B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İsveç–Türkiye Sosyal Güvenlik Sözleşmesi 2026: Emeklilik, Hizmet Birleştirme ve Sağlık Kapsamı

Kısa ve net cevap: Türkiye ile İsveç arasında yürürlükte bir sosyal güvenlik sözleşmesi vardır. İlk sözleşme 1 Mayıs 1981 tarihinde yürürlüğe girmiş, 26 Ağustos 2004’te imzalanan revize sözleşme ise 1 Ağustos 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. SGK’nın güncel ikili sözleşmeler tablosuna göre İsveç sözleşmesi malullük, yaşlılık ve ölüm (MYÖ) ile kısa vadeli sigorta kollarını (KVSK) kapsar; genel sağlık sigortası bakımından doğrudan kapsam bulunmamaktadır. Türkiye ve İsveç’te geçen sigortalılık süreleri, aylığa hak kazanma bakımından sözleşme kurallarıyla birleştirilebilir. Bu işlem 3201 sayılı Kanun kapsamında prim ödeyerek yurt dışı borçlanması yapmak değildir.

Hukuki dayanak: Anayasa m.62 ve m.90; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu; Türkiye–İsveç Sosyal Güvenlik Sözleşmesi; yurt dışı borçlanması bakımından ayrıca 3201 sayılı Kanun. Sözleşme Anayasa m.90 gereğince kanun hükmündedir. Hizmet birleştirmesi, İsveç’teki primlerin Türkiye’ye aktarılması değil, hak kazanma için iki ülkedeki geçerli sigortalılık sürelerinin koordinasyonudur.
İsveç Türkiye sosyal güvenlik sözleşmesi emeklilik ve hizmet birleştirme
Photo by Vitaly Gariev on Unsplash

İsveç–Türkiye Sözleşmesi Hangi Sosyal Güvenlik Alanlarını Kapsar?

SGK’nın yürürlükteki sosyal güvenlik sözleşmeleri tablosunda İsveç için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile kısa vadeli sigorta kolları kapsamda gösterilmektedir. Bu yapı, iki ülkede bölünmüş çalışma geçmişi bulunan kişinin emeklilik ve ölüm/malullük haklarının korunmasını sağlar. Kişinin İsveç’te geçirdiği sigortalılık süresi Türk primine dönüşmez; ancak Türk mevzuatında aylığa hak kazanma koşulu değerlendirilirken sözleşme kuralları çerçevesinde dikkate alınır.

Sözleşmenin ikinci temel işlevi, hangi ülkenin sosyal güvenlik mevzuatının uygulanacağını belirlemektir. Bir çalışan geçici olarak diğer ülkeye gönderildiğinde veya iki ülkeyle bağlantılı iş yürüttüğünde aynı çalışma için çift prim yükünün önlenmesi hedeflenir. Bu nedenle geçici görevlendirme belgesi ve hangi sistemde sigortalılığın devam ettiğini gösteren resmî kayıt önemlidir.

Sözleşme hakları, yalnız emeklilik başvurusu yapıldığı anda gündeme gelmez. İş kazası, meslek hastalığı ve kısa vadeli risklerde de uygulanacak mevzuatın önceden doğru belirlenmesi gerekir. Çalışanın görevlendirme belgesi olmadan fiilen diğer ülkede çalıştırılması sonradan prim ve yardım uyuşmazlığına yol açabilir.

İsveç’te Geçen Sigortalılık Süreleri Türkiye’de Nasıl Birleştirilir?

Türkiye’deki sigortalılık süresi tek başına yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı için yeterli değilse İsveç’teki geçerli sigortalılık dönemleri sözleşme kapsamında hak kazanma testinde dikkate alınabilir. Aynı şekilde İsveç makamları da gerekli olduğunda Türkiye’deki sigortalılık sürelerini kendi mevzuatları çerçevesinde dikkate alır. Bu koordinasyonun amacı, kişinin iki ülkede çalıştığı için hak kaybına uğramamasıdır.

Hizmet birleştirme, “İsveç günlerini SGK’ya taşıma” şeklinde anlaşılmamalıdır. Primler bulundukları sistemde kalır. Kurumlar birbirlerinden resmî hizmet teyidi alır. Türkiye açısından aylığa hak kazanma şartı, yabancı sürelerle birlikte tamamlanıyorsa Türkiye kendi hizmetleriyle orantılı aylık hesabı yapar. İsveç de kendi sistemine göre ayrı hesaplama yapar.

Türkiye’deki hizmet dökümünde 4/1-a, 4/1-b veya diğer statüler doğru belirlenmelidir. İlk sigortalılık tarihi, yaş şartı ve prim gününün Türk mevzuatındaki etkisi sözleşmeden bağımsız olarak önemini korur. Yabancı hizmet süresi bu koşulların tamamını ortadan kaldırmaz; yalnız sözleşmenin izin verdiği hak kazanma testinde devreye girer.

İki Ülkeden Ayrı Aylık Alınabilir mi?

Evet. Sosyal güvenlik sözleşmesinin mantığı tek bir ortak emekli maaşı yaratmak değildir. Türkiye kendi mevzuatına göre sorumlu olduğu kısmı, İsveç ise kendi mevzuatına göre sorumlu olduğu kısmı hesaplar. Kişinin Türkiye’deki hizmeti tek başına aylığa yeterliyse müstakil Türk aylığı; yeterli değilse sözleşme hükümleriyle orantılı aylık gündeme gelebilir.

Aylık başvurusunda yabancı kurum teyidinin gelmesi zaman alabilir. Bu nedenle hizmet tarihleri, İsveç kişisel kimlik/sosyal güvenlik numarası, eski işveren bilgileri ve varsa İsveç kurumundan alınmış hizmet belgesi doğru sunulmalıdır. İsim değişikliği, evlilik soyadı veya Türk kimlik numarası ile yabancı kayıt arasındaki farklılıklar kurumlar arası eşleşmeyi geciktirebilir.

İsveç’ten alınan sosyal güvenlik aylığının Türkiye’de vergi bakımından nasıl değerlendirileceği sosyal güvenlik sözleşmesinden ayrı bir konudur. Vergi yönünden İsveç–Türkiye Çifte Vergilendirme Anlaşması uygulanır; sosyal güvenlik sözleşmesi vergi yükünü belirlemez.

Türkiye’den İsveç’e Geçici Görevlendirme

Türkiye’de bir işverene bağlı çalışanın geçici süreyle İsveç’e gönderilmesi hâlinde sözleşmenin uygulanacak mevzuat hükümleri devreye girer. Koşullar sağlanırsa çalışan belirli süre Türk sosyal güvenlik mevzuatına tabi kalabilir. Bu durum işverenin sözlü beyanıyla değil, SGK’dan alınan sözleşmeye özgü uygulanacak mevzuat/geçici görev belgesiyle ispatlanmalıdır.

İsveç işvereninin çalışanını Türkiye’ye geçici göndermesinde de aynı mantık ters yönde uygulanır. Çalışanın İsveç sigortasına tabi kalacağını gösteren yetkili kurum belgesi Türkiye’de saklanmalıdır. Görev süresi, işverenle bağ, ücretin hangi işletme tarafından karşılandığı ve çalışanın başka bir işverene devredilip devredilmediği kontrol edilir.

Geçici görevlendirme sona erip çalışma sürekli hâle gelirse ilk belgenin otomatik olarak süresiz koruma sağladığı varsayılmaz. Yeni statüye göre hangi ülke mevzuatının uygulanacağı yeniden belirlenmelidir.

İsveç Sözleşmesinde KVSK Ne Anlama Gelir?

SGK’nın güncel tablosunda İsveç sözleşmesinde kısa vadeli sigorta kolları kapsamı bulunmaktadır. Türk sosyal güvenlik sisteminde kısa vadeli sigorta kolları iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analıkla bağlantılı riskleri içerir. Ancak hangi yardımın hangi kurum tarafından karşılanacağı doğrudan 5510 sayılı Kanun kadar ikili sözleşmenin koordinasyon hükümlerine de bağlıdır.

İsveç’te görevlendirilen Türkiye sigortalısının iş kazası geçirmesi hâlinde olayın bildirimi, görevlendirme belgesi, tedavi kayıtları ve işveren raporları birlikte tutulmalıdır. Kişinin hangi ülke mevzuatına tabi olduğu yanlış belirlenmişse yardımın hangi kurumdan isteneceği ve işverenin prim yükümlülüğü uyuşmazlığa dönüşebilir.

Genel Sağlık Sigortası Açısından Sözleşmenin Sınırı

SGK’nın güncel ülke tablosunda İsveç sözleşmesi için genel sağlık sigortası kapsamı bulunmadığı gösterilmektedir. Bu nedenle İsveç emeklilik veya hizmet sürelerinin Türkiye’de birleştirilebilmesi, kişinin Türkiye’de veya İsveç’te otomatik ve sınırsız sağlık yardımı hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Sağlık hizmeti hakkı ikamet, sigortalılık, ulusal mevzuat ve varsa başka koordinasyon kuralları üzerinden ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’ye yerleşen İsveç emeklisinin sağlık hakkı ile emekli aylığı hakkı aynı dosyada tek hükümle çözülemez. Aynı şekilde geçici seyahat için özel sağlık sigortası ihtiyacı, sosyal güvenlik sözleşmesindeki emeklilik hükümleriyle ortadan kalkmaz.

İsveç Hizmet Birleştirmesi ile 3201 Yurt Dışı Borçlanması Arasındaki Fark

Sözleşme birleştirmesi, İsveç’te zaten sosyal güvenlik sistemine tabi olarak geçmiş sürelerin hak kazanma bakımından dikkate alınmasıdır. Kişi bu süreleri Türkiye’de satın almaz. 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma ise belirli yurt dışı sürelerinin Türkiye’de prim bedeli ödenerek borçlanılmasıdır.

Bir kişinin hangi yönteme ihtiyaç duyduğu yalnız toplam gün sayısına bakılarak belirlenmez. Türkiye’deki ilk sigortalılık tarihi, sigorta statüsü, yaş koşulu, İsveç hizmetlerinin niteliği, kişinin vatandaşlık durumu ve aylık planı birlikte hesaplanmalıdır. Çifte vatandaşların borçlanma durumunu 3201 ve çifte vatandaşlık rehberimiz, Mavi Kartlıların durumunu ise Mavi Kartlılar için 3201 rehberimiz açıklar.

Aynı yabancı süre hakkında hem sözleşme koordinasyonu hem borçlanma düşünülüyorsa iki işlemin aylık başlangıcı ve mali etkisi ayrı hesaplanmadan borç ödemesi yapılmamalıdır. Borçlanma ödeme doğuran bir işlemdir; sözleşme birleştirmesi ise kurumlar arası hizmet teyidine dayanır.

İsveç Hizmetleri İçin SGK Başvurusu ve Belgeler

Türkiye’de başvuru SGK’nın görevli birimine yapılır. Kimlik bilgileri, Türkiye hizmet dökümü, İsveç sosyal güvenlik/kimlik numarası, İsveç’teki çalışma tarihleri ve varsa yabancı kurum belgeleri sunulur. SGK, ikili sözleşme formları aracılığıyla İsveç kurumundan hizmet sürelerini teyit eder.

Yabancı hizmet belgesi Türkçeye tercüme gerektiriyorsa usulüne uygun tercüme hazırlanmalıdır. Ancak resmî kurumlar arası form alışverişi, kişinin tek başına hazırladığı tercümeden farklıdır; kurumun resmî teyidi esastır. Eksik işveren adresi veya yanlış tarih, yazışmanın tekrar edilmesine neden olabilir.

Başvurunun vekâletnameyle takip edilmesi mümkündür. Vekâletnamede SGK, sosyal güvenlik, aylık, hizmet tespiti/birleştirme ve gerektiğinde banka işlemlerini kapsayan yetkilerin somut olması işlem hızını artırır.

İsveç Bağlantılı Beş Somut Örnek

1. Türkiye’de 2.800 gün, İsveç’te 2.500 gün hizmet

Türkiye süresi tek başına aylığa yeterli değilse İsveç süreleri sözleşme kapsamında hak kazanma testinde dikkate alınabilir. Türkiye kendi hizmetleriyle orantılı aylık hesaplar.

2. Türk şirketi çalışanını Stockholm’e sekiz aylığına gönderiyor

Geçici görev belgesi alınır ve sözleşmedeki süre/şartlar kontrol edilir. Sözlü görevlendirme tek başına sigortalılık statüsünü ispatlamaz.

3. İsveç çalışanı Türkiye’de iş kazası geçiriyor

Önce hangi ülke mevzuatına tabi olduğu belirlenir. KVSK kapsamı ve sözleşme koordinasyonu çerçevesinde olay ve tedavi belgeleri ilgili kuruma sunulur.

4. İsveç emeklisi Türkiye’ye kalıcı taşınıyor

Emekli aylığı hakkı ile sağlık hizmeti hakkı ayrı incelenir; GSS kapsamı olmadığı için sağlık statüsü ulusal mevzuata göre ayrıca çözülür.

5. Kişi 3201 borçlanması yapmadan önce sözleşme aylığını öğrenmek istiyor

Önce hizmet birleştirmesiyle hangi aylık hakkının doğduğu hesaplanır; daha sonra borçlanmanın maliyeti ve aylığa etkisi karşılaştırılır.

8 Adımda Kontrol Listesi

  1. Türkiye ve İsveç hizmet tarihlerini çıkarın.
  2. Çakışan dönemleri belirleyin.
  3. Türkiye’deki sigorta statüsünü ve aylık şartlarını hesaplayın.
  4. İsveç kurumundan hizmet teyidini sözleşme kanalıyla isteyin.
  5. Geçici görevlendirme varsa mevzuat belgesini kontrol edin.
  6. KVSK ve sağlık kapsamını birbirinden ayırın.
  7. 3201 borçlanmasını sözleşme birleştirmesinden bağımsız değerlendirin.
  8. Aylık bağlama ve iki ülke kurum yazışmalarını takip edin.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

İsveç–Türkiye sosyal güvenlik sözleşmesi yürürlükte mi?

Evet. Revize sözleşme 1 Ağustos 2012’de yürürlüğe girmiştir.

İsveç hizmetleri Türkiye emekliliğinde sayılır mı?

Sözleşme şartları içinde, aylığa hak kazanma bakımından geçerli İsveç sigortalılık süreleri Türkiye süreleriyle birleştirilebilir.

İsveç sözleşmesi sağlık yardımlarını kapsıyor mu?

SGK’nın güncel tablosunda genel sağlık sigortası kapsamı bulunmamaktadır. Sağlık statüsü ayrıca incelenir.

İsveç hizmetlerini birleştirmek için 3201 borçlanması zorunlu mu?

Hayır. Hizmet birleştirmesi ve 3201 borçlanması farklı hukuki mekanizmalardır.

Geçici görev belgesi neden önemli?

Çalışanın hangi ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi kaldığını resmî olarak gösterir ve çift prim uyuşmazlığını önler.

İsveç’ten emekli maaşı almak Türkiye’de vergi yönünden bu sözleşmeyle mi belirlenir?

Hayır. Vergi sonucu sosyal güvenlik sözleşmesiyle değil, İsveç–Türkiye Çifte Vergilendirme Anlaşması ve iç vergi mevzuatıyla belirlenir.

Sonuç

İsveç–Türkiye Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, iki ülkede bölünmüş hizmeti olan kişiler için emeklilik ve kısa vadeli sigorta haklarının koordinasyonunu sağlar. En kritik iki nokta; genel sağlık sigortası kapsamının bulunmaması ve hizmet birleştirmesinin 3201 borçlanmasıyla karıştırılmamasıdır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu | Mersin Avukat, İsveç’te yaşayan müvekkillerin Türkiye’deki SGK, emeklilik, hizmet birleştirme, yurt dışı borçlanması ve vekâletname işlemlerini Mersin’den Türkiye genelinde takip etmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp