Yurt Dışı Şirket Kontrol Edilen Yabancı Kurum Sayılır mı? KVK m.7 CFC Rehberi | 2026
Kısa ve Net Cevap
Türkiye’de tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği yurt dışı iştirak, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 7. maddesindeki şartlar birlikte gerçekleşirse kontrol edilen yabancı kurum (CFC) sayılır. Yurt dışındaki şirketin kâr dağıtmamış olması Türkiye’de vergilemeyi tek başına engellemez. Kanun, kontrol edilen yabancı kurum kazancının belirli şartlarda dağıtılmasını beklemeden Türkiye’de tam mükellef ortağın kurum kazancına dâhil edilmesini öngörür.
Temel test dört aşamalıdır: Yurt dışı şirketin sermaye, kâr payı veya oy hakkının en az %50’sinin Türkiye’de tam mükellef gerçek kişi ve kurumlara doğrudan veya dolaylı olarak ait olması; gayrisafi hasılatın %25 veya fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması; yabancı kurumun ticari bilanço kârı üzerinden %10’dan az gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması; yıllık gayrisafi hasılatının 100.000 TL karşılığı yabancı parayı aşması. Şartlar birlikte gerçekleşirse KVK m.7 uygulanır.

Kontrol edilen yabancı kurum nedir?
KVK m.7, Türkiye’de tam mükellef kişi ve kurumların kontrol ettiği belirli yabancı iştiraklerin kazançlarının, fiilen kâr dağıtımı yapılmamış olsa dahi Türkiye’de vergilendirilmesine yönelik özel bir vergi güvenlik müessesesidir. Düzenleme, düşük vergi yükü taşıyan ve gelirlerinin önemli kısmı faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti veya menkul kıymet geliri gibi pasif kaynaklardan oluşan yabancı şirketlerde kârın süresiz şekilde biriktirilmesi yoluyla Türkiye’de vergilemenin ertelenmesini sınırlar.
Her yurt dışı iştirak CFC değildir. Türk şirketinin Almanya’da, Hollanda’da, İngiltere’de, Birleşik Arap Emirlikleri’nde, ABD’de veya başka bir ülkede iştiraki bulunması tek başına KVK m.7 sonucunu doğurmaz. Kontrol oranı ile birlikte pasif gelir oranı, efektif vergi yükü ve gayrisafi hasılat eşiği de aynı hesap dönemi için kontrol edilir. Şartlardan biri gerçekleşmiyorsa KVK m.7 kapsamında kontrol edilen yabancı kurum kazancı doğmaz.
Düzenleme yalnız şirketin kurulduğu ülkenin nominal kurumlar vergisi oranına bakmaz. Yurt dışı iştirakin fiili vergi yükü ve gelir kompozisyonu esas alınır. Aynı ülkede faaliyet gösteren iki iştirak, birinin aktif üretim veya hizmet faaliyeti yürütmesi, diğerinin ağırlıklı olarak faiz ve lisans geliri elde etmesi nedeniyle farklı CFC sonucuna ulaşabilir.
%50 kontrol şartı nasıl hesaplanır?
KVK m.7 ve 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği uyarınca yurt dışındaki kurumun sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %50’sinin doğrudan veya dolaylı olarak, ayrı ayrı ya da birlikte Türkiye’de tam mükellef gerçek kişi ve kurumlara ait olması gerekir. Kontrol yalnız sermaye payı ile ölçülmez; kâr payı veya oy hakkı da bağımsız kontrol ölçütüdür.
Kontrol oranının tespitinde ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek oran dikkate alınır. Bu kural, yıl sonunda pay oranı düşürülmüş olsa bile yıl içinde kontrol eşiği aşılmışsa inceleme yapılmasını gerektirir. Bununla birlikte Tebliğ, yurt dışı iştirake ilişkin payın tamamının hesap dönemi kapanmadan önce herhangi bir tarihte muvazaalı olmaksızın elden çıkarılması hâlinde ilgili iştirak hakkında m.7 uygulanmayacağını açıklar.
Dolaylı ortaklık birkaç kademeli ise zincirin sonuna kadar iştirak oranları dikkate alınır. Örneğin Türkiye’deki A şirketi yabancı B şirketinin %60’ına, B şirketi de yabancı C şirketinin %50’sine sahipse A’nın C’deki dolaylı payı %30’dur. C’de ayrıca Türkiye’de tam mükellef başka bir kişi veya kurumun %20 doğrudan payı varsa toplam kontrol %50’ye ulaşır. Tebliğ, kontrol hesabında bu tam mükelleflerin birbirleriyle ilişkili olup olmamasını belirleyici görmez.
Gerçek kişi ortakların payı hesaba katılır mı?
Evet. KVK m.7 kontrol testinde yalnız Türkiye’deki şirketlerin payları değil, Türkiye’de tam mükellef gerçek kişilerin doğrudan veya dolaylı kontrol payları da birlikte dikkate alınır. Ancak CFC kazancının hangi mükellef nezdinde ve hangi vergi rejiminde dikkate alınacağı, ortağın kurum veya gerçek kişi olmasına göre ayrıca analiz edilir. Kurumlar Vergisi Kanunu m.7’nin doğrudan kurum kazancına dâhil etme mekanizması tam mükellef kurumlar açısından uygulanır.
%25 pasif gelir şartı nedir?
Yurt dışı iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması gerekir. Tebliğ; faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet satış geliri gibi gelirleri tipik pasif gelirler arasında sayar. Faaliyeti ile orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticari, zirai veya serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen gelirler ise aktif faaliyet geliri niteliğindedir.
Gelirin muhasebede “ticari gelir” adı altında kaydedilmesi tek başına aktif gelir sayılması için yeterli değildir. Tebliğ, yurt dışı iştirakin faaliyeti ile orantılı olmayan sermaye, organizasyon ve eleman istihdamıyla elde edilen ticari, zirai veya serbest meslek gelirlerinin de pasif nitelikli gelir sayılacağını belirtir. Bu nedenle şirketin ofisi, çalışan sayısı, gerçek karar alma fonksiyonları, üstlendiği riskler ve yürüttüğü faaliyetler ekonomik öz üzerinden değerlendirilir.
Örneğin toplam hasılatın %70’i faiz ve kâr payından, %30’u gerçek operasyonel faaliyetten oluşuyorsa %25 pasif gelir şartı sağlanır. Tersine üretim, dağıtım veya gerçek hizmet faaliyeti toplam gelirin büyük çoğunluğunu oluşturuyor ve pasif gelir %25’in altında kalıyorsa bu şart gerçekleşmez; diğer şartlar bulunsa bile KVK m.7 uygulanmaz.
Yurt dışındaki iştirakin %10 vergi yükü şartı nasıl uygulanır?
KVK m.7, yurt dışındaki iştirakin ticari bilanço kârı üzerinden %10’dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşımasını şart koşar. Burada yalnız ülkenin kanunda yazılı nominal vergi oranına bakılmaz. Yabancı iştirakin kazancı üzerinden fiilen oluşan vergi yükü hesaplanır.
Bir ülkede nominal kurumlar vergisi oranı %15 veya %20 olmakla birlikte iştirak özel istisna, vergi tatili, serbest bölge avantajı veya benzeri rejim nedeniyle çok daha düşük vergi ödüyorsa CFC testindeki %10 vergi yükü şartı yine gündeme gelir. Tersine nominal oran düşük görünse de başka gelir/kurum vergisi benzeri yükler nedeniyle toplam vergi yükü %10 veya üzerine çıkabilir. Bu nedenle yabancı vergi beyannamesi, tahakkuk belgeleri ve finansal tablolar üzerinden gerçek yük hesaplanmalıdır.
100.000 TL karşılığı yabancı para hasılat eşiği
KVK m.7 uygulamasında yurt dışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100.000 TL karşılığı yabancı parayı aşması gerekir. Güncel Gelir İdaresi Başkanlığı kurumlar vergisi beyan rehberinde bu eşik aynı tutarla açıklanmaktadır. Hasılat bu sınırın altında kalıyorsa kontrol, pasif gelir ve düşük vergi yükü şartları bulunsa dahi iştirak o yıl bakımından kontrol edilen yabancı kurum kazancı rejimine girmez.
Yabancı para cinsinden gayrisafi hasılatın TL karşılığında, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğine göre iştirakin hesap döneminin son gününde geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınır. Hasılat eşiği net kâr değil toplam gayrisafi hasılat üzerinden kontrol edilir. Bu nedenle yüksek giderli ve düşük kârlı bir iştirak de hasılat eşiğini aşabilir.
CFC şartları gerçekleşirse Türkiye’de hangi kazanç vergilenir?
KVK m.7 kapsamına giren kontrol edilen yabancı kurumun Türkiye’de vergilendirilecek kazancı, zarar mahsubu dâhil giderler düşüldükten sonra fakat istisnalar düşülmeden önceki vergi öncesi kurum kazancıdır. Yabancı ülkede kazancın dağıtılmaması, şirket hesabında tutulması veya yeni yatırıma yönlendirilmesi KVK m.7 uygulamasını kendiliğinden ertelemez.
Türkiye’de tam mükellef kurumun matrahına dâhil edilecek tutar, kontrol edilen yabancı kurumun ilgili hesap dönemindeki kazancının tam mükellef kurumun sahip olduğu iştirak oranına isabet eden kısmıdır. Doğrudan ve dolaylı iştirak yapısı doğru kurulmalı; hangi oranın kazanç paylaştırmasında kullanılacağı Tebliğ esaslarına göre hesaplanmalıdır.
Yurt dışı iştirakin hesap dönemi takvim yılından farklıysa CFC kazancının hangi Türkiye hesap dönemine dâhil edileceği de yabancı iştirak hesap döneminin kapanış tarihine göre belirlenir. Finansal tabloların yerel muhasebe kurallarına göre hazırlanmış olması, Türkiye’de CFC hesabı için gerekli vergi uyarlamalarını ortadan kaldırmaz.
CFC kazancı sonradan kâr payı olarak dağıtılırsa ikinci kez vergi doğar mı?
Aynı kazancın iki kez vergilenmesini önlemek için KVK ve Genel Tebliğ özel düzenleme içerir. Kontrol edilen yabancı kurum kazancı olarak daha önce Türkiye’de vergilendirilmiş kazanç, yurt dışındaki iştirak tarafından sonraki dönemde kâr payı olarak dağıtılırsa daha önce Türkiye’de vergilenmiş kısım ayrıca kurumlar vergisine tabi tutulmaz.
Ancak daha sonra dağıtılan kâr payı tutarı, daha önce CFC kapsamında Türkiye’de vergilenmiş kazancı aşıyorsa aşan kısım normal iştirak kazancı hükümlerine göre değerlendirilir. Bu aşamada KVK m.5’teki yurt dışı iştirak kazancı istisnasının şartları, varsa çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması ve yurt dışında kesilen vergilerin mahsubu ayrıca incelenir.
Yurt dışında ödenen vergiler nasıl mahsup edilir?
KVK m.33/2, Kanunun 7. maddesinin uygulandığı hâllerde yurt dışındaki iştirakin ödemiş olduğu gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin kontrol edilen yabancı şirketin Türkiye’de vergilendirilecek kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesine imkân verir. Mahsup, aynı kazanç üzerinde çifte vergilemeyi azaltan temel mekanizmadır.
Genel Tebliğ, CFC’nin bulunduğu ülkede ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin mahsup edilebileceğini; CFC’nin bulunduğu ülke dışındaki üçüncü ülkelerde ödediği vergilerin bu özel CFC mahsup hesabında aynı şekilde mahsup edilemeyeceğini açıklar. Örneğin CFC başka bir ülkedeki iştirakinden temettü almış ve kaynak ülkede stopaj ödemişse, kaynak ülke vergisinin CFC vergisi mahsubundaki konumu ayrı değerlendirilir.
Mahsup için yabancı verginin ödendiğinin usulüne uygun belgelerle ispatı gerekir. Yabancı vergi beyannamesi, tahakkuk belgesi, ödeme dekontu ve gerekiyorsa onaylı tercüme dosyada bulunmalıdır. KVK m.33’teki genel tavan ve belgelendirme hükümleri ayrıca dikkate alınır.
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması CFC uygulamasını engeller mi?
1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, yürürlükteki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının Türkiye’nin KVK m.7 uyarınca kendi tam mükelleflerini CFC kazancı üzerinden vergileme hakkını sınırlandırmadığını açıkça belirtir. Çünkü KVK m.7’de vergilendirilen unsur yabancı şirketin doğrudan Türkiye’deki kazancı değil, Türkiye’de tam mükellef ortağın kontrol ettiği yabancı kurum kazancına ilişkin iç hukuk vergi güvenlik düzenlemesidir.
Yabancı şirket sonradan temettü dağıttığında ise anlaşmanın temettü ve çifte vergilendirmenin önlenmesi hükümleri normal şekilde dikkate alınır. Bu nedenle “Türkiye ile şirketin kurulu olduğu ülke arasında vergi anlaşması var, CFC uygulanmaz” sonucu doğru değildir.
Aktif ticaret yapan yabancı iştirak CFC olur mu?
Aktif ticaret yapan yabancı iştirakin CFC olması otomatik değildir. Pasif gelir oranı %25’in altında kalıyorsa KVK m.7’deki şartlardan biri gerçekleşmez. Ancak şirket kâğıt üzerinde ticari faaliyette bulunuyor görünmesine rağmen gelirini faaliyetiyle orantılı sermaye, organizasyon ve personel olmadan elde ediyorsa Tebliğ bu gelirin pasif nitelikli sayılmasına imkân verir.
Bu nedenle yabancı şirkette “substance” yalnız uluslararası vergi terminolojisi değil, KVK m.7’deki pasif gelir testini etkileyen somut olgudur. Ofis, çalışan, yönetim fonksiyonu, karar alma, sözleşme yürütme, risk üstlenme ve operasyonel giderler gerçek faaliyetle uyumlu olmalıdır. Sadece kayıtlı adres ve dışarıdan alınan yönetim hizmetiyle tutulan pasif yatırım şirketi ile aktif üretim veya hizmet şirketi aynı şekilde değerlendirilmez.
Yıl içinde %50 kontrol aşılırsa fakat yıl sonunda oran düşerse ne olur?
Kontrol oranında yıl içindeki herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek oran dikkate alınır. Bu nedenle yıl içinde %50 veya üzerinde kontrol sağlanıp yıl sonunda pay oranı %40’a düşmüşse kontrol testi yıl sonu oranı üzerinden otomatik olarak reddedilemez. Pay hareketlerinin tarihleri ve devirlerin gerçek ekonomik niteliği incelenir.
Bununla birlikte yurt dışı iştirak paylarının tamamı iştirak hesap dönemi kapanmadan önce muvazaalı olmaksızın elden çıkarılmışsa Genel Tebliğ ilgili dönem için m.7’nin uygulanmayacağını belirtir. Kısmi devir ile payların tamamının gerçek satış yoluyla elden çıkarılması aynı sonuç değildir.
CFC incelemesi için 12 adımlı kontrol listesi
- Yurt dışı şirketin sermaye, oy ve kâr payı haklarını ayrı ayrı çıkarın.
- Türkiye’de tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan paylarını belirleyin.
- Dolaylı iştirak zincirlerini son şirkete kadar hesaplayın.
- Hesap dönemi içinde ulaşılan en yüksek kontrol oranını tespit edin.
- Yabancı şirketin yıllık toplam gayrisafi hasılatını hesaplayın.
- Hasılatı hesap dönemi sonundaki TCMB döviz alış kuruyla TL’ye çevirerek 100.000 TL eşiğini kontrol edin.
- Faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet gelirlerini pasif gelir olarak sınıflandırın.
- Ticari gelirlerin gerçek sermaye, organizasyon ve personel ile elde edilip edilmediğini test edin.
- Pasif gelir oranının %25’e ulaşıp ulaşmadığını hesaplayın.
- Yabancı iştirakin ticari bilanço kârı üzerindeki gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükünü hesaplayın.
- Şartlar birlikte gerçekleşiyorsa Türkiye’de matraha dâhil edilecek iştirak payına isabet eden kazancı belirleyin.
- Yabancı ülkede ödenen vergiler için KVK m.33 mahsup belgelerini hazırlayın.
Uygulamada en sık yapılan hatalar
Birinci hata: yalnız şirketin kurulu olduğu ülkenin nominal vergi oranına bakmaktır. KVK m.7 fiili toplam vergi yükünü esas alır.
İkinci hata: pasif gelir hesabında yalnız faizi dikkate almaktır. Kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet satış gelirleri de tipik pasif gelirlerdir.
Üçüncü hata: %50 kontrolü sadece doğrudan sermaye payıyla hesaplamaktır. Oy, kâr payı ve dolaylı iştirakler de değerlendirilir.
Dördüncü hata: yıl sonundaki ortaklık oranını tek başına esas almaktır. İlgili hesap dönemi içindeki en yüksek kontrol oranı önemlidir.
Beşinci hata: yabancı şirket kâr dağıtmadığı için Türkiye’de vergi doğmayacağını varsaymaktır. KVK m.7’nin temel özelliği, şartları gerçekleşen kazancın dağıtımı beklenmeden vergilenmesidir.
Resmî ve İlgili Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.7 ve m.33
- Gelir İdaresi Başkanlığı – 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
- Gelir İdaresi Başkanlığı
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışındaki her iştirak kontrol edilen yabancı kurum mudur?
Hayır. KVK m.7’deki kontrol, pasif gelir, vergi yükü ve gayrisafi hasılat şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
CFC için kontrol oranı kaçtır?
Yurt dışı kurumun sermaye, kâr payı veya oy hakkının en az %50’sinin doğrudan veya dolaylı olarak, ayrı ayrı ya da birlikte Türkiye’de tam mükellef gerçek kişi ve kurumlara ait olması gerekir.
Kontrol oranında yıl sonu mu esas alınır?
Hayır. Genel Tebliğe göre ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek kontrol oranı dikkate alınır.
Pasif gelir oranı kaçtır?
Yurt dışı iştirakin toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması gerekir.
Hangi gelirler pasif gelir sayılır?
Faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet satış geliri tipik pasif gelirlerdir. Faaliyetle orantılı sermaye, organizasyon ve personel olmadan elde edilen bazı ticari gelirler de pasif sayılabilir.
Yabancı şirketin vergi yükü kaçın altındaysa şart gerçekleşir?
Yurt dışı iştirakin ticari bilanço kârı üzerinden %10’dan az gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması gerekir.
100.000 TL eşiği kâr mı hasılat mı?
Eşik yıllık toplam gayrisafi hasılat içindir. Net kâr eşiği değildir.
CFC kâr dağıtmazsa Türkiye’de vergi ertelenir mi?
Hayır. KVK m.7 şartları gerçekleşirse kazanç, kâr dağıtımı beklenmeden Türkiye’de ilgili tam mükellef kurumun kazancına dâhil edilir.
Daha sonra aynı kazanç temettü olarak gelirse tekrar vergilenir mi?
Daha önce CFC kapsamında Türkiye’de vergilenmiş kısım ayrıca vergilenmez. Dağıtım bu tutarı aşarsa aşan bölüm normal iştirak kazancı hükümlerine göre değerlendirilir.
Yurt dışında ödenen kurumlar vergisi Türkiye’de mahsup edilir mi?
KVK m.33/2 uyarınca CFC’nin bulunduğu ülkede ödediği gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler, şartları dâhilinde Türkiye’de CFC kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hukuki inceleme: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Ofis: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026
Bu içerik, 5520 sayılı KVK m.7 ve m.33 ile Gelir İdaresi Başkanlığının 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ve 2026 kurumlar vergisi beyan açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır.
Ofis Konumu
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar bu ofisten koordine edilir. İletişim ve randevu bilgileri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
