B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yasal Danışman Atanması Dilekçesi Örneği | TMK 429

Kısa ve net cevap: Yasal danışman atanması dilekçesi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 429. maddesindeki koruma ihtiyacını somut olay ve belgelerle açıklayan mahkeme başvurusudur. Kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan, ancak belirli hukuki işlemlerde korunması gereken ergin hakkında yasal danışman atanır. Başvuru, korunması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sunulur. Dilekçede yalnız “yakınımın işlerini ben yürütmek istiyorum” denilmesi yeterli değildir; hangi işlem nedeniyle korunma gerektiği, bu ihtiyacın dayanakları ve önerilen danışmanın uygunluğu açıklanmalıdır.

Bu sayfadaki örnek, ergin kişinin kendisi için TMK m.429/1 kapsamında yasal danışman atanmasını istemesi üzerine hazırlanmıştır. Başkasının korunmasını isteyen yakının başvurusu, mevcut danışmanın değiştirilmesi ve danışmanlığın kaldırılması aynı dilekçe değildir. Aşağıdaki metindeki köşeli parantezler, başvurucunun gerçek bilgileriyle doldurulur. Mevcut olmayan sağlık raporu, işlem, borç veya mahkeme kararı dilekçeye eklenmez.

Yasal danışman atanması başvurusu için dilekçe, hukuk kitabı ve malvarlığını simgeleyen ev modeli
TMK m.429 kapsamında korunma ihtiyacına dayalı yasal danışmanlık başvurusu.

Yasal danışman atanmasının kanuni şartları

TMK m.429 üç temel koşulu birlikte arar: kişinin ergin olması, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmaması ve korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanmasının gerekli görülmesi. Bu koşulların her biri başvuru dosyasında karşılık bulmalıdır. Erginlik nüfus kaydıyla belirlenir. Korunma ihtiyacı ise kişinin belirli işlemlerde karşılaştığı güçlükler ve bunların doğurduğu somut risklerle açıklanır. Sadece yaş, aile içindeki anlaşmazlık veya malvarlığının yüksek olması tek başına bu koşulların gerçekleştiğini göstermez.

TMK m.10 uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her erginin fiil ehliyeti vardır. Yasal danışmanlık başvurusu bu ehliyet üzerinde hukuki sonuç doğuran bir koruma istemidir. Dolayısıyla sıradan bir iş bölümü veya yakına güvenme açıklamasıyla karıştırılamaz. Bankaya gidememek, şehir dışında bulunmak veya belge hazırlamakta zorlanmak ile kişinin korunması için ehliyetinin belirli alanlarda sınırlandırılmasının gerekmesi ayrı olgulardır. Dilekçe bu ayrımı açıkça göstermelidir.

Başvuran kişi “bütün işlemlerimi artık yapamıyorum” gibi ölçüsüz bir ifade yerine hangi işlemlerde ne tür güçlük yaşadığını anlatmalıdır. Ödünç alma şartlarını değerlendirme, taşınmaz işleminin ekonomik sonuçlarını kavrama veya ana para üzerindeki tasarrufları yönetme konusunda ileri sürülen güçlükler tarih ve belgeyle somutlaştırılır. Buna karşılık günlük yaşamını ve olağan işlemlerini sürdürme durumu da dürüstçe açıklanır. Mahkemeye sunulan tablo yalnız olumsuzlukları seçerek hazırlanmaz.

Ailenin gelecekteki miras payını koruma düşüncesi, başvurunun hukuki amacı değildir. Korunması gereken menfaat ergin kişinin kendi menfaatidir. Bu nedenle başvuruda çocukların hangi malı almak istediği değil, kişinin hangi işlemde neden korunmaya ihtiyaç duyduğu gösterilir. Yurt dışındaki aile üyelerinin temsil hazırlığı bakımından Türkiye’deki anne veya babanın işlemlerinin takibi rehberi ayrıca incelenebilir.

Dilekçe hangi mahkemeye verilir?

TMK m.397, vesayet makamını sulh hukuk mahkemesi olarak belirler. TMK m.431 ise vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların yasal danışmanın atanmasında da uygulanacağını düzenler. Yerleşim yerine ilişkin vesayet kurallarıyla birlikte değerlendirilerek başvuru korunması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. Başvuruyu hazırlayan yakının, önerilen danışmanın veya avukatın başka şehirde bulunması mahkemenin yerini kendiliğinden değiştirmez.

