B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Mirasbırakana Borcu Olan Mirasçının Payı Nasıl Hesaplanır? TMK 654

Mirasbırakanın bir mirasçıdan olan alacağı, miras paylaşılırken o mirasçının payına mahsup edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.654’ün doğrudan sonucu budur. Anne veya babadan alınan gerçek borç, alacaklının ölümüyle kendiliğinden bağışa dönüşmez; borçlu kişinin aynı zamanda mirasçı olması da diğer mirasçıların tereke üzerindeki haklarını ortadan kaldırmaz. Ancak aile içinde yapılan her para aktarımı borç değildir. Geri ödeme yükümlülüğü, borcun kalan miktarı, ödeme veya ibra savunması ve paylaşma hesabına alınacak tutar somut delillerle belirlenmelidir. Buradaki mahsup, karşılıksız kazandırmaların denkleştirilmesinden ayrı bir miras paylaşımı sorunudur.

Mirasbırakana borçlu mirasçının borcunun tespiti, tereke hesabı, paya mahsup ve bakiye aşamalarını gösteren şema.
Karşılıksız kazandırmanın denkleştirilmesi farklı şartlara tabidir.

TMK 654 hangi borcu miras payına mahsup eder?

TMK m.654, alacaklısı mirasbırakan ve borçlusu mirasçı olan ilişkiyi düzenler. Ödünç para, ödenmemiş satış bedeli veya geçerli başka bir borç ilişkisi nedeniyle mirasbırakanın malvarlığında bulunan alacak, TMK m.599 uyarınca terekeye geçer. Paylaşma aşamasında bu alacak, borçlu mirasçının alacağı payın hesabında dikkate alınır. Kanun yalnız anne, baba ve çocuk arasındaki borçlara özgü değildir; mirasçı sıfatına sahip diğer borçlular yönünden de uygulanır.

Mahsup, borçlu mirasçıya hiç miras hakkı tanınmaması anlamına gelmez. Önce miras payı ve tereke hesabı belirlenir; ardından mirasbırakana olan borç, bu kişinin paylaşmada alacağı değere karşılık tutulur. Veraset ilamındaki miras oranı değişmez. Değişen, bu oranın somut mallar ve para üzerinde nasıl karşılanacağıdır. Bu nedenle mahsubu mirastan çıkarma veya mirasçılık belgesinden isim silme işlemi gibi sunmak yanlıştır.

Kuralın uygulanabilmesi için gerçek bir alacağın bulunması gerekir. Diğer mirasçıların borç bulunduğunu söylemesi tek başına yeterli değildir. Para teslimi, borç ilişkisi ve kalan tutar arasındaki bağ kurulmalıdır. Borçlu mirasçının kabul ettiği tutar ile itiraz ettiği bölüm ayrıldığında, paylaşımın hangi noktasının çekişmeli olduğu da açık hâle gelir.

Aileden alınan para borç mu, bağış mı, miras avansı mı?

TBK m.386 uyarınca tüketim ödüncünde verilen para veya tüketilebilir şeyin aynı nitelik ve miktarda geri verilmesi üstlenilir. Borç ilişkisinin ayırıcı noktası bu geri verme yükümlülüğüdür. Para aktarımının aile içinde yapılması, geri ödeme sözleşmesini geçersiz kılmaz; fakat her aile desteğinin ödünç olduğunu da göstermez. Banka hareketinin yanında tarafların ne kararlaştırdığı ve sonrasındaki davranışları değerlendirilir.

Karşılıksız kazandırmalarda ise mirasta denkleştirme hükümleri gündeme gelir. TMK m.669, miras payına mahsuben yapılan sağlararası karşılıksız kazandırmaları ve altsoya ilişkin özel kuralı düzenler. Borcun geçerli biçimde bağışlanması veya mirasçının borçtan kurtarılması, devam eden alacak ile aynı hukuki durum değildir. Bir işlem karşılıksız kazandırma olarak değerlendirildiğinde m.669 ve devamındaki şartlar ayrıca incelenir.

Aynı para tutarını hem hâlen mevcut borç sayıp m.654 gereğince mahsup etmek hem de bağış olarak ikinci kez denkleştirme hesabına eklemek, mükerrer sonuç doğurur. Talebin hukuki temeli açık kurulmalıdır. Mirasbırakanın ödeme beklediğini gösteren yazışmalar borç yönünden; karşılıksız bıraktığını gösteren geçerli açıklamalar ise bağış veya ibra yönünden değerlendirilir. Her iki iddianın aynı anda ileri sürüldüğü dosyada hangi maddi olayın hangi hukuki sonuca dayanak olduğu gösterilmelidir.

Borç tutarı tereke hesabına nasıl yerleştirilir?

Mirasbırakanın alacağı, terekenin aktif unsurudur. Bunun için tereke listesi yalnız tapu, banka mevduatı ve araçlardan oluşturulmaz; mirasçılardan ve üçüncü kişilerden olan alacaklar da ayrı kalemlerde gösterilir. Borçlu mirasçıdan olan alacak dışarıda bırakılıp yalnız eldeki mallar paylaştırılırsa, m.654 uygulanacak temel değer eksik hesaplanır. Alacağın varlığı ile tahsil edilebilirliği de aynı şey değildir; tartışmalı veya ödenmesi güç alacak ayrıca belirtilmelidir.

Hesapta önce tereke mal ve hakları ile tereke borçları belirlenir. Borçlu mirasçının miras payına düşen net değer bulunur. Sonra m.654 kapsamında mahsup edilecek alacak bu değere karşılık tutulur; kalan paylaşma hakkı varsa mal veya para olarak karşılanır. Borç önceden kısmen ödenmişse yalnız kalan alacak hesaba alınır. Ödenen kısmı yeniden borç gibi yazmak, tereke aktifini gerçekte olduğundan fazla gösterir.

Mahsubun muhasebesi iki ayrı hareketi görünür kılmalıdır: terekenin borçlu mirasçıdaki alacağı ve bu mirasçıya paylaşmada ayrılan değer. Alacak hesabın başında aktif olarak gösterilip sonunda borçlu mirasçıya özgülenen pay içinde karşılanır. Bu yöntem, aynı borcun hem paydan düşülüp hem de tamamının yeniden nakden istenmesini önler. Paylaşma tutanağında hangi miktarın hangi borcu karşıladığı açıkça yazılmalıdır.

Kardeşler arasındaki kişisel borç aynı mahsup hesabına girer mi?

TMK m.654, mirasbırakanın mirasçıdaki alacağını esas alır. İki kardeşin kendi arasında kurduğu, mirasbırakanın taraf olmadığı ödünç ilişkisi bu hükmün doğrudan konusu değildir. Bir mirasçının diğerine borçlu olması, tereke aktifinde mirasbırakana ait yeni bir alacak yaratmaz. Bu kişisel borcu terekeye ekleyerek bütün mirasçıların paylarını değiştirmek, alacak hakkının sahibini yanlış belirler.

Mirasçılar arasında kişisel alacak ile paylaşmadan doğan bir ödeme borcunun karşılaştırılması gerekiyorsa, TBK m.139 ve m.143’teki takas düzeni ayrıca incelenir. Genel takasta karşılıklı, aynı türden ve muaccel borçlar ile takas iradesinin bildirilmesi önem taşır. TMK m.654’teki paylaşma mahsubu ile TBK’daki genel takas aynı hukuki işlem değildir. Bu nedenle bir kardeşin kendi alacağını ileri sürmesi, bütün tereke malvarlığını tek başına yönetme veya diğer mirasçıların hesabını kapatma yetkisi vermez.

Ayrım, paylaşma cetvelinde farklı sütunlarla kurulmalıdır. İlk sütunda terekenin alacağı, ikinci sütunda mirasçıların kişisel alacakları, üçüncü sütunda paylaşma nedeniyle doğan ödeme yükümlülükleri gösterilir. Böylece m.654’e göre mahsup edilen borçla bağımsız takas bildiriminin kapsamı karışmaz. Mirasçılar anlaşmayla daha kapsamlı bir hesaplaşma yapacaksa, her alacağın sahibi ve borçlusu ile hangi miktarın sona erdirildiği açıkça yazılır. Bir mirasçının kişisel alacağından vazgeçmesi, diğer mirasçıların tereke payından vazgeçtiği anlamına gelmez.

Borçlu mirasçı hesap ve belge vermek zorunda mı?

TMK m.646/3, tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan mirasçıya, paylaşma sırasında eksiksiz bilgi verme yükümlülüğü getirir. TMK m.649/2 de paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun yapılması için mirasbırakanla ilişkiler hakkındaki gerekli bilgilerin mirasçılar arasında açıklanmasını öngörür. Dolayısıyla borç ilişkisinin belgelerini yalnız borçlu mirasçının elinde tutması, paylaşmada hesabı kapatmasını sağlamaz.

Açıklanması gereken bilgi, yalnız başlangıçta alınan tutar değildir. Geri ödeme tarihleri, hangi ödemelerin anaparaya veya faize ilişkin olduğu, borçta değişiklik yapılıp yapılmadığı ve sona erme iddiasının dayanağı da paylaşma hesabıyla ilgilidir. Ödeme yapılan hesabın kime ait olduğu ve paranın hangi borç için gönderildiği, toplu aile içi transferlerde özellikle önem taşır.

Bilgi verme yükümlülüğü, dayanaksız bütün iddiaların doğru kabul edilmesi anlamına gelmez. HMK m.190’daki ispat yükü ve m.194’teki somutlaştırma yükümlülüğü uygulanır. Borcu ileri sürenler ilişkiyi ve tutarı; ödeme veya ibra gibi borcu sona erdiren olguya dayanan kişi ise kendi savunmasının temelini ortaya koyar. Belge sunmama sorunu, kanuni belge ibrazı hükümleri içinde ele alınır; aile içinde suskun kalmak genel bir borç ikrarı sayılmaz.

Senet yoksa anne veya babaya olan borç ispatlanabilir mi?

HMK m.203/1-a, altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba ve kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilmesine imkân verir. Bu yüzden aile borcu için her durumda yazılı senet bulunması gerektiğini söylemek doğru değildir. Bununla birlikte tanık delilinin kullanılabilmesi, borcun kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez. Tanığın para teslimini ve geri verme anlaşmasını hangi bilgiyle anlattığı değerlendirilir.

Banka dekontu paranın gönderildiğini gösterebilir; aktarımın hukuki nedenini her zaman tek başına açıklamaz. Açıklama satırı, borç kabulünü içeren mesaj, geri ödeme takvimi ve kısmi ödemeler birlikte incelenir. HMK m.199 elektronik verileri belge kapsamında kabul eder; fakat her ekran görüntüsü senet gücünde değildir. Belgenin kime ait olduğu, bütünlüğü ve ilgili işlemle bağlantısı önem taşır.

HMK m.202, kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş, işlemi muhtemel gösteren belgeyi delil başlangıcı olarak düzenler. Buna karşılık senede bağlanmış borca karşı ileri sürülen azaltma veya sona erdirme iddialarında HMK m.201’in senede karşı ispat kuralı ayrıca değerlendirilir. Akrabalık istisnası, mevcut imzalı senedin bütün etkilerini kendiliğinden kaldırmaz. Delil planı, borcun baştan senetsiz kurulmasıyla sonradan senedin aksinin iddia edilmesini ayırmalıdır.

Borç miras payını aşıyorsa kalan tutar silinir mi?

TMK m.654, paylaşma sırasında mahsup düzenler; borçluya miras payını aşan kısmı bedelsiz bırakma hakkı vermez. Mirasbırakana karşı geçerli borç, payın karşılayabildiği miktarda mahsupla giderilir. Payı aşan bakiye, borç ilişkisine ilişkin hükümler çerçevesinde varlığını sürdürür. Bu bakiye için ödeme, ibra veya başka sona erme nedeni varsa ayrıca gösterilmelidir.

Burada TMK m.672’deki karşılıksız kazandırma kuralı doğrudan uygulanamaz. M.672, denkleştirmeye tabi kazandırmanın miras payını aşması ve mirasbırakanın fazla kısmı bırakmak istediğinin ispatı hakkında özel düzenlemedir. Mirasbırakana geri ödenmesi gereken gerçek borcu sırf paydan fazla diye bu maddeye dayanarak bağış saymak, alacak ile kazandırmayı karıştırır.

Mirasçılar bakiye alacağın kime özgüleneceğini ve nasıl tahsil edileceğini paylaşma sözleşmesinde düzenleyebilir. Ancak borçlu olmayan bir mirasçının terekeye ait bütün alacağı kendi kişisel alacağı gibi tek başına üstlenmesi, diğerlerinin haklarını ortadan kaldırmaz. Paylaşma öncesinde TMK m.640’taki ortak temsil ve tasarruf düzeni; paylaşma sonrasında ise alacağın kime geçtiğini gösteren geçerli işlem esas alınır. Bakiye tutarın hangi kişiye ve hangi tarihte ödeneceği belirsiz bırakılmamalıdır.

Mahsup hesabında faiz ve geri ödeme günü nasıl ele alınır?

Ödünç borcunda anapara ile faiz ayrı belirlenmelidir. TBK m.387 uyarınca ticari olmayan tüketim ödüncünde taraflar kararlaştırmadıkça faiz istenemez; ticari ödünçte farklı kural vardır. Anne veya babanın sağlığında faiz istememiş olması her durumda borçtan vazgeçtiğini göstermez. Buna karşılık sözleşmede dayanağı bulunmayan işlememiş akdi faiz, sırf miras paylaşımı yapılıyor diye borca eklenemez.

Temerrüt faizi farklı temele dayanır. TBK m.117’deki muacceliyet ve temerrüt şartları değerlendirilir. Ölüm tarihi, her borç için kendiliğinden faiz başlangıcı değildir. TBK m.392, ödüncün geri verilmesi için belirli gün, bildirim süresi veya ilk istemde muacceliyet kararlaştırılmamışsa ilk istemden itibaren altı haftalık özel düzenleme getirir. Paylaşma dışındaki bağımsız tahsil isteminde bu şartlar göz ardı edilmemelidir.

Mahsup cetvelinde anapara, geçerli akdi faiz, temerrüt faizi ve yapılmış ödemeler ayrı satırlarda gösterilir. Faizin başlangıç tarihi, dayanağı ve ilgili dönemde uygulanacak oran açıklanır. TMK m.654, borç sözleşmesinin yerine geçen yeni bir faiz oranı koymaz. Bu nedenle eski bir borcu güncel taşınmaz fiyatı veya ailece seçilmiş artış oranıyla kendiliğinden yükseltmek yerine, alacağın kendi hukuki rejimi üzerinden hesap yapılır.

Borç ödendi veya mirasbırakan tarafından bağışlandı deniyorsa ne incelenir?

Borçlu mirasçı ödeme yaptığını savunuyorsa ödeme belgesinin hangi ilişkiye ait olduğu belirlenir. Mirasbırakana gönderilmiş her para, önceki ödüncün geri ödemesi değildir; ortak gider, alışveriş bedeli veya başka borç için gönderilmiş tutarlar bulunabilir. Dekont açıklaması, ödeme tarihi, taraf yazışmaları ve borç bakiyesinin karşılıklı teyidi, doğru mahsup için birlikte incelenir.

TBK m.132 uyarınca borç, tarafların yapacağı ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen kaldırılabilir. İbranın şekle bağlı olmamasına ilişkin kanuni kural, ispat sorununun da bulunmadığı anlamına gelmez. “Artık istemiyordu” biçimindeki yorum ile borcu sona erdiren anlaşmanın varlığı birbirinden farklıdır. İbra ileri sürülüyorsa hangi borcun, hangi miktarda ve hangi iradeyle kaldırıldığı açıklanmalıdır.

İbra karşılıksız kazandırma oluşturduğunda miras hukuku yönünden ayrıca denkleştirme ve gerektiğinde saklı pay hükümleri incelenir. Böylece aynı olayda önce borcun devam edip etmediği, sonra borçtan kurtarmanın miras hesabındaki sonucu belirlenir. İbra ispatlandığı hâlde alacak hâlen mevcutmuş gibi m.654 uygulanmaz; karşılıksız kazandırmanın bütün şartları oluşmadan da yalnız eski borçtan hareketle otomatik denkleştirme yapılmaz. Hukuki nitelendirme sırayla yürütülmelidir.

Mirası reddetmek veya paylaşmayı beklemek eski borcu ortadan kaldırır mı?

Mirasın reddi, mirasbırakanın borçlarını mirasçı sıfatıyla üstlenme meselesiyle ilgilidir. Kişinin mirasbırakana karşı önceden doğmuş kendi borcu, mirası reddetmesiyle ortadan kalkmaz. Reddeden kişinin paylaşmada mahsup edilecek miras payı kalmaması, mevcut alacağın da silindiği anlamına gelmez. Alacak, terekenin hak sahipleri veya yetkili temsilcisi tarafından kendi hukuki dayanağına göre izlenir.

Bağımsız alacak talebinde zamanaşımı da borç ilişkisinin türüne göre incelenir. TBK m.146 genel olarak on yıllık süre; m.147 belirli alacaklar için beş yıllık süre öngörür. TBK m.149’da başlangıç muacceliyete bağlanır; m.154 ve m.156, borcun ikrarı veya dava ve takip gibi kesilme sebeplerini ve yeni süreyi düzenler. Ölüm, bütün alacaklar için yeni bir on yıllık süre başlatan olay değildir.

Paylaşma hesabındaki mahsup ile bağımsız ödeme istemi aynı işlem olarak ele alınmamalıdır. TMK m.654’teki paylaşma kuralından hareketle her alacağın süresiz şekilde dava edilebileceği sonucu çıkarılamaz. Aynı şekilde mirasçıların yıllarca paylaşma yapmaması, borcun vadesini kendiliğinden ileri taşımaz. Süre değerlendirmesi; borcun doğumu, muacceliyeti, ikrar ve ödemeler ile seçilen hukuki talep üzerinden yapılır. Zamanaşımı savunmasının ileri sürülmesine ilişkin TBK m.161 de gözetilir.

Paylaşma içindeki mahsup hangi mahkemede değerlendirilir?

TMK m.642 ve HMK m.4/1-b uyarınca terekenin paylaşılması ve ortaklığın giderilmesi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. HMK m.11/1-a, terekenin paylaşılmasına ilişkin davalarda mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili kılar. TMK m.654 uyarınca borcun paya mahsubu, paylaşma hesabı içindeki talep olarak açıkça ileri sürülür; mahkemeden hangi alacağın hangi mirasçının payında dikkate alınacağı istenir.

Buna karşılık mirasbırakanın ödünç alacağının bağımsız tahsili davası yalnız taraflar mirasçı diye kendiliğinden paylaşma davası olmaz. Özel görev hükmü bulunmayan kişisel para alacağı bakımından HMK m.2’deki asliye hukuk kuralı; kira veya ticari ilişki gibi özel nitelikteki borçlarda ilgili görev hükümleri uygulanır. Talebin adı değil hukuki niteliği mahkeme seçimini belirler.

6325 sayılı Kanun m.18/B/1-b, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuğu dava şartı yapar. Paylaşma bu kapsama giriyorsa süreç tamamlanmalıdır. Arabuluculuk görüşmesinde yalnız malların kimde kalacağı değil, borçlu mirasçının hesabı ve bakiyenin akıbeti de anlaşmanın kapsamına yazılır. Bağımsız alacak davasında ise arabuluculuk zorunluluğu alacağın kendi türüne göre ayrıca belirlenir.

Paylaşma davasının içinde borç tartışılması, davaya katılmamış kişinin kişisel alacağı hakkında karar verilmesine de izin vermez. Borcun mirasbırakana mı, başka bir mirasçıya mı yoksa üçüncü kişiye mi ait olduğu, mahkemenin önündeki talebin sınırını belirler. Bu nedenle alacaklı sıfatı ile borçlu mirasçı sıfatı dilekçede ayrı ayrı açıklanır.

Mahsup miras paylaşma sözleşmesine nasıl yazılır?

TMK m.676, paylaşma sözleşmesinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar. Miras taksim sözleşmesinin şekil ve tapu sonuçları ayrıca ele alınmıştır. Borç mahsubu içeren sözleşmede, yalnız “borçlar düşülmüştür” ibaresi kullanılması yeterli açıklığı sağlamaz. Borcun kaynağı, ilk tutarı, ödemeler, kabul edilen bakiye ve hangi miras payına karşılık tutulduğu ayrı gösterilmelidir.

Borcun tamamı mahsup edilmişse hangi alacağın sona erdiği; yalnız bir kısmı karşılanmışsa kalan alacağın kime ait olacağı belirtilir. Mirasçıya ayrıca taşınmaz veya araç veriliyorsa bunların değeri ve mahsup hesabındaki konumu açık tutulur. Tereke borçlarının üçüncü kişilere karşı durumu ile mirasçıların iç hesaplaşması karıştırılmamalıdır. Aile içi cetvel, dışarıdaki alacaklıların haklarını tek başına ortadan kaldırmaz.

Bütün ilgili mirasçıların geçerli iradesi ve temsil yetkisi, paylaşmanın bağlayıcılığı bakımından önem taşır. Borçlu mirasçının imzası, kendi borç kabulünü açıklarken diğer mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf yetkisini ona vermez. Kısmi paylaşmada da hangi malların ve alacağın kapsam dışında kaldığı yazılmalıdır. Böylece daha sonra paylaşılacak tereke kalemleriyle önce kapatılmış borcun ikinci kez hesaba alınması önlenir.

Sık sorulan sorular

Babamdan borç aldım; ölünce borcum silinir mi?

Hayır. Gerçek borç ilişkisi ölümle kendiliğinden sona ermez. TMK m.599 uyarınca alacak terekeye geçer; m.654 gereğince paylaşmada borçlu mirasçının payına mahsup edilir. Ödeme, geçerli ibra veya başka sona erme nedeni varsa ayrıca ispatlanır; aile bağı tek başına borcu kaldırmaz.

Borçlu olmak mirasçılık belgesindeki payımı azaltır mı?

TMK m.654, mirasçılık oranını değiştiren bir hüküm değildir. Önce miras payı hesaplanır; sonra borç, paylaşmada alınacak değere karşılık tutulur. Mahsup sonucunda alınacak mal veya para azalır. Bu işlem mirastan çıkarma ya da mirasçılık belgesinden isim silme anlamına gelmez.

Kardeşime verilen her para miras payından düşülür mü?

Hayır. Önce para aktarımının borç, bağış, olağan gider veya başka işlem olduğu belirlenir. Devam eden borçta TMK m.654; karşılıksız kazandırmada m.669 ve devamındaki denkleştirme şartları uygulanır. Aynı tutar hem mevcut borç hem bağış sayılarak iki kez hesaba alınamaz.

Borç miras payımdan fazlaysa kalan miktarı öder miyim?

M.654, payı aşan borcu bağışlayan bir düzenleme değildir. Mahsup edilen miktardan sonra kalan geçerli borç kendi hukuki rejiminde varlığını sürdürür. Kalan tutarın ödenmesi, başka bir nedenle sona ermesi veya geçerli biçimde ibra edilmesi ayrıca değerlendirilir; miras payının yetmemesi borcu silmez.

Aile borcunu ispatlamak için mutlaka senet gerekir mi?

HMK m.203/1-a’da sayılan yakınlar arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir. Ancak tanık dinlenebilmesi borcun ispatlandığı anlamına gelmez. Para teslimi ve geri verme yükümlülüğü gösterilmelidir. Mevcut senede karşı ödeme veya ibra savunmasında senede karşı ispat kuralları ayrıca incelenir.

Borçlu mirasçı ödeme kayıtlarını açıklamak zorunda mı?

TMK m.646/3, mirasbırakana borçlu mirasçıya paylaşmada eksiksiz bilgi verme yükümlülüğü getirir. İlk borç, yapılan ödemeler ve kalan tutar bu kapsamdadır. M.649/2 de adil paylaşım için gerekli bilgilerin açıklanmasını düzenler. Bununla birlikte her iddianın ispatı kendi hukuki kurallarına bağlıdır.

Mirasbırakanın sağlığında istemediği faiz sonradan eklenebilir mi?

Faiz için hukuki dayanak gerekir. TBK m.387 gereğince ticari olmayan tüketim ödüncünde kararlaştırılmamış akdi faiz istenemez. Temerrüt faizi ise muacceliyet ve temerrüt şartlarına bağlı ayrı konudur. Ölüm günü her borçta otomatik faiz başlangıcı değildir; anapara ve faiz ayrı hesaplanır.

Mirası reddedersem mirasbırakana olan kişisel borcum biter mi?

Hayır. Mirası reddetmek, kişinin mirasbırakana önceden borçlu olduğu ilişkiyi ortadan kaldırmaz. Reddeden kişinin mahsup edilecek miras payı kalmaması, terekenin alacağını silmez. Borç, alacak hakkını izlemeye yetkili kişiler veya temsilci tarafından kendi hukuki dayanağına göre takip edilir.

Mahsup talebi sulh hukuk mahkemesine mi yapılır?

Terekenin paylaşılması içindeki mahsup hesabı, TMK m.642 ve HMK m.4 kapsamında sulh hukuk mahkemesinde değerlendirilir. Ancak mirasbırakanın alacağının bağımsız tahsili farklı bir davadır. Özel görev hükmü yoksa asliye hukuk; kira veya ticari nitelik varsa ilgili özel görev kuralları uygulanır.

Paylaşma sözleşmesinde borç mahsubu için ne yazılmalıdır?

TMK m.676 gereğince paylaşma sözleşmesi yazılı olmalıdır. Borcun kaynağı, ilk tutar, ödemeler, bakiye ve paya mahsup edilen miktar gösterilir. Borcun kalan kısmı varsa hak sahibi ve ödeme düzeni belirlenir. Yalnız “borç düşüldü” ifadesi, hangi alacağın kapandığını açıklamaya yetmez.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Mirasçının borcunun mahsubunda banka hareketleri, borç ikrarları, ödemeler ve tereke paylaşım cetveli aynı hesapta birleştirilmelidir. Bakırcı Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde gerçek alacak ile karşılıksız kazandırmayı ayırarak paylaşma talebinin kurulmasını ele alır. İstanbul ve Mersin ofisleri için iletişim sayfasından görüşme bilgisi alınabilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp