırılmalıdır. Başvurunun gerçekçi kapsamı ile davalıdan zaten elde edilebilecek belgeler ayrılmalıdır. Bir delilin başvurucu lehine çıkacağı kesin öngörülemez; maddenin muhtemel destek veya olumsuz etki ölçütü, sonucu önceden garanti eden kural değildir.
7. CPR 31.17(3)(b): Adil çözüm veya masraftan tasarruf gereği
CPR 31.17(3)(b), üçüncü kişinin belge açıklamasının uyuşmazlığın adil şekilde sonuçlandırılması veya masraftan tasarruf edilmesi için gerekli olmasını ayrıca şart koşar. Belgenin bir tarafın davasıyla ilgisi tek başına yeterli değildir; gereklilik sorusu bağımsız değerlendirilir. Aynı olguyu açık biçimde gösteren başka güvenilir belge zaten dosyadaysa, üçüncü kişi üzerindeki yeni yükün haklılığı ayrıca tartışılabilir. Burada başvurucunun merakı değil mahkemenin adil yargılama ve usul ekonomisi ihtiyacı önem taşır.
İngiltere’de yaralanmalı kaza dosyasında çelişen sürücü anlatımları varsa olay anı görüntüsü uyuşmazlığı çözmeye yardımcı olabilir. Ancak üçüncü kişi belgesinin elde edilmesinin yüksek maliyetli olması ve talebin geniş arşiv taraması gerektirmesi mahkemece değerlendirilebilir. Ölçülü tarih aralığı ile teknik dosya biçimi belirlemek, gereklilik tartışmasını daha ciddi ve denetlenebilir hale getirir. Haklı başvurunun varlığı, karşı tarafın veya üçüncü kişinin bütün itirazlarının peşinen reddedileceği anlamına gelmez.
8. CPR 31.17(4): Kararda belgenin sınıfı açık yazılmalıdır
CPR 31.17(4)(a), verilecek emrin açıklanması istenen belgeleri veya belge sınıflarını belirtmesini gerektirir. Mahkemenin ‘her türlü kayıt’ gibi belirsiz bir ifadeyi kullanması gerektiği sonucu bu metinden çıkarılamaz. Uygun işlemde belge tipi, ilgili dönem ve muhatabın gerçekten kontrol ettiği kayıtların kapsamı belirlenir. Bir depolama firmasından yalnız belirli sevkiyattan doğan hasara ilişkin kamera verisi istenmesi, işletmenin tüm ticari faaliyet kayıtlarını kapsayan talepten farklıdır.
CPR 31.17(4)(b), üçüncü kişinin artık kontrolünde olmayan belgeleri ve incelemeye açmaktan kaçınma hakkı veya yükümlülüğü ileri sürdüğü belgeleri bildirmesini de emrin parçası yapar. Dolayısıyla belge sunulmaması her durumda emre itaatsizlik anlamına gelmez; gerekçenin ve belgenin mevcut durumunun açıklanması gerekir. Bununla birlikte sırf belge silindi denmesi, mahkemenin olayı inceleme imkânını tamamen ortadan kaldırmaz. Kararın açıklığı daha sonraki uyuşmazlıkları azaltır.
9. CPR 31.17(5): Kayıt kaybolmuşsa ne olur?
CPR 31.17(5), artık kontrol altında bulunmayan belgelere ne olduğunun açıklanmasının istenebilmesini ve belge açıklama ile inceleme zamanı ve yerinin kararda belirlenebilmesini öngörür. Bu düzenleme, silinmiş kayıtların her durumda teknik olarak geri getirileceği vaadi değildir. Üçüncü kişinin ne zaman kayıt sahibi olduğu, ne tür saklama uygulaması bulunduğu ve silinmeye ilişkin hangi kayıtları sunabildiği somutlaştırılabilir. Elektronik görüntülerde yedekleme, otomatik üzerine yazma ve erişim yetkileri teknik açıklama gerektirebilir.
Türkiye’de yaşayan Türk davacı için görüntünün hangi tarihte silinmiş olabileceği, İngiliz mahkemesine sunulacak delillerin hazırlanmasını etkileyebilir. Talep geciktikçe belirli kayıtların artık mevcut olmaması riski artar; ancak her kurumun aynı saklama süresini kullandığı varsayılamaz. Kamera yönetim sistemi, görevli yazışmaları ve saklama politikası olası deliller olabilir. Hangi kurtarma işleminin hukuken zorunlu tutulabileceği somut mahkeme emri ve teknik olanaklarla birlikte değerlendirilmelidir.
10. CPR 31.16 ile temel fark: Dava öncesi mi, dava dışı kişi mi?
CPR 31.16, belirli koşullarla dava başlamadan önce belge açıklaması talebini düzenler. Bu düzenlemede sonraki yargılamanın muhtemel tarafları, standart açıklama yükümlülüğü ve dava öncesi açıklamanın uygunluğu gibi özel şartlar bulunur. CPR 31.17 ise mevcut yargılama bakımından dava dışı kişiden belge talebinin koşullarına odaklanır. Her iki kuralın adında disclosure geçmesi aynı işlem olduklarını göstermez. Başvurucunun hangi aşamada ve kime yöneldiği belirleyici ayrımdır.
Örneğin bir Türk vatandaşının Manchester trafik kazasında gelecekteki davalı sigortacıdan dava öncesi belirli kayıt istemesiyle, açılmış yaralanma davasında taraf olmayan işyerinden görüntü istemesi aynı başvuru değildir. İlgili davanın usul yolu ve kanunî yetki dayanağı incelenerek doğru kural seçilmelidir. Sitedeki ayrı CPR 31.16 rehberi dava öncesi açıklamaya ayrılmıştır; bu yazı, aynı konunun başka bir isimle tekrar edilmesi yerine dava dışı kişi ve Türk HMK 221 karşılaştırmasını hedeflemektedir.
11. CPR 31.18 ve diğer yetkilerin saklı kalması
CPR 31.18, CPR 31.16 ile 31.17’nin mahkemenin dava öncesi açıklama veya dava dışı kişiden belge açıklaması isteme yönündeki başka yetkilerini sınırlandırmadığını belirtir. Bu hüküm önemli olmakla birlikte başvurucunun kanunî dayanak göstermeden üçüncü kişiden her tür kaydı zorla alma yetkisi bulunduğunu söylemez. Özel kanunlar, başvurunun niteliği ve mahkemenin başka usul yetkileri kendi koşullarıyla araştırılmalıdır. Bir düzenlemenin başka yetkileri saklı tutması, bu yetkilerin uygulanma şartlarını yok etmez.
Özellikle ticari davalarda üçüncü kişiden belge talebinin bu makaledeki kişisel yaralanma örnekleriyle aynı otomatik şablona sokulması sakıncalı olur. Davanın Business and Property Courts alanında bulunması halinde Practice Direction 57AD ve ilgili özel hükümler ayrıca incelenir. Uygulanacak usul yoluna ilişkin değerlendirme, başvuru öncesinde İngiliz mahkemesinin güncel yönlendirmesiyle karşılaştırılmalıdır. Hukukî analizde koşul ve kapsam doğrulanmadan üçüncü kişiye karşı kesin baskı aracından söz edilmemelidir.
12. Practice Direction 57AD: Ticari davalarla karışma riski
İngiltere ve Galler Business and Property Courts yargılamalarında Practice Direction 57AD, Initial Disclosure ve Extended Disclosure gibi mekanizmaları ve bunların orantılı kapsamını düzenler. Resmî metnin Section II bölümünde CPR 31.16 ve 31.17 hükümleri de gösterilir. Fakat ticari dava tarafları arasındaki belge açıklama rejimi ile taraf olmayan kişiye karşı belirli kanunî temele dayanan açıklama başvurusu aynı değildir. Ticari davada hangi düzenlemenin uygulanacağı iddia edilen mahkeme, dava türü ve yetki koşullarına göre seçilir.
Bir Türk tedarikçi İngiliz ithalatçıya karşı bedel davası açmışsa üçüncü bir bankanın kayıtlarına otomatik ulaşacağını yalnız 31.17 üzerinden ileri sürmemelidir. Bu mesele taraf disclosure’ı, mahkemenin başka yetkileri ve gizlilik düzenlemeleri dahil ayrı inceleme gerektirebilir. Buna karşı kişisel yaralanmalı trafik kazası dosyasında kanunî kapsam bakımından farklı temel mevcut olabilir. Bu rehberin yüksek önem taşıyan ayrımı, belge isteme amacını değil kullanılacak gerçek usul yolunu doğru belirlemektir.
13. Türkiye’de HMK 221: Üçüncü kişinin belge ibrazı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.221/1, mahkemenin üçüncü kişi veya kurumun elindeki belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar vermesi durumunda belgenin ibrazını emredebileceğini düzenler. Bu yetki, tarafın üçüncü kişiye yalnız özel bir yazı göndererek mahkeme emri olmadan tüm kayıtları zorla alabilmesine denk değildir. Kanun delilin zorunluluğuna ilişkin mahkeme değerlendirmesini açıkça öngörür. Belgenin hangi vakıayı ispat ettiği somut olarak ortaya konmalıdır.
İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’deki davasında bir hastane veya işletmenin elindeki belgeye ihtiyaç varsa, Türk mahkemesine başvuru bu kural çerçevesinde gerekçelendirilir. Belgenin kimin elinde olduğu, hangi dönem ve işlemi ilgilendirdiği, taraflarca neden doğrudan sağlanamadığı açıklanır. Türk HMK 221 başvurusu İngiltere’deki bir kuruluşu doğrudan Türk mahkemesinin cebrî yetkisi altına sokan evrensel bir işlem değildir. Yabancı ülkeden belge elde edilmesi ayrıca uluslararası usul kurallarını gündeme getirebilir.
14. HMK 221/2: Belgeyi sunamayan üçüncü kişinin açıklaması
HMK m.221/2, mahkemece ibrazı emredilen herkesin elindeki belgeyi sunmasını; sunamıyorsa sebebini delilleriyle açıklamasını düzenler. Mahkeme açıklamayı yeterli bulmazsa ilgili kişiyi tanık olarak dinleyebilir. Bu hüküm, üçüncü kişinin belgeyi hiç bulamadığını söylemesinin her durumda tartışmasız kabul edileceği anlamına gelmez. Rapor veya kayıtların saklama süresi, ilgili arşiv sistemi ve belgeye erişim imkânı araştırılabilir. Mahkeme kararının muhatabı ve gösterilen belgenin mevcut olup olmadığı önem taşır.
Türk trafik kazası tazminat dosyasında özel kuruluşun trafik kamerası kaydı bulunduğu iddia ediliyorsa, kayıt sistemi ve olay tarihi somutlaştırılmalıdır. Zamanında saklama işlemi yapılmadığı için görüntü bulunamıyorsa bunun delillerle açıklanması talep edilebilir. Ancak her silinme olayı otomatik hukukî sorumluluk veya cezai sonuç doğurur sonucuna varılamaz; ilgili kayıt yükümlülüğü, kusur ve bağlantı ayrıca incelenmelidir. HMK 221’nin amacı dosyayı delil bakımından aydınlatmaktır.
15. HMK 221/3: Çekinme ve tanıklık hükümleri
HMK m.221/3, belgeyi ibraz yükümlülüğü bulunan kişilerin tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre belge sunmaktan veya konu hakkında tanıklık yapmaktan çekinebilmelerine ilişkin koruma getirir. Ayrıca yükümlülüğe uyması gerekenler hakkında tanık hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Bu nedenle üçüncü kişinin belgeyi sunmama gerekçesinin her zaman hukuka aykırı direniş olarak etiketlenmesi uygun değildir. Kanunda korunan sır ve kişisel haklara ilişkin durumlar kendi şartlarıyla değerlendirilmelidir.
Bir hastanenin üçüncü kişilere ait sağlık bilgileri içeren toplu dosyayı sınırsız sunması bu kuraldan otomatik çıkarılamaz. Mahkeme yalnız gerekli belgeleri, usule uygun biçimde ve korunan bilgileri dikkate alarak istemelidir. Başvurucunun hangi olgunun hangi belge kısmıyla ispatlanacağını göstermesi gizlilik sorununu azaltabilir. İngiltere’de CPR 31.17(4)(b) kapsamında ileri sürülen withholding gerekçeleri ile Türk çekinme hükümlerinin aynı maddi koşullara sahip olduğu varsayılmamalıdır.
16. HMK 219–220 ile HMK 221’in muhatap farkı
HMK m.219, tarafların ellerindeki ilgili belgeleri ibraz yükümlülüğüne ilişkindir; m.220 ise tarafın belgeyi ibraz etmemesi halinde izlenecek usulü düzenler. HMK m.221 ise taraf konumunda olmayan üçüncü kişi veya kurum elindeki belgenin getirtilmesini özel olarak ele alır. Bu ayrım, belgeyi davalının mı yoksa bağımsız başka kurumun mu tuttuğunu araştırmayı zorunlu kılar. Yanlış kişiye yönelen ibraz istemi gereksiz usul tartışmasına ve zaman kaybına neden olabilir.
Örneğin Türk mahkemesinde davalı sigorta şirketinin dosyası onun kendi kontrolündeyse tarafın ibraz yükümlülüğü; olayın görüntüsünü bağımsız işyerinin tutması halinde ise üçüncü kişi ibrazı gündeme gelebilir. Bir belgenin taraf dışındaki bir şirketin sunucusunda saklanması, hukuken kimin kontrolünde bulunduğu sorusunu kendiliğinden çözmez. Dosyanın gerçek arşiv sorumlusu ve yetkilendirmeler ayrıca belgelenmelidir. Bu durum İngiliz disclosure değerlendirmesinde de ‘control’ kavramının önemini gösterir.
17. İngiliz belge açıklaması Türk mahkemesinde kesin delil değildir
CPR 31.17 kapsamında elde edilen belge Türk mahkemesine sunulmak istendiğinde, belgenin elde edilmiş olması ile Türk usul hukukunda nasıl değerlendirileceği ayrı sorulardır. HMK m.199 belge kavramını, m.198 delillerin hâkim tarafından değerlendirilmesini düzenler. Elektronik kamera görüntüsü, yazışma veya tıbbi kayıt somut vakıayı destekleyebilir; ancak bağlamı, gerçekliği ve kanuna uygun şekilde elde edilip edilmediği incelenir. İngiliz mahkemesinin üçüncü kişiye açıklama emri vermesi Türk mahkemesinin delil değerlendirme yetkisini ortadan kaldırmaz.
Türk dava dosyasına yalnız İngiliz mahkemesinin kısa emrini eklemek, görüntünün kendisini sunmanın yerini tutmayabilir. Hangi kayıt ne zaman kimin tarafından çıkarıldı, üzerinde değişiklik yapıldı mı, dosya hangi olayla ilişkili gibi sorular açıkça cevaplanmalıdır. Çeviri gereken yabancı dildeki kayıtlar için HMK m.223, yabancı resmî belge iddiası için m.224 ayrıca gündeme gelebilir. Belgenin türü, usul ve ispat ağırlığı somut olayda ayrıştırılmalıdır.
18. Belge Türkiye’deyse İngiliz emir doğrudan Türk kurumunu bağlar mı?
İngiltere mahkemesinde bir non-party disclosure başvurusu değerlendirilirken muhatabın İngiltere ve Galler yargı çevresinde olup olmadığı ve mahkemenin ona karşı yetkisinin dayanağı ayrıca incelenmelidir. Türkiye’de bulunan ve İngiliz yargılamasında taraf olmayan bir işletmenin arşivine, sırf İngiliz emri ibraz edilerek Türk icra dairesi aracılığıyla doğrudan el konulacağı ileri sürülemez. Yabancı kararın türü, uluslararası adli yardımlaşma, yetki ve Türk usul koşulları ayrı sorunlardır.
Bir Türk şirketi İngiltere’deki trafik kazasında görgü kaydına sahip olsa bile bu şirkete erişmenin hukuka uygun yolu, kayıtların fiilen nerede bulunduğu ve şirketin ilgili yargı alanındaki varlığına göre değerlendirilir. Tarafların mahkemeye sunduğu belgelerin başka ülkeye aktarılması kişisel veri ve ticari sır yönünden de önemlidir. İngiliz yargılamasındaki belge talebi, Türk HMK 221 uyarınca verilmiş yerel ibraz emriyle özdeşleştirilemez. Gerektiğinde yetkili makamlar arası usul araştırılmalıdır.
19. Türkiye’den İngiltere’ye delil sunumu: yasal yol ayrımı
Türkiye’de bulunan üçüncü kişi belgesinin İngiliz davada kullanılmak istenmesi, üç olası yolun ayrılmasını gerektirir: belge sahibinin hukuka uygun gönüllü sunumu, ilgili Türk mahkemesinde usulüne uygun belge ibrazı veya somut olay için uygulanabilir milletlerarası adli yardım yöntemi. Hangi yolun kullanılacağı tarafların sıfatına, devam eden davanın mahkemesine ve belgenin korunması gereken niteliğine bağlıdır. Her somut dosyada aynı milletlerarası sözleşmenin uygulanacağını varsaymak doğru değildir.
İngiltere’de yaralanan Türk vatandaşı, Türkiye’deki bir kurumun sağlık verisini kullanmak istiyorsa açık yetki ve veri işleme koşulları gözden geçirilmelidir. Türkiye’deki belgeyi elde ettikten sonra İngiliz yargılamasında ne şekilde sunacağı da ayrı usul incelemesi gerektirir. HMK 221, Türk mahkemesinin gerektiğinde üçüncü kişiden belge istemesine ilişkin iç hukuk kuralıdır; İngiliz yargılaması için evrensel belge elde etme ruhsatı değildir. Uygun kayıt, mahkeme yetkisi ve uluslararası aktarım şartları doğrulanmalıdır.
20. Kamera kayıtlarında özgünlük ve zaman bilgisi
Trafik kazasında kamera verisi talep edilirken ilk hata, görüntünün yalnız olay anından oluşan kırpılmış bir video olarak kabul edilmesidir. Zaman damgası, kamera konumu, kayıt cihazının saat ayarı ve olaydan önceki-sonraki kısa dönem birbiriyle karşılaştırılmalıdır. CPR 31.17(4)’te belge sınıfının belirlenmesi zorunluluğu, bu teknik unsurların makul ölçüde tanımlanmasını önemli kılar. Elde edilmiş görüntünün tek başına tüm kusur oranını kesin gösterdiği sonucuna varılamaz.
Türk HMK m.199 kapsamında dijital kayıt belge olabilir; fakat sunulan dosyanın orijinal veriyle ilişkisi teknik olarak incelenebilir. Kamera üzerinde otomatik zaman kayması yaşanmış olabilir, görüntü alanında yol işaretleri görünmeyebilir veya başka kameranın kaydı gerekli olabilir. İki ülkede aynı video kullanılıyorsa hangi sürümün hangi tarihte kim tarafından alındığına dair zincir tutulmalıdır. Belgeyi kopyalarken dosya niteliğini korumak, sonradan tartışmalı kesitlerin açıklanmasını kolaylaştırır.
21. Sağlık kayıtları ve gizlilik
Bedensel zarar nedeniyle açılan davada üçüncü hastane veya sağlık kuruluşundan elde edilmesi düşünülen kayıtlar, sıradan ticari evraktan farklı gizlilik ve veri koruma koşulları taşıyabilir. CPR 31.17(4)(b)(ii) üçüncü kişinin incelemeye açmaktan kaçınma hakkı veya yükümlülüğü ileri sürdüğü belgeleri bildirmesine ilişkin hüküm içerir. Bu nedenle mahkeme emri ihtimali, her özel sağlık kaydının koşulsuz ve sınırsız açıklanacağı anlamına gelmez. Başvurunun konusu ilgili tedavi, yaralanma ve ihtiyaç duyulan tarih aralığına göre daraltılmalıdır.
Türkiye’deki HMK 221/3 de üçüncü kişinin belirli koruma sebeplerine dayanabilmesini düzenler. Davacı, yaralanma iddiasını ispatlamak için kendi sağlık kayıtlarına hukuka uygun erişim yollarını da değerlendirebilir; üçüncü kişinin elinde bulunduğu iddia edilen her veri aynı ölçüde zorunlu değildir. Belgenin kaynağı, ilgili kişinin rızası ve hukuka uygun iletim şekli ayrı denetlenmelidir. Özellikle üçüncü kişilerin sağlık bilgilerinin gereksiz bölümlerinin dosyaya aktarılmaması gerekir.
22. Tanık anlatımı ile belge ibrazı aynı delil değildir
İngiliz davada bir görgü tanığının olayı anlatması ve üçüncü kişinin kayıt arşivinden video sunması farklı delil türleridir. CPR 31.17, belirli belgelerin açıklanmasına ilişkin kuraldır; tanığın bütün sözlü anlatımının yerine geçen bir yöntem değildir. Bir kamera görüntüsü kazanın belli açısını gösterebilir, tanık ise görüntüye girmeyen olayları anlatabilir. Belgelerin ikisini birbirine karşı doğrulamak gerekebilir. Hangi delilin hangi ihtilaflı vakıaya karşılık geldiği yazılı olarak gösterilmelidir.
Türkiye bakımından HMK m.221/2, üçüncü kişinin belgeyi sunamadığı durumda açıklamasının yeterli görülmemesi halinde tanık olarak dinlenebileceğini düzenler. Ancak bu mekanizma bile tanık anlatımını otomatik olarak bulunmayan kayıtla eşdeğer yapmaz. Mahkeme, kişinin belge hakkındaki bilgisini ve olayın gerçekten ne olduğunu ayrı değerlendirir. Üçüncü kişinin teknik görevli olması ya da arşiv yöneticisi sıfatı da açıklamanın ağırlığını etkileyebilir. Delil tasnifi, çapraz ülke davalarda karışıklığı önler.
23. Kaza tazminatı ve olay sonrası şirket yazışmaları
Bir yaralanmalı iş kazası veya trafik kazasında, olay yerini yöneten fakat davaya taraf olmayan işletmenin tuttuğu bakım, olay bildirim veya kamera kayıtları bulunabilir. Bunların CPR 31.17 kapsamında istenip istenemeyeceği önce davanın türü, kanunî yetki ve ilgili belgenin etkisi bakımından incelenir. İşletmenin bir kısmı davalı hale geldiyse ‘non-party’ sıfatı ayrıca yeniden değerlendirilmelidir. Taraf değişikliği aynı belgenin usulî elde edilme yolunu da etkileyebilir.
Türkiye’deki Türk davacı bakımından İngiliz mahkemenin talimatını Türk kurumlarınca kendiliğinden uygulanır görmek doğru değildir. Davalı şirketin elindeki olay raporu ile kazanın meydana geldiği bağımsız yerdeki kayıt farklı muhataplara sahiptir. Başvurucu önce ispatlamak istediği vakıaları ve muhtemel belge sahiplerini tabloya dökmelidir. Gerçek muhatap belirlenirse gereksiz geniş talep yerine ölçülü ve kanuni koşullara uygun dosya hazırlanabilir. Bu strateji belgenin mutlaka sağlanacağı garantisini vermez.
24. Delil saklama ihtarı ile mahkeme emri arasındaki fark
Yaralanmalı kazadan sonra bağımsız işletmeye olayla ilgili görüntünün korunmasını isteyen bir yazı gönderilmesi, CPR 31.17 uyarınca verilmiş mahkeme emri değildir. İhtarın amacı mevcut kayıtların korunmasını talep etmek olabilir; fakat üçüncü kişinin yasal yükümlülüğü ve kimin neyi ne kadar süreyle saklayacağı ayrı mevzuata bağlıdır. İhtarın gönderilmiş olması, daha sonra gereken kanunî başvurunun ve yazılı delilin yerine geçmez. Aynı şekilde üçüncü kişinin belgeyi hemen sunmaması her durumda hukuka aykırı kaçınma sayılmaz.
Türk hukukundaki dava öncesi delil tespiti veya HMK 221 ibraz emri de yalnız ihtar göndermekten farklıdır. Başvuru hazırlanırken belgenin ne kadar süre saklanabileceği, teknik yedekleme ihtimali ve tarafların hangi tarihleri takip ettiği gösterilmelidir. Erken ve hukuka uygun saklama talebi pratik yarar sağlayabilir. Ancak Türk veya İngiliz mahkemenin yetki sınırları aşılmadan, üçüncü kişinin kanuni korumaları da hesaba katılarak hareket edilmelidir.
25. İngiliz mahkeme emrinin Türkiye’de tanınması ayrı sorundur
CPR 31.17 uyarınca belge ibrazına ilişkin İngiliz usul emri, Türkiye’deki bağımsız kuruma karşı otomatik cebrî icra veya haciz işlemi başlatan belge olarak gösterilemez. 5718 sayılı MÖHUK m.50’nin yabancı hukuk ilamlarının tenfizine ilişkin şartları, usulî bir belge emrinin kendiliğinden Türkiye’de uygulanacağı iddiasını desteklemez. Belgenin niteliği, kararın kesinliği ve istenen fiili işlem ayrıca araştırılır. Bu alan HMK 221’den de farklıdır.
Örneğin İngiliz mahkemede davaya taraf olmayan ve kayıtları Türkiye’de tutan kuruluşa yazılı açıklama yaptırılmak isteniyorsa, geçerli uluslararası usul ve Türk hukukundaki yetki bağlantıları somutlaştırılmalıdır. Yabancı emre apostil yapılması veya tercüme eklenmesi onu Türk mahkeme emrine dönüştürmez. Aynı uyuşmazlık için Türkiye’de ayrıca delil tespiti, mahkeme yazısı veya ilgili adlî yardımlaşma yolu söz konusu olabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu istenen belgenin türüyle değişir.
26. Üç örnek olayın karşılaştırılması
Birinci örnekte Leeds’de trafik kazası geçiren Türk davacı, olayı kaydeden fakat davada taraf olmayan marketin kamerasını istemektedir. İngiliz mahkemede CPR 31.17 ve kanunî yetki dayanağı, kayıt sahibinin kontrolü ve gereklilik incelenir. İkinci örnekte Türkiye’de açılmış tazminat davasında kaza yerindeki Türk işletmenin görüntüsü zorunlu görülmüştür; Türk mahkemenin HMK 221 uyarınca belge ibrazı emri vermesi gündeme gelebilir. Üçüncü örnekte kamera Türkiye’de, dava yalnız İngiltere’dedir; bu durumda sınır ötesi elde etme yolu ayrıca belirlenir.
Bu üç örnekte aynı kişinin Türk vatandaşı olması tek başına hangi mahkemenin hangi arşiv üzerinde yetkili olduğunu çözmez. Davanın hukuki konusu, muhatabın sıfatı ve belge üzerindeki gerçek kontrol yetkisi belirleyicidir. Başvuru metninin yerleşim, kayıt tarihi ve delilin gerekliliği ile desteklenmesi gerekir. Bir ülkedeki mahkeme emrinin diğer ülkede otomatik icra edileceği, kayıtların mutlaka bulunacağı veya görüntünün sonucu kesin belirleyeceği biçiminde peşin açıklamalar yapılmamalıdır.
27. Dosya hazırlığında kontrol edilecek belgeler
İngiliz başvuru için dava numarası, taraf ve üçüncü kişi kimliği, talep edilen belge sınıfı, dosyayla bağlantılı ihtilaflı vakıa, kayıtların varlığına ilişkin göstergeler ve ilgili kanunî yetki kaynağı ayrı başlıklara yazılmalıdır. CPR 31.17(2)’deki yazılı delil şartı, yalnız başvuru formu doldurmanın yeterli olmadığını gösterir. Kamera sistemine ilişkin önceki yazışmalar, kaza polis kaydı veya üçüncü kişinin elinde bulunduğunu gösteren belgeler koşullara göre kullanılabilir.
Türk mahkemesinde HMK 221 istemi yapılacaksa tarafların ileri sürdüğü hangi vakıanın ispatı için belge ibrazının zorunlu olduğu belirtilmelidir. Kayıtların neden tarafça doğrudan sağlanamadığı ve üçüncü kişinin kurum adresi açıklanmalıdır. Yabancı dilde bir belge sunulacaksa tercümenin gerekliliği ayrıca değerlendirilir. Mahkemenin takdir edeceği konuda kesin sonuç vaat edilmemeli; gereken her işlem ve süre dosyanın bulunduğu ülkenin usulüne göre izlenmelidir.
28. Sonuç: Belgeyi değil doğru usul yolunu hedeflemek
İngiltere ve Galler CPR 31.17, dava dışı kişiden belge açıklaması için delil, gereklilik ve somut belgenin uyuşmazlığa etkisi şartları içeren bir usul kuralıdır. Kuralın kapsamına girme açısından ilgili kanunî yetki ayrıca gösterilmelidir. Özellikle Senior Courts Act 1981 section 34 ve County Courts Act 1984 section 53 çerçevesindeki kişisel yaralanma veya ölüm davaları, hukukî kapsam tartışmasını anlaşılır kılar. CPR 31.16 dava öncesi açıklama, CPR 31.17 ise dava dışı kişiye yönelen açıklama bakımından ayrı değerlendirilir.
Türk HMK m.221 de üçüncü kişiden belge ibrazını mahkeme kararı ve ispat için zorunluluk çerçevesine bağlar. Buna rağmen İngiliz ve Türk mahkemelerinin yargısal emirleri sınır ötesinde kendiliğinden uygulanmaz. Somut olayda belge sahibi, kanuni yetki, dava aşaması, gizlilik ve gerçek delil ihtiyacı tespit edilerek uygun başvuru yolu planlanmalıdır. Bu rehber belgenin mutlaka sağlanacağı veya davanın kazanılacağı garantisi vermez; doğrulanmış mevzuata dayalı ayrımları açıklar.
İlgili sitedeki hukuk makaleleri
Resmî hukuk kaynakları
Somut uyuşmazlıkta yürürlükteki metin, dava türü ve yargılama tarihinde değişiklikler ayrıca kontrol edilmelidir.
Sık sorulan sorular
1. CPR 31.17 nedir?
İngiltere ve Galler hukukunda, kanunî dayanağı bulunan dava dışı kişiden belge açıklaması başvurusunun usul koşullarını düzenler.
2. CPR 31.17 her ticari davada uygulanır mı?
Hayır; kuralın uygulanması için kanunî yetki ve ilgili usul koşulları araştırılmalıdır. Örnek kanunî hükümler kişisel yaralanma ve ölüm davalarına ilişkindir.
3. İngiliz başvuruda yazılı delil gerekli midir?
Evet. CPR 31.17(2) başvurunun delille desteklenmesini gerektirir.
4. Hangi belgenin istenebileceği nasıl belirlenir?
CPR 31.17(3), belgenin davayı destekleyici veya diğer tarafı olumsuz etkileyici olma ihtimali ile adil çözüm veya masraf tasarrufu gereğini arar.
5. CPR 31.16 ile 31.17 aynı mı?
Hayır. CPR 31.16 dava öncesi açıklamaya, 31.17 ise dava dışı kişiden belge istenmesine ilişkindir.
6. Bir marketten trafik kazası kamerası istenebilir mi?
İlgili kanuni yetki, belgenin kontrolü ve CPR 31.17 şartları varsa mahkemeden karar istenmesi değerlendirilebilir; sonuç otomatik değildir.
7. Üçüncü kişi silinmiş kayıt için açıklama yapmak zorunda olabilir mi?
CPR 31.17(4)-(5) artık kontrolünde olmayan belgelere dair bildirim ve açıklama içeren emirler öngörür.
8. Türkiye’de üçüncü kişi belge ibrazı hangi maddede?
HMK m.221, mahkemenin ispat için zorunlu gördüğü belgeyi üçüncü kişiden istemesine ilişkin şartları düzenler.
9. HMK 221’de belge sunulamazsa ne olur?
Üçüncü kişi sebebini delilleriyle açıklar; mahkeme açıklamayı yetersiz görürse ilgili kişiyi tanık olarak dinleyebilir.
10. İngiliz mahkeme emri Türk kurumunu otomatik bağlar mı?
Sırf İngiliz disclosure emri Türk kurumuna karşı doğrudan cebrî ibraz veya haciz yetkisi oluşturmaz; sınır ötesi usul ayrıca incelenir.
11. Sağlık kayıtları istenebilir mi?
İlgili ve gerekli kayıtlar konusunda mahkeme incelemesi yapılabilir; gizlilik ve incelemeden kaçınma gerekçeleri ayrıca değerlendirilir.
12. İngiltere’den alınan kayıt Türk mahkemesinde kesin delil midir?
Hayır. HMK m.199 ve 198 kapsamındaki belge niteliği ile ispat ağırlığı, gerçeklik ve diğer deliller ayrı değerlendirilir.
Mersin ofisi haritası
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
