B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yol İçin Bedelsiz Terk Edilen Taşınmaz Başka Amaçla Kullanılırsa Ne Olur? AYM 2020/19357 | 2026

yol için bedelsiz terk edilen taşınmaz: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 3 Eylül 2026 tarihli toplantısında, bedelsiz şekilde yol olarak terk edilen taşınmazın daha sonra terk amacına aykırı kullanılmasına ilişkin 2020/19357 numaralı bireysel başvuruyu karara bağladı. AYM, Anayasa m.35’te güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Güncel karar; imar uygulaması, ifraz-tevhit veya ruhsat sürecinde yol için bedelsiz bırakılan alanların sonradan farklı bir kullanım amacına tahsis edilmesi hâlinde eski malikin mülkiyet iddiasının etkili biçimde incelenmesi gerektiğini gösterir.

Kısa ve net cevap: Taşınmazın bir bölümü yol amacıyla bedelsiz terk edilmişse, terk işleminin hukuki sebebi yol/kamu kullanımının gerçekleştirilmesidir. Terk edilen alanın daha sonra bu amaçla ilgisi olmayan farklı bir kullanıma geçirilmesi, eski malikin mülkiyet hakkı bakımından yeni bir uyuşmazlık doğurur. AYM 2020/19357 başvurusunda terk amacına aykırı kullanım nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak her plan değişikliği otomatik tapu iadesi anlamına gelmez; terk işleminin dayanağı, yeni kullanım, tapu kaydı, plan kararları ve uygulanacak 3194 sayılı İmar Kanunu ile TMK hükümleri somut dosyada birlikte incelenir.

Yol için bedelsiz terk edilen taşınmazın başka amaçla kullanılması AYM 2020/19357
Bedelsiz yol terkinin dayandığı kamu amacı sonradan değişirse mülkiyet hakkı yönünden yeni değerlendirme gerekir.

AYM 2020/19357 Kararı Ne Diyor?

Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucunda 2020/19357 numaralı başvurunun konusu, “bedelsiz şekilde yol olarak terk edilen taşınmazın terk amacına aykırı kullanılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği” iddiası olarak açıklandı. Mahkeme şikâyeti kabul edilebilir buldu ve Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Kararın toplantı sonucu 7 Eylül 2026’da ilan edildi. Bu güncel sonuç, yol için terk edilen bir alanın kamu hizmeti amacı değiştiğinde eski malikin yalnız “terk işlemi geçmişte tamamlandı” gerekçesiyle etkili başvuru imkânından mahrum bırakılmaması gerektiğini gösterir. Mülkiyet hakkının ekonomik ve hukuki özü, terkin ilk amacı ile sonraki kullanım arasındaki bağ üzerinden değerlendirilir.

Resmî toplantı sonucu ayrıntılı maddi vakaları açıklamadığı için taşınmazın hangi belediyede bulunduğu, ilk terk işleminin tam yöntemi veya sonraki kullanımın ne olduğu hakkında varsayım yapılmamalıdır. Bu içerikte yalnız açıklanan konu, ihlal sonucu ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınmaktadır.

Bedelsiz Yol Terki Nedir?

Uygulamada “yola terk”, özel mülkiyetteki taşınmazın imar planında yol alanında kalan bölümünün parselden ayrılarak kamu kullanımına bırakılması işlemidir. İşlem, taşınmaz malikinin talebiyle yapılan ifraz/tevhit süreçlerinde veya imar mevzuatındaki farklı mekanizmalar kapsamında gündeme gelebilir. Her “yol alanına ayrılma” aynı yöntemle gerçekleşmez; bu nedenle tapu belgesi ve işlem dosyası görülmeden hukuki nitelendirme yapılmamalıdır.

Bedelsiz terk, malik açısından doğrudan mülkiyet kaybı doğurur. Taşınmazın belirli metrekaresi tapu parselinden çıkar ve yol/kamu alanı fonksiyonuna katılır. Malik bu kısım üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkisini kaybeder. Bu nedenle işlemin dayandığı kamu amacı mülkiyet hakkı denetiminin merkezindedir.

Yol terkinin kamulaştırmadan farkı, her durumda kamulaştırma bedeli ödenmesine dayanmamasıdır. Kamulaştırmada Anayasa m.46 ve 2942 sayılı Kanun uyarınca gerçek karşılık ödenir; bedelsiz terk işlemlerinde ise mülkiyet devri başka bir imar/özel hukuk işlemine dayanır. Bu fark, terk edilen alanın sonradan farklı amaçla kullanılmasının hukuki sonuçlarını da etkiler.

