Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görev ve Yetki: TMK 177, 331 | 2026
Kısa ve net cevap: Nafaka artırım davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki bakımından TMK m.177 önemlidir: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. İştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının artırılması taleplerinde somut nafaka türü, önceki karar ve tarafların güncel yerleşim yerleri birlikte kontrol edilmelidir.

- Nafaka artırım davasında görevli mahkeme
- TMK 177 yetki kuralı
- İştirak nafakası artırımı
- Yoksulluk nafakası artırımı
- Eski boşanma mahkemesi şart mı?
- Taraflar farklı şehirlerdeyse
- Yetki itirazı
- Artırım şartları
- Deliller
- Artışın başlangıcı
- Sık sorulan sorular
Nafaka Artırım Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Nafaka artırım uyuşmazlıkları aile hukukundan doğar. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Davanın yanlış görevli mahkemede açılması, esasa girilmeden önce görevsizlik kararı verilmesine ve sürecin uzamasına yol açabilir.
Görev ile yetki birbirinden farklıdır. Görev, hangi mahkeme türünün davaya bakacağını; yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin davaya bakabileceğini belirler. “Aile mahkemesi görevli” denilmesi, davanın mutlaka boşanmanın görüldüğü ilde açılması gerektiği anlamına gelmez. Nafaka artırımında ayrıca TMK m.177’deki özel yetki kuralı incelenir.
TMK m.177 Nafaka Davalarında Yetkiyi Nasıl Düzenler?
Türk Medeni Kanunu m.177, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kabul eder. Bu hüküm, nafaka alacaklısının boşanma sonrasında başka bir şehre yerleşmesi hâlinde eski boşanma mahkemesine dönme zorunluluğunu ortadan kaldıran özel bir yetki düzenlemesidir.
Örneğin boşanma İstanbul’da kesinleşmiş, yoksulluk nafakası alacaklısı daha sonra Mersin’e yerleşmişse artırım davasının Mersin’de açılması TMK m.177 kapsamında değerlendirilebilir. Eski boşanma dosyasının İstanbul’da bulunması tek başına yeni davanın İstanbul’da açılmasını zorunlu kılmaz.
Burada “yerleşim yeri” kavramı önemlidir. Geçici olarak birkaç hafta bulunulan adres ile kişinin sürekli kalma niyetiyle yaşam merkezini kurduğu yer aynı değildir. Mahkeme gerektiğinde nüfus adres kaydı, kira sözleşmesi, çalışma ve yaşam düzeni gibi verileri değerlendirerek gerçek yerleşim yerini inceler.
İştirak Nafakası Artırım Davası Nerede Açılır?
İştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlar. Çocuğun yaşının ilerlemesi, okul, servis, sağlık, beslenme ve sosyal ihtiyaçlarının artması; ayrıca nafaka borçlusunun ekonomik gücündeki değişiklik artırım talebinde önem taşır.
İştirak nafakasının artırılması talebinde çocuğun ve velayet sahibi ebeveynin fiilî yaşam düzeni belirlenmelidir. Nafaka alacaklısının yerleşim yeri bakımından TMK m.177 ile aile hukukundaki diğer yetki hükümleri somut dosyanın niteliğine göre birlikte değerlendirilir. Çocuğun geçici olarak başka yerde okulda bulunması her zaman yerleşim yerinin değiştiği anlamına gelmez.
Yoksulluk Nafakası Artırım Davası Nerede Açılır?
Yoksulluk nafakası TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş lehine hükmedilebilir. İrat biçimindeki yoksulluk nafakasının tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılması ya da azaltılması TMK m.176/4 kapsamında gündeme gelir.
Boşanmadan sonra açılan yoksulluk nafakası artırım davasında TMK m.177 doğrudan önemlidir. Nafaka alacaklısı boşanma sonrasında başka bir ile yerleşmişse, gerçek yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açma imkânı bulunabilir. Yerleşim yerinin gerçek ve sürekli yaşam merkezi olması gerekir.
Eski Boşanma Mahkemesinde Açmak Zorunlu mu?
Hayır. Nafaka artırım davası, kesinleşmiş boşanma dosyasına basit bir dilekçe verilerek yürütülen ara işlem değildir; yeni bir dava olarak açılır. Bu nedenle “boşanmayı hangi mahkeme yaptıysa nafakayı da yalnız o mahkeme artırır” şeklinde genel bir kural bulunmaz.
Yeni dosyada önceki kararın örneği incelenir. İlk nafaka miktarı, kararın tarihi, kesinleşme durumu, varsa yıllık artış hükmü ve tarafların o tarihteki ekonomik koşulları karşılaştırma için önemlidir. Yetki ise yeni davanın açıldığı tarihteki hukuki ve fiilî şartlara göre ayrıca değerlendirilir.
Taraflar Farklı Şehirlerde Yaşıyorsa Ne Olur?
Nafaka alacaklısı ile borçlusunun farklı şehirlerde yaşaması oldukça yaygındır. TMK m.177’nin amacı, boşanmadan sonra nafaka alacaklısının kendi yerleşim yerinde nafaka davası açabilmesine olanak tanımaktır. Davalının yerleşim yeri ise HMK’nın genel yetki sisteminde önem taşımaya devam eder.
Davacı, yalnız ulaşım kolaylığına göre istediği herhangi bir şehirde dava açamaz. Yetki hukuki bir bağa dayanmalıdır. Adresin sırf dava açmak için geçici olarak değiştirilmesi yetki itirazına ve delil tartışmasına yol açabilir.
Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?
Davalı mahkemenin yetkisiz olduğunu düşünüyorsa HMK’daki usul kurallarına uygun biçimde yetki itirazını süresinde ileri sürmelidir. Yetki itirazında yetkili olduğu düşünülen mahkemenin de gösterilmesi gerekir. Yetkinin kesin olup olmadığına göre mahkemenin bu konuyu kendiliğinden inceleyip inceleyemeyeceği değişir.
Nafaka artırımında TMK m.177 özel yetki kuralı bulunduğu için yalnız “davalı burada oturmuyor” savunması yeterli değildir. Nafaka alacaklısının o yerde gerçek yerleşim yerinin bulunup bulunmadığı ve davanın boşanmadan sonra açılan nafaka davası niteliği taşıyıp taşımadığı birlikte değerlendirilir.
Nafaka Artırımının Maddi Şartları Nelerdir?
Doğru mahkemede dava açılmış olması tek başına nafakanın artırılmasını sağlamaz. Artırım için önceki karar sonrasında koşulların değişmesi, tarafların ekonomik durumlarının farklılaşması veya çocuğun ihtiyaçlarının artması gibi olgular değerlendirilir. TMK m.176/4 yoksulluk nafakası bakımından tarafların mali durumlarının değişmesini ve hakkaniyetin gerektirdiği hâlleri; TMK m.331 ise durumun değişmesi hâlinde hâkimin nafaka miktarını yeniden belirleyebilmesini düzenler.
Enflasyon ve satın alma gücündeki düşüş önemli bir veridir; ancak mahkeme yalnız genel fiyat artışına bakmaz. Nafaka alacaklısının giderleri, nafaka borçlusunun güncel geliri, malvarlığı ve zorunlu giderleri de birlikte incelenir. İştirak nafakasında çocuğun okul, servis, kurs, sağlık, beslenme ve barınma giderleri somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Hangi Deliller Sunulmalıdır?
Davacı önceki nafaka kararını ve değişen koşulları gösteren belgeleri sunmalıdır. Okul ücret makbuzları, servis giderleri, sağlık faturaları, kira sözleşmesi, güncel gelir belgeleri ve zorunlu yaşam giderleri kullanılabilir. Nafaka borçlusunun gelir ve malvarlığına davacı doğrudan erişemiyorsa SGK, tapu, araç, banka veya şirket kayıtlarının mahkeme aracılığıyla araştırılması talep edilebilir.
Her harcama belgesi otomatik artış sebebi değildir. Mahkeme giderin çocuğun veya alacaklının makul ihtiyacına ilişkin olup olmadığını, tarafların ekonomik güçleriyle orantısını ve önceki kararın hangi şartlarda verildiğini değerlendirir. Bu nedenle sadece yüksek bir toplam gider listesi değil, önceki döneme göre değişimi gösteren karşılaştırmalı bir anlatım daha işlevseldir.
Nafaka Artışı Hangi Tarihten İtibaren Uygulanır?
Artırım davasında talep edilen yeni miktarın hangi tarihten itibaren istenildiği dilekçede açıkça gösterilmelidir. Uygulamada dava tarihi önemli bir referanstır. Mahkemenin hüküm fıkrası, artırılan miktarın başlangıç tarihini açık biçimde belirtmelidir. Karar kesinleşinceye kadar geçen dönem için oluşan fark da hükmün başlangıç tarihine göre hesaplanır.
Önceki boşanma kararında nafakanın her yıl TÜFE veya belirli başka bir oranla kendiliğinden artırılmasına ilişkin hüküm varsa bu artış ile yeni artırım davası birbirinden ayrılmalıdır. Otomatik artış hükmü uygulanmış olsa dahi değişen şartlar nedeniyle miktar yetersiz kalmışsa ayrıca artırım talebi değerlendirilebilir.
Önceki Kararda Artış Şartı Varsa Yeni Dava Açılabilir mi?
Evet, koşulları varsa açılabilir. Örneğin önceki kararda her yıl TÜFE oranında artış öngörülmüş olması, çocuğun olağanüstü artan eğitim ve sağlık giderleri veya tarafların ekonomik durumunda esaslı değişiklik meydana gelmesi hâlinde yeni dava açılmasını mutlak olarak engellemez. Mahkeme mevcut otomatik artışın güncel ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığını somut verilerle değerlendirir.
Bununla birlikte yeni dava sırf önceki artış hükmünü beğenmemek için açılmamalıdır. Davacı, önceki karardan sonra ortaya çıkan veya ağırlaşan olguları açıklamalı ve yeni miktarın neden gerekli olduğunu göstermelidir.
Yanlış Mahkemede Açılan Davanın Sonucu
Görev veya yetki sorunu esasa girilmeden usul tartışmasına yol açabilir. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi için HMK’daki sürelere uyulmalıdır. Süresinde gönderme talebinde bulunulmaması davanın açılmamış sayılması gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce nafaka türü, alacaklının gerçek yerleşim yeri, önceki kararın niteliği ve görevli mahkemenin bulunduğu yer birlikte kontrol edilmelidir. Özellikle taraflar son yıllarda birkaç kez şehir değiştirmişse adres tarihçesi önem kazanabilir.
Nafaka Artırım Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Aile hukukuna ilişkin nafaka artırım davası, genel olarak dava şartı ticari veya iş uyuşmazlığı arabuluculuğu kapsamında değildir. Aile içi şiddet iddiası bulunan dosyalarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun arabuluculuğa elverişlilik sınırları ayrıca önem taşır. Nafaka artırım talebi için doğrudan görevli ve yetkili aile mahkemesine başvuru yapılır.
Tarafların kendi aralarında yeni nafaka miktarında anlaşması mümkündür; ancak mevcut mahkeme kararının icra edilebilirliği ve ileride çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından anlaşmanın hukuki biçimi dikkatle kurulmalıdır. Özellikle çocuk nafakasında tarafların anlaşması hâkimin çocuğun üstün yararı denetimini ortadan kaldırmaz.
Dilekçede Neler Bulunmalı?
Dava dilekçesinde önceki mahkeme ve karar bilgileri, mevcut nafaka miktarı, varsa yıllık artış hükmü, talep edilen yeni miktar ve artışın istenildiği tarih açıkça yazılmalıdır. Değişen ekonomik koşullar genel ifadelerle değil, belge ve rakamlarla açıklanmalıdır.
İştirak nafakasında çocuğun yaşındaki ve eğitim aşamasındaki değişim; yoksulluk nafakasında alacaklının güncel yaşam giderleri ve gelir durumu somutlaştırılmalıdır. Davalının gelir ve malvarlığı araştırılacaksa hangi kurum kayıtlarının neden gerekli olduğu dilekçede belirtilmelidir.
Yetkiyi Belirlerken Somut Örnekler
Örnek 1: Boşanma Ankara’da gerçekleşmiş, yoksulluk nafakası alacaklısı boşanmadan sonra Adana’da kalıcı olarak yaşamaya başlamışsa TMK m.177 nedeniyle Adana’daki aile mahkemesinin yetkisi gündeme gelir. Önceki boşanma kararının Ankara’da verilmiş olması yeni davayı tek başına Ankara’ya bağlamaz. Davacı Adana’daki gerçek yerleşim yerini gerektiğinde adres kaydı, kira ilişkisi ve fiilî yaşam düzeniyle gösterebilir.
Örnek 2: İştirak nafakası alacaklısı olan çocuk velayet sahibi anneyle Mersin’de yaşarken nafaka borçlusu İstanbul’da bulunuyorsa, nafaka artırım davasında görevli mahkeme yine aile mahkemesidir. Coğrafi yetki bakımından çocuğun ve nafaka alacaklısının yerleşim düzeni ile özel ve genel yetki kuralları birlikte incelenir. Davalının İstanbul’da bulunması, alacaklının yerleşim yerindeki yetkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örnek 3: Nafaka alacaklısı yalnız birkaç aylığına başka şehirde yakınlarının yanında kalıyor fakat asıl yaşam merkezi, işi ve sürekli adresi eski şehirde devam ediyorsa geçici kalış yerinin TMK anlamında yerleşim yeri olup olmadığı tartışılır. Bu nedenle yetkiyi belirlerken sadece e-Devlet adres ekranındaki son değişiklik değil, sürekli kalma niyeti ve fiilî yaşam merkezi önemlidir.
Görev ve Yetki Hatası Arasındaki Fark
Görev hatası, davanın aile mahkemesi yerine görevli olmayan başka bir mahkeme türünde açılmasıdır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Yetki ise hangi yer mahkemesinin davaya bakacağını belirler; kesin yetki bulunmayan hâllerde itiraz süresi ve usulü önem kazanır. Bu ayrım, yanlış mahkemede açılan dosyanın nasıl ilerleyeceğini doğrudan etkiler.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi için HMK’da öngörülen usul takip edilmelidir. Kararın kesinleşmesinden sonra gönderme talebinin süresinde yapılmaması, dava tarihinin korunması bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple kararın yalnız sonucuna değil, tebliğ ve kesinleşme tarihine de dikkat edilmelidir.
Artırım Davası ile Nafakanın Kaldırılması Davası Aynı Dosyada Görülür mü?
Nafaka alacaklısı artırma talep ederken borçlu taraf koşulları varsa nafakanın azaltılması veya kaldırılması yönünde karşı talep ileri sürebilir. Ancak her talebin maddi şartları ayrı değerlendirilir. Yoksulluk nafakasının sona erme sebepleri ile miktarın artırılması sebepleri aynı değildir. İştirak nafakasında ise çocuğun ergin olması, eğitim durumu ve bakım ihtiyacı farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle davalı tarafın ekonomik durumunun kötüleştiğini ileri sürmesi, artırma davasını otomatik olarak reddettirmez; mahkeme iki tarafın güncel ekonomik gücünü ve nafaka türünün amacını karşılaştırır. Aynı şekilde davacının gelirinin artmış olması da her durumda nafakayı ortadan kaldırmaz; somut koşullar ve ilgili TMK hükümleri birlikte uygulanır.
Uygulama Kontrol Listesi
- Önceki nafaka kararının kesinleşmiş örneğini alın.
- Alacaklının güncel ve gerçek yerleşim yerini doğrulayın.
- Talebin iştirak mi yoksulluk nafakası mı olduğunu belirleyin.
- Değişen ihtiyaç ve ekonomik durumu belgeleyin.
- Talep edilen yeni nafaka miktarını açıkça yazın.
- Artışın hangi tarihten itibaren istendiğini belirtin.
- Karşı tarafın gelir ve malvarlığı araştırması için somut kurum kayıtlarını talep edin.
İlgili İçerikler
- Nafaka artırım davası dilekçesi
- İştirak nafakası talep dilekçesi
- Boşanma açmadan nafaka alınır mı?
- Nafaka ödemesinde banka açıklaması
Resmî Kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
Nafaka artırım davası aile mahkemesinde mi açılır?
Evet. Aile mahkemesi görevli; aile mahkemesi olmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir.
Dava mutlaka boşanmanın görüldüğü mahkemede mi açılır?
Hayır. TMK m.177 boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kabul eder.
Nafaka alacaklısı başka şehre taşındıysa orada dava açabilir mi?
Gerçek yerleşim yeri o şehirdeyse TMK m.177 kapsamındaki özel yetki kuralı uygulanabilir.
İştirak nafakası artırımı için de aile mahkemesi mi görevlidir?
Evet. İştirak nafakası aile hukukundan doğan bir uyuşmazlıktır.
Yoksulluk nafakası artırımının dayanağı nedir?
TMK m.176/4, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılıp azaltılabilmesini düzenler.
Enflasyon tek başına artırıma yeter mi?
Enflasyon önemli bir veridir; ancak mahkeme tarafların gelirlerini, ihtiyaçlarını ve önceki kararın koşullarını birlikte değerlendirir.
Davalının maaşını ben bulmak zorunda mıyım?
Erişilemeyen resmî kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi istenebilir.
Yetki itirazı yapılırsa dava hemen reddedilir mi?
Mahkeme itirazı değerlendirir. Yetkisizlik kararı verilirse HMK’daki gönderme prosedürü uygulanır.
Önceki kararda TÜFE artışı varsa yine dava açılabilir mi?
Koşullar esaslı biçimde değişmiş ve mevcut artış güncel ihtiyacı karşılamıyorsa ayrıca artırım talebi değerlendirilebilir.
Nafaka artırım davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Nafaka artırım talebi için genel bir zorunlu dava şartı arabuluculuk öngörülmemiştir.
Sonuç
Nafaka artırım davasında önce görevli mahkeme ile yetkili mahkeme birbirinden ayrılmalıdır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında TMK m.177, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesine özel yetki tanır. Davanın esası bakımından ise önceki karar sonrasındaki ekonomik ve kişisel değişiklikler somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 28 Eylül 2026 tarihinde TMK m.176, m.177 ve m.331 ile HMK’nın görev, yetki ve usul hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Görevli mahkeme ile coğrafi yetki ayrımı ve önceki boşanma mahkemesinin zorunlu olup olmadığı açık biçimde ele alınmıştır.
Yazar
Av. Halil BAKIRCI
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
