B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İşveren Maaşı Senet, Çek veya Kuponla Ödeyebilir mi? İş Kanunu m.32 | 2026

Kısa ve net cevap: İşveren işçinin ücretini emre muharrer senetle, bono ile, kuponla veya Türkiye’de geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan başka bir senet ya da araçla ödeyemez. 4857 sayılı İş Kanunu m.32 bu yasağı açıkça düzenler. Ücret bir iş karşılığında sağlanan ve para ile ödenen tutardır. İşveren “maaş yerine senet verdim”, “bu ay çek vereceğim”, “nakit yerine mağaza kuponu kullanın” diyerek vadesi gelmiş ücret borcunu ortadan kaldıramaz. Çalışana ayrıca sağlanan sosyal yardım veya yan menfaatler farklıdır; bunlar kanuni ücretin yerine geçirilmez.

İş Kanunu m.32 ücretin neyle ödeneceğini nasıl düzenliyor?

4857 sayılı İş Kanunu m.32 genel anlamda ücreti, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlar. Aynı madde ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya özel olarak açılan banka hesabına ödenmesini öngörür. Kanun daha sonra ücretin emre muharrer senetle, kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle yahut diğer herhangi bir şekilde ödenemeyeceğini açıkça belirtir.

Bu düzenlemenin amacı işçinin ücretini gerçek, kullanılabilir ve vadesi gelmiş para alacağı olarak korumaktır. İşçinin temel geçim kaynağı olan ücretin tahsilatı başka bir kişinin ödeme gücüne, çekin karşılığına, senedin vadesine veya belirli mağazada geçerli kupona bağlanamaz.

Ücretin banka aracılığıyla ödenmesi gereken işyerleri bakımından ayrıca maaşın bankadan ödenmesi kuralları uygulanır.

İşveren maaş yerine bono veya senet verirse ücret ödenmiş sayılır mı?

Hayır. Vadesi gelmiş ücret borcu, işçinin eline bir bono verilmesiyle kendiliğinden sona ermez. Bono veya emre muharrer senet gelecekte belirli bir bedelin ödeneceğine ilişkin kambiyo taahhüdü yaratabilir; fakat İş Kanunu m.32 ücretin böyle bir araçla ödenmesini yasaklar. İşçi senedi kabul etmiş olsa bile işveren ücret ödeme borcunu kanuna uygun biçimde ifa etmiş sayılmaz.

Örneğin 30 Eylül’de ödenmesi gereken 40.000 TL net ücret yerine işçiye 30 Kasım vadeli senet verilmesi, ücretin iki ay ertelenmesi anlamına gelir. İş Kanunu ücretin en geç ayda bir ödenmesini öngördüğünden, senet sistemi hem ödeme aracına hem vade düzenine ilişkin koruyucu hükümlere aykırılık yaratır.

İşveren çek verirse durum değişir mi?

Çek, hukuken görüldüğünde ödenmesi gereken bir kambiyo senedi olsa da işçi ücreti bakımından para yerine ikame edilmesi güvenli ve kanuna uygun bir yöntem değildir. İş Kanunu m.32’nin ücretin para olarak ödenmesini amaçlayan emredici yapısı, işçinin ücretinin tahsil riskine bağlı kıymetli evraka çevrilmesini engeller.

İşveren “çek zaten paradır” diyerek ücret ödeme borcunu işçiye bankada tahsil sorumluluğu yükleyecek biçimde devredemez. Çekin karşılıksız çıkması, ibraz süresi, hesap kapalı olması veya bankacılık masrafı gibi risklerin çalışan tarafından üstlenilmesi ücretin korunması ilkesiyle bağdaşmaz.

Alışveriş çeki, yemek kartı veya hediye kartı maaş yerine verilebilir mi?

Temel ücretin tamamı veya bir bölümü zorunlu alışveriş çeki, mağaza kuponu ya da yalnız belirli işletmelerde kullanılabilen kartla ikame edilemez. İşçinin ücret alacağı para olarak ödenmelidir. İşveren, çalışanın 40.000 TL aylık ücretinin 10.000 TL’sini market kartına yükleyip “maaşın bu kısmını ödedim” diyemez.

Bununla birlikte ücret dışında sağlanan yemek yardımı, giyim yardımı, yakacak yardımı veya sosyal paket kapsamında hediye kartı verilmesi mümkündür. Buradaki ayrım, kartın ücret borcunun yerine mi geçtiği yoksa ücretin yanında ayrı bir yan menfaat olarak mı sağlandığıdır. Sözleşmede nakit prim olarak kararlaştırılmış bir hakkın işveren tarafından tek taraflı alışveriş kuponuna çevrilmesi de çalışma koşullarında esaslı değişiklik ve eksik ücret tartışması doğurabilir.

Yemek kartı neden farklı değerlendirilir?

Yemek kartı çoğu işyerinde ücretin yerine geçen ödeme aracı değil, yemek yardımının sağlanma yöntemidir. İş Kanunu işverene genel olarak yol veya yemek yardımı verme zorunluluğu getirmez; bu hak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri uygulamasıyla doğabilir. İşveren çalışanla 35.000 TL nakit ücret ve ayrıca 5.000 TL yemek yardımı kararlaştırmışsa, yemek yardımının yemek kartıyla sağlanması ücretin senetle ödenmesi yasağıyla aynı değildir.

Ancak işveren ücretin bir bölümünü sonradan “yemek kartına çevirdim” diyerek nakit ücreti azaltamaz. İş Kanunu m.22 uyarınca çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik yazılı bildirim ve işçinin yazılı kabulü sistemine tabidir. Ayrıca asgari ücretin nakit ve kanuna uygun ödeme yükümlülüğü her durumda korunur.

Prim ve ikramiye de senetle ödenemez mi?

İş Kanunu m.32 yalnız çıplak ücret kelimesini değil, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakı kapsar. Bu nedenle hak edilmiş satış primi, performans primi veya sözleşmesel ikramiye de “nakit yok, üç ay vadeli bono veriyoruz” yöntemiyle kanuna uygun şekilde ödenmiş sayılmaz.

Primin henüz hak edilip edilmediği ayrı meseledir. Prim şartları gerçekleşmiş ve ödeme borcu doğmuşsa m.32’nin ücret koruması devreye girer. İşveren performans şartı oluşmadığı için primin doğmadığını ileri sürüyorsa önce prim hakkının kaynağı ve koşulları belirlenir.

İşçi senedi kendi isteğiyle kabul ederse sonuç değişir mi?

Ücretin korunmasına ilişkin emredici hükümler işçinin tek taraflı rızasıyla bertaraf edilemez. İşçi ekonomik zorunlulukla senedi teslim almış, “aldım” yazısı imzalamış veya bordroda senet verildiğini kabul etmiş olabilir. Bu, işverenin ücret borcunu İş Kanunu m.32’ye uygun şekilde ödediği anlamına gelmez.

Ancak verilen senedin daha sonra tahsil edilmesi hâlinde işçi aynı ücret dönemini iki kez isteyemez. Tahsil edilen tutar gerçek ücret alacağından mahsup edilir. Uyuşmazlıkta senedin nominal bedeli, tahsil tarihi, tahsil edilen gerçek tutar ve hangi ücret dönemine ilişkin olduğu açıkça belirlenmelidir.

Senet tahsil edilirse gecikme faizi yine istenir mi?

Ücret ödeme gününde para olarak yapılmamış, senet daha sonraki tarihte tahsil edilmişse ücretin geç ödenmesi gündeme gelir. İş Kanunu m.34, gününde ödenmeyen ücretlere mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağını düzenler. Bu nedenle senedin sonradan tahsil edilmiş olması, ödeme gününden tahsil tarihine kadar doğmuş gecikme sonucunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Faiz hesabında ücretin hangi tarihte muaccel olduğu, senedin hangi tarihte tahsil edildiği ve varsa kısmi ödemeler dikkate alınır. Aynı alacak için çifte tahsil yaratılmadan gerçek ödeme kronolojisi kurulur.

Ücret 20 gün ödenmezse işçi çalışmaktan kaçınabilir mi?

İş Kanunu m.34’e göre ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir neden dışında ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. İşveren ücret yerine senet verip gerçek para ödemesi yapmadıysa, m.34 bakımından ücretin ödenip ödenmediği senedin varlığına göre değil kanuna uygun ifaya göre değerlendirilir.

Bu hak toplu nitelik kazansa dahi grev sayılmaz; işveren sırf bu nedenle çalışanların iş sözleşmesini feshedemez, yerlerine yeni işçi alamaz ve bu işleri başkalarına yaptıramaz. Ayrıntılı açıklama için ücret 20 gün ödenmezse çalışmaktan kaçınma rehberi incelenebilir.

Ücret hiç ödenmezse işçi haklı fesih yapabilir mi?

İş Kanunu m.24/II-e, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesini işçi bakımından haklı nedenle derhal fesih sebebi olarak düzenler. Maaş yerine tahsil belirsizliği taşıyan senet verilmesi ve para ödemesinin yapılmaması, ücretin usulüne uygun ödenmediği iddiasını doğurur.

Haklı fesih ciddi hukuki sonuçlar doğurduğundan işçi fesih bildiriminde ücret dönemlerini, ödeme günlerini ve yapılan uygunsuz ödeme yöntemini açıkça göstermelidir. Bir yıllık kıdem şartı da varsa 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca kıdem tazminatı gündeme gelebilir.

İşveren “şirket nakit sıkıntısında” diyerek senet verebilir mi?

İşverenin nakit akışı problemi ücretin kanuna uygun ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşletmenin finansman ihtiyacı çalışan ücretlerinin vadeli senede dönüştürülmesiyle işçilere yüklenemez. Ücret alacağı işverenin diğer ticari borçlarından farklı olarak iş hukukunda özel korumaya sahiptir.

Mücbir neden kavramı da şirketin sıradan ekonomik güçlüğüyle aynı değildir. İşveren ücret ödeme organizasyonunu kurmakla yükümlüdür. Geçici finansman sorunu varsa taraflar hukuka uygun çözümler arayabilir; fakat m.32’de açıkça yasaklanan ödeme aracını kullanmak serbest hâle gelmez.

İşveren ücret yerine ürün verebilir mi?

Genel anlamda ücret para ile ödenen tutardır. İşveren ürettiği malı, stok ürününü, hizmet kuponunu veya şirket hissesini zorunlu olarak ücret yerine vererek para borcunu ortadan kaldıramaz. İşçiye ücretin yanında ayni yardım sağlanması mümkündür; fakat bu yardım kanuni nakit ücret borcundan ayrıdır.

Örneğin tekstil şirketinin maaşın 5.000 TL’si yerine ürün paketi vermesi veya market zincirinin çalışanı yalnız kendi mağazasında harcanabilen kuponla ücretlendirmesi m.32’nin koruma amacına aykırıdır. İşçi parasını dilediği yerde kullanabilmelidir.

Ücretin bir kısmı nakit, bir kısmı senet olursa?

Kısmi para ödemesi yalnız ödenen bölüm bakımından borcu sona erdirir. Kalan kısmın senetle verilmesi, o bölümün ücret olarak kanuna uygun ödendiği sonucunu doğurmaz. Bordroda toplam ücret ve yapılan gerçek para ödemesi karşılaştırılır; eksik kalan tutar ücret alacağıdır.

İşveren her ay düzenli biçimde bir kısmı banka, bir kısmı kupon veya senet şeklinde ödüyorsa uygulama süreklilik kazanmış olsa bile emredici kanun hükmü değişmez. İşçinin yıllarca bu sistemi kabul etmiş görünmesi de yasal ödeme biçimini ortadan kaldırmaz.

İşveren senedi ücret bordrosunda gösterirse geçerli olur mu?

Bordro, ücret hesap pusulası ve muhasebe kaydı ödemenin nasıl yapıldığını ispatlayan belgelerdir; hukuka aykırı ödeme aracını hukuka uygun hâle getirmez. İş Kanunu m.37 uyarınca ücret hesap pusulasında ücretin ekleri ve kesintileri ayrı gösterilmelidir. “40.000 TL ödendi” yazan bordro karşısında banka hesabına yalnız 20.000 TL geçmiş ve kalan için senet verilmişse fiili ödeme ayrıca incelenir.

Bordro düzeni hakkında ücret hesap pusulası rehberi kullanılabilir.

Alacağın ispatında hangi belgeler önemlidir?

İş sözleşmesi, bordro, banka hesap hareketi, senet veya çekin ön-arka görüntüsü, teslim tutanağı, yazışmalar, ücret ödeme günü, senedin vadesi ve tahsil kaydı birlikte saklanmalıdır. İşveren senedin başka bir borca ilişkin olduğunu ileri sürerse senedin düzenlenme nedeni ve ücret dönemi ayrıca ispatlanır.

İşçi senedi bankaya vermiş ve karşılıksız işlemi yapılmışsa çek/senet dosyasındaki belgeler işçilik alacağı dosyasından ayrı tutulmamalıdır. Aynı ekonomik olayın iki farklı hukuki görünümü bulunabilir; mükerrer tahsil yaratılmadan talepler koordine edilir.

Ücret alacağı nasıl talep edilir?

İşçi önce işverene yazılı ödeme talebi yöneltebilir. İş ilişkisine dayanan ücret alacağı için dava açılmadan önce 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca zorunlu arabuluculuğa başvurulur. Anlaşma sağlanmazsa görevli iş mahkemesinde dava açılabilir.

Ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Her ücret dönemi kendi ödeme tarihinde muaccel olur. Senedin verilmesi, zamanaşımı ve borcun ikrarı bakımından ayrıca hukuki sonuç doğurabileceğinden belgenin tarihi ve içeriği incelenmelidir.

Kanuni dayanaklar

4857 sayılı İş Kanunu m.32: Ücreti para ile ödenen tutar olarak tanımlar; ücret, prim ve ikramiyenin Türk parasıyla veya kanundaki şartlarda banka hesabına ödenmesini, emre muharrer senet, kupon ve benzeri araçlarla ödeme yapılamamasını düzenler.

4857 sayılı İş Kanunu m.34: Ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmemesi hâlinde işçinin iş görmekten kaçınma hakkını ve gününde ödenmeyen ücrete uygulanacak faizi düzenler.

4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e: Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesini işçi bakımından haklı fesih sebebi olarak düzenler.

4857 sayılı İş Kanunu m.37: Ücret hesap pusulasının verilmesini düzenler.

Resmî metin için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – İş Kanunu kaynağı kullanılabilir.

Sık sorulan sorular

Maaş yerine senet vermek yasal mı?

Hayır. İş Kanunu m.32 ücretin emre muharrer senet ve benzeri araçlarla ödenmesini yasaklar.

Çekle maaş ödenebilir mi?

Ücret para olarak ödenmelidir; işçi ücretinin tahsil riskine bağlı çekle ikame edilmesi m.32’nin koruma sistemine aykırıdır.

İşçi senedi imzalayıp aldıysa hakkı biter mi?

Hayır. Senedin teslim alınması ücretin kanuna uygun ödendiğini göstermez. Sonradan tahsil edilen gerçek tutar ise alacaktan mahsup edilir.

Market kartıyla maaş ödenebilir mi?

Hayır. Market kartı ücretin yerine geçirilemez; ücretin yanında sosyal yardım olarak sağlanması farklıdır.

Prim bono ile ödenebilir mi?

Hak edilmiş prim ve ikramiye de m.32’nin korumasındadır; senetle ödeme yasağı bunları da kapsar.

Senet vadesinde ödenirse sorun kalır mı?

Ücret asıl ödeme tarihinde para olarak yapılmadıysa gecikme dönemi ve m.34 kapsamındaki sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

İşveren nakit sıkıntısını gerekçe gösterebilir mi?

Sıradan finansman sıkıntısı m.32’deki ödeme biçimi yasağını kaldırmaz.

Ücret yerine şirket ürünü verilebilir mi?

Zorunlu olarak hayır. Ayni yardım ücretin yanında olabilir; kanuni para ücretinin yerine geçmez.

Senet verilmesi ücret alacağının ispatını kolaylaştırır mı?

Kanuna aykırı ödeme yöntemi, senedin delil değerinin tamamen yok olduğu anlamına gelmez. İşveren tarafından “Eylül ayı maaşına karşılık” açıklamasıyla düzenlenen bono, ücret borcunun varlığını ve miktarını gösteren önemli bir belge olabilir. Uyuşmazlıkta işçi hem iş hukuku kayıtlarına hem kambiyo senedine dayanabilir; ancak aynı borcu iki kez tahsil edemez. Senet tahsil edilirse alınan tutar ücret alacağından düşülür.

İşveren senedin avans, borç veya başka ticari ilişki için verildiğini ileri sürüyorsa belgenin düzenleme nedeni; bordro, banka hareketi ve yazışmalarla karşılaştırılır. Özellikle işçinin aynı tarihte ücret bordrosunda “ödendi” imzası bulunması, fiili para transferinin araştırılmasını ortadan kaldırmaz.

Ücret yerine kripto varlık veya dijital bakiye verilebilir mi?

İş Kanunu m.32’nin “para ile ödenen tutar” ve Türk parasıyla ödeme sistemi karşısında, işveren işçinin zorunlu ücretini kripto varlık, sadakat puanı, uygulama bakiyesi veya şirket içi dijital token ile ikame edemez. Bu varlıkların piyasa değeri bulunması, ücret ödeme aracına dönüşmeleri için yeterli değildir. İşçinin ayrıca ve serbest iradesiyle ücretinden sonra yatırım yapması başka bir işlemdir.

İşveren “40.000 TL maaşın 10.000 TL’sini şirket tokenı olarak verdik” şeklinde uygulama kurarsa 10.000 TL’lik bölüm bakımından kanuna uygun para ödemesi yapılmadığı iddiası doğar. Dijital aracın değer kazanması veya kaybetmesi de işçinin ücret güvencesini ortadan kaldırmaz.

Sonuç

İşçi ücreti senet, bono, kupon, zorunlu alışveriş kartı veya parayı temsil ettiği ileri sürülen başka araçla ödenemez. İşveren ücret borcunu gerçek para ödemesiyle yerine getirmelidir. Senet verilmişse bu belge alacağın varlığı veya güvence yönünden önem taşıyabilir; fakat İş Kanunu m.32’deki ödeme borcunu tek başına sona erdirmez. Ücret gününde para olarak ödenmemişse eksik ücret, faiz, çalışmaktan kaçınma ve haklı fesih sonuçları ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Hukukçu incelemesi: İçerik 23 Eylül 2026 itibarıyla 4857 sayılı İş Kanunu m.24, m.32, m.34 ve m.37 esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp