B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Fransa Injonction de Payer Türkiye’de Nasıl Tahsil Edilir? MÖHUK 50-59 | 2026

Kısa ve net cevap: Fransa’da verilen injonction de payer Türkiye’de doğrudan haciz ve tahsil yetkisi vermez. Fransız ödeme emrinin Fransa hukukuna göre kesinleşmiş bir mahkeme ilamı niteliği kazanması gerekir. Bu şart sağlandığında Türkiye’de 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50-59. maddeleri uyarınca tenfiz kararı alınır; tenfiz kararı kesinleşince Türk icra dairesinde ilamlı icra başlatılır. Fransa’nın Avrupa Birliği üyesi olması, AB içindeki otomatik karar dolaşımı mekanizmalarını Türkiye’ye taşımaz.

Fransa injonction de payer ödeme emrinin Türkiye’de tenfizi ve alacak tahsili

Fransa injonction de payer nedir?

Injonction de payer, Fransa’da para alacaklarının daha hızlı biçimde hüküm altına alınması amacıyla kullanılan ödeme emri usulüdür. Alacaklı, kanuni şartlar oluştuğunda yetkili yargı merciine başvurarak borçluya ödeme emri verilmesini ister. Sürecin devamında emrin borçluya tebliği, borçlunun itiraz hakkı ve emrin kesinleşip icra kabiliyeti kazanması önem taşır. Türkiye bakımından belirleyici olan belgenin Fransızca adı değildir; belgenin yabancı hukuk bakımından kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olup olmadığıdır.

Başlangıçta tek taraflı verilen bir ödeme emri, henüz borçluya tebliğ edilmemiş belge, itiraz süresi devam eden emir ve itiraz üzerine olağan yargılama sonunda kesinleşmiş hüküm aynı hukuki statüde değildir. Türkiye’de tenfiz davası açılmadan önce Fransa’daki dosyanın hangi aşamada olduğu belirlenir. Kararın tam örneği, tebligat evrakı, varsa itiraz dilekçesi ve itiraz üzerine verilen kararlar, kesinleşme belgesi ve icra edilebilirlik kaydı birlikte incelenir.

Fransa’daki ulusal injonction de payer ile Avrupa Birliği mevzuatındaki Avrupa Ödeme Emri aynı usul değildir. Avrupa Ödeme Emri, AB üyesi devletler arasındaki sınır ötesi ve itirazsız para alacakları için 1896/2006 sayılı AB Tüzüğü kapsamında ayrı bir mekanizmadır. Türkiye AB üyesi olmadığı için bu tüzük Türkiye’de kendiliğinden cebri icra yetkisi oluşturmaz. Fransa’da düzenlenen belgenin hangi prosedürden doğduğu bu nedenle ilk aşamada doğru tespit edilmelidir.

Fransız ödeme emri Türkiye’de doğrudan icra edilir mi?

Hayır. 5718 sayılı MÖHUK m.50/1, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra edilmesini, yetkili Türk mahkemesinin vereceği tenfiz kararına bağlar. Fransa’da kararın icra edilebilir olması, Türkiye’de banka hesabına, araca, taşınmaza veya şirket payına doğrudan haciz konulması sonucunu doğurmaz.

Fransa ile Türkiye arasındaki yoğun ticari ilişki de bu kuralı değiştirmez. Türk icra müdürlüğü, yabancı kararın aslını ve apostilini görerek tek başına “bu karar Fransa’da icra ediliyor, Türkiye’de de icra edeyim” kararı vermez. Önce Türk mahkemesi MÖHUK’taki tenfiz şartlarını denetler. Tenfiz kararı kesinleşince yabancı ilam Türkiye’de cebri icraya elverişli hâle gelir.

Bu nedenle uygulamada iki ayrı dosya bulunur. Birincisi Fransa’daki ödeme emri veya dava dosyasıdır. İkincisi Türkiye’deki tenfiz ve sonrasındaki icra dosyasıdır. Fransa’daki kararın kesinleşmesi ilk dosyanın konusudur; Türkiye’de icra kabiliyeti kazanması ise ikinci dosyanın konusudur. Bir aşamanın tamamlanması diğerinin yerine geçmez.

Kesinleşme ve icra edilebilirlik neden ayrı ayrı kontrol edilir?

MÖHUK m.50 açık biçimde yabancı ilamın verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş olmasını arar. Injonction de payer dosyasında bu nedenle yalnız karar metni yeterli değildir. Borçluya ne zaman ve nasıl tebligat yapıldığı, itiraz süresinin hangi tarihte başladığı, süresinde itiraz edilip edilmediği, itiraz edilmişse uyuşmazlığın hangi hükümle sonuçlandığı ve yabancı kararın hangi tarihte kesinleştiği resmî belgelerle ortaya konulur.

Kesinleşme ile icra edilebilirlik birbirine yakın fakat farklı kavramlardır. Bazı hukuk sistemlerinde bir karar kesin hüküm niteliği kazanmadan önce geçici olarak icra edilebilir. MÖHUK m.50 ise Türkiye’de tenfiz için yalnız yabancı devletteki geçici icra kabiliyetini değil, kesinleşmiş ilamı esas alır. Bu sebeple Fransa’daki belgede “exécutoire” veya benzeri icra kabiliyetine ilişkin bir kayıt bulunması tek başına yeterli kabul edilmez; kesinleşme statüsü ayrıca belgelenir.

İtiraz edilmiş bir injonction de payer dosyasında, ilk ödeme emri sonradan verilen nihai mahkeme kararından ayrı değerlendirilir. Türkiye’ye sunulacak karar seti, Fransa’daki uyuşmazlığın son durumunu göstermelidir. Eksik karar zinciri, tenfiz dosyasında gereksiz usul tartışmaları ve süre kaybı doğurur.

MÖHUK 50-59 yabancı mahkeme kararları için ne düzenler?

5718 sayılı Kanun’un 50-59. maddeleri yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizinin temel rejimini kurar. MÖHUK m.50 yabancı hukuk ilamlarının Türkiye’de cebri icrası için tenfiz zorunluluğunu getirir. MÖHUK m.51 görevli ve yetkili mahkemeyi gösterir. MÖHUK m.52 başvurunun dilekçe ile yapılmasını, MÖHUK m.53 ise dilekçeye eklenecek yabancı ilam ve kesinleşme belgelerini düzenler.

MÖHUK m.54 tenfizin esas şartlarını sayar: karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeme ve aşırı yetki itirazı, Türk kamu düzenine açık aykırılık bulunmaması, çağrı ve savunma hakkına ilişkin şartlar. MÖHUK m.55-57 tebligat, inceleme, kararın kapsamı ve kanun yolunu düzenler. MÖHUK m.58 tanıma rejimini, MÖHUK m.59 ise yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin hangi andan itibaren doğduğunu belirler.

Tenfiz davası, Fransa’daki uyuşmazlığı sıfırdan gören yeni bir alacak davası değildir. Türk mahkemesi, Fransız hâkimin faturayı doğru değerlendirip değerlendirmediğini veya sözleşmeye doğru hukuk kuralını uygulayıp uygulamadığını bir üst derece mahkemesi gibi yeniden incelemez. İnceleme MÖHUK’un saydığı tenfiz koşullarıyla sınırlıdır. Bu yaklaşım, yabancı kararın esastan yeniden gözden geçirilmemesi ilkesidir.

Genel sistem için Tanıma ve Tenfiz Nedir? 2026 Şartları ve Başvuru başlıklı rehber de incelenebilir. Fransa ödeme emri bakımından özel sorun, para alacağına ilişkin yabancı belgenin hangi aşamada yabancı mahkeme ilamı niteliği kazanmış olduğudur.

MÖHUK m.54’e göre tenfizin şartları

1. Karşılıklılık

MÖHUK m.54/1-a uyarınca Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında yabancı ilamların tenfizi bakımından sözleşmesel, kanuni veya fiilî karşılıklılık bulunmalıdır. Mahkeme bu şartı hukuken inceler. İki ülke arasında diplomatik veya ticari ilişki bulunması tek başına karşılıklılık değerlendirmesinin yerine geçmez.

2. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeme ve aşırı yetki

MÖHUK m.54/1-b, yabancı kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemesini arar. Ayrıca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin itiraz etmesi şartıyla, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmayan yabancı mahkemenin kendisine aşırı yetki tesis etmesi de tenfiz engeli oluşturur. Ticari ödeme emri dosyalarında sözleşme, ifa yeri, tarafların yerleşim ve iş merkezleri ile yetki anlaşmaları bu çerçevede incelenir.

3. Türk kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması

MÖHUK m.54/1-c’ye göre hükmün sonucu Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Fransız hukukunun Türk hukukundan farklı olması veya borç miktarının borçlu tarafından yüksek bulunması kamu düzeni ihlali değildir. Kamu düzeni istisnası, Türk hukuk düzeninin vazgeçilmez temel değerleriyle açık çatışma hâlinde devreye girer.

4. Savunma hakkına riayet

MÖHUK m.54/1-ç, ödeme emri dosyalarında özellikle önemlidir. Kendisine karşı tenfiz istenen kişi, yabancı mahkemeye o yer kanunlarına uygun biçimde çağrılmamış, temsil edilmemiş veya yokluğunda hukuka aykırı biçimde hüküm verilmişse ve bu hususa Türk mahkemesinde itiraz ederse tenfiz reddedilir. Bu nedenle Fransa’daki tebligat evrakı, ödeme emrinin borçluya ulaştığı tarih ve itiraz imkânının fiilen tanındığını gösteren belgeler dosyada bulunmalıdır.

Türkiye’de tenfiz için hangi belgeler gerekir?

MÖHUK m.53’e göre tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilamının usulen onanmış aslı veya kararı veren ülke makamlarınca onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ayrıca ilamın kesinleştiğini gösteren onanmış yazı veya belge ve bunun onanmış tercümesi eklenir. Injonction de payer dosyasında karar zincirinin niteliğine göre tebligat belgeleri, itiraz belgeleri ve itiraz üzerine verilen nihai karar da eklenir.

6100 sayılı HMK m.223 uyarınca yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, belgenin tercümesini mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkeme kendiliğinden veya karşı tarafın talebi üzerine resmî tercüme isteyebilir. HMK m.224 ise yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye’de resmî belge olarak kabul edilmesi için gerekli onay rejimini düzenler.

Fransa ve Türkiye bakımından apostil uygulaması yabancı resmî belgelerin şekli doğrulanmasında temel mekanizmalardan biridir. Ancak apostil tenfiz değildir. Apostil, belgenin verildiği ülkedeki imza ve makam zincirinin doğrulanmasına hizmet eder; yabancı mahkeme kararına Türkiye’de cebri icra gücü vermez. İcra gücünü sağlayan işlem, MÖHUK kapsamında alınan tenfiz kararıdır.

Yabancı dilde belge ve tercüme konusunda ayrıca Yabancı Dilde Belge Türk Mahkemesine Nasıl Sunulur? HMK 223 rehberi kullanılabilir.

Tenfiz davası hangi Türk mahkemesinde açılır?

MÖHUK m.51’e göre tenfiz kararlarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Uyuşmazlığın ticari niteliği gibi özel görev kuralları ayrıca dikkate alınır. Yetki bakımından dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Türkiye’de yerleşim veya sakinlik yeri bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.

Tenfiz yetkisi, borçlunun bir malının bulunduğu her yerde otomatik olarak doğmaz. “Borçlunun Mersin’de evi var, o hâlde tenfiz kesin Mersin’de açılır” şeklindeki yaklaşım MÖHUK m.51’in özel yetki kuralını göz ardı eder. Tenfiz davasının yeri m.51’e göre; tenfizden sonra icra ve haciz işlemlerinin yeri ise İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Yabancı unsur taşıyan davalarda Türk mahkemelerinin genel milletlerarası yetkisi için Yurt Dışındaki Kişi Türkiye’de Hangi Mahkemede Dava Açar? MÖHUK 40 yazısı incelenebilir.

Fransa’daki tebligat neden tenfiz dosyasının merkezindedir?

Ödeme emri usulleri başlangıçta borçlu dinlenmeden dosya üzerinden ilerleyebilir. Bu özellik tek başına tenfiz engeli değildir. Önemli olan borçlunun karardan usulüne uygun biçimde haberdar edilmesi ve gerçek bir itiraz veya savunma imkânının bulunmasıdır. Türk mahkemesi MÖHUK m.54/1-ç kapsamında bu hususu, kendisine karşı tenfiz istenen tarafın itirazı üzerine inceler.

Borçlu Türkiye’de bulunuyorsa Fransız yargı evrakının Türkiye’ye tebliğinde uluslararası tebligat rejimi ve uygulanabilir sözleşme hükümleri dikkate alınır. Yanlış adrese tebligat, borçlunun süreçten hiç haberdar olmaması, yabancı hukukça zorunlu bildirim yönteminin uygulanmaması veya itiraz süresi başlayacak şekilde geçerli tebligat yapılmaması savunma hakkı tartışması doğurur.

Buna karşılık borçlu usulüne uygun tebligatı almış, itiraz yolunu öğrenmiş ve süresinde itiraz etmemişse sonradan yalnız “Fransa’daki dosyaya cevap vermedim” demesi otomatik ret sebebi değildir. Tenfiz mahkemesinin görevi borçluya ikinci bir itiraz süresi vermek değil, yabancı yargılamada temel usul güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığını kontrol etmektir.

Fransa’dan alınan Avrupa Ödeme Emri Türkiye’de doğrudan geçerli mi?

Hayır. Avrupa Ödeme Emri, 1896/2006 sayılı AB Tüzüğü ile sınır ötesi ve itirazsız para alacakları için oluşturulmuş birlik hukuku prosedürüdür. Mekanizma AB üyesi devletler arasında karar dolaşımını kolaylaştırır. Türkiye Avrupa Birliği üyesi olmadığı için Türkiye bu düzenlemenin doğrudan icra devleti değildir.

Bu nedenle Fransa’da düzenlenmiş bir Avrupa Ödeme Emri sertifikası Türk icra müdürlüğüne verilerek doğrudan haciz talep edilemez. Belgenin Türkiye bakımından hangi yabancı karar niteliğini taşıdığı, kesinleşme durumu ve MÖHUK m.50 kapsamındaki yabancı mahkeme ilamı şartını karşılayıp karşılamadığı incelenir. AB içindeki “ayrıca exequatur aranmaz” kolaylığı Türkiye’ye genişletilemez.

Aynı ayrım Avrupa İcra Emri için de geçerlidir. AB mevzuatında itirazsız alacaklar için oluşturulan sertifikasyon mekanizması, AB üyesi devletler arasında sonuç doğurur. Türkiye’de cebri icra için Türk milletlerarası usul hukukunun şartları uygulanır. Bir belgenin üzerinde “European Enforcement Order” veya “European Order for Payment” yazması Türk icra müdürlüğünün MÖHUK denetimini ortadan kaldırmaz.

Fransız kararının Türkiye’de yalnız tanınması ne zaman yeterlidir?

Yabancı kararın Türkiye’de yalnız kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurması isteniyorsa MÖHUK m.58’deki tanıma rejimi gündeme gelir. Tanımada m.54/1-a’daki karşılıklılık şartı aranmaz; kanundaki diğer ilgili şartlar denetlenir. MÖHUK m.59 uyarınca yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı ilamın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.

Ancak injonction de payer dosyasında amaç Türkiye’de para tahsil etmekse yalnız tanıma yeterli değildir. Para alacağının haciz ve cebri icra yoluyla tahsili için tenfiz gerekir. Tanıma ile tenfiz arasındaki temel fark bu noktada ortaya çıkar: tanıma hukuki etkiyi, tenfiz ise bunun yanında cebri icra kabiliyetini sağlar.

Tenfizden sonra Türkiye’de alacak nasıl tahsil edilir?

Tenfiz kararı kesinleşince alacaklı Türk icra sisteminde ilamlı icra yoluna başvurur. İcra dairesi borçlunun banka hesaplarına, ücretine, araçlarına, taşınmazlarına, şirket paylarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik haciz işlemlerini İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütür. Tenfiz mahkemesi para tahsil etmez; yabancı karara Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırır.

İİK m.58, takip talebinin içeriğini düzenler. Alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faiz hususu açıkça gösterilir. Alacaklı yabancı ülkede oturuyorsa Türkiye’de bir yerleşim yeri göstermesi gerekir; gösterilmezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır. Genel takip süreci için Yurt Dışından Türkiye’de İcra Takibi ve Alacak Tahsili rehberi incelenebilir.

Borçlunun mal kaçırma riski varsa ihtiyati haciz, İİK m.257 ve devamındaki şartlara göre ayrıca değerlendirilir. Tenfiz davasının açılmış olması otomatik ihtiyati haciz sonucu doğurmaz. Para alacağının niteliği, vadesi, rehinle temin edilip edilmediği ve kanunda belirtilen özel hâller somut dosyada gösterilir.

Alacaklı yabancı gerçek veya tüzel kişi ise MÖHUK m.48 de dikkate alınır. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler Türk mahkemesinde dava açtığında, davaya katıldığında veya icra takibinde bulunduğunda yargılama ve takip giderleriyle karşı taraf zararını karşılamak üzere teminat göstermekle yükümlüdür. Mahkeme, karşılıklılık esasına göre bu yükümlülükten muafiyet uygular. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı ile yabancı kişi aynı teminat rejimine tabi değildir; vatandaşlık statüsü doğru belirlenmelidir.

İtalya, Almanya veya Fransa kararları arasında temel fark nedir?

Türkiye açısından temel tenfiz çerçevesi MÖHUK 50-59’dur; ancak yabancı belgenin kendi ülkesindeki hukuki niteliği değişir. Almanya’daki Mahnbescheid/Vollstreckungsbescheid, İtalya’daki decreto ingiuntivo, Fransa’daki injonction de payer ve bazı ülkelerdeki icra makamı kararları aynı kurum değildir. Bir ülkede mahkeme ilamı sayılan belge, başka bir ülkede noter veya idarî/icraî makam işlemi niteliğinde olabilir.

Bu nedenle “Avrupa’dan gelen her ödeme emri tenfiz edilir” şeklinde genel bir kural yoktur. MÖHUK m.50 yabancı mahkeme ilamını esas alır. Belgeyi veren makamın niteliği, kararın kesinleşmesi ve gerektiğinde itiraz üzerine mahkeme kararına dönüşüp dönüşmediği belirlenmeden tenfiz davası açılması doğru değildir. Ülke adının değiştirilmesiyle aynı hukuki analiz her dosyaya uygulanamaz.

Fransa dosyasında pratik belge kontrol listesi

Tenfiz başvurusundan önce dosyada en az şu soruların cevabı bulunmalıdır: Belgeyi hangi Fransız mahkemesi veya yargı mercii verdi? Karar tam metin olarak mevcut mu? Borçluya hangi tarihte ve hangi yöntemle tebliğ edildi? İtiraz süresi ne zaman sona erdi? İtiraz edildi mi? İtiraz edildiyse hangi nihai karar çıktı? Kararın kesinleştiğini gösteren resmî belge var mı? İcra edilebilirlik kaydı var mı? Apostil/onay zinciri tamam mı? Türkçe tercümeler hazırlanmış mı? Borçlunun Türkiye’deki yerleşim yeri ve haczedilebilir malvarlığı belirlendi mi?

Bu kontrol, yalnız şekli bir evrak listesi değildir. MÖHUK m.50, m.53 ve m.54 şartlarının her biri bu belgelerin bir kısmına bağlanır. Eksik tebligat belgesi savunma hakkı sorununa; eksik kesinleşme belgesi m.50 şartının ispatlanamamasına; yanlış mahkeme seçimi m.51 yetki tartışmasına yol açar.

Sık Sorulan Sorular

1. Fransa injonction de payer Türkiye’de doğrudan icraya konulur mu?

Hayır. Kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de cebri icrası MÖHUK m.50 uyarınca Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmasına bağlıdır.

2. Fransa AB üyesi olduğu için Türk tenfizi gereksiz midir?

Hayır. AB içi karar dolaşımı ve Avrupa Ödeme Emri mekanizmaları Türkiye’de otomatik icra sağlamaz. Türkiye bakımından MÖHUK uygulanır.

3. İtiraz süresi dolmamış ödeme emri tenfiz edilir mi?

MÖHUK m.50 verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş ilam arar. İtiraz süresi devam eden ve kesinleşmemiş ödeme emri bu şartı karşılamaz.

4. Fransa kararının apostilli olması tek başına yeterli midir?

Hayır. Apostil belgenin şekli doğrulanmasına ilişkindir. Türkiye’de cebri icra kabiliyetini tenfiz kararı sağlar.

5. Fransızca kararın Türkçe tercümesi zorunlu mudur?

Evet. MÖHUK m.53 ve HMK m.223 kapsamında karar, kesinleşme belgesi ve gerekli diğer yabancı dildeki belgelerin uygun Türkçe tercümeleri dosyaya sunulur.

6. Borçlu Fransa’daki borcun esasını Türkiye’de yeniden tartışabilir mi?

Tenfiz mahkemesi yabancı uyuşmazlığın esasını yeniden görmez. İnceleme MÖHUK’ta sayılan tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.

7. Tenfizden sonra hangi mallara haciz konulur?

İİK hükümleri çerçevesinde borçlunun banka hesabı, araç, taşınmaz, şirket payı, ücret ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları haciz konusu yapılır.

8. Borçluya Fransa’daki ödeme emri hiç tebliğ edilmediyse ne olur?

Usulüne uygun çağrı ve savunma imkânının bulunmaması, borçlunun MÖHUK m.54/1-ç kapsamında itiraz etmesi hâlinde tenfiz engeli oluşturur. Tebligat belgesi bu nedenle dosyanın temel evrakındandır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: Bu içerik 12 Eylül 2026 tarihinde; 5718 sayılı MÖHUK m.50-59 ve m.48, 6100 sayılı HMK m.223-224, 2004 sayılı İİK m.58 ve m.257 ile Fransa ulusal ödeme emri ve Avrupa Birliği ödeme emri sisteminin güncel yapısı esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyada kararın Fransa’daki kesinleşme, tebligat ve icra edilebilirlik statüsü resmî belgeler üzerinden belirlenir.

Ofis Konumu

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dosyalar bu ofisten koordine edilir. İletişim ve randevu bilgileri.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp