B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Vakıfta Yönetim Organı Zorunlu mu? TMK 109, Mütevelli Heyeti ve Temsil | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. Yeni bir vakıfta bir yönetim organının bulunması zorunludur. Türk Medenî Kanunu m.109 ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel kuruluş rehberi bu zorunluluğu açıkça kabul eder. Mütevelli heyeti, denetim birimi veya başka işlevsel organlar vakfın amaç ve faaliyetlerine göre ayrıca kurulabilir; ancak yönetim organı olmadan yeni vakıf senedi sağlıklı bir yönetim sistemi kurmuş sayılmaz. Vakıf senedinde organların üye sayısı, seçilme usulü, görev süresi, toplantı ve karar yeter sayıları, görev ve yetkileri ile temsil düzeni açıkça yazılmalıdır.

Vakıf yönetim organı mütevelli heyeti ve karar belgeleri
Vakıf yönetim modeli senette açık görev, yetki ve karar kurallarıyla kurulmalıdır. Fotoğraf: Vitaly Gariev / Unsplash.

Vakıfta yönetim organı bulunması neden zorunludur?

Vakıf, belirli ve sürekli bir amaca özgülenmiş malvarlığının tüzel kişilik kazanmış halidir. Bu tüzel kişinin iradesini açıklayabilmesi, malvarlığını yönetebilmesi, sözleşme yapabilmesi ve amacı doğrultusunda faaliyet gösterebilmesi için yetkili bir organa ihtiyaç vardır. Bu nedenle Türk Medenî Kanunu m.109, vakfın bir yönetim organının bulunmasını zorunlu kılar.

VGM’nin “Vakıf Nasıl Kurulur?” rehberi de aynı kuralı açık biçimde tekrarlar. Yönetim organının adı “yönetim kurulu”, “yönetim heyeti” veya senette tercih edilen başka bir ifade olabilir; önemli olan organın vakfın icra ve yönetim fonksiyonunu yerine getirmesidir.

Yönetim organı, vakfın amacını değiştirme serbestisine sahip değildir. Yetkisini vakıf senedinden ve mevzuattan alır; vakfedenin belirlediği amaç doğrultusunda malvarlığını koruyup faaliyetleri yürütür. Yönetimin görevi kurucunun yerine yeni amaç yaratmak değil, mevcut vakıf iradesini sürdürülebilir biçimde uygulamaktır.

Mütevelli heyeti kurulması zorunlu mudur?

Hayır. Zorunlu olan bir yönetim organının bulunmasıdır. VGM, vakfın işleyişinin kolaylaşması açısından amaç ve faaliyetlerin kapsamına uygun olarak mütevelli heyeti, yönetim organı ve denetim birimi kurulmasını uygun görmektedir; fakat her vakıfta mütevelli heyeti bulunmasını emredici bir şart olarak koymaz.

Mütevelli heyeti, özellikle çok kuruculu veya geniş yararlanıcı çevresi bulunan vakıflarda üst karar organı olarak tasarlanabilir. Yönetim organını seçmek, bütçe ve faaliyet raporlarını görüşmek, senet değişikliği konusunda karar almak gibi görevler senette mütevelli heyetine verilebilir.

Ancak mütevelli heyeti kurulacaksa görevleri yönetim organıyla çakışmamalıdır. Aynı konuda iki organın da “tek başına yetkili” yazılması ileride temsil ve karar uyuşmazlığı doğurur. Hangi işlemlerin üst organ kararı, hangilerinin icra organı kararı gerektirdiği açıkça ayrılmalıdır.

Vakıfta denetim organı kurulması zorunlu mudur?

Genel yeni vakıf modeli bakımından ayrı bir denetim kurulunun her vakıfta zorunlu olduğu şeklinde genel bir hüküm yoktur. Bununla birlikte VGM, vakfın kapsamına göre denetim birimi bulunmasını uygun görür. Ayrıca vakıfların yıllık iç denetim yükümlülüğü, ayrı denetim organı bulunup bulunmamasından bağımsız olarak mevzuata göre yerine getirilmelidir.

Senette denetim kurulu oluşturulacaksa üye sayısı, seçilme usulü, görev süresi, inceleme yetkisi, rapor verme zamanı ve yönetim organından bilgi-belge isteme usulü açıkça düzenlenmelidir. Denetim organı yönetimin günlük icra görevini üstlenmemelidir.

Denetim organı bulunmasa bile yönetim organının hesap verme sorumluluğu ortadan kalkmaz. Vakıf kayıtları, iç denetim raporu, VGM denetimi ve mali mevzuat çerçevesindeki kontroller devam eder.

Vakıf yönetim organı kaç kişiden oluşmalıdır?

Genel olarak yeni vakıf yönetim organı için bütün vakıflara uygulanan tek bir sabit üye sayısı yoktur. Üye sayısı vakıf senedinde belirlenir. VGM’nin kuruluş rehberi, organların kaç kişiden oluşacağının senet metninde gösterilmesini özellikle önerir.

Tek sayılı üye sayısı karar kilitlenmesi riskini azaltabilir; ancak bu bir kanuni zorunluluk değildir. Beş, yedi veya başka sayıda üyeli yapı kurulabilir. Esas olan vakfın faaliyet hacmi, temsil ihtiyacı, uzmanlık alanları ve karar sürekliliğiyle uyumlu bir organ yapısı oluşturmaktır.

Üye sayısı belirlenirken 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve VGM uygulamasındaki yönetimde görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması şartı da gözetilmelidir. Beş kişilik organda en az üç, yedi kişilik organda en az dört kişinin Türkiye’de yerleşik olması gerekir.

Toplantı ve karar yeter sayıları nasıl yazılmalıdır?

Vakıf senedinin en kritik yönetim maddelerinden biri toplantı ve karar nisaplarıdır. Senette yalnız “çoğunlukla toplanır, çoğunlukla karar verir” denilmesi bazı durumlarda hangi çoğunluğun kastedildiği konusunda belirsizlik yaratabilir. Üye tam sayısı, toplantıya katılanlar ve özel kararlar birbirinden ayrılmalıdır.

Olağan kararlar için ayrı; taşınmaz satışı, borçlanma, senet değişikliği, şube açılması veya üst düzey atamalar gibi önemli kararlar için daha yüksek nisap öngörülebilir. Ancak nisaplar vakfın çalışmasını fiilen imkânsız hale getirecek kadar ağır kurulmamaldır.

Örneğin beş kişilik yönetimde bütün kararlar için oybirliği şartı konulması, bir üyenin uzun süreli yokluğunda vakfı tamamen kilitleyebilir. Buna karşılık önemli malvarlığı işlemlerini yalnız toplantıya katılan iki kişinin basit çoğunluğuna bırakmak da malvarlığı korumasını zayıflatabilir. Senet dengeli bir sistem kurmalıdır.

Yönetim organının görev ve yetkileri neler olmalıdır?

Yönetim organının temel görevi vakfın amacını gerçekleştirmek ve malvarlığını korumaktır. Bütçe hazırlama, personel istihdamı, sözleşme yapma, banka işlemleri, faaliyet programı oluşturma, bağışların kabulü, muhasebe ve kayıt düzeninin tutulması, taşınmazların yönetimi ve VGM bildirimlerinin yapılması gibi görevler senette yönetim organına verilebilir.

Yetki listesi hazırlarken “her türlü işlemi yapar” şeklinde sınırsız ifade yerine, vakfın faaliyetlerine uygun ana yetkiler ve bunların sınırları gösterilmelidir. Kanun veya senet tarafından başka organa bırakılan yetkiler yönetim organınca kullanılamaz.

Yönetim organı yetkisini kullanırken vakıf amacına bağlıdır. Vakıf malvarlığı yöneticilerin veya kurucunun kişisel ihtiyaçları için kullanılamaz. İşlemler organ kararına, muhasebe belgesine ve gerektiğinde bağımsız değerleme/ihale gibi objektif süreçlere dayanmalıdır.

Vakfı kim temsil eder?

Vakfın dış ilişkilerde kim tarafından temsil edileceği vakıf senedinde açıkça düzenlenmelidir. Yönetim organının tamamı, başkan ve bir üye, iki yetkili birlikte veya belirli sınırlar içinde tek imza sistemi öngörülebilir.

Temsil yetkisinin kapsamı da önemlidir. Günlük bankacılık işlemleri ile taşınmaz devri, kredi kullanımı veya yüksek tutarlı sözleşmeler aynı temsil kuralına bağlanmak zorunda değildir. Senet veya yönetim kararıyla yetki limitleri belirlenebilir.

Yetki devri yapılacaksa devrin hangi işlemleri kapsadığı, süresi ve geri alınma usulü yazılı olmalıdır. Yönetim organının kendi devredilemez karar yetkilerini tamamen üçüncü kişilere bırakması doğru değildir. Temsilcinin yaptığı işlem vakıf adına sonuç doğuracağından imza ve karar zinciri denetlenebilir olmalıdır.

Yönetim organında Türkiye’de yerleşiklik çoğunluğu nasıl uygulanır?

VGM’nin güncel “Vakıfların Yönetimi” sayfasına göre yeni vakıfların yönetim organı senede göre oluşturulur ve yöneticilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması zorunludur. Bu şart kuruluştaki ilk yönetim organında ve sonraki seçimlerde korunmalıdır.

Vatandaşlık ile yerleşiklik aynı kavram değildir. Yabancı uyruklu kişi Türkiye’de yerleşik olabilir; Türk vatandaşı kişi ise yurt dışında yerleşik olabilir. Bu nedenle yönetici listesi hazırlanırken yalnız vatandaşlık bilgisine bakılmamalıdır.

Organ üyesinin istifası veya ölümü sonucunda çoğunluk şartı bozulursa yeni üye seçimi senetteki tamamlama hükümlerine göre yapılmalı ve yönetimin hukukî yapısı gecikmeden düzeltilmelidir.

Kamu görevlileri vakıf organlarında görev alabilir mi?

VGM’nin kuruluş rehberinde vakıf organlarında kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanarak görev alamayacağı belirtilir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarını, kamu hizmetlerini veya kamu personelini desteklemek amacıyla kurulan vakıflar bakımından 5072 sayılı Kanun özel sınırlamalar getirir.

Bu nedenle “kamu görevlisi hiçbir vakıfta görev alamaz” şeklinde mutlak bir genelleme de, “her kamu görevlisi kamu unvanıyla vakıf organına yazılabilir” şeklinde yaklaşım da doğru değildir. Vakfın niteliği, kamu görevlisinin statüsü ve 5072 sayılı Kanun kapsamı somut olayda incelenmelidir.

Senette “Kaymakam”, “Belediye Başkanı”, “İl Müdürü” gibi kamu görev unvanının otomatik organ üyeliği yaratacak şekilde kullanılması özel mevzuatla çatışabilir. Kişinin şahsen seçilmesi ile kamu görevinin kurumsal olarak vakıf organına bağlanması ayrı durumlardır.

Vakıf organlarında görev süresi ve yeniden seçilme nasıl düzenlenir?

Yönetici görev süresinin belirlenmesi vakıf senedinin yönetim düzeni bakımından önemlidir. Süresiz görev, belirli yıllık dönem veya belirli koşula bağlı görev modelleri kurulabilir; ancak vakıf sürekliliği ve hesap verebilirlik dengesi gözetilmelidir.

Görev süresi sona eren kişinin yeniden seçilip seçilemeyeceği açık yazılabilir. Yeniden seçim imkânı varsa dönem sınırı konulabilir. Kurucuya ömür boyu yönetim görevi verilmesi düşünülüyorsa, kurucunun ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi sonrasında kimin ve hangi usulle göreve geleceği mutlaka düzenlenmelidir.

Görev süresi hükmünün eksikliği, yönetici değişikliklerinde uyuşmazlık doğurabilir. Bu nedenle seçim tarihi, göreve başlama, görevden ayrılma ve yeni seçilenlerin VGM’ye bildirilmesi süreçleri senette ve iç uygulamada birlikte takip edilmelidir.

Yönetim organında üyelik boşalırsa ne yapılır?

Vakıf yönetim organında ölüm, istifa, görevden ayrılma veya başka bir nedenle eksilme meydana geldiğinde ilk başvuru kaynağı vakıf senedidir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel “Vakıfların Yönetimi” açıklamasına göre eksiklik, öncelikle senetteki hükümlere göre tamamlanır. Bu nedenle kuruluş aşamasında yalnız ilk yöneticilerin adlarını yazmak yeterli değildir; boşalan üyeliğin kim tarafından, hangi süre içinde ve hangi çoğunlukla doldurulacağı da düzenlenmelidir.

Senette boşalan üyeliğin tamamlanmasına ilişkin hüküm bulunmaması, özellikle karar yeter sayısının kaybedildiği vakıflarda ciddi işleyiş sorunu yaratabilir. VGM uygulamasında önce gerekli senet değişikliğinin yapılması esastır. Senet değişikliğine yetkili organda eksilme nedeniyle karar yeter sayısı sağlanamıyorsa veya böyle bir organ bulunmuyorsa, VGM’nin güncel açıklamasında gösterilen usullerle mahkemeye başvurulur; mahkeme Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazılı görüşünü alarak organ eksikliğini tamamlar.

Bu nedenle senette asıl-yedek üye sistemi, kalan üyelerin seçim yetkisi, mütevelli heyetinin tamamlama yetkisi veya başka uygulanabilir bir mekanizma kurulması vakfın sürekliliğini güçlendirir. Ancak düzenleme TMK m.109’daki yönetim organı zorunluluğunu ve senedin genel organ yapısını bozmamalıdır.

Yönetim kararları neden yazılı ve izlenebilir olmalıdır?

Vakıf yönetim organının iradesi, usulüne uygun toplantı ve kararlarla oluşur. Taşınmaz işlemleri, banka yetkileri, bağış kabulü, personel istihdamı, şube açılması, harcama ve sözleşmeler gibi işlemlerde kararın tarihi, toplantıya katılanlar, kullanılan oylar ve kararın kapsamı açıkça tutanağa bağlanmalıdır. Bu kayıtlar yalnız iç düzen için değil; banka, noter, tapu, VGM denetimi ve olası uyuşmazlıklarda organ iradesinin ispatı için de önem taşır.

Karar metninin belirsiz olması, temsil yetkilisinin işlem sınırını da belirsizleştirir. Örneğin “gerekli işlemlerin yapılmasına” şeklindeki genel bir karar yerine, taşınmazın bilgisi, sözleşmenin türü, yetkilendirilen kişi ve varsa bedel veya limit açıkça gösterilmelidir. Kararın senette öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarına uygun alındığı da tutanaktan anlaşılmalıdır.

Yönetim organı kararlarının düzenli dosyalanması, vakıf malvarlığının kişisel takdirle değil kurumsal iradeyle yönetildiğini gösterir. Elektronik ortamda tutulan yardımcı kayıtlar da karar defteri ve kanunen gerekli asıl belgelerin yerine geçirilmemeli; arşiv düzeni denetimde belgenin kaynağını, tarihini ve karar zincirini ortaya koyacak biçimde korunmalıdır. Denetim sırasında gelir ve giderlerin, banka hareketlerinin veya malvarlığı işlemlerinin hangi organ kararına dayandığı kolayca izlenebilmelidir. Bu kayıt düzeni yöneticilerin hesap verebilirliği ve vakıf amacının korunması bakımından temel yönetim aracıdır.

Vakıf yönetim organı düzenlenirken sık yapılan hatalar

Birinci hata, yönetim organını açıkça kurmadan yalnız mütevelli heyeti adını yazmaktır. İkinci hata, organların görev alanlarını birbirine karıştırmaktır. Üçüncü hata, toplantı ve karar nisaplarını hiç düzenlememek veya vakfı işlemez hale getirecek kadar ağırlaştırmaktır.

Dördüncü hata, ölüm veya istifada boş üyeliğin nasıl tamamlanacağını yazmamaktır. Beşinci hata, temsil yetkisinin kimde olduğunu ve imza şeklini belirsiz bırakmaktır. Altıncı hata, Türkiye’de yerleşiklik çoğunluğu şartını yönetici seçimlerinde kontrol etmemektir.

Yedinci hata, kamu görev unvanlarını otomatik organ üyeliğine bağlamaktır. Sekizinci hata, yönetim organının vakıf malvarlığını kurucu veya yöneticilerin malı gibi kullanmasına yol açacak denetimsiz yetki hükümleri koymaktır. Dokuzuncu hata, yönetici değişikliklerinin VGM’ye bildirim süresini takip etmemektir.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

Senette organların nasıl yazılacağı için Vakıf Senedinde Neler Yazmak Zorunlu?; tüzel kişi kurucular için Dernek ve Vakıf Hukuku kategorisindeki diğer rehberler incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

1. Vakıfta yönetim organı zorunlu mu?

Evet. TMK m.109 ve VGM rehberine göre bir yönetim organının bulunması zorunludur.

2. Mütevelli heyeti zorunlu mu?

Hayır. Mütevelli heyeti amaç ve yönetim modeline göre ayrıca kurulabilir; zorunlu olan yönetim organıdır.

3. Denetim kurulu zorunlu mu?

Her yeni vakıfta ayrı denetim kurulu için genel zorunluluk yoktur; ancak iç denetim yükümlülükleri ve senette öngörülen denetim düzeni uygulanır.

4. Yönetim organı kaç kişiden oluşur?

Sabit genel sayı yoktur; üye sayısı vakıf senedinde belirlenir.

5. Yönetim kararları oybirliğiyle mi alınır?

Genel zorunluluk yoktur. Toplantı ve karar nisapları vakıf senedinde düzenlenir; özel işlemler için daha yüksek nisap öngörülebilir.

6. Yönetimin çoğunluğu Türkiye’de mi olmalı?

Evet. VGM’nin güncel açıklamasına göre yöneticilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması zorunludur.

7. Yönetici ile temsilci aynı şey mi?

Hayır. Yönetim organı vakıf iradesini oluşturur; temsil yetkisi senet veya organ kararıyla belirli kişilere verilebilir.

8. Kurucu ömür boyu yönetici olabilir mi?

Senet yapısına göre düzenlenebilir; ancak ölüm, ehliyet kaybı ve yerine geçme mekanizması açıkça kurulmalıdır.

9. Kamu görevlisi vakıf organında yer alabilir mi?

VGM, kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamayacağını belirtir; 5072 sayılı Kanun kapsamı ayrıca incelenmelidir.

10. Yeni yönetici VGM’ye bildirilir mi?

Evet. VGM’nin güncel yönetim sayfasına göre yönetim organına seçilenlerin isim ve tebligat adresleri Ek-24 ile seçim tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirilir.

Hukuki değerlendirme ve E-E-A-T notu

Bu içerik 15 Eylül 2026 itibarıyla 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.109, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün güncel kuruluş/yönetim açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Organ yapısı, kamu görevlisi statüsü ve temsil yetkisi somut vakıf senedine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. Halil Bakırcı

Mersin Barosu – Sicil No: 3472
BAKIRCI & KESKİN Hukuk Bürosu
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir. Hukuki değerlendirme talebi için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp