B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tahliye Taahhütnamesi İcra Takibi Nasıl Yapılır? 2026 Rehberi

Kısa ve Net Cevap

Tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibi, kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesine rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, kiralayanın (mülk sahibi veya yetkili temsilci) icra dairesi aracılığıyla taşınmazın tahliyesini sağladığı hukuki bir yoldur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.352 ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine dayanan bu süreçte, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren 1 ay içinde icra dairesine başvurulması zorunludur. İcra dairesi, kiracıya bir tahliye emri (Örnek 14) gönderir; kiracı 7 gün içinde itiraz etmezse, 15 gün içinde taşınmazın zorla tahliyesi gerçekleştirilir. 2026 yılı itibarıyla, itiraz durumunda açılacak davalar öncesinde arabuluculuk süreci dava şartı olarak uygulanmaktadır. İşleme başlamadan önce tahliye taahhütnamesi örneği ve geçerlilik şartları ana rehberinden belgedeki teslim, düzenleme ve tahliye tarihlerini kontrol edin.

Tahliye Taahhütnamesinin Hukuki Niteliği ve 2026 Uygulaması

Tahliye taahhütnamesi, kiracının kira sözleşmesi devam ederken veya kurulduktan sonra, taşınmazı belirli bir tarihte kayıtsız ve şartsız olarak boşaltacağını beyan ettiği tek taraflı bir irade beyanıdır. Bu belge, kiralayana mahkeme ilamına gerek kalmaksızın doğrudan icra takibi başlatma yetkisi verir. Ancak bu yetkinin kullanılabilmesi için belgenin TBK 352 kapsamında belirlenen sıkı şekil şartlarına uygun olması gerekir. 2026 yılındaki yüksek kira uyuşmazlıkları göz önüne alındığında, Yargıtay’ın bu konudaki güncel içtihatları, taahhütnamenin sıhhatini her zamankinden daha kritik hale getirmiştir. Özellikle enflasyonist ortamda kira bedellerinin hızlı değişimi, mülk sahiplerini tahliye taahhütnamesi almaya teşvik etmektedir. Ancak bu belgenin kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanması, uygulamada en sık karşılaşılan geçersizlik nedenidir. Kanun koyucu, kiracının konut bulma baskısı altındayken verdiği taahhüdü özgür irade ürünü saymamaktadır. Bu nedenle, taahhütnamenin kira sözleşmesinin imza tarihinden makul bir süre (genellikle 15-20 gün) sonra düzenlenmiş olması, belgenin hukuki güvenliğini artırır. 2026 yılında bu sürelerin tespiti için kira sözleşmesinin damga vergisi ödeme tarihi veya noter onay tarihi gibi objektif veriler esas alınmaktadır.

TBK 352 Kapsamında Geçerlilik Şartlarının Derinlemesine Analizi

Bir tahliye taahhütnamesinin icra takibine konu edilebilmesi için şu dört temel şartı kümülatif olarak taşıması şarttır. Yazılı Şekil Şartı: Tahliye taahhüdü mutlaka yazılı olmalıdır. Sözlü olarak verilen tahliye sözleri, tanıkla ispat edilemez ve icra takibine dayanak oluşturamaz. Noter huzurunda yapılması zorunlu değildir ancak noterlikçe düzenlenen taahhütnameler, imza itirazını peşinen engellediği için büyük avantaj sağlar. Tahliye Tarihinin Belirlenmiş Olması: Belgede kiracının evi veya iş yerini hangi tarihte boşaltacağı net bir şekilde (gün/ay/yıl) yazılmalıdır. “Kira dönemi sonunda” veya “ev satıldığında” gibi muğlak ifadeler içeren taahhütnameler icra takibine konu edilemez. Kira Sözleşmesinden Sonra Verilmiş Olma: Taahhütname, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonraki bir tarihte düzenlenmelidir. Eğer taahhütname tarihi ile kira sözleşmesi tarihi aynıysa veya taahhütname tarih içermiyorsa, kiracı bu durumun aksini her türlü delille ispatlayabilir. Serbest İrade: Kiracının taahhüdü herhangi bir hata, hile veya korkutma (ikrah) altında vermemiş olması gerekir. 2026 yılı yargı pratiklerinde, kiracının “boş kağıda imza attım” savunması, yazılı delille ispatlanmadığı sürece genellikle reddedilmektedir. Eğer kiracı, taahhüt edilen tarihten önce evi boşaltırsa ancak anahtar teslimi yapılmazsa, kiracı sözleşme bitmeden çıkarsa kalan kirayı öder mi? başlıklı makalemizdeki TBK 325 düzenlemeleri gündeme gelebilir. Bu durum, tahliye taahhüdü ile kira bedeli alacağının birbirine karıştığı karmaşık hukuki süreçler doğurabilir.

Aile Konutu Şerhi ve Eş Rızasının İptal Davalarına Etkisi

Tahliye taahhütnamesi icra takibi süreçlerinde en çok gözden kaçan hususlardan biri “aile konutu” korumasıdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, aile konutu olarak özgülenen taşınmazlarda, kiracı olan eşin tek başına verdiği tahliye taahhüdü, diğer eşin açık rızası yoksa geçersiz sayılabilir. 2026 yılındaki güncel Yargıtay kararları, eşin rızası alınmadan verilen taahhütnamelerin, diğer eşin yapacağı şikayet üzerine icra mahkemelerince iptal edilebileceğini vurgulamaktadır. Bu koruma, sadece tapu kütüğünde aile konutu şerhi olan taşınmazlar için değil, fiilen aile konutu olarak kullanılan tüm kiralananlar için geçerlidir. Kiralayanın bu riski bertaraf etmek için taahhütnameyi her iki eşten de alması veya eşlerden birinin diğerine verdiği muvafakatnameyi dosyaya eklemesi gerekir. Aksi takdirde, tahliye emri tebliğ edilen eş, 7 günlük itiraz süresi içinde aile konutu itirazında bulunarak takibi durdurabilir. Bu durum, mülk sahipleri için ciddi bir zaman kaybı ve yargılama gideri riski taşır.

İcra Takibi Başlatma Prosedürü ve Örnek 14 Tahliye Emri

Tahliye taahhütnamesine dayalı takipte yetkili icra dairesi, taşınmazın bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak taraflar arasında bir yetki sözleşmesi varsa veya kira sözleşmesinde özel bir yetki şartı belirlenmişse, o yer icra dairesinde de takip başlatılabilir. Takip talebi hazırlanırken şu hususlara dikkat edilmelidir: Takip talebinde “Tahliye” sekmesi seçilmeli ve dayanak belge olarak tahliye taahhütnamesi eklenmelidir. Borçlu Bilgileri: Kiracının (ve varsa kefillerin değil, sadece tahliye edilecek olan kiracının) kimlik ve adres bilgileri eksiksiz girilmelidir. Tahliye Emri Talebi: İcra müdüründen Örnek 14 tahliye emri düzenlenmesi talep edilmelidir. Takip başlatıldıktan sonra, icra müdürü taahhütnamenin süresinde (1 ay içinde) sunulup sunulmadığını kontrol eder. Eğer süre aşılmışsa, icra müdürü takibi reddetmelidir. Sürelerin takibi için Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden İİK ve TBK hükümlerinin güncel halleri her zaman referans alınmalıdır. İcra dairesi, talebi uygun bulduğunda kiracıya Örnek 14 olarak bilinen tahliye emrini tebliğ eder. Bu tebligat, sürecin en kritik aşamasıdır. Tebligatın usulüne uygun yapılması, sürelerin başlaması için şarttır. Tebligat zarfının içinde tahliye emrinin bir nüshası ve dayanak taahhütnamenin fotokopisi bulunmalıdır.

Uluslararası Tebligat ve Yurt Dışı Adresli Kiracılar

Eğer kiracı yurt dışında yaşıyorsa veya tebligat adresi yurt dışı ise süreç daha karmaşık bir hal alır. 2026 yılında uluslararası tebligat masrafları ve süreleri, ülkeler arası anlaşmalara göre değişiklik göstermektedir. Örneğin, Avustralya’nın Queensland eyaletindeki bir kiracıya tebligat yapılacaksa Queensland tebligat masrafları ve usulleri dikkate alınmalıdır. Bu eyalette tebligatın maliyeti 136,10 AUD temel ücretin üzerine eklenen kilometre ve zaman bedelleriyle hesaplanmaktadır. Benzer şekilde, Bahamalar’daki bir borçluya yapılacak tebligatlarda Bahamalar tebligat ücretleri olan 80 USD (gerçek kişi) veya 160 USD (şirket) gibi bedellerin peşin ödenmesi gerekir. Bu tür durumlarda tebligat süresi 1-2 ayı bulabilir ve takibin kesinleşmesi gecikebilir. Uluslararası tebligatlarda tebliğ mazbatasının icra dosyasına dönmesi beklenmeden tahliye işlemlerine başlanamaz. Bu nedenle yurt dışı bağlantılı kiracılarda sürecin en başında tebligat avanslarının yatırılması ve belgelerin tercüme ettirilmesi hayati önem taşır.

Kiracının İtirazı ve İtirazın Bertaraf Edilmesi Yolları

Tahliye emrini alan kiracının önünde iki seçenek vardır: Ya 15 gün içinde evi boşaltmak ya da 7 gün içinde takibe itiraz etmek. Kiracı icra dairesine vereceği bir dilekçe ile takibe itiraz ederse, icra takibi kendiliğinden durur. İtiraz genellikle şu gerekçelere dayanır: İmza İtirazı: “Taahhütnamedeki imza bana ait değildir.” Tarih İtirazı: “Tahliye tarihi sonradan doldurulmuştur” veya “Sözleşme ile aynı gün imzalanmıştır.” Kira İlişkisine İtiraz: “Aramızda geçerli bir kira ilişkisi yoktur” veya “Kira sözleşmesi yenilenmiştir.” İtirazın durdurucu etkisi nedeniyle, kiralayanın bu itirazı bertaraf etmesi gerekir. Bunun için iki yol vardır: İcra Mahkemesinde İtirazın Kaldırılması veya Sulh Hukuk Mahkemesinde İtirazın İptali davası. Eğer taahhütname noterden yapılmışsa, kiracı imzayı inkar edemez ve kiralayan icra mahkemesinde çok daha hızlı sonuç alır. Ancak adi yazılı taahhütnamelerde imza inkar edilirse, konu genel mahkemelerde (Sulh Hukuk) tam teşekküllü bir yargılamayı gerektirir. İcra mahkemesi sadece sınırlı bir inceleme yaparken, Sulh Hukuk Mahkemesi imza incelemesi için bilirkişi atayabilir ve tanık dinleyebilir.

2026 Yılı Zorunlu Arabuluculuk ve Dava Şartı Denetimi

7445 sayılı Kanun ile hukuk sistemimize giren kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, 2026 yılında da tüm hızıyla uygulanmaktadır. Tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibine itiraz edilmesi durumunda, kiralayanın Sulh Hukuk Mahkemesi’nde “İtirazın İptali ve Tahliye” davası açmadan önce mutlaka arabulucuya başvurması gerekir. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa, arabuluculuk son tutanağı ile birlikte dava açılabilir. Ancak, İcra Mahkemesi’nde açılacak olan “İtirazın Kaldırılması” başvuruları teknik olarak bir “dava” değil, icra hukukuna özgü bir “yargısal yol” kabul edildiğinden, bu aşamada arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır. Yine de sürecin hızı ve maliyeti açısından hangi yolun seçileceği, taahhütnamenin niteliğine (noter onaylı olup olmamasına) göre belirlenmelidir. Dosya takibi için UYAP Vatandaş Portal aktif olarak kullanılmalı, tebligat parçaları ve itiraz dilekçeleri anlık kontrol edilmelidir. Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde hazırlanan tutanak, ilam niteliğinde belge sayılır ve kiracı bu tutanağa rağmen çıkmazsa doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir.

Fiili Tahliye Aşaması, Yediemin ve Çilingir İşlemleri

Takip kesinleştiğinde (itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması durumunda), kiralayan icra dairesinden taşınmazın fiilen tahliyesini talep eder. İcra memuru, belirlenen randevu gününde taşınmaza gider. Eğer kiracı kapıyı açmazsa, çilingir vasıtasıyla kapı açılır. Taşınmazdaki eşyalar bir tutanakla (haciz tutanağına benzer şekilde) kayıt altına alınır. Kiracı orada değilse, eşyalar yediemin deposuna kaldırılır. Bu aşamada doğacak olan çilingir ücreti, nakliye masrafı ve yediemin depo ücreti başlangıçta kiralayan tarafından ödenir. Ancak bu masraflar daha sonra icra dosyası üzerinden kiracıdan tahsil edilebilir. Alacaklıların bu masrafları geri alırken diğer alacaklılarla sıraya girmesi gerekebilir; bu durumda sıra cetveline itiraz süreçleri önem kazanabilir. Fiili tahliye sırasında polisin (kolluk kuvvetlerinin) hazır bulunması, özellikle direnç gösteren kiracılar için zorunludur. İcra memuru, taşınmazın anahtarını kiralayana teslim ederek tahliye tutanağını imzalatır ve süreç hukuken tamamlanmış olur.

Tahliye Takiplerinde Vergi Borcu Sorgusu ve Mali Yükümlülükler

2026 yılı harçlar tarifesine göre, tahliye takibi başlatırken maktu bir başvurma harcı ve taşınmazın yıllık kira bedeli üzerinden nispi bir peşin harç ödenmesi gerekebilir. Uygulamada tahliye takiplerinde genellikle maktu harçlar üzerinden işlem yapılsa da, kira alacağı ile birleştirilen takiplerde nispi harç esastır. Ayrıca, icra dairesinden yapılacak tahsilatların veya reddiyatların ödenmesi aşamasında, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi uyarınca vergi borcu sorgulaması yapılmaktadır. 5.000 TL üzerindeki ödemelerde borcu yoktur yazısı aranmaktadır. Detaylar için vergi borcu yoktur yazısı hangi işlemlerde zorunlu? rehberimize bakılabilir. Bu sorgulama, kiralayanın devletten alacağı olan iade harçları veya kiracıdan tahsil edilen yargılama giderleri için de geçerlidir. Eğer kiralayanın vergi borcu varsa, icra dairesi bu tutarı vergi dairesine aktarabilir. Bu nedenle takip öncesinde vergi borcu durumunun kontrol edilmesi, nakit akışı planlaması açısından önemlidir.

Alt Kiracıların Tahliyesi ve Fuzuli İşgal Durumları

Tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibinde, taşınmazda alt kiracı bulunması süreci karmaşıklaştırabilir. Eğer kiralayanın alt kiraya verme izni yoksa, alt kiracı fuzuli işgalci konumundadır ve asıl kiracıya karşı başlatılan takip alt kiracıyı da kapsar. Ancak kiralayan alt kiraya izin vermişse, alt kiracının da tahliye edilebilmesi için ona da tebligat yapılması veya takibin ona da yöneltilmesi gerekebilir. 2026 yılı uygulamalarında, icra memurları taşınmazda karşılaştıkları üçüncü kişilere (alt kiracı vb.) 15 günlük süre tanıyabilmektedir. Eğer üçüncü kişi, taşınmazı haklı bir sebebe dayanarak işgal ettiğini ispatlarsa, icra mahkemesinde mülkiyet veya kiracılık iddiasına dayalı davalar açılabilir. Bu tür gecikmeleri önlemek adına, kira sözleşmesinde alt kira yasağının bulunması ve takibin tüm sakinleri kapsayacak şekilde titizlikle yürütülmesi önerilir.

İcra Takibinde Sürelerin Hesaplanması ve Hak Düşürücü Süreler

Tahliye taahhütnamesinde belirtilen tarihten itibaren başlayan 1 aylık süre, hak düşürücü süredir. Bu süre geçtikten sonra başlatılan takipler, kiracı itiraz etmese bile icra müdürü veya mahkeme tarafından resen reddedilebilir. Süre hesaplanırken, taahhüt edilen tarihin ertesi günü birinci gün olarak sayılır. Örneğin, 15 Haziran 2026 tahliye tarihi ise, takip en geç 15 Temmuz 2026 mesai bitimine kadar başlatılmalıdır. Eğer bu sürenin son günü resmi tatile denk gelirse, süre tatili takip eden ilk iş gününe uzar. Ancak bu riske girmemek adına takibin tahliye tarihinden hemen sonra başlatılması en güvenli yoldur. Ayrıca, kiralayan bu 1 aylık süre içinde icra takibi başlatmak yerine kiracıya noterden bir ihtarname göndererek tahliye iradesini beyan ederse, dava açma süresi o kira yılı sonuna kadar uzamış sayılır. Bu stratejik hamle, özellikle icra takibi için hazırlık süresine ihtiyaç duyan mülk sahipleri için 2026 yılında da geçerli bir yöntemdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye taahhütnamesi noterden yapılmak zorunda mı?

Hayır, adi yazılı (beyaz kağıda el yazısı veya bilgisayar çıktısı ve imza) olması geçerlilik için yeterlidir. Ancak noter onayı, kiracının imza itirazını imkansız hale getirdiği için süreci 6-8 ay hızlandırabilir. Noter onaylı belgelerde icra mahkemesi imza incelemesi yapmaz, doğrudan takibin devamına karar verir.

Kiracı “boş kağıda imza attım” derse ne olur?

Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre, boş kağıda imza atan kişi, o kağıdın üzerinin istediği gibi doldurulmasına rıza göstermiş sayılır. Kiracı, belgenin iradesi dışında doldurulduğunu ancak yazılı bir belge (örneğin bir protokol veya mesajlaşma kaydı) ile ispatlamak zorundadır; sadece tanık beyanı yeterli değildir. 2026 yılındaki dijital delil kabulü kapsamında, WhatsApp yazışmaları da bu ispat için kullanılabilmektedir.

Tahliye taahhüdü kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmışsa ne olur?

Bu durumda taahhütname geçersizdir. Kiracı, kira sözleşmesinin baskısı altında bu belgeyi imzaladığı kabul edilir. İcra takibinde kiracı bu yönde bir itirazda bulunursa ve sözleşme ile taahhüt tarihinin aynı olduğu (veya taahhüdün aslında o gün verildiği) ispatlanırsa takip iptal edilir. Tarihlerin farklı olması, serbest iradenin varlığına karine teşkil eder.

1 aylık süreyi kaçırırsam haklarım biter mi?

Evet, tahliye taahhütnamesine dayalı ilamsız icra takibi yapma hakkınız düşer. Ancak kira sözleşmesinin diğer nedenlerle (ihtiyaç, yeniden inşa vb.) feshi şartları varsa genel hükümlere göre dava açabilirsiniz. 1 aylık süre hak düşürücü olup mahkemece resen dikkate alınır. Bu süreyi kaçıran mülk sahibi, ancak yeni bir taahhütname alarak veya kira dönem sonunu bekleyerek işlem yapabilir.

Yeni ev sahibi, eski ev sahibine verilen taahhütnameden yararlanabilir mi?

Evet, taşınmazı satın alan yeni malik, eski malik ile kiracı arasındaki kira sözleşmesinin tarafı haline gelir (TBK 310). Dolayısıyla, eski malike verilmiş olan geçerli bir tahliye taahhütnamesine dayanarak yeni malik de icra takibi başlatabilir. Satın alma tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde bu hakkın kullanılması, sürecin hızı açısından kritiktir.

Tahliye emrine itiraz süresi ve tahliye süresi kaç gündür?

İtiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür. Eğer itiraz edilmezse, taşınmazın boşaltılması için tanınan süre tebliğden itibaren 15 gündür. Bu sürelerin sonunda fiili tahliye istenebilir. Toplamda, tebligatın yapıldığı günden itibaren yaklaşık 22-25 gün içinde taşınmazın boşaltılması yasal olarak zorunlu hale gelir.

Arabuluculuk görüşmesinde kiracı çıkacağını söylerse ne yapılmalı?

Arabuluculuk görüşmesinde kiracı belirli bir tarihte çıkmayı kabul ederse, bu durum arabuluculuk tutanağına bağlanmalıdır. Bu tutanak ilam (mahkeme kararı) niteliğindedir. Kiracı çıkmazsa, doğrudan ilamlı icra takibi başlatılarak süreç çok daha hızlı tamamlanır. İlamlı takipte kiracının itiraz imkanı oldukça kısıtlıdır.

Tahliye taahhütnamesinde kefilin imzası gerekir mi?

Hayır, tahliye taahhüdü sadece kiracıyı bağlayan bir borçtur. Ancak kefilin de bu durumdan haberdar olması, kefalet limitleri ve süreleri açısından kiralayanın lehinedir; fakat geçerlilik şartı değildir. Kefilin imzası, sadece kira alacakları için başlatılan takiplerde önem arz eder.

Eşin rızası alınmadan verilen taahhütname iptal edilebilir mi?

Eğer taşınmaz “aile konutu” ise ve diğer eşin açık rızası yoksa, rızası alınmayan eş icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini isteyebilir. Bu durum 2026 yılındaki aile hukuku ve kira hukuku birleşimindeki en kritik savunma araçlarından biridir. Mahkeme, taşınmazın aile konutu olup olmadığını ve rızanın varlığını araştırır.

İcra takibi devam ederken kiracı kirayı ödemeye devam etmeli mi?

Evet, tahliye süreci kira ödeme borcunu sona erdirmez. Kiracı taşınmazı fiilen boşaltıp anahtarı teslim edene kadar kira bedelini (veya işgaliye tazminatını) ödemekle yükümlüdür. Ödenmeyen kiralar için ayrıca Örnek 13 (kira alacağı ve tahliye) takibi başlatılması mümkündür.

Tahliye taahhütnamesi mirasçılara karşı kullanılabilir mi?

Evet, kiracının ölümü halinde kira sözleşmesi mirasçılarla devam eder. Dolayısıyla, ölen kiracının verdiği geçerli bir tahliye taahhüdü, mirasçıları da bağlar. Kiralayan, mirasçılara karşı icra takibi başlatarak taşınmazın tahliyesini isteyebilir. Mirasçıların reddi miras yapmamış olması bu noktada önemlidir.

Yazar ve Hukuki Değerlendirme

Tahliye taahhütnamesi icra takibi, usul kurallarının esasa baskın geldiği, şekli şartların en küçük ihlalinde davanın reddedildiği teknik bir süreçtir. 2026 yılındaki yargı düzenlemeleri, kiracı ve kiralayan arasındaki dengeyi korumaya çalışırken, mülk sahiplerinin haklarını ararken çok daha dikkatli olmalarını gerektirmektedir. Av. Halil Bakırcı olarak belirtmek isterim ki; hatalı başlatılan bir icra takibi sadece zaman kaybına değil, aynı zamanda karşı tarafa ödenecek yüksek vekalet ücretleri ve yargılama giderlerine de yol açabilir. Bu nedenle, taahhütnamenin alınmasından icra dairesindeki fiili tahliye anına kadar her adımın, güncel mevzuat ve yüksek mahkeme kararları ışığında profesyonelce yönetilmesi, mülkiyet hakkının etkin korunması için elzemdir. Sürecin her aşamasında resmi kaynaklar olan Resmî Gazete ve Türkiye Noterler Birliği duyuruları takip edilerek, değişen harç ve usul kurallarına uyum sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, 2026 yılındaki yargı hızı, doğru hazırlanan belgelerle doğrudan orantılıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp