B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

ISTAC’ta Birden Fazla Sözleşme ve Davaların Birleştirilmesi

Aynı ticari projeye ait bütün sözleşmeler, yalnız proje bağlantısı nedeniyle tek ISTAC davasında görülemez. Başlangıçta birden fazla sözleşmeden kaynaklanan talepleri tek tahkime sunmak ile ayrı açılmış tahkimlerin birleştirilmesini istemek farklı işlemlerdir. İstanbul’daki şirketin önce her talebin tarafını, dayandığı sözleşmeyi ve tahkim anlaşmasını belirlemesi gerekir. Sözleşmelerin aynı klasörde bulunması, hukuken aynı uyuşmazlık çözüm düzenine tabi olduklarını kanıtlamaz.

Makine alımı, kurulum, bakım, ek iş ve teminat ilişkilerinin birlikte yürüdüğü dosyalarda başvurunun kapsamı bu ayrımdan hareketle kurulur. Bu yazı, tek sözleşmeli genel tahkim başvurusunu tekrar etmez; sözleşmeler arasındaki bağlantının hangi belgelerle açıklanacağını ve birleştirme talebinin yetki itirazından nasıl ayrılacağını inceler. Kurumun İstanbul’da bulunması veya projenin İstanbul’da yürütülmesi, tarafların tahkim iradesinin yerine geçmez.

Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosu İstanbul Maslak Polaris Plaza ofisinin bulunduğu bina
İstanbul ofisi — Maslak, Polaris Plaza.

Çok sözleşmeli tek tahkim ile davaların birleştirilmesi

ISTAC Tahkim Kuralları m.10, bağlantılı sözleşmelerden doğan taleplerin tek tahkimde görülmesini, bütün sözleşmelerin ISTAC tahkimini öngörmesine ve tahkim anlaşmalarının uyumuna bağlar. M.11 ise görülmekte olan birden fazla ISTAC davasının birleştirilmesini düzenler. Farklı taraflı dosyalarda herkesin muvafakati aranır. Taraflar aynıysa muvafakat, aynı tahkim anlaşması veya aynı hukuki ilişkiyle bağlantılı ve uyumlu birden fazla tahkim anlaşması alternatif dayanaklardır.

Birleştirme başvurusu Sekretaryaya yapılır; tarafların görüşleri alınarak Divana sunulur. Divan, hakemlerin belirlenme durumu dâhil ilgili koşulları değerlendirir. Başvuru anında davalı hakemi belirlenmemişse karar verilinceye kadar belirlenmez. Kabul halinde, başka anlaşma yoksa dosyalar ilk açılan davada birleşir. Bu çerçeve, kurumun resmî sayfasında bağlantısı bulunan metnin m.10–11 hükümlerine dayanır; somut uyuşmazlıkta uygulanacak sürüm ve tarafların özel anlaşması ayrıca kontrol edilmelidir.

Pratik incelemede önce iki soruya cevap verilir: Henüz tek başvuru mu hazırlanıyor, yoksa farklı numaralar taşıyan davalar zaten açılmış mı? İlk durumda taleplerin başlangıç kapsamı kurulurken ikinci durumda mevcut yargılamaların birlikte yürütülmesi istenir. Açılmamış bir davanın dosya numarasını varmış gibi göstermek veya yeni bir talebi sadece eski davaların birleştirilmesi başlığına eklemek, işlem türünü belirsiz bırakır.

Tahkim iradesinin kanuni temeli ve anlaşmanın kapsamı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.412, belirli hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı ya da bir kısmı için tahkim anlaşması yapılmasını düzenler. Anlaşma, ana sözleşmenin bir hükmü veya ayrı sözleşme biçiminde kurulabilir. Bu nedenle çok sözleşmeli incelemede yalnız bütün belgelerde aynı başlığın bulunmasına bakılmaz; hangi uyuşmazlıkların tahkime bırakıldığı okunur.

HMK m.424, emredici hükümler saklı kalmak üzere kurumsal usul seçimine imkân verir. Kurumsal kurallara gönderme, her davada bütün şirketler ve bütün alacaklar için sınırsız bir yetkilendirme değildir. Tahkime elverişlilik bakımından m.408’deki sınırlar da korunur. Bir taşınmaz projesinin ticari alacağı ile taşınmaz üzerindeki ayni hak uyuşmazlığının aynı başlık altında yazılması, hukuki niteliklerini birleştirmez.

Buradaki HMK açıklamaları, m.407 kapsamındaki iç tahkim rejimine ilişkindir. Yabancılık unsuru bulunan dosyada uygulanacak tahkim kanunu ayrıca belirlenir. İstanbullu şirketin yabancı tedarikçiyle sözleşme yapmış olması incelenmeden yalnız kurumun adı üzerinden kanun seçilmez. HMK tahkim hükümlerinin uygulanma alanı bu ayrımın başlangıç kaynağıdır.

Başvuru öncesinde sözleşme ve tahkim şartı cetveli

Hazırlık için her sözleşmeye ayrı satır açılması yararlıdır. Satırda imza tarihi, tarafların tam unvanı, işin konusu, uyuşmazlık çözüm hükmü ve varsa sonraki değişiklik gösterilir. Bu cetvel, kanunun zorunlu tuttuğu yeni bir form değildir; aynı proje adının altında farklı hukuki ilişkilerin karışmasını önleyen inceleme yöntemidir. Asıl imzalı belge cetvelin yerine geçmez; cetvel asıl belgeye yönlendirir.

İncelenecek alanBelge üzerinden cevaplanacak soru
Tarafİmzalayan, talepte bulunan ve kendisine talep yöneltilen kişi aynı mı?
Tahkim iradesiHüküm hangi uyuşmazlığı ve hangi kuralları kapsıyor?
Usul tercihleriHakem sayısı, seçim yöntemi, dil ve tahkim yeri hakkında ne kararlaştırılmış?
Belge bağlantısıAna sözleşme, sipariş, ek iş ve genel şartlar hangi atıfla ilişkilendirilmiş?
Talepİstenen tutar veya edim hangi sözleşme yükümlülüğüne dayanıyor?

Karşılaştırmada hükümler kısaltılarak anlamı değiştirilmemelidir. Bir sözleşmenin yalnız mahkemeden geçici korumaya ilişkin cümlesini alıp tahkimi tamamen dışladığı sonucuna varmak doğru değildir. Aynı şekilde uyuşmazlıkların bir kısmını tahkime bırakan sınırlı hüküm, bütün ticari ilişkiyi kapsıyormuş gibi özetlenmemelidir. Karşılaştırılan şartın tam metni, sayfa numarası ve imza bağlantısı dosyada bulunmalıdır.

Sipariş formu veya genel şartlardaki atıf yeterli midir?

HMK m.412/3, tahkim şartı içeren belgeye ana sözleşmenin parçası haline getirme amacıyla yapılan yollamayı düzenler. Atıf incelemesinde, hangi belgenin hangi sürümüne yönelindiği ve atfın tahkim şartını da sözleşme düzenine kattığı belirlenir. İnternet adresinin veya şirketin genel tanıtımının bulunmasıyla tahkim şartının kabul edildiği sonucu aynı şey değildir.

Eklerin sözleşme kurulurken erişilebilir olan sürümü korunmalıdır. Başvuru tarihinde internetten indirilen güncel genel şartlar, yıllar önce imzalanan siparişteki içeriği tek başına kanıtlamaz. Dosyada eklerin adı, tarih veya sürüm numarası, gönderim yazışması ve kabul kaydı eşleştirilir. Belirli sürüme ulaşılamıyorsa eksiklik açıkça belirtilir; sonradan bulunan metin eski kabulün kesin kanıtı gibi sunulmaz.

Çerçeve sözleşmeyle sonraki sipariş arasında öncelik hükmü bulunması da önemlidir. Öncelik kaydının ödeme, teknik şartname ve uyuşmazlık çözümü bakımından aynı kapsamda olup olmadığı metinden anlaşılır. Sonraki siparişin daha yeni tarihli olması, önceki bütün hükümleri kendiliğinden ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Hangi hükmün hangi iradeyle değiştirildiği gösterilmelidir.

Tahkim şartlarının uyumu nasıl somutlaştırılır?

Uyum incelemesi yalnız her belgede ISTAC adının geçmesini işaretlemekle bitmez. Hakem sayısı, atanma yöntemi, dil, tahkim yeri ve sözleşmelerin kapsadığı uyuşmazlıklar yan yana konulur. Bu alanlardan birinde farklılık bulunması halinde, farklılığın birlikte yargılamayı nasıl etkilediği açıklanır. Her ifade farkının otomatik uyumsuzluk olduğu da her farkın önemsiz sayıldığı da ileri sürülmemelidir.

Örneğin karşılaştırma cetvelinde hakem sayısı için iki farklı düzen tespit edilmişse, dilekçe bu farkı gizlemek yerine tarafların kabul ettiği çözümü veya ileri sürülen hukuki görüşü göstermelidir. Burada hayalî bir dosyanın sonucu değil, gerçek sözleşmede ortaya çıkan farkın inceleme yöntemi anlatılmaktadır. Uyum iddiası, karşılaştırılan hükümleri okuyanın aynı farkı görebileceği açıklıkta kurulmalıdır.

Esasa uygulanacak hukuk ile tahkim yeri de aynı sütuna yazılmamalıdır. Maddi sözleşme hukukunun seçimi, usulün yürütüldüğü hukuki yeri tek başına belirlemez. HMK m.425, tahkim yerini ayrıca düzenler. Bu ayrıntının genel açıklaması tahkim yeri ve duruşma yeri rehberinde yer alır.

Aynı grup şirketi olmak taraf aynılığı sağlar mı?

Başvuru dosyasında ticaret unvanı, sicil bilgisi ve sözleşmeyi imzalayan kişi açıkça belirlenmelidir. Ortak marka kullanılması, aynı adresin bulunması veya şirketler arasında ortaklık ilişkisi olması, bütün belgelerde aynı tüzel kişinin taraf olduğunu göstermeye yeterli değildir. Birleştirme incelemesinde taraf listesinin yanlış kurulması, hangi muvafakatin veya tahkim iradesinin araştırılacağını da yanlış yönlendirir.

Teminat veren şirket, ana borçlu ve alt yüklenici aynı ticari projenin içinde bulunabilir; ancak her birine yöneltilen talebin ayrı hukuki dayanağı gösterilir. Bir kişinin hakem önünde borçtan sorumlu tutulmasıyla mevcut davaların birlikte görülmesi farklı sorulardır. Usul kolaylığı sağlama isteği, sorumluluğun veya tahkim anlaşmasının kişisel kapsamının yerine geçmez.

Unvan değişikliği ile gerçekten farklı bir şirkete geçiş de ayrılmalıdır. Aynı sicil kaydındaki unvan değişikliği, farklı taraf bulunduğu sonucuyla karıştırılmaz. Birleşme, devir veya temsil iddiası varsa ilgili belgeler sunulur. Bu yazı bütün hukuki halefiyet durumlarına tek sonuç atamaz; hangi kişinin hangi sıfatla dosyada bulunduğunun kayıtlardan açıklanmasını esas alır.

Aynı hukuki ilişki bağlantısı hangi kayıtlarla açıklanır?

“Hepsi aynı projeye ait” cümlesi yerine sözleşmelerin işlevsel ilişkisi gösterilmelidir. İş programı, teslim ve kabul kayıtları, teknik şartname, ek iş emirleri ve ödeme düzeni hangi sözleşmeler arasında bağlantı kuruyorsa bu bağlantı belgeleriyle açıklanır. Bir belgenin iki dosyada da bulunması tek başına yeterli analiz değildir; her davada hangi vakıayı ispatlamak için kullanıldığı belirtilir.

Ortak teknik sorun ile bağımsız borç kalemi ayrılır. Teslim tarihiyle ilgili bir kayıt farklı sözleşme taleplerini etkiliyorsa, bunun hangi talebin hangi şartına ilişkin olduğu yazılır. Ayrı dönemlere, ayrı ürünlere veya ayrı kabul işlemlerine ait alacaklar ise birbirinin yerine geçirilmez. Bağlantı değerlendirmesi, tüm tutarların tek başlıkta toplanmasından değil, yükümlülükler arasındaki ilişkinin görünür kılınmasından oluşur.

HMK m.428, davacının tahkim şartı ve varsa esas sözleşmeyle birlikte vakıalarını ve talebini sunmasını düzenler. Bu nedenle bağlantı tablosu, talep açıklamasını ortadan kaldırmaz. Her istemin sonucu, miktarı ve dayanağı anlaşılmalıdır. Gecikme tazminatı, bedel alacağı ve bedel iadesinin farklı sebepleri varsa aynı toplam içinde açıklamasız birleştirilmemelidir.

Açılmış davalarda başvuruya hangi bilgiler eklenir?

Mevcut davaların numarası, açılış tarihleri, taraf listeleri, dayanak tahkim şartları ve geldiği usul aşaması bir arada sunulmalıdır. Dilekçeler verilmiş mi, hakem belirlenmiş mi, usul takvimi kurulmuş mu, teknik inceleme başlamış mı soruları ayrı cevaplanır. Bunlar başvuruya hukuki dayanak oluşturan kuralların yerine geçmez; istenen işlemin mevcut dosyalar üzerindeki etkisini açıklar.

Bir dosyada toplanmış delilin diğerinde de kullanılacağı ileri sürülüyorsa o delilin kapsamı gösterilir. Belirli bir raporun her iki uyuşmazlığı tamamen çözdüğü, raporun soruları ve sözleşmeleri incelenmeden söylenmemelidir. Ortak bölüm ile yalnız bir davaya ait bölüm ayrılır. Böylece birleştirme talebi, belirsiz bir hız beklentisi yerine somut işlem tekrarlarının değerlendirilmesine dayanır.

Başvurunun sonuç bölümünde hangi dosyalar hakkında karar istendiği açıkça yazılmalıdır. Henüz açılmamış gelecekteki bütün uyuşmazlıkların aynı kararla kapsanması talebi, mevcut dava listesinden ayrı bir meseledir. Kuruma gönderilen metnin bütün ekleriyle alındığı teyit edilir. Başvurunun sistem kaydı ve verilen karar, tek bir “birleşme talep edildi” notuna indirgenmemelidir.

Birleştirmeye karşı çıkmak ile hakemin yetkisine itiraz

HMK m.422/1, hakemin tahkim anlaşmasının varlığı ve geçerliliği dâhil kendi yetkisi hakkında karar verebilmesini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının en geç cevap dilekçesinde yapılması; hakem seçimine katılmanın bu itiraz hakkını ortadan kaldırmaması öngörülür. Dolayısıyla yalnız dosyaların birlikte görülmesine karşı çıkan bir yazı, bütün yetki itirazlarının açıkça ileri sürüldüğünü göstermeyebilir.

İtirazın hangi sözleşme ve hangi talep hakkında olduğu belirtilmelidir. Bir sözleşmedeki tahkim şartının kapsamı tartışılırken diğer sözleşmedeki açık kabul yokmuş gibi davranılmaz. Asıl sözleşmenin geçersizliği iddiası da tahkim şartının kendiliğinden geçersiz olduğu sonucuna bağlanamaz; m.422/1, bu şartın bağımsız değerlendirilmesini düzenler. Esasa ilişkin savunma ile tahkim yetkisi aynı inceleme değildir.

Başvuru veya itiraz gönderilmesiyle bütün dosyalardaki diğer sürelerin otomatik durduğu varsayılmamalıdır. Cevap, delil sunma ve ödeme çağrıları ayrı takip edilir; takvim değişikliği varsa verilen karar üzerinden uygulanır. Elektronik bildirim ve alınma tarihi bakımından ISTAC e-posta tebligatı rehberi tamamlayıcıdır.

Birlikte inceleme borçları tek kaleme dönüştürmez

Birlikte görülen dosyada da her alacağın borçlusu, para birimi, vadesi, ödeme durumu ve faiz talebi ayırt edilebilir olmalıdır. Aynı ödeme birden fazla sözleşmenin hesabında görünüyorsa hangi borca mahsup edildiği açıklanır. Çifte sayımın önlenmesi için ilk talep, sonradan yapılan ödeme ve kalan miktar ayrı gösterilir. Usul işlemi, gerçekte tek kez doğmuş zararın iki kez tahsiline gerekçe oluşturmaz.

HMK m.428/3, değişiklik ve genişletmenin tahkim anlaşmasının kapsamını aşamayacağını açıkça belirtir. Bir dosyanın kapsamına sonradan yeni sözleşme eklenmesi düşünülüyorsa, yalnız talep toplamının artırılması yeterli inceleme değildir. Yeni talebin hangi anlaşmaya dayandığı ve karşı tarafın savunmasını nasıl etkilediği açıklanır. Talep değişikliği ile dosya birleştirme işlemi ayrı değerlendirilmelidir.

Giderler de başvuru aşamasından itibaren dosya bazında tutulmalıdır. Avans, bilirkişi ödemesi ve tarafın kendi uzman gideri aynı kalem değildir. HMK m.441–442 yargılama giderleri ve avans düzenini ayrı ele alır. ISTAC avansının ödenmemesi rehberi, finansman eksikliğinin ayrıca takip edilmesini açıklar; birleştirme talebi ödeme yerine geçmez.

Birleştirme kararı sonrasında dosya düzeni

Karar alındığında hangi numaralı davaların hangi kapsamda ele alındığı kontrol edilir. Önceki dilekçe ve deliller kaybolmamalı; kaynak dosya bilgisi korunmalıdır. Birleştirme öncesi iki farklı dosyada aynı ek numarası kullanılmışsa yeni dizin hazırlanabilir. Eski belgeye yapılan atıfların okunabilmesi için eski ve yeni numara arasında eşleştirme yapılır. Bu, delilin içeriğini değiştirmek değil, erişim düzenini açıklamaktır.

HMK m.423’teki eşitlik ve hukuki dinlenilme güvencesi birlikte yürütülen yargılamada da korunur. Bir dosyanın tarafının daha önce görmediği belgelere dayanılacaksa bunlara ilişkin inceleme ve açıklama imkânı değerlendirilir. Ortak dosya kurulması, her katılımcının geçmişteki bütün belgeyi zaten bildiği varsayımına dayandırılmamalıdır. Gizli ticari belgelerin paylaşım kapsamı da usul kararında açıklığa kavuşturulur.

Şirket yönetimine sunulacak sonuç notunda yalnız “davalar birleşti” yazılması yeterli değildir. Hangi taleplerin sürdüğü, hangi itirazların karara bağlandığı, sonraki işlemlerin muhatabı ve güncel takvim gösterilir. Talep kabul edilmediyse de ayrı dosyaların süreleri izlenmeye devam eder. Birleştirme sonucu, uyuşmazlığın esası hakkında kazanma veya tahsilat garantisi değildir.

Muvafakat metninde hangi konular açık bırakılmamalıdır?

Birlikte yargılamaya ilişkin anlaşma hazırlanırken dosyalar ve taraflar tek tek gösterilmelidir. Muvafakat, hangi usul işleminin kabul edildiğini açıklamalıdır; belirsiz bir “bütün davalar için uygundur” cümlesi yeterli belge düzeni sağlamaz. Ticari yönetimin onay verdiği kapsam ile vekilin kuruma sunduğu metin karşılaştırılır. Şirket içi e-postada konuşulan öneri ile dışarıya açıklanmış kesin irade birbirine karıştırılmamalıdır.

Metin yalnız usule ilişkinse esas hakkındaki taleplerin, yetki itirazlarının veya gider istemlerinin bundan nasıl etkilendiği açıkça ele alınmalıdır. Birleştirme istemine katılmak, belgenin diğer hükümleri görülmeden borç ikrarı ya da alacaktan vazgeçme şeklinde nitelendirilmemelidir. Buna karşılık aynı belgede ayrıca sulh veya feragat açıklaması bulunuyorsa bu açıklama yok sayılmaz. Hukuki sonuç, belgenin başlığından değil bütün içeriğinden ve uygulanacak hükümlerden çıkarılır.

İmzalanan sürümde sonradan değişiklik yapıldıysa hangi tarafın hangi sürümü kabul ettiği izlenmelidir. E-posta eki, imzalı dosya ve kuruma sunulan nüsha farklı metinler içeriyorsa bu fark başvuru öncesinde giderilir. Taslak üzerinde öneri olarak yazılan cümle, tarafların kesin anlaşması gibi sunulmaz. Yetki ve kapsam kontrolü tamamlandığında metin ilgili dava numaralarıyla dosyaya alınır; alınan kurumsal kararın bu metni nasıl uyguladığı ayrıca takip edilir.

Sık sorulan sorular

Aynı projedeki tüm sözleşmeleri tek dilekçeye yazmak yeterli midir?

Hayır. Her talebin sözleşmesi, tarafı ve tahkim iradesi belirlenir. HMK m.412 ve m.428 kapsamındaki anlaşma ve talep incelemesi, proje adının ortak olmasıyla tamamlanmaz.

Tahkim şartı mutlaka ana sözleşmenin içinde mi bulunmalıdır?

HMK m.412, ayrı tahkim sözleşmesine de izin verir. Atıf yapılan belge söz konusuysa m.412/3’teki sözleşmenin parçası haline getirme koşulu incelenir.

Genel şartların bugünkü sürümü eski siparişi kanıtlar mı?

Tek başına kanıtlamaz. İlgili işlemde hangi sürümün kabul edildiği, atıf ve gönderim kayıtlarıyla belirlenmelidir. Sonradan indirilen belge eski anlaşmanın yerine konulmaz.

Aynı markayı kullanan şirketler tek taraf sayılır mı?

Marka ortaklığı taraf kimliğini tek başına belirlemez. Tam unvan, sicil ve sözleşme imzaları karşılaştırılır. Her kişiye yöneltilen talebin hukuki dayanağı ayrı gösterilir.

Birleştirmeye karşı çıkmak yetki itirazı yerine geçer mi?

Her iki itirazın konusu ayrıdır. HMK m.422 kapsamındaki yetki itirazı, tartışılan anlaşma ve talep belirtilerek açıkça ileri sürülmelidir.

Hakem seçimine katıldığım için yetkiye itiraz edemez miyim?

HMK m.422/2, hakem seçimine katılmanın yetki itirazı hakkını ortadan kaldırmadığını düzenler. İtirazın zamanı ve konusu ayrıca kontrol edilir.

Asıl sözleşme geçersizse tahkim şartı da otomatik geçersiz midir?

Hayır. HMK m.422/1, tahkim şartının diğer sözleşme hükümlerinden bağımsız değerlendirilmesini düzenler. Geçersizlik iddiası hangi anlaşmaya yönelikse açıkça belirtilmelidir.

Talep değiştirerek tahkim anlaşması dışındaki borcu ekleyebilir miyim?

HMK m.428/3, iddia veya savunmanın tahkim sözleşmesinin kapsamı dışına taşacak şekilde değiştirilmesini yasaklar. Yeni talebin dayanağı ayrıca incelenir.

Başvuru yapılınca diğer dosyalardaki takvim bırakılır mı?

Hayır. Somut takvim kararları izlenir. Birleştirme talebi gönderilmesi, cevap veya delil sunma yükümlülüklerinin tamamının kendiliğinden durduğu anlamına gelmez.

Birlikte görülme kararı borcun da kabul edildiği anlamına gelir mi?

Hayır. Usulün birlikte yürütülmesi ile alacağın varlığı farklıdır. Her talebin miktarı, dayanağı ve ispatı ayrıca değerlendirilir.

Resmî kaynaklar ve hukuki dayanaklar

ISTAC Tahkim Kuralları: m.10–11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.407–408, 412, 422–425, 428, 441–442. Adalet Bakanlığının yayımladığı HMK metni, ilgili maddeler için tamamlayıcı resmî kaynaktır. Somut başvuruda seçilen kuralların sürümü, sonraki mevzuat değişiklikleri ve dosyadaki özel anlaşmalar birlikte değerlendirilir.

İstanbul ofisi ve sözleşme dosyası incelemesi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli çalışmalarını İstanbul ve Mersin odaklı yürütür. Sözleşmeler, tahkim şartları ve mevcut dava kayıtlarıyla İstanbul ofisi iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul


Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp