B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Tazminatı Tek Başına Ödeyen Diğer Sorumlulara Döner mi? TBK 62 Rücu ve İç Paylaşım 2026

Kısa ve net cevap: Evet. TBK m.62’ye göre aynı zarardan sorumlu müteselsil kişiler arasındaki iç paylaşımda bütün durum ve koşullar, özellikle her birinin kusurunun ağırlığı ve yarattığı tehlikenin yoğunluğu dikkate alınır. Kendi payından fazlasını ödeyen kişi, fazla ödediği miktar için diğer sorumlulara rücu eder ve zarar görenin haklarına halef olur.

Bir zarardan birden fazla kişi müteselsilen sorumlu olduğunda zarar gören tazminatın tamamını içlerinden birinden tahsil edebilir. Bu, ödeme yapan kişinin zararın tamamını nihai olarak tek başına taşımak zorunda olduğu anlamına gelmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.62, sorumluların kendi aralarındaki iç ilişkiyi ve fazla ödeme yapanın rücu hakkını düzenler.

TBK m.61 dış ilişkide zarar göreni korur; TBK m.62 ise ödeme yapıldıktan sonra sorumlular arasında yükün adil paylaşımını sağlar. İç paylaşım yalnız matematiksel kusur yüzdesine dayanmaz. Kanun bütün durum ve koşulların, özellikle kusurun ağırlığı ve yaratılan tehlikenin yoğunluğunun dikkate alınacağını açıkça belirtir.

TBK 62 ne düzenler?

TBK m.62’ye göre aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında tazminat paylaştırılırken bütün durum ve koşullar, özellikle her bir sorumluya yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Kendi payından fazlasını ödeyen kişi, fazla ödeme için diğer müteselsil sorumlulara rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur.

Madde iki temel kural getirir: iç payların belirlenmesi ve fazla ödeme yapanın rücu/halefiyet hakkı. İç payın belirlenmesi, dış ilişkide zarar görene karşı sorumluluk oranından farklıdır. Bir kişi dış ilişkide zararın tamamını ödemiş olsa bile, iç ilişkide yalnız kendisine düşen nihai payı taşır.

Müteselsil sorumlulukta iç ilişki nedir?

Dış ilişki, zarar gören ile sorumlular arasındaki ilişkidir ve TBK m.61 kapsamında zarar görenin tazminatını etkili şekilde almasını amaçlar. İç ilişki ise sorumluların tazminatı kendi aralarında hangi oranda taşıyacağını belirler.

Örneğin üç kişi aynı zarardan müteselsilen sorumluysa zarar gören tazminatın tamamını birinden tahsil edebilir. Ödeyen kişi daha sonra diğer iki sorumlunun iç paylarını talep eder. Zarar görenin bu paylaşımı beklemesi veya takip etmesi gerekmez.

İç ilişki tazminatın toplamını değiştirmez; yalnız nihai ekonomik yükün sorumlular arasındaki dağılımını düzenler. Bu nedenle dışarıya karşı yüzde yüz ödeme yapan kişinin içerideki payı yüzde yüz olmak zorunda değildir.

Sorumluların iç payı nasıl belirlenir?

TBK m.62 sabit bir eşit paylaşım kuralı koymaz. Üç sorumlu varsa herkes otomatik olarak üçte bir ödemez. Kanun bütün durum ve koşulların değerlendirilmesini ister.

Başlıca ölçütler kusurun ağırlığı, fiilin zarara katkısı, yaratılan tehlikenin yoğunluğu, sorumluluk sebebinin niteliği, tarafların davranışları ve özel kanunlardaki rücu kurallarıdır. Kusurlu fail ile yalnız objektif sorumluluk sebebiyle sorumlu tutulan kişinin iç payı aynı olmak zorunda değildir.

Mahkeme her bir sorumlunun zararın oluşumundaki rolünü somutlaştırmalıdır. Bilirkişi teknik katkıyı değerlendirebilir; nihai hukuki paylaştırma mahkemeye aittir. Raporun yalnız “kusur yüzdeleri” vermesi, kanunun saydığı bütün ölçütlerin değerlendirildiği anlamına gelmez.

Kusurun ağırlığı iç paylaşımı nasıl etkiler?

TBK m.62’nin özellikle saydığı ilk ölçüt kusurun ağırlığıdır. Kast, ağır ihmal ve hafif ihmal aynı seviyede değildir. Zararın doğumuna bilinçli veya ağır şekilde katkıda bulunan sorumlu, iç ilişkide daha büyük pay taşıyabilir.

Teknik kusur yüzdesi önemli bir veridir ancak otomatik iç pay değildir. Trafik veya yapı dosyasında bilirkişi yüzde oranı verebilir; mahkeme buna ek olarak sorumluluk türünü, tehlike yoğunluğunu ve diğer hukuki koşulları değerlendirir.

Bir sorumlunun kusursuz sorumluluk kapsamında bulunması, iç ilişkide mutlaka sıfır pay taşıyacağı anlamına gelmez. Özel kanunun rücu sistemi ve somut olayın özellikleri birlikte incelenir.

Yaratılan tehlikenin yoğunluğu ne demektir?

Kanun yalnız kusura bakmaz; sorumlunun faaliyeti veya davranışıyla oluşturduğu riskin yoğunluğunu da dikkate alır. Özellikle işletme, araç, yapı, tehlikeli faaliyet veya teknik süreçlerden doğan zararlar bakımından bu ölçüt önemlidir.

Örneğin biri hafif kusurlu olsa bile olağanüstü risk yaratan işletme faaliyeti nedeniyle objektif sorumluluk taşıyabilir. İç paylaşımda faaliyetin risk niteliği, tehlike kontrolünün kimin elinde olduğu ve riskten kimin ekonomik yarar sağladığı değerlendirmeye girebilir.

Tehlike yoğunluğu soyut olarak “bu iş tehlikelidir” denilerek belirlenmez. Somut faaliyet, kullanılan araç, güvenlik sistemi, zarar ihtimali ve zararın büyüklüğü üzerinden incelenir.

Rücu hakkı ne zaman doğar?

TBK m.62’ye göre rücu hakkı, bir müteselsil sorumlunun kendi iç payına düşenden daha fazla ödeme yapmasıyla önem kazanır. Kişi yalnız kendi payını ödemişse diğerlerine karşı fazla ödeme bulunmaz.

Rücu edilebilir miktar, yapılan toplam ödeme ile ödeyen kişinin nihai iç payı arasındaki farktır. Örneğin zarar görene 900.000 TL ödeyen kişinin iç payı 300.000 TL belirlenirse 600.000 TL’lik fazla ödeme diğer sorumluların iç payları ölçüsünde rücu konusu olur.

Rücu davası zarar görenin davasının tekrarı değildir. Yeni uyuşmazlık sorumluların kendi aralarındaki nihai yük paylaşımıdır. Bu nedenle zarar görene yapılan ödemenin gerçek ve hangi zarar kalemine ilişkin olduğu ispatlanmalıdır.

Zarar görenin haklarına halef olmak ne demektir?

TBK m.62, fazla ödeme yapan sorumlunun zarar görenin haklarına halef olduğunu belirtir. Halefiyet, ödeme yapan kişinin ödediği ölçüde alacaklının ilgili haklarını kanun gereği devralmasıdır.

Bu durum rücu eden kişiye zarar görenin sahip olduğu bazı güvence ve yan haklardan yararlanma imkânı sağlayabilir. Ancak halefiyet, rücu eden kişiyi zarar görenin ödediğinden daha fazla hak sahibi yapmaz; ödeme ve iç pay sınırında sonuç doğurur.

Teminat, sigorta veya rehin gibi yan hakların halefiyet kapsamında kullanımı özel düzenlemelerle birlikte değerlendirilmelidir. Halefiyet ile sözleşmesel alacak devri aynı kavram değildir.

Rücu isteminde zamanaşımı nedir?

TBK m.73 özel rücu zamanaşımını düzenler. Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl; her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu süre, zarar görenin haksız fiil tazminatı için TBK m.72’deki süreden ayrıdır. Rücu alacaklısı, kendi talebi için TBK m.73’ü esas almalıdır. Asıl haksız fiilden on yıl geçmediği savunması rücu süresini tek başına çözmez.

Tam ödeme ve diğer sorumlunun öğrenilmesi tarihleri dosyada belgeyle gösterilmelidir. İcra dosyası ödeme tarihi, banka dekontu veya sulh ödemesi önemli delillerdir.

Diğer sorumlulara bildirim yapmak zorunlu mu?

TBK m.73, tazminatın ödenmesi kendisinden istenen kişiye durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirme yükümlülüğü getirir. Bildirim yapılmazsa zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.

Bildirim, ileride “davadan haberim yoktu, savunma yapamadım” tartışmalarını da azaltır. Dava ihbarı HMK hükümleri çerçevesinde ayrıca düşünülebilir. Ödeme talebi veya dava alınır alınmaz potansiyel rücu borçlularının tespit edilmesi önemlidir.

Noter ihtarı, iadeli taahhütlü bildirim veya ispatlanabilir diğer yöntemler kullanılabilir. Bildirim içeriğinde olay, talep edilen tazminat ve birlikte sorumluluk sebebi anlaşılır şekilde belirtilmelidir.

Rücu davası nasıl açılır?

Davacı, aynı zarar nedeniyle müteselsil sorumlu olduğunu, zarar görene ne kadar ödeme yaptığını, kendi iç payının ne olması gerektiğini ve davalının iç payını somutlaştırmalıdır. Ödeme belgesi rücu davasının temel delillerindendir.

Görevli mahkeme, taraflar arasındaki temel ilişkinin ticari, iş, tüketici veya genel hukuk ilişkisi olmasına göre değişebilir. Rücu davasının “tazminat” adını taşıması otomatik olarak asliye hukuk mahkemesini görevli yapmaz. Görev maddi ilişkinin niteliğine göre belirlenir.

Dava şartı arabuluculuk da uyuşmazlığın türüne göre kontrol edilmelidir. Ticari para alacağı veya iş ilişkisinden doğan rücu taleplerinde ilgili arabuluculuk hükümleri gündeme gelebilir.

Uygulama örnekleri

Trafik kazası

Sigortacı poliçe kapsamında zarar görene ödeme yaptıktan sonra kanun veya poliçe şartlarında öngörülen rücu sebepleri varsa ilgili kişiye dönebilir. Sürücü, işleten ve başka sorumlular arasındaki iç ilişki özel KTK ve sigorta hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

İşveren ve çalışan

İşveren TBK m.66 kapsamında üçüncü kişinin zararını ödemişse, çalışana ancak çalışanın şahsen sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir. TBK m.66/4 bu ilişki için özel kural içerir.

Yapı zararı

Yapı maliki TBK m.69 uyarınca zarar görene ödeme yaptıktan sonra yapım kusurundan sorumlu yüklenici, bakım firması veya başka kişilere sözleşme ve haksız fiil hükümlerine göre rücu edebilir.

Birden fazla kusurlu fail

Birlikte zarara sebep olan iki veya daha fazla kişi arasında kusurun ağırlığı ve fiilin katkısı dikkate alınarak iç pay belirlenir. Birinin tüm tazminatı ödemesi hâlinde diğer paylar rücu edilir.

Dış ilişkideki sistem için TBK 61 müteselsil sorumluluk rehberi incelenebilir.

Sık yapılan hatalar

  • İç paylaşımı sorumlu sayısına göre otomatik eşit yapmak.
  • Teknik kusur yüzdesini tartışmasız hukuki iç pay kabul etmek.
  • Tehlikenin yoğunluğu ve sorumluluk türünü incelememek.
  • Gerçek ödeme yapılmadan rücu alacağının tamamının doğduğunu varsaymak.
  • TBK m.73 özel rücu zamanaşımını gözden kaçırmak.
  • Birlikte sorumlulara bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek.
  • Rücu davasında görevli mahkemeyi temel ilişkiye bakmadan seçmek.
  • Zarar görene yapılan ödeme kalemlerini belgelememek.

Rücu dosyası kontrol listesi

  1. Asıl zarar ve müteselsil sorumluluğu belgeleyin.
  2. Zarar görene yapılan gerçek ödeme tutarını ve tarihini gösterin.
  3. Ödemenin hangi zarar ve faiz kalemlerini içerdiğini ayırın.
  4. Tüm birlikte sorumluları tespit edin.
  5. Her sorumlunun kusur ve risk katkısını belirleyin.
  6. Özel rücu hükümlerini kontrol edin.
  7. İç payınızı somut verilerle hesaplayın.
  8. TBK m.73 iki ve on yıllık sürelerini ayrı takip edin.
  9. Diğer sorumlulara bildirim yaptığınızı belgeleyin.
  10. Görev, yetki ve arabuluculuk şartını temel ilişkiye göre belirleyin.

Sık sorulan sorular

Tüm tazminatı ödeyen kişi diğerlerine dönebilir mi?

Evet. Kendi iç payını aşan ödeme için TBK m.62 kapsamında rücu hakkı vardır.

Rücu payı herkes için eşit midir?

Hayır. Kusurun ağırlığı, tehlike yoğunluğu ve tüm koşullar değerlendirilir.

Kusuru olmayan kişi iç pay taşır mı?

Kusursuz sorumluluk veya özel hüküm nedeniyle iç pay doğabilir; somut sorumluluk sistemi incelenir.

Rücu için önce ödeme yapmak gerekir mi?

TBK m.62’de fazla ödemeye dayalı rücu, kişinin kendi payından fazla ödeme yapmasıyla somutlaşır.

Rücu zamanaşımı ne zaman başlar?

TBK m.73’e göre tam ödeme ve birlikte sorumlunun öğrenilmesiyle iki yıllık süre başlar; her hâlde tam ödemeden itibaren on yıl vardır.

Bildirim yapılmazsa ne olur?

Zamanaşımı, dürüstlük kurallarına göre bildirimin yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.

Rücu davası hangi mahkemede açılır?

Görev temel hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir; ticari, iş, tüketici veya genel hukuk ilişkisi ayrı değerlendirilir.

Sigorta şirketinin rücu hakkı da TBK 62’ye mi dayanır?

Sigorta rücusunda TTK, KTK ve poliçe/özel mevzuat hükümleri öncelikle uygulanır; TBK’nın genel ilkeleri uygun olduğu ölçüde değerlendirilir.

Zarar gören de kusurluysa iç paylaşım nasıl yapılır?

Önce TBK m.52 kapsamında zarar görenin katkısı toplam tazminata yansıtılır; kalan tutarın sorumlular arasındaki iç paylaşımı TBK m.62’ye göre yapılır.

Halefiyet ne sağlar?

Fazla ödeme yapan sorumlu, ödediği ölçüde zarar görenin ilgili haklarına kanunen geçer ve rücu talebini destekleyen yan haklardan yararlanabilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: İçerik 6098 sayılı TBK m.61-62 ve rücu zamanaşımını düzenleyen m.73 esas alınarak 11 Eylül 2026 tarihinde güncel mevzuat üzerinden hazırlanmıştır.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp