Maaş Haczi Yazısı Gelen İşveren Kaç Gün İçinde Cevap Vermeli? İİK 355 (2026)

Maaş haczi, yalnız borçlu çalışan ile icra dairesi arasındaki bir işlem değildir. Haciz müzekkeresi işverene ulaştığı anda işveren de kanundan doğan açık yükümlülüklerin muhatabı hâline gelir. Bu nedenle işverenin yazıyı insan kaynaklarına veya muhasebeye havale edip cevapsız bırakması, kesintiye geç başlaması ya da çalışan işten ayrıldığı hâlde dosyaya bilgi vermemesi hukuken önemsiz bir idari eksiklik değildir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 355. maddesi, maaş ve ücretlerin haczinde işverenin ne yapacağını özel olarak düzenler. Maddede kamu kurumları ile özel işyerleri birlikte kapsanmıştır. Kanunun kullandığı sistemde, haciz yazısının kanuni muhatabı haczin uygulandığını ve maaş/ücret miktarını bir hafta içinde bildirir; haczedilen tutarı borç bitene kadar keser ve icra dairesine gönderir. Bu yükümlülüklerin yaptırımı ise devamındaki İİK m.356’da düzenlenmiştir.
Bu yazı, özellikle şirketlerin insan kaynakları, bordro ve muhasebe birimlerinin sık karşılaştığı “maaş haczi yazısına kaç günde cevap verilir?”, “çalışan işten ayrıldıysa ne yazılır?”, “maaş haczi kesintisi ne zaman başlar?” ve “işveren cevap vermezse ne olur?” sorularını tek bir uygulama planı içinde açıklar.
İİK 355’e Göre Net Kural Nedir?
İİK m.355’in emredici düzenlemesine göre işveren, icra dairesinden gelen maaş veya ücret haczi yazısı üzerine iki temel işi yapmakla yükümlüdür. Birincisi, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş veya ücret miktarını en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirmektir. İkincisi, icra dairesinin yazısında belirtilen haciz doğrultusunda kesilmesi gereken miktarı ücret ödemelerinde kesip dosyaya göndermektir.
Bir haftalık süre, “uygun olduğunda”, “ilk bordro döneminde” veya “muhasebe kapanınca” şeklinde esnek bir süre değildir. Kanun doğrudan bir hafta öngörür. Bu nedenle tebliğ tarihi belirlenmeden iç süreçte süre hesabı yapılmamalıdır. Tebligatın elektronik veya fiziki yapılması, tebliğ tarihinin tespit yöntemini etkileyebilir; ancak kanuni yükümlülüğün varlığını ortadan kaldırmaz.
İşverenin cevabı yalnız “yazı alınmıştır” cümlesinden ibaret olmamalıdır. Çalışanın işyerinde çalışıp çalışmadığı, maaş/ücret bilgisi ve haczin uygulanmasına ilişkin durum açıkça bildirilmelidir. Çalışan artık işyerinde değilse fiilen yapılmayacak bir kesintiyi kabul eden cevap verilmesi yerine işten ayrılma durumu ve ilgili tarih doğru biçimde dosyaya bildirilmelidir.
Kanunun güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.355 kontrol edilmelidir. İcra dosyasındaki müzekkerenin kapsamı da ayrıca esas alınır; çünkü hangi çalışan, hangi dosya ve hangi kesinti için işlem yapılacağı gelen yazıdan belirlenir.
Bir Haftalık Süre Ne İçin Öngörülmüştür?
Bir haftalık süre, işverenin icra dairesine geri bildirim yükümlülüğüne ilişkindir. İİK m.355, haczin icra edildiğinin ve borçlunun maaş ve ücret miktarının bu süre içinde bildirilmesini ister. Kanundaki ifade “nihayet bir hafta içinde”dir. Dolayısıyla şirket içi onay, bordro programı değişikliği, izinli personel veya muhasebecinin dışarıda olması kanuni sürenin kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmaz.
Uygulamada ilk yapılması gereken işlem tebliğ kaydının oluşturulmasıdır. Fiziki tebligat geldiyse evrak kayıt tarihi ile hukuki tebliğ tarihi ayrıştırılmalı; elektronik tebligat varsa ilgili sistemde tebliğ tarihi kontrol edilmelidir. Daha sonra borçlunun kimlik bilgileri personel kayıtlarıyla eşleştirilir. Aynı veya benzer isimli çalışanlarda yalnız ad-soyad üzerinden kesinti yapmak ciddi hata doğurabilir.
Çalışan işyerinde mevcutsa ücret bilgisi ve haczin uygulanacağı bordro dönemi belirlenir. Çalışan işyerinde hiç çalışmamışsa ya da tebliğden önce ayrılmışsa bu durum dosyaya bildirilir. Tebliğden sonra ayrılmışsa, ayrılış tarihine kadar yapılan veya yapılması gereken kesinti ile ayrılış bilgisi ayrı ayrı değerlendirilir.
Bir haftalık cevap süresi ile ücret ödeme tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. İşverenin cevabı için bir hafta bekleyip ilk ücret ödeme gününü kaçırması veya “maaş ay sonunda ödenecek, o zaman cevap veririz” yaklaşımı kanunun sistemine uygun değildir. Cevap süresi ayrı, fiili kesinti ve gönderme yükümlülüğü ayrı aşamalardır.
İşveren Hangi Tutarı Kesip Nereye Gönderir?
İşveren, icra dairesinin tebligatı doğrultusunda haczedilen kısmı kesmek ve icra dosyasına göndermek zorundadır. İşverenin kendi başına borcun esasını inceleyip “bu borç doğru görünmüyor” diyerek haczi uygulamaması mümkün değildir. Takibin iptali, durdurulması, borca itiraz veya haczedilmezlik gibi konular borçlu ve ilgili tarafların icra hukuku yollarıyla ileri süreceği meselelerdir. İşveren ise kendisine yöneltilen geçerli haciz yazısına uygun işlem yapar.
Maaş ve ücret haczinde kesinti oranı bakımından İİK m.83 ve özel kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Nafaka alacakları, emekli aylıkları ve özel gelir türlerinde farklı kurallar bulunabilir. Bu nedenle işverenin yalnız “her dosyada otomatik dörtte bir” mantığıyla işlem yapması doğru değildir; gelen müzekkerenin niteliği, alacak türü ve çalışanın gelir kalemi incelenmelidir. Genel maaş haczi oranları hakkında ayrıntılı açıklama için Maaş Haczi Ne Kadar? rehberine bakılabilir.
Birden fazla haciz dosyası varsa sıra konusu da önemlidir. Sonraki hacizlerin varlığı ilk haczi yok etmez. İşveren her yazıyı kayda almalı, ilgili icra dairesine mevcut haciz bilgilerini ve sıra durumunu gerçeğe uygun biçimde bildirmelidir. Bir dosya bittikten sonra sıradaki hacze geçişin de bordro kayıtlarında ve dosya yazışmalarında izlenebilir olması gerekir.
Kesilen paranın işveren kasasında tutulması, çalışana geri ödenmesi veya başka bir borçla mahsup edilmesi haciz yazısının yerine getirilmesi anlamına gelmez. İİK m.355’in sistemi, kesilen tutarın icra dairesine gönderilmesine dayanır. Para transferinde dosya numarası ve açıklama bilgileri yanlış yazılırsa ödemenin başka dosyaya işlenmesi veya eşleştirilememesi riski doğar. Bu nedenle ödeme dekontu, bordro ve icra yazısı birlikte saklanmalıdır.
Çalışan İşten Ayrılır veya Maaşı Değişirse Ne Olur?
İİK m.355 yalnız ilk cevabı düzenlemez. Borçlu çalışanın maaşında, ücretinde veya görevinde değişiklik olması; başka bir birimden maaş almaya başlaması yahut hizmetinin sona ermesi hâlinde de bildirim yükümlülüğü vardır. Kanun bu değişikliklerin icra dairesine bildirilmesini öngörür.
Çalışan işten ayrıldığında işverenin haciz yazısını dosyadan kaldırıp hiçbir işlem yapmaması doğru değildir. Ayrılış tarihi, son ücret ve varsa son bordrodan yapılan kesinti açık biçimde bildirilmelidir. Çalışanın yeni işverenini eski işveren biliyor olsa bile, yeni işverene doğrudan ve hukuki dayanağı olmayan bir kişisel veri aktarımı yapmak yerine icra dairesinin usulüne uygun işlemi esas alınmalıdır.
Çalışanın ücretsiz izne çıkması, ücretinin düşmesi, prim/ikramiye kalemlerinin değişmesi veya kurum içi başka bir şubeye geçmesi hâlinde de bordro ve haciz uygulaması yeniden kontrol edilmelidir. Haczin dayandığı gelir kalemi ile fiilen ödenen gelir arasında fark varsa, icra dairesine yanlış tutar bildirmekten kaçınılmalıdır.
İş değişikliği maaş haczini kendiliğinden borç yönünden sona erdirmez. Borçlu açısından icra takibi devam eder; yeni işverene haciz müzekkeresi gönderilmesi icra dosyasındaki işlemlerle sağlanır. İşverenin görevi, kendi nezdindeki çalışma ve ödeme ilişkisi hakkında doğru, zamanında ve belgeli işlem yapmaktır.
İcra Dairesine Verilecek Cevapta Ne Bulunmalıdır?
İİK m.355 belirli bir tek tip cevap formu öngörmez; ancak kanuni yükümlülüğün yerine getirildiğinin anlaşılmasını sağlayacak bilgiler açık olmalıdır. Uygulamada cevap yazısında icra dairesi ve dosya numarası, borçlu çalışanın kimliği, çalışmanın devam edip etmediği, maaş/ücret bilgisi, haczin uygulanmaya başlandığı tarih ve varsa önceki hacizlerin sıra bilgisi yer alır.
Çalışan işten ayrılmışsa işten ayrılış tarihi ve artık ücret ödemesi yapılmadığı belirtilir. İlk kesinti yapılmışsa gönderilen tutar ve ödeme tarihi kayıt altına alınır. Belgeler gereğinden fazla kişisel veri içermemelidir; yalnız icra yazısının yerine getirilmesi için gerekli bilgi ve kayıtlar kullanılmalıdır.
Cevap yazısının gönderildiğine ilişkin kayıt saklanmalıdır. UYAP üzerinden, elektronik tebligat sistemi üzerinden veya fiziki gönderimle yapılan işlemlerde teslim/iletim kaydı, şirketin yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiğinin ispatında önemlidir. Sadece bilgisayarda hazırlanmış fakat gönderilmemiş bir cevap metni yeterli değildir.
İcra takibinin genel yapısı ve ödeme emrine itiraz süreleri için İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır? yazısı; nafaka dosyalarındaki özel sonuçlar için Nafaka Ödenmezse Ne Olur? rehberi ayrıca incelenebilir.
İşverenin Yapmaması Gereken Hatalar
En sık hata, maaş haczi yazısını çalışana verip konuyu kapatmaktır. Haciz yazısının muhatabı işverense, çalışan “ben kendim icraya ödeme yapacağım” dese dahi işverenin kendi kanuni yükümlülüğü ortadan kalkmaz. İcra dairesinden kaldırma, durdurma veya değişiklik yazısı gelmedikçe işveren kendi varsayımıyla kesintiyi bırakmamalıdır.
İkinci hata, bir haftalık cevap süresini bordro tarihiyle karıştırmaktır. Üçüncü hata, dosya numarası ve borçlu kimliği kontrol edilmeden kesinti yapmaktır. Dördüncü hata, çalışan ayrıldıktan sonra icra dairesine bilgi vermemektir. Beşinci hata ise kesilen parayı geciktirerek işletme hesabında tutmaktır.
İİK m.356, m.355 yükümlülüğüne uyulmamasının sonucunu ayrıca düzenler. Kesilmeyen veya gönderilmeyen tutarın, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek olmaksızın ilgili kişilerden icra dairesince tahsil edilmesi kanunda öngörülmüştür. Bu nedenle maaş haczi, yalnız personel dosyasında saklanacak bir yazı değil, şirket açısından doğrudan mali sonuç doğurabilen bir icra işlemidir.
İşverenin sağlıklı uygulaması için her haciz yazısında dört kayıt birlikte tutulmalıdır: tebliğ tarihi, bir haftalık cevap tarihi, ilk kesinti tarihi ve her transferin dekontu. Çalışanla ilgili işten ayrılış veya ücret değişikliği de aynı dosyaya eklenmelidir. Böylece yıllar sonra dahi hangi yazının ne zaman ve nasıl yerine getirildiği görülebilir.
Uygulama Kontrol Listesi
| Kontrol | Yapılacak işlem |
|---|---|
| Tebliğ | Haciz yazısının hukuki tebliğ tarihini kaydedin. |
| Kimlik | Borçlu ile çalışanın kimlik bilgilerini eşleştirin. |
| Bir haftalık cevap | Haciz ve maaş/ücret bilgisini süresinde icra dairesine bildirin. |
| Kesinti | İcra yazısı ve uygulanacak yasal kurala göre bordro kesintisini başlatın. |
| Gönderme | Kesilen tutarı doğru icra dosyasına gönderin ve dekontu saklayın. |
| Değişiklik | Ücret/görev değişikliği veya işten ayrılışı derhal bildirin. |
| Sıra | Birden fazla hacizde mevcut sıra bilgisini kayıt altında tutun. |
Maaş Haczi ve İşveren Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşveren maaş haczi yazısına kaç gün içinde cevap vermelidir?
İİK m.355’e göre haczin icra edildiği ve borçlunun maaş/ücret miktarı en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirilmelidir. Süreyi şirket içi bordro takvimi değiştirmez.
Çalışan işten ayrılmışsa yine cevap gerekir mi?
Evet. Çalışanın hizmetine son verildiği hususu icra dairesine bildirilmelidir. Ayrılış tarihi ve varsa son kesinti açıkça gösterilmelidir.
İşveren maaş haczini uygulamak istemezse ne olur?
İşveren geçerli haciz müzekkeresini kendi kararıyla uygulamamazlık edemez. İİK m.356, m.355’e uyulmaması hâlinde kesilmeyen veya gönderilmeyen paranın ayrıca hüküm alınmadan ilgili kişiden tahsiline ilişkin yaptırım düzenler.
Bir haftalık süre kesintinin de bir hafta içinde yapılması anlamına mı gelir?
Bir haftalık süre m.355’teki bildirim yükümlülüğünün açık süresidir. Fiili kesinti, ücretin ödenmesi ve haciz yazısının kapsamına göre uygulanır. Cevap süresi ile bordro ödeme tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.
Maaşa birden fazla haciz gelirse işveren ne yapar?
Her haciz yazısı kayda alınır ve sıra durumu icra dairesi yazıları doğrultusunda takip edilir. Sonraki haczin gelmesi önceki haczi ortadan kaldırmaz. Nafaka gibi özel alacaklarda ayrıca özel kurallar uygulanır.
Çalışanın maaşı değişirse icra dairesine bilgi verilir mi?
İİK m.355, maaş ve ücretteki değişikliklerin bildirilmesini öngörür. Kesinti tutarını etkileyen değişiklikler bordro ve icra dosyası bakımından kayıt altına alınmalıdır.
İşveren kesilen parayı çalışana geri verebilir mi?
Hayır. Haciz devam ederken kesilen tutar icra dairesinin müzekkeresi doğrultusunda dosyaya gönderilir. Çalışanın borcu doğrudan ödemesi hâlinde dahi işveren, icra dairesinden gelen kaldırma veya değişiklik yazısını esas almalıdır.
Maaş haczi yazısı yanlış çalışana geldiyse ne yapılır?
Kimlik bilgileri kontrol edilir ve uyuşmazlık açıkça icra dairesine bildirilir. Başka çalışanın ücretinden kesinti yapılmamalıdır. Ad-soyad benzerliği tek başına kesinti için yeterli değildir.
Hukuki Dayanak ve Sonuç
Bu konuda temel hükümler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.355 ve yaptırım bakımından m.356’dır. Güncel kanun metni mevzuat.gov.tr üzerinden; uyuşmazlık hâlinde güncel kararlar Yargıtay Karar Arama üzerinden kontrol edilmelidir.
Sonuç: Maaş haczi yazısı gelen işverenin temel takvimi nettir: tebliği kaydet, borçluyu doğrula, en geç bir hafta içinde haciz ve ücret bilgisini bildir, kesintiyi müzekkereye göre uygula, parayı doğru icra dosyasına gönder ve ücret/iş ilişkisi değişikliklerini derhal bildir. Bu yükümlülüklerin ihlali şirket açısından doğrudan tahsil riskine dönüşebilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
