Özel Mülkiyetteki Arazi Orman Rejimine Alınabilir mi? Cumhurbaşkanı Kararı | 6831 m.3 (2026)
Kısa ve Net Cevap
Evet. 6831 sayılı Orman Kanunu m.3 uyarınca; konumu ve özellikleri nedeniyle ülkenin ve halkın yararı, sağlığı ve güvenliği bakımından faydalı olacak veya tarihî, estetik ya da turistik değeri nedeniyle korunması gereken yerlerin, bunlar Devlete ait olsun veya özel mülkiyette bulunsun, orman rejimine alınmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilir. Madde, özel mülkiyetin tek başına orman rejimine alınmaya engel olmadığını açıkça gösterir. Bununla birlikte kararın kanunda sayılan amaç ve niteliklere dayanması, taşınmazın kapsamının belirli olması ve mülkiyet hakkına ilişkin sonuçların Anayasa, 6831 sayılı Kanun ve ilgili kamulaştırma/tescil kurallarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

6831 m.3 Hangi Yetkiyi Verir?
Orman Kanununun 3. maddesi, klasik anlamda “mevcut ormanın kadastrosu”ndan farklı bir mekanizma kurar. Maddeye göre belirli nitelikteki yerler, korunmaları veya kamu yararı bakımından orman rejimine alınabilir. Burada başlangıçta alanın orman sayılıp sayılmadığından çok, kanunda belirtilen nitelikleri taşıması ve orman rejimine alınmasının gerekli görülmesi önem taşır.
Madde, “bulundukları mevki, vaziyet ve haiz oldukları hususiyet” ölçütlerinden hareket eder. Bu ifade, kararın soyut değil belirli bir saha ve onun somut özellikleri üzerinden kurulmasını gerektirir. Ülkenin ve halkın menfaati, sağlığı veya güvenliğine hizmet etme; tarihî, estetik yahut turistik değer nedeniyle korunma gereği, maddenin kanuni sebepleridir.
Bu yetki, herhangi bir özel taşınmazın sebepsiz biçimde orman rejimine alınabileceği anlamına gelmez. İdari işlemin dayanağı, amacı, konu ve kapsamı kanuni çerçeveyle bağlıdır. İşlemin somut gerekçesi ile seçilen alan arasında bağ kurulmalıdır.
Hangi Yerler Orman Rejimine Alınabilir?
m.3, tek bir arazi tipini değil; konumu ve özellikleri itibarıyla kamu yararına korunması gereken yerleri kapsar. Sağlık ve güvenlik bakımından önem taşıyan alanlar, erozyon veya çevresel etkiler karşısında koruma ihtiyacı yüksek sahalar, tarihî veya estetik niteliği nedeniyle korunması gereken yerler ve turistik değeri bulunan alanlar kanundaki genel çerçeve içinde değerlendirilebilir.
Kanunda sayılan değerler, sırf ekonomik getiri amacıyla arazi statüsü değiştirmenin dayanağı değildir. Kararın amacı koruma ve kamu yararı eksenindedir. Bu yönüyle m.3, Kanunun muhafaza yaklaşımını tamamlar.
Bir taşınmazın m.3 kapsamında orman rejimine alınması, taşınmaz üzerinde mutlaka yoğun ağaç örtüsü bulunmasını şart koşan bir düzenleme değildir. Madde, zaten orman sayılan alanın tespitinden ziyade belirli yerlerin hukuki koruma rejimine alınmasını düzenlediği için m.1’den farklı işlev görür.
Özel Mülkiyetteki Arazi m.3 Kapsamında Olabilir mi?
Evet. Kanun, Devletin mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle birlikte özel kişilerin özel mülkiyetindeki yerleri de açıkça kapsar. Bu nedenle tapunun gerçek veya tüzel kişi adına kayıtlı olması, m.3 kararını hukuken imkânsız hâle getirmez.
Ancak özel mülkiyetin varlığı, mülkiyet hakkına ilişkin sonuçların ayrıca çözülmesini gerektirir. Arazi orman rejimine alındığında malik üzerindeki kullanım, tasarruf ve yararlanma yetkileri orman mevzuatının sınırlamalarından etkilenir. Bu nedenle kararın tapu ve kadastroya nasıl yansıtıldığı, hangi işlemle mülkiyet veya kullanım rejiminin değiştiği ve varsa kamulaştırma sürecinin nasıl yürütüldüğü dosya bazında incelenmelidir.
Özel mülkiyet ile “hususi orman” kavramı da birbirine karıştırılmamalıdır. Bir özel taşınmazın m.3 ile orman rejimine alınması sonrasındaki statü ve yönetim, 6831’in mülkiyet ve idareye ilişkin diğer hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Orman Rejimine Alma Kararını Kim Verir?
Güncel m.3 metninde yetki Cumhurbaşkanına aittir. Kanunun eski metninde farklı idari makamlar ve teklif mekanizmaları yer almış, 2018 yılında yapılan mevzuat uyarlamasıyla karar mercii Cumhurbaşkanı olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle güncel içeriklerde eski “Bakanlar Kurulu” veya “İcra Vekilleri Heyeti” ifadeleri esas alınmamalıdır.
Kararın idari işlem niteliği, kapsamın açıkça belirlenmesini gerektirir. Hangi taşınmazların veya alanların orman rejimine alındığı, sınır ve koordinatların dayanak belgelerle uyumlu olması ve kararın uygulanabilirliği önem taşır.
Uygulamada kararın ardından orman idaresi ve kadastro/tapu birimleri nezdindeki teknik işlemler de önem kazanır. Kararın varlığı ile tapudaki uygulama aynı aşama değildir; her iki belge dizisi ayrı ayrı incelenmelidir.
6831 m.1 ile m.3 Arasındaki Fark Nedir?
m.1, hangi ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağını ve hangi alanların orman sayılmayacağını tanımlar. m.3 ise, başlangıçtaki statüsü ne olursa olsun, kanunda belirtilen kamu yararı ve koruma sebepleri bulunan yerlerin kararla orman rejimine alınabilmesini düzenler.
Bu nedenle m.1’deki “orman sayılır mı?” sorusu ile m.3’teki “orman rejimine alınabilir mi?” sorusu farklıdır. Bir taşınmaz m.1’deki istisnalardan biri nedeniyle doğal olarak orman sayılmayan bir yer olabilir; fakat m.3’ün koşulları oluşursa ayrıca orman rejimine alma kararı gündeme gelebilir.
m.1’deki güncel 3 hektar, özel mülkiyet ve ekim-dikim ayrımı için 6831 m.1 rehberimizi inceleyebilirsiniz.
m.3 ile 2/B Uygulaması Arasındaki Bağlantı
6831 m.2’nin dördüncü fıkrası, m.3 ile orman rejimine alınan yerlerde bu nitelik devam ettiği sürece m.2 hükümlerinin uygulanamayacağını açıkça düzenler. Başka ifadeyle, m.3 kapsamında koruma amacıyla orman rejimine alınmış bir alan, bu statüsü sürerken 2/B veya m.2/A mekanizmasıyla orman sınırı dışına çıkarılamaz.
Bu hüküm iki madde arasında doğrudan bir koruma bağlantısı kurar. m.3 ile belirli değerleri korumak için kurulan rejim, m.2 yoluyla aşındırılamaz. Alanın m.3 statüsünün sona erip ermediği veya hangi işlemle değiştiği ayrıca resmi kayıtlardan doğrulanmalıdır.
2/B şartları ve 31/12/1981 kriteri için 6831 m.2/B rehberimize bakabilirsiniz.
m.3 Kararı Sonrasında Kadastro ve Tescil Neden Önemlidir?
Orman rejimine alınan alanın sahadaki sınırının, kadastro ve tapu kayıtlarıyla uyumlu hâle getirilmesi gerekir. İdari karar, hangi bölgenin koruma rejimine alındığını hukuken belirler; uygulamada ise sınırın zeminde ve paftada doğru gösterilmesi, komşu parsellerle çakışmanın giderilmesi ve kayıtların güncellenmesi önem taşır.
Orman kadastro komisyonlarının m.7 ve devamındaki görevleri, sınırın teknik olarak tespitinde belirleyicidir. Aplikasyon veya yüzölçümü hatası bulunursa m.9’daki düzeltme mekanizması da gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnız tapu sayfasına bakmak, kararın gerçek coğrafi kapsamını anlamaya yetmeyebilir.
Malik açısından karar tarihinin yanında kadastro ilanı, kesinleşme, tapu tescili ve varsa kamulaştırma belgeleri birlikte dosyalanmalıdır. Bir aşamadaki hata, sonraki işlemlerin denetiminde önem kazanabilir.
Mülkiyet Hakkı ve Kamulaştırma Boyutu
Özel mülkiyetteki taşınmazın orman rejimine alınması, mülkiyet hakkı üzerinde ciddi sonuç yaratabilir. Bu nedenle Anayasa’nın mülkiyet hakkı ve kamulaştırmaya ilişkin hükümleri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve 6831’in ilgili özel hükümleri birlikte değerlendirilir. Somut olayda yalnız statü sınırlaması mı bulunduğu, yoksa mülkiyetin kamuya geçirilmesini gerektiren bir işlem mi yapıldığı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Her m.3 kararının aynı mülkiyet sonucunu doğurduğunu söylemek doğru değildir. Taşınmazın başlangıçtaki mülkiyet statüsü, kararın kapsamı, uygulama işlemleri ve sonraki tescil adımları dosyaya özgüdür. Bu nedenle tazminat veya kamulaştırma bedeli değerlendirmesi, karar ve tescil evrakı görülmeden kesinleştirilmemelidir.
Taşınmazın tapudan Hazineye geçtiği iddiası varsa, genel m.3 değerlendirmesinden ayrı olarak kayıt sebebi araştırılır. Belirli durumlarda 6831 Ek 22 rehberimiz bağlantılı olabilir.
m.3 Dosyasında Hangi Belgeler İncelenmelidir?
İlk belge orman rejimine alma kararının kendisidir. Kararın tarihi, sayısı, ekli harita veya koordinatlar, gerekçe ve uygulama alanı belirlenmelidir. Sonrasında tapu kaydı ve tedavülleri, kadastro tutanakları, orman kadastro paftası, aplikasyon belgeleri ve varsa kamulaştırma dosyası alınmalıdır.
Kararın dayandığı kamu yararı veya koruma niteliği teknik raporlarda gösterilmişse bu raporların da incelenmesi gerekir. Tarihî, estetik veya turistik değer iddiası için alanın neden korunması gerektiğini ortaya koyan belgeler; sağlık ve güvenlik gerekçesi varsa bilimsel/teknik dayanaklar önem taşır.
İşlemin coğrafi sınırı tartışmalıysa koordinatların resmi paftaya doğru uygulanıp uygulanmadığı uzman incelemesiyle test edilmelidir. Komşu parselin yanlışlıkla kapsamda gösterilmesi ile kararın hukuki sebebine itiraz farklı iddialardır.
m.3 Kararına Karşı Yargısal Denetim Nasıl Kurulur?
Cumhurbaşkanı kararı ve bu karara dayalı idari uygulamalar, görev ve süre bakımından idari yargı mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir. Hangi işlemin doğrudan dava konusu edileceği, işlemin Resmî Gazete’de yayımlanıp yayımlanmadığı, ilgilinin ne zaman haberdar olduğu ve sonraki uygulama işlemlerinin bulunup bulunmadığı somut dosyadan belirlenmelidir.
İptal denetiminde yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları önem taşır. Kanunun m.3’te saydığı amaçlardan bağımsız bir gerekçeyle işlem tesis edildiği iddiası varsa sebep ve maksat; yanlış parsel veya sınır uygulaması varsa konu ve teknik uygulama yönünden inceleme yapılır.
Mülkiyet veya tapu kaydına ilişkin ayrıca adli yargı uyuşmazlığı doğması mümkündür. Bu nedenle idari işlemin iptali ile tapu/mülkiyet talebi aynı şey değildir; görevli yargı kolu ve talep sonucu doğru ayrılmalıdır.
Taşınmaz m.3 Kapsamına Alınmışsa Kontrol Listesi
- Cumhurbaşkanı kararının tam metnini ve eklerini bulun.
- Kararın 6831 m.3’e dayandığını doğrulayın.
- Parselin koordinat olarak karar alanında kalıp kalmadığını kontrol edin.
- Kararda belirtilen kamu yararı veya koruma gerekçesini tespit edin.
- Tapu kaydını ve önceki malik zincirini alın.
- Orman kadastro tutanağı ve haritasını inceleyin.
- Aplikasyonla resmi karar sınırını zemine uygulayın.
- Varsa kamulaştırma kararını, bedel ve tebligat evrakını alın.
- Tapu tescilinin hangi hukuki sebebe dayandığını belirleyin.
- m.2 ile sınır dışına çıkarma talebi varsa m.3 statüsünün devam edip etmediğini kontrol edin.
- İdari dava ve varsa adli yargı taleplerini birbirinden ayırın.
- Süreleri işlem ve tebliğ/yayın tarihine göre ayrıca hesaplayın.
Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler
Güncel kanun metni için OGM Mevzuat – Kanunlar ve Mevzuat Bilgi Sistemi kullanılmalıdır. Orman kadastrosu ve uygulama birimleri için Orman Genel Müdürlüğü resmî kaynakları esas alınmalıdır.
Tamamlayıcı rehberler: orman tanımı m.1, 2/B m.2 ve tapudaki orman şerhi.
Sık Sorulan Sorular
1. Özel tapulu arazi orman rejimine alınabilir mi?
Evet. 6831 m.3 özel mülkiyetteki yerleri açıkça kapsar.
2. Kararı belediye veya OGM tek başına verebilir mi?
m.3’te orman rejimine alma karar mercii Cumhurbaşkanıdır; teknik ve uygulama işlemleri ilgili idarelerce yürütülür.
3. Her özel arazi m.3 ile orman yapılabilir mi?
Hayır. Alanın m.3’te sayılan kamu yararı, sağlık, güvenlik, tarihî, estetik veya turistik koruma gerekçelerinden birine dayanması gerekir.
4. m.3 kararı 2/B ile kaldırılabilir mi?
m.3 ile orman rejimine alınan yerlerde bu nitelik sürdüğü sürece m.2 hükümleri uygulanmaz.
5. m.3 için ağaçlık olmak şart mı?
Madde mevcut orman tanımından farklı olarak belirli yerlerin orman rejimine alınmasını düzenler; kararın dayanağı m.3’teki koruma ve kamu yararı sebepleridir.
6. Karar tapuya işlenmediyse yok sayılır mı?
Hayır. Kararın hukuki varlığı ile tapu/kadastro uygulaması farklı aşamalardır; her ikisi birlikte incelenmelidir.
7. Özel malik otomatik olarak tazminat alır mı?
Tazminat ve kamulaştırma sonucu, somut işlem ve mülkiyetin nasıl etkilendiğine göre ilgili mevzuat kapsamında belirlenir.
8. Sınır yanlış uygulanmışsa ne yapılır?
Karar eki koordinatlar, kadastro paftası ve aplikasyon belgeleri karşılaştırılır; teknik hata ve idari işlem yönünden uygun hukuki yol belirlenir.
9. m.3 kararı yapılaşmayı etkiler mi?
Evet. Orman rejimine alınan alanda 6831 ve ilgili koruma mevzuatındaki kullanım sınırlamaları uygulanır.
10. Satın almadan önce ne kontrol edilmeli?
Tapu, kadastro, orman sınırı, m.3 kararı, karar eki harita ve varsa kamulaştırma/tescil belgeleri birlikte kontrol edilmelidir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukuki inceleme: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü: 22 Eylül 2026
İçerik 6831 sayılı Orman Kanununun güncel m.3 hükmü ile m.1, m.2 ve kadastro hükümleri birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır. Somut taşınmazda karar, koordinat, tapu, kadastro ve mülkiyet sonuçları ayrı ayrı incelenmelidir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel: +90 552 224 43 66
Orman rejimine alma, orman kadastrosu ve taşınmaz uyuşmazlıkları Türkiye genelinde Mersin ofisinden takip edilmektedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
