Türkiye’de Yaşayan Kişinin Avrupa’daki Mirası Hangi Mahkemede Görülür?
Son mutad meskeni Türkiye’de olan kişinin mirası için, Avrupa’da malvarlığı bulunduğunda belirli koşullarla Avrupa mahkemeleri de yetkili olabilir. 650/2012 sayılı AB Miras Tüzüğü m.10, mirasbırakanın son yaşam merkezi Tüzüğün uygulandığı bir üye devlette değilse ikincil yetki düzenler. Malvarlığının bulunduğu devlette ölüm anındaki vatandaşlık veya bunun bulunmadığı durumda önceki mutad mesken ve beş yıllık koşul birlikte incelenir. Bu bağlantılarla yetkili mahkeme yoksa m.10/2, yalnız o devletteki mallarla sınırlı yetki öngörür.
Bu inceleme, Türkiye’deki mahkemelerin yetkisi veya Türk taşınmazının intikaliyle aynı soru değildir. Ayrıca Tüzük m.75’in koruduğu uygulanabilir uluslararası sözleşmeler önce kontrol edilmelidir. Buradaki açıklamalar, AB Miras Tüzüğünün somut dosyada uygulanması ölçüsündedir. Türkiye’ye yerleşmiş bir kişinin Avrupa’da kalan varlıkları için hangi ülkeye, hangi kapsamda başvurulacağını belirlemeyi amaçlar. Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026.

Türkiye bağlantılı her mirasta doğrudan m.10 uygulanmaz
İlk kontrol, uyuşmazlığın Tüzüğün mirasa ilişkin kapsamına girmesi ve başvurulan devletin bu sistemi uygulamasıdır. Vergi, evlilik mal rejimi ve sicile tescilin şartları gibi konular m.1’de ayrı sınırlarla düzenlenmiştir. Avrupa’da bulunan her para veya mal uyuşmazlığı, yalnız ölümden sonra ortaya çıktı diye aynı miras yetkisi hükmüne bağlanmaz. İstenen işlemin mirasın paylaşılması mı, kişisel bir alacak mı, vergi mi veya başka bir hukuki konu mu olduğu belirlenmelidir.
Madde 83/1, Tüzüğün 17 Ağustos 2015 veya sonrasında ölen kişilerin mirasına uygulanacağını düzenler. Başvurunun bugün yapılması, daha önceki her ölümün aynı sisteme girdiği anlamına gelmez. Ölüm tarihiyle yabancı mahkemeye başvuru tarihi farklı işlevler taşır. Geçiş hükümleri ve varsa önceki tasarruflar ayrıca okunur. Eski bir vasiyetin bulunması da ölüm tarihine ilişkin başlangıç kontrolünü gereksiz hâle getirmez.
Madde 75/1, Tüzüğün kabulü sırasında bir veya daha fazla üye devletin taraf olduğu, kapsama ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını saklı tutar. Bu nedenle Türkiye bağlantılı dosyada ikili miras veya adli yardım düzenlemesi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle ülkeye özgü sözleşme kontrolü yapılmadan m.10 tek ve kesin dayanak gibi sunulamaz. Almanya-Türkiye miras belgeleri rehberi, belge ve işlem ayrımının neden gerekli olduğunu açıklar.
Türkiye’de vefat etmek ile Türkiye’de mutad mesken sahibi olmak
Tüzük m.4, genel yetkiyi mirasbırakanın ölüm anındaki mutad meskenine bağlar. Ölümün gerçekleştiği hastane veya seyahat yeri, tek başına mutad mesken değildir. Türkiye’yi ziyaret sırasında ölümle Türkiye’ye yerleşerek yaşam merkezini burada kurmuş olmak ayrı değerlendirilir. Madde 10’a geçmeden önce ölüm anındaki gerçek bağlantı belirlenmelidir. Ölüm belgesindeki yer alanı, kişinin bütün yaşam düzenini açıklayan tek belge olarak kullanılamaz.
Tüzüğün 23 ve 24. gerekçeleri, ölümden önceki yıllarda ve ölüm anında yaşam koşullarının bütün olarak değerlendirilmesini açıklar. Bulunmanın süresi, düzenliliği, nedenleri ve kişinin ailevi-sosyal bağlantıları önemlidir. Bu açıklamadan herkes için sabit bir altı ay veya yüz seksen üç gün kuralı çıkarılmaz. Vergi mukimliği, nüfus adresi ve mutad mesken farklı hukuki değerlendirmeler içerebilir. Her kayıt hangi olguyu gösteriyorsa o kapsamda kullanılır.
Son mutad meskenin Tüzüğü uygulayan bir üye devlette bulunduğu sonucuna varılırsa genel yetki ve bağlantılı hükümler öncelikle incelenir. Son yaşam merkezi Türkiye gibi bu sistemin dışındaki bir devletteyse m.10’un şartları gündeme gelir. “Mirasçılar Avrupa’da yaşıyor” açıklaması bu başlangıcı değiştirmez; maddenin esas aldığı kişi mirasbırakandır. Mirasçının kendi ikameti başka usul işlemleri için önem taşıyabilse de genel miras yetkisinin yerine otomatik geçmez.
İkincil yetkinin ilk bağlantısı: terekeye ait malın yeri
Madde 10/1, terekeye ait malvarlığının ilgili üye devlette bulunmasını arar. Bu koşul, ölüm anındaki vatandaşlık veya önceki mutad mesken bağlantısına eklenir. Mirasbırakanın o ülke vatandaşı olması, orada tereke malı bulunmadığı hâlde m.10/1’deki bütün şartları tek başına sağlamaz. Aynı şekilde yalnız mirasçılardan birinin o ülkede hesabı bulunması, tereke malvarlığı bağlantısı değildir. Malın gerçekten mirasbırakana ait olduğu gösterilmelidir.
Taşınmaz, banka hesabı, şirket payı veya başka bir hak için malın bulunduğu yerin nasıl belirleneceği ayrı hukuki inceleme gerektirebilir. Her varlık, yalnız bir belgenin posta adresine bakılarak aynı ülkede kabul edilmez. Banka şubesi, hesap sahibi, sicil kaydı ve alacağın niteliği ilgili dosyada belirlenir. Bu rehber bütün maddi ve gayrimaddi varlıklar için tek bir yer belirleme formülü üretmez; m.10’un gerçek tereke bağlantısını aradığını açıklar.
Malvarlığı listesinde ülke, varlık türü, kayıt sahibi ve dayanak belge ayrı yazılır. Kişinin geçmişte sahip olduğu fakat ölümden önce devrettiği mal, sırf eski tapu sureti bulunduğu için mevcut terekeye eklenmez. Ortaklık veya paylı sahiplik varsa mirasbırakanın payı belirlenir. Yetki incelemesindeki malvarlığı bağlantısı ile o malın nihai olarak hangi mirasçıya geçeceği farklı sorulardır.
Madde 10/1-a: ölüm anındaki vatandaşlık bağlantısı
İlgili üye devlette tereke malı bulunuyor ve mirasbırakan ölüm anında o devletin vatandaşlığını taşıyorsa m.10/1-a, o devlet mahkemelerine mirasın bütünü hakkında yetki tanır. Vatandaşlığın esas alındığı zaman ölüm anıdır. Daha önce sahip olunup ölümden önce kaybedilmiş vatandaşlıkla devam eden vatandaşlık aynı değildir. Güncel ve tarihsel vatandaşlık kayıtları bu nedenle birbirinden ayrılır.
Çifte vatandaşlık veya vatandaşlık değişikliği bulunan dosyada yalnız bir pasaportun görünmesiyle inceleme bitirilmez. Hangi vatandaşlıkların hangi tarihlerde mevcut olduğu resmî kayıtlarla gösterilir. Bu madde, mirasçının vatandaşlığını değil ölen kişinin vatandaşlığını kullanır. Türkiye’deki mirasçıların tamamının başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıması, mirasbırakanın o devletle bağlantısı yokken aynı yetkiyi kurmaz.
Mirasın bütünü hakkında yetki, o mahkemenin her konuda kendi maddi miras hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez. Yetki ile uygulanacak hukuk ayrı bölümlerde düzenlenmiştir. Üçüncü devlette bulunan malvarlığına ilişkin kararın orada tanınması da bağımsız sorudur. Bir Avrupa mahkemesinin yetkili olması, Türk tapu veya banka işleminin hiçbir başka koşul aranmadan tamamlandığını göstermez. Dosya bu sonraki kullanım aşamasını da hesaba katmalıdır.
Madde 10/1-b: önceki mutad mesken ve beş yıllık koşul
Vatandaşlık bendinin uygulanmadığı durumda m.10/1-b, tereke malı bulunan üye devlette mirasbırakanın önceki mutad meskenini esas alır. Bunun için mahkemeye başvurulduğu anda, o mutad meskenin değişmesinden itibaren beş yıldan fazla zaman geçmemiş olmalıdır. Bu ifade, ölümden itibaren beş yıl içinde miras davası açılabileceği şeklinde çevrilemez. Başlangıç, önceki yaşam merkezinin değiştiği tarihtir; kontrol anı ise mahkemenin usulen önüne başvurunun geldiği zamandır.
Beş yılın kendisi bir miras alacağı zamanaşımı olarak düzenlenmemiştir. Bu koşulun karşılanmaması, bütün miras haklarının ortadan kalktığını göstermez. M.10/1-b kapsamındaki bütün terekeye yönelik ikincil yetkinin şartlarından biri eksik kalır. Diğer yetki dayanakları ve m.10/2’nin sınırlı yetkisi ayrıca incelenir. Aynı sayının hem mahkeme yetkisi hem bütün alacakların süresi gibi kullanılmaması gerekir.
Önceki mutad meskenin ne zaman değiştiği, yalnız ülkeden çıkış damgasıyla her durumda kesinleşmez. Yaşam merkezinin gerçekten değiştiğini gösteren olgular değerlendirilir. Konutun bırakılması, yeni yaşam düzeni ve ailevi bağlantılar aynı kronolojiye yerleştirilir. Bir ülkeden kısa süreli ayrılışla kalıcı yaşam merkezi değişikliği farklı olabilir. Dosya, beş yıllık hesabın dayandığı olayı ve onu kanıtlayan belgeleri açıkça göstermelidir.
Mahkemeye başvuru tarihi nasıl belirlenir?
Tüzük m.14, bu bölüm bakımından mahkemenin davayla ne zaman bağlı hâle geldiğini düzenler. Genel modelde davayı başlatan veya eşdeğer belgenin mahkemeye sunulması esas alınır; başvuranın daha sonra davalıya bildirim için kendisinden beklenen adımları ihmal etmemiş olması gerekir. Dolayısıyla yalnız bir dilekçe taslağının hazırlanması veya avukata gönderilmesi, m.10/1-b’deki kontrol tarihi değildir.
Belgenin mahkemeye verilmesinden önce tebliğ edilmesi gereken sistemde m.14-b farklı bir başlangıç düzenler. Mahkemenin kendiliğinden işlem başlattığı durum da m.14-c’de ayrıca belirtilir. Bu usuller, başvurulan devletin gerçek işlem düzeniyle birlikte okunur. Son gün hesabı yapılırken yalnız posta tarihi veya danışmanlık görüşmesinin günü kullanılmaz. Resmî başvuru ve gerekli sonraki işlemler belgeyle doğrulanmalıdır.
Madde 10/2: yalnız malın bulunduğu devlet varlıkları
Birinci fıkra uyarınca hiçbir üye devlet mahkemesi yetkili değilse, m.10/2 tereke mallarının bulunduğu üye devlet mahkemelerine yalnız bu mallar hakkında yetki tanır. Bu nedenle bir ülkede banka hesabı veya başka varlık bulunması, her durumda dünya üzerindeki bütün terekeye yetki vermez. Birinci fıkradaki bütün tereke yetkisi ile ikinci fıkradaki yerel varlık yetkisi dilekçede açıkça ayrılmalıdır.
İkinci fıkra değerlendirilirken yalnız başvurulan ülkede birinci fıkra şartlarının bulunmamasıyla yetinilmez; metin hiçbir üye devlet mahkemesinin birinci fıkra uyarınca yetkili olmamasını arar. Başka ülkedeki malvarlığı ve vatandaşlık bağlantısı bu nedenle gözden geçirilir. Eksik tereke listesi, yanlış yetki kapsamına dayanılmasına yol açabilir. Başvuru sahibinin bildiği ülkeler ve varlıklar gerçeğe uygun biçimde açıklanmalıdır.
Sınırlı yetki, yetkili mahkemenin önüne hangi varlıklar için talep getirildiğini de belirginleştirir. Türkiye’deki bir taşınmaz, sırf aynı mirasbırakana ait olduğu için bu ikinci fıkranın yerel varlık kapsamına eklenmez. Başka devletteki işlem ve belgeler ayrıca hazırlanır. Mirasçı sıfatı ve paylaşım hakkında hangi kararın hangi ülkede kullanılacağı, dosyanın başından itibaren planlanmalıdır.
Madde 11’deki istisnai yetki kolaylık kuralı değildir
Tüzüğün diğer hükümleri uyarınca hiçbir üye devlet mahkemesi yetkili değilse m.11, istisnai bir yol öngörür. Dosyanın yakından bağlantılı olduğu üçüncü devlette yargılamanın makul olarak başlatılamaması veya yürütülememesi yahut imkânsız olması gerekir. Ayrıca başvurulan üye devletle yeterli bağlantı bulunmalıdır. Bu koşullar birlikte açıklanır; sadece kişinin Avrupa’daki avukatla daha kolay iletişim kurması aynı eşiği sağlamaz.
Bir davanın masraflı veya uzun sürmesi, tek başına üçüncü devlette yargılama yapılamadığı sonucunu doğurmaz. Hangi somut engelin var olduğu ve neden diğer yetki yollarının kullanılamadığı gösterilmelidir. Madde 11, mahkeme arayışında istediği ülkeyi seçmek isteyen herkes için genel alternatif değildir. İstisna olduğu açıkça belirtilmeli ve gerekçesi gerçek belgelerle kurulmalıdır.
Türkiye’deki mallar Avrupa dosyasından çıkarılabilir mi?
Madde 12/1, terekenin üçüncü devletteki varlıkları da içermesi durumunda, taraflardan birinin talebiyle mahkemenin bir veya daha fazla varlık hakkında karar vermemeyi seçebilmesini düzenler. Bunun için o varlıklar bakımından verilecek kararın üçüncü devlette tanınmaması ve gerektiğinde icra edilebilir kılınmaması beklenmelidir. Düzenleme otomatik dışlama değildir; talep, ilgili malvarlığı ve beklenen tanıma sorunu gösterilir.
Bu hüküm, Türkiye’deki her malın her dosyada koşulsuz biçimde Avrupa yargılaması dışında kalacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde Avrupa mahkemesinin bütün terekeye yetkili olması da Türk makamlarının kararın etkisini incelemeyeceği sonucunu vermez. Malın niteliği, uygulanabilir sözleşme ve Türkiye’deki işlem şartları birlikte değerlendirilir. M.12 talebi, yanlış ülke yetkisini sonradan açıklamasız biçimde genişletme aracı değildir.
Avrupa Mirasçılık Belgesinin Türkiye’deki etkisi ile Hollanda miras belgesinin kullanımı hakkındaki rehberler, yabancı belgenin Türk işlemiyle ilişkisini ayrıca açıklar. Bu yeni yazının konusu belgeye yalnız geçerlidir veya geçersizdir demek değil, yabancı mahkemenin hangi kapsamda başvuruyu görebileceğini belirlemektir.
Yetki, uygulanacak hukuk ve belge düzenleme ayrı kontrollerdir
Tüzük m.20, belirlenen hukukun üye devlet hukuku olmasa da uygulanacağını düzenler. M.21 ve m.22 ise genel bağlama noktası ve hukuk seçimi için ayrı hükümler içerir. Bu nedenle Avrupa mahkemesinin yetkili olmasıyla miras paylarının mutlaka o ülke hukukuna göre hesaplanması aynı sonuç değildir. Hukuk seçimi yapılmışsa belgenin içeriği, seçimin şartları ve yetkiyle ilişkisi ayrıca incelenir.
Madde 64, Avrupa Mirasçılık Belgesinin m.4, 7, 10 veya 11 uyarınca yetkili mahkemeleri bulunan üye devlette düzenlenmesini öngörür. Belge başvurusu bu yüzden yetki araştırmasından tamamen bağımsız değildir. Ancak belgeyi veren makamın türü ve ulusal usul ayrıca belirlenir. Yanlışlık oluşmuşsa düzeltme ve etkilerin askıya alınması yolları kullanılacak belgeye göre ayrı ele alınır.
Vasiyette hukuk seçimi yapılmışsa mahkeme otomatik değişmez
Tüzük m.5, mirasbırakanın m.22 uyarınca bir üye devlet hukukunu seçmiş olması durumunda ilgili tarafların o devletin mahkemeleri hakkında yetki anlaşması yapabilmesini düzenler. Anlaşmanın yazılı, tarihli ve imzalı olması gerekir; kalıcı kayıt sağlayan elektronik iletişim yazılı şekle eşdeğer kabul edilir. Bu, mirasbırakanın yalnız vasiyetine ülke adı yazmasıyla bütün tarafların mahkeme anlaşması yaptığı anlamına gelmez. Seçilen hukuk ve sonradan yapılmış yetki anlaşması ayrı belgelerdir.
Madde 6, m.4 veya m.10 uyarınca önüne başvuru gelen mahkemenin, seçilen üye devlet hukuku bağlamında yetkisinden çekilmesinin koşullarını ayrıca belirler. Bir tarafın talebi üzerine diğer mahkemelerin daha uygun durumda olduğunun değerlendirilmesiyle, tarafların m.5’e uygun anlaşmasına bağlı durum farklıdır. Bu nedenle bir hukuk seçimi kaydı bulunduğu gerekçesiyle mevcut mahkemenin dosyayı hiçbir inceleme yapmadan bırakacağı söylenemez. M.7’deki yeni yetki koşulları da birlikte okunur.
Türk hukukunun seçilmiş olması, m.5’in üye devlet hukuku şartı yokmuş gibi uygulanmasını sağlamaz. Böyle bir seçimin geçerliliği ve uygulanacak hukuka etkisi ayrı değerlendirilebilir; ancak bundan Türkiye’deki mahkemenin veya belirli bir Avrupa mahkemesinin otomatik seçildiği sonucu çıkarılmaz. Yetki dilekçesi hazırlanırken hukuk seçiminin metni, tarafların varsa mahkeme anlaşması ve başvurulan merciin hangi maddeye dayanacağı ayrı gösterilmelidir.
Yetki incelemesi için dosya tablosu
| Kontrol | Gerekli bilgi | Hukuki etkisi |
|---|---|---|
| Ölüm ve kapsam | Ölüm tarihi, miras konusu ve uygulanabilir uluslararası sözleşme | M.1, 75 ve 83 başlangıç denetimi |
| Son yaşam merkezi | Ölüm anındaki mutad meskeni gösteren kayıtlar | M.4 veya m.10 ayrımı |
| Tereke varlığı | Ülke, mal türü ve mirasbırakana aidiyet | M.10’daki malvarlığı bağlantısı |
| Vatandaşlık | Ölüm anındaki vatandaşlık veya vatandaşlıklar | M.10/1-a kontrolü |
| Önceki mutad mesken | Değişim tarihi ve mahkemeye usulüne uygun başvuru | M.10/1-b beş yıllık koşulu |
| Talebin kapsamı | Bütün tereke veya belirli devlet malları | M.10/1 ile m.10/2 ayrımı |
| Üçüncü devlet malı | Beklenen tanıma sorunu ve taraf talebi | M.12 kapsamında sınırlandırma |
Tablo zorunlu resmî form değildir; mahkeme yetkisine ilişkin farklı olguları düzenler. M.15 uyarınca yetki denetimi mahkemece kendiliğinden yapılır. Bu nedenle karşı taraf itiraz etmez düşüncesiyle eksik yetki dayanağıyla dava kurulmaz. Başvurulan devlet içindeki görevli makam, temsil şartı, belge dili ve işlem süreleri ayrıca kontrol edilir. Türkiye’deki miras işlemiyle yabancı dosyanın aynı kayıtlar üzerinden tutarlı ilerlemesi sağlanır.
Sık sorulan sorular
Türkiye’de ölen herkesin mirasında yalnız Türk mahkemeleri mi yetkilidir?
Ölüm yeri tek başına cevap değildir. Son mutad mesken, Avrupa’daki tereke varlığı, ek bağlantılar ve uygulanabilir uluslararası düzenleme ayrı incelenir.
Mirasçıların Almanya’da yaşaması bütün miras için yetki kurar mı?
M.4 ve m.10’daki bağlantılar mirasbırakan ve tereke üzerinden kurulur. Mirasçının ikameti bu koşulların yerine otomatik geçmez.
Ölen kişinin Avrupa vatandaşlığı tek başına m.10 için yeterli mi?
M.10/1 ilgili üye devlette tereke malı bulunmasını da arar. Vatandaşlığın ölüm anında mevcut olduğu ayrıca gösterilmelidir.
Beş yıllık koşul ölümden mi başlar?
Hayır. M.10/1-b, önceki mutad mesken değişikliğinden mahkemeye başvuru anına kadar beş yıldan fazla geçmemesini arar.
Beş yıl geçince miras hakkı sona erer mi?
Bu hüküm miras hakkını sona erdiren genel süre değildir. Belirli ikincil yetkinin koşuludur; diğer yetki yolları ve alacağın süreleri ayrı değerlendirilir.
Avrupa’daki tek mal bütün dünya mirasına yetki verir mi?
M.10/1’in ek şartları yoksa m.10/2 yalnız ilgili devletteki varlıklar için yetki düzenleyebilir. İki kapsam birbirine karıştırılmaz.
Türkiye’de dava uzun sürerse m.11 her zaman kullanılabilir mi?
Hayır. Diğer yetki dayanağının bulunmaması, yakın bağlantılı üçüncü devlette yargılamanın makul olarak yapılamaması veya imkânsızlığı ve yeterli üye devlet bağlantısı birlikte aranır.
Türkiye’deki mallar Avrupa dosyasından otomatik çıkar mı?
M.12 taraf talebi ve beklenen tanıma veya icra sorunu üzerinden değerlendirilir. Genel bir otomatik dışlama değildir.
Avrupa mahkemesi yetkiliyse kendi miras hukukunu mu uygular?
Yetki ve uygulanacak hukuk farklıdır. M.20–22 ile varsa geçerli uluslararası sözleşmeler ayrıca incelenir.
İkili miras sözleşmesi dikkate alınmalı mı?
Evet. M.75’in koruduğu uluslararası düzenlemelerin ilgili devletler ve konu bakımından uygulanması kontrol edilmeden Tüzük tek dayanak sayılmaz.
Resmî kaynaklar
- 650/2012 sayılı AB Miras Tüzüğü, konsolide metin — m.1, 4–15, 20–22, 64, 75 ve 83.
- Tüzüğün resmî yayın kaydı — gerekçe 23–24 ve ilgili yetki hükümleri.
Türkiye bağlantılı miras dosyası için iletişim
İstanbul ve Mersin ofisleriyle görüşme talebinde ölüm tarihini, son yaşam merkezini ve bilinen malvarlığı ülkelerini belirtin. Vatandaşlık, konut ve tereke belgeleri birlikte hazırlanmalıdır; hassas evrakın iletim yöntemini ayrıca belirleyin.
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin ofisi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinGörüşme talebinizi iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.