Müşterinin Aracına Verilen Hasar Gider Yazılır mı? KVK 11/1-g ve GVK 40/3 | 2026
Kısa ve net cevap: Bir işletmenin faaliyet alanında müşterinin aracında meydana gelen hasar için şirket tarafından ödenen bedel, sırf ticari itibarın korunması veya müşterinin zararının gönüllü biçimde karşılanması amacıyla ödendiği için kurum kazancından gider yazılamaz. Gelir İdaresi Başkanlığının 6 Mayıs 2026 tarihli özelgesinde, akaryakıt istasyonunda müşterinin aracında oluşan hasar nedeniyle şirketçe karşılanan ve mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanmayan zarar bedelinin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Gider yazılabilmesi bakımından temel dayanak Gelir Vergisi Kanunu m.40/3; kabul edilmeyen tazminatlar bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu m.11/1-g birlikte değerlendirilmelidir.
Kanuni dayanak: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.6 ve m.11/1-g; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.40/3; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.413. Bu yazı, 18 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat ve GİB’in 06.05.2026 tarihli, 62030549-120[40-2024] sayılı özelgesi esas alınarak hazırlanmıştır.

GİB’in 6 Mayıs 2026 tarihli özelgesi ne diyor?
Özelgede akaryakıt istasyonu işleten bir şirketin somut olayı incelenmiştir. İstasyon girişindeki işletmeye ait yağmur suyu ızgarası, yoldan geçen bir araç nedeniyle yerinden çıkmış; yakıt almak için gelen başka bir müşteri aracı dik durumda kalan ızgaraya çarparak hasar görmüştür. Müşteri, araç zararının şirket tarafından karşılanmasını istemiş, zarar bedeli şirkete fatura edilmiş ve şirket bu tutarı ödemiştir.
Şirket ayrıca üçüncü şahıs sigortasına başvurmuştur. Sorunun vergi boyutu, sigortadan alınacak tutarın gelir yazılacak olması nedeniyle müşterinin hasar bedeli için ödenen faturanın gider yazılıp yazılamayacağıdır. GİB, ödeme ile sigorta tahsilatını birbirinden ayırmış ve zarar bedelinin gider niteliğini kendi kanuni şartlarına göre değerlendirmiştir.
İdarenin sonucu açıktır: Müşteri aracındaki zarar için ödenen ve mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanmayan tutar kurum kazancının tespitinde gider kabul edilmez. Dolayısıyla “işletme faaliyeti sırasında oldu”, “müşteri memnuniyeti için ödendi” veya “sigorta daha sonra ödeme yapacak” ifadeleri tek başına gider yazma hakkı doğurmaz.
Özelgenin resmî metni Gelir İdaresi Başkanlığının 06.05.2026 tarihli özelge sayfasında yayımlanmıştır. Bu özelge kanun yerine geçmez; ancak aynı kanun hükümlerinin güncel idari yorumunu somut bir olay üzerinden göstermesi bakımından önemlidir.
Hasarın işletmede meydana gelmesi neden tek başına yeterli değil?
Ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan birçok harcama gider niteliği taşır. Ancak zarar, ziyan ve tazminat ödemeleri için kanun daha özel bir sınır koyar. Bir ödeme ekonomik açıdan işletmeyle ilişkili görünse bile, GVK m.40/3’ün aradığı hukuki kaynağa dayanmıyorsa doğrudan gider yazılamaz.
Bu nedenle olayın işletme alanında meydana gelmiş olması ile vergi hukuku bakımından indirilebilir gider olması aynı şey değildir. İşletmenin özel hukuk bakımından sorumlu olup olmadığı, sorumluluğun sözleşmeden mi kanundan mı doğduğu ve ödemenin bir mahkeme kararına dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir.
Örneğin işletmenin yazılı otopark sözleşmesinde kusur halinde belirli zararları karşılayacağını kabul ettiği bir durumda sözleşme dayanağı ayrıca incelenir. Tüketici mevzuatı veya başka özel kanun açık tazmin yükümlülüğü getiriyorsa “kanun emri” unsuru gündeme gelir. Buna karşılık yalnız ticari ilişkiyi bozmamak amacıyla yapılan gönüllü ödeme, özelgedeki gibi gider yönünden reddedilebilir.
Bu ayrım şirketlerin “müşteri zararı”, “iade”, “jest”, “tazminat” ve “şikâyet çözümü” adı altında yaptığı ödemelerde önemlidir. Muhasebe fişindeki açıklama değil, ödemenin gerçek hukuki sebebi belirleyicidir.
Gelir Vergisi Kanunu m.40/3 hangi tazminatları gider kabul ediyor?
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.6, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Bu bağlantı nedeniyle GVK m.40/3 kurumlar bakımından da önem taşır.
GVK m.40/3’e göre işle ilgili olmak şartıyla mukavelenameye, ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar ticari kazancın tespitinde indirilebilir. Madde üç ayrı hukuki dayanak sayar: sözleşme, mahkeme kararı ve kanun emri. Ayrıca ödemenin işle ilgili olması gerekir.
Bu yapı, her zarar ödemesinin gider yazılmasına izin vermez. Öncelikle ödeme işletmenin faaliyetiyle ilgili olmalı; ikinci olarak sayılan hukuki kaynaklardan birine dayanmalıdır. “Müşteriye ödeme yaptık” belgesi, tek başına GVK m.40/3 şartını tamamlamaz.
İşletme iç prosedürü, yönetim kurulu kararı, müşteri şikâyet formu veya tarafların sonradan düzenlediği tek taraflı belge de her durumda “mukavelename” yerine geçmez. Gerçek bir sözleşmesel yükümlülük bulunup bulunmadığı içerik üzerinden değerlendirilir.
Kurumlar Vergisi Kanunu m.11/1-g neyi kabul edilmeyen gider sayıyor?
KVK m.11/1-g, sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminatlarının kurum kazancından indirilmesini kabul etmez. Bu hüküm özellikle suç niteliğindeki fiillerden doğan tazminatlarda ayrıca bir yasak getirir.
Dolayısıyla iki kural karıştırılmamalıdır. GVK m.40/3, işletmeyle ilgili zarar ve tazminatın hangi hukuki dayanakla gider olabileceğini söyler. KVK m.11/1-g ise kurum veya ilgili kişilerin suçundan doğan belirli tazminatları açıkça kabul edilmeyen indirim olarak düzenler.
6 Mayıs 2026 tarihli özelge, somut müşteri araç hasarı ödemesini gider kabul etmemiştir. Şirketler bu sonucu “her müşteri zararında KVK 11/1-g uygulanır” biçiminde genellememelidir. Önce olayın sözleşme, ilam, kanun emri ve varsa suç bağlantısı ayrı ayrı belirlenir.
Kurum kazancından indirilemeyen başka bir harcama örneği için şans ve bahis oyunu reklam giderlerinin vergi karşısındaki durumu hakkındaki rehber de incelenebilir. Kanunen kabul edilmeyen giderler her harcama türü için kendi özel hükmüne göre sınıflandırılır.
Sigorta şirketinden para alınacak olması hasar bedelini gider yapar mı?
Özelgedeki en önemli ayrımlardan biri budur. Şirket, üçüncü şahıs sigortasından hasar bedelini talep etmektedir. Sigortadan alınacak tutarın ticari gelir olarak dikkate alınması, müşteriye yapılan ödemenin otomatik olarak gider yazılmasını sağlamaz.
Vergi hukukunda gelir ve gider kalemlerinin her biri kendi şartlarıyla değerlendirilir. Bir tahsilatın gelir olması, onunla ekonomik bağlantısı bulunan her ödemenin indirilebilir gider olduğu anlamına gelmez. Gider için GVK m.40 ve KVK m.11’deki şartlar ayrıca aranır.
Sigorta poliçesinin şirkete karşı müşterinin talep ettiği zararı doğrudan karşıladığı bir yapı ile şirketin gönüllü ödeme yapıp daha sonra sigortacıya rücu ettiği yapı da aynı değildir. Poliçe, ödeme dekontu, eksper raporu ve sigorta şirketinin kabul yazısı birlikte incelenmelidir.
Sigorta tahsilatının hangi dönemde gelir yazılacağı ise tahakkuk ve kesinleşme koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu yazının konusu, müşteri araç hasarı için yapılan ödemenin gider niteliğidir; sigorta tazminatının dönemsel kaydı ayrı bir vergi-muhasebe meselesidir.
Sözleşmeye dayalı tazminat gider olabilir mi?
GVK m.40/3 açıkça mukavelenameye dayanan zarar, ziyan ve tazminatı sayar. Ancak sözleşmede bir yükümlülük bulunması, giderin her koşulda kabul edileceği anlamına gelmez. Ödeme işle ilgili olmalı ve KVK m.11’deki özel yasaklardan birine girmemelidir.
Örneğin şirketin müşteriye sunduğu hizmet sözleşmesinde, belirli bir kusur halinde doğrudan maddi zararı karşılayacağı açıkça yazılıysa sözleşmesel dayanak vardır. Buna karşılık olaydan sonra yalnız gider yaratmak amacıyla düzenlenen ve gerçek ilişkiyi yansıtmayan belge vergi incelemesinde kabul görmez.
Sözleşmede “her türlü zararı karşılarız” gibi çok genel bir ifade varsa bunun somut zarara uygulanıp uygulanamayacağı borçlar hukuku bakımından incelenir. Zararın miktarı, kusur, illiyet bağı ve ödeme yükümlülüğünün kapsamı belgelenmelidir.
Sözleşmesel ceza şartları bakımından KVK m.11/1-g’nin parantez dışı istisnası ayrıca önem taşır. Ancak ceza şartı ile gerçek zarar tazminatı aynı hukuki kurum değildir. Muhasebe kaydı yapılırken ödemenin niteliği açıkça belirlenmelidir.
Mahkeme kararına dayalı tazminat nasıl değerlendirilir?
GVK m.40/3’teki ikinci açık dayanak “ilam”dır. Kesin veya icra edilebilir mahkeme kararıyla işletmenin faaliyetinden kaynaklanan bir tazminat ödemesine hükmedilmişse, işle ilgili olma ve diğer vergi şartları çerçevesinde gider niteliği doğabilir.
Fakat mahkeme kararının varlığı, kurumun kendisinin veya yöneticilerinin suçundan doğan tazminatlarda KVK m.11/1-g yasağını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle hukuk mahkemesi kararının gerekçesi ve varsa ceza dosyasındaki fiilin niteliği birlikte incelenmelidir.
Arabuluculuk anlaşma belgesi, sulh sözleşmesi veya taraflar arasındaki ibraname de “ilam” kavramıyla birebir aynı değildir. Bunların gider dayanağı olup olmayacağı kendi hukuki niteliklerine ve sözleşmesel bağa göre değerlendirilir. Vergi dosyasında yalnız “sulh olundu” demek yerine ödemenin hukuki kaynağı gösterilmelidir.
Tahsil aşamasına geçmiş vergi uyuşmazlıklarında ise vergi ödeme emrine itiraz başlıklı rehber, ödeme emri ve dava süreleri bakımından ayrı bir yol haritası sunar.
Kanun emrine dayalı zarar ödemesi ne demektir?
Bazı durumlarda işletmenin tazmin yükümlülüğü doğrudan kanundan kaynaklanır. Tüketicinin korunması, taşıma, iş hukuku, çevre, trafik veya özel sorumluluk mevzuatı belirli şartlarda tazmin borcu doğurabilir. Bu durumda ödeme, GVK m.40/3’teki “kanun emrine istinaden” unsurunu karşılayabilir.
Ancak kanun emri iddiası soyut bırakılmamalıdır. Hangi kanunun hangi maddesinin ödeme yükümlülüğü doğurduğu dosyada gösterilmelidir. “Müşteri haklıydı” veya “işletme sorumluydu” şeklindeki ticari değerlendirme, kanun emrinin yerini tutmaz.
Ödeme yapılmadan önce hukuk biriminin sorumluluğun kaynağını belirlemesi, vergi uygulaması açısından da önemlidir. Böylece yönetim kararı, ödeme emri, fatura ve muhasebe fişi aynı hukuki sebebe dayanır.
Kanun emri kapsamındaki ödemede de suçtan doğan tazminat yasağı, para cezaları ve diğer kabul edilmeyen gider hükümleri ayrıca kontrol edilir. Tek bir maddenin uygulanması bütün vergi değerlendirmesini bitirmez.
Zarar bedelinin şirkete fatura edilmesi gider yazmak için yeterli mi?
Hayır. Fatura, işlemin belgelendirilmesi bakımından önemlidir; fakat bir harcamanın kurum kazancından indirilebilmesi için yalnız belge bulunması yetmez. Harcamanın vergi kanunları bakımından indirilebilir nitelikte olması gerekir.
Özelgedeki olayda hasar bedeli şirkete fatura edilmesine rağmen GİB gider indirimini kabul etmemiştir. Bu, “fatura varsa gider vardır” yaklaşımının yanlış olduğunu açık biçimde gösterir. Fatura vergi hukukundaki maddi gider şartlarının yerine geçmez.
Benzer şekilde ödeme dekontu da yalnız bedelin ödendiğini ispatlar. Ödemenin sözleşme, ilam veya kanun emrine dayandığını ayrıca göstermez. Hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu, müşteri talebi, sözleşme, mahkeme kararı ve yasal sorumluluk belgesi ayrı delil işlevi görür.
Vergi incelemesinde belgenin şekli kadar olayın ekonomik gerçekliği de incelenir. Zararın gerçekten doğup doğmadığı, tutarın piyasa koşullarına uygunluğu ve ilişkili kişi işlemi bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılabilir.
Muhasebe kaydı yapılırken hangi ayrım yapılmalı?
Şirketin müşteriye ödediği her zarar tutarı “genel yönetim gideri” veya “pazarlama gideri” hesabına atılarak vergi matrahından düşülmemelidir. Önce giderin kanunen kabul edilip edilmediği belirlenmelidir. İndirilemeyen tutar muhasebede kayda alınsa dahi kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha eklenir.
Sigortadan tahsil edilecek tutar için de ayrı alacak ve gelir kaydı gerekir. Hasar ödemesi ile sigorta tazminatını netleştirip yalnız farkı muhasebeleştirmek, işlemlerin hukuki niteliğini görünmez hale getirebilir.
Şirketin aynı yıl içinde çok sayıda müşteri zararı ödediği bir faaliyet modelinde standart prosedür oluşturulması yararlıdır: olay tutanağı, kusur değerlendirmesi, hukuki dayanak, ödeme kararı, fatura veya belge, sigorta başvurusu ve vergi sınıflandırması aynı dosyada tutulmalıdır.
Kurumlar vergisi matrahında indirim ve istisna mantığının başka bir örneği için yurt dışı mal alım satım kazancında kurumlar vergisi indirimi rehberi incelenebilir.
Vergi incelemesinde hangi belgeler önemlidir?
İncelemede ilk soru ödemenin neden yapıldığıdır. Şirketin ticari itibarını korumak amacıyla gönüllü ödeme mi, sözleşmesel borç mu, mahkeme kararı mı, yoksa kanundan doğan zorunlu tazminat mı söz konusudur? Bu ayrım dosya belgeleriyle ortaya konulmalıdır.
- Hasarın meydana geldiği tarih ve olay tutanağı,
- Fotoğraf, kamera kaydı ve ekspertiz raporu,
- Müşteri ile şirket arasındaki sözleşme veya hizmet koşulları,
- Varsa mahkeme kararı veya kanuni sorumluluk dayanağı,
- Müşterinin zarar faturası ya da diğer tevsik belgesi,
- Ödeme dekontu,
- Sigorta poliçesi, hasar dosyası ve sigorta ödeme yazısı,
- Muhasebe fişi ve kurumlar vergisi beyannamesindeki KKEG kaydı
Bu belgelerin tamamı aynı hukuki sonucu doğurmaz; fakat olayın gerçek niteliğini gösterir. Vergi idaresinin özelgedeki yaklaşımı, belgenin varlığından çok ödemenin kanuni gider şartlarını taşıyıp taşımadığına odaklanmaktadır.
Müşteri zarar ödemesi için 10 adımlı kontrol listesi
- Zararın gerçekten işletme faaliyeti sırasında doğduğunu belgeleyin.
- Şirketin hukuki sorumluluğunun kaynağını belirleyin.
- Yazılı sözleşmede tazmin yükümlülüğü olup olmadığını kontrol edin.
- Mahkeme veya icra edilebilir karar bulunup bulunmadığını belirleyin.
- Kanundan doğan açık ödeme yükümlülüğü varsa ilgili maddeyi dosyaya ekleyin.
- Fiilin suç niteliği taşıyıp taşımadığını KVK m.11/1-g bakımından ayrıca değerlendirin.
- Zarar tutarının gerçek ve ölçülü olduğunu ekspertiz/fatura ile belgeleyin.
- Sigorta tahsilatını giderden ayrı kayıtlayın.
- İndirilemeyen tutarı kurumlar vergisi beyannamesinde KKEG olarak dikkate alın.
- Somut olay özelgeden farklıysa yalnız özelge başlığına dayanmayın; olayın hukuki sebebini yeniden kurun.
Sık Sorulan Sorular
Müşterinin aracına işyerinde zarar verilirse gider yazılır mı?
Ödeme sırf işyerinde meydana geldiği için gider olmaz. GVK m.40/3 bakımından işle ilgili olma yanında mukavelename, ilam veya kanun emri dayanağı aranır.
Hasar faturası şirkete kesilirse gider şartı tamamlanır mı?
Hayır. Fatura tevsik belgesidir; harcamanın kanunen indirilebilir olmasını tek başına sağlamaz.
Sigortadan alınan hasar bedeli gelir yazılırsa müşteri ödemesi gider olur mu?
Hayır. Gelir ve giderin vergi şartları ayrı değerlendirilir. GİB’in 06.05.2026 özelgesi bu bağlantının otomatik gider hakkı doğurmadığını ortaya koymaktadır.
Sözleşmede tazmin yükümlülüğü varsa gider yazılabilir mi?
İşle ilgili gerçek bir sözleşmesel yükümlülük GVK m.40/3 kapsamına girebilir; KVK m.11’deki özel yasaklar ayrıca kontrol edilir.
Mahkeme kararındaki tazminat gider olur mu?
İlama dayalı ve işle ilgili tazminat GVK m.40/3 kapsamında değerlendirilebilir; ancak suçtan doğan tazminat gibi KVK m.11 kapsamındaki yasaklar saklıdır.
Gönüllü müşteri memnuniyeti ödemesi gider midir?
Özelgedeki yaklaşıma göre sözleşme, ilam veya kanun emrine dayanmayan zarar ödemesinin sırf müşteri memnuniyeti amacıyla yapılması gider hakkı doğurmaz.
Gider kabul edilmeyen zarar ödemesi muhasebeye hiç kaydedilmez mi?
Muhasebede gerçek ödeme kaydedilir; ancak vergi matrahında indirilemeyen kısım kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınır.
2026 GİB özelgesi bütün şirketleri bağlar mı?
Özelge talep eden mükellefin somut olayı için verilmiştir; fakat güncel idari yaklaşımı gösterir. Başka işletmede maddi olay ve hukuki dayanak ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Sonuç
Müşteri aracında oluşan hasarın şirket tarafından ödenmesi, tek başına vergi matrahından gider indirimine izin vermez. GİB’in 6 Mayıs 2026 tarihli özelgesine göre, mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanmayan zarar bedeli kurum kazancının tespitinde gider kabul edilmemektedir. Şirketin ödeme yapmadan ve muhasebeleştirmeden önce sorumluluğun hukuki kaynağını belirlemesi; fatura, olay tutanağı, sözleşme, mahkeme kararı, sigorta dosyası ve ödeme belgelerini aynı dosyada toplaması gerekir. GVK m.40/3 ile KVK m.11/1-g birlikte fakat kendi uygulama alanlarında değerlendirilmelidir.
Resmî kaynaklar: GİB 06.05.2026 tarihli özelge · 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu · 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