Terk işlemi ile düzenleme ortaklık payı kesintisi de birbirinden ayrıdır. İmar Kanunu m.18 kapsamında yapılan parselasyon işlemindeki düzenleme ortaklık payı, idari bir arazi düzenleme aracıdır. Malikin kendi işlemi kapsamında yaptığı bedelsiz terk ise farklı hukuki sebebe dayanabilir. Dava açmadan önce işlemin gerçek niteliği tapu ve belediye dosyasından belirlenmelidir.

3194 Sayılı İmar Kanunu Bakımından Yol Alanları

3194 sayılı İmar Kanunu m.8, imar planlarının hazırlanması, onaylanması ve ilanına ilişkin temel hükümleri içerir. Bir alanın “yol” olarak belirlenmesi, plan kararıdır. Plan kararı tek başına özel mülkiyeti sona erdirmez; ancak uygulama işlemleriyle taşınmazın yol alanında kalan kısmı kamu mülkiyetine veya kamu kullanımına geçirilebilir.

İmar Kanunu m.18 kapsamında arazi ve arsa düzenlemesi yapılırken düzenleme ortaklık payı ile kamu hizmetlerine ayrılan alanlar oluşturulabilir. Bu yöntemde kesinti oranı, kullanım alanları ve parselasyon işleminin hukuka uygunluğu ayrı kurallara tabidir. “Bedelsiz yol terki” başlıklı her tapu değişikliği m.18 uygulaması değildir; işlem dosyası bu nedenle kritik önemdedir.

İmar planında yol olarak ayrılan alanın daha sonra konut, ticaret, belediye tesisi, özel kullanım veya başka bir fonksiyona alınması durumunda önceki mülkiyet kaybının gerekçesi tartışılır hâle gelir. AYM 2020/19357 kararı tam olarak “terk amacına aykırı kullanım” sorununu mülkiyet hakkı perspektifinden ele almıştır.

Plan değişikliği idari işlemdir ve hukuka uygunluk denetimi idari yargıda yapılır. Buna karşılık tapu iadesi, tescilin düzeltilmesi veya tazminat talepleri farklı görev kurallarına tabi olabilir. Aynı maddi olayın birden fazla yargı kolunu ilgilendirmesi mümkündür; talepler birbirinden ayrıştırılmalıdır.

Terk Amacı Neden Hukuken Önemlidir?

Malik bir alanı “yol” amacıyla bedelsiz bırakmışsa, mülkiyet kaybının meşru gerekçesi kamusal yol ihtiyacıdır. Alanın gerçekten yol yapılması, terk işleminin amacına uygun kullanımıdır. Buna karşılık yol amacı hiç gerçekleşmemiş veya daha sonra açıkça başka bir amaca dönüştürülmüşse, mülk sahibine yüklenen külfetin dayanağı zayıflayabilir.

Anayasal açıdan temel soru adil dengedir. Kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında makul bir denge kurulmalıdır. Kişinin taşınmazından bedelsiz olarak vazgeçmesi istenmiş ve bu fedakârlık belirli bir kamu hizmeti gerekçesine bağlanmışsa, alanın farklı bir ekonomik veya özel kullanıma geçirilmesi mülk sahibinin külfetini ağırlaştırır.

Ancak “yol fiilen yapılmadı” ile “terk amacına aykırı kullanım” aynı değildir. Planlama ve uygulama zaman alabilir. Yol projesinin gecikmesi, tek başına alanın terk amacına aykırı kullanıldığı sonucunu doğurmaz. Buna karşılık plan değişikliğiyle yol fonksiyonunun kaldırılması veya alanın başka bir kullanıma tahsis edilmesi daha güçlü bir olgudur.

Bu nedenle yeni planın yalnız paftasına değil, plan notlarına ve meclis kararının gerekçesine de bakılmalıdır. Alanın bir kısmı hâlâ yol sisteminin parçası olabilir veya teknik altyapı işlevi devam edebilir. İddia, parsel bazında harita üzerinde somutlaştırılmalıdır.

Başka Amaçla Kullanım Nasıl Tespit Edilir?

İlk belge eski imar planıdır. Terk tarihinde alanın hangi fonksiyonda olduğu ve yol genişliğinin ne kadar olduğu belirlenmelidir. İkinci belge güncel imar planıdır. Eski ve yeni pafta aynı koordinat sistemi üzerinden karşılaştırılmalıdır.

Üçüncü belge tapu ve kadastro kayıtlarıdır. Terk edilen bölümün hangi parsel/ada sınırına geçtiği, yol olarak sicilden terkin edilip edilmediği veya kamu adına tescil edilip edilmediği anlaşılmalıdır. Dördüncü veri fiilî kullanımdır. Uydu görüntüsü yardımcı olabilir; ancak keşif, belediye tutanağı ve resmî proje daha güçlü delildir.

Beşinci veri belediye meclisi veya ilgili plan onay makamının kararlarıdır. Plan değişikliğinin tarihi, gerekçesi ve kesinleşme süreci belirlenmelidir. Altıncı veri, alan üzerinde üçüncü kişiye satış, tahsis, kiralama veya yapılaşma işlemi yapılıp yapılmadığıdır. Bu işlemler terk amacıyla yeni kullanım arasındaki farkı somutlaştırabilir.

Alan yalnız geçici olarak şantiye, depolama veya altyapı çalışması için kullanılıyorsa bunun sürekli fonksiyon değişikliği olup olmadığı araştırılmalıdır. Dava dilekçesinde fotoğrafa bakarak kesin sonuç çıkarılmamalı; plan ve mülkiyet belgeleriyle desteklenmelidir.

Terk Edilen Alanın İadesi İstenebilir mi?

İade talebinin kabul edilip edilmeyeceği terk işleminin hukuki sebebine ve güncel tapu durumuna bağlıdır. TMK m.683 malike mülkiyet hakkını koruyan genel yetkileri, TMK m.1025 ise yolsuz tescilin düzeltilmesine ilişkin imkânı düzenler. Ancak alan yol olarak tapudan terkin edilmişse veya kamu malı niteliği kazanmışsa uygulanacak yol daha ayrıntılı incelenmelidir.

AYM 2020/19357 kararı, terk amacına aykırı kullanım nedeniyle mülkiyet hakkı ihlali bulunduğunu açıkça ortaya koyar. Bu ihlal sonucu, benzer dosyalarda derece mahkemelerinin mülk sahibinin iade/tazminat iddiasını mülkiyet hakkının gerektirdiği ciddiyetle değerlendirmesi gerektiğini destekler.

Bununla birlikte bireysel başvuru kararı, her benzer taşınmaz için doğrudan tapu tescil emri değildir. AYM’nin görevi temel hak ihlalini denetlemektir. Somut taşınmazın iadesi için görevli mahkemede uygun dava ve talep kurulmalı; ilk terk ile güncel kullanım arasındaki hukuki bağ ortaya konulmalıdır.

Tapu iptal ve tescil davasının genel yapısı için tapu iptal ve tescil dava dilekçesi rehberi incelenebilir. Bu genel örnek, imar kaynaklı bedelsiz terk dosyasında mutlaka somutlaştırılmalıdır.

İade Mümkün Değilse Tazminat Gündeme Gelir mi?

Taşınmazın aynen iadesinin hukuken veya fiilen mümkün olmadığı durumlarda parasal giderim talebi tartışılabilir. Bunun dayanağı, terk işleminin niteliği, kamu idaresinin müdahalesi ve mülkiyet hakkı ihlalinin somut sonucuna göre belirlenir. Tazminatın hangi tarihteki değere göre hesaplanacağı da ayrıca uyuşmazlık konusu olabilir.

Bedelsiz terk dosyasındaki tazminat, klasik kamulaştırma bedeliyle birebir aynı hukuki sebebe dayanmayabilir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun uygulanıp uygulanmayacağı, fiilî el atma bulunup bulunmadığı ve özel imar hükümleri ayrı ayrı incelenmelidir.

Kamulaştırmasız el atma niteliği bulunan dosyalarda kamulaştırmasız el atma tazminat rehberi yararlı olabilir. Ancak bedelsiz terk + amaç değişikliği davası, ilk el atmanın baştan hukuka aykırı olduğu klasik dosyadan farklıdır: burada mülkiyet kaybına başlangıçta belirli bir kamu amacı eşlik etmiş, sonraki kullanım bu dengeyi değiştirmiştir.

TMK m.683 ve Tapu Sicili Bakımından Değerlendirme

TMK m.683’e göre malik, malını kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Mülkiyetin bedelsiz terk ile sona ermesi, bu yetkilerin kamu yararı gerekçesiyle kaybedilmesi sonucunu doğurur. Sonraki kullanımın terk amacıyla bağının kopması, mülkiyet hakkının korunmasını yeniden gündeme getirir.

TMK m.1025, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya yolsuz bir tescil terkin edilmiş/değiştirilmişse hakkı zedelenen kişinin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilmesine ilişkin temel düzenlemedir. Ancak yol terki işleminin tapuda nasıl gerçekleştirildiği ve kamu malı statüsü, bu hükmün somut uygulanmasını etkiler.

Bu sebeple yalnız güncel tapu kaydının alınması yeterli değildir. Terk işleminin yevmiye numarası, resmi senet/beyan, belediye encümen veya meclis kararı, ifraz/tevhit dosyası, kadastro değişiklik beyannamesi ve plan örnekleri de temin edilmelidir. Hukuki sebep işlem arşivinden çıkarılır.

Anayasa m.35 Açısından Adil Denge Nasıl Kurulur?

Mülkiyet hakkına müdahalenin anayasal denetiminde kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük esas alınır. Yol, park ve teknik altyapı gibi kamusal ihtiyaçlar meşru kamu yararı amacı taşıyabilir. Ancak kişiye yüklenen fedakârlığın bu amaçla bağlantısı korunmalıdır.

Bedelsiz terk, malike mali külfet yükleyen ağır bir müdahaledir. Alanın ileride farklı bir amaç için kullanılmasına rağmen eski malikin hiçbir etkili giderim aracına erişememesi, kamu yararı ile bireysel hak arasında kurulması gereken dengeyi bozabilir. AYM 2020/19357 kararındaki ihlal sonucu bu yaklaşımı doğrulamaktadır.

Anayasa Mahkemesi tapu davasının tüm maddi ve hukuki meselelerini baştan çözmez. Bireysel başvuru, olağan kanun yollarının devamı değildir. Buna rağmen AYM’nin ihlal kararı, derece mahkemelerinin mülkiyet iddiasını yorumlarken Anayasa m.35’in gerektirdiği etkili korumayı sağlaması gerektiği anlamına gelir.

Bedelsiz Yol Terki Dosyasında Gerekli Belgeler

  • Terkten önceki tapu kaydı ve çap.
  • Terk işlemine ait yevmiye kaydı ve tapu işlem belgesi.
  • İfraz/tevhit veya imar uygulamasına ilişkin belediye dosyası.
  • Terk tarihindeki imar planı ve plan notları.
  • Güncel imar planı ve plan değişikliği kararı.
  • Terk edilen alanın koordinatlarını gösteren kadastro krokisi.
  • Güncel fiilî kullanımı gösteren resmî fotoğraf, keşif veya tutanak.
  • Alan başka kuruma tahsis edilmişse tahsis kararı.
  • Satış/kiralama yapılmışsa buna ilişkin ihale ve sözleşme kayıtları.
  • Daha önce açılmış dava ve idari başvuruların kararları.

Belge setinin amacı, “eskiden yoldu, şimdi başka amaçta” iddiasını ölçülebilir hâle getirmektir. Eski ve yeni paftanın aynı koordinatlar üzerinde çakıştırılması, tartışılan alanın gerçekten aynı bölüm olduğunu göstermede özellikle önemlidir.

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  1. Terk edilen kısmın metrekare ve koordinatlarını belirleyin.
  2. Terk işleminin hukuki sebebini belediye ve tapu arşivinden çıkarın.
  3. İşlemin m.18 parselasyonu mu, malikin talebiyle bedelsiz terk mi olduğunu ayırın.
  4. Terk tarihindeki yol fonksiyonunu onaylı imar planıyla doğrulayın.
  5. Güncel planda alanın hangi fonksiyona alındığını belirleyin.
  6. Plan değişikliği kararının kesinleşme tarihini tespit edin.
  7. Fiilî kullanımın planla uyumlu olup olmadığını yerinde ve resmî kayıtlarla kontrol edin.
  8. Alan üçüncü kişiye devredilmiş veya kiralanmışsa işlem belgelerini toplayın.
  9. İade, tapu sicilinin düzeltilmesi veya tazminat taleplerini hukuki sebebe göre ayırın.
  10. Görevli yargı yeri ile dava/başvuru sürelerini ayrı ayrı kontrol edin.
  11. Daha önce aynı alan için verilmiş kesin hüküm bulunup bulunmadığını araştırın.
  12. AYM 2020/19357 kararındaki terk amacı–sonraki kullanım bağlantısını somut dosyayla karşılaştırın.

İlgili İçerikler

Resmî Kaynaklar

Bedelsiz Terk Dosyasında İlk İş Eski ve Yeni Planı Karşılaştırmaktır

Yol amacıyla bedelsiz terk edilen alanın farklı kullanıma geçtiği düşünülüyorsa önce eski ve yeni imar planları aynı parsel üzerinde karşılaştırılmalı, sonra tapu işlem dosyası ve fiilî kullanım incelenmelidir. Talebin iade mi tazminat mı olacağı bu verilerden sonra belirlenir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile İletişim

Sık Sorulan Sorular

Yol için bedelsiz terk edilen yer başka amaçla kullanılabilir mi?

Planlama yetkisi kapsamında kullanım fonksiyonu değiştirilebilir; ancak bedelsiz terkin dayandığı kamu amacıyla bağın kopması eski malikin mülkiyet hakkı yönünden hukuki uyuşmazlık doğurabilir. AYM 2020/19357 başvurusunda bu nedenle mülkiyet hakkı ihlali buldu.

AYM 2020/19357 kararının sonucu nedir?

Anayasa Mahkemesi, bedelsiz şekilde yol olarak terk edilen taşınmazın terk amacına aykırı kullanılması nedeniyle Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Plan değişirse tapu otomatik geri gelir mi?

Hayır. Plan değişikliği otomatik tescil oluşturmaz. Eski malikin iade, tapu düzeltimi veya tazminat için uygun hukuki yola başvurması gerekir.

Düzenleme ortaklık payı ile bedelsiz yol terki aynı mıdır?

Hayır. İmar Kanunu m.18 kapsamındaki parselasyon ve düzenleme ortaklık payı idari arazi düzenleme işlemidir. Malikin belirli bir işlem için yaptığı bedelsiz terk farklı hukuki sebebe dayanabilir.

Eski imar planı nasıl bulunur?

Planı onaylayan belediye veya yetkili idareden arşiv planı, plan notu ve onay/meclis kararı talep edilmelidir. Terk işlem dosyası da belediye ve tapu arşivinden alınmalıdır.

Yol yapılmadıysa tek başına iade hakkı doğar mı?

Yolun gecikmiş olması ile terk amacının hukuken ortadan kalkması aynı değildir. Planın hâlen yol olup olmadığı, fiilî durum ve işlem dayanağı birlikte incelenir.

Alan konut veya ticarete çevrilirse ne yapılır?

Eski-yeni plan, tapu işlem dosyası ve güncel kullanım belgelenerek iade/tapu sicilinin düzeltilmesi/tazminat seçenekleri değerlendirilir. Görevli yargı yeri talebin niteliğine göre belirlenir.

Tazminat hangi değere göre hesaplanır?

Değerleme yöntemi talebin hukuki sebebine göre değişir. Kamulaştırma bedeli, haksız müdahale tazminatı ve tapu iade yerine bedel talepleri aynı hesaplama kuralına tabi değildir.

Tapu sicili düzeltme davasının dayanağı nedir?

Yolsuz tescilin düzeltilmesi bakımından TMK m.1025 temel hükümdür. Ancak yol terkinin hukuki yapısı ve kamu malı statüsü nedeniyle özel mevzuat da birlikte uygulanır.

AYM kararına dayanarak doğrudan tapuya başvurulabilir mi?

AYM bireysel başvuru kararı benzer dosyada doğrudan tapu devri yapan işlem değildir. Somut taşınmaz için uygun idari veya yargısal yol kullanılmalıdır.

Hukuki Kaynak Kontrolü

Bu içerik Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucu ile 3194 sayılı İmar Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve Anayasa esas alınarak hazırlanmıştır. Toplantı sonucunda açıklanmayan maddi vakalar hakkında çıkarım yapılmamıştır.

Sorumlu yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Son kaynak kontrolü: 16 Eylül 2026

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki imar, tapu ve kamulaştırma uyuşmazlıkları Mersin’deki ofisten koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp