B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gurbetçi Menkul Sermaye İradı GVK 20/D’ye Engel mi? | 2026

Kısa ve Net Cevap: Evet. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 20/D’nin ikinci fıkrası, kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önce Türkiye’de elde ettiği menkul sermaye iradı nedeniyle vergi mükellefi olmuş olmasının yirmi yıllık yurt dışı gelir vergisi istisnasından yararlanmasına engel olmadığını açıkça düzenler. Geçmişte Türkiye’de faiz, kâr payı veya GVK m.75 kapsamındaki başka bir menkul sermaye iradı nedeniyle beyanname verilmiş olması tek başına 20/D hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak bu koruma yalnız geçmiş mükellefiyetin türüne ilişkindir. Kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının bulunmaması, korunan gelirler dışında engelleyici mükellefiyetinin olmaması, elde edilen yeni gelirin gerçekten Türkiye dışında doğması ve 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca istisna belgesinin süresinde alınması gerekir.
Yurt dışı menkul sermaye iradı ve GVK 20/D vergi istisnası
Photo by Oxana Melis on Unsplash

1. Kanuni Dayanak: GVK Mükerrer 20/D ve 7582 Sayılı Kanun

21 Mayıs 2026 tarihli 7582 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 20/D, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’de yerleşmiş sayılan belirli gerçek kişiler için yeni bir vergi rejimi getirmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, kişi Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâh sahibi değilse ve Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmuyorsa, Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar Türkiye’de yerleşmiş sayıldığı tarihten itibaren yirmi yıl gelir vergisinden istisna edilir.

Kanun koyucu, yurt dışında yaşayan kişilerin Türkiye’de pasif nitelikte bazı gelirlerinin bulunabileceğini dikkate alarak ikinci fıkrada önemli bir istisna kurmuştur. Buna göre kişi mükerrer 20/D kapsamına girmeden önce Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellef olmuşsa, bu geçmiş mükellefiyet 20/D’den yararlanmasına engel değildir. Bu düzenleme doğrudan kanun hükmüdür; vergi dairesinin takdirine bırakılmış geçici bir idari kolaylık değildir.

Resmî mevzuata Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat sayfasından, 7582 sayılı Kanunun yayımlanmış metnine ise GİB üzerinden ulaşılabilir. Genel 20/D sistemi için Türkiye’ye dönen gurbetçilere ilişkin 20 yıllık istisna rehberimizi da inceleyebilirsiniz.

2. Menkul Sermaye İradı Nedir?

Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesi menkul sermaye iradını, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar olarak tanımlar. Kanun devamında gelir türlerini ayrıntılı biçimde sayar. Hisse senedi kâr payları, iştirak hisselerinden doğan kâr payları, bazı tahvil ve bono faizleri, mevduat faizleri ve sermayenin kullanılmasından doğan benzeri iratlar somut olayın şartlarına göre bu gelir unsurunda değerlendirilebilir.

Vergi hukukunda gelirin günlük dilde “yatırım getirisi”, “portföy kazancı”, “faiz”, “temettü” veya “pasif gelir” diye adlandırılması tek başına hukuki niteliği belirlemez. Beyannamede hangi gelir unsurunun uygulandığı, gelirin hangi varlıktan doğduğu, ödeyen kurumun niteliği ve özel vergi hükümleri birlikte incelenir. 20/D ikinci fıkrasındaki koruma yalnız hukuken menkul sermaye iradı olan geçmiş mükellefiyet için geçerlidir.

Örneğin bir kişinin Türkiye’deki şirkete ortaklığı nedeniyle aldığı kâr payı menkul sermaye iradı olabilir. Buna karşılık kişinin menkul kıymetleri devamlılık, organizasyon ve ticari faaliyet kapsamında alıp satması hâlinde gelir türü farklılaşabilir. Aynı şekilde sermaye unsurunun kişinin ticari işletmesine dâhil olduğu bir olayda GVK m.75’teki saf menkul sermaye iradı yaklaşımı doğrudan uygulanmayabilir. Bu ayrım 20/D başvurusunda geçmiş mükellefiyet türünün doğru belirlenmesi bakımından önemlidir.

3. Geçmiş Menkul Sermaye İradı Mükellefiyeti Neden Engellemez?

Yurt dışında yaşayan bir kişinin Türkiye’de banka hesabı, şirket ortaklığı veya yatırım aracı bulunması olağandır. Bu varlıklardan gelir elde edilmesi ve bazı yıllarda beyanname verilmesi, kişinin Türkiye’de aktif bir ticari veya mesleki faaliyet yürüttüğü anlamına gelmez. Mükerrer 20/D ikinci fıkra tam olarak bu durumu korur. Son üç takvim yılında Türkiye’de MSI nedeniyle mükellefiyet görülmesi hâlinde “Türkiye’de vergi mükellefiyetiniz vardı, 20/D’den yararlanamazsınız” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Ancak geçmiş vergi kaydının neden açıldığının ispatı gerekir. Yıllık gelir vergisi beyannameleri, tahakkuk fişleri, banka veya şirket gelir belgeleri ve vergi dairesi mükellefiyet dökümü birlikte incelenmelidir. Aynı yıllarda serbest meslek, ticari veya zirai kazanç nedeniyle başka bir aktif mükellefiyet bulunuyorsa ikinci fıkradaki MSI koruması bu farklı gelir türünü ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle başvuru öncesinde yalnız “vergi numaram vardı” veya “bir kez beyanname verdim” bilgisiyle karar verilmemelidir. Vergi kimlik numarasının bulunması ile belirli gelir unsuru nedeniyle aktif gelir vergisi mükellefiyeti aynı kavram değildir. Somut kaydın türü çıkarılmalı, geçmiş beyannamedeki gelir unsurları tek tek sınıflandırılmalıdır.

Korunan Geçmiş Gelirler

Geçmiş Mükellefiyet Türü GVK 20/D’ye Etkisi
Gayrimenkul sermaye iradı İkinci fıkra gereği tek başına engel değildir
Menkul sermaye iradı İkinci fıkra gereği tek başına engel değildir
Değer artışı kazancı İkinci fıkra gereği tek başına engel değildir
Serbest meslek kazancı İkinci fıkradaki açık korumada değildir
Ticari kazanç İkinci fıkradaki açık korumada değildir
Zirai kazanç İkinci fıkradaki açık korumada değildir

4. Son Üç Takvim Yılı Şartı Yine Aranır

Menkul sermaye iradı mükellefiyetinin korunması, mükerrer 20/D’nin diğer şartlarını kaldırmaz. Kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının bulunmaması gerekir. Ayrıca geçmiş vergi mükellefiyetleri arasında yalnız MSI, GMSİ ve değer artışı kazancı dışında kalan bir gelir unsuru varsa bunun etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanun “üç takvim yılı” dediği için hesap geriye doğru 36 ay şeklinde yapılmaz. Kişi 2026 yılında Türkiye’de yerleşmiş sayılıyorsa 2023, 2024 ve 2025 takvim yılları kontrol edilir. Kişinin 2026’nın Ocak ayında veya Aralık ayında yerleşmiş sayılması bu üç tam yılı değiştirmez. Yerleşme ayı, istisna belgesi başvuru süresinin hesabında ayrıca önemlidir.

Bu hesabı örneklerle GVK 20/D son üç takvim yılı şartı rehberimizde açıkladık. Başvuru dosyasında üç yıllık adres hareketleri ile vergi kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekir.

5. Geçmiş MSI Koruması ile Yeni Gelirin Kaynağı Birbirinden Farklıdır

Mükerrer 20/D ikinci fıkranın en sık yanlış anlaşılan yönü budur. Geçmişte Türkiye’de MSI mükellefi olmuş olmak 20/D’ye girişi engellemez; fakat bu hüküm Türkiye’de elde edilen yeni faiz veya kâr payını yabancı gelir hâline getirmez. 20/D yalnız Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları istisna eder.

Türkiye’deki banka hesabından doğan mevduat faizi, Türkiye’deki şirketten alınan kâr payı veya kaynağı Türkiye’de bulunan başka menkul sermaye iradı, kişinin daha önce Almanya, Hollanda, Fransa veya başka bir ülkede yaşamış olması nedeniyle 20/D kapsamına girmez. Bu gelirler Gelir Vergisi Kanununun kendi genel hükümlerine göre vergilendirilir.

Ödemenin yabancı banka hesabına gönderilmesi de kaynağı değiştirmez. Türkiye şirketi tarafından dağıtılan kâr payının İsviçre’deki hesaba yatırılması, geliri İsviçre kaynaklı yapmaz. Aynı şekilde Türkiye’deki bankada dolar veya euro cinsinden tutulan mevduatın faizinin döviz cinsinden olması, geliri yurt dışı gelire dönüştürmez. Para birimi ve tahsilat hesabı yerine gelirin hukuki ve ekonomik kaynağı esas alınır.

6. Yabancı Banka Faizi ve Yabancı Şirket Temettüsü 20/D Kapsamına Girebilir

Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankadaki mevduattan elde edilen faiz veya yabancı şirketin dağıttığı kâr payı, gelir gerçekten Türkiye dışında elde edilmişse 20/D kapsamına girebilir. Bunun için kişinin kişisel şartları taşıması, istisna belgesini usulüne uygun alması ve gelirin yabancı kaynaklı olduğunu belgelerle gösterebilmesi gerekir.

Yabancı banka faizi için hesap açılış bilgileri, yıllık hesap özeti, faiz tahakkuk belgesi ve varsa yabancı vergi kesinti kaydı saklanmalıdır. Yabancı şirket temettüsünde şirketin ülke ve kimlik bilgileri, dağıtım kararı, brüt kâr payı, kesilen yabancı vergi ve net ödeme kaydı dosyada bulunmalıdır. Yüksek tutarlı portföylerde yalnız banka dekontu yeterli kabul edilmemeli; gelirin hangi varlıktan ve hangi hukuki işlemden doğduğunu gösteren belgeler de saklanmalıdır.

Yabancı temettü ve faiz için genel vergi rejimi ile 20/D rejimi farklıdır. 20/D şartlarını taşımayan tam mükellefin yabancı temettü ve faiz gelirleri Gelir Vergisi Kanununun genel beyan ve istisna hükümlerine göre değerlendirilir. 20/D şartlarını taşıyan kişide ise özel hüküm uygulanır. Bu yüzden “yurt dışından geldiği için herkes için vergisizdir” şeklindeki ifade hukuken yanlıştır.

7. 20/D Kapsamındaki Yabancı MSI Yıllık Beyannameye Yazılmaz

Mükerrer 20/D’nin üçüncü fıkrası açık bir beyan kuralı koyar. İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez. Kişi başka gelirleri nedeniyle Türkiye’de yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorundaysa da 20/D kapsamındaki yabancı gelirler bu beyannameye dâhil edilmez.

Örneğin kişi Türkiye’deki konutundan beyana tabi kira geliri elde ederken aynı yıl yabancı bankadan 20/D kapsamındaki faiz geliri almış olabilir. Türkiye’deki kira kendi kurallarına göre beyan edilir; istisna yabancı faiz aynı beyannamenin içine eklenmez. Aynı yaklaşım 20/D kapsamındaki yabancı şirket temettüsü için de geçerlidir.

Beyannameye alınmama, belge saklamama hakkı vermez. Vergi idaresi istisnanın maddi şartlarını ve gelirin yabancı kaynaklı olduğunu daha sonra denetleyebilir. Bu nedenle 20 yıllık dönem boyunca yıllık yatırım raporları ve gelir belgeleri düzenli arşivlenmelidir.

8. İstisna Gelire Ait Giderler ve Yabancı Vergi Türkiye’de Kullanılamaz

20/D’nin dördüncü fıkrası, istisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetlerin Türkiye’de vergiye tabi kazançların tespitinde dikkate alınamayacağını düzenler. Yabancı yatırım hesabına ait saklama veya yönetim giderleri, komisyonlar ve istisna gelire doğrudan bağlı diğer maliyetler Türkiye’deki başka vergili gelirin matrahını azaltmak için kullanılamaz.

Beşinci fıkra da istisna gelir nedeniyle yabancı ülkede ödenen vergilerin Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyeceğini emreder. Örneğin yabancı şirket temettüsünden kaynak ülkede stopaj kesilmiş ve temettü Türkiye’de 20/D kapsamında istisna edilmişse, bu yabancı stopaj Türkiye’deki kira veya serbest meslek gelirinin vergisinden indirilemez.

Bu iki hüküm istisnanın bütünlüğünü sağlar: yabancı gelir Türkiye’de matraha girmez; o gelire ait gider ve yabancı vergi de Türkiye’deki vergili gelirlerin matrah veya vergisine taşınmaz.

9. İstisna Belgesi Başvurusu Nasıl Yapılır?

333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, 20/D’den yararlanmak isteyen kişinin tarha yetkili vergi dairesine başvurup “Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin İstisna Belgesi” almasını öngörür. Genel kural, Türkiye’de yerleşmiş sayılınan takvim yılının sonuna kadar başvuru yapılmasıdır. Takvim yılının son iki ayında yerleşmiş sayılan kişi, başvurusunu takip eden takvim yılının ikinci ayı sonuna kadar yapabilir.

Başvuru süresi ile yirmi yıllık istisna süresi karıştırılmamalıdır. İstisna yirmi yıl sürse de ilk belge başvurusu Tebliğdeki daha kısa süre içinde yapılmalıdır. Ayrıntılı süre ve dosya yapısını GVK 20/D istisna belgesi rehberimizde bulabilirsiniz.

MSI Geçmişi Olan Kişi İçin Başvuru Dosyası

  1. Türkiye’de yerleşmiş sayılma tarihini gün-ay-yıl olarak kesinleştirin.
  2. Yerleşme yılından önceki üç tam takvim yılını belirleyin.
  3. Bu yıllara ait Türkiye adres ve ikametgâh kayıtlarını kontrol edin.
  4. Vergi dairesinden geçmiş mükellefiyet kayıtlarını çıkarın.
  5. MSI nedeniyle verilmiş beyannameleri ve tahakkuk fişlerini ayrı dosyalayın.
  6. Aynı dönemde ticari, serbest meslek veya zirai kazanç mükellefiyeti bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  7. Yabancı banka, şirket ve yatırım hesabı belgelerini hazırlayın.
  8. Gelirlerin Türkiye dışında elde edildiğini gösteren kaynak belgelerini sınıflandırın.
  9. 333 Seri No.lu Tebliğdeki süre içinde istisna belgesini talep edin.
  10. Belgeyi ve dayanak kayıtları 20 yıllık dönem boyunca yıllık gelir dosyalarıyla birlikte saklayın.

10. Somut Uygulama Örnekleri

Örnek 1: Geçmişte Türkiye Şirketinden Kâr Payı Beyanı

Almanya’da yaşayan kişi 2024 yılında Türkiye’deki bir şirketteki ortaklığı nedeniyle kâr payı elde etmiş ve menkul sermaye iradı kapsamında beyanname vermiştir. 2026’da Türkiye’de yerleşmiş sayılmış, 2023-2025 döneminde Türkiye’de ikametgâhı bulunmamıştır. Geçmiş mükellefiyet MSI niteliğinde olduğundan ikinci fıkra gereği tek başına 20/D’ye engel değildir.

Örnek 2: Geçmiş MSI Yanında Serbest Meslek Mükellefiyeti

Aynı kişi 2024 yılında kâr payı yanında Türkiye’de serbest meslek faaliyeti de yürütmüş ve bu nedenle aktif serbest meslek mükellefiyeti açtırmıştır. MSI kaydı korunur; fakat serbest meslek mükellefiyeti ikinci fıkrada sayılmamıştır. Bu nedenle 20/D uygunluğu serbest meslek mükellefiyeti nedeniyle ayrıca değerlendirilir.

Örnek 3: 20/D Sonrasında Yabancı Banka Faizi

Kişi istisna belgesini aldıktan sonra Almanya’daki bankadaki mevduatından faiz elde etmiştir. Hesap ve gelir kaynağı Almanya’dadır. Diğer şartlar korunuyorsa bu faiz Türkiye’de 20/D kapsamında istisna olabilir ve yıllık beyannameye alınmaz.

Örnek 4: Türkiye Bankasında Döviz Mevduatı

Kişi Türkiye’deki bankada euro mevduatı tutmakta ve faiz elde etmektedir. Gelirin euro cinsinden olması önemli değildir; banka ve gelir kaynağı Türkiye’dedir. Bu faiz 20/D yabancı gelir istisnası kapsamında değildir ve kendi vergi rejimine tabidir.

Örnek 5: Yabancı Şirket Temettüsü ve Yabancı Stopaj

Kişi yabancı şirketten temettü almış ve kaynak ülkede stopaj kesilmiştir. Temettü 20/D kapsamındaysa Türkiye’de beyannameye alınmaz; fakat yabancı stopaj Türkiye’deki diğer gelir vergisinden mahsup edilemez. Fazla yabancı vergi varsa ilgili ülke ve varsa çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması prosedürü ayrıca incelenir.

Örnek 6: Türkiye Temettüsünün Yabancı Hesaba Gönderilmesi

Türkiye’deki şirket kâr payını mükellefin Hollanda’daki hesabına gönderir. Tahsilat hesabı Hollanda’da olsa da gelir Türkiye şirketinden doğmuştur. Bu nedenle 20/D bakımından yabancı kaynaklı gelir sayılmaz.

11. Yıllık Uyum Kontrolü

20 yıllık istisna uzun bir dönemdir. İlk yıl alınan belgeye güvenilip yabancı gelirlerin niteliği yıllarca kontrol edilmeden bırakılmamalıdır. Her takvim yılı sonunda yabancı faiz, temettü ve diğer yatırım gelirlerinin kaynağı, brüt tutarı, yabancı vergi kesintileri ve ödeme belgeleri ayrı tabloda tutulmalıdır. Türkiye kaynaklı yatırımlar ile yabancı kaynaklı yatırımlar birbirine karıştırılmamalıdır.

Aşağıdaki yıllık kontrol düzeni özellikle yüksek portföylü kişiler için yararlıdır:

  • Yabancı banka ve aracı kurum hesaplarının yıllık ekstrelerini indirin.
  • Her kâr payının ödeyen şirketini ve ülkesini kaydedin.
  • Faiz gelirlerinde banka ve hesap ülkesini gösterin.
  • Yabancı stopajı ayrıca kaydedin ancak Türkiye’de mahsup etmeyin.
  • İstisna gelire ait gider ve komisyonları Türkiye vergili kazançlardan ayırın.
  • Türkiye kaynaklı menkul sermaye iratlarını ayrı vergi dosyasında takip edin.
  • Adres ve yerleşiklik durumunda önemli değişiklik varsa vergi etkisini yeniden inceleyin.

12. En Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata, geçmişte Türkiye’de herhangi bir beyanname verilmiş olmasının 20/D’yi kesin olarak bozduğunu düşünmektir. Kanunun ikinci fıkrası MSI, GMSİ ve değer artışı kazancı için bunun aksini düzenler. İkinci hata, geçmiş MSI mükellefiyetinin korunmasını Türkiye’deki yeni faiz ve temettülerin de istisna edildiği şeklinde yorumlamaktır. Üçüncü hata, ödemenin yabancı hesaba gelmesini yabancı gelir için yeterli saymaktır.

Dördüncü hata, yabancı temettü veya faiz üzerinden kaynak ülkede kesilen vergiyi Türkiye’deki başka vergiye mahsup etmektir. Beşinci hata, istisna yatırım gelirine ait giderleri Türkiye’de vergili gelirlerden indirmektir. Altıncı hata, 20 yıllık istisna süresi ile istisna belgesi başvuru süresini karıştırmaktır. Yedinci hata ise yabancı yatırım belgelerini ve yıllık hesap ekstrelerini saklamamaktır.

Şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde mükerrer 20/D’nin altıncı fıkrası tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağını düzenlediği için, özellikle yüksek tutarlı yatırım gelirlerinde başvuru öncesi kontrol ve yıllık belge düzeni önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Geçmişte Türkiye’de faiz geliri beyan ettim; 20/D’den yararlanabilir miyim?

Evet. Geçmiş gelir hukuken menkul sermaye iradıysa bu mükellefiyet GVK mükerrer 20/D ikinci fıkra gereği tek başına engel değildir.

2. Geçmişte Türkiye şirketinden temettü aldım; bu da korunuyor mu?

Kâr payı menkul sermaye iradı niteliğindeyse geçmiş mükellefiyet bakımından ikinci fıkranın koruması uygulanır.

3. Türkiye’deki banka faizi 20/D ile vergiden muaf mı?

Hayır. 20/D yalnız Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları kapsar.

4. Yabancı banka faizi 20/D kapsamına girebilir mi?

Gelir gerçekten yabancı kaynaklıysa, kişi tüm kişisel şartları taşıyorsa ve istisna belgesini usulüne uygun almışsa kapsama girebilir.

5. Yabancı şirket temettüsü yıllık beyannameye yazılır mı?

20/D kapsamında istisna edilmiş yabancı temettü yıllık beyannameye dâhil edilmez.

6. Yabancı ülkede kesilen temettü stopajını Türkiye’de mahsup edebilir miyim?

Hayır. 20/D beşinci fıkra, istisna gelir nedeniyle yabancı ülkede ödenen vergilerin Türkiye’de mahsup edilmesini yasaklar.

7. Yabancı aracı kurum komisyonunu Türkiye’de gider gösterebilir miyim?

20/D istisna gelirine ilişkin gider ve maliyetler Türkiye’de vergiye tabi kazançların hesabında kullanılamaz.

8. Son üç yılda Türkiye’de ikametgâhım varsa MSI koruması yine de yeterli mi?

Hayır. İkinci fıkra yalnız belirli geçmiş vergi mükellefiyetlerini korur; ikametgâh şartını kaldırmaz.

9. İstisna belgesi için ne zaman başvurmalıyım?

Kural olarak Türkiye’de yerleşmiş sayıldığınız takvim yılının sonuna kadar; yılın son iki ayında yerleşmiş sayıldıysanız takip eden takvim yılının ikinci ayı sonuna kadar.

10. Şartları taşımadığım sonradan ortaya çıkarsa ne olur?

Mükerrer 20/D altıncı fıkra gereği istisna nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır ve Vergi Usul Kanunu sonuçları doğabilir.

Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.75 ve mükerrer 20/D, 7582 sayılı Kanun ile 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği esas alınarak Avukat Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış ve 15 Eylül 2026 tarihinde güncel mevzuat bakımından kontrol edilmiştir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; yurt dışındaki müvekkillerin Türkiye’deki hukuki ve vergiye bağlı süreçleri Mersin’den dijital olarak takip edilmektedir.

Av. Halil BAKIRCI
Mersin Barosu Sicil No: 3472
(E-İMZALIDIR)

Bu yazı genel hukuki ve vergisel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın gelir, yerleşiklik ve vergi kayıtları incelenmeden hukuki görüş veya vergi danışmanlığı yerine geçmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp