Türkiye’ye Kaçırılan Çocuğun İadesi Başvurusu Nasıl Yapılır? 5717 m.4-9 | 2026
Kısa ve net cevap: Türkiye’ye haksız olarak getirilen veya Türkiye’de haksız biçimde alıkonulan 16 yaşından küçük çocuğun mutad mesken ülkesine iadesi için 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşme ile 5717 sayılı Kanun uygulanır. 5717 m.7’ye göre başvuru çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devletin Merkezî Makamına, Türkiye Merkezî Makamına veya Sözleşmeye taraf başka bir devletin Merkezî Makamına yapılabilir. Türkiye Merkezî Makamı Adalet Bakanlığıdır; işlemleri mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütür. Gönüllü iade veya dostane çözüm sağlanamazsa iade davası Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığı tarafından aile mahkemesinde açılır. Dava basit yargılama usulüne göre, öncelikle ve ivedilikle görülür.
Güncellik: Bu rehber 11 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 5717 sayılı Kanun’un konsolide metni ile 1980 Lahey Sözleşmesi esas alınarak hazırlanmıştır.

1. 5717 sayılı Kanun hangi olaylarda uygulanır?
5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesinin Türkiye’de uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler. Kanunun amacı, velayet hakkının ihlali suretiyle bir akit devletten diğerine götürülen veya götürüldüğü ülkede alıkonulan çocuğun mutad meskeni devletine ivedi biçimde iadesini ve şahsî ilişki hakkının korunmasını sağlamaktır.
Kanun her uluslararası velayet uyuşmazlığında uygulanmaz. Çocuğun haksız götürülmeden veya alıkonulmadan hemen önceki mutad meskeninin Lahey Sözleşmesine taraf bir devlette bulunması ve velayet/şahsî ilişki hakkının fiilen kullanılmakta olması gerekir. Sözleşmenin ilgili devletler arasında yürürlükte olup olmadığı da ayrıca kontrol edilir.
Bir ebeveynin diğer ebeveynden habersiz çocuğu Türkiye’ye getirmesi, izin verilen tatil süresi sonunda çocuğu geri götürmemesi veya mahkeme/kanun kaynaklı ortak velayet hakkını ihlal ederek Türkiye’de tutması tipik uyuşmazlık örnekleridir. Buna karşılık çocuğun mutad meskeninin zaten Türkiye’ye taşındığı veya götürmenin velayet hakkını ihlal etmediği olaylarda 5717 kapsamında iade şartları oluşmayabilir.
2. Çocuğun yaşı neden önemlidir?
5717 m.3’te çocuk, on altı yaşını tamamlamamış kişi olarak tanımlanır. Lahey Sözleşmesi de 16 yaş sınırını esas alır. Dolayısıyla başvuru ve dava sürerken çocuğun 16 yaşını tamamlaması iade rejimi bakımından doğrudan önem taşır.
Yaş nüfus kaydı, doğum belgesi, pasaport veya güvenilir resmî belgelerle belirlenir. Yabancı doğum belgesinin Türkçe tercümesi ve gerektiğinde resmî belge kullanım koşulları tamamlanır. Yaş tartışmalıysa yalnız ebeveyn beyanıyla yetinilmez.
On altı yaşını tamamlamış kişi hakkında 5717 sayılı Kanuna dayalı iade kararı istenemez; ancak velayet, kişisel ilişki veya koruma bakımından başka aile hukuku ve milletlerarası özel hukuk yolları ayrıca değerlendirilebilir.
3. Haksız götürme veya alıkoyma nasıl belirlenir?
Haksızlık, çocuğun mutad mesken ülkesindeki hukuka göre mevcut velayet hakkının ihlal edilmesine dayanır. Velayet hakkı mahkeme kararından, kanundan veya hukuken geçerli bir anlaşmadan doğabilir. Başvuran kişinin mutlaka tek başına velayet sahibi olması gerekmez; ortak velayet hakkının ihlali de Lahey rejimini harekete geçirebilir.
Hak sahibinin götürme veya alıkoyma sırasında velayet hakkını fiilen kullanıyor olması ya da götürme/alıkoyma olmasaydı kullanacak olması gerekir. Bu nedenle mutad mesken ülkesindeki velayet kararı, ebeveynlik statüsü, okul/sağlık kararlarına katılım ve çocuğun fiilî bakım düzeni birlikte incelenir.
Haksız götürme ile haksız alıkoyma farklı tarihlerde doğabilir. Çocuk başlangıçta diğer ebeveynin rızasıyla Türkiye’ye gelmiş fakat kararlaştırılan dönüş tarihinde geri götürülmemişse, haksız alıkoyma dönüş yükümlülüğünün ihlal edildiği tarihte başlayabilir. Süre hesaplarında bu tarih kritik önemdedir.
4. Mutad mesken nedir?
Mutad mesken, çocuğun hayat ilişkilerinin fiilî merkezini ifade eder. Sadece nüfus kaydı, vatandaşlık veya ebeveynin beyan ettiği adres mutad meskeni tek başına belirlemez. Çocuğun hangi ülkede sürekli yaşadığı, okula veya kreşe nerede devam ettiği, sosyal çevresi, sağlık hizmetleri, aile yaşamının merkezi ve kalış süresinin niteliği birlikte değerlendirilir.
Mutad mesken kavramı özellikle geçici görev, uzun tatil, deneme amaçlı taşınma veya iki ülkede dönüşümlü yaşam durumlarında tartışmalı olabilir. Mahkeme somut olgulara bakar. Ebeveynlerin gelecekteki planı tek başına belirleyici değildir; çocuğun fiilî yaşam düzeni önemlidir.
İade davasının amacı velayetin esasını çözmek değil, çocuğun haksız müdahaleden önceki mutad mesken ülkesine dönüp velayet uyuşmazlığının kural olarak orada görülmesini sağlamaktır.
5. Türkiye’de Merkezî Makam hangisidir?
5717 m.3 uyarınca Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır. M.4 gereğince Merkezî Makam Kanundaki görevlerini mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirir. Bu yapı, başvuran ebeveynin Türkiye’de çocuğun bulunduğu yerde tek başına bütün araştırma ve dava işlemlerini yürütmek zorunda kalmasını önler.
Merkezî Makam çocuğun bulunması, zarar görmesinin önlenmesi, gönüllü iade veya dostane çözümün sağlanması, gerekli bilgi ve belgelerin toplanması ve şartları varsa iade davasının açılması süreçlerini koordine eder. Başvurunun usulüne uygun ve eksiksiz hazırlanması sürecin hızını doğrudan etkiler.
Merkezî Makamın varlığı avukatla temsil hakkını ortadan kaldırmaz. Başvuran taraf Türkiye’de avukat aracılığıyla dosyayı takip edebilir, belgelerin hazırlanmasını ve duruşma sürecini yürütebilir.
6. Başvuru nereye yapılabilir?
5717 m.7, üç seçenek tanır. Başvuru çocuğun haksız götürülmeden veya alıkonulmadan önceki mutad meskeninin bulunduğu devletin Merkezî Makamına; Türkiye Cumhuriyeti Merkezî Makamına; ya da Lahey Sözleşmesine taraf başka bir devletin Merkezî Makamına yapılabilir.
Başvuran kişinin Türkiye’ye gelmesi kanunen zorunlu değildir. Yurt dışında yaşayan ebeveyn, bulunduğu ülkedeki Merkezî Makam üzerinden dosyayı Türkiye’ye iletebilir. Uygulamada bu yol belge ve resmî iletişimin koordinasyonunu kolaylaştırır.
Doğrudan Türkiye Merkezî Makamına yapılan başvuruda da çocuğun kimliği, bulunduğu yer bilgileri, başvuranın velayet hakkı ve haksız götürme/alıkoyma tarihleri açık şekilde gösterilmelidir.
7. Başvuruda hangi belgeler bulunmalıdır?
Dosyanın özelliğine göre çocuğun doğum belgesi ve kimlik/pasaport bilgileri; ebeveynlerin kimlikleri; velayet kararları veya velayet hakkını gösteren mevzuat/belgeler; evlilik/boşanma kararları; çocuğun mutad meskenini gösteren okul, sağlık, ikamet ve benzeri kayıtlar; götürme/alıkoyma tarihini gösteren bilet, pasaport, yazışma ve izin belgeleri; çocuğun Türkiye’deki olası adresi ve fotoğrafı sunulur.
Başvuranın velayet hakkını fiilen kullandığını gösteren bakım, okul, sağlık, nafaka ve günlük yaşam kayıtları da önemlidir. Eğer diğer ebeveyn seyahate sınırlı süre için izin aldıysa izin kapsamı ve dönüş tarihi açıkça belgelenmelidir.
Belge listesi somut dosyaya göre değişir. Asıl hedef, mutad mesken, velayet hakkı, haksızlık ve çocuğun bulunabileceği yeri hızlı biçimde ortaya koymaktır.
8. Apostil ve tasdik gerekir mi?
5717 m.7, Merkezî Makam aracılığıyla gönderilen başvuru ve ek belgeler için özel kolaylık getirir. Merkezî Makamlarca gönderilen veya alınan belgeler, Kanunun uygulanması kapsamında ayrıca tasdik şartına tabi tutulmaz. Böylece iade sürecinin resmî belge tasdik zinciri nedeniyle gecikmesi önlenir.
Bununla birlikte dosya dışında kullanılacak yabancı resmî belgeler veya farklı bir hukukî işlem için sunulan belgeler HMK m.224, Apostil Sözleşmesi veya ilgili ikili anlaşmalara tabi olabilir. 5717 m.7’deki kolaylık bütün yabancı belgelerin her amaçla tasdiksiz kullanılabileceği anlamına gelmez.
Türkçe olmayan belgelerin mahkemece anlaşılabilir olması için tercüme gerekir. Merkezî Makam uygulamasındaki dil ve tercüme şartları başvuru öncesinde kontrol edilmelidir.
9. Çocuğun yeri nasıl araştırılır?
5717 m.5, Merkezî Makamın çocuğun bulunduğu yerin tespit edilmesi için gerekli tedbirleri almasını öngörür. Çocuğun Türkiye’deki kesin adresi bilinmiyorsa bu durum başvuruya engel değildir; bilinen son adresler, akraba bilgileri, okul ihtimali, telefon ve diğer somut veriler paylaşılır.
Yer tespitinde adlî ve idarî makamların mevzuata uygun bilgi talepleri kullanılabilir. Başvuranın kendi başına hukuka aykırı konum takibi, hesaba izinsiz erişim veya kişisel veri ihlali yapması gerekmez ve yapılmamalıdır.
Çocuğun bulunması yalnız dava açılması için değil, geçici koruma ve yeni bir yer değişikliğinin önlenmesi için de önemlidir.
10. Gönüllü iade ve dostane çözüm aşaması
5717 m.5 ve m.8, zorunlu yargısal çözüme geçmeden önce gönüllü iade ve taraflar arasında dostane çözümü teşvik eder. Mahallî Cumhuriyet başsavcılığı ve Merkezî Makam, çocuğun güvenli biçimde iadesi konusunda uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağını değerlendirir.
Gönüllü çözüm, velayet hakkından vazgeçme anlamına gelmez. Dönüş tarihi, yolculuk, masraf, teslim yeri, geçici barınma ve çocuğun güvenliği gibi hususlar yazılı ve uygulanabilir biçimde kararlaştırılabilir.
Uzlaşma sağlanamazsa dava geciktirilmez. Kanunun temel amacı hızlı iadedir; dostane çözüm arayışı çocuğun yerinin değiştirilmesine veya sürecin sürüncemede bırakılmasına araç yapılmamalıdır.
11. Dava kim tarafından açılır?
5717 m.7’ye göre iade istemiyle açılacak dava, Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığı tarafından açılır. Bu, 5717 rejimini klasik özel hukuk davasından ayıran önemli bir özelliktir.
Başvuran ebeveyn dava sürecinde menfaati doğrudan etkilenen kişidir ve avukatla temsil edilebilir. Merkezî Makamın ve Cumhuriyet başsavcılığının sürece dahil olması başvuranın delil sunma, açıklama yapma ve kanun yolu haklarını ortadan kaldırmaz.
Başvuru doğrudan aile mahkemesine verilmişse usul ve Merkezî Makam bağlantısı somut dosyada ayrıca değerlendirilir. Kanunun öngördüğü koordinasyon mekanizması işletilmelidir.
12. Görevli ve yetkili mahkeme
5717 m.6’ya göre görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Yer yönünden yetki, çocuğun bulunduğu yer veya koruma altına alındığı yer bağlantısına göre belirlenir. Çocuğun dava sırasında başka yere götürülmesi yetki ve koruma tedbirleri bakımından ayrıca değerlendirilir.
Yanlış mahkemeye başvuru zaman kaybı yaratabilir. İade davalarında ivedilik esas olduğundan çocuğun güncel bulunduğu yerin baştan doğru tespiti önemlidir.
13. Basit yargılama ve ivedilik ilkesi
5717 m.9, iade ve şahsî ilişki davalarının basit yargılama usulüne göre görüleceğini ve bu davalara öncelikle, ivedilikle bakılacağını düzenler. Amaç, geçen zamanın çocuğun yeni çevreye yerleşmesini ve uyuşmazlığın ağırlaşmasını önlemektir.
Mahkeme gerekli belgeleri doğrudan isteyebilir, Merkezî Makam aracılığıyla bilgi toplayabilir ve çocuğun korunması için geçici tedbirler alabilir. Tarafların gereksiz süre talepleri veya başka davaların sonucunu bekleme istekleri kanunun ivedilik amacına aykırı biçimde kullanılmamalıdır.
Lahey Sözleşmesindeki sürat ilkesi nedeniyle başvuran ebeveyn de belge hazırlığını geciktirmemelidir. Haksız götürme veya alıkoyma tarihinin üzerinden geçen süre bazı ret savunmalarının değerlendirilmesinde önemlidir.
14. İade davası velayet davası mıdır?
Hayır. İade davası “hangi ebeveyn daha iyi?” veya “velayet kime verilsin?” davası değildir. Mahkeme, çocuğun haksız götürülüp götürülmediğini ve Lahey Sözleşmesindeki iade/ret şartlarını inceler.
5717 m.12 uyarınca iade kararı verilirken aynı hükümde velayet konusunda karar verilemez. M.14 ve m.15 de iade süreci ile velayet uyuşmazlığının sıralamasını düzenler. Bu yaklaşım, velayet esasının çocuğun mutad mesken ülkesindeki yetkili makamlarca değerlendirilmesini korur.
Karşı tarafın Türkiye’de velayet davası açmış olması iade davasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Kanundaki bekletme ve ayırma hükümleri uygulanır.
15. İade sebepleri ve ret istisnaları nasıl ayrılır?
İade talebinde temel inceleme, haksız götürme veya alıkoyma ile velayet hakkının fiilen kullanılmasıdır. Buna karşılık Lahey Sözleşmesi belirli sınırlı durumlarda iadeye direnme imkânı tanır. Örneğin başvuranın velayet hakkını fiilen kullanmaması, götürmeye rıza veya sonradan icazet, ciddi fiziksel veya psikolojik tehlike ya da çocuğun görüşünün yaş ve olgunluğu itibarıyla dikkate alınmasını gerektiren hâller somut olayda gündeme gelebilir.
Bu istisnalar genel velayet değerlendirmesine dönüştürülemez. Ret sebebini ileri süren taraf somut ve güçlü delil sunmalıdır. “Çocuk Türkiye’de daha mutlu” veya “buradaki okul daha iyi” gibi tek başına soyut karşılaştırmalar Lahey sisteminin iade istisnası değildir.
Bir yıllık süre ve çocuğun yeni çevresine yerleşmesi savunması da haksız götürme/alıkoyma ve başvurunun başlatıldığı tarihler dikkate alınarak ayrı incelenir.
16. Geçici koruma tedbirleri
5717 m.10, dava sonuçlanıncaya kadar çocuğun menfaatini korumak için geçici önlemler alınmasına izin verir. Çocuğun yakınlarından birine, güvenilir bir aileye, bakım kurumuna veya uygun sağlık/eğitim kurumuna teslimi gibi tedbirler mümkündür.
Ayrıca 5717 m.24 çocuğun yeniden yer değiştirmesini önlemek amacıyla yurt dışına çıkışın engellenmesi, pasaport düzenlenmesi/yenilenmesinin durdurulması, okul veya yerleşim kayıtlarının değiştirilmesinin sınırlandırılması ve benzeri tedbirleri düzenler.
Bu konu ayrı ve kapsamlı bir rehberde ele alınmalıdır; iade başvurusunda ise çocuğun kaçırılma riskinin devam ettiği açıkça belirtilip acil tedbir ihtiyacı Merkezî Makama bildirilmelidir.
17. Karar ve kanun yolu
Mahkeme iade talebinin kabulüne veya reddine karar verebilir. 5717 m.17, nihai kararlara karşı Merkezî Makam, başvuran veya davalı tarafın kanun yoluna başvurabileceğini düzenler.
Kanun yolu sürecinde de davanın ivedi niteliği devam eder. Kararın gerekçesinde iade şartları, varsa ret sebebi, çocuğun görüşü veya uzman değerlendirmeleri somut biçimde gösterilmelidir.
Kesinleşme ve icra aşaması güncel 5717/5395 sistemine göre yürütülür. Eski kaynaklarda yer alan İcra ve İflas Kanunu merkezli anlatımlar, 2021 değişikliklerinden sonra güncel uygulamayı tam yansıtmaz.
18. Kararın yerine getirilmesi
5717 m.18’in güncel hâline göre iade veya şahsî ilişki kararlarının yerine getirilmesinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun Dördüncü Kısım hükümleri uygulanır ve ayrıca çocuk teslim emri tebliği aranmaz. Adlî Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile ilgili uzmanlar sürece katılır.
Gerektiğinde kolluk desteği sağlanabilir. Çocuğun ağır fiziksel veya duygusal tehlikeye maruz kalacağının uzman tarafından tespiti hâlinde teslim işlemi kanundaki şartlarla ertelenebilir. İcra aşaması ayrı kurallara bağlıdır ve kararın kendiliğinden ebeveynlerce zorla uygulanması doğru değildir.
İade kararının fiilen yerine getirilmesi için yolculuk, refakat, teslim yeri ve mutad mesken ülkesindeki karşılamanın önceden planlanması uyuşmazlığın çocuk üzerindeki etkisini azaltır.
19. Başvuru öncesi belge kontrolü
Başvuru öncesinde kronoloji tek tabloda hazırlanmalıdır: çocuğun doğumu, mutad meskeni, velayet hakkının dayanağı, son normal yaşam tarihi, Türkiye’ye geliş, izin varsa izin süresi, dönüş tarihi, iade talebi, yazışmalar ve çocuğun güncel olası adresi. Bu kronoloji hem Merkezî Makam hem mahkeme bakımından dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır.
Belgeler mümkün olduğunca resmî veya doğrulanabilir kaynaktan alınmalıdır. Ekran görüntüsü, mesaj ve e-postalar gerekiyorsa tarih/saat ve taraf bilgileriyle muhafaza edilir. Yabancı mahkeme kararının tam ve kesin nüshası temin edilir.
Çocuğun güvenliği bakımından risk varsa bu risk genel ifadeyle değil, somut olay ve delillerle açıklanır. Tedbir talebi de aynı başvuruda açıkça belirtilir.
20. Sık Sorulan Sorular
Çocuğum Türkiye’ye kaçırıldı; ilk başvuru nereye yapılır?
5717 m.7 uyarınca çocuğun mutad mesken ülkesinin Merkezî Makamına, Türkiye Merkezî Makamına veya başka bir akit devlet Merkezî Makamına başvurabilirsiniz.
Türkiye Merkezî Makamı hangisidir?
Adalet Bakanlığıdır. İşlemler mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütülür.
Türkiye’ye gelmem gerekiyor mu?
Başvuru için zorunlu değildir. Yurt dışındaki Merkezî Makam üzerinden süreç başlatılabilir; duruşma veya teslim aşamasındaki ihtiyaç somut dosyaya göre belirlenir.
Çocuğun kesin adresini bilmiyorsam başvuru yapabilir miyim?
Evet. Bilinen bilgiler verilerek çocuğun yerinin tespiti Merkezî Makam sürecinde araştırılabilir.
Başvuru belgelerine apostil gerekir mi?
5717 m.7 kapsamındaki Merkezî Makam belgeleri için özel tasdik kolaylığı vardır. Başka amaçla kullanılacak yabancı resmî belgelerde genel tasdik kuralları ayrıca uygulanabilir.
Dava hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; yetki çocuğun bulunduğu veya koruma altına alındığı yer bağlantısıyla belirlenir.
İade davasında velayet bana verilir mi?
Hayır. İade davası velayet esasını çözmez. 5717 m.12 uyarınca iade kararıyla aynı hükümde velayet kararı verilemez.
Karşı taraf Türkiye’de velayet kararı almışsa iade reddedilir mi?
Tek başına hayır. 5717 m.13, bir velayet kararının varlığının iade talebini reddetmek için kendiliğinden yeterli olmadığını düzenler.
Dava ne kadar hızlı görülür?
5717 m.9 davanın basit yargılama usulüyle, öncelikle ve ivedilikle görülmesini emreder.
Çocuğun tekrar başka ülkeye götürülmesi nasıl önlenir?
5717 m.10 ve m.24 kapsamında geçici koruma ve yer değiştirmeyi önleyici tedbirler talep edilebilir.
21. Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziksel ofisi Mersin’dedir. Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, İngiltere, ABD ve diğer Lahey Sözleşmesi tarafı devletlerden Türkiye’ye getirilen veya Türkiye’de alıkonulan çocuklarla ilgili iade dosyaları, çocuğun bulunduğu yer mahkemesi ve Merkezî Makam prosedürüne göre Türkiye genelinde yürütülebilir.
İade dosyasında ilk değerlendirme; mutad mesken, velayet hakkının fiilen kullanımı, haksız götürme/alıkoyma tarihi, bir yıllık süre, rıza/icazet iddiaları, ciddi tehlike savunması ve acil tedbir ihtiyacı üzerinden yapılır.
22. Resmî kaynaklar
- 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanun m.1-25.
- 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi.
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu Dördüncü Kısım.
- Mevzuat Bilgi Sistemi ve Adalet Bakanlığı.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde 5717 sayılı Kanunun 2021 değişikliklerini içeren güncel konsolide metni ve Lahey Sözleşmesi esas alınarak hazırlanmıştır. Eski İcra ve İflas Kanunu merkezli icra anlatımı yerine yürürlükteki 5395 sayılı Kanun sistemi esas alınmıştır.
Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472
Büro: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
