B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mersin Takipsizlik Kararına İtiraz ve Eksik Soruşturma

Kısa cevap: Mersin takipsizlik kararına itiraz, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.173 uyarınca, suçtan zarar gören tarafından kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvuru, kararı veren savcının görev yaptığı ağır ceza yargı çevresinin merkezindeki sulh ceza hâkimliğine yöneltilir. Dilekçede yalnızca karara katılmadığınızı söylemek yeterli değildir; kamu davasının açılmasını gerektiren olaylar, mevcut deliller ve tamamlanması istenen soruşturma işlemleri gösterilmelidir.

Bu rehber, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın (KYOK) denetlenmesine odaklanır. Şikâyet dilekçesi hazırlama, tutukluluğa itiraz ve mahkûmiyete karşı istinaf farklı işlemlerdir. İncelemede öncelik, kararın adı, gerekçesi, dosya numarası ve usulüne uygun tebliğ tarihidir. Açıklanan iki haftalık düzenleme, CMK geçici m.6 gereğince 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımındandır; önceki tarihli bir karar için geçiş hükmü ayrıca uygulanır.

Mersin takipsizlik kararına itirazda CMK 173 süre ve delil incelemesi
KYOK incelemesinde karar gerekçesi, tebligat ve toplanmayan deliller ayrı değerlendirilir.

Takipsizlik kararı hangi koşullarda verilir?

CMK m.172/1, soruşturma sonunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesini veya kovuşturma olanağının bulunmamasını KYOK sebepleri olarak düzenler. Birinci durumda delillerin ulaştığı seviye, ikinci durumda ise yargılamaya geçişi engelleyen hukuki neden önem taşır. Dilekçenin yöntemi de gerekçeye göre değişir: delil yetersizliği kararına eksik araştırma ve mevcut delillerle; kovuşturma engeli gerekçesine ise ilgili koşulun gerçekleştiğini gösteren belge ve hukuki açıklamayla cevap verilir.

CMK m.160/2 gereğince savcı, şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamak ve muhafaza etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla itiraz, yalnız suçlayıcı bir anlatımın kuvvetlendirilmesi değildir. Olayın açıklığa kavuşmasını sağlayacak araştırmanın yapılmadığı, delilin yanlış okunduğu veya suçun unsurlarının yanlış değerlendirildiği somut olarak ortaya konulur. Şüpheli lehindeki bir kayıt da saklanmamalı; bu kaydın olayın hangi bölümünü açıkladığı dürüstçe tartışılmalıdır.

Yeterli şüphe ile mahkûmiyet ispatı aynı değildir

CMK m.170/2, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenmesini öngörür. Buna karşılık mahkûmiyet, yargılamada hukuka uygun delillerin değerlendirilmesi sonucunda verilir. İtiraz dilekçesi, henüz dinlenmemiş tanık veya incelenmemiş kayıt varken neden soruşturmanın kapatılmaması gerektiğini açıklayabilir. Ancak sırf şikâyet edilmiş olması da iddianame için yeterli kabul edilmez. Savcılığın gerekçesiyle deliller arasındaki bağlantı tartışılmalıdır.

Takipsizlik, ceza mahkemesinin beraat hükmü değildir. Ayrıca ceza soruşturmasında verilen karar, aynı olayın sözleşme, iş ilişkisi veya tazminat boyutundaki bütün taleplerini kendiliğinden sona erdirmez. Bu ayrım, itiraz dilekçesine konu dışı bütün ticari veya kişisel uyuşmazlıkların eklenmesi gerektiği anlamına gelmez; ceza dosyasının konusu belirli tutulmalıdır.

Takipsizliğe itiraz süresi iki haftadır: başlangıç ve hesap

CMK m.173/1’de başlangıç açıkça kararın suçtan zarar görene tebliği olarak belirlenmiştir. Bu nedenle yalnız kararın düzenlendiği tarihi veya UYAP ekranında görüldüğü günü esas almak doğru değildir. Tebligat belgesi, elektronik tebligat kaydı ve varsa vekile yapılan tebliğ birlikte kontrol edilir. Elektronik tebligatta belgenin sisteme ulaşması, okunması ve hukuken tebliğ edilmiş sayılması aynı kavramlar değildir; dosyadaki tebliğ kaydının hukuki niteliği belirlenmelidir.

CMK m.39/2 uyarınca hafta olarak belirlenen süre, tebliğ gününün son haftadaki isim olarak karşılığı olan günün mesai bitiminde sona erer. Son gün tatile rastlarsa m.39/4 gereğince takip eden iş günü esas alınır. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde CMK m.38/A/9 uyarınca süre gün sonunda biter. Süre hesabında gerçek tebliğ belgesi ve başvurunun yapılacağı yöntem esas alınmalıdır; karar tarihi veya UYAP’ta görülme günü kendiliğinden tebliğ tarihi yerine konulmaz.

İki hafta ile on beş gün aynı süre değildir. Eski tarihli internet metinlerindeki on beş günlük bilgi yeni tarihli kararlar için kullanılmamalıdır. Süreyi kaçıran kişinin aynı dilekçeyi başka bir savcılığa yeniden vermesi, geçerli bir itiraz süresi yaratmaz. Kusur olmaksızın süre kaçırılması iddiası varsa CMK m.40-42 kapsamındaki eski hâle getirme koşulları ve engelin kalktığı tarih ayrıca incelenir; bu yol olağan süre takibinin alternatifi değildir.

Mersin’de hangi sulh ceza hâkimliğine başvurulur?

CMK m.173/1, başvurucunun ev adresini veya şikâyetin ilk verildiği karakolu değil, KYOK’u veren savcının görev yaptığı ağır ceza yargı çevresini esas alır. Mersin il sınırları içindeki her savcılık dosyasının aynı merkeze bağlı olduğu varsayılmamalıdır. Kararın kanun yolu bildirimi ile savcılığın yargı çevresi birlikte okunur. Dosya Mersin merkez Cumhuriyet Başsavcılığına aitse başlık buna uygun Mersin sulh ceza hâkimliğine yöneltilir; başka bir yargı çevresindeki karar için o çevrenin kanuni mercii kullanılır.

Başvuruyu suçtan zarar gören veya yetkili vekili yapar. Her ihbarcı, sırf ihbarda bulunmuş olması nedeniyle otomatik olarak suçtan zarar gören sıfatını kazanmaz. Şirket adına yapılan başvuruda temsil yetkisi, kişisel başvuruda fiilden doğrudan etkilenme ve vekil aracılığıyla işlemde dosyadaki vekâlet ilişkisi kontrol edilir. Şüpheliyi savunan avukat için kullanılan müdafi sıfatı ile suçtan zarar göreni temsil eden vekil sıfatı bu işlemde karıştırılmamalıdır.

Eksik soruşturma iddiası delil kaynağıyla açıklanmalıdır

Eksik soruşturma, yalnız “araştırılmadı” demek değildir. Hangi işlem yapılmadı, delil kimde, hangi tarih aralığı isteniyor ve bu delil hangi unsur bakımından önem taşıyor soruları cevaplanmalıdır. Örneğin yalnız “kameralar incelensin” denilmesi yerine işyerinin adresi, kamera açısı, olay saatleri, kayıt sahibinin bilgileri ve görüntünün göstereceği olay belirtilir. Kayıtların silinme tehlikesi varsa muhafaza talebinin aciliyeti ayrıca açıklanır.

Karardaki gerekçeSomut itirazın konusuTalep edilecek araştırma
Şüpheli ile olay arasında bağlantı bulunmadığıBelirli tarihteki giriş ve çıkışın araştırılmamasıAdres ve saat aralığı gösterilmiş kamera ile kart geçiş kayıtları
Ödemenin kanıtlanamadığıDekontun dosyada bulunmasına rağmen değerlendirilmemesiİşlem numarası üzerinden banka teyidi ve ilgili hesap hareketi
Tanık bulunmadığıOlayı doğrudan gören kişinin dinlenmemesiTanığın kimlik ve ulaşım bilgileriyle dinlenmesi
Belgenin gerçek olduğunun kabulüAsıl belge ve düzenleyici kayıtların incelenmemesiBelge aslının getirtilmesi ve gerekli uzman incelemesi
Mesaj içeriğinin belirsizliğiKonuşmanın yalnız bir kısmının değerlendirilmesiHukuka uygun elde edilmiş tam konuşma ve hesap bağlantısının araştırılması

Tanık için yalnız isim bildirmek yerine hangi olayı, nerede ve hangi konumda gördüğü açıklanmalıdır. Bir kişinin başkasından duyduğu bilgi ile doğrudan gözlemi farklıdır. Bilirkişi incelemesi isteniyorsa uzmanlık konusu belirlenmelidir: belge üzerindeki imza, dijital dosyanın değişiklik geçmişi veya hesap hareketlerinin uyumu ayrı teknik sorulardır. “Bilirkişi suç işlendiğini belirlesin” şeklindeki talep, teknik inceleme ile hukuki nitelendirmeyi karıştırır.

Dijital delilde bağlam ve hukuka uygunluk

Mesaj veya e-posta çıktısında gönderen, alıcı, tarih, hesap ve konuşmanın devamı korunmalıdır. Kırpılmış ekran görüntüsü, tek başına hesabın kime ait olduğunu veya yazışmanın tamamını göstermez. Dosyaya sunulan materyalin nereden elde edildiği açıklanmalı; başka bir kişinin hesabına izinsiz girilerek yeni delil üretilmemelidir. CMK m.217/2’nin hukuka uygun elde edilmiş delil ilkesi, itiraz hazırlığındaki belge toplama yöntemi bakımından da gözetilmelidir.

İtiraz dosyasında asılların nerede bulunduğu ayrıca yazılmalıdır. Telefonun adli incelemede olması veya şirket sunucusunun başka bir soruşturma kapsamında alınmış bulunması durumunda, ilgili emanet ve dosya bilgileri verilerek resmî yoldan getirtilmesi istenir. Bu konular için el konulan telefonun iadesi ve dijital inceleme ile işletme defteri ve e-postalara el koyma rehberleri tamamlayıcıdır.

İtiraz dilekçesi nasıl düzenlenir?

Dilekçenin ilk bölümünde karar mercii, soruşturma ve karar numarası, karar tarihi, tebliğ tarihi, başvurucu ve vekil bilgileri bulunur. Ardından itiraz edilen gerekçe özetlenir. Olay anlatımı, kararın denetlenmesini sağlayacak ayrıntıyla sınırlı tutulur. Önceki şikâyet dilekçesinin tamamını tekrar etmek yerine savcılığın hangi kabulünün hangi kayıtla çeliştiği gösterilir. CMK m.173/2’nin istediği olay ve delil açıklaması bu bölümde karşılanır.

Her itiraz sebebi ayrı başlık taşımalıdır. Birinci başlıkta kamera kaydı, ikinci başlıkta dinlenmeyen tanık, üçüncü başlıkta hukuki nitelendirme tartışılıyorsa ilgili ekler aynı sırayla numaralandırılır. Ödeme belgesi için işlem tarihi ve tutarı, yazışma için ilgili sayfa, rapor için sonuç paragrafı belirtilir. Bu yöntem, yüzlerce sayfa ek içinde önemli belgenin kaybolmasını önler; tek başına çok belge eklemek güçlü itiraz anlamına gelmez.

Sonuç bölümünde, itirazın kabulü ve KYOK’un kaldırılması istemi somut gerekçelere bağlanır. Eksik araştırma varsa CMK m.173/3 doğrultusunda hangi soruşturma işlemlerinin yapılmasının istendiği ayrıca yazılır. Aynı metinde mahkûmiyet, tazminat ve icra taleplerini tek sonuç altında birleştirmek yerine ceza soruşturmasının bu aşamasında verilebilecek karar esas alınmalıdır. İtiraz mercii bu aşamada şüpheliye doğrudan mahkûmiyet hükmü kurmaz.

Başvuru teslimi ve son kontrol

Dilekçenin imzası, vekâlet ilişkisi, ek listesi ve başvuru tarihi kontrol edilmelidir. Fiziksel başvuruda evrak kayıt bilgisi, elektronik başvuruda gönderim ve kayıt sonucu saklanmalıdır. Bir taslağın hazırlanmış veya dosyaya yüklenmek üzere seçilmiş olması, gönderimin tamamlandığını kanıtlamaz. Son gün yapılan işlemlerde sistem hatası ve yanlış dosya seçimi riski nedeniyle başvuru kaydı ayrıca doğrulanmalıdır.

Gizli kişisel veriler gereksiz biçimde çoğaltılmamalıdır. Delilin incelenmesi için gereken bilgiler saklı tutulmadan, konu dışı kişilere ait verilerin dosyayla ilgisi açıklanmalıdır. Başvurudan sonra bulunan ek delil için de dosya numarası kullanılarak tamamlayıcı dilekçe sunulur; ancak sonradan ek sunma düşüncesi, ilk başvurunun süresinde yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

İtiraz kabul veya reddedilirse ne olur?

CMK m.173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, karar verebilmek için soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini görürse bunu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunur. Bu nedenle eksik işlemi somutlaştıran dilekçe, yalnız mevcut belgelerin yeniden okunmasını değil gerekli araştırmanın tamamlanmasını da amaçlar. Her araştırma talebi kabul edilmek zorunda değildir; talebin uyuşmazlığın çözümüne etkisi açıklanmalıdır.

Hâkimlik istemi yerinde bulursa CMK m.173/4 gereğince savcı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Bu sonuç, şüphelinin suçlu bulunduğu anlamına gelmez. İddianamenin değerlendirilmesi ve kabulünden sonra yargılama kendi kurallarıyla yürür. Kamu davası açılmasına yeterli neden bulunmazsa istem gerekçeli olarak reddedilir; m.173/3, itiraz edene gider yükletilmesini de düzenler. Masraf sonucu, başvurunun hukuki koşulları değerlendirilirken dikkate alınmalıdır.

Retten sonra aynı olayı yeniden bildirmek yeterli mi?

Hayır. CMK m.172/2 ve m.173/6 birlikte uygulanır: aynı fiil yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturan yeni delil elde edilmesi ve sulh ceza hâkimliği kararı gerekir. Aynı belgeleri farklı başlıklarla tekrar vermek, yeni delil sunmakla aynı şey değildir. Sonradan bulunan kaydın yeniliği, güvenilirliği ve suçun unsurlarına etkisi gösterilmelidir. Kararın kesinleşmesi, dosyadaki her belgeyi sonsuza kadar tartışmasız kılmaz; yeniden başvurunun özel kanuni koşulları vardır.

CMK m.173/5’te savcının kamu davası açmama hususundaki takdir yetkisini kullandığı hâller için ayrı düzenleme bulunduğundan, her savcılık kararına aynı yolun uygulanacağı varsayılmamalıdır. Kararın yalnız başlığı değil hukuki dayanağı okunur. Mersin’deki dosyanın genel soruşturma ve temsil süreci için Mersin ceza hukuku ve müdafilik sayfasına başvurulabilir.

Takipsizliğe itirazda birbirine karıştırılmaması gereken kararlar

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi, delil yetersizliği nedeniyle KYOK mudur?

Hayır. CMK m.171/2’de kamu davasının açılmasının ertelenmesi, yeterli şüphe bulunmasına rağmen ve kanuni koşullarla verilen ayrı bir karardır. Aynı fıkra, suçtan zarar görenin veya şüphelinin bu karara CMK m.173 hükümlerine göre itiraz edebileceğini açıkça düzenler. CMK m.173/5’teki takdir yetkisi istisnası, m.171/2’de açıkça tanınmış bu başvuru hakkını yok sayacak şekilde uygulanamaz. Dilekçede delil yetersizliği gerekçesi ile erteleme koşullarına itiraz birbirinden ayrılmalıdır.

Şahsi cezasızlık veya cezayı kaldıran etkin pişmanlık nedeniyle kararın farkı nedir?

CMK m.171/1; cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebi bulunduğunda savcının kamu davası açmama yönündeki takdirini düzenler. Bu kararın denetiminde m.173/5’teki özel hüküm dikkate alınır. Sadece karar başlığında “kovuşturmaya yer olmadığı” yazmasına dayanarak her dosyada aynı olağan itiraz yolunun bulunduğu söylenemez; gerekçe ve uygulanan fıkra birlikte okunmalıdır.

AİHM kararı sonrasında yeniden soruşturma için hangi süre uygulanır?

CMK m.172/3; KYOK’un etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla belirlenmesi veya ilgili başvuruda dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hâllerini ayrıca düzenler. Bu kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilirse yeniden soruşturma açılır. Bu özel yol, olağan KYOK itirazındaki iki haftalık sürenin uzatılması değildir ve her ret kararından sonra kendiliğinden uygulanmaz.

Dayanaklar ve resmî kaynaklar

Adalet Bakanlığı: 5271 sayılı CMK m.39-42, 160, 170, 172-173, 217 ve geçici m.6; TBMM: 7499 sayılı Kanun m.22 ve 37. Madde açıklamaları genel bilgilendirmedir; başvuru için kararın tam metni ve gerçek tebligat kayıtları esas alınır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir.

Google Maps’te Yol Tarifi

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472. KYOK, soruşturma ve itiraz yolu incelenmiştir.

Genel bilgilendirmedir; isnat, karar ve süreler somut dosyada incelenir.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Telefon WhatsApp