B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Türkiye Adına Yurt Dışında Görev Yapan Kişinin Görev Suçu: TCK 10 | 2026

Kısa ve Net Cevap

TCK m.10 açık bir özel yargı yetkisi kuralıdır: Yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenmiş olup bu görev nedeniyle suç işleyen kişi, fiili hakkında yabancı ülkede mahkûmiyet hükmü verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılanır. Maddenin uygulanması için suçun sırf yurt dışında işlenmesi yeterli değildir; kişi yabancı ülkede Türkiye adına bir memuriyet veya görev üstlenmiş olmalı ve suç bu görev nedeniyle işlenmiş olmalıdır.

TCK m.10, TCK m.11’den farklı olarak yalnız Türk vatandaşının kişisel statüsüne dayanmaz. Kanun “kimse” ifadesini kullanır ve merkezine Türkiye adına yürütülen görev bağlantısını koyar. Ayrıca yabancı mahkemenin mahkûmiyet kararı Türkiye’de yeniden yargılamayı engellemez. Yabancı ülkede aynı fiil nedeniyle gözaltı, tutukluluk veya hükümlülükte geçen süre varsa TCK m.16 uyarınca Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.

Türkiye adına yurt dışında görev yapan kişinin TCK 10 kapsamında görev suçu
TCK 10’da belirleyici bağlantı, kişinin yabancı ülkede Türkiye adına görev üstlenmesi ve suçun bu görev nedeniyle işlenmesidir.

TCK m.10 Neyi Düzenler?

TCK m.10, Türk Ceza Kanunu’nun yer bakımından uygulanmasına ilişkin özel hükümlerinden biridir. Madde, yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenmiş kişinin bu görev nedeniyle işlediği suç bakımından Türkiye’nin ceza yargılama yetkisini kabul eder.

Bu kuralın temelinde, Türkiye adına yürütülen kamu görevi veya resmî nitelikteki görevin yabancı ülke sınırları içinde bulunmasının Türk ceza hukukunun koruma alanını sona erdirmemesi vardır. Görev yurt dışında yürütülse bile Türkiye adına üstlenilmişse ve suç görev nedeniyle işlenmişse Türk ceza kanunu devreye girer.

TCK m.10’un en dikkat çekici yönü yabancı hükme etkisidir. Madde, yabancı ülkede aynı fiil hakkında mahkûmiyet verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama yapılmasını açıkça öngörür. Bu nedenle genel “aynı fiilden iki kez yargılama olmaz” cümlesi, milletlerarası ceza hukukundaki özel kanun hükümleri dikkate alınmadan kullanılamaz.

“Türkiye Adına Görev” Ne Demektir?

TCK m.10’un uygulanabilmesi için kişi yabancı ülkede herhangi bir iş yapıyor olmamalı; Türkiye adına bir memuriyet veya görev üstlenmiş olmalıdır. Bu bağlantı kamu otoritesi, resmî görevlendirme, kamu hizmeti veya Türkiye’yi temsil eden görev üzerinden kurulabilir.

Diplomatik veya konsüler personel, belirli kamu görevlileri, askerî veya güvenlik görevlileri, geçici resmî heyet üyeleri ya da kanuni görevlendirmeyle Türkiye adına yurt dışında çalışan kişiler bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak her kamu şirketi çalışanı veya her Türk şirket personeli otomatik olarak TCK m.10 kapsamında değildir. Görevin hukuki niteliği ve Türkiye adına yürütülüp yürütülmediği belgelerle belirlenir.

Özel bir şirketin ticari faaliyeti için yurt dışında bulunan Türk vatandaşının görevi, sırf şirket Türk olduğu için “Türkiye adına görev” sayılmaz. Böyle bir kişinin yurt dışındaki suçu vatandaşlık nedeniyle TCK m.11 veya başka hükümlere tabi olabilir.

“Memuriyet veya Görev” Kavramı Nasıl Belirlenir?

Kanun iki ayrı ifade kullanır: memuriyet veya görev. Bu bilinçli tercih, maddenin yalnız dar anlamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki memurlarla sınırlı olmadığını gösterir. Türkiye adına belirli bir görev üstlenen kişi de koşulları varsa m.10 kapsamına girebilir.

Görevin sürekli olması şart değildir. Geçici görevlendirme, proje, heyet veya özel kamu görevi de kapsamda değerlendirilebilir. Ancak görevin resmî dayanağı bulunmalıdır. Görevlendirme yazısı, kurum kararı, diplomatik statü, hizmet belgesi veya diğer resmî kayıtlar bu bağlantıyı gösterir.

Bir kişinin kendi beyanıyla “Türkiye’yi temsil ediyordum” demesi yeterli değildir. Görevin kim tarafından verildiği, hangi yetkiyle yürütüldüğü ve fiil tarihinde devam edip etmediği belirlenir.

TCK 10 İçin Türk Vatandaşı Olmak Şart mı?

TCK m.10’un metni “bir Türk vatandaşı” değil, “kimse” ifadesini kullanır. Bu nedenle maddenin temel şartı vatandaşlık değil, yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenmiş olmaktır.

Elbette uygulamada bu görevlerin önemli bölümü Türk vatandaşları tarafından yürütülür. Ancak vatandaşlık m.10’un açık kurucu unsuru değildir. Buna karşılık TCK m.11 doğrudan Türk vatandaşının yurt dışında işlediği suçları düzenler ve vatandaşlığı temel bağlantı yapar.

Bu ayrım önemlidir. Türk vatandaşı olan fakat Türkiye adına görev yapmayan kişinin yurt dışındaki suçu m.10 değil, koşulları varsa m.11 kapsamında değerlendirilir. Türkiye adına görev üstlenmiş yabancı kişinin görev suçu ise m.10’a girebilir.

Suçun “Bu Görev Nedeniyle” İşlenmesi Şartı

Kişinin Türkiye adına görevli olması tek başına yeterli değildir. Kanun suçun bundan dolayı, yani görev nedeniyle işlenmiş olmasını arar. Yurt dışındaki görevlendirmeyle suç arasında maddi ve hukuki bağlantı bulunmalıdır.

Örneğin görevin verdiği yetkinin kötüye kullanılması, görev sırasında emanet edilen kamu malına ilişkin fiil, resmî işlem karşılığında menfaat sağlama, görev bilgisinin hukuka aykırı kullanılması veya görev yetkisinin kişisel çıkar için kötüye kullanılması bu bağlantıyı gündeme getirebilir.

Buna karşılık kişi yabancı ülkede Türkiye adına görevliyken özel hayatında tamamen görev dışı bir trafik suçu veya kişisel uyuşmazlık nedeniyle suç işlerse, sırf görevli sıfatı m.10’u otomatik uygulamaz. Görev bağlantısı yoksa TCK m.10 yerine diğer yer bakımından uygulama kuralları değerlendirilir.

TCK 10 Kapsamında Hangi Suçlar Gündeme Gelebilir?

TCK m.10 belirli bir suç katalogu saymaz. Görev nedeniyle işlenebilen farklı suçlar bu kapsamda olabilir. Görevi kötüye kullanma, zimmet, irtikâp, rüşvet, resmî belgede sahtecilik veya göreve bağlı bilgi ve yetkilerin kötüye kullanılması gibi suçlar somut görevin niteliğine göre gündeme gelebilir.

Ancak suç adı tek başına yeterli değildir. Örneğin rüşvet suçunun TCK m.252’de ayrıca yabancı kamu görevlileri ve uluslararası ticari işlemlerle bağlantılı özel hükümleri vardır. TCK m.10 değerlendirmesi, ilgili suç maddesinin özel unsurlarıyla birlikte yapılır.

Fiilin özel kanunda suç olarak düzenlenmesi hâlinde TCK’nın genel hükümlerinin uygulanabilirliği TCK m.5 ve özel kanun hükümleri üzerinden ayrıca incelenir.

Yabancı Mahkemede Mahkûmiyet Verilmişse Ne Olur?

TCK m.10 bu konuda son derece nettir: Kişi fiil nedeniyle yabancı ülkede mahkûmiyet hükmü almış olsa bile Türkiye’de yeniden yargılanır. Yabancı mahkûmiyet Türkiye’nin m.10 kapsamındaki yargı yetkisini ortadan kaldırmaz.

Bu hüküm, yabancı mahkeme kararının tamamen yok sayıldığı anlamına gelmez. Yabancı ülkede aynı suç nedeniyle özgürlüğü kısıtlanan süre TCK m.16 uyarınca Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir. Yabancı hüküm ve dosya belgeleri Türkiye yargılamasında delil veya bilgi kaynağı olarak da incelenebilir.

Yabancı mahkûmiyetin TCK m.17 kapsamında hak yoksunluğu sonuçları ayrıca gündeme gelebilir. Ancak TCK m.10’daki yeniden yargılama ve TCK m.17’deki hak yoksunluğu birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Türkiye’de Yeniden Yargılama Nasıl Yapılır?

Türkiye’de yeniden yargılama, yabancı mahkeme kararının tercüme edilip doğrudan Türk hükmüne dönüştürülmesi değildir. Cumhuriyet savcılığı Türk hukukuna göre soruşturma yürütür; suçun unsurlarını, delilleri ve failin savunmasını değerlendirir. Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir ve Türk mahkemesi bağımsız yargılama yapar.

Yabancı mahkemedeki deliller uluslararası adlî yardımlaşma veya tarafların sunumu yoluyla Türk dosyasına getirilebilir. Tanıkların tekrar dinlenmesi, yabancı bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi veya yeni bilirkişi incelemesi yapılması mümkündür.

Türk mahkemesi ceza miktarını Türk kanunlarına göre belirler. Yabancı mahkemenin verdiği cezanın miktarı Türk mahkemesini bağlamaz; ancak yabancı ülkede çekilen süre m.16 mahsup mekanizmasıyla dikkate alınır.

Yabancı Ülkede Geçen Gözaltı, Tutukluluk veya Hükümlülük Ne Olur?

TCK m.16, suç nerede işlenmiş olursa olsun aynı suç nedeniyle yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürenin Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilmesini zorunlu kılar.

TCK m.10 dosyasında yabancı mahkûmiyet sonrası kişi örneğin 14 ay cezaevinde kalmışsa, Türkiye’de aynı fiil nedeniyle verilecek cezanın infazında bu 14 aylık süre belgeleriyle dikkate alınır.

Mahsup için yabancı cezaevi giriş-çıkış belgesi, tutuklama/tahliye kararları ve hükümlülük süresini gösteren resmî kayıtlar sunulmalıdır. Başka suç nedeniyle yabancı ülkede geçirilen süre bu dosyadan düşülmez.

Yabancı Ülkedeki Dosya ve Deliller Türkiye’ye Nasıl Getirilir?

Olayın yabancı ülkede gerçekleşmesi nedeniyle deliller çoğu zaman o devletin kurumlarındadır. Türk savcılığı ve mahkemesi 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu, ikili anlaşmalar ve çok taraflı sözleşmeler uyarınca yabancı devletten adlî yardım isteyebilir.

Yabancı mahkeme kararı, iddianame, polis tutanakları, banka kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık ifadeleri talep edilebilir. Yabancı resmî belgelerin Türkçe tercümesi ve gerektiğinde apostil veya resmî tasdik işlemleri tamamlanır.

Sanık veya müdafi de lehine yabancı belgeleri dosyaya sunabilir. Yabancı dosyanın yalnız aleyhe bölümlerinin alınmasıyla yetinilmemeli; savunmayı destekleyen beraat gerekçeleri, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları da talep edilmelidir.

Diplomatik veya Konsüler Bağışıklık TCK 10’u Engeller mi?

Diplomatik ve konsüler personelin görev yaptığı yabancı ülkedeki bağışıklıkları, ev sahibi devletin yargı yetkisi bakımından uluslararası sözleşmelerde düzenlenir. Bu bağışıklıklar Türkiye’nin kendi görevlisi üzerindeki ceza yargı yetkisini ortadan kaldırmaz.

Örneğin bir diplomat ev sahibi ülkede diplomatik bağışıklık nedeniyle yargılanmamış olabilir; Türkiye’de TCK m.10’un şartları varsa soruşturma ve yargılama yapılabilir. Bağışıklığın kaldırılması veya görevden alınma gibi işlemler ayrı diplomatik süreçlerdir.

Konsüler görevlilerin bağışıklığı diplomatik görevlilerden daha sınırlı olabilir. Somut statü Viyana Sözleşmeleri ve görev belgesi üzerinden belirlenir.

Türkiye’de Hangi Savcılık ve Mahkeme Yetkilidir?

Yurt dışında işlenen suçlarda Türkiye içindeki yer bakımından yetki CMK’nın özel yetki hükümlerine göre belirlenir. Failin Türkiye’deki yerleşim yeri, yakalandığı yer veya kanunun öngördüğü diğer bağlantılar dikkate alınabilir.

Görevli mahkeme, isnat edilen suçun ceza miktarına ve kanuni niteliğine göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir. TCK m.10 doğrudan “ağır ceza” görev kuralı koymaz; hangi suç isnat ediliyorsa onun görev sistemi uygulanır.

Görev ve yetki itirazları yargılamanın başında dosya üzerinden kontrol edilmelidir.

TCK 10 Dosyasında Savunmada Hangi Noktalar İncelenir?

İlk soru, kişinin fiil tarihinde gerçekten yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenip üstlenmediğidir. İkinci soru, isnat edilen suçun bu görev nedeniyle işlenip işlenmediğidir. Görevle bağlantısı bulunmayan özel fiilde m.10 uygulanamaz.

Daha sonra suçun maddi ve manevi unsurları, yabancı delillerin hukuka uygunluğu, yabancı hükmün kapsamı ve TCK m.16 mahsup süresi incelenir. Yabancı mahkemede savunma yapılmış olması Türkiye’de savunma hakkını ortadan kaldırmaz.

Fiil hakkında zamanaşımı veya özel kovuşturma şartı varsa bunlar da Türk hukukuna göre değerlendirilir.

Yurt Dışındaki Görevli Türkiye’de Avukatla Dosyayı Takip Edebilir mi?

Evet. Soruşturma ve kovuşturma müdafi aracılığıyla takip edilebilir. Avukat yabancı dosya belgelerinin teminini isteyebilir, görev bağlantısına itiraz edebilir, mahsup belgelerini sunabilir ve kanun yollarına başvurabilir.

Ceza muhakemesinde sanığın bizzat sorgulanması veya duruşmada hazır bulunmasının gerektiği hâller ayrıca uygulanır. Vekâletname ile temsil bu yükümlülükleri her dosyada ortadan kaldırmaz.

Vekâletname Türk konsolosluğunda veya yabancı noter önünde apostil/tasdik ve Türkçe tercüme işlemleriyle düzenlenebilir.

TCK 10 Konusunda En Sık Yapılan Hatalar

  • Yurt dışında çalışan her Türk vatandaşını TCK m.10 kapsamında saymak.
  • Özel Türk şirketindeki görevi “Türkiye adına görev” kabul etmek.
  • Suçun görev nedeniyle işlenmesi bağlantısını incelememek.
  • TCK m.10 için Türk vatandaşlığını açık kanuni şart sanmak.
  • Yabancı mahkûmiyet varsa Türkiye’de yeniden yargılama yapılamayacağını söylemek.
  • Yabancı cezaevinde aynı suçtan geçen süreyi TCK m.16 uyarınca mahsup ettirmemek.
  • Yabancı dosyanın yalnız mahkûmiyet sonucunu getirip delillerini ve savunma belgelerini toplamamak.
  • Diplomatik bağışıklığın Türkiye’nin yargı yetkisini de tamamen kaldırdığını sanmak.

TCK 10 Uygulamasında Görev ve Fiil Bağlantısı

TCK m.10 bakımından temel mesele, kişinin yalnız yurt dışında bulunması değil, Türkiye adına üstlendiği görev sırasında suç teşkil eden bir fiil işlemesidir. Bu nedenle soruşturma dosyasında görevlendirme kararı, görev yeri ve süresi, görev tanımı ile isnat edilen fiilin görevle bağlantısı ayrı ayrı ortaya konulmalıdır. Kişinin özel hayatındaki ve görevle ilgisiz bir eylemi sırf kamu görevlisi sıfatı nedeniyle TCK m.10 kapsamına sokulamaz.

Fiilin işlendiği yabancı ülkede soruşturma veya mahkûmiyet bulunması, Türkiye’deki yargılama bakımından dosyaya mutlaka alınması gereken bir veridir. Yabancı kararın kesinleşme durumu, fiilin aynı olup olmadığı ve varsa infaz edilen süre Türk makamlarınca ayrıca değerlendirilir. Yurt dışında geçirilen hürriyeti bağlayıcı sürenin mahsup edilmesi gündeme geliyorsa TCK 16 mahsup rehberi ile birlikte inceleme yapılmalıdır.

Görev belgesi, yabancı ülke tutanakları ve resmî yazışmalar yabancı dildeyse Türkçe tercümeleriyle sunulur. Dosyada diplomatik yazışma veya uluslararası adli yardımla elde edilecek delil varsa hangi belgenin hangi vakıayı ispatlayacağı açık biçimde belirtilmelidir. Böylece TCK m.10’un kişisel statüye değil, Türkiye adına yürütülen görev ile suç isnadı arasındaki hukuki bağa dayanan özel yetki kuralı doğru uygulanır.

Resmî ve İlgili Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışında Türkiye adına görev yapan kişi suç işlerse Türkiye’de yargılanır mı?

Suç görev nedeniyle işlenmişse TCK m.10 uyarınca Türkiye’de yargılama yapılır.

TCK 10 için Türk vatandaşı olmak şart mı?

Madde vatandaşlık değil, yabancı ülkede Türkiye adına memuriyet veya görev üstlenme bağlantısını esas alır.

Özel şirkette çalışan Türk vatandaşı TCK 10 kapsamında mıdır?

Sırf Türk şirketinde çalışmak Türkiye adına kamu görevi anlamına gelmez; görevin hukuki niteliği ayrıca incelenir.

Yabancı mahkemede mahkûmiyet varsa Türkiye’de tekrar yargılama olur mu?

Evet. TCK m.10 bunu açıkça düzenler.

Yabancı ülkede çekilen ceza Türkiye’de dikkate alınır mı?

Aynı suçtan geçen gözaltı, tutukluluk veya hükümlülük süresi TCK m.16 uyarınca mahsup edilir.

Diplomatik bağışıklık Türkiye’de yargılamayı engeller mi?

Ev sahibi devletteki bağışıklık Türkiye’nin kendi görevli üzerindeki TCK m.10 yetkisini ortadan kaldırmaz.

Suç görevle ilgisizse TCK 10 uygulanır mı?

Hayır. Kanun suçun Türkiye adına üstlenilen görev nedeniyle işlenmesini arar.

Yabancı dosya delilleri Türkiye’ye getirilebilir mi?

Evet. 6706 sayılı Kanun ve uluslararası adlî yardım anlaşmalarıyla deliller talep edilebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu rehber TCK m.10’un Türkiye adına yabancı ülkede memuriyet/görev, suçun görev nedeniyle işlenmesi ve yabancı mahkûmiyete rağmen Türkiye’de yeniden yargılama şartları esas alınarak hazırlanmıştır.

Yurt Dışı Ceza Dosyası İçin İletişim

Son mevzuat kontrolü: 11 Eylül 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp