Türk Hava Sahasında Uçuş Yasağı ve Kısıtlaması Nasıl Konulur? 2920 m.7 | 2026
Kısa ve net cevap: 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 7. maddesine göre, kamu düzeni ve emniyet gerekleri veya askerî sebepler varsa Cumhurbaşkanı Türk hava sahasının tamamının ya da belirli bir bölümünün kullanılmasını geçici veya devamlı olarak yasaklayabilir veya sınırlayabilir. Uçuş güvenliğini sağlamak amacıyla Genelkurmay Başkanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından konulan diğer tahditler ise m.7’deki bu genel yasak kararından ayrı olarak Bakanlıkça uygulanabilir. Dolayısıyla Türk hava sahasında uçuş serbestisi mutlak değildir; egemenlik, güvenlik ve uçuş emniyeti gerekleri karşısında kanuni sınırlamalara tabidir.
Maddenin önemi, yalnızca olağanüstü bir durumda hava sahasının “kapatılması” ile sınırlı değildir. Belirli bir coğrafi bölgenin uçuşa kapatılması, belirli irtifa veya rotaların sınırlandırılması, askerî faaliyet nedeniyle geçici hava sahası tahsisi, uçuş emniyeti nedeniyle operasyonel kısıtlamalar ve bunların havacılık bilgi sistemleri üzerinden duyurulması aynı hukuki çerçevenin farklı görünümleridir. Bir hava aracının 2920 sayılı Kanun m.6 uyarınca Türk hava sahasını kullanmaya yetkili olması, m.7 uyarınca konulan yasak veya sınırlamalardan muaf olduğu anlamına gelmez.
2920 sayılı Kanun m.7’nin güncel metni neyi öngörüyor?
Maddenin güncel metninde genel yasaklama ve sınırlama yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Bu ifade, 2 Temmuz 2018 tarihli 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile hükümet sistemine uyum kapsamında eski “Bakanlar Kurulu” ibaresinin değiştirilmesinin sonucudur. Güncel hukuki değerlendirmede eski metindeki Bakanlar Kurulu ifadesine dayanmak doğru değildir. 2026 itibarıyla uygulanacak konsolide metin Cumhurbaşkanı yetkisini esas almaktadır.
Kanun üç temel sebep grubu sayar: kamu düzeni, emniyet ve askerî sebepler. Bu sebeplerden birinin varlığı hâlinde tedbir geçici veya devamlı olabilir. Ayrıca sınırlama Türk hava sahasının tamamına uygulanabileceği gibi yalnızca belirli bir bölümün kullanılmasını veya belirli bölgeler üzerinden uçuşu kapsayabilir. Bu yapı, kanun koyucunun hem ülke çapında hem bölgesel önlem alınmasına açık bir yetki düzeni kurduğunu gösterir.
Uçuş yasağı ile uçuş sınırlaması aynı şey değildir
Uçuş yasağı, kapsadığı hava sahası veya bölgede uçuşun tamamen durdurulmasını ifade eder. Sınırlama ise uçuşun tümüyle ortadan kaldırılmadan belirli koşullara bağlanmasıdır. Bir bölgede yalnız belirli irtifaların kullanıma kapatılması, belirli saatlerde geçişe izin verilmemesi, belirli hava aracı veya faaliyet türlerine ilişkin operasyonel kısıt getirilmesi hukuken “sınırlama” niteliğinde olabilir. Kanun her iki tedbire de açıkça izin verir.
Bu ayrım işletici ve pilot açısından önemlidir. Tam yasak bulunan bir sahaya izin mekanizması öngörülmedikçe girilemez. Sınırlama bulunan bölgede ise yayımlanan şartlara uygun uçuş mümkün olabilir. Bu nedenle uçuş öncesinde yalnızca “hava sahası açık mı?” sorusuna değil, açık olan hava sahasının hangi şartlarla kullanılabildiğine de bakılmalıdır.
Tedbir geçici mi yoksa devamlı mı olabilir?
Evet. Kanun geçici ve devamlı tedbir ayrımını açıkça yapar. Geçici tedbir, belirli bir güvenlik olayı, askerî faaliyet, devlet etkinliği, özel güvenlik ihtiyacı veya uçuş emniyetine ilişkin süreli risk nedeniyle uygulanabilir. Devamlı tedbir ise niteliği gereği süreklilik gösteren güvenlik veya askerî gereksinimlerle bağlantılı olabilir. Tedbirin süreli veya sürekli olması, hava sahası kullanıcılarının güncel havacılık bilgi yayınlarını takip etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bir tedbirin daha önce sona ermiş olması, aynı bölgede sonradan yeni bir kısıtlama getirilemeyeceği anlamına gelmez. Hava sahası kullanımı dinamik bir operasyon alanıdır. Bu nedenle geçmiş tarihli uçuş izinleri, eski rota planları veya önceki NOTAM kayıtları yeni bir uçuşun hukuki ve operasyonel uygunluğunu tek başına kanıtlamaz.
Kamu düzeni nedeniyle hava sahası sınırlandırılabilir mi?
Evet. M.7 kamu düzenini açık bir hukuki sebep olarak sayar. Kamu düzenini korumaya yönelik tedbirin kapsamı, somut kararın içeriğine göre belirlenir. Kanun, kamu düzeni sebebiyle Türk hava sahasının tamamının veya belirli bölümünün kullanılmasının yasaklanmasına ya da sınırlandırılmasına imkân verir. Bu yetki doğrudan kanuni dayanağa sahiptir.
Havacılık işletmeleri açısından sonuç nettir: ticari uçuş hakkı, slot, bilet satışı veya daha önce verilmiş operasyon planı, sonradan yürürlüğe giren geçerli hava sahası sınırlamasını bertaraf etmez. İşletici, uçuş planlamasını yürürlükteki hava sahası kararlarına göre uyarlamak zorundadır. Gerektiğinde rota değişikliği, kalkış ertelemesi, alternatif meydan veya operasyon iptali gündeme gelir.
Askerî sebeplerle uçuş yasağı nasıl uygulanır?
Kanun askerî sebepleri de bağımsız bir sınırlama nedeni olarak düzenler. Askerî eğitim, tatbikat, harekât, savunma tesisi güvenliği veya benzeri askerî gerekliliklerin bulunduğu alanlarda hava sahası kullanımına ilişkin özel kısıtlamalar getirilebilir. M.7’nin amacı, sivil hava trafiği ile millî savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının hukuki bir çerçevede dengelenmesini sağlamaktır.
Bu tür sınırlamalarda hava sahası kullanıcısının kendi değerlendirmesiyle “risk yok” sonucuna varması kısıtlamayı hükümsüz kılmaz. Geçerli ve yürürlükte olan yasağa veya sınırlamaya uyulması zorunludur. Özellikle özel uçuş, genel havacılık, insansız hava aracı ve görsel uçuş faaliyetlerinde bölgesel kısıtlamaların kontrol edilmesi uçuş öncesi planlamanın ayrılmaz parçasıdır.
Uçuş güvenliği için konulan diğer tahditler nelerdir?
M.7’nin ikinci cümlesi, uçuş güvenliğini sağlamak amacıyla Genelkurmay Başkanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca konulan diğer tahditlerin ayrıca Bakanlıkça uygulanabileceğini düzenler. Böylece kanun, genel güvenlik veya askerî sebepli üst düzey yasaklama ile günlük/operasyonel uçuş güvenliği kısıtlarını birbirinden ayırır.
Bu ikinci grup; hava trafik düzeni, seyrüsefer emniyeti, geçici tehlike alanları, rota veya irtifa kısıtları gibi uçuş emniyeti odaklı tedbirlerle bağlantılı olabilir. Somut operasyon bakımından hangi kısıtlamanın yürürlükte olduğu, AIP, NOTAM ve yetkili havacılık otoritelerinin güncel yayınları üzerinden kontrol edilmelidir. Hukuki dayanak sabit olsa da operasyonel kısıtların yeri, süresi ve kapsamı değişebilir.
NOTAM ile m.7 arasındaki ilişki nedir?
NOTAM, havacılık faaliyetleri bakımından zamanında bilinmesi gereken tesis, hizmet, usul veya tehlikeye ilişkin bilgilerin duyurulmasında kullanılan temel operasyonel araçlardan biridir. M.7 ise uçuş yasağı ve sınırlamalarının kanuni temelini düzenler. Bu nedenle bir kısıtlamanın hukuki kaynağı ile onun havacılık kullanıcılarına duyurulma yöntemi birbirinden ayrılmalıdır.
Pilot ve işletici uçuş öncesinde güncel NOTAM’ları kontrol etmek zorundadır. Daha önce hazırlanmış operasyon el kitabı, şirket rotası veya navigasyon veri tabanı güncel NOTAM kontrolünün yerine geçmez. Özellikle kısa süreli ve bölgesel kısıtlamalarda güncel bilginin uçuş planına işlenmemesi hem emniyet hem mevzuata uyum bakımından ciddi sonuç doğurabilir.
Uçuş izni bulunan yabancı uçak kısıtlı sahaya girebilir mi?
Hayır; m.6 kapsamında Türk hava sahasını kullanma izni bulunması, m.7’deki yasak veya sınırlamalardan bağımsız bir meseledir. Yabancı hava aracının Türkiye’ye giriş veya üst geçiş izni bulunsa bile uçuş güzergâhı yürürlükteki hava sahası sınırlamalarına uygun olmalıdır. Bir izin belgesinin varlığı, sonradan ortaya çıkan güvenlik veya uçuş emniyeti kısıtlarını otomatik olarak kaldırmaz.
Bu ayrım özellikle charter, iş jeti, ferry uçuşu ve yabancı tescilli özel hava araçlarında önemlidir. İzin dosyası hazırlanırken yalnızca Türkiye hava sahasına giriş izni değil, uçuş tarihinde planlanan rotanın kullanılabilir olup olmadığı da kontrol edilmelidir.
İHA ve drone uçuşları da m.7 kısıtlamalarından etkilenir mi?
İnsansız hava araçları bakımından 2920 sayılı Kanun’un 144. maddesi ve SHGM’nin özel İHA düzenlemeleri ayrıca uygulanır. Bununla birlikte bir bölgenin hava sahası m.7 kapsamında yasaklanmış veya sınırlandırılmışsa, insansız hava aracı faaliyeti de ilgili hava sahası kararından bağımsız düşünülemez. İHA için kayıt veya uçuş izni bulunması, genel veya bölgesel hava sahası yasağını ortadan kaldırmaz.
Özellikle havaalanı çevresi, askerî bölgeler, hassas tesisler ve geçici güvenlik alanları bakımından uçuş öncesi güncel kısıtların kontrol edilmesi gerekir. Operatörün yalnızca harita uygulamasında gördüğü eski verilere dayanması yeterli değildir; SHGM ve yetkili kurumların güncel yayınları esas alınmalıdır.
Hava sahası sınırlaması uçuş planını nasıl etkiler?
Kısıtlı bir sahadan geçen uçuş planı, yürürlükteki sınırlamanın şartlarına göre yeniden düzenlenmelidir. Alternatif rota, farklı seviye, farklı zaman veya gerekirse alternatif meydan planlaması yapılır. Hava trafik hizmetleri tarafından verilen talimatlar da uçuş sırasında bağlayıcıdır. Pilotun uçuş planında yazan rotayı her koşulda aynen takip etme hakkı yoktur.
Operasyon şirketleri bakımından dispatch, uçuş harekât, pilot ve hava trafik birimleri arasında güncel bilgi akışı kritik önemdedir. Kısıtlamayı sonradan öğrenmek, ticari program veya yolcu bağlantıları açısından güçlük doğursa da güvenlik ve mevzuat kuralları karşısında ticari plan öncelik taşımaz.
Kısıtlamaya aykırı uçuşun hukuki sonuçları
M.7’ye aykırı hareket, ihlalin niteliğine göre 2920 sayılı Kanun’daki idari ve cezai hükümlerle birlikte değerlendirilebilir. Ayrıca hava trafik talimatlarına uymama, uçuş güvenliğini tehlikeye düşürme veya özel yasak alan ihlali başka hükümlerin de uygulanmasına yol açabilir. Yaptırım belirlenirken fiilin tarihi ve 2026 yılı için yürürlükteki idari para cezası düzenlemeleri esas alınmalıdır.
Bu nedenle geçmiş yıllardaki para cezası tutarlarını 2026 için aynen kullanmak doğru değildir. SHGM, 2920 sayılı Kanun uyarınca uygulanacak idari para cezaları için yıllık güncel tebliğler yayımlar. Somut ihlalin hangi bent veya madde kapsamında kaldığı tespit edilmeden yalnızca genel bir tutar üzerinden değerlendirme yapılamaz.
Havayolu işletmesinin uyum dosyasında neler bulunmalıdır?
Havayolu veya özel uçuş işletmecisi, hava sahası kısıtlarını nasıl takip ettiğini belgelendirebilmelidir. Operasyon el kitapları, dispatch prosedürleri, NOTAM kontrol kayıtları, uçuş planı revizyonları, kaptan brifingleri ve yetkili kurum duyurularının kayıtları bu açıdan önemlidir. Bir olay sonrası yapılacak idari veya adli incelemede, kısıtın ne zaman öğrenildiği ve buna karşı hangi tedbirlerin alındığı somut kayıtlarla ortaya konulabilir.
Özellikle rota değişikliğinin gecikme veya ek maliyet doğurduğu durumlarda, ticari uyuşmazlıkların çözümünde de bu kayıtlar önem kazanır. Yakıt planlaması, slot kaybı, bağlantılı seferler, kira veya charter sözleşmesindeki operasyon yükümlülükleri hava sahası kısıtlarıyla doğrudan etkilenebilir.
Hava sahası kısıtlamasının charter ve uçak kira sözleşmelerine etkisi
Charter, wet lease, dry lease veya özel uçuş organizasyonu içeren sözleşmelerde planlanan uçuşun belirli rota ve tarihte gerçekleştirilememesi taraflar arasında ücret, ek maliyet, ikame uçak, alternatif rota ve fesih tartışmalarına yol açabilir. M.7 uyarınca konulmuş geçerli bir uçuş yasağı, hava aracının fiziksel olarak uçuşa elverişli olmasından bağımsız bir hukuki/operasyonel engeldir. Bu nedenle sözleşmede “uçuşa hazır olma” yükümlülüğü ile “belirli rotada uçuşun hukuken mümkün olması” aynı şey değildir.
Uyuşmazlıkta sözleşmenin mücbir sebep, devlet tasarrufu, rota değişikliği, ek yakıt ve havaalanı masrafları, yolcu yeniden yönlendirme ve bildirim hükümleri ayrı ayrı incelenmelidir. Ancak tarafların sözleşmesel risk paylaşımı, yetkili makamın m.7 kapsamında koyduğu sınırlamayı ortadan kaldırmaz. Operasyon önce mevzuata uygun hâle getirilmeli, ticari sonuçlar daha sonra sözleşme hükümlerine göre hesaplanmalıdır.
Kısıtlama kararının varlığı nasıl ispatlanır?
Bir gecikme, uçuş iptali, rota sapması veya sözleşme uyuşmazlığında “hava sahası kapalıydı” şeklindeki tek taraflı açıklama yeterli bir dosyalama yöntemi değildir. İlgili tarihte yürürlükte bulunan NOTAM, AIP eki veya değişikliği, yetkili makam duyurusu, uçuş planı revizyonu, ATC mesajları ve işletme içi dispatch kayıtları muhafaza edilmelidir. Belgenin tarih-saat bilgisi, kapsadığı koordinatlar veya rota, irtifa aralığı ve yürürlük süresi özellikle önemlidir.
Elektronik kayıtların sonradan kaybolmaması için operasyon dosyasına uçuş bazında eklenmesi gerekir. Hangi bilginin kaptana ne zaman aktarıldığı, alternatif rotanın hangi gerekçeyle seçildiği ve kararın operasyonel maliyete etkisi yazılı kayıtlarla izlenebilir olmalıdır. Böylece hem idari denetim hem özel hukuk uyuşmazlığında soyut beyan yerine doğrulanabilir bir delil zinciri kurulmuş olur.
Yolcu hakları bakımından hava sahası kapatılması ne ifade eder?
Bir uçuşun hava sahası kısıtlaması nedeniyle gecikmesi veya iptal edilmesi hâlinde yolcu hakları ayrıca SHY-YOLCU ve uygulanabilir uluslararası düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Hava sahası kısıtlamasının varlığı, taşıyıcının yolcuya bilgi verme, bakım/hizmet veya alternatif ulaşım gibi diğer yükümlülüklerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Tazminat yönünden ise olayın niteliği ve yürürlükteki yolcu hakları düzenlemesinin şartları ayrıca incelenir.
Bu nedenle havayolu işletmesinin “hava sahası kapandı” açıklaması hukuki değerlendirmenin sadece başlangıcıdır. Kararın kapsamı, süre, uçuş üzerindeki etkisi, alternatif operasyon imkânları ve yolcuya sunulan hizmetler dosya içinde belgelendirilmelidir.
Bir uçuş öncesinde m.7 kontrolü nasıl yapılmalıdır?
Kontrol sırası nettir: uçuşun planlanan rotası belirlenir; güncel AIP ve NOTAM incelenir; yasak, tahditli veya tehlikeli hava sahaları belirlenir; gerekli operasyonel izinler teyit edilir; yabancı uçuşsa m.6 uçuş izniyle rota uyumu kontrol edilir; havaalanı ve terminal kısıtları ayrıca incelenir; pilot brifingine güncel bilgiler aktarılır. Uçuş sırasında yeni bir talimat veya hava trafik kısıtı verilirse buna göre hareket edilir.
Bu yöntem, yalnızca yasal uyumu değil uçuş emniyetini de sağlar. Havacılıkta izin, slot, rota ve hava sahası erişimi birbirinden farklı hukuki/operasyonel katmanlardır; birinin bulunması diğerlerinin varlığını göstermez.
Mersin’den Türkiye geneli havacılık hukuku takibi
Hava sahası kısıtlamalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar çoğu zaman farklı şehirlerdeki havaalanlarını, SHGM süreçlerini, havayolu işletmelerini, charter şirketlerini ve yabancı tarafları ilgilendirir. Dosyanın Mersin’den yürütülmesi, Türkiye genelindeki idari başvuru, sözleşme ve tazminat süreçlerinin takip edilmesine engel değildir. Özellikle uluslararası uçuşlarda Türk mevzuatı ile operasyon belgelerinin birlikte incelenmesi gerekir.
İlgili rehberler
- Yabancı hava aracının Türk hava sahasını kullanması – 2920 m.6
- Yabancı havayolu işletmelerinin Türkiye uçuş kuralları – 2920 m.33
- Ticari havacılık faaliyeti izin şartı – 2920 m.18
Resmî kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 2920 sayılı Kanun
- SHGM – Kanunlar
- DHMİ – hava seyrüsefer ve havacılık bilgi hizmetleri
- SHGM – 2026 idari para cezası tebliğleri
Sık Sorulan Sorular
Türk hava sahasının tamamı uçuşa kapatılabilir mi?
Evet. 2920 sayılı Kanun m.7, kanunda sayılan sebeplerle Türk hava sahasının tamamının kullanılmasının yasaklanmasına veya sınırlandırılmasına imkân verir.
Uçuş yasağı kararını kim verir?
Güncel m.7 metnine göre genel yasaklama veya sınırlama yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
Yasak sadece belirli bir bölge için konulabilir mi?
Evet. Kanun, hava sahasının belirli bölümü veya belirli bölgeler üzerinden uçuş için sınırlama ve yasak öngörülmesine izin verir.
Uçuş izni olan uçak yasak bölgeye girebilir mi?
Hayır. Hava sahasına giriş izni, yürürlükteki m.7 yasağını veya sınırlamasını ortadan kaldırmaz.
NOTAM kontrolü yeterli midir?
NOTAM temel ve zorunlu operasyonel bilgi kaynaklarından biridir; ancak uçuş planı, AIP, SHGM/DHMİ duyuruları ve hava trafik talimatlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Drone uçuşları da sınırlamadan etkilenir mi?
Evet. İHA’ya özgü izin ve kayıt kurallarına ek olarak yürürlükteki genel/bölgesel hava sahası kısıtlarına uyulması gerekir.
Hava sahası kısıtlaması yolcu haklarını tamamen kaldırır mı?
Hayır. Gecikme veya iptalin nedeni yolcu hakları bakımından önemli olsa da bilgi verme, hizmet ve alternatif ulaşım gibi yükümlülükler ayrıca değerlendirilir.
Kısıtlamaya aykırı uçuşta 2026 cezası nasıl belirlenir?
İhlal edilen madde, fiilin niteliği ve 2026 yılı için yürürlükte bulunan SHGM idari para cezası tebliği birlikte esas alınır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
