Vakıf Yöneticisi Geçici Olarak Görevden Uzaklaştırılabilir mi? Kayyım ve 5737 m.10 | 2026
Kısa ve net cevap: Evet. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.10, görevden alma davası sürerken vakıf yöneticisinin görevine devam etmesinin telafisi imkânsız sonuçlar doğurma ihtimali bulunması halinde, Vakıflar Meclisinin kararına dayalı Denetim Makamı başvurusu üzerine mahkemeden ihtiyati tedbir olarak yöneticinin geçici şekilde görevden uzaklaştırılmasını ve vakfa kayyım atanmasını isteme imkânı tanır. Bu geçici tedbir, kesin görevden alma kararı değildir; dava sonuçlanıncaya kadar vakıf malvarlığını ve yönetim düzenini koruyan yargısal önlemdir.

Geçici görevden uzaklaştırma ile kesin görevden alma aynı şey mi?
Hayır. 5737 m.10 iki ayrı yargısal mekanizma kurar. Birincisi, vakıf yöneticisinin maddede sayılan sebepler nedeniyle asliye hukuk mahkemesince kesin olarak görevden alınmasıdır. İkincisi ise görevden alma davası henüz sonuçlanmadan, yöneticinin görevde kalmasının vakıf bakımından geri döndürülemeyecek veya sonradan giderilmesi son derece güç sonuçlar yaratma ihtimali bulunması halinde uygulanan geçici ihtiyati tedbirdir.
Geçici tedbirin amacı yöneticiyi peşinen cezalandırmak değildir. Mahkeme henüz görevden alma nedeninin kesin olarak gerçekleştiğine hükmetmeden önce vakfın malvarlığını, kayıtlarını, üçüncü kişilerle ilişkilerini ve hizmet sürekliliğini korur. Bu nedenle uzaklaştırma kararı, esas davadaki nihai kararın yerine geçmez.
Kesin görevden alma gerçekleşirse yöneticinin sıfatı m.10 uyarınca sona erer ve Kanundaki yeniden görev yasağı gibi sonuçlar gündeme gelir. Geçici uzaklaştırmada ise yöneticinin görevi dava sonuna kadar fiilen askıya alınır; esas davanın reddi halinde tedbirin dayanağı da ortadan kalkar. İki kararın hukuki sonucu ve süresi açıkça ayrılmalıdır.
“Telafisi imkânsız sonuçlar” hangi durumlarda gündeme gelir?
Kanunun kullandığı ölçüt, sıradan bir yönetim uyuşmazlığından daha ağırdır. Mahkeme, yöneticinin görevde kalmaya devam etmesi halinde vakıf malvarlığının elden çıkması, ciddi mali kaybın büyümesi, kayıtların yok edilmesi veya değiştirilmesi, vakfın temel hizmetlerinin durması, hak kaybettiren sözleşmeler yapılması ya da geri alınması güç başka hukuki sonuçların ortaya çıkma ihtimalini inceler.
Örneğin hakkında amaç dışı malvarlığı kullanımı nedeniyle görevden alma davası açılan yöneticinin, dava sürerken vakfa ait taşınmazları hızla devretmeye veya uzun süreli yükümlülük altına sokmaya girişmesi; banka hesaplarından olağan faaliyetle açıklanamayacak aktarımlar yapması; muhasebe kayıtlarına erişimi engellemesi veya önemli belgeleri ortadan kaldırması tedbir ihtiyacını güçlendirebilir. Bu örneklerin hukuki değeri, belge ve somut işlem riskine bağlıdır.
Buna karşılık yalnız yönetim kurulunda görüş ayrılığı bulunması veya dava açılmış olması tek başına telafisi imkânsız sonuç ölçütünü otomatik olarak karşılamaz. Tedbir talebinde riskin hangi işlemden doğduğu, neden normal denetim araçlarıyla önlenemediği ve gecikmenin ne tür zarara yol açacağı somutlaştırılmalıdır.
Geçici uzaklaştırmayı kim talep eder?
5737 m.10’daki özel düzenleme, Vakıflar Meclisinin kararına dayalı olarak Denetim Makamının mahkemeden ihtiyati tedbir istemesini öngörür. Bu sistem kesin görevden alma talebiyle paraleldir. Denetim makamı, denetim raporları ve elde edilen belgeler üzerinden hem esas görevden alma nedenini hem de dava sonuna kadar tedbir gerektiren acil riski ortaya koyar.
Vakıf içindeki bir üyenin, yararlanıcının veya üçüncü kişinin VGM’ye yaptığı şikâyet denetim sürecini başlatabilir; ancak bu kişiler m.10’un özel tedbir mekanizmasında Denetim Makamının yerini almaz. Şikâyet, ihbar veya belge sunumu ile mahkemeye m.10 kapsamında yapılan kurumsal başvuru birbirinden ayrıdır.
Meclis kararının dosyada bulunması, başvurunun kanuni dayanağını gösterir. Denetim Makamı dilekçesinde hangi m.10 görevden alma nedenine dayanıldığını, telafisi imkânsız sonucun ne olduğunu, mevcut delilleri ve talep edilen kayyım/uzaklaştırma tedbirinin kapsamını açıkça belirtmelidir.
Tedbir kararını hangi mahkeme verir?
Görevden alma davası, 5737 m.10 gereğince vakfın yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde görülür. Geçici uzaklaştırma ve kayyım talebi de bu görevden alma süreci içinde aynı yargısal koruma mantığıyla değerlendirilir. Mahkeme, tedbirin vakıf malvarlığını korumak için gerekli ve ölçülü olup olmadığını inceler.
İhtiyati tedbir kararı verilirken yöneticinin savunma hakkı ve vakfın korunması arasında denge kurulur. Acil riskin niteliğine göre usul hukukunun tedbire ilişkin hükümleri uygulanır. Kararın kapsamı açık olmalıdır: hangi yöneticinin hangi tarihten itibaren hangi yetkilerden geçici olarak uzaklaştırıldığı, kayyımın hangi işlemleri yapabileceği ve denetim/raporlama yükümlülükleri karardan anlaşılmalıdır.
Mahkeme, vakfın normal işleyişini gereksiz yere felç edecek ölçüsüz bir tedbir yerine riski giderecek yeterli korumayı kurmalıdır. Yalnız belirli yöneticinin uzaklaştırılması yeterliyse bütün yönetim organının yetkilerinin durdurulması zorunlu değildir. Ancak yönetim organının tamamı riskin kaynağıysa daha geniş kapsamlı kayyım yetkisi gündeme gelebilir.
Kayyım vakıfta hangi görevi yerine getirir?
Kayyım, tedbir süresince vakfın hukuki ve mali işleyişinin kesintiye uğramamasını sağlayan geçici yönetim/temsil görevlisidir. Yetkisinin kapsamı mahkeme kararında belirlenir. Kayyım vakfın sahibi olmaz, vakıf amacını değiştiremez ve vakıf malvarlığını kendi takdirine göre kullanamaz. Tüm işlemlerini vakıf senedi veya vakfiye, 5737 sayılı Kanun ve mahkemenin belirlediği sınırlar içinde yürütür.
Kayyımın ilk işi çoğu durumda mevcut malvarlığı ve kayıt durumunu güvenceye almaktır. Banka hesapları, kasa, elektronik erişimler, taşınmazlar, kira sözleşmeleri, personel, vergi ve SGK yükümlülükleri, dava dosyaları, bağış kayıtları ve karar defterleri envanter altına alınır. Uzaklaştırılan yöneticiden devir teslim tutanağıyla belge ve erişimlerin teslimi istenir.
Kayyım olağan faaliyetleri sürdürebilir; ancak uzun vadeli ve geri dönülmesi güç işlemler bakımından mahkeme kararındaki yetki sınırına uymak zorundadır. Büyük taşınmaz satışı, uzun süreli borçlanma veya vakfın yapısını değiştiren işlem için özel izin gerekebilecekse bu izin alınmadan işlem yapılamaz. Kayyımın görevi vakfı dava sonuna kadar korumaktır.
Geçici olarak uzaklaştırılan yöneticinin temsil yetkisi devam eder mi?
Mahkeme yöneticiyi geçici olarak görevden uzaklaştırdığında, yöneticinin vakıf adına karar ve temsil yetkisini kullanmaya devam etmesi tedbirin amacıyla bağdaşmaz. Kararın kapsamı derhal bankalara, ilgili kamu kurumlarına ve vakıf adına işlem yapılan platformlara yansıtılmalıdır. İmza yetkileri, internet bankacılığı, e-tebligat, elektronik imza ve kurumsal kullanıcı hesapları güncellenmelidir.
Yönetici, tedbir kararından sonra vakıf adına sözleşme yapmamalı, ödeme emri vermemeli, personel veya taşınmaz işlemi yürütmemeli ve vakfın elektronik hesaplarını kullanmamalıdır. Karardan haberdar olan üçüncü kişiler de temsil yetkisindeki değişikliği dikkate almalıdır. Tedbirin tapu, banka veya başka sicillere bildirilmesi gereken yönleri vakfın işlem alanına göre yerine getirilir.
Uzaklaştırılan yönetici vakfa ait belge, cihaz, anahtar ve erişimleri teslim etmek zorundadır. Teslimi engelleme veya kayıtları değiştirme girişimi hem tedbirin uygulanmasını ihlal eder hem de ayrı hukuki sorumluluklar doğurabilir. Devir teslim işlemi ayrıntılı tutanakla yapılmalıdır.
Banka, kira ve devam eden sözleşmeler nasıl yönetilir?
Tedbir kararı vakfın tüzel kişiliğini ve mevcut sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez. Kiracıların kira ödeme borcu, personel ilişkileri, tedarik sözleşmeleri ve dava takipleri devam eder. Değişen husus, vakıf adına bu ilişkileri kimin yöneteceği ve temsil edeceğidir. Kayyım veya tedbir sonrası yetkili kalan organ, ödemeleri ve bildirimleri kesintisiz sürdürmelidir.
Bankalara mahkeme kararının onaylı örneği iletilmeli, eski yöneticinin tek veya müşterek imza yetkisi kapatılmalı ve kayyımın yetkisi tanımlanmalıdır. Otomatik ödeme talimatları, kredi veya teminat sözleşmeleri, çek/senet yetkileri ve POS/e-ticaret hesapları ayrıca kontrol edilmelidir. Tek bir banka yetkisinin gözden kaçması tedbirin koruyucu etkisini zayıflatabilir.
Taşınmaz kiralarında kiracılara yeni ödeme hesabı ve yetkili kişi usulüne uygun şekilde bildirilmelidir. Devam eden davalarda vekâletname ve temsil sıfatı dosyaya bildirilir. Vergi ve SGK beyannamelerini yapacak mali müşavir veya personelin erişimleri yeniden yetkilendirilir. Tedbir, vakıf faaliyetinin durdurulması değil güvenli şekilde devam ettirilmesi amacı taşır.
Geçici uzaklaştırma talebinde hangi deliller önem taşır?
Denetim raporu, VGM tespit yazıları, banka hesap hareketleri, taşınmaz devir veya kiralama belgeleri, yönetim kurulu kararları, bağımsız değerleme raporları, muhasebe kayıtları, elektronik yazışmalar ve devam eden riskli işlemlere ilişkin resmi belgeler tedbir talebinin temel delilleridir. Delil yalnız geçmiş ihlali değil, dava sürerken ortaya çıkabilecek telafisi güç sonucu göstermelidir.
Örneğin vakfa ait taşınmaz için imzalanmak üzere hazırlanmış açıkça vakıf aleyhine uzun süreli bir sözleşme, banka hesabından olağan faaliyet dışı yüksek tutarlı transfer talimatı veya muhasebe verilerinin silindiğini gösteren teknik kayıt, acil riskin somutlaştırılmasına hizmet eder. Varsayıma dayalı “ileride zarar verebilir” ifadesi yerine mevcut davranış ve yakın tehlike belgelenmelidir.
Tedbir talebinde ölçülülük de açıklanmalıdır. Belirli banka hesabının korunması veya belirli yöneticinin uzaklaştırılması riski önlemeye yetiyorsa, vakfın bütün faaliyetlerini gereksiz yere durduracak daha ağır önlem talep edilmemelidir. Mahkeme koruma ihtiyacı ile vakfın işleyişini birlikte değerlendirir.
Geçici uzaklaştırma ve kayyım görevi ne zaman sona erer?
M.10’daki tedbir, esas görevden alma davasının sonucuna bağlı geçici korumadır. Mahkeme görevden alma talebini kabul ettiğinde yöneticinin görevi kesin olarak sona erer ve organın kalıcı biçimde tamamlanması gerekir. Bu aşamada kayyımın görevinin devam edip etmeyeceği, yeni yönetimin ne zaman oluşacağı ve devir işleminin hangi tarihte yapılacağı mahkeme kararı ve vakıf türüne göre belirlenir.
Görevden alma davası reddedilirse tedbirin dayanağı ortadan kalkar. Mahkeme tedbiri daha önce de kaldırabilir veya değiştirebilir. Riskin sona ermesi, yeni delillerin ortaya çıkması veya tedbirin ölçüsüz hale gelmesi halinde usul hukuku çerçevesinde karar yeniden değerlendirilebilir.
Tedbir sona erdiğinde yine de ayrıntılı devir teslim yapılmalıdır. Kayyım dönemindeki banka hareketleri, sözleşmeler, dava işlemleri, vergi/SGK işlemleri ve alınan yönetim kararları yeni veya geri dönen yönetime dosya halinde teslim edilir. Böylece geçici yönetim dönemi kurumsal hafızada boşluk oluşturmaz.
Geçici tedbir süresinde vakfın iç organları toplantı yapabilir mi?
Bu sorunun cevabı mahkeme kararının kapsamına bağlıdır. Yalnız bir yöneticinin temsil yetkisi geçici olarak durdurulmuşsa, kalan organ üyeleri vakıf senedindeki toplantı ve karar nisaplarını sağladıkları ölçüde çalışabilir. Buna karşılık yönetim organının tamamının yetkileri kayyıma devredilmişse, kayyımın görev alanına giren icra işlemleri eski kurulca yürütülemez.
Mütevelli heyeti gibi ayrı üst organların yetkileri de vakıf senedi ve tedbir kararına göre değerlendirilir. Kayyım atanması, mahkeme açıkça aksini düzenlemedikçe vakfın bütün organlarını tüzel kişilikten silmez. Fakat organ kararının kayyımın geçici temsil yetkisini etkisiz hale getirecek biçimde kullanılması tedbir kararına aykırılık yaratabilir.
Bu nedenle mahkeme kararının yalnız sonuç kısmı değil, gerekçesi ve kayyımın yetki sınırları birlikte okunmalıdır. Toplantı çağrısı yapılmadan önce vakıf avukatının karar kapsamını belirlemesi, sonradan geçersiz karar veya temsil tartışmasını önler.
Geçici uzaklaştırma talebi kötüye kullanılabilir mi?
İhtiyati tedbir ağır bir müdahale olduğu için yalnız yönetim içi güç mücadelesinin aracı olarak kullanılamaz. 5737 m.10, Meclis kararı ve Denetim Makamı başvurusu şeklinde kurumsal bir filtre getirmiştir. Mahkeme de telafisi imkânsız sonuç riskini ve tedbirin gerekli olup olmadığını değerlendirir.
Yönetim seçimiyle ilgili siyasi veya kişisel anlaşmazlık, vakıf içi grup rekabeti ya da bir kararın beğenilmemesi tek başına m.10 tedbiri için yeterli değildir. İhlal iddiası, görevden alma sebeplerinden biriyle bağlantılı olmalı ve yakın zarar riski somut delille desteklenmelidir.
Öte yandan gerçekten acil risk bulunan dosyada tedbir talebini gereksiz yere geciktirmek de vakıf zararını büyütebilir. Denetim makamı, hem yöneticinin haklarını hem vakıf malvarlığının korunmasını gözeterek delilleri hızlı ve düzenli biçimde mahkemeye sunmalıdır.
Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler
Kesin görevden alma şartları için Vakıf Yöneticisi Hangi Hallerde Görevden Alınır?; mahkûmiyet nedeniyle yöneticilik engeli için Hangi Mahkûmiyetler Vakıf Yöneticiliğine Engeldir?; boşalan üyeliğin tamamlanması için 5737 m.8 rehberi incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Görevden alma davası açılınca yönetici otomatik uzaklaşır mı?
Hayır. Geçici uzaklaştırma için m.10’daki şartlarla mahkemenin ihtiyati tedbir kararı gerekir.
2. Hangi risk tedbir için önemlidir?
Yöneticinin görevde kalmasının telafisi imkânsız veya sonradan giderilmesi çok güç sonuçlar doğurma ihtimali bulunmalıdır.
3. Tedbiri VGM tek başına uygular mı?
Hayır. Meclis kararına dayalı Denetim Makamı başvurusu üzerine mahkeme karar verir.
4. Kayyım vakfın sahibi olur mu?
Hayır. Kayyım yalnız mahkemenin belirlediği geçici yönetim ve temsil görevini yürütür.
5. Uzaklaştırılan yönetici bankadan işlem yapabilir mi?
Tedbirle askıya alınan temsil yetkisini kullanamaz; banka yetkileri karara göre derhal güncellenmelidir.
6. Kayyım taşınmaz satabilir mi?
Yetki mahkeme kararının kapsamına bağlıdır; olağan koruma görevini aşan geri dönülmez işlemler için açık yetki gerekir.
7. Vakfın sözleşmeleri tedbirle sona erer mi?
Hayır. Tüzel kişilik ve sözleşmeler devam eder; temsil eden kişi değişir.
8. Dava reddedilirse ne olur?
Tedbirin hukuki dayanağı ortadan kalkar; mahkeme tedbiri kaldırır ve temsil düzeni buna göre güncellenir.
9. Kayyım dönemi kayıt altına alınmalı mı?
Evet. Tüm mali, hukuki ve idari işlemler ayrı ve denetlenebilir şekilde dosyalanmalıdır.
10. Geçici uzaklaştırma kesin görevden alma yasağı doğurur mu?
Tek başına hayır. Yeniden görev yasağı, m.10’daki kesin görevden alma kararının hukuki sonuçlarıyla bağlantılıdır.
Bu içerik 17 Eylül 2026 itibarıyla 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.10 ve ihtiyati tedbire ilişkin genel usul ilkeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Geçici uzaklaştırma kesin görevden alma değil; vakfı dava sonuna kadar koruyan yargısal tedbirdir.
Mersin Barosu – Sicil No: 3472
BAKIRCI & KESKİN Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir. Hukuki değerlendirme talebi için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
