Tenfiz Davasında Hangi Mahkeme Yetkili? MÖHUK m.51 | 2026
Tenfiz davasında hangi mahkeme yetkilidir? 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 51. maddesi iki ayrı soruyu cevaplar. Birincisi görevdir: tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir; uyuşmazlığın niteliğine göre özel görev kuralları ayrıca uygulanır. İkincisi yer itibarıyla yetkidir: dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde; yerleşim yeri yoksa Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesinde; bunların ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılır. Bu sıra, yabancı ilamı Türkiye’de icra ettirmek isteyen yurt dışındaki alacaklı bakımından dava açılacak adliyeyi belirleyen temel kuraldır.
Kısa ve net cevap
MÖHUK m.51/1, tenfizde görevli mahkemeyi “asliye mahkemesi” olarak belirler. MÖHUK m.51/2 ise yetkili yeri kademeli biçimde gösterir: önce tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri; bu yoksa sakin olduğu yer; ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir. Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizinde 4787 sayılı Kanun m.4 gereğince aile mahkemesi; ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda TTK m.4-5 çerçevesinde asliye ticaret mahkemesi görevli olur. Diğer tenfiz talepleri asliye hukuk mahkemesinde görülür.

MÖHUK m.51 görev ve yetkiyi nasıl düzenler?
5718 sayılı Kanunun 50. maddesi, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilen ve o devlet hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra edilebilmesini yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlar. Bu temel kuralın hemen ardından gelen m.51, tenfiz talebinin hangi Türk mahkemesine yöneltileceğini belirler.
Maddenin birinci fıkrası görev kuralıdır. Kanun “tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir” der. İkinci fıkra ise coğrafi yetkiyi düzenler. Buna göre karar kendisine karşı tenfiz edilmek istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinden istenir. Türkiye’de yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer esas alınır. Türkiye’de ne yerleşim yeri ne de sakin olunan yer varsa davacı Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birini seçebilir.
Görev ile yetki aynı kavram değildir. Görev, uyuşmazlığa hangi mahkeme türünün bakacağını; yetki ise o mahkemenin hangi yerde bulunacağını gösterir. “Asliye ticaret mi, aile mi, asliye hukuk mu?” sorusu görev; “Mersin mi, İstanbul mu, Ankara mı?” sorusu yetkidir. Dava dilekçesi hazırlanırken bu iki kontrol ayrı yapılmalıdır.
Tenfiz davasında görevli mahkeme nasıl belirlenir?
MÖHUK m.51/1’deki “asliye mahkemesi” ifadesi, yabancı kararın konusu hiç dikkate alınmadan her dosyanın otomatik olarak asliye hukuk mahkemesine gönderileceği anlamına gelmez. Türk hukukundaki özel görev kuralları birlikte uygulanır. Yabancı kararın dayandığı esas ilişki aile hukuku, ticaret hukuku veya genel özel hukuk alanında olabilir.
Genel nitelikteki alacak, tazminat veya özel hukuk uyuşmazlıklarında özel bir görev kuralı yoksa asliye hukuk mahkemesi görevli olur. Ticari dava niteliği taşıyan yabancı ilamların tenfizinde TTK m.4 ve m.5 uygulanır ve asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Aile hukukundan doğan yabancı kararların tanıma ve tenfizinde 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu m.4 gereğince aile mahkemesi görev yapar.
Görev kamu düzenindendir. HMK m.114 ve m.115 çerçevesinde görev, dava şartıdır ve mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden incelenir. Yanlış görevli mahkemede dava açılması, esasa girilmeden usul kararı verilmesine ve zaman kaybına yol açar. Bu nedenle yabancı ilamın yalnız başlığını değil hüküm sonucunu ve tarafların hukuki sıfatlarını okumak gerekir.
Yabancı boşanma, velayet veya nafaka kararında hangi mahkeme görevli?
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi, Türk Medenî Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan dava ve işleri aile mahkemelerinin görev alanına bırakır. Aynı maddede aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi de aile mahkemesinin görev alanındadır.
Bu nedenle yabancı boşanma kararının tanınması, yabancı aile mahkemesi kararındaki nafaka veya velayet hükmünün tenfizi gibi talepler, aile mahkemesi bulunan yerde aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yabancı kararın birden fazla hüküm içermesi ayrıca önemlidir. Örneğin karar hem boşanmayı hem nafakayı hem mal rejimi tasfiyesine ilişkin sonuçları içeriyorsa hangi hükümlerin tanınmasının, hangilerinin tenfizinin istendiği açıkça gösterilmelidir. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamında idarî tescil şartlarının bulunması, yabancı kararın tüm parasal veya velayete ilişkin hükümlerinin idarî yoldan icra edilebileceği anlamına gelmez.
Yabancı boşanma kararlarının genel tanıma ve tescil sistemi hakkında Tanıma ve Tenfiz Nedir? 2026 Şartları ve Belgeler rehberi ayrıca incelenebilir.
Yabancı ticari kararın tenfizinde asliye ticaret mahkemesi ne zaman görevli?
Yabancı kararın tarafları tacir ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse veya TTK m.4’te sayılan mutlak ticari dava niteliğindeyse, tenfiz talebinde ticaret mahkemesinin görev kuralları uygulanır. TTK m.5, ticari davalara kural olarak asliye ticaret mahkemesinin bakacağını düzenler.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 28.02.2017 tarihli, 2016/6123 E. ve 2017/832 K. sayılı kararında da MÖHUK m.51/1’de asliye hukuk–asliye ticaret ayrımı yapılmadığı; yabancı karara konu uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması hâlinde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla ticari nitelik taşıyan tenfiz dosyasının sırf “MÖHUK m.51 asliye mahkemesi diyor” gerekçesiyle her durumda asliye hukuk mahkemesine açılması doğru değildir.
Ticari nitelik belirlenirken yabancı mahkemenin adı belirleyici değildir. Yabancı ülkede kararı veren merci “civil court” veya genel mahkeme olarak adlandırılmış olabilir. Türk mahkemesindeki görev, Türk hukukundaki görev kurallarına ve tenfizi istenen hükmün dayandığı hukuki ilişkiye göre tespit edilir.
Tenfiz davasında yetkili yer mahkemesi hangi sırayla belirlenir?
MÖHUK m.51/2 üç basamaklı bir yetki sistemi kurar. Birinci basamak, tenfiz kendisine karşı istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeridir. Yerleşim yeri yoksa ikinci basamak olan Türkiye’de sakin olunan yere geçilir. Her ikisi de yoksa üçüncü basamakta Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilir.
Bu sıralama davacıya tüm Türkiye’de serbest mahkeme seçme hakkı vermez. Davalının Mersin’de yerleşim yeri varsa sırf davacı yurt dışında yaşadığı veya avukatının İstanbul’da bulunduğu gerekçesiyle İstanbul seçilemez. Önce kanundaki yerleşim yeri bağlantısı uygulanır.
Yetkinin belirlenmesinde kararın verildiği yabancı ülke tek başına ölçüt değildir. Alman mahkemesi kararının tenfizi her zaman İstanbul’da; Hollanda mahkemesi kararının tenfizi her zaman Ankara’da açılmaz. Yabancı ülke, kararın niteliği ve tenfiz şartları bakımından önem taşır; MÖHUK m.51/2’deki yer yetkisi ise aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye bağlantısına göre kurulur.
“Türkiye’deki yerleşim yeri” nasıl tespit edilir?
Türk Medenî Kanunu m.19’a göre yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfus veya adres kaydı önemli bir delildir; ancak hukuki yerleşim yeri kavramı yalnız bir adres satırından ibaret değildir. Gerçek kişinin sürekli yaşam merkezi ve yerleşme iradesi birlikte değerlendirilir.
Tüzel kişiler bakımından TMK m.51 uyarınca kuruluş belgesinde başka hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer, yerleşim yeri olarak kabul edilir. Şirket aleyhine yabancı bir ticari kararın tenfizi isteniyorsa ticaret sicili kayıtları, merkez adresi ve şirket yapısı incelenir. Şubenin bulunduğu yer ile şirket merkezinin bulunduğu yer aynı kavram değildir; MÖHUK m.51/2’deki somut bağlantı doğru kurulmalıdır.
Davalının Türkiye’de yerleşim yeri bulunduğu açıkken doğrudan üç büyük şehir seçeneğine geçilmesi yetki itirazı doğurur. Dilekçede yetki bağlantısı açıkça yazılmalı ve mevcut adres/sicil belgesiyle desteklenmelidir.
“Sakin olduğu yer” ne zaman esas alınır?
MÖHUK m.51/2’de sakin olunan yer, yerleşim yerinden sonra gelen ikinci basamaktır. Davalının Türkiye’de hukuki yerleşim yeri bulunmamakla birlikte fiilen Türkiye’de belirli bir yerde bulunduğu ve yaşamını sürdürdüğü durumlarda bu bağlantı kullanılır.
Kanunun sıralaması önemlidir: Türkiye’de yerleşim yeri varsa ayrıca sakin olunan yere gidilmez. Yerleşim yeri yoksa sakin olunan yer araştırılır. Sakin olunan yerin de Türkiye’de bulunmaması hâlinde Ankara, İstanbul veya İzmir seçeneği doğar.
Geçici otel konaklaması, kısa tatil veya transit bulunma ile “sakin olunan yer” aynı değildir. Yetki bağlantısı ciddi biçimde tartışmalıysa yabancı kararın tenfiz şartlarından önce usul tartışması yaşanabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce davalının MERNİS, ticaret sicili veya diğer hukuka uygun adres kayıtları kontrol edilmelidir.
Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri ne zaman seçilebilir?
Bu üç şehir serbest seçim imkânı yalnız MÖHUK m.51/2’nin ilk iki bağlantısının bulunmaması hâlinde doğar. Kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’de ne yerleşim yeri ne de sakin olduğu bir yer varsa davacı Ankara, İstanbul veya İzmir’den birini seçer.
Davalının Türkiye’de malvarlığı bulunması tek başına bu üç şehir seçeneğini ortadan kaldırmaz. MÖHUK m.51/2, yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi için “malın bulunduğu yer” diye ayrı bir genel yetki bağlantısı kurmamıştır. Bununla birlikte tenfiz sonrasında icra takibinin nerede ve nasıl yürütüleceği İcra ve İflas Kanununun yetki ve takip hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
Örneğin davalı Almanya’da yaşıyor, Türkiye’de yerleşim yeri ve sakin olduğu yer bulunmuyor; ancak Mersin’de taşınmazı varsa MÖHUK m.51/2 bakımından tenfiz davası doğrudan Mersin’de sırf taşınmaz orada diye açılmaz. Kanunun açık sıralaması uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir seçeneklerinden biri kullanılır. Tenfizden sonra taşınmaza yönelik icra işlemleri ayrı usule tabidir.
Görev ve yetkiyi ayıran uygulama tablosu
| Yabancı karar | Görevli mahkeme türü | Yer itibarıyla yetki |
|---|---|---|
| Boşanma ve nafaka | Aile mahkemesi; yoksa aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk | Davalının Türkiye’deki yerleşim yeri → sakin olduğu yer → Ankara/İstanbul/İzmir |
| İki tacir arasındaki ticari alacak | Asliye ticaret mahkemesi | MÖHUK m.51/2 sırası |
| Genel özel hukuk alacağı | Asliye hukuk mahkemesi | MÖHUK m.51/2 sırası |
| Davalının Türkiye bağlantısı yok | Kararın konusuna göre görevli mahkeme | Ankara, İstanbul veya İzmir’den biri |
Tablo, yabancı kararın içeriğinin önce görev bakımından sınıflandırılması, sonra davalının Türkiye bağlantısına göre yer yetkisinin belirlenmesi gerektiğini gösterir.
Tenfiz davasında sık yapılan görev ve yetki hataları
Davacının adresini esas almak: MÖHUK m.51/2, kuralı davacının değil kendisine karşı tenfiz istenen kişinin adresi üzerinden kurar.
Davalının Türkiye’de yerleşim yeri varken üç büyük şehirden birini seçmek: Ankara, İstanbul veya İzmir alternatifi ilk iki bağlantı yoksa uygulanır.
Her dosyayı asliye hukuk mahkemesine açmak: Aile hukukunda aile mahkemesi, ticari uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi görevi ayrıca kontrol edilir.
Tenfiz ile icra yetkisini karıştırmak: Yabancı karar önce Türk mahkemesinde tenfiz edilir; tenfiz kararından sonra yürütülecek cebri icra işlemleri İİK çerçevesinde ayrıca ele alınır.
Yabancı mahkemenin adını Türk görev kuralına çevirmek: “Commercial Court”, “Family Court” veya “Civil Court” adı tek başına Türk mahkemesindeki görevi belirlemez. Yabancı kararın hukuki konusu Türk görev kurallarına göre sınıflandırılır.
Kararın sadece gerekçesini okumak: Tenfiz talebinde esas olan hüküm sonucudur. Hangi edanın Türkiye’de icra edilmek istendiği dilekçede açık olmalıdır.
Dava açılmadan önce hangi belgeler kontrol edilmelidir?
MÖHUK m.53, tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının veya onanmış örneğinin ve onanmış tercümesinin; ayrıca ilamın kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belgenin ve onanmış tercümesinin eklenmesini düzenler. Belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil veya konsolosluk tasdiki ayrıca gündeme gelir.
Görev ve yetki için de belge hazırlanmalıdır. Gerçek kişi davalının Türkiye adresi; şirket davalının ticaret sicili ve merkez kaydı; aile kararında tarafların nüfus ve medeni hâl bilgileri; ticari kararda tarafların tacir ve işletme bağlantısı dosyaya uygun biçimde ortaya konulmalıdır.
Yabancı resmî belgelerin apostil ve tasdik sistemi için Yabancı Resmî Belge Türkiye’de Nasıl Kullanılır? yazısı; yurt dışından avukatla dava takibi için Yurt Dışından Türkiye’de Dava Açmak rehberi kullanılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Tenfiz davası her zaman asliye hukuk mahkemesinde mi açılır?
Hayır. MÖHUK m.51/1 asliye mahkemesini gösterir; uyuşmazlığın niteliğine göre aile mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi gibi özel görev kuralları uygulanır.
Davalı Türkiye’de yaşamıyorsa tenfiz nerede açılır?
Türkiye’de yerleşim yeri ve sakin olduğu yer yoksa MÖHUK m.51/2 uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilir.
Davalının Mersin’de evi varsa tenfiz Mersin’de açılır mı?
Taşınmazın Mersin’de bulunması MÖHUK m.51/2’de tek başına genel tenfiz yetkisi olarak sayılmamıştır. Davalının yerleşim yeri ve sakin olduğu yer sırasıyla kontrol edilir.
Yabancı boşanma kararının tenfizinde aile mahkemesi görevli midir?
Evet. Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizinde 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesi görev yapar; aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yabancı ticari alacak kararının tenfizinde hangi mahkeme görevli?
Uyuşmazlık TTK m.4 kapsamında ticari dava niteliğindeyse TTK m.5 gereğince asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Tenfiz davasında yetki kesin yetki midir?
MÖHUK m.51/2 özel bir yetki kuralıdır. Yetki itirazı HMK hükümleri çerçevesinde süresinde ileri sürülmelidir; görevden farklı olarak mahkemenin her durumda kendiliğinden inceleyeceği bir konu değildir.
Tenfiz kararı alınca icra aynı mahkemede mi yapılır?
Hayır. Tenfiz kararı mahkemeden alınır; cebri icra işlemleri daha sonra İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra dairesinde yürütülür.
Tenfiz davası Türkiye’ye gelmeden açılabilir mi?
Usulüne uygun vekâletname ve gerekli yabancı karar belgeleri hazırlanmışsa dava avukat aracılığıyla açılıp takip edilebilir. Mahkemenin kişisel katılım gerektiren özel bir ara kararı bulunursa o işlem ayrıca yerine getirilir.
Hukuki dayanaklar
Bu yazıda 5718 sayılı MÖHUK m.50-53, özellikle m.51; 6100 sayılı HMK m.1, m.114-115; 6102 sayılı TTK m.4-5; 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu m.4 ve 4721 sayılı TMK m.19 ve m.51 esas alınmıştır. Güncel kanun metinleri Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.