B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Nükleer Enerji Santrali Yatırımlarında Damga Vergisi İstisnası 2026: 488 Sayılı Kanun ve 7590 m.1

Kısa ve net cevap: 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7590 sayılı Kanun m.1 ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun IV bölümüne 56 numaralı istisna eklendi. Buna göre nükleer enerji santralinde elektrik üretmek için önlisans ve/veya lisans almış tüzel kişinin taraf olduğu ve nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisnadır. İstisnanın uygulanması için iki şart birlikte aranır: lisans/önlisans sahibi tüzel kişinin kâğıdın tarafı olması ve kâğıdın nükleer santral yatırımıyla doğrudan ilgili bulunması.

7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, nükleer enerji yatırımlarının vergilendirilmesinde üç ayrı başlıkta özel hükümler getirdi: damga vergisi, katma değer vergisi ve kurumlar vergisi. Damga vergisine ilişkin yeni düzenleme, yatırım sürecinde düzenlenen belirli kâğıtları vergi dışında bırakırken, herhangi bir enerji şirketine veya nükleer sektörde iş yapan bütün işletmelere genel bir muafiyet tanımıyor. Kanunun lafzı doğrudan lisans veya önlisans sahibi tüzel kişinin taraf olduğu ve nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin kâğıtları hedefliyor.

Nükleer enerji santrali yatırımlarında 7590 sayılı Kanun ve damga vergisi istisnası

Kanuni dayanak: 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablo IV/56

Damga vergisinin konusu 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda gösterilen kâğıtlardır. Vergiden istisna edilen kâğıtlar ise Kanuna ekli (2) sayılı tabloda sayılır. 7590 sayılı Kanun m.1, bu tablonun “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” bölümüne yeni 56 numaralı fıkrayı ekledi. Hükmün çekirdeği, nükleer enerji santralinde elektrik enerjisi üretmek için önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin kâğıtların istisna kapsamına alınmasıdır.

Bu hüküm iki ayrı unsuru aynı anda arar. Birinci unsur taraf sıfatıdır: önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi, kâğıdın hukuki tarafı olmalıdır. İkinci unsur konu bağıdır: kâğıt, nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin olmalıdır. Bu iki koşuldan yalnız birinin bulunması yeterli değildir. Örneğin lisans sahibi şirketin yatırım dışındaki bir hizmet alımı için düzenlediği sözleşme sırf şirketin niteliği nedeniyle istisna olmaz. Tersine, nükleer santral yatırımına hizmet eden ancak lisans sahibi tüzel kişinin taraf olmadığı iki alt yüklenici arasındaki sözleşmede de bu özel hükmün taraf şartı gerçekleşmez.

Kanunun kabul edilen metni TBMM Kanun ve Karar Bilgi Sistemi üzerinden; yürürlükteki konsolide 488 sayılı Kanun ise Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.

İstisnadan kim yararlanır?

Yeni istisna, nükleer santral sektöründe faaliyet gösteren her şirket için genel bir vergi ayrıcalığı değildir. Kanun, elektrik üretim faaliyeti için önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişiyi merkez almıştır. Bu nedenle şirketin enerji sektöründe bulunması, nükleer alanda danışmanlık vermesi, ekipman üretmesi veya alt yüklenici olarak sahada çalışması tek başına yeterli değildir. Lisans ya da önlisans statüsü ve taraf olma koşulu birlikte değerlendirilir.

Uygulamada istisnadan yararlanılacak kâğıdın düzenlendiği tarihte önlisans veya lisansın geçerli olup olmadığı dosyada gösterilmelidir. Sadece şirket ticaret unvanına veya kamuya açık tanıtım bilgisine dayanılması yeterli bir ispat yöntemi değildir. Önlisans/lisans bilgisi, sözleşme tarafı şirketle örtüşmeli ve yatırımın hangi santral projesine ilişkin olduğu anlaşılabilir olmalıdır.

Bir konsorsiyum veya ortak girişim yapısında da taraflar tek tek incelenmelidir. Lisans sahibi şirketin taraf olduğu ana sözleşme ile lisans sahibi olmayan konsorsiyum üyelerinin kendi aralarında düzenlediği kâğıtların hukuki durumu aynı değildir. Kanun, “yatırımla ekonomik bağlantı” ölçütünü tek başına yeterli görmemiş; lisans sahibi tüzel kişinin taraf olması şartını açıkça yazmıştır.

Hangi kâğıtlar istisna kapsamındadır?

7590 sayılı Kanun tek tek sözleşme türü saymamıştır. Bu nedenle uygulamada belgenin başlığı değil hukuki içeriği esas alınır. EPC, mühendislik, ana ekipman tedariki, saha hazırlığı, inşaat, montaj, proje yönetimi, teknik kontrol, test, devreye alma ve yatırımın gerçekleştirilmesi için zorunlu diğer edimleri düzenleyen kâğıtlar, taraf ve konu koşullarını taşıyorsa istisna yönünden değerlendirilir.

“Kâğıt” kavramı damga vergisinde işlemin kendisinden ayrıdır. Vergi, kanunun öngördüğü nitelikteki belgeler üzerinden doğar. Bu nedenle bir ana yatırım işleminin istisna kapsamında olması, aynı ticari ilişki içinde düzenlenen her belgenin otomatik olarak vergiden istisna olduğu anlamına gelmez. Teminat sözleşmesi, garanti belgesi, ek protokol, fiyat revizyonu, devir sözleşmesi veya yan anlaşma ayrıca ele alınmalıdır.

Sözleşmede hem nükleer yatırım kapsamındaki işler hem de yatırım dışı işler birlikte düzenlenmişse, istisnanın uygulanabilmesi için kapsamın ayrıştırılması önem taşır. İş kalemleri, teknik ekler, bedel tabloları ve ödeme planları yatırım bağlantısını gösterecek şekilde açık olmalıdır. Vergi incelemesinde yalnız sözleşmenin “nükleer proje sözleşmesi” başlığını taşıması, içerik yatırım dışı edimleri de kapsıyorsa tek başına yeterli değildir.

İki temel şart birlikte aranır

1. Lisans veya önlisans sahibi tüzel kişi taraf olmalıdır

Kanun metni “önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu” ifadesini kullanır. Bu nedenle lisans sahibinin sadece nihai yararlanıcı, proje sahibi veya dolaylı ekonomik fayda sağlayan kişi olması yetmez. Kâğıtta hukuki taraf sıfatı bulunmalıdır. Alt yüklenici ile alt-alt yüklenici arasındaki bir sözleşmede lisans sahibi şirket taraf değilse, 56 numaralı fıkra doğrudan uygulanamaz.

2. Kâğıt nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin olmalıdır

İkinci koşul yatırım bağlantısıdır. Belgenin nükleer santralin yatırım safhasıyla, yatırımın gerçekleşmesi için gerekli mühendislik, yapım, tedarik, montaj, test, devreye alma veya benzeri unsurla somut ilişkisi bulunmalıdır. Şirketin genel merkez kirası, yatırım dışı personel hizmeti, başka tesislere ait iş veya günlük ticari faaliyetleri için düzenlenen kâğıtlar bu özel istisnaya dayanılarak vergiden çıkarılamaz.

Her iki şartın da belge üzerinde ve destekleyici dosyada gösterilebilmesi gerekir. Bu nedenle vergi uygulaması yapılırken yalnızca muhasebe kaydı değil sözleşme ve teknik ekler de birlikte değerlendirilmelidir.

EPC, tedarik, finansman ve danışmanlık sözleşmeleri

Nükleer enerji yatırımları çok katmanlı sözleşme yapısına sahiptir. EPC sözleşmeleri çoğu zaman mühendislik, ekipman tedariki, inşaat ve devreye alma yükümlülüklerini bir arada düzenler. Lisans sahibi tüzel kişi bu sözleşmenin tarafıysa ve edimler doğrudan nükleer santral yatırımına ilişkinse yeni istisnanın temel şartları oluşur. Ancak sözleşmenin içinde yatırım dışı hizmetler de varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Tedarik sözleşmelerinde ekipmanın yatırımın hangi bölümünde kullanılacağı, teslim yeri, teknik şartname ve proje bağlantısı önemlidir. Danışmanlık sözleşmelerinde de hizmetin genel kurumsal danışmanlık mı yoksa belirli nükleer santral yatırımının mühendislik, lisanslama, proje kontrolü veya devreye alma süreciyle bağlantılı mı olduğu metinden anlaşılmalıdır.

Finansman belgeleri ayrıca dikkat ister. 7590 sayılı Kanun m.17 ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa geçici 20. madde eklenerek belirli nükleer yatırım borçlanmalarında örtülü sermaye hesabındaki yüzde 50 ölçütünün yüzde 25 olarak uygulanması düzenlenmiştir. Ancak kurumlar vergisindeki bu özel hüküm, finansman kâğıdının damga vergisi bakımından otomatik olarak istisna olduğu anlamına gelmez. Damga vergisi için IV/56 şartları bağımsız olarak incelenir.

Ek protokol, devir, teminat ve sözleşme değişiklikleri

Ana sözleşmenin istisna kapsamında olması, daha sonra düzenlenen her ek protokolün aynı sonucu paylaşmasını garanti etmez. Ek protokol yeni bir bedel, yeni bir edim, farklı bir taraf veya yatırım dışı iş getiriyorsa belge kendi düzenlenme tarihi ve içeriğiyle değerlendirilmelidir. Taraf değişikliği hâlinde lisans sahibi tüzel kişinin kâğıttaki konumu yeniden kontrol edilmelidir.

Teminat mektupları, garanti ilişkileri veya başka güvence belgeleri bakımından da ayrı belge yaklaşımı geçerlidir. İstisna hükmü genişletici yorumla, lisans sahibinin taraf olmadığı tüm finansman ve güvence belgelerine taşınamaz. Her bir kâğıdın 488 sayılı Kanundaki niteliği ve IV/56 koşulları birlikte incelenmelidir.

Yabancı hukuk seçimi veya yabancı para üzerinden düzenleme da şartları ortadan kaldırmaz. Türkiye’de damga vergisini doğuran bir kâğıt söz konusuysa 488 sayılı Kanun uygulanır; özel istisna için taraf ve yatırım bağı yine aranır.

İstisnanın sınırları: KDV ve kurumlar vergisi ayrı değerlendirilir

Damga vergisi istisnası yalnız 488 sayılı Kanun kapsamındaki kâğıda ilişkin sonuç doğurur. Aynı işlemin KDV, kurumlar vergisi, harç veya başka bir mali yükümlülük açısından sonucu kendi kanununa göre belirlenir. 7590 sayılı Kanunun aynı pakette farklı vergiler için ayrı maddeler yazmış olması bu ayrımı özellikle ortaya koyar.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen geçici m.47, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki nükleer enerji santrali inşaat işlerine ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin altı aylık dönemler itibarıyla iadesini ve belirli makine-teçhizat teslimlerinin KDV’den istisna edilmesini düzenler. Bu KDV rejiminde yatırım teşvik belgesi ve maddede belirtilen süreler doğrudan önem taşır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici m.20 ise belirli borçlanmaların örtülü sermaye hesabına etkisine ilişkindir. Bu nedenle bir sözleşmede damga vergisi istisnası uygulanırken KDV veya kurumlar vergisi bakımından ayrıca kanuni test yapılmalıdır.

Yürürlük tarihi: 31 Temmuz 2026

7590 sayılı Kanunun m.31 hükmünde farklı yürürlük tarihi belirlenmeyen maddelerin yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. m.1 için ayrıca ileri tarih belirlenmediğinden damga vergisi istisnası 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu tarih, eski ve yeni kâğıtların ayrımında önemlidir. Kanunun yayımlanmasından önce düzenlenen kâğıtların durumu vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre belirlenir. 31 Temmuz 2026 sonrasında düzenlenen yeni bir ek protokol veya yeni bir sözleşme ise kendi tarihi itibarıyla incelenir.

7590 kapsamındaki diğer nükleer vergi düzenlemeleri

Nükleer enerji yatırımı için üç ayrı mali başlık birlikte okunmalıdır:

  • Damga vergisi: 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablo IV/56.
  • KDV: 3065 sayılı Kanun geçici m.47; yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat KDV’si ile makine ve teçhizat teslimleri.
  • Kurumlar vergisi: 5520 sayılı Kanun geçici m.20; belirli borçlanmalarda örtülü sermaye hesabında yüzde 25 oranı.

Bu başlıkların ayrıntıları için nükleer santral inşaatında KDV iadesi, makine ve teçhizat KDV istisnası, yatırım tamamlanmazsa verginin geri alınması ve nükleer yatırım borçlanmasında yüzde 25 kuralı rehberleri birlikte okunmalıdır.

Uygulamada belge dosyası nasıl kurulmalıdır?

İstisna uygulanan her kâğıt için işlem tarihinde geçerli önlisans veya lisans bilgisi, sözleşmenin yatırımın hangi safhasına ilişkin olduğunu gösteren kapsam maddeleri, taraf bilgileri, teknik ekler ve istisna dayanağı aynı dosyada tutulmalıdır. Sözleşme birden çok iş kalemi içeriyorsa yatırım dışı kısımlar ayrıştırılmalı ve bedel dağılımı mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.

Vergi incelemesinde en güçlü dosya, istisna gerekçesini kâğıdın düzenlendiği anda belgeleyen dosyadır. Sonradan yalnız “bu iş nükleer santral içindi” açıklaması yapmak yerine, teknik şartname, proje kodu, lisans bilgisi, iş paketi ve taraf sıfatını sözleşme tarihinden itibaren birlikte saklamak gerekir.

Ayrıca kâğıt üzerinde damga vergisi istisnası bulunduğu sonucuna ulaşılması, muhasebe ve beyan süreçlerinin belgesiz yürütülebileceği anlamına gelmez. İstisna dayanağı açıkça dosyalanmalı; gerekirse sözleşme eki veya vergi notunda kanuni madde belirtilmelidir. KDV ve kurumlar vergisi bakımından ayrı kontrol listesi oluşturulması, aynı işlemin farklı vergi türlerinde yanlış biçimde tek sonuca bağlanmasını önler.

Uygulama notu: Bu düzenlemedeki temel ayrım “nükleer sektörde faaliyet göstermek” ile “önlisans/lisans sahibi tüzel kişinin taraf olduğu nükleer santral yatırım kâğıdı” arasındadır. İstisna, şirketin sıfatına değil belirli kâğıdın taraf ve konu koşullarına bağlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Nükleer enerji şirketinin bütün sözleşmeleri damga vergisinden istisna mı?

Hayır. IV/56 yalnız lisans veya önlisans sahibi tüzel kişinin taraf olduğu ve nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin kâğıtları kapsar.

Alt yüklenici ile alt-alt yüklenici arasındaki sözleşme otomatik istisna mı?

Hayır. Lisans sahibi tüzel kişi kâğıdın tarafı değilse bu özel fıkradaki taraf şartı gerçekleşmez.

İstisna yalnız EPC sözleşmesine mi uygulanır?

Hayır. Kanun belirli sözleşme adı saymamıştır. Şartları taşıyan yatırım kâğıdı, adı ne olursa olsun istisna yönünden değerlendirilebilir.

Yatırım teşvik belgesi damga vergisi istisnasının açık şartı mı?

488 sayılı Kanuna ekli IV/56 metninde yatırım teşvik belgesi ayrıca şart olarak yazılmamıştır. Yatırım teşvik belgesi KDV Kanunu geçici m.47 bakımından özel öneme sahiptir.

Damga vergisi istisnası KDV istisnası da sağlar mı?

Hayır. KDV sonucu 3065 sayılı Kanun geçici m.47’ye göre ayrıca belirlenir.

Düzenleme hangi tarihte yürürlüğe girdi?

31 Temmuz 2026 tarihinde.

Şirketin yatırım dışı kira sözleşmesi istisna mı?

Kâğıt nükleer enerji santrali yatırımına ilişkin değilse bu özel istisna uygulanmaz.

Ek protokol ayrıca incelenir mi?

Evet. Ek protokol ayrı kâğıt niteliğindeyse kendi taraf, konu ve düzenlenme tarihi üzerinden değerlendirilir.

Yabancı hukuk seçilmiş sözleşmede istisna mümkün mü?

Türkiye’de damga vergisi doğuran bir kâğıt varsa 488 sayılı Kanun uygulanır; IV/56 koşulları ayrıca kontrol edilir.

Resmî metin nereden kontrol edilir?

7590 sayılı Kanunun kabul edilen metni TBMM Kanun ve Karar Bilgi Sistemi; yürürlükteki konsolide 488 sayılı Kanun Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.

Resmî Kaynaklar

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Tek fiziksel ofis Mersin’dedir. Türkiye genelindeki hukuki süreçler, görev ve yetki kuralları elverdiği ölçüde Mersin’den takip ve koordine edilir.
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu ile 7590 sayılı Kanunun resmî metni esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp