B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Telif Davasında Kararın İlanı ve Üç Aylık Süre | FSEK 78

Telif davasında kararın ilanı, davanın kazanılmasıyla kendiliğinden doğan sınırsız bir yayın yetkisi değildir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.78, haklı olan tarafın haklı bir sebep veya menfaat göstermesini, ilan edilecek kararın kesinleşmesini ve ilan biçimi ile içeriğinin mahkeme kararında belirlenmesini esas alır. İlan gideri diğer tarafa yükletilebilir. İlan hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa düşer. Eser sahibinin adının hiç yazılmaması veya yanlış yazılması bakımından m.67/2 ayrıca değerlendirilir.

Bu yazı, izinsiz fotoğraf kullanımının tazminat hesabını veya eser sahipliğinin genel şartlarını değil, telif uyuşmazlığında elde edilen yargı kararının hangi kapsamda kamuya duyurulacağını ele alır. Amaç; ilan talebinin hazırlanması, kesinleşmenin takibi, ilan metninin sınırlandırılması ve giderlerin belgelenmesi aşamalarını birbirinden ayırmaktır. Dayanak metinler 5846 sayılı Kanun m.67, 76–78 ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26 ve 297 hükümleridir.

FSEK 78: haklı sebep veya menfaat, kesinleşmiş karar ve üç aylık ilan süresi
Hükmün ilanında birbirinden ayrı üç kontrol.

Telif davasında kararın ilanı ne işe yarar?

Telif hakkı ihlalinin etkisi her zaman izinsiz nüshaların kaldırılmasıyla sona ermez. Okuyucu, müşteri veya sektör çevresi eserin kime ait olduğu ya da kullanımın izinli olup olmadığı konusunda yanlış bir bilgi edinmiş olabilir. FSEK m.78 kapsamındaki ilan, kesinleşmiş mahkeme kararının ilgili çevreye ulaştırılmasını sağlayan hukuki araçtır. Bu nedenle ilan ile para alacağının tahsili aynı işlem değildir. Karar özeti, mahkemenin belirlediği hukuki sonucu duyurur; tazminat ise hükmedilen alacağın ödenmesine yöneliktir.

İlanın konusu tarafın kendi yorumu değil, yargı kararının tamamı veya mahkemenin uygun gördüğü özetidir. Bir uyuşmazlıkta yalnız belirli bir kullanımın izinsiz olduğu kabul edilmişse, bu sonuç karşı tarafın bütün faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu biçiminde genişletilemez. Kararın belirli tarihler, belirli görseller ve belirli haklarla sınırlı olması, duyurunun da aynı sınırlar içinde hazırlanmasını gerektirir. İlan, hükümle kurulmayan bir suçlama üretmek için kullanılamaz.

İlanı yalnız eser sahibi veya davacı mı isteyebilir?

FSEK m.78, yetkiyi yalnız davacıya veya yalnız eser sahibine bağlamaz; düzenleme haklı olan taraftan söz eder. Bu ifade, dava konumu ile uyuşmazlıkta haklı çıkmanın birbirinden ayrılmasını gerektirir. Davalı da lehine sonuçlanan uyuşmazlığın kamuya duyurulmasında haklı bir sebep veya menfaat bulunduğunu açıklayarak ilan isteyebilir. Ancak davanın reddedilmiş olması tek başına her türlü ilanı haklı kılmaz. Talebin dayanağı, kesinleşen kararın gerçekte neyi çözdüğüdür.

Özellikle usule ilişkin bir ret kararı ile eser kullanımının hukuka uygunluğunu esastan belirleyen karar aynı anlama gelmez. Görev veya dava şartı nedeniyle verilen karar, karşı tarafın bütün telif iddialarının asılsızlığını kanıtlayan bir açıklama gibi sunulmamalıdır. Birden fazla talebin bulunduğu dosyada kabul edilen ve reddedilen bölümler de ayrılır. İlan isteyen taraf, hangi hüküm bölümü bakımından haklı çıktığını ve o bölümün duyurulmasından doğacak somut yararı ortaya koymalıdır.

Haklı sebep veya menfaat nasıl açıklanır?

Kanundaki haklı sebep veya menfaat koşulu, ilan talebinin yalnız sonuç bölümüne eklenen standart bir cümleden ibaret olmamasını gerektirir. Yanlış eser sahipliği izleniminin hangi çevrede oluştuğu, ihlalli yayının nerede görüldüğü ve hükmün duyurulmasının bu etkiyi nasıl gidereceği açıklanmalıdır. Kitap dağıtım ağı, belirli bir mesleki yayın veya işletmenin ürün kataloğu farklı hedef kitlelere ulaşır. İstenen yayın aracının bu hedef kitleyle bağlantısı kurulmadan, en geniş yayın alanı kendiliğinden gerekli kabul edilemez.

Talebi destekleyen materyal; uyuşmazlığın kamuya yansımasını gösteren yayın nüshaları, erişim tarihleri, ilgili yazışmalar ve eserin yanlış tanıtıldığı kayıtlar olabilir. Bunların dosyaya sunulmasının amacı ilanı gerektiren olguyu somutlaştırmaktır. Bu belgelerin dosyada bulunması, her birinin ilan ekinde yayımlanacağı anlamına gelmez. İspat için sunulan malzeme ile kamuya duyurulmasına karar verilen metin ayrı tutulmalıdır. Böylece hem ilan ihtiyacı hem de ilan sınırı aynı dosya üzerinden denetlenebilir.

İlan talebi dava dilekçesinde nasıl kurulmalıdır?

HMK m.26 uyarınca hâkim, kanundaki istisnalar dışında tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Bu nedenle telif davasında yalnız tazminat istenip, hükümde kendiliğinden ayrıca ilan kararı verileceği varsayılmamalıdır. İlan isteniyorsa bu talep açıkça belirtilmeli; hukuki dayanak, haklı menfaat ve önerilen ilan kapsamı açıklanmalıdır. Yargılama sırasında sonradan ileri sürülecek taleplerin hangi usulle yapılacağı ayrıca değerlendirilir. FSEK m.78, usul kurallarını ortadan kaldıran bir serbest değişiklik yetkisi vermez.

Talep hazırlanırken hangi karar sonucunun ilanı istendiği, yayının tam metin mi özet mi olacağı, hangi yayın aracının neden seçildiği ve masrafın kime yükletilmesinin istendiği ayrı cümlelerle yazılabilir. Gazete adı, yayın sayısı veya duyuru alanı bakımından ölçüsüz bir istem yerine ihlalin ulaştığı çevreyle bağlantılı gerekçe kurulmalıdır. Mahkemeye öneri sunulması ile ilanı tek taraflı belirlemek aynı şey değildir. Nihai biçim ve içerik, FSEK m.78 gereğince kararda tespit edilir.

Kesinleşme neden karar tarihinden farklıdır?

Mahkemenin hükmü açıkladığı gün, gerekçeli kararın yazıldığı gün, kararın tebliğ edildiği gün ve kesinleşme tarihi farklı hukuki olaylara ilişkindir. FSEK m.78, kesinleşmiş kararın ilanını düzenler. Bu yüzden ilk derece kararının alınması, henüz kanun yolu incelemesi sürerken aynı kararın kesinleşmiş hüküm olarak duyurulmasına dayanak oluşturmaz. Kesinleşme durumu, dosyanın kanun yolu ve tebligat kayıtlarıyla birlikte kontrol edilmelidir; yalnız duruşma tutanağındaki karar tarihiyle yetinilmemelidir.

Uygulamada dosyanın gerekçeli kararı, varsa istinaf ve temyiz kararları ile kesinleşme kaydı birlikte okunur. İlan edilecek özet, üst mahkeme incelemesinden sonra değişen sonuçları da doğru yansıtmalıdır. Kesinleşme şerhinin düzenlendiği tarih ile şerhte belirtilen kesinleşme tarihi birbirine karıştırılmamalıdır. Süre takibi, sonradan alınan belge nüshasının tarihine değil, hükmün kesinleşmesine bağlanır. Birden çok hüküm bölümünün bulunduğu dosyalarda ilan konusu bölümün kesinleşme durumu ayrıca açıklaştırılmalıdır.

FSEK 78’deki üç aylık süre nasıl takip edilir?

FSEK m.78’in son fıkrası, ilan hakkının hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmaması durumunda düşeceğini düzenler. Bu, ihlalin öğrenildiği tarihten başlayan genel bir tazminat süresi değildir. Dosyanın başlangıcındaki ihlal tarihi, dava açılış tarihi veya bilirkişi raporunun tebliği bu özel sürenin başlangıcı olarak kullanılamaz. İlan hakkı bakımından ayrı bir takip kaydı tutulması ve kesinleşme bilgisi edinildiğinde bu kaydın güncellenmesi gerekir.

Kanun metni üç ay ifadesini kullanır; bu süreyi bütün takvimlerde değişmez biçimde doksan gün saymak doğru değildir. Ayrıca metinde hakkın kullanılması şartı vardır. Henüz yapılmamış bir ilan için yalnız gazeteden fiyat alınmasını, hazırlık yazışması yapılmasını veya karşı tarafa genel bir hatırlatma gönderilmesini yeterli hak kullanımı saymak güvenli değildir. Talebin ve uygulama adımlarının dosyaya uygun usulle yürütülmesi, tarihli belgelerle saklanması ve son güne bırakılmaması gerekir. Sürenin somut dosyadaki hesabı karar ve kesinleşme kaydı üzerinden yapılır.

Gazete, internet ve karar özeti bakımından sınırlar

FSEK m.78, gazete veya buna benzer vasıtalarla, kararın tamamen veya özet olarak ilanını öngörür. Bu düzenleme, her davada bütün ulusal gazetelerde yayın yapılacağı anlamına gelmez. İhlalin ulaştığı çevre, kararın konusu ve ilan ihtiyacı dikkate alınarak talep oluşturulur. Özellikle yalnız sınırlı bir mesleki çevrede etkili olan uyuşmazlıkta, önerilen yayının neden daha geniş bir kitleye yöneltildiği açıklanmalıdır. Yayın aracının somut uyuşmazlıkla ilgisi, haklı menfaat değerlendirmesinin bir parçasıdır.

İnternet üzerinden duyuru talep edilecekse bunun da kapsamı açıklanmalıdır. FSEK m.78’de gazete dışındaki benzer araçlara yer verilmesi, hak sahibine dilediği sosyal medya hesabında dilediği süreyle kampanya yürütme yetkisi tanımaz. İnternet ortamının ilan aracı olarak uygunluğu ve kullanılacak metin hakkında mahkemenin belirlemesi esas alınır. Kararda yalnız belirli bir gazete ilanına hükmedilmişse, bu sonuç kendiliğinden bütün platformlara yayılan ve yeni ifadeler eklenen bir duyuruya dönüştürülemez.

Hüküm fıkrasında hangi noktalar açık olmalıdır?

İlanın şekli ve içeriği FSEK m.78 gereğince kararda belirlenir. HMK m.297/2 de hüküm sonucunda taraflara yüklenen borçlar ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini arar. Bu iki hüküm birlikte ele alındığında, ilanın uygulanabilmesi için karardaki yayın kapsamının anlaşılır olması önem kazanır. Yalnız gerekçe içindeki genel bir değerlendirmeye dayanılarak, hüküm sonucunda yer almayan sınırsız bir ilan yetkisi varmış gibi hareket edilmez.

Karar incelenirken ilan edilecek metnin tam mı özet mi olduğu, hangi tarafın gideri üstleneceği ve yayın biçiminin nasıl belirlendiği kontrol edilir. Hükümde belirsizlik bulunduğunda çözüm, metni tek taraflı genişletmek değildir. Uygun usuli yolun seçilmesi gerekir. Burada verilecek başvurunun niteliği dosyadaki eksikliğe bağlıdır; kararın açıklanması ile yeni bir hak veya borç kurulması birbirine karıştırılmamalıdır. İlan siparişi verilmeden önce hüküm fıkrasının uygulama bakımından okunması gereksiz masrafları önler.

İlan masrafını kim öder, hangi belgeler saklanır?

FSEK m.78, koşulları gerçekleşen ilan isteminin gideri diğer tarafa ait olmak üzere ileri sürülmesine olanak tanır. Bunun uygulanmasında mahkeme kararındaki gider düzenlemesi belirleyicidir. Talep eden kişinin kendi seçtiği her reklam paketinin, sponsorlu gönderinin veya ilave tanıtım hizmetinin bedelini karşı tarafa yüklemesi söz konusu değildir. İlan masrafı ile tarafın ayrıca yaptırdığı ticari tanıtım harcaması ayrılır. Fatura tutarı kadar, faturanın hangi yayın ve hangi karar kapsamı için düzenlendiği de önem taşır.

Yayın siparişi, onaylanan metin, fiyat teklifi, fatura, ödeme kaydı ve yayımlanan nüsha birlikte saklanmalıdır. İnternet üzerinden ilan kararı uygulanıyorsa yayın adresi, erişim tarihi ve kararda öngörülen süreye ilişkin kayıtlar da dosyalanır. Bu belgeler, ilan hakkının nasıl kullanıldığını ve talep edilen giderin kapsamını göstermeye yarar. İlan hizmetinin alınma biçimi, masrafın tahsil yöntemi ve ödeme sorumluluğu hükme uygun yürütülmelidir. Salt ödeme yapılması, mahkemece belirlenen içerikten sapmayı hukuka uygun hâle getirmez.

FSEK 67/2 ile FSEK 78 arasındaki fark

FSEK m.78’in ilk cümlesi, m.67/2’deki hâli ayrıca ayırır. FSEK m.67/2; eser sahibinin adının hiç konulmaması, yanlış konulması veya karışıklık yaratacak biçimde konulması durumunda, belirtilen koşullarla adın esere ve dolaşımdaki çoğaltılmış nüshalara eklenmesini ve masrafı ihlal edene ait olmak üzere hükmün en fazla üç gazetede ilanının istenmesini düzenler. Bu özel hükmün incelenmesinde, m.15’teki eser sahipliğinin tespiti ile ihlalin giderilmesi taleplerinin ayrımı önemlidir.

Dolayısıyla bütün telif ilanlarında en fazla üç gazete sınırı bulunduğunu söylemek doğru değildir; bu ifade m.67/2’nin kendi düzenlemesinde yer alır. Buna karşılık m.78 de yayın sayısı ve biçimi bakımından sınırsız tercih hakkı tanımaz; ilan biçimini ve içeriğini mahkeme belirler. Hangi hükmün uygulanacağı ihlalin niteliği ve ileri sürülen taleple ilişkilidir. İsim hakkına ilişkin ayrıntılar eserde eser sahibinin adının belirtilmesi incelemesinde ayrıca açıklanmıştır.

İlan; tedbir, ihlalin kaldırılması ve tazminatın yerine geçer mi?

Hayır. FSEK m.66 ihlalin giderilmesine, m.69 ihlal tehlikesinin önlenmesine, m.70 tazminata, m.77 ise şartları bulunan geçici hukuki korumaya ilişkindir. Kararın ilanı bu taleplerin işlevini aynen üstlenmez. İzinsiz kullanım hâlen sürüyorsa, yalnız ileride yapılacak duyuruya odaklanmak ihlalin devamına karşı gerekli başvuruyu karşılamaz. Tersinden, izinsiz içeriğin kaldırılması da kamuya yansıyan yanlış bilginin giderilmesi bakımından ilan talebini her olayda gereksiz kılmaz.

Aynı dosyada birden fazla talep bulunması, her talebin koşulunun ayrıca değerlendirilmesini gerektirir. Tazminatın ödenmesi, kararda ayrıca bulunan ilan düzenlemesini kendiliğinden ortadan kaldıran bir olay olarak görülemez. Bununla birlikte ilan, karşı tarafa baskı kurmak için sınırsız biçimde çoğaltılacak bir yaptırım da değildir. Taleplerin amaç ve kapsamlarının ayrılması, hem dava dilekçesinde hem hükmün uygulanmasında önem taşır. Korumanın genel yapısı için telif hakkı ve eser koruması rehberine bakılabilir.

İlan metni yayımlanmadan önce nasıl kontrol edilir?

İlk kontrol, yayımlanacak metin ile kesinleşmiş kararın karşılaştırılmasıdır. Mahkeme ve dosya bilgileri doğru yazılmalı; kabul, ret ve kısmen kabul sonuçları gerçeğe uygun aktarılmalıdır. Özet hazırlanmasına izin verilmiş olması, aleyhe bölümlerin gizlenerek kararın bütünüyle farklı gösterilmesine izin vermez. Hukuk davasındaki telif ihlali tespiti, ceza mahkemesinin kurmadığı bir mahkûmiyet açıklamasına çevrilmemelidir. İlan taslağına tarafın kendi değerlendirmesi, yeni suçlama veya kararda bulunmayan kabul eklenmemelidir.

İkinci kontrol, ilan dışında bırakılması gereken dosya materyaline ilişkindir. FSEK m.78’in konusu kararın ilanıdır; dosyadaki her sözleşmenin, ödeme kaydının, adresin veya özel yazışmanın yayınlanması değildir. Özellikle üçüncü kişilere ait bilgiler karar kapsamı dışında ayrıca paylaşılmamalıdır. Dosya delillerinin mahkemede kullanılmasıyla kamuya sunulması arasındaki ayrım için telifli eserin resmî makamlara delil sunulması yazısı bu sınırı tamamlar.

Dosyanın ilan aşamasına hazırlanması

İlan aşamasına geçilecek dosyada dört belge grubu bir araya getirilir: gerekçeli karar ve ilgili kanun yolu kararları, kesinleşmeyi gösteren kayıt, ilanı gerektiren menfaate ilişkin açıklama ve yayın uygulamasına ilişkin belgeler. Bu ayırım, hangi işlemin henüz tamamlanmadığını görünür kılar. Bir karar nüshası bulunmasına rağmen kesinleşme kaydı yoksa önce bu eksik araştırılır. Kesinleşme mevcut fakat ilan biçimi belirsizse uygulama metni hazırlanırken kararın kapsamı üzerinde durulur.

Türkiye genelinde FSEK m.78’in temel şartları aynıdır; İstanbul veya Mersin’de bulunmak ayrı bir üç aylık süre yaratmaz. Görevli mahkemenin belirlenmesinde FSEK m.76 ve ilgili yargı çevresi düzenlemeleri esas alınır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden karar ve ilan belgeleri birlikte değerlendirilebilir. Başvuru sırasında dosya numarası, karar örneği ve biliniyorsa kesinleşme tarihi paylaşılması incelemenin somut belgeler üzerinden yapılmasını sağlar.

İlan istenen taraf hangi noktalara itiraz edebilir?

İlan isteminin incelenmesi yalnız talep eden tarafın açıklamalarıyla sınırlı bir metin denetimi değildir. Diğer taraf, ileri sürülen menfaatin uyuşmazlıkla bağlantısını, önerilen duyurunun gerçek hüküm sonucuna uygunluğunu ve yayın kapsamının gerekçesini tartışabilir. Örneğin kararın yalnız bir görsele ilişkin olması, talebin ise işletmenin tüm ürünlerinin hukuka aykırı olduğunu düşündüren bir başlıkla sunulması, metin ile hüküm arasındaki uyumsuzluğu gösterir. İtirazın odağı, ilanın varlığından duyulan rahatsızlık değil, FSEK m.78 koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği olmalıdır.

Giderlere ilişkin değerlendirmede de aynı yöntem izlenir. Talep edilen mecranın okuyucu kitlesi, seçilen yayın sayısı ve ilave tanıtım bedelleri birbirinden ayrılır. Bir ilan teklifinde karar metni dışında reklam tasarımı veya kampanya hizmeti bulunması, bu hizmetin mahkemece kararlaştırılan ilanın zorunlu parçası olduğunu tek başına kanıtlamaz. Tarafların üzerinde durması gereken, hükmün gerektirdiği duyuru ile ayrıca satın alınan hizmet arasındaki somut bağlantıdır. Kararın ilanına ilişkin uyuşmazlık, dosyanın esasından bağımsız yeni ithamlar üzerinden değil, hüküm ve kanuni şartlar üzerinden yürütülmelidir.

Sık sorulan sorular

Telif davası kazanılınca ilan kendiliğinden yapılır mı?

Hayır. FSEK m.78 kapsamında haklı sebep veya menfaat gösterilmeli ve ilan açıkça talep edilmelidir. İlanın biçimi ve içeriği mahkeme kararında belirlenir. Davanın kazanılması tek başına sınırsız duyuru yetkisi vermez.

Davalı taraf da kararın ilanını isteyebilir mi?

FSEK m.78 haklı olan taraftan söz eder. Davalı da lehine sonuçlanan uyuşmazlık bakımından haklı sebep veya menfaatini açıklayarak talepte bulunabilir. Ancak kararın usule mi esasa mı ilişkin olduğu ve gerçekten neyi belirlediği gözetilir.

Üç aylık ilan süresi hangi tarihten başlar?

Başlangıç, FSEK m.78 uyarınca hükmün kesinleşmesidir. Karar tarihi, gerekçeli kararın yazıldığı gün ve kesinleşme şerhinin düzenlendiği tarih bu kavramla karıştırılmamalıdır. Dosyadaki kesinleşme kaydı esas alınarak ayrı süre takibi yapılmalıdır.

Karar kesinleşmeden FSEK 78 ilanı yapılır mı?

FSEK m.78 kesinleşmiş kararın ilanını düzenler. Kanun yolu incelemesi süren karar, bu maddeye dayanılarak kesinleşmiş hüküm gibi ilan edilemez. Acil koruma ihtiyacı varsa FSEK m.77 kapsamındaki tedbir şartları ayrı değerlendirilir.

İlanın gazete ve metnini hak sahibi tek başına seçebilir mi?

Hayır. Hak sahibi taleplerini gerekçesiyle sunar; ilan biçimi ve içeriği kararda tespit edilir. Kararda belirlenen mecranın ve metnin dışına çıkan ek duyurular, ilan kararıyla kendiliğinden yetkilendirilmiş sayılmaz.

İlan bedelini kim karşılar?

FSEK m.78, şartları bulunan ilan talebinin masrafı diğer tarafa ait olmak üzere ileri sürülmesini sağlar. Uygulamada hükümdeki gider düzenlemesi esas alınır. İlan dışındaki reklam ve kampanya bedelleri otomatik olarak karşı tarafa yükletilemez.

Bütün telif davalarında en fazla üç gazetede ilan sınırı var mı?

En fazla üç gazete ifadesi FSEK m.67/2’deki özel düzenlemede yer alır. FSEK m.78 bunu bütün telif davalarına yayılan genel bir sayı sınırı olarak tekrarlamaz. Bu madde kapsamında ilan biçimi ve içeriğini yine mahkeme belirler.

Kararın tamamı yerine özeti yayımlanabilir mi?

Evet. FSEK m.78 tam metin veya özet ilanı öngörür. Ancak özet, kararda belirlenen kapsamı ve kesinleşmiş hüküm sonucunu doğru yansıtmalıdır. Reddedilen talepleri kabul edilmiş gibi gösteren veya yeni suçlama ekleyen metin uygun değildir.

Tazminatın ödenmesi ilan yükümlülüğünü kaldırır mı?

Tazminat ve hükmün ilanı farklı işlevlere sahiptir. Para borcunun ödenmesi, kararda ayrıca yer alan ilan düzenlemesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yapılacak işlem, hüküm fıkrası ve varsa taraflar arasındaki sonraki hukuki işlemlerle birlikte değerlendirilir.

İlan hakkı üç ay içinde kullanılmazsa ne olur?

FSEK m.78’in son fıkrasına göre ilan hakkı düşer. Bu sonuç, bütün telif haklarının veya hükmedilmiş tazminat alacağının aynı anda sona erdiği anlamına gelmez. İlan hakkı ile diğer taleplerin dayanakları ve süreleri ayrıdır.

Kanuni dayanaklar ve kaynaklar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu: m.15, 66, 67/2, 69, 70, 76, 77 ve 78. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.26 ve m.297/2. WIPO Lex – Türkiye, 5846 sayılı Kanun kaydı: 2021 değişikliklerine kadar derlenmiş sürüm bilgisi. Süre hesabında somut dosyanın karar ve kesinleşme kayıtları esas alınır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp