Sigortada Riziko Ağırlaşması Nedir? TTK 1444-1445 Bildirim, Fesih ve Prim Farkı
Kısa ve net cevap: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1444 uyarınca sigorta ettiren, sözleşme kurulduktan sonra sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyen davranış ve işlemlerde bulunamaz. Ağırlaştırıcı işlem sigorta ettiren veya onun izniyle başkası tarafından yapılmışsa durum derhâl; değişiklik sigorta ettirenin bilgisi dışında gerçekleşmişse öğrenildiği tarihten itibaren en geç on gün içinde sigortacıya bildirilir. TTK m.1445’e göre sigortacı ağırlaşmayı öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir veya prim farkı isteyebilir. İstenen prim farkı on gün içinde kabul edilmezse sözleşme feshedilmiş sayılır. Süresinde kullanılmayan fesih ve prim farkı isteme hakkı düşer.

Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortacı primi ve teminatı, kendisine bildirilen risk şartlarına göre belirler. Ancak sözleşme başladıktan sonra kullanım biçimi, faaliyet türü, güvenlik koşulları, sigorta edilen malın konumu veya başka risk unsurları değişebilir. Bu değişim her durumda sözleşmeyi ortadan kaldırmaz; fakat değişiklik rizikonun gerçekleşme ihtimalini veya gerçekleştiğinde doğacak tazminatın miktarını önemli biçimde etkiliyorsa TTK m.1444 ve m.1445 uygulanır.
Riziko ağırlaşması, sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünden farklıdır. TTK m.1435 ve devamındaki hükümler, sözleşme kurulurken sigortacının risk değerlendirmesine esas olan bilgilerin doğru verilmesini düzenler. TTK m.1444-1445 ise sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan değişikliklerle ilgilidir. Bu ayrım yapılmadan sigortacının hangi yaptırımı hangi süre içinde kullanabileceği doğru belirlenemez.
Sigortada Riziko Ağırlaşması Ne Demektir?
TTK m.1444/1 iki sonucu esas alır: rizikonun ağırlaşması veya mevcut durumun ağırlaştırılarak tazminat tutarının artmasının etkilenmesi. Dolayısıyla yalnızca rizikonun gerçekleşme olasılığını artıran değişiklikler değil, hasar doğduğunda zararın büyüklüğünü artıran değişiklikler de madde kapsamına girebilir. Bununla birlikte her küçük değişiklik riziko ağırlaşması değildir. Değişikliğin sigortacının prim ve teminat değerlendirmesi bakımından hukuken anlamlı olması gerekir.
Örneğin işyeri poliçesinde faaliyet konusunun risk seviyesi yüksek başka bir faaliyete çevrilmesi, yangın güvenlik sisteminin kaldırılması veya sigorta edilen malın sözleşmede öngörülen kullanımından esaslı biçimde farklı kullanılması risk değerlendirmesini değiştirebilir. Somut sonucun poliçedeki teminat, özel şartlar ve değişikliğin gerçek etkisi üzerinden belirlenmesi gerekir.
Kanun sigorta ettirene yalnızca pasif bir bildirim görevi yüklememiştir. TTK m.1444/1, sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştıran davranış ve işlemlerde bulunmamayı da emreder. Bu nedenle sigorta ettiren kendi davranışıyla risk artışı yaratacaksa, değişiklik yapılmadan önce sigortacının onayını almak sözleşmenin güvenli yürütülmesi bakımından temel adımdır.
Riziko Ağırlaşması Sigortacıya Ne Zaman Bildirilir?
TTK m.1444/2 iki farklı bildirim zamanı kurar. Ağırlaştırıcı işlem sigorta ettiren veya onun izniyle başkası tarafından yapılmışsa bildirim derhâl yapılır. Değişiklik sigorta ettirenin bilgisi dışında gerçekleşmişse sigorta ettiren durumu öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde sigortacıya bildirir.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Sigorta ettiren bizzat risk artırıcı faaliyeti başlatmışsa on günlük süreyi kendisine tanınmış genel bir bekleme süresi gibi kullanamaz; kanun derhâl bildirim arar. Buna karşılık bilgisi dışında gelişen bir değişiklikte başlangıç, değişikliğin meydana geldiği tarih değil, sigorta ettirenin bunu öğrendiği tarihtir.
Bildirim, daha sonra ispatlanabilecek yöntemle yapılmalıdır. Sigorta şirketinin resmi e-posta adresi, KEP, müşteri portalı, kayıtlı çağrı merkezi işlemi veya yazılı başvuru kullanılabilir. Acente üzerinden bildirim yapılıyorsa şirket sisteminde kayda geçtiğinin teyit edilmesi güvenlidir. Bildirimde poliçe numarası, değişikliğin ne olduğu, gerçekleştiği veya öğrenildiği tarih ve risk üzerindeki etkisi açıkça yazılmalıdır.
Riziko Ağırlaşmasını Bildirmek Hasar İhbarından Farklıdır
TTK m.1444 kapsamındaki değişiklik bildirimi ile TTK m.1446 kapsamındaki rizikonun gerçekleştiğini bildirme yükümlülüğü aynı değildir. Birincisi sözleşme devam ederken risk koşullarındaki artışla; ikincisi sigortalı olayın meydana gelmesiyle ilgilidir. Ağırlaşma bildirimi yapılmış olması, daha sonra riziko gerçekleştiğinde TTK 1446 uyarınca hasar ihbarı yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Aynı dosyada iki ayrı tarih olabilir: risk artışının sigortacıya bildirildiği tarih ve daha sonra hasarın bildirildiği tarih. Sigortacı da haklarını bu farklı tarihlere göre kullanır. Dosya kronolojisinde iki işlemin ayrı satırlarda tutulması gerekir.
Sigortacı Riziko Ağırlaşmasını Öğrenince Ne Yapabilir?
TTK m.1445/1, sigortacıya iki seçimlik hak verir. Sigortacı değişikliği öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir veya prim farkı isteyebilir. Sigortacı riskin yeni düzeyini kabul ederek daha yüksek primle sözleşmeyi sürdürebilir; ya da koşulları taşımıyorsa fesih yolunu seçebilir.
Bir aylık süre hak düşürücü nitelikte düzenlenmiştir; TTK m.1445/3 süresinde kullanılmayan fesih ve prim farkı isteme hakkının düşeceğini açıkça söyler. Bu nedenle sigortacının ağırlaşmayı hangi tarihte öğrendiği dosyanın en önemli ispat konularından biridir. Sigorta ettiren bildirimini tarihli ve kayıtlı biçimde yaparsa başlangıç daha kolay belirlenir.
Sigortacının değişiklikten haberdar olduğu başka bir belge varsa bu da dikkate alınır. Örneğin sigortacının eksperinin yeni kullanım biçimini görerek raporlaması veya zeyil teklifi göndermesi öğrenme tarihini gösterebilir. Sadece sigorta ettirenin resmi başvuru tarihi değil, sigortacının fiili bilgisini gösteren diğer kayıtlar da önem taşır.
Prim Farkı İstenirse Kaç Gün İçinde Kabul Edilmelidir?
TTK m.1445/1 açık bir sonuç bağlar: sigortacının istediği prim farkı on gün içinde kabul edilmezse sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu, sigorta ettirenin prim farkı talebini yanıtsız bırakmasının nötr bir sonuç doğurmadığını gösterir. Talep geldiğinde yeni primin hangi risk değişikliğine dayandığı, ne kadar olduğu ve hangi tarihten itibaren uygulanacağı incelenmelidir.
Sigorta ettiren prim farkını kabul ediyorsa kabul iradesini ispatlanabilir şekilde bildirmeli ve ödeme gerekiyorsa şirketin belirlediği usule göre yerine getirmelidir. Kabul etmiyorsa sözleşmenin kanuni sonuçlarını bilerek hareket etmelidir. Sigortacının prim farkını bir aylık hak süresi içinde isteyip istemediği de ayrıca kontrol edilir.
Risk Eski Duruma Dönerse Sigortacı Yine Feshedebilir mi?
TTK m.1445/2 bu soruya doğrudan cevap verir: değişikliklerin yapılmasından önceki duruma dönüldüğünde fesih hakkı kullanılamaz. Örneğin risk artırıcı kullanım sona ermiş, kaldırılan güvenlik sistemi yeniden kurulmuş veya ağırlaşmaya neden olan durum tamamen ortadan kalkmışsa bu hüküm gündeme gelir.
Burada önemli olan yalnızca sigorta ettirenin ‘eski hâle döndü’ demesi değil, ağırlaşmanın gerçekten sona erdiğinin ispatıdır. Fotoğraf, teknik servis raporu, faaliyet değişikliği kaydı veya eksper incelemesi kullanılabilir. Sigortacı prim farkı talep etmişse, riskin eski hâle dönüşünün prim farkı üzerindeki etkisi de ayrıca değerlendirilir.
Riziko Gerçekleştikten Sonra Bildirim İhlali Tazminatı Nasıl Etkiler?
TTK m.1445/5, hasar sonrasında uygulanacak ayrıntılı sistemi kurar. Sigorta ettirenin ihmali belirlenmiş ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğü ihlal edilmişse, bu ihlal tazminat miktarına veya sigorta bedeline ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte olduğunda ihmalin derecesine göre tazminattan veya bedelden indirim yapılır.
Dolayısıyla ihmal hâlinde otomatik tam ret yoktur. İhlalin rizikonun gerçekleşmesi veya tazminat miktarıyla etkili bağlantısı ve ihmalin derecesi belirlenir. Sigorta şirketi kesinti yapıyorsa hangi ağırlaşmanın, hangi nedensel ilişkiyle ve hangi hesapla sonuca etki ettiğini açıklamalıdır.
Sigorta ettirenin kusuru kast derecesindeyse kanun daha ağır sonuç bağlar. Ağırlaşma ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa sigortacı sözleşmeyi feshedebilir ve tazminat veya sigorta bedeli ödenmez. Bağlantı yoksa dahi ödeme, ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki oran dikkate alınarak yapılır. Bu yüzden ‘kasıt varsa her durumda ödeme sıfırdır’ cümlesi TTK m.1445/5’in tamamını yansıtmaz; bağlantı ayrıca aranır.
Hangi Riziko Artışlarında Sigortacı Fesih veya Prim Farkı Hakkını Kullanamaz?
TTK m.1445/4 belirli durumları korur. Rizikonun artmasına sigortacının menfaati ile ilgili bir husus, sigortacının sorumlu olduğu bir olay veya insanî bir görevin yerine getirilmesi sebep olmuşsa maddenin ilk üç fıkrasındaki fesih ve prim farkı sistemi uygulanmaz. Hayat sigortalarında sigortalının sağlık durumunda meydana gelen değişiklikler de bu istisnaya dahildir.
İnsanî görevin yerine getirilmesi istisnası özellikle tehlike altındaki kişiye yardım gibi durumlarda önemlidir. Sigortalının hayat veya mal kurtarma amacıyla riske geçici olarak müdahale etmesi, sırf risk artışı yaratmış diye sigortacıya her durumda fesih hakkı vermez. Olayın TTK m.1445/4 kapsamına girip girmediği somut amaç ve şartlarla belirlenir.
Sigortacı Bir Aylık Süreyi Kaçırırsa Ne Olur?
TTK m.1445/3 açıkça süresinde kullanılmayan fesih ve prim farkı isteme hakkının düştüğünü düzenler. Bu nedenle sigortacı, ağırlaşmayı öğrendikten sonra bir ayı geçirip daha sonra aynı değişikliğe dayanarak geçmişe dönük biçimde prim farkı veya sözleşmenin o nedenle feshedildiği iddiasında bulunamaz. Burada öğrenme tarihinin ispatı belirleyicidir.
Sigorta ettiren bildirimi e-postayla yaptıysa teslim kaydı; KEP’le yaptıysa KEP delili; şirket portalından yaptıysa kayıt numarası saklanmalıdır. Sigorta şirketinin kendi iç yazışmaları veya eksper raporları da öğrenme tarihini gösterebilir.
Riziko Ağırlaşması ile Eksik Sigorta Aynı Şey Değildir
Eksik sigorta TTK m.1462’de sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması hâlinde, kısmi zararda oranlama sonucunu düzenler. Riziko ağırlaşması ise sözleşme devam ederken risk koşullarının değişmesine ilişkindir. Bir dosyada iki kurum birlikte bulunabilir, fakat hukuki dayanakları ve hesapları farklıdır. Eksik sigorta TTK 1462 rehberi oranlama sistemini ayrıca açıklar.
Sigorta şirketi ödeme hesap tablosunda hem eksik sigorta hem riziko ağırlaşması nedeniyle indirim yapıyorsa her kesintinin ayrı kanuni ve sözleşmesel dayanağını göstermelidir. Aynı olgu iki kez kesinti sebebi olarak kullanılmamalıdır.
Riziko Ağırlaşması Dosyasında Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
- Sigorta poliçesi, genel ve özel şartlar,
- poliçenin düzenlendiği tarihteki risk bilgilerinin kayıtları,
- sonradan meydana gelen değişikliğin tarihi ve niteliği,
- değişiklik sigorta ettirenin bilgisi dışında ise öğrenme tarihini gösteren belge,
- sigortacıya yapılan TTK m.1444 bildirimi ve teslim kaydı,
- sigortacının prim farkı veya fesih bildirimi,
- bildirimin sigortacıya ulaştığı ve sigortacının öğrendiği tarihi gösteren kayıt,
- eski duruma dönüş varsa bunun teknik/fiziki kanıtı,
- hasar gerçekleşmişse hasar ihbarı, ekspertiz ve tazminat hesabı,
- indirim yapılmışsa indirim oranı ve nedensellik açıklaması.
Sigorta Tazminatının Ödeme Zamanı Riziko Ağırlaşmasından Ayrı Hesaplanır
Riziko gerçekleşip sigortacının ödeme borcu doğduğunda muacceliyet TTK m.1427 uyarınca ayrıca incelenir. Zarar sigortalarında TTK m.1446 ihbarından itibaren 45 günlük, can sigortalarında 15 günlük kanuni üst sınır sistemi vardır. Riziko ağırlaşması nedeniyle tazminat miktarı tartışmalı olsa bile muacceliyet ve temerrüt incelemesi ayrı yapılır. Ayrıntı için sigorta tazminatında muacceliyet rehberi incelenebilir.
Sigorta şirketi ağırlaşma gerekçesiyle tamamen ret verirse ret tarihinin yanında zamanaşımı da takip edilmelidir. TTK m.1420’deki iki yıllık genel süre ve sigorta tazminatında altı yıllık nihai sınır bakımından TTK 1420 zamanaşımı rehberi dosya takvimine eklenmelidir.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
TTK m.1444 ve m.1445 Türkiye genelinde aynıdır; Mersin’de düzenlenen bir işyeri, konut, makine, emtia veya başka zarar sigortası için farklı bildirim süreleri yoktur. Somut uyuşmazlığın hangi mahkemede veya Sigorta Tahkim Komisyonunda görüleceği ise sigorta türüne, tarafların sıfatına ve başvuru şartlarına göre belirlenir.
Mersin’deki dosyalarda da ilk çalışma kronolojidir: poliçe tarihi, ağırlaşmanın tarihi, öğrenme tarihi, sigortacıya bildirim, sigortacının öğrenmesi, prim farkı veya fesih bildirimi, hasar ve tazminat süreci sıralanmalıdır. Bu kronoloji hem hak düşürücü bir aylık süreyi hem de tazminata etkide nedensellik ve kusur değerlendirmesini görünür hâle getirir.
Sık Sorulan Sorular
Riziko ağırlaşması sigortayı otomatik olarak bitirir mi?
Hayır. TTK m.1445 sigortacıya öğrenmeden itibaren bir ay içinde fesih veya prim farkı isteme seçenekleri verir. Kanundaki şartlara göre sonuç belirlenir.
Riziko ağırlaşmasını kaç gün içinde bildirmek gerekir?
Sigorta ettiren veya onun izniyle başkası ağırlaştırıcı işlemi yapmışsa derhâl; değişiklik bilgisi dışında gerçekleşmişse öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde bildirim yapılır.
Sigortacı kaç gün içinde feshedebilir?
TTK m.1445/1 uyarınca ağırlaşmayı öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde fesih veya prim farkı hakkını kullanmalıdır.
Prim farkını kabul için süre kaç gündür?
İstenen prim farkı on gün içinde kabul edilmezse sözleşme feshedilmiş sayılır.
Sigortacı bir aylık süreyi geçirirse ne olur?
TTK m.1445/3 gereği süresinde kullanılmayan fesih ve prim farkı isteme hakkı düşer.
Risk eski hâle dönerse fesih yapılır mı?
TTK m.1445/2 uyarınca değişikliklerden önceki duruma dönülmüşse fesih hakkı kullanılamaz.
Geç bildirimde tazminat tamamen kesilir mi?
İhmal hâlinde otomatik tam ret yoktur. TTK m.1445/5’e göre ihlalin tazminat veya riziko üzerindeki etkisi ve ihmalin derecesi dikkate alınarak indirim yapılır.
Kasıt varsa her durumda ödeme yapılmaz mı?
Hayır. Kanun ağırlaşma ile gerçekleşen riziko arasındaki bağlantıyı ayrıca arar. Bağlantı yoksa prim oranına göre ödeme kuralı uygulanır.
Hayat sigortasında sağlık durumunun değişmesi riziko ağırlaşması sayılır mı?
TTK m.1445/4, hayat sigortalarında sigortalının sağlık durumunda meydana gelen değişiklikleri ilk üç fıkradaki fesih/prim farkı sisteminin dışında tutar.
Hasar olunca ayrıca ihbar gerekir mi?
Evet. Riziko ağırlaşması bildirimi TTK m.1444 kapsamındadır; hasarın gerçekleşmesi hâlinde TTK m.1446 kapsamındaki riziko ihbarı ayrıca yapılır.
Riziko Ağırlaşmasında Değişiklik ile Hasar Arasındaki Bağ İncelenir
TTK m.1444 ve m.1445, sözleşme kurulduktan sonra rizikonun gerçekleşme ihtimalini veya muhtemel zararın ağırlığını artıran değişiklikleri özel bir sisteme bağlar. Sigorta ettirenin rizikoyu ağırlaştıran işlemi yapması veya başkasının yaptığı ağırlaşmayı öğrenmesi hâlinde Kanundaki bildirim yükümlülüğü doğar. Bildirimin süresi ve sigortacının fesih ya da prim farkı isteme hakları, ağırlaşmanın nasıl gerçekleştiğine ve ne zaman öğrenildiğine göre uygulanır.
Her değişiklik riziko ağırlaşması değildir. Sigortalanan işyerinde faaliyet türünün değiştirilmesi, yangın yükünün ciddi biçimde artırılması veya güvenlik sisteminin kaldırılması gibi olaylarda poliçenin başlangıcındaki risk seviyesi ile sonraki durum karşılaştırılır. Değişikliğin poliçede zaten öngörülmüş risk içinde kalması hâlinde sırf koşullar değişti diye otomatik ağırlaşma sonucu kurulmaz.
Hasar ağırlaşmadan sonra gerçekleşmişse tazminata etkide değişiklik ile rizikonun gerçekleşmesi veya zarar miktarı arasındaki bağ önem taşır. Dosyada poliçe, risk soru formu, değişiklik tarihi, sigortacıya yapılan bildirim ve hasar nedeni birlikte incelenmelidir. Böylece prim farkı, fesih ve tazminat indirimi sonuçları soyut varsayımla değil somut risk değişikliği üzerinden belirlenir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: Bu içerik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1444 ve m.1445 esas alınarak hazırlanmıştır. Hasar ihbarında TTK m.1446, muacceliyette TTK m.1427 ve zamanaşımında TTK m.1420 ayrıca dikkate alınır. Güncel kanun metni için Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınır.
İnceleyen: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Tarih: 10 Eylül 2026
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
