İşçi İşyerine Zarar Verirse Tazminatsız Çıkarılır mı? 4857 m.25/II-ı (2026)
Kısa ve net cevap: İşçi kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürürse ya da işyerinin malı olan veya işverenin eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratırsa işveren, 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-ı uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. Geçerli m.25/II feshi kıdem ve ihbar tazminatı doğurmaz. Ancak zarar, kusur, zarar miktarı ve olayın işçiyle bağlantısı somut delille ortaya konmalıdır.

4857 Sayılı İş Kanunu m.25/II-ı Ne Düzenler?
İş Kanunu m.25/II-ı işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller kapsamında derhal fesih hakkını düzenleyen özel hükümlerden biridir. Madde iki ayrı davranışı aynı bentte toplar. Birincisi, işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesidir. İkincisi ise işyerindeki makine, tesisat, eşya veya maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratmasıdır.
Bu hüküm ağır sonuç doğurur. Şartları oluşmuşsa işveren bildirim süresi vermeden sözleşmeyi sona erdirir ve 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca kıdem tazminatı ödemez. Bu nedenle yalnız “işçi hata yaptı” veya “işyerinde zarar oluştu” demek yeterli değildir. Feshe hangi alternatif sebebin dayanak olduğu açıkça belirlenmelidir.
İşverenin fesih dosyasında olayın tarihi, işçinin görevi, işverenin verdiği talimatlar, iş güvenliği kuralları, zararın niteliği ve miktarı, kusur bağlantısı ve öğrenme tarihi ayrı ayrı yer almalıdır. Haklı fesih, soyut değerlendirmeyle değil somut olay zinciriyle ispatlanır.
m.25/II-ı İçinde İki Ayrı Haklı Fesih Sebebi Vardır
Birinci sebep işin güvenliğini tehlikeye düşürmedir. Bu durumda mutlaka maddi zarar meydana gelmesi aranmaz. İşçinin kasıt veya savsamasıyla işin güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye düşürmesi yeterlidir. Örneğin zorunlu güvenlik prosedürlerini bilinçli biçimde devre dışı bırakmak, tehlikeli makinede temel koruma sistemlerini kaldırmak veya yetkisiz biçimde güvenliği ortadan kaldıran müdahalede bulunmak bu başlıkta değerlendirilir.
İkinci sebep ise eşya ve malzemede ağır hasar veya kayıptır. Burada kanun somut bir mali eşik getirir: zarar, işçinin otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyeceği derecede olmalıdır. Dolayısıyla her küçük hasar m.25/II-ı kapsamında tazminatsız fesih sebebi değildir.
Bu iki sebebin birbirine karıştırılmaması gerekir. İş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi bakımından zarar eşiği aranmaz; malvarlığı zararında ise bentteki otuz günlük ücret ölçütü önem taşır. Fesih bildiriminde hangi olayın hangi hukuki alt sebebe dayandığı açık yazılmalıdır.
İşin Güvenliğini Tehlikeye Düşürmek Ne Anlama Gelir?
İşin güvenliği, yalnız işçinin kendi sağlığını değil işyerindeki çalışanların, üretim sürecinin, makinelerin, tesisin ve iş organizasyonunun güvenliğini kapsar. İşçi iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, yazılı prosedürler ve görevin gerektirdiği dikkat yükümlülüğü çerçevesinde davranmak zorundadır.
Ancak her iş kazası otomatik olarak işçinin haklı nedenle feshedileceği anlamına gelmez. Olayın işçinin kendi isteği veya savsamasından kaynaklanması gerekir. Makinenin arızalı olması, işverence gerekli koruyucu ekipmanın sağlanmaması, yetersiz eğitim verilmesi veya riskin işverenin organizasyon eksikliğinden kaynaklanması hâlinde bütün sorumluluğun işçiye yüklenmesi mümkün değildir.
İşveren olay sonrası yalnız disiplin yönünden değil, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki kendi yükümlülüklerini de incelemelidir. İşçinin davranışı ile işverenin eğitim, denetim ve ekipman yükümlülükleri birbirinden ayrı değerlendirilir. m.25/II-ı, işverenin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Otuz Günlük Ücret Eşiği Nasıl Uygulanır?
Malvarlığı zararına dayalı m.25/II-ı feshinde kanun zarar için eşik öngörür. Hasar veya kayıp, işçinin otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyeceği derecede olmalıdır. Bu sınırın altında kalan zarar aynı bent kapsamında haklı fesih oluşturmaz; ancak olayın niteliğine göre disiplin yaptırımı, geçerli fesih veya tazminat sorumluluğu ayrı değerlendirilir.
Zarar miktarı varsayımla belirlenmez. Hasar gören makinenin gerçek onarım bedeli, parça bedeli, ikame değeri veya kaybolan malın piyasa değeri belgelenmelidir. İşverenin kâr kaybı, üretim durması veya dolaylı zararları ekleyerek sırf eşiği aşmak amacıyla geniş bir hesap yapması haklı fesih değerlendirmesini otomatik olarak sağlamaz. Feshe dayanak maddi hasarın objektif biçimde ortaya konması gerekir.
Çalışma Bakanlığının güncel açıklamasında da zarar miktarının bilirkişi veya ekspertiz raporuyla belgelenmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu nedenle teknik bir makine arızasında servis/ekspertiz raporu, araç hasarında ekspertiz, stok kaybında sayım ve mali belgeler kritik önem taşır.
İşçinin Kusuru Olmadan Oluşan Zarar Haklı Fesih Sebebi midir?
Hayır. m.25/II-ı, işçinin “kendi isteği veya savsaması” nedeniyle ortaya çıkan güvenlik tehlikesi veya zararı esas alır. İşçinin kusuru bulunmayan, öngöremediği teknik arıza, üretim hatası, üçüncü kişinin müdahalesi veya işverenin organizasyon eksikliği nedeniyle oluşan zarar doğrudan bu bent kapsamında işçiye yüklenemez.
Kusurun derecesi somut olaya göre incelenir. İşçinin eğitim düzeyi, görev tanımı, kendisine verilen talimatlar, makinenin kullanım şartları, gerekli koruyucu ekipman, bakım kayıtları ve olay anındaki koşullar birlikte değerlendirilir. “Makine işçinin vardiyasında bozuldu” tespiti tek başına kusur ispatı değildir.
İşçi daha önce aynı risk konusunda işvereni yazılı olarak uyarmışsa bu kayıt ayrıca önem taşır. Arıza bildirimi, bakım talebi, iş güvenliği bildirimi veya teknik destek kaydı, olayın işçinin savsamasından değil sistemsel eksiklikten kaynaklandığını gösterebilir.
İşyerindeki Zarar Nasıl Belirlenmelidir?
İşveren, zararın miktarını ve nedenini mümkün olduğunca teknik ve bağımsız belgelerle belirlemelidir. Makine ve ekipmanda yetkili servis raporu, araçta ekspertiz, stok ve malzeme kaybında sayım tutanağı, muhasebe kayıtları ve fatura, bilişim sistemlerinde log ve uzman incelemesi kullanılabilir.
Tek taraflı olarak “zarar 100.000 TL’dir” yazılan işyeri tutanağı tek başına teknik incelemenin yerini tutmaz. Tutanak olayın meydana geldiğini belgeleyebilir; zararın gerçek bedeli ve sebebi ayrıca ortaya konmalıdır. İşveren olayda işçinin kusurunu gösteren kamera, görev talimatı, eğitim belgesi ve tanık kayıtlarını da dosyalar.
İşçi ise zararın eski arızadan, bakım eksikliğinden, üçüncü kişiden veya işveren talimatından kaynaklandığını gösteren belgeleri sunabilir. Birden fazla kişinin katkısı varsa her işçinin davranışı ayrı değerlendirilir. Kolektif bir zararda yalnız aynı vardiyada bulunmak bireysel kusurun ispatı değildir.
İşverene Ait Olmayan Eşyaya Verilen Zarar da m.25/II-ı Kapsamında mı?
Evet, kanun yalnız işverenin mülkiyetindeki malları saymaz. İşyerinin malı olan veya işyerinin malı olmayıp da işverenin eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ve maddeler de kapsam içindedir. Bu nedenle müşteri malı, kiralanmış ekipman veya işletmenin kullanımında bulunan üçüncü kişiye ait araç da somut şartlarda hükmün kapsamına girebilir.
Ancak yine işçinin kusuru ve zarar eşiği ispatlanmalıdır. Üçüncü kişiye ait eşya için işverenin sonradan ödediği her tutar otomatik olarak işçinin verdiği zarar sayılmaz. Zararın oluşumu, gerçek miktarı ve işçinin davranışı arasındaki bağ kurulmalıdır.
İşverenin sigortadan tazminat alması, üçüncü kişiye ödeme yapması veya ekipmanı yenilemesi gibi sonraki işlemler de zarar hesabında ayrıca dikkate alınır. İşçiye yöneltilecek talep gerçek zarar üzerinden değerlendirilir.
Haklı Fesih Kaç Gün İçinde Yapılmalıdır?
m.25/II-ı, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller içinde bulunduğu için 4857 m.26’daki süreye tabidir. İşveren, haklı feshe sebep olan davranışı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmalıdır. Her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra bu hak kullanılamaz; işçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık üst süre uygulanmaz.
Teknik olaylarda zararın ve sorumluluğun hemen belirlenememesi mümkündür. Bu durumda işverenin makul ve gerekli incelemeyi yürütmesi, ekspertiz raporunu alması ve feshe yetkili makamın olayı öğrenme tarihi somut kayıtlarla değerlendirilir. Ancak inceleme bahanesiyle süresiz beklenemez.
Fesih yazısında olay ve madde açık belirtilmelidir. Hasarın tarihi, hangi malın zarar gördüğü, işçinin hangi davranışının kusurlu olduğu ve zararın hangi raporla belirlendiği gösterilmelidir. Belirsiz fesih bildirimi uyuşmazlıkta işverenin ispatını zayıflatır.
m.25/II-ı Feshinde Kıdem ve İhbar Tazminatı Ödenir mi?
Şartları gerçekleşmiş bir m.25/II-ı feshi haklı nedenle derhal fesihtir. İşveren bildirim süresi vermediği için ihbar tazminatı ödemez. 1475 sayılı Kanun m.14, işverenin 4857 m.25/II kapsamındaki fesihlerinde kıdem tazminatı hakkı tanımaz.
Fakat haklı sebep ispatlanamazsa sonuç değişir. İşçi, çalışma süresine ve diğer koşullara göre kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir; iş güvencesi kapsamındaysa işe iade sürecini işletebilir. Fesih kodu veya işverenin “tazminatsız çıkış” yazması tek başına haklı sebebi kanıtlamaz.
İşçinin fesih tarihine kadar doğmuş ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram/genel tatil ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi hakları ayrıca hesaplanır. Haklı fesih, önceden doğmuş ücret alacaklarını ortadan kaldırmaz.
İşveren Zararı Doğrudan İşçinin Maaşından Kesebilir mi?
İşçinin işverene karşı zarar sorumluluğu ile ücret kesintisi aynı konu değildir. İşveren, zarar meydana geldi diye işçinin bütün ücretini tek taraflı biçimde kesemez. İş Kanunu m.35 ücretin haczi ve devri bakımından koruma getirir; ayrıca Borçlar Kanunu’ndaki takas ve işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallar değerlendirilir.
İşçinin zararı açıkça kabul etmediği veya taraflar arasında usulüne uygun mahsup/takas koşulları oluşmadığı durumda işverenin alacağını hukuki yollardan talep etmesi gerekir. “Tazminatsız çıkardım, son maaşı da vermiyorum” yaklaşımı hukuka uygun değildir. Hak edilmiş ücret ve kullanılmamış yıllık izin ücreti gibi kalemler ayrı hesaplanır.
Öte yandan işçinin işverene verdiği zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu varsa işveren bu zararı talep edebilir. Zarar tazmini ile iş sözleşmesinin haklı feshi iki ayrı hukuki sonuçtur ve her birinin şartı ayrıca ispatlanır.
Haklı Fesihte Hangi Deliller Kullanılır?
Fesih sebebini işveren ispatlar. İş sözleşmesi, görev tanımı, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları, kullanım talimatları, olay tutanağı, kamera kaydı hukuka uygun ise görüntüler, makine logları, servis ve ekspertiz raporu, bakım kayıtları, fotoğraflar, tanıklar, fatura ve stok kayıtları birlikte kullanılabilir.
İşverenin yalnız kendi çalışanlarına imzalattığı genel bir tutanak, teknik zarar hesabını tek başına tamamlamaz. İşçi de olayın teknik arızadan kaynaklandığını gösteren servis geçmişini, önceden yaptığı arıza bildirimlerini, iş güvenliği kayıtlarını ve tanıklarını sunabilir.
Fesih bildirimi ile SGK işten ayrılış kaydı ve gerçek olay arasında uyum bulunmalıdır. İşveren sonradan tamamen farklı bir sebep üretmemelidir. İşçi de fesih bildiriminin bir örneğini almalı ve varsa “zararı kabul ediyorum” içerikli belgeleri okumadan imzalamamalıdır.
İşçi Tazminatsız Feshe Nasıl İtiraz Eder?
İşçi fesih yazısını, işten ayrılış bildirgesini, bordroları, görev tanımını ve olayla ilgili teknik belgeleri toplamalıdır. İş güvencesi şartları varsa fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru gerekir. Kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarında da dava şartı arabuluculuk uygulanır.
İtirazda “zarar vermedim” demek yerine zararın miktarı, kusur, otuz günlük ücret eşiği ve m.26 süresi ayrı ayrı ele alınmalıdır. Zarar eşik altında kalıyorsa, kusur yoksa, zarar işverenin bakım eksikliğinden kaynaklanıyorsa veya fesih süresi geçmişse bunlar somut belgelerle ileri sürülmelidir.
Genel haklı fesih sistemi için işverenin haklı nedenle feshi rehberi; işçinin görevini yapmamakta ısrar bakımından ise 4857 m.25/II-h rehberi incelenebilir.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
4857 m.25/II-ı Türkiye genelinde aynı şekilde uygulanır. Mersin’de liman, lojistik, fabrika, depo, tarım, inşaat veya hizmet sektöründe meydana gelen işyeri zararlarında da aynı ölçütler geçerlidir: görev ve talimat, kusur, zarar miktarı, otuz günlük ücret eşiği, ekspertiz ve fesih süresi.
Özellikle araç, forklift, vinç, üretim makinesi ve depo ekipmanı gibi teknik zararların bulunduğu dosyalarda servis ve ekspertiz belgeleri kritik önem taşır. Mersin’deki iş uyuşmazlıklarında da zorunlu arabuluculuk ve iş mahkemesi sistemi uygulanır.
Sonuç
İşçinin işyerine verdiği her zarar tazminatsız fesih sebebi değildir. 4857 m.25/II-ı için işçinin kendi isteği veya savsaması bulunmalı; malvarlığı zararına dayanılıyorsa zarar otuz günlük ücret eşiğini aşmalı ve gerçek zarar teknik belgelerle ortaya konmalıdır. İş güvenliğinin kusurlu biçimde tehlikeye düşürülmesi ise ayrıca haklı fesih sebebidir. Fesih m.26’daki altı iş günlük süre içinde kullanılmalı, sebep somut ve ispatlanabilir olmalıdır.
Hukuki dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-ı, m.26, m.35; 1475 sayılı İş Kanunu m.14 ve ilgili Türk Borçlar Kanunu hükümleri.
Resmî kaynak: Mevzuat Bilgi Sistemi · Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Kanunu SSS
11 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuat esas alınarak Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.
Zarar nedeniyle haklı fesihte hangi unsurlar ispatlanmalıdır?
4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-ı uyarınca haklı fesih için işyerine ait veya işverenin eli altında bulunan makine, tesisat, eşya ya da maddede işçinin kendi isteği veya savsaması nedeniyle zarar veya kayıp meydana gelmesi ve zararın işçinin otuz günlük ücretiyle ödenemeyecek düzeyde olması gerekir. Bu nedenle yalnız “işçi zarar verdi” şeklindeki soyut tutanak yeterli değildir. Hasarın ne olduğu, işçinin kusurlu davranışı, zarar miktarı ve otuz günlük ücret karşılaştırması belgeyle ortaya konulmalıdır.
İşveren olay tutanağı, kamera kaydı, teknik servis veya ekspertiz kaydı, fatura, envanter belgesi ve ücret bordrosunu birlikte saklamalıdır. İşçinin savunmasının alınması da olayın maddi yönünün açıklığa kavuşturulması bakımından önemlidir. Zarar otuz günlük ücret eşiğini aşmıyorsa m.25/II-ı’daki özel haklı fesih şartı oluşmaz; başka bir geçerli veya haklı fesih sebebi bulunduğu ileri sürülüyorsa onun koşulları ayrıca ispatlanır. Tazminat talebi ile fesih hakkı da aynı şey değildir: işveren, zarar miktarı ve işçinin sorumluluğu bakımından 6098 sayılı TBK ve iş hukukunun işçi sorumluluğuna ilişkin ölçütlerini ayrıca gözetmelidir.
Telefon: +90 552 224 43 66
Sık Sorulan Sorular
İşçi işyerine zarar verirse hemen tazminatsız çıkarılır mı?
Hayır. m.25/II-ı şartlarının, kusurun ve zarar eşiğinin somut olarak oluşması gerekir.
Otuz günlük ücret eşiğinin altında zarar varsa ne olur?
Malvarlığı zararına dayalı m.25/II-ı haklı fesih şartı bu bent yönünden oluşmaz; diğer hukuki sonuçlar ayrıca incelenir.
İş güvenliğini tehlikeye düşürmede maddi zarar şart mı?
Hayır. İşçinin kendi isteği veya savsamasıyla iş güvenliğini tehlikeye düşürmesi bentte ayrı fesih sebebidir.
Zarar ekspertizle belirlenmeli mi?
Teknik zararların bilirkişi, ekspertiz veya yetkili servis belgesiyle belirlenmesi ispat bakımından gereklidir.
Kusuru olmayan işçi tazminatsız çıkarılır mı?
m.25/II-ı işçinin isteği veya savsamasına bağlı davranışı arar; kusursuz zarar bu bent kapsamında değerlendirilemez.
Üçüncü kişiye ait araca zarar verilirse madde uygulanır mı?
İşverenin eli altında bulunan üçüncü kişiye ait eşya da hükmün kapsamına girebilir.
Haklı fesih süresi kaç gündür?
İşveren öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde fesih hakkını kullanmalıdır.
Kıdem tazminatı ödenir mi?
Geçerli m.25/II-ı feshinde kıdem tazminatı doğmaz.
Son maaş tamamen kesilebilir mi?
Hayır. Zarar talebi ile doğmuş ücret alacağı ayrı hukuki konulardır.
İşçi feshe nasıl itiraz eder?
İş güvencesi varsa bir aylık arabuluculuk süresi gözetilir; kıdem, ihbar ve diğer alacaklar için de dava şartı arabuluculuk uygulanır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