Yerleşim yeri, TMK m.19’da sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olarak tanımlanır. TMK m.22 uyarınca sağlık veya bakım kurumuna yerleştirilmek tek başına yeni yerleşim yeri oluşturmaz. Bu nedenle kişinin geçici olarak hastanede bulunduğu şehir otomatik olarak yetkili yer kabul edilmez. Dilekçeye güncel adres yazılmalı; adres kaydıyla fiilî durum arasında farklılık bulunuyorsa bu fark belgeyle açıklanmalıdır. Daha önce açılmış vesayet dosyası varsa mahkeme adı ve dosya numarası gizlenmeden belirtilir.

Vesayet işleri HMK m.382/2-b-19 kapsamında çekişmesiz yargı işidir. Bu başvuru bir alacak veya tazminat davası gibi karşı taraftan ödeme istemez. Kişinin kendisi için yaptığı başvuruda sırf formda boşluk bulunduğu için bir “davalı” üretilmez. Korunacak kişi, talep eden ve önerilen danışman sıfatları açık biçimde ayrılır; bunların aynı kişi olduğu veya farklı kişiler olduğu karışıklığa yer bırakmadan gösterilir.

Oy danışmanlığı ile yönetim danışmanlığı nasıl ayrılır?

TMK m.429’un ilk fıkrası, maddede sayılan işlemlerde görüşü alınacak yasal danışmanın atanmasını düzenler. Uygulamada bu yapı oy danışmanlığı olarak adlandırılır. Kişiye aile içinde tavsiye verilmesinden farklı olarak mahkeme kararıyla kurulur. Danışmanın görevi ve işlemlere katılımı kararın kapsamıyla birlikte değerlendirilir. Atama, danışmana kişinin bütün işlemlerini onun yerine yapma veya bütün banka hesaplarını kendi hesabına aktarma yetkisi vermez.

İkinci fıkra farklı bir koruma biçimi içerir: aynı şartlar altında kişinin malvarlığını yönetme yetkisi kaldırılabilir; ancak gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklıdır. Bu nedenle “tüm gelir ve malvarlığı üzerinde sınırsız yetki” isteyen bir talep, ikinci fıkranın açık sınırıyla uyuşmaz. Yönetim yetkisinin kaldırılması isteniyorsa bu ihtiyacın ayrıca gerekçelendirilmesi gerekir. Birinci fıkra kapsamında danışman atanması talebi, ikinci fıkra talebini otomatik olarak içermez.

Aşağıdaki dilekçe birinci fıkra için düzenlenmiştir. Yönetim danışmanlığı gerektiren bir dosyada yalnız başlığı değiştirip aynı metni kullanmak doğru değildir. Yönetilemeyen malvarlığı, yönetim güçlüğünün nedenleri, mevcut gelirler ve istenen korumanın sınırları ayrı açıklanmalıdır. Kişinin gelirleri üzerindeki kanuni serbestisi dilekçede korunmalıdır. Koruma biçimleri arasındaki seçimi başvurucu tek taraflı bir bildirimle değil, mahkemenin incelemesi sonucunda elde eder.

TMK 429 hangi işlemleri sayar?

Kanunun ilk fıkrasında dokuz işlem grubu bulunur. Dilekçede somut risk bu gruplarla ilişkilendirilir. Maddelerin yalnız numarasını yazmak yerine ilgili belgenin hangi işlem grubuna ait olduğu belirtilir. Örneğin kredi veya kişisel borç ilişkisini anlatan dosyada ödünç alma; bono nedeniyle doğan riskte kambiyo taahhüdü; taşınmaz devrinde taşınmaz alım ve satımı başlığı önem taşır.

  • Dava açma ve sulh olma: Bir hak için dava başlatılması veya uyuşmazlığın sulhle sona erdirilmesi, maddede açıkça sayılmıştır. Devam eden dosya varsa mahkemesi, esas numarası ve ilgili işlem belirtilir.
  • Taşınmaz işlemleri: Alım, satım, rehin ve taşınmaz üzerinde diğer ayni hakların kurulması kapsamdadır. Dilekçede ilgili taşınmazın ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri mevcut belgeler üzerinden yazılır.
  • Kıymetli evrak işlemleri: Kıymetli evrakın alınması, satılması ve rehnedilmesi ayrı bir işlem grubudur. Belgenin türü, tarihi ve işlemle bağlantısı açıklanır.
  • Olağan yönetimi aşan yapı işleri: Kanun bütün günlük bakım işlerini aynı kapsamda saymaz. Yapılmak istenen işin niteliği, bedeli ve olağan yönetim dışına çıkan yönü belirtilir.
  • Ödünç verme ve alma: Hem borç vermek hem borç almak listededir. Sözleşme, ödeme planı ve varsa mevcut borç kayıtları korunma ihtiyacının değerlendirilmesine yardımcı olur.
  • Ana parayı alma: Ana para ile onun gelirinin aynı şey olmadığı gözetilir. Dilekçe yalnız hesap bakiyesini değil, ileri sürülen riskin hangi para veya alacakla bağlantılı olduğunu açıklar.
  • Bağışlama: Karşılıksız kazandırmanın konusu ve sonuçları önemlidir. Aile üyelerinin bağışı beğenmemesi, tek başına kanuni koruma şartlarını ispatlamaz.
  • Kambiyo taahhüdü: Senet düzenleme veya başka bir kambiyo yükümlülüğü üstlenme nedeniyle ileri sürülen somut risk, ilgili belgeyle eşleştirilir.
  • Kefalet: Başkasının borcuna kefil olmanın doğuracağı yük, dilekçede gerçek kefalet ilişkisi veya sunulmuş işlem belgeleri üzerinden anlatılır.

Bu liste, başvuruya konu kişinin daha önce yaptığı her işlemin geçersiz olduğu anlamına gelmez. Geçmiş bir sözleşmenin geçerliliği, işlem tarihindeki ehliyet ve diğer hukuki şartlarla ayrı değerlendirilir. Yasal danışman atanmasını istemek, geçmişteki borcu kendiliğinden silmez ve mevcut icra takibini otomatik durdurmaz. Böyle bir uyuşmazlık varsa ilgili mahkeme veya icra dosyası için gerekli savunma ayrıca hazırlanır.

Korunma ihtiyacı hangi belgelerle açıklanır?

Başvurunun temelini olay, tarih, belge ve koruma ihtiyacı arasındaki bağlantı oluşturur. “Yanlış kararlar veriyorum” ifadesi tek başına incelemeye yeterli ayrıntı sağlamaz. Hangi tarihte hangi işlemle karşılaşıldığı, işlem şartlarının değerlendirilmesinde ne tür güçlük yaşandığı ve bunun hangi menfaati tehlikeye düşürdüğü açıklanmalıdır. Belgeler numaralandırılır ve ilgili paragrafta ek numarasına gönderme yapılır.

Nüfus kaydı ve yerleşim yeri bilgisi, başvurucunun kimliği ile mahkemenin yer bakımından bağlantısını gösterir. Korunma ihtiyacına ilişkin sözleşmeler, ödeme planları, bildirimler, tapu kayıtları veya yazışmalar ise uyuşmazlığa göre seçilir. Her dosyaya ilgisiz banka hareketlerinin tamamını eklemek yerine talebi açıklayan kayıtlar sunulur. Başvurucunun elinde olmayan bir kayıt gerekiyorsa kurumun adı, kayıt dönemi ve istenen belgenin konusu açıkça belirtilerek mahkemece getirtilmesi talep edilir.

Sağlık durumuna dayanılıyorsa mevcut tıbbi belgeler olduğu gibi sunulur; başvurucu kendi kendine tanı koymaz. TMK m.409, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporunu düzenler. Bu hükümden hareketle her yasal danışmanlık başvurusunun aynı sağlık gerekçesine dayandığı sonucuna varılmaz. Mahkeme somut koruma ihtiyacını, gerekli incelemeyi ve uygulanacak hukuki kurumu birlikte belirler. Önceden alınmış tek hekim raporu mahkemenin istediği incelemenin yerine geçirilmez.

HMK m.385/2 uyarınca çekişmesiz yargıda, aksine hüküm bulunmadıkça, resen araştırma ilkesi uygulanır. Bununla birlikte başvurucunun olayları anlaşılır şekilde açıklaması ve erişebildiği belgeleri sunması gerekir. Mahkemenin araştırma yetkisi, dayanaksız iddiaların ispatlanmış kabul edilmesi anlamına gelmez. Tanık bildiriliyorsa tanığın yalnız adı değil, hangi olguyu doğrudan bildiği de açıklanır.

Önerilen yasal danışman nasıl gösterilir?

TMK m.431’in atıf yaptığı atama kuralları bakımından danışman adayının görevi yürütebilecek ergin bir kişi olması önemlidir. Dilekçede adayın adı, adresi, başvurucuyla ilişkisi ve görevi yerine getirmeye elverişliliği açıklanır. Sadece “kardeşim olduğu için uygundur” yazılması yeterli bir değerlendirme değildir. Ulaşılabilirlik, gerekli işleri takip edebilme ve korunacak kişiyle ilişki, adayın uygunluğunu açıklayan somut başlıklardır.

TMK m.418’deki engeller özellikle incelenmelidir. Menfaati korunacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışan veya onunla düşmanlığı bulunan kişi bakımından bu durum gizlenemez. Başvurucunun taşınmazını satın almak isteyen bir adayın işlemin karşı tarafı olması, mahkemeye açıklanması gereken bir menfaat ilişkisidir. Adayın kabul beyanı faydalı bir hazırlık belgesidir; fakat tek başına atama kararı veya yetki belgesi değildir.

Uygun aday gösterilemiyorsa dilekçede gerçek olmayan bir isim kullanılmaz. Mahkemeden kanuni koşulları taşıyan bir kişinin belirlenmesi istenir. Ayrıca kayyım atanması dilekçesi başka bir hukuki kuruma ilişkindir. TMK m.458, kayyım atanmasının fiil ehliyetini etkilemediğini düzenlerken yasal danışmanlık hükümlerini saklı tutar. İki başvurunun başlıkları birbirinin yerine kullanılamaz.

Mahkemeye sunulacak başvuru metni

Aşağıdaki örnek, kişinin kendi başvurusuna ve TMK m.429/1 kapsamındaki korumaya yöneliktir. Metin, mevcut olmayan olaylar eklenmeden doldurulmalıdır. Vekille başvurulmuyorsa vekil satırı çıkarılır. Dilekçenin açıklamalar bölümündeki her belge, ekler listesinde aynı numarayla bulunmalıdır.

[YERLEŞİM YERİ] SULH HUKUK MAHKEMESİNE
VESAYET MAKAMI SIFATIYLA

TALEP EDEN VE KORUNMASI İSTENEN: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, yerleşim yeri adresi]

VEKİLİ: [Varsa avukatın adı soyadı ve adresi]

ÖNERİLEN YASAL DANIŞMAN: [Ad soyad, adres, başvurucuyla ilişkisi; uygun aday yoksa mahkemece belirlenmesi talebi]

KONU: TMK m.429/1 kapsamında, maddede sayılan işlemlerde görüşü alınmak üzere tarafıma yasal danışman atanması talebimdir.

AÇIKLAMALAR

1. [Doğum tarihi] doğumluyum. Yerleşim yerim [açık adres] olup başvurum mahkemenizin yargı çevresiyle bağlantılıdır. [Varsa önceki vesayet veya koruma dosyasının mahkemesi ve numarası] bilgilerini sunuyorum. Nüfus ve adres bilgilerimin ilgili kayıtlardan doğrulanmasını talep ediyorum.

2. [İlgili hukuki işlem veya işlemler] bakımından korunmaya ihtiyaç duyuyorum. Bu ihtiyacı doğuran olaylar şunlardır: [Tarih, işlem, karşılaşılan güçlük ve doğurduğu risk ayrı cümlelerle açıklanır]. Açıklamamın dayanağı [belgenin adı, tarihi ve ek numarası]dır.

3. Günlük yaşamım ve diğer işlerim bakımından mevcut durumum [gerçek işlev ve olanaklar] şeklindedir. Talebim, bütün işlemlerimin başka bir kişiye bırakılması değil, TMK m.429/1’deki korumanın sağlanmasıdır. Kısıtlama için yeterli neden bulunup bulunmadığının ve gerekli koruma biçiminin mahkemenizce değerlendirilmesini istiyorum.

4. Korunma ihtiyacı özellikle TMK m.429/1’in [ilgili bent veya bentler] kapsamındaki [işlem] yönünden ortaya çıkmaktadır. [Sözleşme, borç, taşınmaz veya dosya] ile ihtiyaç arasındaki bağlantı [somut açıklama]dır. Kanundaki koruma kapsamının atama kararında açıkça gösterilmesini talep ediyorum.

5. Yasal danışman olarak önerdiğim [ad soyad], [uygunluğu açıklayan gerçek bilgiler] nedeniyle görevi yerine getirebilecek durumdadır. Aramızdaki mevcut mali ve hukuki ilişkiler [açıklama] şeklindedir. Adayın kanuni atama koşulları ve engelleri yönünden araştırılmasını; uygun bulunmazsa mahkemenizce uygun başka bir kişinin belirlenmesini talep ediyorum.

6. [Yalnız mevcutsa sağlık belgesi ve tarihi] dosyaya sunulmuştur. Korunma ihtiyacının belirlenmesi için açıklamalarımın alınmasını, gerekli görülürse ilgili kurumlardan kayıtların getirtilmesini ve uygun uzmanlık incelemesinin yaptırılmasını talep ediyorum. Elimde bulunmayan [belge], [kurum ve dönem] bilgileriyle belirlenebilir.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı TMK m.397, 411, 413-415, 418, 429 ve 431; 6100 sayılı HMK m.382, 383 ve 385 ile ilgili hükümler.

DELİLLER: Nüfus ve yerleşim yeri kayıtları; [somut işlem belgeleri]; [mevcutsa sağlık belgeleri]; [varsa tanık ve bildiği olay]; adayın kabul ve uygunluk açıklaması; önceki mahkeme dosyası; getirtilmesi istenen kayıtlar.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki açıklamalarım ve sunulan belgeler değerlendirilerek TMK m.429/1 koşullarının tespiti hâlinde tarafıma yasal danışman atanmasına; uygun bulunması hâlinde [adayın adı soyadı]nın görevlendirilmesine; görev ve koruma kapsamının kararda açıkça gösterilmesine; gerekli incelemelerin yaptırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.

[Tarih]
Talep eden [Ad soyad]
[İmza]

EKLER: 1. [Belge] 2. [Belge] 3. [Aday açıklaması] 4. [Diğer ilgili kayıtlar]

Yasal danışman atanması dilekçesi Word indir

Düzenlenebilir Word dosyası, yukarıdaki TMK m.429/1 başvuru metnini içerir. Köşeli parantezleri gerçek bilgilerinizle doldurun; dosyanızda bulunmayan belge ve kullanılmayan vekil satırını çıkarın. Metni kaydedip imzalamadan önce açıklamalar ile ekler listesini karşılaştırın.

Yasal Danışman Atanması Dilekçesini Word Olarak İndir

Başvuru ve karar sonrasında izlenecek adımlar

Dilekçenin son hâlinde boş alanlar bırakılmamalı, kullanılmayan seçenekler çıkarılmalı ve eklerin okunabilirliği kontrol edilmelidir. Başvuru mahkeme kayıtlarına alındıktan sonra dosya numarası saklanır. Mahkemenin istediği ek bilgi, belge veya inceleme için yaptığı bildirimler takip edilir. Dilekçenin bilgisayarda hazırlanmış olması başvurunun yapıldığı anlamına gelmez; kayıt ve teslim işlemi tamamlanmalıdır.

TMK m.429, başvuruya konu korunma ihtiyacı için herkes bakımından geçerli yedi günlük veya otuz günlük bir başvuru süresi öngörmez. Bununla birlikte devam eden başka bir dava, icra takibi veya sözleşme süresi varsa o dosyanın süreleri ayrı işler. Yasal danışmanlık başvurusu yapıldığı gerekçesiyle bu süreler kendiliğinden durmuş kabul edilmez. Ayrıca maddede bütün mahkemeler için sabit bir sonuçlandırma günü bulunmadığından, dilekçeye belirli günde karar garantisi yazılmaz.

Atama kararı alındığında yalnız kararın başlığı okunmamalıdır. Kime danışman atandığı, atanan kişinin kim olduğu ve korumanın hangi kapsamda kurulduğu incelenir. Birinci fıkra uyarınca görüş alınması ile ikinci fıkra uyarınca malvarlığı yönetiminin sınırlandırılması birbirine dönüştürülmez. Banka veya tapu işlemlerinde karar örneği ve ilgili işlemin gerektirdiği belgeler üzerinden hareket edilir; atama kararı sınırsız vekâletname gibi kullanılmaz.

TMK m.431 uyarınca yasal danışman atama kararının ilanı, vesayet makamının gerekli görmesine bağlıdır. Her atamanın otomatik olarak aynı ilan işlemlerine tabi olduğu söylenemez. TMK m.477’ye göre yasal danışmanlık da vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer. Danışmanın artık yardımcı olmadığını söylemesi veya aile üyelerinin anlaşması tek başına mahkemece kurulmuş korumayı sona erdirmez.

Dilekçede kaçınılması gereken somut hatalar

Yaşı tek gerekçe göstermek: Başvuruda kişinin yaşı yazılır; fakat korunma ihtiyacı işlemler ve belgeler üzerinden açıklanır. İleri yaş ile bütün işlemlerde ehliyetsizlik aynı kabul edilmez.

İki koruma biçimini karıştırmak: Görüş alınacak danışman istemiyle gelirler dâhil tüm malvarlığına el koyma istemi birlikte ve gerekçesiz kurulmaz. İkinci fıkranın gelirler üzerindeki serbestiyi koruyan hükmü gözden kaçırılmaz.

Adayın menfaatini saklamak: Adayla başvurucu arasındaki borç, satış veya dava ilişkisi açıklanır. Uygunluk değerlendirmesini etkileyen gerçekler, aile bağı bulunduğu gerekçesiyle gizlenmez.

Geçmiş işlemler için otomatik sonuç istemek: Danışman ataması, önceden düzenlenen senedi kendiliğinden iptal etmez. Geçmiş işlemin tartışıldığı dava veya takipte gerekli talep ayrı hukuki gerekçeye dayanır.

Gerçek dışı rapor veya kesin sonuç yazmak: Dosyada bulunmayan rapor varmış gibi gösterilmez. Mahkemenin araştıracağı koşullar başvurucunun kesin tıbbi veya hukuki kararıymış gibi sunulmaz.

Sık sorulan sorular

Yasal danışman ile avukat aynı görevi mi yapar?

Hayır. Buradaki yasal danışman, TMK m.429 uyarınca mahkemece atanan kişidir. Avukatla hukuki danışmanlık sözleşmesi yapılması bu atamanın yerine geçmez. Başvuruyu avukatın takip etmesi ile koruma görevinin verilmesi ayrı işlemlerdir.

Kişi kendi adına yasal danışman isteyebilir mi?

Evet. Kişi korunma ihtiyacını açıklayarak mahkemeye başvurabilir. Başvuru iradesi tek başına atama için yeterli değildir; TMK m.429 koşullarının mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Bu sayfadaki örnek kişinin kendi başvurusuna göre hazırlanmıştır.

Akrabanın yazılı kabulü işlem yapma yetkisi verir mi?

Hayır. Adayın kabul açıklaması mahkemeye sunulan hazırlık belgesidir. Yasal danışmanlık görevi mahkeme kararıyla kurulur. Karar çıkmadan yalnız bu açıklamaya dayanılarak başvurucunun işlemleri üstlenilemez.

Yasal danışmanlıkta kişinin geliri tamamen danışmana mı geçer?

Hayır. TMK m.429’un ikinci fıkrası, malvarlığı yönetme yetkisinin kaldırılmasında dahi kişinin gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkını açıkça saklı tutar. Atama mülkiyetin danışmana devri değildir.

Başvuru bütün banka hesaplarını otomatik bloke eder mi?

Hayır. Dilekçenin verilmesi tek başına bütün hesaplarda bloke sonucu doğurmaz. Mahkemenin verdiği kararın kapsamı ve varsa ayrıca alınan tedbir belirleyicidir. Başvuru belgesi, verilmemiş bir tedbir kararı gibi kullanılamaz.

Danışmanlık kendiliğinden sona erer mi?

TMK m.477, yasal danışmanlığın vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona ereceğini düzenler. Korunma ihtiyacının ortadan kalktığı ileri sürülüyorsa bunun için mahkemeye başvurulur.

Resmî kaynaklar ve ilgili dilekçeler

Mevzuat kontrol tarihi: 28 Eylül 2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirme ve dilekçe hazırlığı içindir. Kullanılacak talep, kişinin gerçek durumu, belgeleri ve mahkeme dosyasıyla uyumlu olmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp