B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mahkeme Hükmünün Tamamlanması Talebi: HMK 305/A ve 1 Aylık Süre 2026

hükmün tamamlanması talebi: Hükmün tamamlanması HMK 305/A uyarınca, karara bağlanmamış talep veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken husus için kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde istenir.

Kısa cevap: Mahkeme yargılamada ileri sürülen bir talep hakkında tamamen veya kısmen karar vermemişse ya da kanunen kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken bir hususu hüküm fıkrasında atlamışsa, taraf HMK m.305/A uyarınca nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde hükmün tamamlanmasını isteyebilir. Tamamlama, mevcut hükmü açıklama yolu olan tavzih veya yazı-hesap hatasını düzeltme yolu olan tashih değildir. Mahkeme unutulan/karara bağlanmayan husus hakkında ek karar verir; bu ek karara karşı da kanun yoluna başvurulabilir.

Mahkeme hükmünün tamamlanması talebi HMK 305A bir aylık süre 2026

Hükmün Tamamlanması Nedir?

Hükmün tamamlanması, mahkemenin karar verirken yargılamada mevcut olan bir talebi veya kanunen hükümde yer alması gereken bir hususu tamamen ya da kısmen atlaması hâlinde eksik hüküm fıkrasının ek kararla tamamlanmasını sağlayan medeni usul kurumudur. 7251 sayılı Kanunla HMK’ya eklenen m.305/A, bu ihtiyacı ayrı ve açık bir başvuru yolu olarak düzenlemiştir.

Mahkeme bir talebi reddetmişse “karar verilmemiş” sayılmaz. Taraf reddin yanlış olduğunu düşünüyorsa istinaf veya temyiz gibi uygun kanun yoluna başvurmalıdır. Tamamlama yalnız gerçekten karara bağlanmamış husus için kullanılır. Bu ayrım, tamamlama yolunun kanun yoluna alternatif hâle gelmesini önler.

Örneğin davacı 100.000 TL alacak, işlemiş faiz ve yargılama gideri talep etmiş; mahkeme alacak hakkında karar vermiş fakat açıkça talep edilen faiz hakkında hüküm fıkrasında hiçbir karar kurmamışsa tamamlanma ihtiyacı doğabilir. Buna karşılık faiz talebi “reddedildi” denmişse artık mesele tamamlanma değil, ret kararının hukuka uygunluğudur.

Hangi Durumlarda Hükmün Tamamlanması İstenir?

HMK m.305/A iki ana kategori düzenler. Birincisi, yargılamada ileri sürülmesine rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen husustur. İkincisi, taraf açıkça istemese bile kanunen mahkemenin kendiliğinden hükme geçirmesi gereken bir hususun kararda unutulmasıdır.

İlk kategoride talebin gerçekten usulüne uygun biçimde yargılamaya getirilmiş olması gerekir. Dava dilekçesinde hiç bulunmayan, sonradan da usulüne uygun şekilde talep sonucuna eklenmemiş yeni bir istem “mahkeme unuttu” denilerek tamamlanma yoluyla ilk kez ileri sürülemez.

Kısmen karara bağlanmama hâlinde de m.305/A uygulanabilir. Örneğin dava 12 aylık kira alacağını kapsıyor, mahkeme yalnız 10 ay hakkında hüküm kuruyor ve kalan iki aya ilişkin kabul/ret açıklaması bulunmuyorsa eksik kısım için tamamlama istenebilir.

Mahkemenin kendiliğinden hükme geçirmesi gereken hususlarda da aynı sistem geçerlidir. Ancak “mahkeme bunu zaten resen dikkate almalıydı” iddiasının gerçekten kanuni bir resen karar yükümlülüğüne dayanması gerekir; tarafın sonradan yararlı gördüğü her konu bu kapsama girmez.

Hükmün Tamamlanması Süresi Ne Kadar?

HMK m.305/A’ya göre talep, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılır. Başlangıç tarihi kararın verildiği veya UYAP’a yüklendiği tarih değil, taraf bakımından usulüne uygun tebliğ tarihidir.

E-tebligat kullanılan dosyada elektronik tebliğin kanunen yapılmış sayıldığı tarih belirlenir; fiziki tebligatta mazbata ve tebliğ tarihi incelenir. Usulsüz tebligat iddiası varsa Tebligat Kanunu hükümleri ayrıca değerlendirilir. Bir aylık süre takvim hesabıyla takip edilir ve son günün tatil gününe denk gelmesi gibi HMK’nın süre hükümleri uygulanır.

Taraf aynı karara karşı istinaf başvurusu yapacaksa tamamlama süresini kanun yolu süresiyle karıştırmamalıdır. İki başvuru farklı amaçlara sahiptir ve süreleri ayrı takip edilmelidir. “İstinaf ettim, ayrıca tamamlama talebine gerek yok” veya “tamamlama istedim, istinaf sürem durdu” şeklindeki genellemeler güvenli değildir. Her başvurunun kanuni süre etkisi ayrı değerlendirilir.

Hükmün Tamamlanması, Tavzih ve Tashih Farkı

Tashih HMK m.304’te yazı, hesap ve benzeri açık maddi hataların düzeltilmesidir. Örneğin hükümde tarafın adı yanlış yazılmış veya toplama işlemi açıkça hatalı yapılmışsa tashih gündeme gelir.

Tavzih HMK m.305’te hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt uyandırması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi hâlinde açıklama/giderme yoludur. Tavzihle taraflara tanınan haklar genişletilemez, daraltılamaz veya değiştirilemez.

Tamamlama ise hiç hüküm kurulmamış husus için ek karar verilmesidir. Bu nedenle tamamlama, tavzihin sınırını aşan yeni bir karar parçası oluşturabilir; fakat yalnız yargılamada zaten mevcut olan ve hakkında karar verilmesi gereken hususla sınırlıdır.

Örnek: Mahkeme “100.000 TL’nin davalıdan tahsiline” dedi ancak faiz talebi hakkında hiçbir şey söylemedi. Faiz talep edilmiş ancak hükümde bu talep hakkında karar verilmemişse HMK m.305/A kapsamında hükmün tamamlanması istenir. “Faiziyle tahsiline” dedi ama hangi faiz türü ve başlangıç tarihinin kastedildiği belirsizse tavzih tartışılabilir. Hükümde 100.000 yerine yanlışlıkla 10.000 yazıldığı açıkça kararın diğer bölümlerinden anlaşılıyorsa tashih değerlendirilebilir.

Tavzih hakkında Hükmün Tavzihi Nedir? rehberi incelenebilir.

Tamamlama Talebinde Mahkeme Ne Yapar?

Talep, nihai kararı veren mahkemeye sunulur. Mahkeme önce bir aylık sürenin korunup korunmadığını, ileri sürülen hususun yargılamada mevcut olup olmadığını ve gerçekten hükümde karara bağlanmadan bırakılıp bırakılmadığını inceler.

Şartlar varsa mahkeme eksik husus hakkında ek karar verir. Ek karar, önceki hükmün geri kalan kısmını ortadan kaldırmaz; unutulan talep veya hususu tamamlar. Mahkeme daha önce açıkça kabul veya reddettiği bölümü “tamamlama” adı altında yeniden değerlendirerek değiştiremez.

Mahkeme talebi yerinde görmezse tamamlanma talebini reddeder. Bu ret kararının kanun yolu rejimi de m.305/A’nın ek kararın kanun yoluna tabi olması kuralı çerçevesinde değerlendirilir.

Ek Karara Karşı İstinaf veya Temyiz

HMK m.305/A, ek karara karşı kanun yoluna başvurulabileceğini açıkça düzenler. Hangi kanun yolunun açık olduğu, uyuşmazlığın türü, parasal sınırlar ve kararın niteliğine göre belirlenir. Ek kararın kendine özgü tebliği ve kanun yolu süresi takip edilir.

Asıl karar zaten istinaf edilmişse, sonradan verilen ek kararın dosyayla nasıl ilişkilendirileceği ve kanun yolu dilekçelerinin nasıl birleştirileceği usulüne göre yürütülür. Taraf yalnız asıl karara yönelik önceki istinaf dilekçesine güvenerek ek kararı otomatik olarak kanun yolu incelemesine taşındı saymamalıdır.

Asıl kararın belirli bölümlerinin kesinleşmesi ile ek kararın kanun yolu süreci de dosyanın niteliğine göre ayrıca ele alınır. Kesin hüküm sınırı, yalnız gerekçeye değil hüküm fıkrasına ve kanun yolu durumuna göre belirlenir.

Uygulama Örnekleri

Faiz talebi unutuldu

Davacı dava dilekçesinde ana para ve dava tarihinden itibaren yasal faiz istedi. Mahkeme ana parayı kabul etti fakat hüküm fıkrasında faize ilişkin kabul veya ret yok. Kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde faiz talebi yönünden ek karar istenebilir.

Yargılama gideri hakkında hiç hüküm yok

Mahkeme esas hakkında karar verdi ancak kanunen hükümde yer alması gereken yargılama giderleri hakkında hüküm kurmadı. Kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken hususun atlanması m.305/A kapsamında değerlendirilebilir.

Birden fazla talebin biri unutuldu

Dava, alacak ve sözleşmenin feshi olmak üzere iki ayrı talep içeriyor. Mahkeme yalnız alacak hakkında karar verdi. Fesih talebinin sonucu hükümde yoksa tamamlama gündeme gelir.

Talep reddedildi ama gerekçe yanlış

Mahkeme talebi açıkça reddetti. Taraf gerekçenin veya hukuki değerlendirmenin yanlış olduğunu düşünüyor. Burada tamamlama değil, açık olan kanun yoluna başvuru gerekir.

Hüküm fıkrası belirsiz

Mahkeme talep hakkında karar verdi fakat hüküm icrada tereddüt yaratacak kadar belirsiz. Bu durumda tamamlama yerine HMK m.305 tavzih sistemi incelenir.

Tamamlama Talebi Nasıl Hazırlanır?

Dilekçede ilk olarak mahkeme adı, esas ve karar numarası, nihai karar tarihi ve tebliğ tarihi gösterilir. Bir aylık sürenin hangi tarihte başladığı somutlaştırılır. Ardından ilk dava/cevap dilekçesinde veya usulüne uygun sonraki işlemde ileri sürülen talebin hangi bölümünün hükümde karşılıksız kaldığı açıkça belirtilir.

“Karar eksik” şeklindeki genel ifade yerine karşılaştırmalı anlatım yapılmalıdır: “Dava dilekçesinin sonuç bölümünün 3 numaralı bendinde 1 Ocak–31 Aralık 2025 kira farkı istenmiş; hüküm fıkrası yalnız Ocak–Ekim dönemini karara bağlamış, Kasım ve Aralık hakkında hüküm kurulmamıştır.” Bu yöntem mahkemenin tamamlama şartlarını hızlı görmesini sağlar.

Dilekçeye nihai karar, tebliğ belgesi ve eksik talebin daha önce ileri sürüldüğünü gösteren dilekçe/ara karar örnekleri eklenebilir. Yeni delil veya yeni talep ekleyerek tamamlama kurumunun kapsamı genişletilmemelidir.

Hükmün Tamamlanmasında Sık Hatalar

  • Kararın yanlış olduğunu düşünmeyi “karar verilmemiş” sanmak.
  • Bir aylık süreyi karar tarihinden başlatmak veya tamamen gözden kaçırmak.
  • Tavzih, tashih ve tamamlamayı aynı dilekçede belirsiz biçimde karıştırmak.
  • Dava sırasında hiç ileri sürülmemiş yeni talebi tamamlama yoluyla eklemek.
  • Asıl kararın kanun yolu süresini tamamlanma talebinin otomatik durdurduğunu varsaymak.
  • Ek kararın ayrıca tebliği ve kanun yolu süresini takip etmemek.
  • Hüküm fıkrası yerine yalnız gerekçedeki eksikliğe dayanmak.
  • Kısmi karar verilmiş talebin eksik kalan bölümünü açıkça göstermemek.

Hüküm Fıkrası Neden Önemlidir?

HMK m.297 hüküm sonucunda, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükmün açık biçimde gösterilmesini öngörür. İcra edilecek ve kesin hüküm etkisi yaratacak asıl bölüm hüküm fıkrasıdır.

Bu nedenle gerekçede talep tartışılmış olsa bile hüküm fıkrasında kabul veya ret bulunmaması m.305/A bakımından önem taşır. Tam tersine hüküm fıkrasında açık ret varsa gerekçede o talep hakkında ayrıntılı açıklama yapılmamış olması tek başına “tamamlama” sebebi değildir; gerekçe yetersizliği tamamlama sebebi değil, kanun yolu incelemesinde ileri sürülecek bir hukuka aykırılıktır.

Tamamlama Talebi ile İcra İlişkisi

Asıl hükmün icraya elverişli bölümleri, ek karar talebinden bağımsız olarak hükmün kesinlik/kanun yolu ve icra kurallarına tabi olur. Tamamlanmamış talep bakımından ise ortada icraya elverişli bir hüküm fıkrası bulunmaz. Bu nedenle icra takibi başlatmadan önce asıl ve ek kararların kapsamı kontrol edilmelidir.

Örneğin ana para hakkında hüküm var fakat faiz hakkında karar yoksa ana para kısmının icrası ile faiz kısmının hüküm altına alınması farklı meselelerdir. İcra dosyasına hükümde bulunmayan faiz kalemini “mahkeme zaten istemimizi biliyordu” diyerek eklemek yerine usulüne uygun ek karar süreci izlenir.

Bir Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?

Karar 6 Eylül’de tebliğ edilmişse bir aylık süre kural olarak takip eden ayın aynı gününde sona erer; son gün resmî tatile rastlarsa HMK’nın süre sonuna ilişkin hükümleri uygulanır. Elektronik tebligatta ise elektronik iletinin adrese ulaştığı gün değil, Tebligat Kanunu uyarınca tebliğ edilmiş sayıldığı tarih esas alınır.

Tarafın vekili varsa tebligatın vekile yapılması ve süre başlangıcı ayrıca dikkate alınır. Vekil ile asile farklı tarihlerde yapılan tebligatlar bakımından hangi tebligatın usulüne uygun ve süre başlatıcı olduğu dosyaya özgü değerlendirilir.

Eksik Hüküm ile Gerekçe Eksikliği Arasındaki Fark

Bir kararın gerekçesinin kısa, yetersiz veya çelişkili olması her zaman hükmün tamamlanması anlamına gelmez. HMK 305/A hükümde karar verilmeyen talep ve hususlara yöneliktir. Gerekçesizlik veya yetersiz gerekçe, adil yargılanma ve kanun yolu denetimi bakımından ayrı hukuka aykırılık oluşturabilir.

Bu nedenle tamamlama dilekçesi hazırlanırken önce hüküm fıkrası okunur, sonra dava dilekçesindeki sonuç talepleriyle satır satır karşılaştırılır. “Gerekçede bahsedilmedi” değil “hüküm fıkrasında kabul/ret kararı yok” tespiti temel alınır.

Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

HMK m.305/A Türkiye genelindeki hukuk mahkemelerinde uygulanır. Bir aylık süre kararın usulüne uygun tebliğine göre hesaplanır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosya takibi Mersin’den koordine edilir; gerekçeli karar, hüküm fıkrası, tebliğ tarihi ve kanun yolu takvimi birlikte kontrol edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hükmün tamamlanması süresi kaç gün?

HMK m.305/A uyarınca nihai kararın tebliğinden itibaren bir aydır.

Karar yanlışsa tamamlama isteyebilir miyim?

Hayır. Mahkeme talep hakkında açık karar vermişse hukuki hata uygun kanun yolunda ileri sürülür.

Faiz talebi unutulduysa ne yapılır?

Faiz usulüne uygun istenmiş ve hükümde tamamen karara bağlanmamışsa bir aylık süre içinde ek karar istenir.

Tavzih ile tamamlama aynı mı?

Hayır. Tavzih mevcut hükmün belirsizliğini giderir; tamamlama hiç karar verilmeyen hususta ek karar sağlar.

Tashih ile farkı nedir?

Tashih yazı, hesap ve benzeri açık maddi hataları düzeltir; tamamlama eksik hüküm konusudur.

Ek karara karşı istinaf edilir mi?

HMK m.305/A ek karara karşı kanun yolu bulunduğunu açıkça belirtir; hangi yolun açık olduğu kararın niteliğine göre belirlenir.

Bir aylık süre karar tarihinden mi başlar?

Hayır. Kanun nihai kararın tebliğ tarihini esas alır.

Yeni bir talebi tamamlama yoluyla ekleyebilir miyim?

Hayır. Talebin yargılamada usulüne uygun biçimde zaten ileri sürülmüş olması gerekir.

Mahkeme yargılama giderini unutursa tamamlama olur mu?

Kendiliğinden hükme geçirilmesi gereken hususun atlanması m.305/A kapsamında değerlendirilebilir.

Tamamlama talebi istinaf süresini otomatik durdurur mu?

Bu yönde genel bir otomatik durma varsayımı yapılmamalıdır. Asıl karar ve ek kararın süreleri ayrı güvenli takvimle takip edilmelidir.

Resmî Kaynaklar

Mevzuat kontrol tarihi: 6 Eylül 2026.

Tamamlama Talebinde Hüküm–Talep Karşılaştırma Tablosu

Dilekçe hazırlanırken en güvenli yöntem, dava dilekçesindeki talep sonucunu hüküm fıkrasıyla satır satır karşılaştırmaktır. İlk sütuna usulüne uygun ileri sürülen talep, ikinci sütuna hüküm fıkrasındaki karşılığı, üçüncü sütuna ise “karar var / karar yok / kısmen karar var” notu yazılır. Böylece yalnız gerekçenin yetersiz olmasından kaynaklanan şikâyet ile gerçekten HMK m.305/A kapsamındaki eksik hüküm birbirinden ayrılır.

Bir talebin yalnız gerekçede tartışılmış olması yeterli değildir; hüküm sonucunda kabul veya ret karşılığı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Buna karşılık hüküm fıkrasında açık ret varsa, mahkemenin yanlış değerlendirme yaptığı düşünülse bile tamamlama talebi yerine uygun kanun yolu kullanılmalıdır.

Dilekçe Ekleri

  • Nihai karar ve hüküm fıkrası.
  • Usulüne uygun tebliğ belgesi.
  • Eksik bırakıldığı ileri sürülen talebin yer aldığı dilekçe bölümü.
  • Varsa talebin usulüne uygun genişletildiğini veya değiştirildiğini gösteren tutanak.
  • Bir aylık süre hesabını gösteren kısa kronoloji.

Ek karar verildiğinde asıl karar ile ek kararın ayrı tebliğ ve kanun yolu tarihleri tek takvimde izlenmelidir. Böylece tamamlama başvurusu yapılırken asıl karara ilişkin kanun yolu süresinin gözden kaçması önlenir.

Ek Karar Sonrası Dosya Takvimi

Mahkemenin tamamlama talebini kabul veya reddetmesi üzerine verilen ek kararın tebliğ tarihi ayrıca kaydedilmelidir. Asıl kararın kanun yolu süreci ile ek kararın kanun yolu süreci aynı gün başlamayabilir. Bu nedenle iki karar için ayrı satırlı süre tablosu hazırlanması, hangi hüküm bölümünün kesinleştiği ve hangi bölümün hâlen incelemede bulunduğunun karıştırılmasını önler.

Tamamlama talebinde mahkemeden yeni bir talep hakkında ilk kez hüküm kurulması istenmemelidir. Kontrolün odağı, yargılama sırasında usulüne uygun ileri sürülmüş bir talep hakkında hüküm fıkrasında karar bulunup bulunmadığıdır. Bu ayrım, tamamlama ile istinaf veya temyiz sebeplerinin birbirine karıştırılmasını önler.

İlgili Yargılama Usulü Rehberleri

Hükmün Tamamlanmasıyla Yeni Bir Talep İleri Sürülebilir mi?

Hayır. HMK m.305/A, taraflara karar verildikten sonra yeni bir dava talebi ekleme imkânı tanımaz. Tamamlama yalnız yargılama sırasında usulüne uygun biçimde ileri sürülmüş fakat hükümde tamamen veya kısmen karara bağlanmamış talepler ile mahkemenin kendiliğinden hükme geçirmesi gereken hususlar için kullanılabilir. Dava dilekçesinde, karşı davada veya süresinde yapılmış talep artırımında bulunmayan yeni bir istem “mahkeme bunu da eklesin” denilerek tamamlama konusu yapılamaz.

Bu nedenle tamamlama dilekçesi hazırlanırken önce dosyadaki son talep sonucu çıkarılmalıdır. Dava dilekçesi, ıslah/talep artırım dilekçesi, feragat veya kabul beyanları ve duruşma tutanakları karşılaştırılarak mahkemenin hangi talebi cevapsız bıraktığı açıkça gösterilmelidir.

Bir Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?

HMK m.305/A, hükmün tamamlanmasını kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde isteme hakkı verir. Süre kararın verilme veya UYAP’a yüklenme tarihinden değil, ilgili tarafa usulüne uygun tebliğ tarihinden başlar. Elektronik tebligatta Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliğindeki tebliğ tarihi kuralları ayrıca uygulanır.

Bu bir aylık süre tavzihteki “hüküm icra edilinceye kadar” rejimiyle karıştırılmamalıdır. Tamamlama talebinin adı yanlışlıkla “tavzih” yazılmış olsa bile mahkeme talebin gerçek içeriğini değerlendirir; fakat yanlış başlık bir aylık süreyi uzatmaz. Sürenin son günü tatil gününe rastlıyorsa HMK’daki süre hesabı kuralları uygulanır.

Tamamlama Kararı İlk Hükmün Kanun Yolu Süresini Durdurur mu?

İlk hükmün istinaf veya temyiz süresi ile tamamlama talebi birbirinden bağımsız takip edilmelidir. Taraf “önce tamamlama sonucunu bekleyeyim, sonra ilk karara istinaf ederim” yaklaşımıyla kanun yolu süresini kaçırmamalıdır. İlk hükümde hukuki hata bulunduğu düşünülüyorsa ilgili kanun yolu süresi ayrıca korunur.

Mahkemenin tamamlama talebi üzerine verdiği ek karar da niteliğine göre kanun yolu denetimine tabidir. İlk karar ve ek kararın dosyada hangi talepleri çözdüğü açık şekilde ayrılmalıdır. Kanun yolu dilekçesinde gerektiğinde her iki kararın tarih ve tebliğ bilgisi ayrı ayrı gösterilir.

Tavzih, Tashih ve Tamamlama İçin Hızlı Ayrım

Sorun Doğru yol
Hüküm açık değil veya fıkralar çelişkili HMK m.305 tavzih
Yazı/hesap gibi açık maddi hata HMK m.304 tashih
İleri sürülmüş talep hakkında hiç hüküm yok HMK m.305/A tamamlama
Mahkemenin hukuki değerlendirmesi yanlış İstinaf/temyiz koşulları

Tamamlama Talebinde Dosyaya Konulacak Belgeler

  • kararın tebliğ belgesi ve bir aylık süre hesabı,
  • son hâliyle talep sonucunu gösteren dilekçe,
  • hüküm fıkrası,
  • eksik bırakıldığı ileri sürülen talebin dosyada nerede bulunduğu,
  • varsa ilk hükme ilişkin kanun yolu başvurusu.

Bu karşılaştırma, gerçekten m.305/A kapsamında eksik hüküm mü bulunduğunu yoksa tarafın sonradan yeni bir talep eklemeye mi çalıştığını açıkça gösterir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp