B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Miras Borca Batıksa Reddi Miras Yapmadan Reddedilmiş Sayılır mı? TMK 605/2 | 2026

Kısa ve net cevap: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.605/2’ye göre, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu kurum “mirasın hükmen reddi” olarak adlandırılır. Hükmen ret, TMK m.606’daki üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan gerçek ret beyanından farklıdır. Hükmen rette temel inceleme ölüm tarihindeki tereke aktif ve pasifidir. Terekenin borçları malvarlığı değerlerinden fazlaysa ve TMK m.610 kapsamında mirası kabul anlamına gelen davranış yoksa hükmen ret tespiti istenir.

Miras bırakan kişinin borçlu ölmesi, mirasçıların en sık karşılaştığı risklerden biridir. Kredi borcu, vergi borcu, icra dosyası, kefalet, şirket borcu veya kişisel borçlar ölümle kendiliğinden ortadan kalkmaz. Miras, kanundaki sistem gereği ölüm anında mirasçılara bir bütün hâlinde geçer. Bu bütün yalnız malvarlığı değerlerini değil, terekeye dahil borçları da kapsar.

Türk Medeni Kanunu iki ayrı koruma yolu düzenler. Birincisi, mirasçının üç ay içinde açık ret beyanı yapmasıdır. İkincisi ise mirasbırakanın ölüm anında ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde kanunun doğrudan “miras reddedilmiş sayılır” sonucunu bağladığı hükmen rettir. Bu iki kurumun şartları, süreleri ve ispat yöntemi aynı değildir.

Hükmen ret davasında asıl soru “mirasçı üç ay içinde reddetti mi?” değildir. Asıl soru, mirasbırakanın öldüğü tarihte terekenin borca batık olup olmadığıdır. Bu nedenle banka kayıtları, icra dosyaları, vergi borçları, SGK borçları, tapu kayıtları, araçlar, banka hesapları, alacaklar ve diğer tüm tereke unsurları ölüm tarihi esas alınarak birlikte incelenir.

TMK 605/2 miras borca batıksa hükmen ret mirasın reddedilmiş sayılması
TMK 605/2: Ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

TMK m.605/2 Hükmen Ret Nedir?

TMK m.605 önce yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası ise özel bir durum için ret beyanı aramaz: Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Bu sonuç kanundan doğar. Mirasçı sonradan mahkemeye başvurduğunda mahkemeden yeni bir ret hakkı yaratmasını istemez; ölüm tarihinde zaten oluşmuş hukuki durumun tespitini ister. Bu nedenle uygulamada “mirasın hükmen reddinin tespiti” ifadesi kullanılır.

Hükmen ret, borçlu bir terekenin mirasçıyı sınırsız biçimde kişisel borç yükü altına sokmasını önleyen koruyucu mekanizmadır. Ancak yalnız “mirasbırakanın borcu vardı” demek yeterli değildir. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin bütün aktif ve pasiflerinin karşılaştırılması gerekir.

Tereke içinde bir taşınmaz veya araç bulunması hükmen reddi otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Önemli olan toplam aktif değerin toplam borçları karşılayıp karşılamadığıdır. Aynı şekilde tek bir yüksek borç bulunması da tek başına yeterli değildir; terekenin diğer malvarlığı ve alacakları hesaba katılır.

Gerçek Ret ile Hükmen Ret Arasındaki Fark Nedir?

Gerçek ret, TMK m.605/1 ve devamı uyarınca mirasçının ret iradesini açıkça sulh hukuk mahkemesine bildirmesidir. TMK m.606 uyarınca temel ret süresi üç aydır. Mirasçı süresi içinde kayıtsız ve şartsız ret beyanında bulunur ve ret özel kütüğe tescil edilir.

Hükmen rette ise ret iradesi şart değildir. Kanun, ölüm tarihinde ödemeden aczin açık veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirası reddedilmiş sayar. Hükmen ret davası bu kanuni sonucu tespit eder.

Gerçek rette mirasın borca batık olması gerekmez. Mirasçı borcu olmayan ve yüksek değerde mal içeren terekeyi de süresi içinde reddeder. Hükmen rette ise borca batıklık ve ödemeden aciz kurumun merkezindedir.

Gerçek ret bakımından üç aylık sürenin kaçırılması kural olarak ret hakkının kaybına yol açar. Hükmen ret talebi ise üç aylık gerçek ret süresine bağlı değildir. Buna rağmen mirasçının TMK m.610 kapsamında terekeyi kabul anlamına gelen davranışta bulunmaması gerekir.

“Ödemeden Aciz” Ne Anlama Gelir?

Ödemeden aciz, mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmemesidir. Uygulamada bu durum terekenin pasifinin aktifinden fazla olması, yani terekenin borca batık bulunması üzerinden tespit edilir.

Örneğin ölüm tarihinde toplam 2 milyon TL değerinde taşınır, taşınmaz, banka hesabı ve alacak bulunan terekeye karşılık 4 milyon TL kesinleşmiş kredi, icra, vergi ve diğer borç varsa pasif aktiften fazladır. Ancak değerler ölüm tarihine göre ve gerçek piyasa koşulları üzerinden saptanır.

“Açıkça belli” olma, mirasbırakanın mali çöküntüsünün objektif olarak bilinir ve görünür durumda bulunmasını ifade eder. Çok sayıda sonuçsuz icra takibi, haciz tutanakları, aciz belgesi, malvarlığı bulunamadığına dair kayıtlar ve benzeri belgeler bu durumu gösterir.

“Resmen tespit edilmiş” olma ise ödemeden aczin resmî kayıt veya işlemle saptanmış bulunmasıdır. Aciz belgesi, icra dosyasındaki resmî tespitler ve kamu kayıtları bu kapsamda temel delillerdir.

Borca Batıklık Hangi Tarihe Göre Belirlenir?

TMK m.605/2 açıkça mirasbırakanın ölümü tarihini esas alır. Bu nedenle mahkeme, dava tarihindeki veya yıllar sonraki mali duruma göre değil, ölüm anındaki tereke tablosuna göre karar verir.

Bu tarih seçimi önemlidir. Ölümden sonra taşınmazın değer kazanması, döviz kurunun değişmesi veya bir borcun faizle büyümesi doğrudan ölüm anındaki borca batıklık hesabının yerine geçmez. Mahkeme ilgili değerleri ölüm tarihindeki karşılıklarıyla belirler.

Ölümden sonra ortaya çıkan fakat hukuki sebebi ölümden önce doğmuş borçlar da tereke borcu niteliği taşıyorsa pasifte dikkate alınır. Buna karşılık mirasçının kendi davranışıyla ölümden sonra doğurduğu kişisel borç tereke pasifi değildir.

Aktif ve pasifin aynı tarih kesitinde karşılaştırılması gerekir. Aksi hâlde bir kalemin bugünkü değeriyle başka bir kalemin ölüm tarihindeki değeri kıyaslanmış olur ve sağlıklı borca batıklık hesabı yapılamaz.

Tereke Aktifi Nasıl Hesaplanır?

Tereke aktifi, mirasbırakanın ölüm anında sahip olduğu para ile ölçülebilen hak ve malvarlığı değerlerinden oluşur. Tapulu taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, mevduat, yatırım hesapları, şirket payları, kıymetli evrak, üçüncü kişilerden alacaklar ve ekonomik değer taşıyan taşınırlar araştırılır.

Taşınmazlar bakımından tapu kayıtları getirtilir ve ölüm tarihindeki gerçek değer belirlenir. Araçlar için trafik kayıtları ve ölüm tarihindeki değer; banka hesapları için ölüm günündeki bakiye; şirket ortaklıklarında payın ekonomik değeri incelenir.

Mirasbırakanın üçüncü kişilerden tahsil edilebilir alacağı varsa bu da aktiftir. Ancak kağıt üzerinde görünen fakat tahsili imkânsız bir alacağın nominal değeriyle tereke aktifine eklenmesi doğru sonuç vermez. Alacağın hukuki ve ekonomik gerçekliği incelenir.

Hayat sigortası veya belirli sosyal güvenlik ödemelerinin terekeye dahil olup olmadığı kendi özel mevzuatına göre belirlenir. Hak sahiplerine doğrudan ödenen ve tereke dışında kalan değerler borca batıklık hesabında tereke aktifi olarak yazılmaz.

Tereke Pasifi Nasıl Hesaplanır?

Tereke pasifi, mirasbırakanın ölüm anında mevcut ve terekeye yüklenen borçlardan oluşur. Banka kredileri, kredi kartı borçları, icra borçları, vergi borçları, SGK borçları, üçüncü kişilere olan borçlar, kesinleşmiş tazminat ve sözleşme borçları bu incelemenin temel kalemleridir.

İcra dosyasının bulunması borcun her durumda kesin olduğu anlamına gelmez. İtiraz edilmiş, iptal edilmiş veya zamanaşımına uğramış bir talebin hukuki durumu ayrıca incelenir. Mahkeme gerçek pasifi belirler.

Kefalet borcunda, mirasbırakanın kefil olduğu borcun ölüm tarihinde doğmuş sorumluluk kapsamı incelenir. Şirket borçlarında ise şirketin ayrı tüzel kişiliği ile mirasbırakanın şahsi sorumluluğu ayrılır. Sırf şirket ortağı olmak, şirketin bütün borçlarının doğrudan kişisel tereke borcu olduğu anlamına gelmez.

Vergi ve kamu borçlarında ilgili idarelerden ölüm tarihi itibarıyla borç dökümü istenir. Aynı borcun hem icra hem banka kaydında iki kez pasife yazılmaması için dosyalar karşılaştırılır.

Hükmen Ret İçin Üç Aylık Süre Var mı?

Hükmen ret talebi, TMK m.606’daki üç aylık gerçek ret süresine tabi değildir. Bunun nedeni, m.605/2’de kanunun “miras reddedilmiş sayılır” sonucunu ölüm anındaki objektif mali duruma bağlamasıdır.

Üç aylık süre geçtikten sonra mirasçı, ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek hükmen ret tespiti isteyebilir. Bununla birlikte süresiz başvuru imkânı, mirasçının tereke üzerinde dilediği işlemi yaptıktan sonra her durumda hükmen ret isteyebileceği anlamına gelmez.

TMK m.610’daki ret hakkının düşmesine ilişkin davranışlar hükmen ret bakımından da önem taşır. Mirasçı terekeyi benimsediğini gösteren, olağan yönetim dışına çıkan veya tereke malını sahiplenme niteliğinde işlem yaparsa sonradan ret korumasına dayanamaz.

Bu nedenle borçlu terekeyle karşılaşan mirasçı, üç aylık süre geçmiş olsa dahi tereke malları üzerinde satış, devir, kişisel kullanım amacıyla sahiplenme veya gizleme gibi işlemler yapmadan önce hukuki durumunu netleştirmelidir.

Tereke İşlerine Karışmak Hükmen Reddi Etkiler mi?

Evet. TMK m.610, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan ve olağan yönetim sınırını aşan, mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olmayan işleri yapan veya tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçının mirası reddedemeyeceğini düzenler.

Her işlem ret hakkını düşürmez. Cenaze giderlerini karşılama, bozulacak malları koruma, süre kaybını önlemek amacıyla zorunlu dava veya icra işlemi yapma ve terekeyi muhafaza eden olağan yönetim davranışları ile terekeyi sahiplenme arasında ayrım vardır.

Tereke taşınmazını üçüncü kişiye satmak, mirasbırakanın banka hesabındaki parayı kendi ihtiyacı için çekmek, aracı kendi adına fiilen sahiplenmek veya tereke malını diğer mirasçılardan gizlemek ret hakkının kaybına yol açan tipik davranışlardır.

TMK m.610 ayrıca zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasını önlemek için dava açılmasının ve cebrî icra takibi yapılmasının ret hakkını ortadan kaldırmadığını açıkça düzenler.

İcra Takibinde Hükmen Ret Nasıl İleri Sürülür?

Mirasbırakanın alacaklısı, ölümden sonra mirasçıya karşı icra takibi başlatırsa mirasçı hükmen ret savunmasını uygun usulle ileri sürmelidir. Takibin türü, ödeme emrinin niteliği ve tebliğ tarihi belirleyicidir.

İlamsız icrada ödeme emrine karşı süresinde itiraz yapılması gerekir. Mirasçı “borç terekeye ait, tereke ölüm tarihinde borca batıktı ve miras TMK m.605/2 gereği reddedilmiş sayılır” savunmasını açıkça ortaya koymalı ve gerekirse hükmen ret tespiti için dava yoluna gitmelidir.

Kesinleşmiş bir takipte kullanılacak başvuru yolu dosyanın aşamasına göre değişir. İcra mahkemesi ile genel mahkemenin görev alanları birbirine karıştırılmamalıdır. Hükmen ret tespiti maddi hukuk yönünden terekenin durumuna ilişkindir.

Ödeme emri veya haciz bildirimi geldiğinde süreler kaçırılmamalıdır. “Nasıl olsa miras borca batık” düşüncesiyle tebligatı cevapsız bırakmak, icra dosyasında ek usul sorunları doğurur.

Hükmen Ret Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasın hükmen reddinin tespiti, gerçek ret beyanının tescilinden farklı bir dava niteliği taşır. Görev ve taraf yapısı, davanın çekişmeli niteliğine göre belirlenir. Uygulamada mirasın hükmen reddi tespitine ilişkin uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Yetki bakımından miras hukukuna ve davalının yerleşim yerine ilişkin kurallar birlikte incelenir. Davalı taraf, mirasbırakanın alacaklıları ve somut hukuki yarara göre belirlenir. Yalnız “Hazineyi davalı göstermek yeterlidir” şeklinde otomatik bir taraf sistemi yoktur.

Dava açılmadan önce mirasbırakanın bilinen bütün önemli alacaklıları, icra dosyaları ve kamu borçları tespit edilmelidir. Eksik taraf teşkili yargılamayı uzatır.

Gerçek reddin kayıtsız ve şartsız beyanla sulh hukuk mahkemesine yapılması ile hükmen ret tespit davasının görev rejimi birbirine karıştırılmamalıdır.

Hükmen Ret Davasında Hangi Deliller Toplanır?

Mahkeme ölüm tarihindeki tereke aktif ve pasifini belirlemek için geniş kapsamlı kayıt araştırması yapar. Tapu müdürlüklerinden taşınmaz kayıtları, bankalardan hesap ve kredi bilgileri, trafik sicilinden araçlar, vergi idaresinden borçlar, SGK’dan kamu borçları ve icra müdürlüklerinden takip dosyaları getirtilir.

Mirasbırakanın şirket ortaklığı varsa ticaret sicili, şirket payı ve varsa şahsi sorumluluğu araştırılır. Taşınmazların ölüm tarihindeki değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılır. Araç ve diğer değerli mallar için de ölüm tarihindeki ekonomik değer esas alınır.

Alacaklıların sunduğu sözleşme, senet, kredi kayıtları ve kesinleşmiş kararlar pasif hesabında incelenir. Mirasçı da bilinen tüm borç ve malvarlığını mahkemeye açıkça bildirmelidir.

Mirasbırakanın ödemeden aczinin çevresinde açıkça bilindiğini gösteren çok sayıda sonuçsuz icra, haciz tutanağı veya aciz belgesi, “açıkça belli” unsurunu destekler. Ancak nihai hesap yine aktif-pasif karşılaştırmasına dayanır.

Bir Mirasçı İçin Verilen Hükmen Ret Kararı Diğer Mirasçıları Otomatik Olarak Kapsar mı?

Hükmen ret koşulu mirasbırakanın ölüm tarihindeki objektif mali durumuna dayanır. Buna karşılık her mirasçının TMK m.610 kapsamında ret hakkını düşüren bir davranışta bulunup bulunmadığı kişisel olarak farklılaşır.

Bu nedenle bir mirasçının açtığı davada terekenin borca batık olduğu tespit edilse bile diğer mirasçının tereke malını sahiplenmesi, satması veya gizlemesi gibi ayrı davranışları varsa onun hukuki durumu ayrıca incelenir.

Mirasçılar aynı davada birlikte yer alıyorsa her biri bakımından talep ve ret hakkının kaybı ayrı değerlendirilir. Kararın kapsamı hüküm fıkrasında gösterilen taraflarla belirlenir.

Alacaklı bakımından da hangi mirasçıya karşı hangi borç nedeniyle takip yürüttüğü önemlidir. Hükmen ret kararı icra dosyasına sunulmalı ve dosyanın aşamasına uygun işlem yapılmalıdır.

En Yakın Mirasçıların Tamamı Reddederse Ne Olur?

TMK m.612’ye göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra artan bir değer kalırsa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Hükmen ret sonucunda en yakın yasal mirasçıların tamamı bakımından ret durumu oluşmuşsa terekenin tasfiyesi de gündeme gelir. Tereke, sonraki zümreye sınırsız borçla otomatik geçiş mantığıyla bırakılmaz.

Altsoyun tamamının reddi fakat sağ kalan eşin reddetmemesi hâli TMK m.613’te ayrıca düzenlenmiştir. Bu durumda altsoyun payı sağ kalan eşe geçer. Bu özel kural, “her ret durumunda pay toruna geçer” şeklindeki genellemeyi engeller.

Bu nedenle ailede birden fazla mirasçı ret düşünüyorsa her kişinin bireysel işlemi kadar retlerin toplam mirasçılık yapısına etkisi de hesaplanmalıdır.

Vergi, Banka ve SGK Borçlarında Hükmen Ret Sonucu

Mirasbırakanın banka kredisi, kredi kartı, vergi veya SGK borcu bulunması hükmen ret incelemesinde tereke pasifine dahil edilir. Alacaklının kamu kurumu veya özel banka olması m.605/2’deki temel borca batıklık testini değiştirmez.

Hükmen ret tespit edildiğinde mirasçı, sırf mirasçılık sıfatı nedeniyle tereke borcunu kişisel malvarlığından ödeme yükümlülüğü altında tutulamaz. Bununla birlikte mirasçının borca şahsen kefil olması, müşterek borçlu olması veya ölümden bağımsız kişisel sorumluluk üstlenmesi ayrı hukuki sebep oluşturur.

Vergi borçlarında miras hukukunun yanında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve Vergi Usul Kanunu hükümleri de uygulanır. Hükmen ret kararı ilgili idareye sunulmalı ve mirasçının sorumluluğunun tereke kaynaklı kısmı ayrılmalıdır.

Bankalar bakımından hayat sigortası, kredi sigortası veya rehin gibi teminatlar varsa önce bu teminatların borca etkisi araştırılır. Sigorta ödemesi borcu azaltmışsa pasif hesabında kalan gerçek borç esas alınır.

Mirasçının Borç Ödemesi Hükmen Ret Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

Her ödeme aynı sonucu doğurmaz. Mirasçının kendi cebinden cenaze gideri, zorunlu koruma gideri veya terekenin değer kaybetmesini önleyen masrafı ödemesi ile tereke borçlarını mirası benimsediğini gösterecek şekilde düzenli olarak üstlenmesi aynı değildir.

Tereke hesabındaki parayla borç ödeme, tereke yönetimi sınırlarında kaldığı ölçüde ayrıca incelenir. Mirasçının borcu kişisel borcu gibi kabul edip yapılandırma imzalaması, borç ikrarında bulunması veya karşılığında tereke mallarını kendi adına sahiplenmesi farklı sonuç doğurur.

TMK m.610’daki temel ölçüt, olağan yönetim ve mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli sınırın aşılmasıdır. Her işlem için amacı, kapsamı ve tereke üzerindeki fiilî sahiplenme sonucu incelenir.

Hükmen ret düşünülüyorsa büyük ödeme, devir, satış veya yapılandırma işlemi yapılmadan önce terekenin borca batıklık tablosu çıkarılmalıdır. Sonradan “borç çokmuş” denilmesi, ret hakkını düşüren açık kabul davranışını geri almaz.

Hükmen Ret Dosyası İçin Pratik Kontrol Listesi

  • Ölüm belgesi ve vukuatlı nüfus kayıt örneği.
  • Mirasçılık belgesi.
  • Ölüm tarihi itibarıyla tapu kayıtları.
  • Araç ve diğer sicilli mal kayıtları.
  • Banka mevduatı, kredi ve kredi kartı borç dökümleri.
  • İcra dosyalarının listesi ve güncel kapak hesapları.
  • Vergi ve SGK borcu kayıtları.
  • Şirket ortaklığı ve pay bilgileri.
  • Üçüncü kişilerden alacak veya borcu gösteren sözleşmeler.
  • Aciz belgesi, haciz tutanağı ve sonuçsuz takip kayıtları.
  • Ölüm tarihindeki taşınmaz ve araç değerleri.
  • Mirasçıların tereke üzerinde yaptığı işlemlerin listesi.

Bu belgeler aktif-pasif hesabını oluşturur. Dosyanın merkezinde ölüm tarihindeki ekonomik tablo vardır.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TMK m.605/2 Türkiye genelinde aynı şekilde uygulanır. Mersin’de mirasbırakanın taşınmazlarının başka illerde bulunması, banka hesaplarının farklı şubelerde olması veya alacaklıların başka şehirlerde yer alması hükmen ret kurumunu değiştirmez; tereke bütün olarak araştırılır.

Mersin’de açılan dosyada da ölüm tarihindeki tapu, banka, araç, şirket, vergi, SGK ve icra kayıtları Türkiye genelinden getirtilir. Terekenin yalnız Mersin’de görünen mallarına bakılarak karar verilmez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. Görev ve yetki kuralları elverdiği ölçüde Türkiye genelindeki miras ve tereke uyuşmazlıkları Mersin’den takip edilir.

İlgili Rehberler ve Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Borçlu miras otomatik olarak reddedilmiş mi sayılır?

TMK m.605/2 şartları varsa evet. Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmalıdır.

Hükmen ret için üç ay içinde dava açmak zorunlu mu?

Hayır. Hükmen ret, TMK m.606’daki üç aylık gerçek ret süresine tabi değildir.

Mirasbırakanın tek bir borcu olması yeterli mi?

Hayır. Ölüm tarihindeki tereke aktif ve pasifinin tamamı karşılaştırılır.

Mirasbırakanın evi varsa hükmen ret olmaz mı?

Bu doğru değildir. Evin ölüm tarihindeki değeri tereke aktifine eklenir; toplam aktif toplam borçlarla karşılaştırılır.

Üç aylık reddi miras süresini kaçırdım, hükmen ret isteyebilir miyim?

Ölüm tarihinde m.605/2 şartları varsa ve TMK m.610 kapsamında mirası kabul sonucunu doğuran davranış yoksa hükmen ret tespiti istenir.

Tereke malını satarsam hükmen ret hakkı etkilenir mi?

Evet. Tereke malını sahiplenme ve olağan yönetim dışındaki işlemler TMK m.610 kapsamında ret hakkının düşmesine yol açar.

İcra takibi gelirse hiçbir şey yapmadan hükmen ret davasını mı beklemeliyim?

Hayır. İcra ödeme emrindeki itiraz ve başvuru süreleri ayrıca korunmalıdır.

Vergi borcu da tereke pasifine girer mi?

Mirasbırakana ait ve ölüm tarihinde mevcut vergi borcu tereke pasifinde dikkate alınır.

Hükmen ret kararı bütün mirasçılar için otomatik sonuç doğurur mu?

Terekenin borca batıklığı objektif olgudur; ancak her mirasçının TMK m.610 kapsamında ret hakkını düşüren kişisel davranışı ayrıca incelenir.

En yakın mirasçıların tamamı hükmen reddetmiş sayılırsa ne olur?

TMK m.612 uyarınca terekenin sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiyesi gündeme gelir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp