B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Hukuk Davasında Yemin Delili Nasıl Kullanılır? HMK 225-239 Rehberi 2026

hukuk davasında yemin delili: Yemin delili HMK 225-239 kapsamında; yeminin konusu, teklif ve iade, yeminden kaçınmanın sonucu, tüzel kişiler ve yemine konu olamayacak vakıalarla açıklanmıştır.

Kısa cevap: Yemin, hukuk yargılamasında tarafın karşı tarafa belirli ve çekişmeli bir vakıa hakkında teklif ettiği kesin delildir. HMK m.225 uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır; bir kişinin bir hususu bilmesi de kendisinden kaynaklanan vaka sayılır. Ancak HMK m.226’daki üç grup konu yemine elverişli değildir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, işlemin geçerliliği için yalnız iki tarafın iradesinin yeterli olmadığı hâller ve yemin edecek kişinin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması/kovuşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar. Yemin teklif edilen taraf geçerli mazereti olmadan gelmez, yemini iade etmez veya yemin etmekten kaçınırsa HMK m.229 uyarınca yemin konusu vakıayı ikrar etmiş sayılır.

Hukuk davasında yemin delili nasıl kullanılır HMK 225-239 2026

Yemin Delili Nedir?

Yemin, taraflardan birinin ispat yükünü taşıdığı çekişmeli vakıanın doğruluğunu karşı tarafın mahkeme huzurundaki beyanına bağlayan özel bir ispat aracıdır. Tanık, bilirkişi ve belge gibi delillerden farklı olarak yemin üçüncü kişiden değil doğrudan davanın taraflarından birinden alınır. Bu nedenle yemin delilinin sonucu güçlüdür ve usulüne uygun teklif edildiğinde tarafların yargılama stratejisini doğrudan etkiler.

Yeminin konusu soyut hukuk kuralı değildir. “Davalı borçlu mudur?” gibi hukuki sonuç sorulmaz; “15 Mart 2025 tarihinde 100.000 TL’yi elden aldınız mı?” gibi kişinin kendi davranışı veya bilgisiyle ilgili somut vaka hedeflenir. Hâkim hukuki nitelendirmeyi kendisi yapar.

Yemin tek başına “son çare” olarak tanımlanmamalıdır. HMK m.227/1, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan eden tarafın da yemin teklif edebileceğini açıkça düzenler. Bununla birlikte yemin kesin delil niteliği taşıdığı için teklif edilmeden önce sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

Yemin Hangi Vakıalar Hakkında Teklif Edilir?

HMK m.225 üç temel şart arar. Birincisi, vaka davanın çözümü bakımından önemli olmalıdır. Sonucu etkilemeyecek tali veya ilgisiz bir ayrıntı için yemin teklif edilemez. İkincisi, vaka çekişmeli olmalıdır; iki tarafın da kabul ettiği konu için ispat gerekmez. Üçüncüsü, vaka yemin edecek kişinin kendisinden kaynaklanmalıdır.

“Kişinin kendisinden kaynaklanma” yalnız fiilen yaptığı hareketleri kapsamaz. HMK m.225, bir kimsenin bir hususu bilmesini de kendisinden kaynaklanan vaka sayar. Bu nedenle kişi bizzat para almamış olsa bile kendi Banka hesabına gelen ödemeyi görüp görmediği, kendisine gönderilen bildirimi okuyup okumadığı veya belirli bir konuşmaya katılıp katılmadığı gibi vakıalar HMK m.225 şartlarını taşıyorsa yemin konusu yapılır.

Yemin sorusu açık ve tek anlamlı hazırlanmalıdır. Birden fazla vakıayı tek karmaşık cümlede birleştirmek, yeminin kapsamını belirsiz hâle getirir. Örneğin “sözleşmeyi imzaladınız, parayı aldınız ve borcu kabul ettiniz mi?” yerine her vakıa ayrı ve anlaşılır biçimde ele alınmalıdır.

Hangi Vakıalar Yemine Konu Olamaz?

HMK m.226 yeminin sınırlarını açıkça çizmiştir. İlk yasak alan, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalardır. Kamu düzeni ağırlıklı uyuşmazlıklarda tarafların salt beyanıyla sonucu belirleyemeyeceği konular yeminle kesinleştirilemez.

İkinci olarak, bir işlemin geçerliliği için kanunen yalnız iki tarafın irade açıklamasının yeterli olmadığı hâller yemine konu olamaz. Kanunun resmî şekil, tescil veya başka kurucu unsur aradığı işlemde yemin, eksik şekli sonradan tamamlayan araç değildir. Örneğin tapulu taşınmaz mülkiyetinin devri yalnız tarafların “devrettim–aldım” yeminiyle gerçekleşmez; kanuni şekil ve tescil rejimi uygulanır.

Üçüncü yasak alan, yemin edecek kişinin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalardır. Yemin delili kişiyi kendi aleyhine suçlayıcı beyana zorlayan yöntem olarak kullanılamaz. Bu sınırlama hem kişilik haklarını hem ceza muhakemesinin temel güvencelerini korur.

Yemin Nasıl Teklif Edilir?

Yemin deliline dayanacak taraf, hangi çekişmeli vakıa için yemin istediğini açıkça belirtmelidir. Dava veya cevap dilekçesinde deliller arasında “yemin”e dayanılmış olması, sonraki aşamada bu hakkın kullanılabilmesi bakımından önemlidir. Yemin teklifinin soyut bırakılmaması gerekir; yemin konusu vaka belirlenir ve mahkeme bu vakanın yemine elverişli olup olmadığını denetler.

HMK m.227’ye göre, taraf başka delilleri bulunduğunu söylemiş olsa dahi yemin teklif edebilir. Ancak yemin teklif edilen kişi yemini etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra teklif eden taraf artık teklifinden vazgeçerek başka delile dönemez veya yeni delil gösteremez. Bu nokta yemin stratejisinin geri dönülmez etkilerinden biridir.

Mahkeme yemin teklif edilen kişiyi HMK m.228 uyarınca bizzat duruşmaya davet eder. Davetiyede yemin konusu sorular ile gelmeme, yemin etmeme veya iade etmeme hâlinin sonuçları açıkça yazılır. Bu usul güvencesi olmadan kişinin yokluğu otomatik ikrar sonucu doğurmaz.

Yeminin Karşı Tarafa İadesi Hangi Şartlarda Yapılır?

Yemin teklif edilen taraf, kanunun izin verdiği hâllerde yemini karşı tarafa iade edebilir. Bu durumda başlangıçta yemin teklif eden tarafın kendisi yemin etmek zorunda kalır. Yemin iade edilen kişi yemin etmekten kaçınırsa HMK m.229/2 uyarınca yemin konusu vaka ispat edilememiş sayılır.

Ancak HMK m.230 önemli bir sınır getirir. Yemin konusu vaka her iki tarafın değil yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez. Örneğin yalnız davalının kendi hesabına nakit ödeme alıp almadığı gibi salt onun kişisel alanındaki vaka, koşulları varsa iade yasağına tabi olur.

Yeminin iade edilip edilemeyeceği, soru metninin nasıl kurulduğuna bağlıdır. Bu nedenle yemin teklifinden önce olayın yalnız bir tarafın şahsından mı yoksa iki tarafın ortak işleminden mi kaynaklandığı belirlenmelidir.

Yeminden Kaçınmanın Sonucu Nedir?

HMK m.229, yemin için usulüne uygun davet edilen kişinin geçerli mazereti olmadan mahkemeye gelmemesi, geldiği hâlde yemini iade etmemesi veya yemin etmekten kaçınması hâlinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağını düzenler. Bu sonuç, yemin delilinin neden dikkatle yönetilmesi gerektiğini gösterir.

Örneğin davacı, 50.000 TL nakit ödeme yaptığını ispat için davalıya yemin teklif etmişse ve davalı usulüne uygun davete rağmen gelip yemin etmekten kaçınırsa ödeme vakıası bakımından ikrar sonucu doğabilir. Mahkeme bundan sonra yemin konusu vakıayı yeniden tanık veya başka takdiri delille tartışmaz.

Yemin iade edilmişse ve bu kez başlangıçtaki teklif sahibi yeminden kaçınırsa tam tersi sonuç doğar: yemin konusu vaka ispat edilememiş sayılır. Bu nedenle “yemini karşı tarafa geri atmak” risksiz savunma değildir.

Yemini Kim Eder?

HMK m.232’ye göre yemin tarafa teklif olunur ve tarafça eda veya iade edilir. Gerçek kişi taraf yemin işlemini bizzat yerine getirir. Avukat, sırf vekâletnameye dayanarak müvekkilin yerine uyuşmazlık vakıası hakkında yemin etmez; yemin tarafın şahsıyla ilgili kesin delildir.

Taraf tüzel kişi ise yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ tarafından yerine getirilebilir. Burada hangi tarihte hangi kişinin temsil yetkili olduğu ve yemin konusu işlemin tüzel kişi adına kim tarafından yapıldığı önem taşır. Şirket müdürü değişmişse, işlemin yapıldığı tarihte temsil yetkisi bulunan kişi ile dava tarihindeki temsilci arasındaki durum dosyaya göre incelenir.

Ergin olmayan veya kısıtlı taraf bakımından kanuni temsil sistemi uygulanır. Ancak kanunun kişiye bizzat dava hakkı tanıdığı istisnalar ayrıca değerlendirilir.

Yemin Delili İspat Yükünü Nasıl Etkiler?

Yemin delilini kimin teklif edeceği, ispat yüküyle doğrudan bağlantılıdır. HMK m.190’daki genel ilkeye göre, kanunda özel düzenleme yoksa iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispat eder. İspat yükünü taşıyan taraf elindeki diğer delilleri değerlendirdikten sonra yemin teklif edebilir.

Yemin “ispat yükünü karşı tarafa devretme” işlemi değildir. Teklif eden taraf, kendi ispat yükü altındaki belirli vakıanın doğruluğunu karşı tarafın yeminine bağlamayı seçer. Karşı taraf yemin ederse o vaka teklif eden aleyhine kesinleşir; kaçınırsa ikrar sonucu doğar.

Bu nedenle özellikle yazılı belge, banka hareketi, ticari defter, mesaj kayıtları veya tanık beyanlarının bulunduğu dosyalarda yemin teklifinin gerekli olup olmadığı stratejik olarak değerlendirilmelidir. Kesin delile geçmek, hâkimin takdiri delilleri serbestçe tartabileceği alanı daraltabilir.

Yemin Sorusu Nasıl Hazırlanmalıdır?

Yemin sorusu yönlendirici, belirsiz veya hukuki sonuç içeren biçimde değil somut vakıaya odaklı hazırlanmalıdır. Tarih, miktar, işlem ve taraf mümkün olduğunca açık yazılır. “Borçlu olmadığınıza yemin eder misiniz?” yerine “1 Nisan 2025 tarihinde davacıdan 80.000 TL borç para aldınız mı?” gibi somut soru daha uygundur.

Birden fazla dönem veya ödeme varsa her biri ayrılaştırılmalıdır. Aylık kira borçlarında “hiç borcunuz yok mu?” sorusu yerine hangi ayların, hangi ödeme kanalıyla ve ne zaman ödendiği netleştirilir. İşçilik alacaklarında da soyut “fazla mesai yapmadı mı?” yerine belirli çalışma düzeni ve talimat vakıaları ayrılır.

Mahkeme yemin formülünü HMK hükümlerine uygun şekilde oluşturur; tarafın sunduğu soru taslağı mahkemeyi bağlayan nihai metin değildir. Hâkim yemine konu olamayacak unsurları çıkarabilir ve soruyu anlaşılır hâle getirebilir.

Uygulama Örnekleri

Nakit borç ödeme iddiası

Davalı borcu ödediğini, ancak makbuz almadığını söylüyor. Ödeme vakıasının ispat yükü davalıdaysa ve başka kesin delil yoksa davalı belirli ödeme tarihi ve miktarı hakkında davacıya yemin teklif edebilir. Davacı usulüne uygun yemin ederse ödeme iddiası ispatlanamamış sayılabilir; kaçınırsa ödeme vakıası ikrar edilmiş olur.

Taşınmaz devri

Taraflar “evi sözlü olarak sattık” diyor. Taşınmaz mülkiyet devrinin kanuni şekil ve tescil rejimi bulunduğundan, yemin resmî şekil eksikliğini gidererek mülkiyet geçişi yaratmaz. HMK m.226/b sınırı burada önemlidir.

Ceza riski doğuran vaka

Bir tarafın imza sahteciliği yaptığını kabul edip etmediği konusunda yemin teklif edilmesi, kişiyi ceza soruşturmasıyla karşı karşıya bırakabilecek nitelikteyse HMK m.226/c kapsamındaki yasak dikkate alınır. Hukuk davası yemin mekanizması ceza muhakemesi güvencelerini aşmak için kullanılamaz.

Tüzel kişiyle sözleşme

Şirket adına yapılan ödeme tesliminin tartışıldığı davada yemin, şirketi temsil yetkili kişi üzerinden yürütülür. Hangi temsilcinin işlemi bildiği ve yemin konusu vakanın kimin şahsından kaynaklandığı belirlenmelidir.

Yemin Delilinde Sık Yapılan Hatalar

  • Hukuki sonucu doğrudan yemin sorusu yapmak.
  • HMK m.226’daki yasak konularda yemin istemek.
  • Yemin deliline hiç dayanmadan son aşamada sürpriz biçimde istemek.
  • Yemin teklifinden sonra karşı taraf edaya hazır olduğunu bildirdiği hâlde tekliften dönmeye çalışmak.
  • İade edilemeyecek kişisel vakada yemini iade etmeye çalışmak.
  • Usulüne uygun davet olmadan gelmeme sonucunu ikrar saymak.
  • Avukatın müvekkil yerine yemin edebileceğini varsaymak.
  • Yemin ile tanık beyanını aynı delil türü gibi değerlendirmek.
  • Birden fazla vakıayı tek belirsiz soruda toplamak.
  • Yeminin kesin delil etkisini değerlendirmeden teklif etmek.

Yemin, Tanık ve Belge Arasındaki Fark

Tanık, uyuşmazlığa taraf olmayan üçüncü kişinin duyu organlarıyla öğrendiği vakıaları anlatır. Belge, HMK m.199 anlamında uyuşmazlık vakıalarını ispata elverişli bilgi taşıyıcısıdır. Yemin ise tarafın mahkeme huzurundaki özel beyanıyla sonuç doğuran kesin delildir. Hâkim tanık ve bazı belgeleri takdir ederken usulüne uygun yemin sonucunu aynı serbestlikle yeniden tartmaz.

Bu nedenle yemin teklifinin zamanlaması, diğer delillerin gücü ve ispat yükü birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle banka dekontu veya imzalı belge gibi güçlü delil mevcutken gereksiz yemin teklifi, dosyada istenmeyen kesin sonuç doğurabilir.

Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

HMK m.225–239 Türkiye genelindeki hukuk yargılamalarında uygulanır. Yemin bizzat tarafça eda edildiğinden duruşma günü ve mahkemenin davet usulü özellikle takip edilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda Türkiye geneli dosya takibi İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir; yemin sorusu, ispat yükü ve diğer deliller dosyaya özgü birlikte değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yemin kesin delil midir?

Evet. Usulüne uygun yemin, yemin konusu çekişmeli vaka bakımından kesin delil sonucu doğurur.

Başka delilim varsa yine de yemin teklif edebilir miyim?

Evet. HMK m.227/1 bunu açıkça mümkün kılar.

Yemin teklif edilen kişi gelmezse ne olur?

Usulüne uygun davete rağmen geçerli mazeret olmadan gelmezse HMK m.229 uyarınca yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.

Yemin hangi hâllerde karşı tarafa iade edilir?

Hayır. Vaka yalnız kendisine yemin teklif edilen kişinin şahsından kaynaklanıyorsa HMK m.230 gereğince iade edilemez.

Avukat müvekkili adına yemin edebilir mi?

Hayır. Yemin tarafça eda edilir; tüzel kişiler ve kanuni temsil hâlleri HMK m.232’de ayrıca düzenlenmiştir.

Taşınmaz satışını yeminle ispatlayabilir miyim?

Yemin, kanunun kurucu şekil ve tescil şartlarını ortadan kaldırmaz. HMK m.226/b sınırı uygulanır.

Ceza suçu oluşturabilecek bir konu için yemin teklif edilir mi?

Kişiyi ceza soruşturması veya kovuşturmasıyla karşı karşıya bırakacak vakıalar HMK m.226/c gereğince yemine konu olamaz.

Yeminden kaçınmak ne demektir?

Yemin etmeyi reddetmek veya iade hakkı varken iade etmeden kaçınmak, HMK m.229’daki ikrar sonucunu doğurabilir.

Yemin sorusunu taraf mı hâkim mi yazar?

Taraf yemin konusu vakıayı bildirir; mahkeme soruları kanuna uygun ve açık biçimde oluşturur.

Yemin teklifinden vazgeçilebilir mi?

Karşı taraf yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra teklif eden taraf vazgeçip başka delile dayanamaz.

İlgili Rehberler

Resmî Kaynaklar

Mevzuat kontrol tarihi: 6 Eylül 2026.

Yemin Teklifinden Önce Son Dosya Kontrolü

Yemin teklif edilmeden önce ispat yükünün hangi tarafta olduğu, yemin konusu vakanın gerçekten çekişmeli olup olmadığı ve başka kesin delille zaten ispatlanıp ispatlanmadığı ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Yemin, soyut biçimde “borçlu olmadığına” değil tarih, tutar ve işlem gibi somut vakıaya yöneltilmelidir.

Karşı tarafın yemini edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra tekliften dönmenin HMK m.227 bakımından sınırlı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yemin sorusu mahkemeye sunulmadan önce sorunun kişi bakımından yemine elverişli olup olmadığı, iade edilip edilemeyeceği ve HMK m.226 yasak alanlarına girip girmediği değerlendirilmelidir.

Kontrol Listesi

  • İspat yükü doğru tarafta mı?
  • Vaka çekişmeli ve davanın sonucu için önemli mi?
  • Vaka yemin edecek kişinin kendisinden kaynaklanıyor mu?
  • HMK m.226 yasağı var mı?
  • Yemin edilmesi veya kaçınılması hâlindeki sonuç dosya stratejisiyle uyumlu mu?

Yemin teklif edilecek vaka birden fazla tarih veya ödeme içeriyorsa her biri ayrılaştırılmalıdır. Böylece karşı tarafın tek bir genel ifadeyle farklı vakıaları birlikte cevaplaması ve yeminin kapsamının belirsizleşmesi önlenir. Mahkemeye sunulan soru taslağı da dava dilekçesindeki vakıalarla uyumlu olmalıdır.

Yemin duruşması öncesinde usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği, davetiyede yeminin konusu ile gelmeme veya kaçınmanın hukuki sonucunun gösterildiği kontrol edilmelidir. Kesin delilin sonucu tebligat ve davet usulünden bağımsız değerlendirilemez.

Yemin Teklif Edilirken Vakıa Nasıl Formüle Edilmelidir?

HMK m.225 ve devamında düzenlenen yemin, hukuki değerlendirmeye değil tarafın kendisinden kaynaklanan ve davanın çözümü bakımından önem taşıyan vakıaya yöneltilir. “Borcun hukuken mevcut olmadığınıza yemin edin” gibi soyut bir hukuk sonucu yerine, “… tarihinde … TL borç aldınız mı?” veya “… tarihli ödemeyi teslim aldınız mı?” gibi somut olayın doğru olup olmadığı hedeflenmelidir.

Yemin metninin sonucu doğrudan etkilediği için tarafın hangi vakıa bakımından ispat yükü taşıdığı önceden belirlenmelidir. İspat yükü kendisinde olmayan tarafın gereksiz yere yemin teklif etmesi dosyanın ispat düzenini karıştırabilir. Mahkeme de yeminin kanunen yasak bir konuya yönelip yönelmediğini ve uyuşmazlığın çözümüne etkisini denetler.

Hangi Vakıalar Hakkında Yemin Teklif Edilemez?

HMK, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar ile bir işlemin geçerliliği için kanunen iki tarafın irade açıklamasının yeterli görülmediği hâller ve yemin teklif eden tarafın onur ve saygınlığını etkileyebilecek bazı konular bakımından sınırlar getirir. Ayrıca herkesçe bilinen veya mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gereken hukuk kuralları yemin konusu yapılmaz.

Yemin, eksik bir hukuki işlemi geçerli hâle getirmek için kullanılamaz. Kanunun resmi şekil aradığı taşınmaz satışının yalnız “satış yaptığımıza yemin ediyorum” açıklamasıyla geçerli hâle gelmesi mümkün değildir. Yemin delili, ispat hukukunun aracıdır; maddi hukukun geçerlilik şartlarını ortadan kaldırmaz.

Tüzel Kişilerde Yemini Kim Eder?

Uyuşmazlığın tarafı şirket, dernek, vakıf veya başka bir tüzel kişi olduğunda yemin fiilen tüzel kişinin kanuni temsilcisi tarafından yerine getirilir. Hangi temsilcinin yemin edeceği, yemine konu vakıanın gerçekleştiği tarihteki temsil yapısı ve tüzel kişinin organlarıyla ilişkili olarak belirlenir. Sırf mevcut müdürün olay tarihinde şirkette çalışmaması, yeminin tüzel kişi bakımından imkânsız olduğu anlamına gelmez; HMK’daki tüzel kişi temsil hükümleri uygulanır.

Birden fazla temsilci veya müşterek temsil sistemi varsa mahkeme kimin yemin edeceğini belirlerken tüzel kişinin temsil biçimini ve vakıayla bağlantısını dikkate alır. Şirket çalışanı veya muhasebeci, yalnız bilgi sahibi olduğu için otomatik olarak “şirket adına yemin eden kişi” sayılmaz.

Yeminin İadesi ve Yeminden Kaçınmanın Sonucu

Kanunun izin verdiği hâllerde kendisine yemin teklif edilen taraf yemini karşı tarafa iade edebilir. Ancak iade imkânının bulunup bulunmadığı, vakıanın yalnız kendisine ait olup olmadığına göre değerlendirilir. Tarafın yemini iade edebileceğini varsayarak duruşmaya hazırlıksız gelmesi risklidir.

Usulüne uygun yemin için davet edilen taraf, kanuni mazereti bulunmaksızın gelmez veya gelip yeminden kaçınırsa, yemin konusu vakıa bakımından Kanunun bağladığı ispat sonucu doğar. Bu nedenle yemin davetiyesi sıradan bir tanık davetiyesi gibi görülmemeli; mazeret varsa süresinde ve belgeli olarak mahkemeye sunulmalıdır.

Yemin Edildikten Sonra Başka Delille Aksi İspatlanabilir mi?

Yemin kesin delil niteliğindedir. Usulüne uygun biçimde yerine getirildiğinde yemin konusu vakıa bakımından mahkemeyi bağlayan sonuç doğurur. Tarafın daha sonra “aslında başka tanığım da vardı” diyerek aynı vakıayı yeniden serbestçe tartışmaya açması mümkün değildir. Bu nedenle yemin çoğu zaman dosyanın son ispat aracı olarak düşünülmeli ve teklif edilmeden önce mevcut bütün deliller değerlendirilmelidir.

Yalan yere yemin iddiası ceza hukuku bakımından ayrı sonuç doğurabilir; ancak ceza soruşturmasının varlığı hukuk davasındaki kesin delil rejimini otomatik olarak geriye döndürmez. Sonradan ortaya çıkan ceza kararı veya yeni belge bakımından yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü yolların şartları ayrıca değerlendirilir.

Yemin Teklifinden Önce Son Kontrol

  • İspat yükü gerçekten hangi tarafta?
  • Vakıa yeminle ispatlanabilir nitelikte mi?
  • Yemin metni somut, tek anlamlı ve tarih/miktar bakımından açık mı?
  • Mevcut yazılı delil, ticari defter veya tanık delili tüketilmiş mi?
  • Yeminin iadesi ihtimali var mı?
  • Tüzel kişi tarafında yetkili temsilci doğru belirlenmiş mi?

Bu kontrol yapılmadan yemin teklif etmek, tarafın aslında ispatlayabileceği bir vakıayı kesin delilin sonucuna bağlamasına yol açabilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp