B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Telifli Eser Mahkemeye Delil Sunulabilir mi? Resmî Kullanım | FSEK 30

Telif hakkıyla korunan bir eserin mahkemede veya diğer resmî makam önünde ispat amacıyla kullanılması, hak sahibinin iznine bağlı her ticari kullanımla aynı değildir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.30, eser sahibine tanınan hakların bu resmî kullanımın önüne geçirilmesini engeller. Aynı madde, fotoğrafların kamu güvenliği veya adli amaçlarla resmî makamlar yahut onların emriyle başkaları tarafından çoğaltılması ve yayılmasını ayrıca düzenler. Bu istisna, dava dosyasına giren eserin herkesçe internette yayımlanabileceği anlamına gelmez.

Telifli eserde resmî ispat amacı, delil usulü ve bağımsız yayım ayrımı
Telifli eserin resmî ispat kullanımı

Uygulamada iki soru ayrı cevaplanmalıdır: telif hukuku bakımından kullanım için izin gerekiyor mu ve sunulan kayıt usul hukukuna göre geçerli delil mi? FSEK m.30 birinci soruya ilişkin özel düzenlemedir. Delilin hukuka uygun elde edilmesi, süresinde sunulması ve ilgili vakıayı ispatlamaya elverişli olması ayrı koşullardır. “Delil olarak kullanacağım” ifadesi, içeriğin elde edilmesindeki her yöntemi veya sonradan yapılacak her paylaşımı kendiliğinden hukuka uygun hale getirmez.

FSEK30 hangi kullanımı düzenler?

Maddenin ilk kısmı, eserin ispat amacıyla mahkeme ve diğer resmî makamlar huzurunda kullanılmasını, ayrıca kolluk ve ceza işlerinde bir işleme konu edilmesini ele alır. Burada kullanımın işlevi resmî işlem ve ispatla bağlantılıdır. Bir özel sunum, ticari reklam veya sosyal medya paylaşımı yalnız uyuşmazlıktan söz ettiği için aynı kapsamda değerlendirilemez.

İncelemede içeriğin hangi makama, hangi dosyada ve hangi amaçla sunulduğu gösterilmelidir. Eserin uyuşmazlıkla ilişkisi açıklanmadan bütün bir arşivin resmî dosyaya eklenmesi, her parçanın aynı gerekçeyle kullanılabileceğini ortaya koymaz. Kanuni istisnanın dayanağı, işlemin niteliğidir. Belge üzerindeki “hukuki kullanım içindir” ibaresi tek başına bu niteliği yaratmaz.

İzin alınamaması ispatı otomatik engellemez

Eser sahibi, uyuşmazlıkta kendi hakkına dayanarak ilgili eserin resmî ispat amacıyla kullanılmasını mutlak biçimde engelleyemez. FSEK m.30’un pratik işlevi budur. Özellikle eserin kim tarafından meydana getirildiği, ne zaman kullanıldığı veya iki içerik arasında ne tür ilişki bulunduğu tartışıldığında, eserin dosyada incelenmesi gerekebilir. Her inceleme için karşı tarafın gönüllü lisans vermesini beklemek, hükmün düzenlediği alanla bağdaşmaz.

Bununla birlikte izin istisnası ile hak sahibinin bütün itirazlarının ortadan kalkması farklı şeylerdir. Eserin yanlış tanıtılması, kaydın değiştirilmesi veya delilin elde edilme biçimi ayrı tartışmalara konu olabilir. İspat amacıyla kullanım, dosyaya sunulan sürümün gerçekliği ve kapsamı hakkındaki incelemeyi kaldırmaz. Sunulan içerik, kaynak ve tarih bilgileriyle birlikte korunmalıdır.

Resmî dosyaya sunma ile kamuya yayma

Bir eserin mahkeme dosyasına eklenmesi, o eserin koruma süresini sona erdirmez ve mali hakları herkese devretmez. FSEK m.30 belirli kullanım amacını düzenler. Dosyadaki görselin, yazının veya kaydın daha sonra web sitesinde, reklamda veya ticari sunumda kullanılması için ayrıca hukuki dayanak gerekir. Resmî işlemde kullanım ile bağımsız yayım aynı fiil değildir.

Uyuşmazlığın kamuoyuna açıklanmak istenmesi de bu ayrımı kaldırmaz. Dava açıldığı için bütün dosya eklerini açık erişime koyma hakkı doğduğu söylenemez. Bir paylaşım haber, alıntı veya başka istisnaya dayanıyorsa o hükmün kendi koşulları incelenir. İspat dosyasında bulunan içerik, kullanım amacının dışına çıkarıldığında m.30’a yapılan önceki atıf yeterli olmaz.

Mahkeme kararının serbestliği ekleri kapsar mı?

FSEK m.31, resmen yayımlanan veya ilan edilen belirli resmî metin ve yargı kararlarını ayrıca düzenler. Bu hüküm ile m.30’un resmî işlemde eser kullanımı aynı konu değildir. Bir özel eser, dava dosyasına sunulduğu için kendiliğinden resmî mevzuat veya yargı kararı niteliğine dönüşmez. Kararın metni ile dosyadaki bağımsız eser örnekleri ayrılmalıdır.

Kararlara ilişkin çerçeve kanun ve mahkeme kararlarında telif serbestisi yazısında açıklanmaktadır. Kararda bir fotoğrafa veya kitap bölümüne değinilmesi, o içeriğin bütün kullanım biçimleri için sınırsız izin doğurduğunu göstermez. Hangi içeriğin, hangi amaçla ve hangi biçimde yeniden kullanılacağı ayrıca belirlenir. Resmî metne erişim hakkı ile özel eserin ticari kullanım yetkisi bir tutulmamalıdır.

Fotoğraflar için özel kamu güvenliği kuralı

FSEK m.30, fotoğrafların kamu güvenliği veya adli amaçlar için sahibinin rızası alınmadan resmî makamlarca yahut onların emriyle başkalarınca çoğaltılabileceğini ve yayılabileceğini belirtir. Bu özel cümlede hem amaç hem işlemi yapan kişi bakımından ölçüt vardır. Özel kişinin kendi güvenlik değerlendirmesi, resmî makamın işlemi veya emriyle aynı şey değildir.

Bu nedenle kamu güvenliği gerekçesi ileri süren bir yayımda resmî talebin kapsamı, muhatabı ve amacı incelenmelidir. Belirli dosya için istenen kullanım, başka ürünün reklamına veya bağımsız ticari veri tabanına aktarım izni gibi yorumlanamaz. Fotoğrafın kaynağı ve resmî işlemle ilişkisi kayıt altına alınır. Kanunun izin istisnası, fotoğrafın bağlamından koparılarak yanıltıcı sunulmasını meşru hale getiren genel kural değildir.

Resmî makamın emriyle hareket eden kişi

Maddede resmî makamın emriyle başkalarının kullanımına yer verilmesi, işlemin mutlaka makam personeli tarafından yapılması gerekmediğini gösterir. Ancak bu durumda yetki bağlantısı belirgin olmalıdır. Kişinin hangi emir veya talimat kapsamında, hangi fotoğrafı ve hangi amaçla çoğalttığı açıklanır. Başka kişiye ait bir içeriği kullanırken genel bir kamu yararı iddiasına dayanmak aynı koşulu karşılamaz.

Talimatın kapsamını aşan ek yayım, ilk resmî işlemin zorunlu parçası sayılmamalıdır. İstenen çoğaltma sayısı, teslim biçimi veya yayım alanı belirlenmişse fiili kullanım bunlarla karşılaştırılır. Bu inceleme, resmî makamın işlemindeki telif istisnasıyla hizmet sağlayıcının kendi bağımsız kullanımını ayırır. İçeriğe erişim sağlanması, onu başka amaçlarla saklama veya pazarlama yetkisini tek başına vermez.

Hukuka aykırı elde edilen delil sorunu

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2, hukuka aykırı elde edilen delillerin vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenler. FSEK m.30, bu kuralı ortadan kaldıran genel bir veri edinme yetkisi değildir. Telif izninin aranmaması ile özel hesaba izinsiz girilmesi veya hukuka aykırı kayıt alınması ayrı konulardır.

Dolayısıyla taraf, elindeki eseri resmî makamda kullanmak istemesini, içeriği elde etmek için her yöntemin serbest olduğu şeklinde yorumlayamaz. Kaydın kaynağı, elde edilme yöntemi ve bütünlüğü dosyada önem taşır. Hukuki değerlendirme yalnız içerikte telif hakkı bulunup bulunmadığına indirgenmemelidir. Usul hukukunun kabul edilebilirlik koşulları ayrıca incelenir ve delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir.

Elektronik eser de belge olabilir

HMK m.199, metin, çizim, plan, fotoğraf, film, görüntü ve ses kaydı ile elektronik ortamdaki verileri belge kavramına dahil eder. Bu nedenle bir içerik yalnız elektronik dosya olduğu için ispat dışında kalmaz. Ancak belge sayılması, içeriğin mutlaka doğru olduğunu veya her vakıayı kesin ispatladığını göstermez. Belgenin niteliği ve ilgili olayla bağlantısı ayrı değerlendirilir.

Telifli bir görselin ekran görüntüsü, yayımın görünüşünü gösterebilir; fakat dosyanın ilk oluşturulma tarihi veya tüm değişiklik geçmişi hakkında aynı ölçüde bilgi vermeyebilir. Kaynak dosya, sürüm kayıtları ve erişim bilgileri farklı olguları ispatlar. Hangi belgenin hangi iddiaya dayanak olduğu açıklanarak eserin kendisiyle kullanım izleri birbirinden ayrılmalıdır.

Eserin tamamı mı ilgili bölüm mü sunulmalı?

FSEK m.30, her dosya için sabit bir sayfa, saniye veya yüzde sınırı koymaz. Bu nedenle “yalnız yüzde onu delil olabilir” veya “tamamı her zaman serbesttir” biçiminde genel sonuç kurulamaz. Kullanımın resmî ispat ve işlem amacıyla ilişkisi somut olarak açıklanmalıdır. İncelenen uyuşmazlık, hangi içeriğin dosyada gerekli olduğunu belirleyen temel olgudur.

Kısmi karşılaştırmanın yeterli olduğu bir konuda ilgili bölümün gösterilmesi, incelemeyi kolaylaştırır. Eserin bütün yapısının karşılaştırılması gerektiğinde ise yalnız birkaç kesit teknik soruyu cevaplamayabilir. Bu tercihin gerekçesi dilekçede belirtilir. Amaç, kanunda bulunmayan oran yaratmak değil, sunulan içeriğin dosyadaki işlevini görünür kılmaktır. Karşı tarafın ve mahkemenin hangi bölümün neden sunulduğunu anlayabilmesi gerekir.

Alıntı serbestisiyle ilişkisi

FSEK m.35’teki iktibas hükümleri, başka bir eserde alıntı yapmanın koşullarını düzenler. Mahkemeye delil sunma meselesi bu koşulların basit tekrarı değildir. Bir içeriğin resmî ispat amacıyla dosyaya konulması ile kitap, makale veya internet yazısında alıntılanması farklı kullanım bağlamlarıdır. Aynı parçanın farklı ortamlarda kullanılması, farklı hükümlerin incelenmesini gerektirebilir.

Alıntının sınırları için kitaptan alıntı ve FSEK35 koşulları yazısı incelenebilir. Bir dava dilekçesinde kullanılan bölümün sonradan mesleki tanıtım yazısına aktarılması, ilk kullanımın dayanağıyla otomatik serbest hale gelmez. Yeni kullanımın amacı ve biçimi tekrar değerlendirilir. Kaynak göstermek de tek başına bütün bu farklı koşulları ortadan kaldırmaz.

Haber verme amacı ayrı değerlendirilir

Bir uyuşmazlığın haber değeri taşıması, m.30’un resmî işlem istisnasını haber yayımına dönüştürmez. FSEK m.37’nin haber amacıyla kullanıma ilişkin koşulları ayrı incelenir. Dosyadaki görsel veya kaydın haber içinde kullanılmasında günlük olayla ilişki, bilgilendirme kapsamı ve diğer kanuni sınırlar önem taşır. Dava konusu olma, bütün eser için genel haber kullanım izni değildir.

Bu konu haberde telifli fotoğraf, video ve müzik kullanımı yazısında ayrıntılı ele alınmıştır. Resmî makamın kullanımı ile yayıncının kullanımı ayrı fiillerdir. Yayıncı, yalnız materyalin adliye dosyasından geldiğini belirterek kendi kullanımının hukuki dayanağını açıklamış olmaz. Her kullanım bağlamı kendi koşullarıyla ele alınmalıdır.

Belge ibrazı yükümlülüğü

HMK m.219, tarafların delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan belgeleri mahkemeye ibraz yükümlülüğünü düzenler. Elektronik belgeler için çıktı ve gerektiğinde incelemeye elverişli elektronik sunum öngörülür. Bir belgenin aynı zamanda eser niteliği taşıması, bu usul düzenlemesinin hiç uygulanmayacağı anlamına gelmez. FSEK m.30 ile resmî ispat işlevi birlikte değerlendirilir.

Buna karşılık belge ibrazı, dosyadaki bütün verilerin kamuya açılmasıyla aynı değildir. Mahkemeye sunulan belge ile kamuya dağıtılan kopya farklı kullanımlardır. Tarafın elindeki belgeyi hangi biçimde sunacağı, incelemenin nasıl yapılacağı ve varsa diğer koruma gereksinimleri ilgili usul çerçevesinde belirlenir. Telif iddiası ile belgeyi vermeme gerekçesi arasında açık ayrım kurulmalıdır.

İbraz etmemenin sonucu otomatik değildir

HMK m.220, belgenin ibrazının zorunluluğu, elde bulunması ve mahkemenin vereceği kesin süre gibi koşulları düzenler. Belgeyi sunmama halinde mahkemenin karşı tarafın içerik hakkındaki beyanını kabul edebilmesi, hükümdeki şartlara bağlıdır. Her ibraz tartışmasında karşı tarafın söylediğinin derhal doğru sayılacağı sonucu çıkarılamaz. Telif savunması ileri sürülmesi de bu değerlendirmeyi tek başına çözmez.

Eseri elinde bulunduran taraf, hangi hukuki nedenle ibraza karşı çıktığını somutlaştırmalıdır. Mahkemenin talebinin kapsamı ile belgenin içeriği karşılaştırılır. Uyuşmazlık telif izni, belgenin varlığı, elde bulunması veya başka bir hukuki engel hakkında olabilir. Bunlar ayrı sorulardır ve tek bir “gizli dosya” ifadesi altında toplanmamalıdır.

Kaybolabilecek içerik ve delil tespiti

İnternet sayfasının değiştirilmesi veya dijital kaydın silinmesi ihtimali, HMK m.400 kapsamında delil tespiti ihtiyacını gündeme getirir. Kanun, hukuki yarar bulunmasını arar; delilin hemen tespit edilmezse kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı durumları ayrıca düzenler. Bu yol, eserin yetkisiz biçimde herkese dağıtılması için gerekçe oluşturmaz.

Tespit talebinde hangi içeriğin, hangi vakıa bakımından ve neden gecikmeden incelenmesi gerektiği açıklanır. Eserin sürümü, URL bilgisi veya dosya kimliği belirlenir. Amaç, sonradan görülecek esas uyuşmazlık için olgunun korunmasıdır. Tespit yapılması, esas davanın mutlaka kazanılacağı anlamına gelmez; kaydın nasıl değerlendirileceği ilgili yargılamada belirlenir.

Telif izni ile kişilik hakları ayrı alanlardır

Bir fotoğrafın eser sahibine ilişkin haklarıyla fotoğrafta görünen kişinin kişilik hakları aynı değildir. FSEK m.30’da telif bakımından tanınan kullanım imkânı, kişilik hakkına ilişkin bütün soruları otomatik çözmez. Türk Medenî Kanunu m.24 kişilik hakkına hukuka aykırı saldırının çerçevesini ayrıca düzenler. İçeriğin kullanım amacı, hukuki dayanak ve ilgili diğer koşullar birlikte değerlendirilir.

Bu ayrım özellikle resmî dosyadan bağımsız yayımlarda önem kazanır. Eser sahibinin telif yönünden izin vermesi, tasvir edilen kişinin her tür yayımı kabul ettiği anlamına gelmez. Tersine, bir kişinin kendi fotoğrafının resmî işleme sunulmasına ilişkin görüşü, fotoğrafı meydana getiren kişinin bütün mali haklarını açıklamaz. Hak katmanları somut kullanım bakımından ayrı incelenmelidir.

Kamu hukuku yasakları saklıdır

FSEK m.30’un ikinci fıkrası, eserin ticarete konulmasını, temsilini veya diğer kullanımını yasaklayan ya da izin ve denetime bağlayan kamu hukuku hükümlerini saklı tutar. Dolayısıyla telif bakımından bir istisna bulunması, bütün diğer mevzuat koşullarından muafiyet değildir. İlgili resmî işlemde başka bir sınırlama varsa ayrıca uygulanır.

Bu hüküm, istisnanın sınırsız paylaşım hakkı gibi yorumlanmasına karşı açık sınır sağlar. Dosya gizliliği, yayım kısıtlaması veya belirli kullanıma ilişkin resmî karar gündeme geldiğinde kendi hukuki dayanağı incelenir. m.30’a yapılan atıf, somut sınırlamanın neden uygulanmayacağını tek başına açıklamaz. Farklı düzenlemeler arasında gerçek ilişki kurulmalı, birinin varlığı diğerlerini görünmez hale getirmemelidir.

Eserin aslı, kopyası ve işaretlenmiş nüsha

Mahkemeye sunulan eserin üzerinde karşılaştırma işaretleri veya açıklama notları bulunuyorsa bunların asıl içeriğin parçası olmadığı gösterilmelidir. Orijinal kayıt ile inceleme için hazırlanmış nüsha ayrı saklanır. Böylece hangi değişikliğin tarafça yapıldığı ve hangi unsurun eserde başlangıçtan beri bulunduğu anlaşılır. Delilin açıklanması için yapılan görsel düzenleme, kaynak kaydın yerine geçirilmemelidir.

Tarih, dosya adı, sürüm ve kaynak bilgisi bu ayrımı destekler. Bir görsel kırpılmışsa tam kayıtla ilişkisi; bir ses kesiti sunulmuşsa hangi aralıktan alındığı açıklanabilir. Bu kayıt düzeni belirli bir kanuni format icat etmez. HMK kapsamında incelemeye elverişlilik ve eserin somut ispat amacı bakımından anlaşılmasını sağlar.

İspatlanan vakıa ile eserin hak sahipliği

Bir eser nüshasının dosyaya sunulması, onu sunan kişinin eser sahibi olduğunu tek başına kanıtlamaz. Aynı kopya pek çok kişinin elinde bulunabilir. Uyuşmazlık yaratıcı sahiplik hakkındaysa oluşum kayıtları, taslaklar ve ilgili hukuki ilişkiler ayrıca değerlendirilir. Uyuşmazlık yayım tarihi hakkındaysa erişim ve yayım kayıtları önem kazanır. Eserin varlığı, kullanım zamanı ve hak sahipliği farklı ispat konularıdır.

HMK m.190’daki ispat yükü kuralı da telif istisnasından bağımsızdır. Resmî dosyada eserin kullanılabilmesi, her iddiayı karşı tarafın çürütmek zorunda olduğu anlamına gelmez. Taraf, kendi lehine sonuç bağladığı vakıaları ilgili ispat düzenine göre ortaya koymalıdır. m.30’un sağladığı kullanım imkânıyla bu yükün yerine getirilmesi birbirinden ayrı aşamalardır.

Bu ayrım özellikle karşılaştırma dosyalarında önemlidir. İki görselin yan yana sunulması benzerliğin incelenmesine yardımcı olur; fakat izin zinciri, oluşturulma zamanı veya kopyalamanın yönü konusunda ayrıca belge gerekebilir. Sunulan nüshanın hangi sınırlı olguyu gösterdiği açık yazıldığında, delile taşıyamayacağı anlamlar yüklenmez. Mahkeme de telif kullanımına ilişkin itiraz ile esas vakıanın ispatı hakkındaki tartışmayı ayrı değerlendirebilir.

Resmî kullanım dosyasının tamamlanması

Son kontrolde içerik, kaynak, elde edilme yöntemi, ispatlanacak vakıa ve resmî işlem birlikte kaydedilir. Kullanımın m.30 kapsamındaki dayanağı açıkça belirtilir; delilin usule uygunluğu ayrıca değerlendirilir. İçeriğin sonradan başka amaçlarla kullanılacağı düşünülüyorsa bu yeni kullanım için ayrı hukuki inceleme yapılır. İlk dosya işlemi bütün sonraki kullanımlara taşınmamalıdır.

Bu yaklaşım telif istisnasının gerçek işlevini korur: eser sahibinin hakkı, resmî ispat ve adli işlemin önüne mutlak engel olarak konulmaz; fakat istisna bağımsız ticari yayım yetkisine dönüştürülmez. Kaydın delil değeri ve hukuka uygunluğu ise ilgili usul hükümleri çerçevesinde mahkeme veya yetkili makam tarafından değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Telifli eser mahkemeye izin almadan sunulabilir mi?

FSEK m.30 kapsamındaki resmî ispat kullanımı eser sahibinin iznine mutlak biçimde bağlanamaz. Kullanım amacı ve usul koşulları somut olarak belirlenir.

Delil demek her elde etme yöntemini hukuka uygun yapar mı?

Hayır. HMK m.189/2 hukuka aykırı elde edilmiş delili dışlar. Telif izni istisnası ayrı bir veri edinme yetkisi değildir.

Dava dosyasındaki eser internette serbestçe yayımlanır mı?

Hayır. Resmî dosyada kullanım, bağımsız internet yayımı için genel izin oluşturmaz; yeni kullanımın dayanağı ayrıca incelenir.

Mahkeme kararı serbestse ekindeki özel eser de serbest mi?

Bir özel eser dosyaya eklendiği için resmî karar niteliği kazanmaz. FSEK m.30’daki resmî kullanım ile m.31’deki resmî metin rejimi ayrıdır.

Adli amaçla fotoğrafı kim çoğaltabilir?

m.30, kamu güvenliği veya adli amaçlarla resmî makamları ve onların emriyle hareket eden kişileri kapsar. Özel kişinin soyut kamu yararı iddiası aynı değildir.

Elektronik görsel ve ses kaydı belge sayılır mı?

HMK m.199 bunları belge kavramı içinde düzenler. Belge sayılması doğruluk veya kesin ispat gücü konusunda otomatik sonuç yaratmaz.

Delil olarak kullanılacak eser için sabit yüzde sınırı var mı?

FSEK m.30 sabit sayfa, saniye veya yüzde sınırı koymaz. Sunulan içeriğin resmî ispat amacıyla bağlantısı açıklanmalıdır.

Haber amaçlı paylaşım da m.30 kapsamında mı?

Haber yayımı farklı kullanımdır; FSEK m.37’nin koşulları ayrıca incelenir. Materyalin dava dosyasından gelmesi yeterli değildir.

Telif iddiası belge ibrazını her durumda engeller mi?

Hayır. HMK m.219–220 ibraz kuralları ve FSEK m.30 birlikte değerlendirilir. Hangi belgenin hangi amaçla istendiği ve somut itiraz ayrı incelenir.

Silinebilecek internet içeriğinde ne yapılabilir?

HMK m.400 koşulları ve hukuki yarar varsa delil tespiti istenebilir. Tespit, esası kazanma garantisi veya içeriği herkese yayma izni değildir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp