B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kursun Vaat Ettiği MEB Onaylı Sertifika Verilmezse Tüketici Hakları

MEB onaylı kurs bitirme belgesi vaat edildiği hâlde bunun yerine farklı nitelikte bir belge verilmesi, tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmede ayıplı hizmet sorunu doğurur. Hukuki dayanak 6502 sayılı Kanun’un 13, 14 ve 15. maddeleridir. İade talebinin sağlam kurulması için reklamda hangi belgenin vaat edildiği, kursun ilgili programı uygulama yetkisi ve kursiyerin belgeyi alma şartlarını yerine getirip getirmediği birlikte belirlenmelidir. e-Devlet ekranında kayıt bulunmaması tek başına sahtecilik ispatı değildir; doğru sorgulama hizmeti ve kurum kayıtları üzerinden doğrulama yapılmalıdır.

MEB sertifikası uyuşmazlığında vaat, resmî kayıt ve tüketici hakkı kontrolünün üç aşaması
Belge vaadi, program yetkisi ve kursiyerin başarı kaydı birlikte incelenir; talep tespit edilen ayıba göre kurulur.

Bu yazı, özellikle meslek edindirme, beceri geliştirme ve kişisel gelişim alanındaki bir kursun, kayıt sırasında taahhüt ettiği resmî kurs bitirme belgesini sağlamaması üzerinedir. Kursa devam etmekten vazgeçme, sınava hazırlık kursundan ayrılma ve genel memnuniyetsizlik ayrı uyuşmazlıklardır. Buradaki temel soru, satın alınan eğitimin sonunda kararlaştırılan belge niteliğinin gerçekten sağlanıp sağlanmadığıdır. Değerlendirmede belge üzerindeki logo veya satış temsilcisinin açıklamasıyla yetinilmez; sözleşme, program izni ve düzenlenen belgenin resmî karşılığı karşılaştırılır.

MEB onaylı sertifika vaadinde hangi üç bilgi kontrol edilir?

Önce eğitim kuruluşunun hukuki kimliği belirlenir. Sosyal medya hesabındaki marka, faturayı kesen şirket ve kurum açma iznindeki ad aynı olmayabilir. Faturada veya kayıt sözleşmesinde yer alan sağlayıcı, ödeme yapılan hesap sahibi ve eğitim verilen kurum ayrı ayrı kaydedilmelidir. Bir markanın çok sayıda şubesinin bulunması, her adresin aynı izin ve program kapsamında çalıştığını göstermez. Başvuru yapılırken yalnız marka adının yazılması, hangi sağlayıcıdan hangi edimin istendiğini belirsiz bırakır.

İkinci kontrol, kurumun belirli programı uygulama yetkisidir. MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün resmî açıklaması, kurum izni ile program uygulama izninin il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünden araştırılabileceğini belirtir. Kurumun MEB’e bağlı olması, ilan ettiği her eğitimi resmî kurs bitirme belgesiyle sunmaya yetkili olduğu sonucunu doğurmaz. Programın adı, onay bilgisi ve o kuruma tanınan uygulama yetkisi aynı eğitim bakımından doğrulanmalıdır.

Üçüncü kontrol, kursiyerin somut dönem kaydı ve belgeye hak kazanma durumudur. Programın süresi, başlangıç ve bitiş tarihleri, devam çizelgesi, sınav sonucu ve belge numarası birbiriyle uyumlu olmalıdır. Bir programın Bakanlığın onaylı öğretim programları listesinde bulunması ile belirli kişinin o programı başarıyla bitirdiğinin kayıt altına alınması farklı olgulardır. İzin belgesi yalnız kurumu, sınav sonucu yalnız kursiyerin başarısını gösterir; ikisi birlikte incelenmeden belgenin durumu hakkında kesin sonuca gidilmez.

Kurs bitirme belgesi ile katılım belgesi aynı şey değildir

Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği m.46/4, kapsamındaki kurslarda başarı değerlendirmesini ve başarılı olanlara MEBBİS üzerinden düzenlenen Kurs Bitirme Belgesini esas alır. Yönetmeliğin 46/A maddesi de sınav düzenine ilişkindir. Bu çerçeve, piyasada “sertifika” adıyla sunulan her kâğıdın aynı hukuki niteliği taşıdığı anlamına gelmez. Belgenin hangi kurum tarafından, hangi program ve yetki kapsamında düzenlendiği belirleyicidir.

MEB Teftiş Kurulu Başkanlığının Ekim 2026 tarihli Özel Çeşitli Kurslar Denetim Rehberi de programın uygulanması, sınav sonucu ve başarılı kursiyere belge düzenlenmesini ayrı denetim başlıkları olarak ele alır. Devamsızlık veya başka nedenlerle belge düzenlenmeyen kursiyerler ayrıca izlenir. Dolayısıyla ücreti ödemiş olmak, programın gerektirdiği devam ve başarı şartlarının yerine geçmez. Buna karşılık kurumun kayıt, sınav veya belge işlemlerini yapmaması, şartları yerine getirmiş kursiyerin başarısızlığı gibi gösterilemez.

Kurumun kendi adına hazırladığı katılım belgesi, belirli bir eğitime katıldığınızı gösterebilir. Üniversite tarafından düzenlenen bir eğitim belgesi de kendi düzenleyicisi ve programı çerçevesinde değerlendirilir. Bunların herhangi birinin e-Devlet üzerinden sorgulanabilmesi, belgenin MEB kurs bitirme belgesine dönüştüğü anlamına gelmez. Aynı şekilde Mesleki Yeterlilik Kurumu belgesiyle kurs bitirme belgesi birbirinin adı değiştirilmiş biçimi değildir. Satışta hangi belge açıkça vaat edilmişse, ifanın o belge türüne göre değerlendirilmesi gerekir.

Başvuruda “sertifikam geçersiz” demekle yetinmek yerine fark açıkça yazılmalıdır: Vaat edilen düzenleyici ile belgede yazan düzenleyici farklı mı? Belge yalnız katılımı mı gösteriyor? Vaat edilen program adı başka mı? İlgili kamu kurumu belgenin kendi kayıtlarında bulunmadığını mı bildirdi? Bu açıklamalar, uyuşmazlığı belge tasarımına ilişkin bir şikâyetten çıkararak sözleşmede kararlaştırılan edimin karşılanmaması sorununa dönüştürür. Başka bir kuruluşun belgesinin her durumda değersiz olduğu yönünde genel bir iddia kurulmaz.

e-Devlet sorgusunda belge görünmüyorsa nasıl doğrulama yapılır?

Özel öğretim kurumlarından alınan kurs bitirme belgeleri için MEB’in e-Devlet üzerindeki özel sorgulama hizmeti kullanılmalıdır. Halk eğitimi, üniversite veya başka bir kurumun sertifika ekranında arama yapılması aynı kontrol değildir. Sorgulama tarihi ve kullanılan hizmetin adı kaydedilir. Belgenin barkodu varsa doğrulama sonucu ayrıca saklanır. Başkasının e-Devlet hesabına girilmesi ya da kuruma şifre verilmesi bu incelemenin gereği değildir; kişinin kendi belgesini resmî hizmet üzerinden sorgulaması yeterlidir.

Kayıt bulunamadığında kursa yazılı olarak program ve dönem bilgisi, belge düzenleme tarihi, belge numarası ve MEBBİS kaydının açıklanması sorulur. Ardından il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne kurumun açık adı, adresi, kursiyer bilgisi, eğitim dönemi ve belgenin örneğiyle başvurulur. Talep, kurumun genel olarak “yasal” olup olmadığını sormakla sınırlanmamalıdır. İlgili program bakımından yetki, kursiyer kaydı ve sunulan belgenin doğrulanması ayrı sorular hâlinde yöneltilmelidir.

Sorgu sonucunun ekran görüntüsü ile yetkili makamın yazılı cevabı farklı delillerdir. Ekran görüntüsü belirli tarihte görülen sonucu belgeler; kayıt eksikliğinin nedenini tek başına açıklamaz. Yazılı cevap ise kurum, dönem veya program bakımından belirli bir olguyu aydınlatır. Kişi bilgisi hatası, kurumun işlemi tamamlamaması ve program yetkisinin bulunmaması aynı uyuşmazlık değildir. İade veya düzeltme talebi, tespit edilen eksikliğin niteliğine göre seçilmelidir.

Hangi şartlarda 6502 sayılı Kanun uygulanır?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3 bakımından belirleyici ölçüt, sözleşmenin ticari veya mesleki olmayan amaçla kurulmasıdır. Kursun ücretli olması tek başına tüketici işlemi bulunduğunu göstermez; tarafların sıfatı ve sözleşmenin amacı incelenir. Bireysel olarak eğitim alan kişinin başvurusu ile işletmesinin faaliyetinde kullanmak üzere hizmet satın alan kişinin başvurusu aynı kabul edilmez. Bir şirketin personeli için yaptığı kurumsal eğitim sözleşmesinde tüketici hakem heyeti yoluna doğrudan başvurulacağı söylenemez.

Tüketici işlemi mevcutsa Kanun’un 13. maddesi, hizmetin sözleşmede kararlaştırılan özellikleri taşımamasını ve reklamda bildirilen niteliklere aykırılığını ayıplı hizmet kapsamında ele alır. Resmî belge vaadi, eğitim satışının belirli bir niteliğidir. Kanun’un 14. maddesi de sağlayıcının sözleşmeye uygun ifa yükümlülüğünü düzenler. Bu nedenle eğitim videolarına erişim verilmesi veya derslerin yapılması, ayrıca üstlenilen belge niteliği yönünden incelemeyi ortadan kaldırmaz. Vaat, sağlayıcıya bağlanmalı ve satın alma ilişkisinin parçası olduğu gösterilmelidir.

Kursa özgü bu inceleme, kursiyerin kendi isteğiyle sözleşmeyi iptal etmesindeki ücret hesabından ayrılır. Başvurunun gerçek nedeni resmî belge taahhüdünün yerine getirilmemesiyse, yalnız “kursa devam etmiyorum” açıklaması yapılması uyuşmazlığın yanlış kurulmasına yol açar. İrade açıklamasında eksik veya aykırı edim, bunun nasıl saptandığı ve seçilen tüketici hakkı açıkça belirtilmelidir. Devam edilen derslerin varlığı gizlenmemeli; belgenin sözleşmedeki yeri belgelerle anlatılmalıdır.

İade, bedel indirimi veya belgenin tamamlanması nasıl seçilir?

6502 sayılı Kanun m.15, ayıplı hizmette hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedel indirimi ve sözleşmeden dönme haklarını düzenler. Kurs belgesi uyuşmazlığında her seçenek aynı biçimde uygulanmaz. İlgili izin ve başarı şartları mevcut olup yalnız belge kaydı yanlış yapılmışsa, hatanın giderilmesi ve doğru belgenin verilmesi talebi somut bir amaca yönelir. Kurumun hiç sahip olmadığı resmî yetkinin bir tüketici kararıyla yaratılması ise istenemez.

Sözleşmeden dönme, ödenen ücretin iadesine yönelir; bedel indirimi ise hizmeti mevcut hâliyle tutup ayıbın karşılığını ücrette düşürmeye yönelir. Başvuruda birbirinden farklı bu sonuçlar açıklamasız biçimde üst üste yazılmamalıdır. Vaat edilen belgenin sözleşmenin amacı bakımından önemi, derslerin kapsamı ve eksikliğin giderilebilirliği dosyada gösterilmelidir. “Belge verilmedi” iddiasıyla birlikte hangi belgenin neden teslim edilmediği ortaya konulmadan tam ücret iadesinin kesin olduğu söylenemez. Seçimlik hakların genel işleyişi için ayıplı hizmette tüketicinin hakları incelenebilir.

Kanun m.15/3 uyarınca sözleşmeden dönme veya bedel indirimi seçildiğinde iadesi gereken bedelin derhâl ödenmesi gerekir. Hizmetin yeniden görülmesi veya ücretsiz onarım seçildiğinde ise m.15/4, makul süre yanında talebin yöneltilmesinden itibaren otuz iş günlük üst sınır getirir. Bu süre, her sertifika başvurusunda kuruma kendiliğinden tanınan bir bekleme hakkı değildir; ilgili seçimlik hakkın kullanılmasına bağlıdır. Kanun m.15/2’de yeniden ifa veya ücretsiz onarımın sağlayıcı bakımından orantısız güçlük doğurmasına ilişkin sınır da korunur.

“Hiçbir sebeple ücret iadesi yapılmaz” biçimindeki matbu kayıt, kanuni hakları tek başına ortadan kaldırmaz. 6502 sayılı Kanun m.5’teki haksız şart denetiminde, tüketiciyle müzakere edilmeyen ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartlar incelenir. Sözleşmede her türlü belgenin eşdeğer sayılacağına ilişkin bir kayıt bulunması da vaat edilen edimin gerçekten ne olduğunu araştırmayı gereksiz kılmaz. İmzalı sözleşme, ilan ve kayıt öncesi yazışmalar birlikte sunulmalıdır.

Ücret dışında hangi zararlar talebe eklenebilir?

6502 sayılı Kanun m.15/1, seçimlik haklarla birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat isteme hakkını korur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.112, borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarara ilişkindir; borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumluluk doğar. Bu nedenle ücret iadesi ile ek zarar ayrı kalemler hâlinde kurulmalıdır. Aynı bedelin iki ayrı ad altında mükerrer talep edilmesi doğru değildir.

Ek talepte harcamanın belgesi ve sözleşmeye aykırılıkla bağlantısı gösterilmelidir. Başka bir eğitim için yapılan ödeme, belgeyi doğrulatmak için zorunlu gider veya somut olarak kaybedildiği ileri sürülen bir fırsat, yalnız adlandırılmakla ispatlanmış olmaz. Yeni eğitimin konusu, neden gerekli olduğu, ödenen tutar ve mevcut eksiklikle ilişkisi açıklanır. Beklenen maaşların tamamını kendiliğinden zarar sayan bir hesap yapılamaz. İşe alınamama iddiasında işverenin aradığı belge ve ret nedeni ayrıca belgelenmelidir; belge eksikliğiyle ilgisi bulunmayan giderler sağlayıcıya yüklenmez.

Başvuru dosyasına hangi deliller eklenmelidir?

Dosyanın gücü, aynı vaadin farklı kaynaklarda birbirini doğrulamasından gelir. Reklam sonradan değiştirildiğinde yalnız güncel sayfa çıktısı alınması kayıt anındaki vaadi göstermeyebilir. Mevcut ilanlar, mesajlar ve e-postalar silinmeden saklanmalı; ekran görüntülerinde hesap veya site adresi ile tarih görünmelidir. Belgenin örneği üzerinde sonradan düzeltme yapılmamalı, kuruma gönderilen nüsha ile elde tutulan nüsha aynı kalmalıdır. Kişisel veriler herkese açık şikâyet sayfalarına yüklenmek yerine yetkili başvuru dosyasında kullanılmalıdır.

  • Vaat: Kayıt sözleşmesi, teklif, kurs tanıtımı, belge türünü açıklayan mesajlar ve ödeme öncesi gönderilen örnek sertifika.
  • Ödeme ve taraf: Fatura, makbuz, banka dekontu, sağlayıcının unvanı ve adresi; taksitlerin hangilerinin ödendiğini gösteren döküm.
  • Katılım ve başarı: Ders çizelgesi, devam kaydı, eğitim platformu bilgileri, sınava katılım ve sonuç belgeleri.
  • Gerçek belge: Teslim edilen belgenin tamamı, barkod sorgusu ve doğru e-Devlet hizmetindeki kontrol sonucu.
  • Resmî doğrulama: İl veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne yöneltilen somut sorular ve gelen cevabın tamamı.
  • Talep: Sağlayıcıya hangi seçimlik hakkın yöneltildiğini ve bildirimin ulaştığını gösteren kayıt; varsa sağlayıcının cevabı.

Yazılı başvuruda eğitim adı ve tarihleriyle başlanır; ardından vaat edilen belge, teslim edilen belge ve aradaki somut fark açıklanır. Dayanaklar ek numarasıyla gösterilir. Son bölümde doğru belgenin düzenlenmesi, bedel indirimi veya sözleşmeden dönme yönündeki talep açıkça seçilir ve parasal talep varsa tutarı hesaplanır. Kayıt şartlarını tamamlamadığı ileri sürülen kursiyer, buna ilişkin devam ve sınav kayıtlarının da dosyaya getirilmesini istemelidir. Sağlayıcının kaydı ile kişideki kayıt farklıysa bu çelişki özellikle belirtilir.

MEB şikâyeti, reklam başvurusu ve ücret iadesi aynı işlem midir?

Millî eğitim müdürlüğüne başvuru, kurumun izin, program, kayıt ve belge işlemlerinin incelenmesine yöneliktir. Bu inceleme, uyuşmazlığın maddi temelini açıklayan resmî bilgi sağlar. İade talebinin ise sağlayıcıya ve görevli tüketici merciine yöneltilmesi gerekir. Kurumun idari yönden denetlenmesi, kursiyere talep ettiği tutarın kendiliğinden ödendiği anlamına gelmez. Başvurularda hangi makamdan hangi işlemin beklendiği ayrı yazılmalıdır; bir kuruma verilen şikâyetin bütün özel hukuk taleplerini sonuçlandıracağı varsayılmamalıdır.

Yanıltıcı resmî onay veya belge tanıtımı bakımından 6502 sayılı Kanun m.61 ve m.63 çerçevesindeki reklam denetimi de gündeme gelir. Ticaret Bakanlığının Reklam Kuruluna başvuru açıklamasında gösterilen yol kullanılarak reklamın mecrası, tarihi, sağlayıcısı ve yanıltıcı olduğu ileri sürülen ifade sunulur. Reklamın durdurulması veya idari yaptırım uygulanması ile bireysel ücret alacağı farklı sonuçlardır. Reklam şikâyetine kurs ücretinin de yazılması, bu idari başvuruyu kendiliğinden para iadesi kararına dönüştürmez.

2026 yılında hakem heyetine mi, tüketici mahkemesine mi başvurulur?

Ticaret Bakanlığının 2026 yılı tüketici hakem heyeti açıklamasına göre, değeri 186.000 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında hakem heyetine başvuru zorunludur. Değeri 186.000 TL veya üzerinde olan uyuşmazlıklar hakem heyetinin görev alanı dışındadır. Sınır, 2026 yılı başvuruları için geçerlidir. Başvuruda esas alınacak uyuşmazlık değeri, talebin içeriğiyle belirlenir; sırf heyete girebilmek için aynı uyuşmazlık yapay biçimde parçalara bölünmemelidir.

Tüketici, yerleşim yerindeki veya işlemin yapıldığı yerdeki yetkili hakem heyetine başvurabilir. Belgelerle birlikte şahsen, posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden TÜBİS kullanılarak başvuru yapılabilir. Dilekçede sağlayıcı, sözleşme, olay sırası, parasal değer ve istenen karar açık olmalıdır. Güncel sınır ve başvuru ayrıntıları 2026 tüketici hakem heyeti başvuru sınırı yazısında ayrıca ele alınmaktadır. İnternette bulunan farklı yıllara ait parasal sınırlar aynı dosyada kullanılmamalıdır.

Mahkemenin görev alanına giren tüketici uyuşmazlıklarında 6502 sayılı Kanun m.73/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk değerlendirilir. Kanundaki istisnalar saklıdır; hakem heyetine başvurudan önce her durumda arabulucuya gidilmesi gerektiği şeklinde bir kural yoktur. Kurumsal eğitim sözleşmesi tüketici işlemi değilse görev ve başvuru yolu ayrıca belirlenir. Bu ayrım, resmî belgenin niteliğinden bağımsız olarak sözleşmenin tarafları ve amacı üzerinden yapılır; kursun reklamında “bireysel” yazması tek başına yeterli değildir.

İade talebinde zamanaşımı nasıl ele alınır?

6502 sayılı Kanun m.16, kanunda veya sözleşmede daha uzun süre bulunmadıkça ayıplı hizmetten sorumluluk için hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımı düzenler. Ayıbın daha sonra ortaya çıkması, bu başlangıcı kendiliğinden öğrenme tarihine taşımaz. Belgenin vaat edilen teslim zamanı, derslerin tamamlanma tarihi ve hizmetin bütün olarak ne zaman ifa edildiği dosyada belirlenmelidir. Her uyuşmazlıkta yalnız son ekran sorgusu tarihinden süre başlatılması doğru değildir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlenmesi hâlinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Bu istisna, yalnız sağlayıcıya güvenilmediği söylenerek kurulamaz; gizleme davranışı ve dayanakları gösterilmelidir. MEB’e veya Reklam Kuruluna şikâyet edildiği için özel hukuk talebinin süresinin kendiliğinden durduğu varsayılmamalıdır. Süre hesabı ile hangi başvurunun süreye etkili olduğu ayrı değerlendirilir. Genel başlangıç ve gizleme ayrımı için ayıplı hizmette zamanaşımı açıklaması kullanılabilir.

Sık sorulan sorular

e-Devlet’te sertifikam görünmüyorsa kurs kesin olarak yetkisiz midir?

Hayır. Önce doğru kurumun sorgulama hizmeti kullanılmalı, ardından program, dönem ve kişiye ait kayıt doğrulanmalıdır. Kayıt bulunmaması ile kurumun program yetkisinin bulunmaması farklı olgulardır; il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünden somut bilgilerle yazılı cevap istenmelidir.

Üniversite sertifikası, vaat edilen MEB kurs bitirme belgesi yerine verilebilir mi?

Belgeler kendiliğinden birbirinin yerine geçmez. Sözleşmede ve reklamda MEB kurs bitirme belgesi taahhüt edilmişse, başka bir kurumun belgesinin teslimi bu taahhüde göre değerlendirilir. Üniversite belgesinin ayrıca geçerli bir belge olması, vaat edilen türle aynı olduğu anlamına gelmez.

MEB’e bağlı kurumun bütün kursları aynı belgeyi verir mi?

Hayır. Kurum açma izni, ilgili programı uygulama yetkisi ve kursiyerin başarı kaydı ayrı kontrol edilir. Kurumun genel olarak izinli olması, her eğitim başlığı için aynı resmî belgeyi düzenleyebileceğini göstermez.

Derslere katıldım ama sınava girmedim; belge verilmemesi ayıplı hizmet midir?

Programın zorunlu devam ve başarı şartları yerine getirilmemişse sırf ücret ödenmiş olması belge hakkı doğurmaz. Buna karşılık sınavın kurum tarafından hiç yapılmaması ile kursiyerin açılan sınava katılmaması farklıdır. Sınav ve devam kayıtları üzerinden sorumluluk belirlenir.

Sözleşmede iade yapılmaz yazıyorsa başvuru hakkım biter mi?

Hayır. Matbu iade yasağı, 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmet hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Şartın müzakere edilip edilmediği ve tüketici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı dengesizlik yaratıp yaratmadığı m.5 kapsamında incelenir.

MEB şikâyeti kurs ücretini doğrudan geri getirir mi?

İdari denetim başvurusu ile ücret alacağı ayrı işlemlerdir. MEB’den izin ve belge kayıtlarının incelenmesi istenir. İade talebi sağlayıcıya ve uyuşmazlık değerine göre görevli tüketici hakem heyetine veya mahkemeye yöneltilir.

2026’da tam 186.000 TL için hakem heyetine gidilir mi?

Hayır. 2026 yılı sınırı 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarını kapsar. Bu tutara eşit veya üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyeti dışında kalır; tüketici mahkemesi yolu ve dava şartı arabuluculuk hükümleri değerlendirilir.

Belge hatasını düzeltmek için kuruma her durumda otuz gün tanınır mı?

Hayır. 6502 sayılı Kanun m.15/4’teki üst sınır, hizmetin yeniden görülmesi veya ücretsiz onarım hakkı seçildiğinde talebin yöneltilmesinden itibaren otuz iş günüdür. Sözleşmeden dönmede iadesi gereken bedel bakımından m.15/3 derhâl iadeyi düzenler.

Belge yüzünden işe alınmadım; beklediğim bütün maaşları isteyebilir miyim?

Beklenen ücretlerin tamamı kendiliğinden tazminat oluşturmaz. Ek zarar talebinde gerçek zarar, sözleşmeye aykırılıkla bağlantı ve dayanak belgeler gösterilmelidir. İşverenin aradığı belge ve ret nedeni açıklanmadan yalnız işe girilemediği iddiasıyla zarar hesabı kurulamaz.

Ayıbı yeni öğrendiğim için iki yıllık süre bugün mü başlar?

6502 sayılı Kanun m.16’daki genel başlangıç hizmetin ifasıdır; öğrenme tarihi kendiliğinden yeni başlangıç oluşturmaz. Daha uzun süre hükümleri ile ağır kusur veya hileyle gizleme istisnası saklıdır. İfa tarihi ve gizleme iddiası somut belgelerle incelenmelidir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp