B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Uçuş Gecikmesinden Doğan Zararı Havayolu Öder mi? Yolcu, Bagaj ve Yük | 2920 m.122 (2026)

Kısa ve net cevap: 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.122 uyarınca taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur. Gecikmenin varlığı tek başına sınırsız ve otomatik bir ödeme sonucu doğurmaz; talep edilen zararın gecikmeyle bağlantısı ortaya konulmalıdır. Taşıyıcı ise m.123 uyarınca kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri aldığını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Dava bakımından m.131’de iki yıllık hak düşürücü süre düzenlenmiştir.
uçuş gecikmesi nedeniyle yolcu bagaj ve yük zararında 2920 madde 122 taşıyıcı sorumluluğu
Photo by CHUTTERSNAP on Unsplash

2920 sayılı Kanun m.122 uçuş gecikmesi için ne diyor?

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.122’nin hükmü açıktır: taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur. Madde, gecikme sorumluluğunu yalnız yolcuyla sınırlamaz. Yolcunun geç ulaşması, kayıtlı bagajın geç teslimi ve hava kargosunun veya yükün taşıma sürecinde gecikmesi aynı kanuni başlık altında değerlendirilir.

Hükmün merkezinde iki unsur vardır: taşımanın gecikmesi ve bu gecikmeden doğan zarar. Bu nedenle yalnız “uçuş geç kalktı” tespiti, m.122 kapsamında talep edilen her kalemin otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmez. Talebin konusu olan maddi sonucun gecikmeden kaynaklandığı gösterilmelidir. Kanunun kullandığı ifade “gecikmeden doğan zarar”dır; zarar ile gecikme arasındaki bağlantı talebin hukuki temelini oluşturur.

m.122, Kanunun taşıma sözleşmesinden doğan sorumluluğa ilişkin dördüncü kısmında yer alır. Yolcunun ölüm veya bedensel zararını düzenleyen m.120 ve bagaj veya yükün kaybı ya da hasarını düzenleyen m.121 ile aynı sorumluluk sisteminin parçasıdır. Bu ayrım önemlidir: bagajın hiç teslim edilmemesi veya fiziksel olarak zarar görmesi m.121; bagajın sağlam fakat geç teslim edilmesi ise m.122 ekseninde incelenir.

Taşıyıcının sorumluluğu değerlendirilirken yalnız m.122’ye bakılmaz. m.123 sorumluluktan kurtulma şartını, m.124 sorumluluğun sınırlandırılmasını, m.125 sorumluluğu azaltan bazı sözleşme hükümlerinin geçersizliğini, m.126 sınırsız sorumluluk halini, m.128 hasar ve gecikme ihbarını, m.131 dava açma süresini ve m.132 sigorta yükümlülüğünü düzenler. Gecikme dosyasının hukuki çerçevesi bu maddeler birlikte okunarak kurulmalıdır.

Gecikme sorumluluğu hangi taşımaları kapsar?

m.122 üç taşıma unsurunu açıkça sayar: yolcu, bagaj ve yük. Yolcu bakımından varışın gecikmesi; bagaj bakımından yolcunun bagajına zamanında erişememesi; yük bakımından ise taşıma konusu eşyanın gecikmeli teslimi bu madde kapsamındaki temel görünümlerdir.

Kanunun m.106 hükmü de uygulama sırasını belirler. İç hat taşımalarında 2920 sayılı Kanun hükümleri esas alınır; Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve ilgili diğer hükümler gündeme gelir. Uluslararası taşımalarda ise somut taşımanın niteliğine göre Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler ayrıca doğrudan önem taşır. Bu nedenle iç hat ve uluslararası uçuşlarda aynı olay anlatımı bulunsa bile uygulanacak normların sırası dosya bazında belirlenmelidir.

m.122’de “gecikme” için dakika veya saat cinsinden sabit bir eşik yazılı değildir. Madde, belirli bir sürenin aşılmasını değil, taşımanın gecikmesi yüzünden bir zararın doğmasını sorumluluk sebebi olarak düzenler. Bu nedenle m.122 kapsamında tazminat incelemesi, yalnız kalkış ekranındaki dakika farkına değil, taşıma ediminin zamanında ifa edilmemesinin somut sonucuna odaklanır.

Yolcu haklarına ilişkin idari düzenlemelerde bulunan ikram, iletişim, hizmet veya belirli koşullardaki standart haklar ile m.122’deki zarar sorumluluğu aynı hukuki kavram değildir. m.122, gecikmeden doğan zarar için taşıma hukuku sorumluluğunun kanuni temelidir. Somut olayda başka bir düzenlemeden ayrıca doğan standart yolcu hakkı bulunması, m.122 değerlendirmesinin yerine geçmez.

Yolcu gecikmesinde hangi zararlar m.122 kapsamında ileri sürülebilir?

Yolcunun talebi, gecikmenin yol açtığı somut zarara dayanmalıdır. Gecikme nedeniyle zorunlu olarak yapılan ve başka şekilde karşılanmayan makul bir harcama varsa, talep bu gider ile gecikme arasındaki bağ kurularak ileri sürülür. Aynı şekilde bağlantılı taşıma, konaklama veya önceden kurulmuş bir hukuki ilişkinin gerektirdiği masraf yönünden de belgenin, ödeme kaydının ve zaman bağlantısının dosyada bulunması gerekir.

Burada önemli olan, her harcamanın kendiliğinden taşıyıcıya yüklenmemesidir. m.122’nin lafzı zarar unsurunu arar. Bu nedenle bilet, rezervasyon, fatura, ödeme dekontu, gecikme bildirimi ve alternatif ulaşım belgesi gibi kayıtlar talep edilen tutarın gerçekten doğduğunu ve gecikmeyle bağlantılı olduğunu göstermelidir.

Taşıyıcının yolcuya doğrudan sağladığı konaklama, yemek, ulaşım veya yeniden yönlendirme hizmeti varsa aynı giderin ikinci kez zarar olarak istenip istenemeyeceği gerçek ekonomik kayıp üzerinden değerlendirilir. Amaç, gecikmenin doğurduğu ispatlanabilir kaybın karşılanmasıdır; zarar görenden sebepsiz bir kazanç yaratılması değildir.

Uçuşun yalnız gecikmesi ile tamamen iptal edilmesi de hukuken ayrılmalıdır. İptal olayında yolcunun yeniden yönlendirme, ücret iadesi veya ilgili yolcu hakları düzenlemelerinden kaynaklanan başka talepleri bulunabilir. m.122 bakımından ise inceleme, taşımanın gecikerek yapılması ve bundan kaynaklanan zarar eksenindedir.

Bagaj gecikirse hangi madde uygulanır?

Kayıtlı bagaj varış noktasına yolcuyla aynı zamanda ulaşmamış ancak daha sonra teslim edilmişse, gecikmeden kaynaklanan zarar bakımından m.122 uygulanır. Bagajın kaybolması veya fiziksel hasarı ise m.121’de düzenlenen farklı bir sorumluluk sebebidir. Aynı olayda hem gecikme hem fiziksel hasar varsa, zarar kalemleri birbirinden ayrılarak ilgili hükme bağlanmalıdır.

Bagaj gecikmesinde en kritik hükümlerden biri m.128’dir. Maddeye göre gecikme halinde ihbar, bagajın veya yükün tesliminden itibaren en geç yirmi bir gün içinde yapılmalıdır. İhbarın yazılı olması veya durumun taşıma belgesi üzerinde gösterilmesi gerekir. Bu süreye uyulmaması halinde, taşıyıcının hileli davranışı istisnası dışında, taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağı yine m.128’de düzenlenmiştir.

Bu nedenle bagaj gecikmesinde yalnız havaalanında sözlü bildirim yapmakla yetinilmemelidir. Kayıp/gecikme raporu, taşıyıcıya yapılan yazılı başvuru, e-posta kayıtları, başvuru numarası ve bagajın fiilen teslim edildiği tarihi gösteren kayıtlar birlikte saklanmalıdır. Yirmi bir günlük süre teslim tarihine bağlı olduğundan teslim tutanağı veya kurye kaydı özellikle önemlidir.

Bagaj gecikmesi süresince yapılan zorunlu satın almalar bakımından fatura ve fişler korunmalıdır. Talep, harcamanın miktarı kadar harcamanın gecikme nedeniyle zorunlu hale geldiğini de gösterecek şekilde kurulmalıdır. Böylece m.122’de aranan “gecikmeden doğan zarar” unsuru belgelendirilebilir.

Hava kargosu veya yük gecikirse taşıyıcının sorumluluğu nedir?

m.122 yük taşımalarını da açıkça kapsar. Ticari malın, numunenin, üretim girdisinin veya başka bir kargonun gecikmesi, taşıma sözleşmesindeki zaman unsurunun ihlaline ve ekonomik zarara yol açabilir. Ancak talep, gecikmenin varlığı ve bunun doğurduğu zarar üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Hava yük senedi bu dosyalarda temel delillerdendir. 2920 sayılı Kanunun m.110–116 hükümleri yük taşıma sözleşmesi, hava yük senedi, yükletenin beyanları, tasarruf yetkisi ve gönderilenin haklarını düzenler. Gönderinin kabul zamanı, taşıma güzergâhı, varış bilgisi, teslim tarihi ve gönderilenin teslim alma kaydı birlikte incelenir.

Yük gecikmesinde de m.128’in yirmi bir günlük ihbar kuralı önem taşır. Gecikme nedeniyle üretim kesintisi, sözleşmesel ödeme, alternatif tedarik veya başka bir ekonomik sonuç ileri sürülüyorsa yalnız zarar tutarı değil, bu sonucun gecikmeden doğduğu da belgelendirilmelidir. Üçüncü kişiyle yapılan sözleşme, teslim tarihi, fatura, ikame alım ve ödeme belgeleri bu bağlantının kurulmasında önem taşır.

Karma taşımada m.130 ayrıca dikkate alınmalıdır. Taşımanın bir bölümü havayolu, diğer bölümü karayolu veya başka bir taşıma türüyle yapılıyorsa 2920 sayılı Kanun yalnız havayolu ile yapılan taşıma kısmına uygulanır. Bu nedenle gecikmenin hangi taşıma segmentinde gerçekleştiğinin tespiti hukuki rejimi doğrudan etkiler.

Gecikmeden doğan zararda nelerin ispatlanması gerekir?

m.122 kapsamındaki talep dört temel başlıkta dosyalanmalıdır: taşıma ilişkisinin varlığı, gecikme, zarar ve gecikme ile zarar arasındaki bağlantı. Yolcu biletinin veya elektronik rezervasyonun, bagaj kuponunun yahut hava yük senedinin sunulması taşıma ilişkisinin belgelenmesini sağlar.

Gecikmenin ispatında planlanan ve gerçekleşen kalkış/varış zamanları, taşıyıcının SMS veya e-posta bildirimleri, mobil uygulama kayıtları, havaalanı bildirimleri ve teslim evrakı kullanılabilir. Bagajda fiili teslim tarihi; kargoda gönderilenin teslim alma tarihi temel veridir.

Zarar kalemi para ile talep ediliyorsa tutarı destekleyen belge dosyaya konulmalıdır. Fatura, banka/kredi kartı kaydı, yeni bilet, konaklama belgesi, ikame tedarik faturası veya üçüncü kişiye yapılan ödeme kaydı talebin denetlenebilir olmasını sağlar. Belgesiz ve gecikmeyle bağlantısı gösterilmeyen soyut tutarlar yerine kalem kalem hesap yapılmalıdır.

İlliyet bağı bakımından tarihler önemlidir. Zararın gecikmeden önce doğmuş olması veya gecikmeden bağımsız başka bir nedenle meydana gelmesi halinde m.122’ye dayalı talebin bağlantısı kurulamaz. Bu nedenle olay kronolojisi; planlanan taşıma, fiili gecikme, zararı doğuran işlem ve ödeme tarihi şeklinde hazırlanmalıdır.

Taşıyıcı 2920 m.123 uyarınca nasıl sorumluluktan kurtulabilir?

m.123, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma imkanını açıkça düzenler. Taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri aldığını veya bu tedbirleri alma olanağının bulunmadığını ispatlarsa sorumlu değildir. İspat yükünü taşıyıcıya bağlayan bu hüküm, “gecikme benim kusurum değildi” biçimindeki soyut bir açıklamadan daha somut bir değerlendirme gerektirir.

Taşıyıcının hangi tedbirleri aldığı, gecikme sebebinin ne olduğu, yolcu/bagaj/yük için hangi alternatiflerin üretildiği ve zararın azaltılması için operasyonel olarak ne yapıldığı belgelendirilebilir olmalıdır. Hüküm, yalnız taşıyıcının kendisini değil “adamlarını” da kapsadığından organizasyon içindeki görevlilerin tedbirleri de değerlendirmeye dahildir.

Diğer ihtimal, gerekli tedbirleri alma olanağının bulunmadığının ispatıdır. Kanun bu imkansızlığın ispatını da taşıyıcıya bırakır. Dolayısıyla olayın dışsal bir sebebe bağlanması tek başına yeterli sonuç olarak kabul edilmez; m.123’teki kanuni şartın somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Bu savunma m.122’nin varlığını ortadan kaldırmaz; m.122 sorumluluk kuralını, m.123 ise kurtuluş imkanını düzenler. Başvuru veya dava dilekçesinde bu iki madde birlikte ele alınmalı, taşıyıcının bildirdiği gecikme sebebi ve aldığı tedbirler somut olay kayıtlarıyla karşılaştırılmalıdır.

2920 m.124, m.125 ve m.126 gecikme tazminatını nasıl etkiler?

m.124’e göre taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre belirlenir. Güncel kanun metninde para kıymetinin değişmesi halinde sınırların yeniden belirlenmesine Cumhurbaşkanının yetkili olduğu yazılıdır.

Bu nedenle m.122 dosyasında kanun metninden bağımsız ve sabit bir Türk lirası tavanı varsayılmamalıdır. Taşımanın niteliği, uygulanabilir milletlerarası düzenleme ve güncel sorumluluk rejimi birlikte kontrol edilmelidir. Taşıyıcı, m.124’ün ikinci fıkrasına göre öngörülen sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşma da yapabilir.

m.125, taşıyıcının sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıran ya da m.124’teki rejimde öngörülen sorumluluk sınırını indirmeyi amaçlayan şartları hükümsüz sayar. Bu şartın hükümsüz olması taşıma sözleşmesinin tamamını hükümsüz kılmaz. Böylece taşıyıcının genel işlem koşuluyla kanuni sorumluluk sistemini aşağı çekmesi engellenir.

m.126 ise sınırsız sorumluluk halini düzenler. Zararın taşıyıcının veya adamlarının zarar verme kastıyla ya da zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsizce gerçekleştirdikleri hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispatlanırsa Kanundaki sorumluluk sınırları uygulanmaz. Dolayısıyla ağır nitelikli davranış iddiası varsa, m.126 şartları ayrıca ve delile dayalı biçimde değerlendirilmelidir.

Gecikme ihbarı için 21 günlük süre ne zaman önemlidir?

m.128’de gecikme bakımından açık bir ihbar süresi vardır: ihbar, bagajın veya yükün tesliminden itibaren en geç yirmi bir gün içinde yapılmalıdır. Hüküm, yolcu bagajı ve yük teslimindeki gecikme dosyalarında doğrudan uygulanır. İhbar yazılı yapılmalı veya durum taşıma belgesi üzerinde gösterilmelidir.

Kanunun sonucu ağırdır. m.128’in ikinci fıkrasındaki süreye uyulmaması halinde, taşıyıcının hileli davranması hali hariç taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Bu nedenle başvurunun yalnız müşteri hizmetleriyle telefon görüşmesine bırakılması yerine, tarihi ve içeriği ispatlanabilir yazılı başvuru oluşturulmalıdır.

Hasar ile gecikme süreleri birbirine karıştırılmamalıdır. m.128, hasar halinde yolcu bagajı için yedi gün, yük için on dört gün; gecikme halinde ise bagaj veya yükün tesliminden itibaren yirmi bir gün öngörür. Somut olayın “hasar”, “kayıp” veya “gecikme” niteliği başvurunun en başında doğru belirlenmelidir.

Havayolu gecikme tazminatı davasında süre kaç yıldır?

2920 sayılı Kanun m.131 özel bir süre düzenler. Sorumluluğa ilişkin dava; hava aracının varma yerine geldiği, gelmesi gerektiği veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa tazminat talep hakkı düşer. Kanunun lafzı “tazminat talep hakkı düşer” şeklindedir; bu nedenle süre sıradan bir zamanaşımı süresi olarak ele alınmamalıdır.

m.131 ayrıca m.14 gereğince rapor düzenlenmesi gereken haller için özel başlangıç kuralı içerir: iki yıllık süre, m.14 gereğince Resmî Gazete ile yapılacak duyuru tarihinden itibaren işlemeye başlar. Gecikme uyuşmazlıklarının çoğunda ilk cümledeki varış, gelmesi gereken tarih veya taşımanın durduğu tarih belirleyicidir.

Bagaj ve yük gecikmesinde m.128’deki yirmi bir günlük ihbar süresi ile m.131’deki iki yıllık dava süresi farklı yükümlülüklerdir. Yalnız iki yıllık süre içinde dava açmak, m.128 kapsamındaki zorunlu ihbarın zamanında yapılmamasını kendiliğinden telafi etmez.

Taşıyıcının mali mesuliyet sigortası neden önemlidir?

m.132’ye göre yurt içi veya yurt dışı yolcu, yük ve posta taşımaları yapmaya yetkili taşıyıcılar, taşıma sözleşmelerinden doğabilecek tazminat taleplerini teminat altına almak üzere mali mesuliyet sigortası yaptırmakla yükümlüdür. Sigorta, taşıyıcının adamlarının Kanunda öngörülen sorumluluğunu da kapsar.

Kanun, bu sigorta yükümlülüğünü yaptırımsız bırakmamıştır. m.132’nin son fıkrasına göre belirtilen sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyen hava araçları Ulaştırma Bakanlığınca uçuştan men edilir. Bu, taşıma sözleşmesinden doğan sorumluluk sisteminin arkasında zorunlu bir mali güvence mekanizması bulunduğunu gösterir.

Talebin hangi sigorta kapsamında karşılanacağı, poliçe şartları ve uygulanabilir sorumluluk limiti somut olayda ayrıca incelenir. Yolcunun veya yük sahibinin taşıyıcıya karşı kanundan doğan hakkı ile taşıyıcının sigortacısıyla iç ilişkisi birbirinden ayrılmalıdır.

Başvuru ve dava dosyasında hangi belgeler bulunmalı?

  • Elektronik bilet, rezervasyon ve PNR kayıtları.
  • Planlanan ve gerçekleşen uçuş saatini gösteren bildirimler.
  • Taşıyıcının gecikme sebebine ilişkin SMS, e-posta veya uygulama bildirimi.
  • Bagaj kuponu ve gecikme/kayıp bagaj raporu.
  • Bagajın veya yükün fiilen teslim edildiği tarihi gösteren belge.
  • Hava yük senedi ve teslim belgeleri.
  • m.128 kapsamındaki yazılı ihbar ve gönderim/teslim kaydı.
  • Gecikme nedeniyle yapılan zorunlu giderlerin faturaları ve ödeme belgeleri.
  • Alternatif ulaşım veya konaklama belgeleri.
  • Yük taşımalarında gecikmenin doğurduğu ekonomik zararı gösteren sözleşme ve muhasebe kayıtları.
  • Taşıyıcıya yapılan başvurunun cevap yazısı veya cevap verilmediğini gösteren kayıt.
  • m.131’deki iki yıllık sürenin başlangıcını gösteren varış, gelmesi gereken tarih veya taşımanın durduğu tarih kaydı.

Belge setinin amacı yalnız çok sayıda evrak sunmak değildir. Her belge; gecikme, zarar, illiyet veya süre başlıklarından hangisini ispatladığı belirtilerek dosyalanmalıdır. Böylece talep m.122’nin unsurlarına doğrudan bağlanır.

Site içi ilgili içerikler

2920 sayılı Kanunda uçak mülkiyeti ve sicil · 2920 m.69 uçak ipoteği · 2920 m.70 akdi ipotek · Hukuki değerlendirme ve iletişim

Resmî kaynaklar

Uçuş, bagaj veya hava kargosu gecikmesinde süreleri kaçırmayın.

Özellikle bagaj ve yük gecikmesinde m.128’deki 21 günlük yazılı ihbar ile m.131’deki iki yıllık dava süresi ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Uçuş gecikirse havayolu her durumda tazminat öder mi?

2920 m.122 gecikmeden doğan zarardan taşıyıcının sorumluluğunu düzenler. Talep edilen zarar ve gecikmeyle bağlantısı ortaya konulmalı; taşıyıcının m.123 kapsamındaki kurtuluş savunması ayrıca değerlendirilmelidir.

2920 m.122 yalnız yolcuları mı korur?

Hayır. Madde yolcu, bagaj ve yükün havayoluyla taşınmasındaki gecikmeden doğan zararı kapsar.

Bagaj geç gelirse kaç gün içinde bildirim yapılmalıdır?

2920 m.128’e göre gecikme ihbarı, bagajın tesliminden itibaren en geç 21 gün içinde yazılı olarak veya taşıma belgesi üzerinde yapılmalıdır.

Hava kargosu gecikmesi de m.122 kapsamında mıdır?

Evet. Madde yükün havayolu ile taşınmasındaki gecikmeden doğan zararı açıkça kapsar.

Taşıyıcı hangi durumda sorumluluktan kurtulabilir?

m.123 uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri aldığını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumlu olmaz.

Taşıyıcı sözleşmeye gecikmeden sorumlu olmadığını yazabilir mi?

m.125, taşıyıcının kanuni sorumluluğunu kaldırmayı veya uygulanabilir sorumluluk sınırını indirmeyi amaçlayan şartları hükümsüz sayar.

Gecikme davası kaç yıl içinde açılmalıdır?

m.131’e göre sorumluluk davası kural olarak hava aracının varma yerine geldiği, gelmesi gerektiği veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmalıdır; aksi halde tazminat talep hakkı düşer.

21 günlük ihbar ile iki yıllık dava süresi aynı şey midir?

Hayır. Bagaj/yük gecikmesindeki m.128 ihbar süresi ile m.131’deki dava süresi ayrı hukuki yükümlülüklerdir.

Taşıyıcının mali mesuliyet sigortası zorunlu mudur?

Evet. m.132 yetkili yolcu, yük ve posta taşıyıcıları için mali mesuliyet sigortası zorunluluğu düzenler ve yükümlülük yerine getirilmezse hava aracının uçuştan men edilmesini öngörür.

Ofis

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp