İstanbul’da Yol Kotu Yükselmesi: Bina Girişi ve Zarar Başvurusu
İstanbul’da yolun veya kaldırımın yükseltilmesi nedeniyle bina girişinin aşağıda kalması, araç girişinin kullanılamaması ya da yüzey suyunun taşınmaza yönelmesi ayrı ayrı incelenmesi gereken zarar türleridir. Anayasa m.125 idarenin kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğünü düzenler. Ancak yol seviyesinin değişmesi tek başına belirli bir tazminata hak kazandırmaz. Sorumlu idare, eski ve yeni kotlar, taşınmazın onaylı durumu, gerçek zarar ve çalışma ile zarar arasındaki bağlantı ortaya konulmalıdır.
Bu yazı, yeni yapılacak binaya ilk kez kot verilmesini değil, mevcut yapının önündeki yolun sonradan değiştirilmesinin sonuçlarını ele alır. Yol projesine veya kot kararına karşı iptal talebiyle, yapılan çalışmanın doğurduğu maddi zarar için tam yargı talebi aynı şey değildir. İstanbul’daki dosyada bu ayrım başta kurulmalı; teknik şikâyet, belge istemi ve tazminat başvurusu birbirinin yerine geçirilmemelidir.

Yol yükseldiğinde ilk inceleme nasıl yapılır?
Önce değişikliğin tam yeri belirlenir: araç yolunun kaplaması, kaldırım, bordür, bina eşiği, garaj rampası ve yağmur suyu ızgarası ayrı ölçüm noktalarıdır. Yalnız bir kapının fotoğrafından yolun tamamının hangi seviyeye getirildiği anlaşılamaz. Sokak adıyla birlikte bina numarası, bağımsız bölüm, parsel ve çalışmanın yapıldığı cephe kaydedilir. Birden fazla giriş bulunan yapıda hangi girişin hangi kullanım bakımından etkilendiği gösterilir.
Çalışma öncesi fotoğraf, eski yol kotu tutanağı ve ruhsat eki proje ile çalışma sonrasındaki ölçüm karşılaştırılır. Eski fotoğrafın çekildiği tarih ve aynı cepheyi gösterdiği doğrulanmalıdır. Zemine sonradan yapılan bir müdahale, önceki kotun kanıtı olarak sunulmamalıdır. Fotoğraflarda kullanılan ölçü çubuğu veya cetvel yararlıdır; fakat teknik kot ölçümünün ve uzman değerlendirmesinin yerini tek başına tutmaz.
Güvenlik sorunu varsa zarar hesabını beklemeden ilgili birime bildirilir. İnsanların geçişini engelleyen seviye farkı, kapının açılmaması ve suyun içeri girmesi aynı başvuruda açık başlıklarla anlatılır. Bildirimde tehlikenin giderilmesi talep edilirken, zarar belgelerinin korunması da sağlanır. Kişilerin kendi başına kaldırımı kazması veya kamuya ait ızgarayı değiştirmesi çözüm olarak önerilemez.
İstanbul’da muhatap İBB mi, ilçe belediyesi mi?
İBB Yol Bakım biriminin resmî açıklaması, büyükşehir yetki alanındaki ana ulaşım yolları ve meydanları sorumluluk alanında gösterir. Açıklamada asfalt, yol ve yaya alanı geometrik düzenlemeleri ile yağmur suyu ızgara ve baca çalışmaları da sayılır. Bu bilgi, İstanbul sınırları içindeki her sokak ve her altyapı müdahalesinin tek idareye ait olduğu şeklinde genişletilemez.
İBB’nin yayımladığı Avrupa ve Anadolu Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü görev yönetmeliklerinin 5. maddelerinde asfalt ve tretuvar çalışmaları, yağmur suyu tesisleri ve bazı denetim görevleri düzenlenir. Dosyada yolun sorumluluk kaydı, işi yaptıran idare, yüklenici, çalışma emri ve proje birlikte istenir. İhaleyi yapan idare ile sahada çalışan firmanın farklı olması, bütün taleplerin yalnız iş makinesinin üzerindeki şirket adına yöneltileceği anlamına gelmez.
İSKİ, doğalgaz veya başka bir altyapı işletmesinin kazısından sonra yapılan kaplama da kendi iş kaydıyla eşleştirilmelidir. İlgili kuruluşun adının sokakta görülmesi, kotu belirleyen veya son kaplamayı kabul eden birimi tek başına kanıtlamaz. Kazı ve koordinasyon yönü için İstanbul AYKOME kazı ruhsatı rehberi ayrı bilgi sağlar; bu yazıdaki esas konu ise izin almak değil, gerçekleşen kot değişikliğinin zararıdır.
Kot kararı ile sahadaki uygulama neden ayrılmalıdır?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, iptal ve tam yargı davalarını ayrı dava türleri olarak düzenler. İdari kararın hukuka aykırılığına dayanan iptal talebinde işlem ve öğrenme veya tebliğ bilgisi belirlenir. Zararın sahadaki fiilî çalışmadan doğduğu iddiasında ise eylem, zarar ve bunların öğrenilme tarihleri öne çıkar. Aynı olay dosyasında iki ayrı hukuki sorun bulunması mümkündür; bunların süre takvimleri birleştirilmez.
İYUK m.12, idari işlemlerden doğan zararların dava yollarını; m.13 ise idari eylemden doğan zarar için ön başvuruyu düzenler. Bu nedenle her yol kotu dosyasına otomatik olarak yalnız m.13 uygulanacağı söylenemez. İtirazın bir proje onayına mı, kot belgesine mi, projenin hatalı uygulanmasına mı yoksa bakım eksikliğine mi yöneldiği saptanır. Başvuru başlığında kullanılan “itiraz” kelimesi, işlemin hukuki niteliğini tek başına belirlemez.
Yeni bina için ilk kotlandırma hesabı ayrıca binaya yoldan kot verilmesi konusudur. Mevcut yapının onaylı kotunu öğrenmek için bu kayıtlar delil olarak kullanılır; fakat bir binanın ruhsat sürecindeki ölçüm kuralı, sonradan doğan bütün zararların otomatik tazmin edileceği anlamına gelmez.
Teknik raporda hangi sorular cevaplanmalıdır?
Raporun yalnız “yol yükselmiştir” sonucunu içermesi yeterli açıklık sağlamaz. Eski ve yeni seviyeler, ölçüm yöntemi, kullanılan referans noktası, bina eşiğiyle fark ve yağış suyunun izlediği yön ayrı gösterilmelidir. Ölçümlerin aynı referans sisteminde yapılması önemlidir. Biri yol merkezinden, diğeri kaldırımın kenarından alınan iki rakamın doğrudan karşılaştırılması yanıltıcı sonuç verir.
Yapının onaylı projesindeki giriş ve bodrum kullanımı da değerlendirmeye alınır. Sonradan açılan bir kapı, değiştirilen rampa veya kapatılan drenaj bulunuyorsa bunun etkisi açıklanır. İdareye ait çalışma ile binanın kendi tesisat sorunu birlikte mevcutsa teknik inceleme bunların katkısını ayırmalıdır. Sırf taşınmazın yola yakınlığı, zararın tamamını belirli bir idarenin üstlenmesi için yeterli değildir.
Giderim seçenekleri de ölçülebilir olmalıdır: mevcut erişimin güvenli şekilde sağlanması, suyun uzaklaştırılması veya hasarlı bölümün onarılması için hangi işlem gerekir? Yapılacak işin ruhsat ve izin boyutu ayrıca değerlendirilir. Kişinin kendi başına kamu alanına rampa eklemesi önerilmez. Teknik raporda bedel hesaplanması, o müdahalenin idari izin yerine geçen bir onay aldığı anlamına gelmez.
Hangi zarar kalemleri ayrı hesaplanır?
Fiziksel hasar, erişimin düzeltilmesi için gerekli gider, kullanım kaybı ve taşınmaz değerine etkisi ayrı başlıklardır. Duvarın nemlenmesi, kapının bozulması ve garajın kullanılamaması aynı belgeyle ispatlanmaz. Onarım faturasında yer, işin kapsamı, miktar ve ödeme bilgisi bulunmalıdır. Henüz yapılmayan işlem için alınan teklif, ödenmiş gider olarak gösterilmemelidir.
Onarımla giderilen zarar ile kalıcı değer azalması mükerrer hesaplanmamalıdır. Değer kaybı ileri sürülüyorsa taşınmazın onarım sonrası durumu ve piyasa değerine kalan etkisi açıklanır. Eski yapının olağan bakım ihtiyacı veya önceden bulunan kusurlar da ayrılır. Amaç bütün binanın yenilenme bedelini yol çalışmasına yüklemek değil, ilgili çalışma ile bağlantılı gerçek kaybı belirlemektir.
Kiracının kendi mallarındaki hasar ile malikin taşınmazındaki hasar farklı hak sahiplerine aittir. Ortak giriş, bağımsız bölüm ve kiracıya ait donanım için talepte bulunanın hangi sıfatla hareket ettiği gösterilir. Apartman yöneticisinin yetkisi ve talebin ortak alana ilişkin olup olmadığı ayrıca incelenir. Bir kişinin bütün maliklerin kişisel zararlarını kendiliğinden kendi adına istemesi doğru dosya kurulumu değildir.
Yüzey suyu baskını ile kanalizasyon geri tepmesi aynı mıdır?
Yol kotunun veya yüzey eğiminin değişmesi sonucu yağmur suyunun bina kapısına yönelmesiyle kanalizasyonun içeriden geri basması farklı teknik olaylardır. Birinde yol yüzeyi, bordür, ızgara ve eğim ilişkisi; diğerinde atık su hattı ve bağlantılar incelenir. Su baskınının ardından yalnız “İSKİ sorumludur” denilmesi, yol yüzeyinden kaynaklanan bir sorunun yanlış muhataba yöneltilmesine yol açar.
Başvuruda suyun giriş noktası, yağış tarihi, ilk görüldüğü yer ve ilgili müdahale kayıtları açıklanır. Tahliye ve temizlik yapılmadan önce güvenli biçimde fotoğraf ve video alınır; sağlığı veya güvenliği tehlikeye atan bir ortamda delil toplamak için beklenmez. Atık su geri tepmesi iddiasına ilişkin ayrı süreç İstanbul kanalizasyon geri tepmesi ve tazminat rehberinde ele alınmıştır.
ALO 153 kaydı tazminat başvurusu yerine geçer mi?
İBB’nin resmî yol bakım sayfası ALO 153 üzerinden gelen taleplerin ilgili birimlere iletildiğini açıklar. Böyle bir kayıt, olayın bildirilmesi ve yerinde inceleme istenmesi için yararlı delildir. Başvuru numarası, gönderilen görüntüler ve verilen cevap saklanmalıdır. Ancak “kaldırımı düzeltin” talebi ile “belirli zararlarımın ödenmesini istiyorum” talebi aynı içerikte değildir.
İYUK m.13 kapsamında zararın giderilmesi isteniyorsa ilgili idareye yöneltilen başvuruda olay, tarih, zarar kalemleri ve tazminat istemi açık kurulmalıdır. Her şikâyet kaydının zorunlu ön başvuruyu karşıladığı varsayılmaz. Kayıt idareye ulaştı mı, talep yalnız hizmetin düzeltilmesi mi, yoksa zarar giderimi de açıkça istenmiş mi soruları birlikte değerlendirilir. Evrak kayıt veya teslim kanıtı korunur.
Belge isteme başvurusu da bu ayrımdan bağımsız değildir. Proje veya kot tutanağının istenmesi, zarar giderimi talebinin yapıldığı anlamına kendiliğinden gelmez. Kurumların birbirlerine yönlendirdiği cevaplar bir tarih çizelgesinde tutulur; yazışmalar sürüyor diye dava süresinin her durumda durduğu kabul edilmez.
İdari eylemden doğan zarar için süreler nasıl izlenir?
İYUK m.13/1, idari eylemden hakkı ihlal edilen kişinin dava açmadan önce, eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka şekilde öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareden hakkının yerine getirilmesini istemesini düzenler. Eylem, zarar ve idareyle bağlantının öğrenilme meselesi dosyanın belgeleriyle değerlendirilir. Sonradan hazırlatılan rapor tarihi, önceki öğrenme kayıtlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İstem kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi takip edilir. Otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi hesaplanır. 7331 sayılı Kanun m.3 ile m.13’teki cevap bekleme süresi otuz güne indirilmiştir. Eski metindeki altmış günlük bekleme süresi güncel başvuruya taşınmamalıdır.
İYUK m.7’de özel süre gösterilmeyen hâller için idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. Buradaki altmış gün ile idarenin cevap vermemesine ilişkin otuz gün farklı aşamalardır. İki sürenin başlangıcı ayrı yazılmalıdır. Belirli kararın iptali isteniyorsa m.12 ve ilgili işlem bakımından geçerli süreler ayrıca değerlendirilir. Genel çerçeve için İYUK m.13 ön başvuru rehberine bakılabilir.
Başvuru dosyasında hangi belgeler birlikte bulunmalıdır?
| Belge | İnceleme amacı |
|---|---|
| Tapu, kira sözleşmesi ve temsil belgesi | Talep sahibinin zarar gören hakla ilişkisini belirlemek |
| Ruhsat eki proje ve eski kot tutanağı | Yapının onaylı durumunu çalışma öncesi kayıtlarla karşılaştırmak |
| Yeni ölçüm ve tarihli görüntüler | Giriş, yol, kaldırım ve su akışı değişikliğini ortaya koymak |
| İhale, iş emri ve yol sorumluluk bilgisi | İşi yaptıran, uygulayan ve denetleyen birimleri ayırmak |
| Fatura, teklif ve ödeme dökümü | Gerçekleşen gideri geleceğe dönük tahminden ayırmak |
| İdari başvuru ve teslim kayıtları | Öğrenme, başvuru, cevap ve dava sürelerini izlemek |
Tablodaki belgeler birbirinden kopuk biçimde sunulmamalıdır. Aynı hasar fotoğrafının hangi faturaya, hangi girişe ve hangi çalışma tarihine bağlandığı gösterilir. Belge adlarının açık olması, dosyanın teknik ve hukuki değerlendirmesini kolaylaştırır. Kişisel veriler ve komşu dairelere ait görüntüler, başvurunun konusu için gerekli kapsamla sınırlı tutulmalıdır.
İstanbul’da dava ve inceleme yolu nasıl belirlenir?
İdari faaliyet nedeniyle idareye yöneltilen zarar giderimi, İYUK m.2/1-b kapsamındaki tam yargı talebi olarak incelenir. İYUK m.36/b, bayındırlık ve ulaştırma gibi hizmetlerden veya idari eylemden doğan zararda, özel yetki hükümleri saklı kalmak üzere hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesine ilişkin yetkiyi düzenler. İstanbul’daki yol için yalnız malikin başka şehirde yaşamasına bakılarak mahkeme seçilmez.
Özel yükleniciye yöneltilen bağımsız özel hukuk talebi ise aynı yargı yolu kabul edilmeden değerlendirilir. Davalıların sıfatı, talep sebebi ve ilgili hizmetin niteliği ayrı incelenmelidir. Belediyeye ait bir yol işi bulunduğu için her özel şirket idari davanın davalısı olmaz; özel şirketin sahada çalışması da idarenin hizmete ilişkin sorumluluğunu incelemeyi gereksiz kılmaz.
İdari işlem iptal edilmiş olsa bile zarar miktarının ve nedensellik bağının ayrıca ortaya konulması gerekir. Tersine, çalışma bittikten sonra yapılan onarım da önceden oluşmuş belgeli zararı kendiliğinden yok etmez. Davada istemin ne olduğu açık tutulur: idari işlemin denetlenmesi, belirli zararın giderilmesi ve teknik inceleme gereksinimi ayrı açıklanır. Hiçbir belge görülmeden dava sonucu veya tahsil tutarı vaat edilmez.
Sık sorulan sorular
İstanbul’da yol yükselince belediye otomatik tazminat öder mi?
Hayır. Anayasa m.125 temel sorumluluk hükmüdür; somut dosyada idari faaliyet, zarar ve aralarındaki bağlantı belirlenir. Eski ve yeni kotlar, yapının onaylı durumu ve zarar hesabı incelenmeden otomatik ödeme sonucu çıkarılamaz.
Bina girişinin aşağıda kalması ile yeni binaya kot verilmesi aynı konu mu?
Hayır. İlk kotlandırma yapı ruhsatı ve imar sürecine ilişkindir. Buradaki konu, mevcut yapı önündeki sonraki yol çalışmasının girişe veya taşınmaza etkisidir. Eski kot kayıtları bu uyuşmazlıkta delil olarak kullanılır.
Her İstanbul sokağında başvuru İBB’ye mi yapılır?
Hayır. Yolun sorumluluk kaydı ve işi yaptıran idare belirlenir. İBB’nin ana ulaşım yollarına ilişkin görev açıklaması bütün sokak ve altyapı müdahalelerini tek kuruma bağlamaz. İlçe belediyesi ve altyapı işletmelerinin kayıtları ayrıca incelenir.
ALO 153 şikâyeti dava öncesi başvuru için her zaman yeterli mi?
Her zaman yeterli olduğu söylenemez. Kaydın ilgili idareye ulaşması ve zararın giderilmesi istemini içermesi değerlendirilir. Yalnız yolun düzeltilmesinin istendiği hizmet kaydı ile belirli zararların ödenmesi talebi aynı değildir.
İdari eylem zararında başvuru süresi nedir?
İYUK m.13/1’de öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıllık ön başvuru düzeni bulunur. Öğrenmenin içeriği ve tarihleri dosya üzerinden belirlenir. Bu süreler, idari kararın iptaline ilişkin her başvuruya aynen uygulanmaz.
İdare tazminat başvurusuna cevap vermezse kaç gün beklenir?
Güncel İYUK m.13 kapsamında otuz günlük cevapsızlık süresinin bitimi esas alınır; ardından dava açma süresi izlenir. Özel süre yoksa idare mahkemesindeki genel dava süresi m.7 uyarınca altmış gündür. Bu iki dönem karıştırılmamalıdır.
Su baskını varsa sorumlu mutlaka İSKİ midir?
Hayır. Yol yüzeyinden yönelen yağmur suyu ile atık su hattının geri tepmesi ayrı olaylardır. Giriş noktası, eğim, ızgara, bağlantı hattı ve çalışma kayıtları üzerinden teknik sebep ve ilgili hizmet belirlenmelidir.
Kiracı kendi eşyasındaki hasarı isteyebilir mi?
Kişinin kendi zararına ilişkin hakkı, malikin taşınmaz zararından ayrı değerlendirilir. Eşyanın aidiyeti, hasarı ve olayla bağlantısı belgelenir. Başka kişilerin zararları temsil yetkisi olmadan topluca kendi adına talep edilmez.
Yeni bilirkişi raporu başvuru süresini yeniden başlatır mı?
Rapor tarihi, olay ve zararın önceden öğrenildiğini gösteren kayıtları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Süre incelemesinde bildirimler, önceki şikâyetler ve teknik belgeler birlikte ele alınır. Rapor alınacağı düşüncesiyle yasal takvim bekletilmemelidir.
Başvuru sürerken kaldırımı kendim değiştirirsem sorun çözülür mü?
Kamu alanında izinsiz müdahale çözüm olarak kabul edilmemelidir. Güvenlik ve erişim sorunu yetkili idareye bildirilir; teknik çözüm ve gerekli izinler birlikte değerlendirilir. Ayrıca müdahale öncesindeki durumun delilleri korunmalıdır.
Kanun dayanakları ve resmî kaynaklar
Temel dayanaklar: Anayasa m.125; 2577 sayılı İYUK m.2, 7, 12, 13 ve 36; 7331 sayılı Kanun m.3. İstanbul’a özgü görev ve başvuru kaynakları: İBB yol bakım görev yönetmelikleri m.5 ve İBB Yol Bakım sık sorulan sorular. Belirli yola ilişkin son sorumluluk ve proje kaydı ayrıca ilgili idareden alınmalıdır.
İstanbul yol kotu ve taşınmaz zararı dosyaları
İlk inceleme için taşınmazın açık adresini, çalışmanın tarihini, eski ve yeni görüntüleri, belediye cevaplarını ve zarar belgelerini birlikte hazırlayın. İnceleme, sorumlu idarenin ve başvuru takviminin belirlenmesiyle başlar. Belgeler değerlendirilmeden sonuç veya tahsil garantisi verilmez.
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulDosyanızla ilgili iletişim
İlk mesajda taşınmazın ilçesini, yol çalışmasının tarihini ve elinizdeki resmî cevabı kısaca belirtin. Kimlik numarası, banka bilgisi veya üçüncü kişilerin özel verilerini ilk mesaja eklemeyin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
