B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Komşudan Gelen Yağmur Suyuna Katlanmak Zorunlu mu? TMK m.742 | 2026

Kısa ve net cevap: Türk Medeni Kanunu m.742’ye göre alt taraftaki taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi taşınmazına doğal olarak akan suların; özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır. Ancak komşulardan hiçbiri bu doğal akışı diğerinin zararına değiştiremez. Üstteki malik doğal akışı boru, oluk, betonlama, dolgu veya başka bir müdahaleyle yoğunlaştırıp belirli noktadan alt parsele yöneltemez. Üstteki malik de alt taşınmaza gerekli suyu yalnız kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir. Komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda 6325 sayılı Kanun m.18/B gereğince dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır.

Komşu taşınmazlar arasında yağmur suyu ve doğal su akışı
Fotoğraf: Gonzalo Facello / Unsplash.

TMK m.742 Doğal Olarak Akan Su İçin Hangi Kuralı Getirir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.742 üç temel kural içerir. Birincisi, alt taraftaki taşınmaz maliki üst araziden doğal olarak gelen su akışına katlanır. Kanun özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularını örnek olarak sayar. İkincisi, komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Üçüncüsü, üstteki malik alt taşınmaz için gerekli olan suyu ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

Bu düzenleme arazinin doğal eğimi ve suyun tabii hareketi üzerine kuruludur. Alt parsel sırf kot olarak aşağıda olduğu için üst parselden hiçbir su gelmeyecek biçimde mutlak koruma hakkına sahip değildir. Doğal coğrafi durumda yağmur suyu aşağıya akıyorsa, kanun belirli ölçüde bu akışa katlanma yükümlülüğü öngörür.

Buna karşılık üst parsel malikinin “su zaten aşağı akıyor” diyerek kendi arazisindeki bütün yağmur suyunu borularla tek noktada toplayıp komşunun bahçesine boşaltması aynı şey değildir. Kanun doğal akışı korur; komşunun zararına yapay yoğunlaştırmayı veya yön değiştirmeyi yasaklar.

Uyuşmazlıkta ilk teknik soru bu nedenle şudur: Su, taşınmazların doğal topoğrafyası ve yağış nedeniyle mi bu güzergâhta akıyor; yoksa üst parselde sonradan yapılan yapılaşma, betonlama, dolgu, drenaj, kanal, oluk veya boru sistemi nedeniyle mi miktar ve güzergâh değişti?

Doğal Su Akışı ile Yapay Yönlendirme Arasındaki Fark Nedir?

Doğal akış, insan müdahalesi olmasa da arazinin eğimi, toprak yapısı ve doğal kaynaklar nedeniyle gerçekleşecek akıştır. Yağışın eğimli araziden aşağı sızması veya yüzeyden akması buna örnektir. Yapay yönlendirme ise insan müdahalesiyle suyun miktarının, hızının, çıkış noktasının veya güzergâhının değiştirilmesidir.

Üst parselin büyük bölümünün beton veya asfaltla kaplanması toprağın emme kapasitesini azaltıp yüzey akışını artırabilir. Yeni yapılan istinat duvarı doğal drenajı başka noktaya çevirebilir. Çatı yağmur suyu borusu suyu komşu sınırına boşaltabilir. Havuz tahliyesi, bahçe sulama deşarjı veya drenaj pompası suyu doğal akışın bulunmadığı noktaya verebilir. Bu hâller doğal akış kuralından ayrı değerlendirilir.

TMK m.742’nin ikinci fıkrası nettir: Komşulardan hiçbiri suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Bu nedenle bir müdahalenin yalnız “kendi parselimde yaptım” denilerek meşrulaştırılması mümkün değildir. Mülkiyet hakkı komşuluk sınırlamalarına tabidir.

Alt parsel maliki de doğal su yolunu kapatarak suyu geri biriktirip üst parsele zarar veremez. Kural karşılıklıdır; her iki malik doğal akış düzenine saygı göstermek zorundadır.

Komşudan Gelen Yağmur Suyuna Hangi Durumda Katlanmak Gerekir?

Yağmur suyu m.742’de açıkça sayılmıştır. Ancak katlanma yükümlülüğünün konusu doğal olarak akan yağmur suyudur. Arazi yüzyıllardır aynı eğime sahipse ve yağış doğal yüzeyden alt parsele geçiyorsa alt malik sırf su geliyor diye üst malikten suyun tamamen kesilmesini isteyemez.

Fakat üstteki malik sonradan yaptığı teras, beton saha, otopark, bina çatısı, istinat duvarı veya drenaj hattı nedeniyle suyu daha hızlı, daha yoğun veya farklı noktadan alt parsele akıtıyorsa doğal durum değişmiştir. Böyle bir müdahale sonucunda bodrum su basması, bahçe toprağının aşınması, duvar yıkılması veya yapı temeline zarar oluşuyorsa aykırılığın giderilmesi istenebilir.

“Eskiden de yağmur yağıyordu” savunması tek başına yeterli değildir. Uyuşmazlık öncesi durumla müdahale sonrası durum teknik olarak karşılaştırılır. Özellikle belediye kotları, topoğrafik ölçüm, uydu görüntüleri, eski fotoğraflar ve keşif-bilirkişi incelemesi önem kazanır.

Aşırı ve olağanüstü yağışlar da ayrıca değerlendirilir. Tek başına çok şiddetli meteorolojik olay, üst komşunun kusurlu müdahalesini ortadan kaldırmaz; ancak zararın nedeni ve kaçınılabilirliği bakımından teknik değerlendirmeyi etkileyebilir.

Çatı Oluğu veya Drenaj Borusu Komşunun Arazisine Verilebilir mi?

Çatıda toplanan yağmur suyunun oluk ve boruyla komşu parsele doğrudan boşaltılması, çoğu durumda doğal yüzey akışıyla aynı nitelikte değildir. Çatı yüzeyi geniş bir alandaki suyu tek noktada toplar ve boru belirli bir çıkıştan yüksek debiyle boşaltır. Bu sistem komşunun zararına akış değişikliği yaratıyorsa TMK m.742/2 gündeme gelir.

Benzer şekilde temel drenaj pompasının, klima yoğuşma hattının, teras giderinin veya bahçe drenaj kanalının komşu sınıra yönlendirilmesi yalnız mülkiyet sınırı içindeki bir işlem değildir. Çıkış noktasında komşu taşınmaza zarar doğuyorsa uygun drenaj ve tahliye çözümü kurulmalıdır.

Çözüm her zaman suyu tamamen yok etmek değildir. Yağmur suyu uygun yağmur suyu altyapısına, parsel içi drenaja veya mevzuata uygun başka sisteme verilebilir. Teknik çözüm yerel altyapı ve imar koşullarına göre belirlenir.

Komşu anlaşmasıyla belirli bir drenaj sistemi kurulacaksa bakım, tıkanma, masraf ve erişim sorumluluğunun yazılı düzenlenmesi ilerideki uyuşmazlığı azaltır.

Üst Taraftaki Malik Doğal Suyu Tutabilir mi?

TMK m.742’nin üçüncü fıkrası, üstteki arazi malikinin alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabileceğini düzenler. Böylece alt taşınmazın doğal su rejiminden tamamen mahrum bırakılması da sınırlandırılmıştır.

Bu hüküm özellikle doğal kaynak ve su akışının aşağıdaki tarımsal arazi için önem taşıdığı durumlarda gündeme gelebilir. Üst malik kendi meşru ihtiyacı ölçüsünde yararlanabilir; fakat alt taşınmaz için gerekli suyu keyfî biçimde tamamen kesemez.

Suyun gerekli olup olmadığı, üst parselin zorunlu ihtiyacı ve suyun miktarı teknik ve fiilî verilerle belirlenir. Tarımsal kullanım, mevcut su düzeni ve alternatif kaynaklar dosyaya göre incelenebilir.

TMK m.743 Fazla Suyun Akıtılmasını Nasıl Düzenler?

TMK m.743, doğal akışın özel bir devam kuralını getirir. Bir arazinin suyu öteden beri alt taraftaki araziye doğal biçimde akıyorsa, alt taraftaki malik üst araziden fazla suyun boşaltılması sırasında da bu suları kural olarak tazminat istemeden kabul etmek zorundadır.

Ancak ikinci fıkra alt maliki korur: Boşaltma nedeniyle akan sulardan zarar görüyorsa, gideri üstteki arazi malikine ait olmak üzere kendi arazisinde yapılacak bir mecrayla suyun akıtılmasını isteyebilir. Böylece katlanma yükümlülüğü sınırsız zarara katlanma anlamına gelmez.

TMK m.742 ile m.743 birlikte okunmalıdır. Doğal akışa katlanma, komşunun zararına keyfî yapay yönlendirme hakkı vermez. Fazla suyun boşaltılmasında da zarar gören alt malik uygun mecra çözümünü talep edebilir.

Komşunun Su Yönlendirmesi Zarar Verirse Ne Yapılabilir?

Önce suyun kaynağı ve akış biçimi belgelenmelidir. Yağış sırasında video, fotoğraf ve suyun çıktığı noktanın kaydı; parsel kotları; oluk ve drenaj düzeni; hasar gören duvar, temel veya bahçe; belediye altyapı kayıtları önem taşır. Sadece kuru havada yapılan fotoğraf çoğu kez akış mekanizmasını göstermez.

Komşuya yazılı bildirim yapılarak akışın diğerinin zararına değiştirilmesine son verilmesi, oluk veya drenajın düzeltilmesi ve oluşan zararın giderilmesi istenebilir. Teknik çözümün belirlenmesi için inşaat mühendisi, harita mühendisi, jeoloji/geoteknik uzmanı veya altyapı uzmanı gerekebilir.

TMK m.730 de taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını yasal sınırlamalara aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişinin durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve zararın giderilmesini istemesine imkân tanır. Kusurlu davranış ve zarar varsa TBK m.49 haksız fiil hükümleri de somut olayda uygulanabilir.

Acil su baskını tehlikesi varsa HMK m.389 ve devamı kapsamında ihtiyati tedbir şartları değerlendirilebilir. Tedbirin ölçülü ve teknik olarak uygulanabilir olması gerekir.

Yağmur Suyu Uyuşmazlığında Hangi Deliller Önemlidir?

  • Yağış sırasında suyun geliş güzergâhını gösteren tarihli video ve fotoğraflar,
  • Parsel ve kot krokileri, topoğrafik ölçümler,
  • Üst parseldeki çatı, oluk, drenaj, betonlama ve dolgu değişiklikleri,
  • Belediye imar, proje ve altyapı kayıtları,
  • Kazı veya inşaat öncesi eski fotoğraflar, uydu görüntüleri,
  • Hasar tespit raporu, onarım faturaları ve teknik raporlar,
  • Mahkeme keşfi ve bilirkişi incelemesi,
  • Komşuya yapılan yazılı bildirimler,
  • Tanık anlatımları,
  • Arabuluculuk son tutanağı.

HMK’nın delil tespiti hükümleri, özellikle yağış veya inşaat sonrası koşullar hızla değişecekse önem taşır. Mevcut drenaj hattının değiştirilmesi veya hasarın onarılması delilin kaybolmasına yol açabilir. Bu nedenle uyuşmazlığın başında teknik durumun tespiti gerekir.

Bilirkişiden yalnız “su nereden geliyor?” değil; doğal akış güzergâhı, yapay müdahale, müdahale öncesi-sonrası debi ve yoğunluk, zarar ile nedensellik ve uygulanabilir drenaj çözümü de sorulmalıdır.

Komşu Yağmur Suyu Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet. 6325 sayılı Kanun m.18/B/1-ç uyarınca komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu nedenle doğal su akışı, yağmur suyu yönlendirmesi ve komşu parseller arasındaki drenaj uyuşmazlığında esas davadan önce arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır.

Arabuluculukta suyun hangi hatla tahliye edileceği, mühendislik çözümü, yapım ve bakım giderlerinin dağılımı, onarım bedeli ve uygulama takvimi ayrıntılı biçimde kararlaştırılabilir. Taşınmazla ilgili anlaşma belgesinde Kanun m.18/B’nin icra edilebilirlik şerhi kuralları ayrıca uygulanır.

Dava şartı arabuluculuk acil geçici hukuki korumaların kullanılmasını engellemez. Su baskını veya yapı güvenliği yönünden gecikme ciddi zarar yaratacaksa delil tespiti ve ihtiyati tedbir özel usul şartlarıyla ayrıca istenebilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Alt parsel olduğu için hiçbir yağmur suyuna katlanmak gerekmediğini düşünmek.
  • Üst parselin doğal akış bahanesiyle bütün çatı suyunu tek borudan komşuya boşaltabileceğini sanmak.
  • Yağış anında akış güzergâhını belgelememek.
  • Doğal akış ile yapay drenajı birbirinden ayırmamak.
  • Parsel kotlarını ve sonradan yapılan dolgu/betonlamayı incelememek.
  • Komşu hakkı davasında HUAK m.18/B dava şartı arabuluculuğu atlamak.
  • Zararı teknik rapor ve fatura olmadan yaklaşık rakamla ileri sürmek.
  • Acil risk varken sadece yazılı ihtar gönderip teknik güvenlik önlemini geciktirmek.

İlgili Site İçi Kaynaklar

Komşuluk ve taşınmaz sorunları için gayrimenkul hukuku çalışma alanı, güncel yazılar için gayrimenkul ve kira hukuku arşivi, komşu kazısının yapıya etkisi için TMK 738 komşu kazısı rehberi ve diğer hukuki konular için blog incelenebilir.

Komşudan Gelen Yağmur Suyu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Üst komşudan gelen yağmur suyuna katlanmak zorunda mıyım?

TMK m.742 gereğince üst araziden doğal olarak akan yağmur suyuna alt malik katlanır. Ancak doğal akışın komşunun zararına yapay biçimde değiştirilmesi yasaktır.

Komşu çatı oluğunu benim bahçeme verebilir mi?

Çatı suyunu boruyla tek noktada komşuya yönlendirmek doğal akış değildir. Komşunun zararına akış değişikliği yaratıyorsa TMK m.742/2 kapsamında giderilmesi istenebilir.

Bahçemi yükseltip suyu komşuya yönlendirebilir miyim?

Dolgu veya kot değişikliğiyle doğal akışı komşunun zararına değiştirmek m.742/2’ye aykırılık oluşturabilir. Teknik etki ve zarar incelenir.

Alt parsel suyun girişini duvarla tamamen kapatabilir mi?

Doğal su akışına katlanma yükümlülüğü vardır. Alt malik de akışı üst komşunun zararına değiştiremez. Uygun drenaj çözümü teknik olarak kurulmalıdır.

Üst komşu suyu kendi arsasında tamamen tutabilir mi?

TMK m.742/3 uyarınca alt taşınmaza gerekli suyu ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.

Fazla suyun akıtılması hangi maddede düzenlenir?

TMK m.743 düzenler. Alt malik öteden beri doğal akan fazla suya katlanır; ancak zarar görüyorsa gideri üst malike ait olacak şekilde kendi arazisinde mecra yapılmasını isteyebilir.

Su baskını için tazminat istenebilir mi?

Komşunun hukuka aykırı akış değişikliği ile zarar arasında nedensellik varsa onarım, temizlik, kullanım kaybı ve diğer gerçek maddi zararlar somut delillerle talep edilebilir.

Yağmur suyunun doğal mı yapay mı olduğunu kim belirler?

Uyuşmazlıkta topoğrafya, kot, drenaj ve yapı değişiklikleri uzman bilirkişilerce incelenir. Mahkeme keşfi ve teknik rapor temel delillerdendir.

Komşuluk su uyuşmazlığında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. HUAK m.18/B/1-ç komşu hakkından doğan uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuğu dava şartı olarak düzenler.

Acil su baskını tehlikesinde dava sonunu beklemek gerekir mi?

Hayır. Şartları oluşursa delil tespiti ve HMK m.389 kapsamında ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumalar kullanılabilir; ayrıca belediye ve acil güvenlik birimlerine başvuru yapılabilir.

Resmî Kaynaklar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Hukukçu İncelemesi ve E‑E‑A‑T

Bu içerik Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından hukuki terminoloji ve güncel mevzuat yönünden incelenmiştir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin merkezlidir; Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve usul kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026

Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada doğal arazi eğimi, yapı ve drenaj değişiklikleri, suyun kaynağı, teknik zarar ve parsel ilişkisi birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp