Yurt Dışındaki Müvekkil Hâkimi Ret Yetkisini Vekâletnameye Nasıl Yazar? HMK m.36, 38 ve 74 | 2026
Yurt dışında yaşayan bir kişi Türkiye’deki davasını avukat aracılığıyla takip ettirdiğinde, vekâletnamenin genel dava takip yetkisi normal usul işlemlerinin yürütülmesi için yeterlidir. Hâkimin reddi ise olağan dava takip işlemlerinden değildir. Çünkü ret talebi doğrudan yargılamayı yürüten hâkimin tarafsızlığına ilişkin hukuki bir mekanizmadır ve kanun bu işlemin vekil tarafından yapılabilmesini müvekkilin açık iradesine bağlamıştır.
Bu konu özellikle yurt dışından konsolosluk veya yabancı noter aracılığıyla vekâletname veren kişiler bakımından önem taşır. Vekâletname metninde “hâkimi reddetmeye” ilişkin özel yetki yoksa, belgenin apostilli, tercümeli veya kapsamlı bir genel vekâletname olması eksikliği gidermez. Ret talebi için hem temsil yetkisi hem de HMK m.36 ve m.38’deki maddi/usul şartları birlikte bulunmalıdır.
- Hâkimi ret neden özel yetkidir?
- HMK m.36 ret sebeplerini nasıl düzenler?
- Ret talebinin süresi nedir?
- Ret dilekçesinde neler bulunmalıdır?
- Ret talebi geri alınabilir mi?
- Yurt dışı vekâletnamesinde hangi yetki yazılmalıdır?
- Konsolosluk, apostil ve tercüme ret yetkisini etkiler mi?
- Özel yetki eksikse ne yapılır?
- Ret talebinde dosya stratejisi
- Yurt dışındaki müvekkil için kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
1. Hâkimi Ret Neden Özel Yetkidir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesi, vekilin açık yetki bulunmadıkça yapamayacağı işlemleri sayar. Bu işlemler arasında hâkimi reddetmek açıkça yer alır. Bu nedenle “her türlü davayı açmaya ve takip etmeye”, “duruşmalara katılmaya”, “dilekçe vermeye” veya “mahkemelerde temsil etmeye” ilişkin genel ifadeler hâkimi ret yetkisinin yerine geçmez.
Hâkimi ret kurumu, tarafın uyuşmazlığın esasına ilişkin iddia veya savunmasından farklıdır. Talebin konusu, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin varlığıdır. Bu yüzden müvekkilin avukatına bu işlemi yapma yetkisini bilinçli biçimde vermesi aranır. HMK m.74’teki özel yetki kuralı, ret talebinin haklı olup olmadığına ilişkin değildir; önce vekilin bu talebi müvekkil adına ileri sürme yetkisini belirler.
Özel yetki bulunduğu hâlde ret talebinin HMK m.36’daki şartları taşımaması mümkündür. Aynı şekilde somut olayda ciddi bir ret sebebi bulunmasına rağmen vekâletnamede HMK m.74 yetkisi bulunmayabilir. Bu iki konu ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
2. HMK m.36 Ret Sebeplerini Nasıl Düzenler?
HMK m.36’ya göre hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep varsa taraflardan biri hâkimi reddedebilir; hâkim de kendiliğinden çekilebilir. Madde bazı örnekleri ayrıca sayar. Bunlar sınırlı bir “yalnızca bu hâller” listesi değildir; kanunun temel ölçütü tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli sebeptir.
Madde kapsamında özellikle hâkimin davada taraflardan birine öğüt vermesi veya yol göstermesi, kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklaması, aynı uyuşmazlıkta tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş ya da hâkim/hakem sıfatıyla hareket etmiş olması, uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması, kanunda belirtilen hısımlık hâlleri ve dava sırasında taraflardan biriyle davasının veya aralarında düşmanlığın bulunması ret değerlendirmesinde önem taşır.
Ret talebi bir memnuniyetsizlik dilekçesi değildir. Hâkimin ara kararının tarafın aleyhine olması, delilin kabul edilmemesi veya hukuki görüşün taraf beklentisine uymaması tek başına otomatik ret sebebi oluşturmaz. Talep HMK m.36’daki tarafsızlık ölçütüyle bağlantılı somut vakıa, delil veya emareye dayanmalıdır.
3. Ret Talebinin Süresi Nedir?
HMK m.38/1 süreyi açık biçimde düzenler. Taraf ret sebebini davanın başında biliyorsa talebi en geç ilk duruşmada ileri sürmelidir. Ret sebebi yargılama devam ederken öğrenilmişse, öğrenmeden sonraki ilk duruşmada ve yeni bir işlem yapılmadan önce talep derhâl bildirilmelidir. Kanunun belirlediği sürede ileri sürülmeyen ret talebi dinlenmez.
Yurt dışındaki müvekkiller bakımından bu süre kuralı daha dikkatli dosya iletişimi gerektirir. Ret sebebini gösteren bir belge, iletişim veya olay müvekkil tarafından yurt dışında öğrenilmişse, avukata ne zaman bildirildiği ve dosyada ne zaman öğrenilmiş sayılacağı önem kazanabilir. Bu nedenle ret sebebi olduğunu düşündüren bilgi gecikmeden dosya vekiline iletilmelidir.
Vekâletname eksikliğini gidermek için konsolosluk randevusunun veya apostil işleminin uzun sürmesi, HMK m.38’deki ret süresini kendiliğinden uzatan bir hüküm değildir. Bu nedenle yurt dışından vekâletname çıkarılırken özel yetkiler dosyanın ihtiyacına göre baştan değerlendirilmelidir.
4. Ret Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?
HMK m.38/2 uyarınca hâkimin reddi dilekçeyle talep edilir. Dilekçede ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emareler açıkça gösterilmeli; varsa belgeler eklenmelidir. Dilekçe, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir.
Bu nedenle “hâkimin tarafsız olmadığını düşünüyoruz” gibi soyut bir ifade yeterli bir ret kurgusu değildir. Olayın tarihi, hâkimin hangi eylem veya ilişkisi nedeniyle tarafsızlıktan şüphe edildiği, bunun ne zaman öğrenildiği ve hangi belge veya emareyle desteklendiği açık biçimde kurulmalıdır.
Ret sebebinin öğrenilme tarihi ayrıca önemlidir; çünkü HMK m.38/1’deki süre doğrudan bu tarihle bağlantılı olabilir. Dilekçenin olay kronolojisi, delilleri ve ret süresinin neden korunduğunu gösterecek açıklaması birlikte hazırlanmalıdır.
5. Ret Talebi Geri Alınabilir mi?
HMK m.38/4 hükmü nettir: ret talebi geri alınamaz. Bu nedenle hâkimi ret, müzakere amacıyla “önce sunalım sonra gerekirse çekeriz” denilecek bir usul aracı değildir. Talep sunulmadan önce sebep, süre, delil ve vekâletname yetkisi birlikte kontrol edilmelidir.
Özellikle yurt dışındaki müvekkilin dosyayı günlük olarak takip edemediği durumlarda, avukat ile müvekkil arasındaki talimat akışı yazılı ve açık tutulmalıdır. Özel yetki bulunması avukata ret talebini keyfi biçimde kullanma serbestisi vermez. Vekil, TBK’daki sadakat ve özen yükümlülükleri çerçevesinde müvekkilin menfaatini gözetmek zorundadır.
6. Yurt Dışı Vekâletnamesinde Hangi Yetki Yazılmalıdır?
HMK m.74 bakımından en güvenli yöntem, yapılacak işlemi doğrudan ifade eden özel yetkinin vekâletnameye yazılmasıdır. “Hâkimi reddetmeye” veya aynı anlama gelen açık bir yetki cümlesi, genel temsil ifadelerinden ayrılmalıdır.
Müvekkil bu yetkiyi bütün hukuk davaları için verebileceği gibi belirli bir dosyayla da sınırlayabilir. Yetkinin kapsamı vekâletname metninde daraltılmışsa avukat bu sınırın dışına çıkamaz. Ret yetkisinin verilmesi, HMK m.74’teki diğer özel yetkilerin de otomatik olarak verildiği anlamına gelmez.
Örneğin “hâkimi reddetmeye” yetkisi bulunan vekil sırf bu ifadeye dayanarak davadan feragat edemez, karşı tarafı ibra edemez veya tahkim sözleşmesi yapamaz. Kanun bu işlemleri ayrı ayrı özel yetkiye bağlar. Bu ayrım, yurt dışındaki müvekkilin gereksiz derecede geniş vekâletname vermeden dosyaya uygun yetki seti oluşturmasını sağlar.
7. Konsolosluk, Apostil ve Tercüme Ret Yetkisini Etkiler mi?
Vekâletnamenin düzenlenme ve Türkiye’de kullanılma biçimi ile içindeki özel yetkinin kapsamı farklı konulardır. Türk konsolosluğunun noterlik yetkisi kapsamında düzenlenen vekâletname, Türk resmi makamı tarafından oluşturulur. Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletnamede ise ülkeye göre apostil veya konsolosluk/tasdik zinciri ve Türkçe tercüme gerekebilir.
Apostil, yabancı resmi belgenin imza ve mühür doğrulama mekanizmasıdır; vekâletnameye bulunmayan bir “hâkimi ret” yetkisi eklemez. Aynı şekilde tercümanın “genel dava takibi” ifadesini doğru çevirmiş olması, HMK m.74 özel yetkisini kendiliğinden doğurmaz.
Vekâletnameyi Türk dış temsilciliğinde düzenleyecek kişiler, resmi Konsolosluk İşlemleri portalından randevu ve belge şartlarını kontrol edebilir. Yabancı noter ve apostil ayrımı için yabancı noter–apostil rehberi, konsolosluk işlemlerinin niteliği için konsolosluk noterlik rehberi kullanılabilir.
8. Özel Yetki Eksikse Ne Yapılır?
Mevcut vekâletnamede hâkimi ret yetkisi yoksa ve HMK’ya uygun bir ret talebi ileri sürülmesi gerekiyorsa özel yetkiyi içeren yeni veya ek vekâletname düzenlenmesi gerekir. Ancak burada yalnız belge hazırlığına odaklanmak yeterli değildir. HMK m.38’deki süre ayrıca işlemeye devam eder.
Bu nedenle ret sebebi ortaya çıktığında ilk kontrol üçlü yapılmalıdır: Ret sebebi HMK m.36 ile ilişkilendirilebiliyor mu? Talep HMK m.38 süresinde mi? Vekilde HMK m.74 özel yetkisi var mı? Bu üç sorudan biri olumsuzsa dosya stratejisi buna göre yeniden değerlendirilmelidir.
9. Ret Talebinde Dosya Stratejisi
Hâkimi ret kurumu, dosyanın esasına ilişkin itirazların yerine kullanılmamalıdır. Hâkimin delil değerlendirmesi, ara kararları veya hukuki yorumuyla ilgili olağan itirazlar, şartları varsa kanun yolu ve diğer usul araçlarıyla ileri sürülür. Ret ise hâkimin tarafsızlığına ilişkin ayrı bir kurumdur.
Ret dilekçesinde hakaret, varsayım veya kişisel değerlendirme yerine somut olay ve hukuki bağ kurulmalıdır. Yurt dışında bulunan müvekkilin aktardığı bilginin kaynağı da kontrol edilmelidir. Sosyal medya paylaşımı, üçüncü kişi anlatımı veya doğrulanmamış iddia tek başına kesin olgu gibi yazılmamalıdır.
Ret talebinin geri alınamaması nedeniyle, müvekkilin talimatı alınmadan ve deliller incelenmeden işlem yapılması önemli risk doğurur. Özel yetki yalnız hukuki ehliyet sağlar; talebin zamanında, ölçülü ve delilli hazırlanması gereğini ortadan kaldırmaz.
10. Yurt Dışındaki Müvekkil İçin Kontrol Listesi
- Vekâletnamede “hâkimi reddetmeye” özel yetkisi açıkça var mı?
- Ret sebebi HMK m.36’daki tarafsızlık ölçütüyle somut biçimde ilişkilendirildi mi?
- Ret sebebinin ilk öğrenildiği tarih belirlendi mi?
- İlk duruşma veya öğrenmeden sonraki ilk duruşma bakımından HMK m.38 süresi korundu mu?
- Dilekçede sebep, delil ve emareler açıkça gösterildi mi?
- Varsa yazılı belgeler dilekçeye eklendi mi?
- Ret talebinin geri alınamayacağı müvekkile açıklandı mı?
- Vekâletname yabancı noter belgesiyse apostil/tasdik ve tercüme tamam mı?
- Ret yetkisi ile feragat, kabul, ibra gibi diğer özel yetkiler birbirinden ayrıldı mı?
- Dosyanın esasına yönelik itiraz ile hâkimi ret talebi karıştırılmadı mı?
11. Resmî Kanuni Dayanak
Hâkimi ret bakımından ana hükümler HMK m.36, m.38 ve m.74’tür. HMK m.36 ret sebebinin esasını; HMK m.38 talebin süresini ve usulünü; HMK m.74 ise bu işlemin avukat tarafından yapılabilmesi için gereken özel yetkiyi düzenler. Resmî metin için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Adalet Bakanlığı Kanunlar sayfası esas alınmalıdır.
Vekâlet ilişkisi yönünden ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlet hükümleri dikkate alınır. Vekilin özen ve sadakat yükümlülüğü, özel yetkinin kullanım biçimi açısından önemini korur.
12. Hâkimin Yasaklılığı ile Hâkimin Reddi Aynı Şey Değildir
HMK’da hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu hâller ile hâkimin reddi ayrı kurumlar olarak düzenlenmiştir. Yasaklılık, kanunun belirlediği objektif ilişki ve durumların varlığında hâkimin davaya bakamamasına ilişkindir. Ret ise HMK m.36’daki tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli sebep ölçütüne dayanır. Bu nedenle dosyada görülen her sorun “ret” başlığına sokulmamalı; olayın yasaklılık mı, ret mi, yoksa yalnızca usule ilişkin bir itiraz mı olduğu ayrılmalıdır.
Bu ayrım vekâletname hazırlanırken de önemlidir. HMK m.74 açık biçimde “hâkimi reddetme” işlemini özel yetkiye bağlar. Müvekkil yurt dışında olduğu için dosyadaki her gelişmeyi anında görmeyebilir; bu nedenle avukatın dosya başlangıcında tarafları, hâkimi ve uyuşmazlığın geçmişini kontrol etmesi, sonradan ortaya çıkan bir ret sebebinin ise öğrenme tarihiyle birlikte kayda geçirilmesi doğru olur.
HMK m.38/8 ayrıca hâkimi çekilmeye davetin de hâkimin reddi hükmünde olduğunu düzenler. Bu nedenle yalnız dilekçenin başlığına bakılarak özel yetki şartından kaçınılamaz. İşlemin özü hâkimin reddine veya çekilmeye davetine yönelikse, HMK m.74’teki özel yetki kontrolü yapılmalıdır.
13. Yurt Dışından Belge Hazırlarken Zamanlama Nasıl Kurulmalı?
Ret talebi bakımından en büyük pratik risklerden biri, ret sebebinin öğrenilmesi ile yeni vekâletname hazırlığının aynı anda gündeme gelmesidir. HMK m.38’deki süre, konsolosluktan randevu alınmasını veya yabancı noter belgesinin apostil işlemlerinin tamamlanmasını bekleyen özel bir durma kuralı içermez. Bu nedenle vekâletname ilk kez çıkarılırken dosyada makul olarak gerekebilecek HMK m.74 yetkilerinin avukatla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Yabancı noter seçeneğinde belgenin düzenleme dili, imza/mühür doğrulaması, apostil veya tasdik zinciri ve Türkçe tercüme aşamaları birbirine karıştırılmamalıdır. Her aşama belgenin Türkiye’de kullanılabilirliğiyle ilgilidir. “Hâkimi reddetmeye” ilişkin özel yetki ise belgenin içerik kısmında açıkça bulunmalıdır. Belge teknik olarak kusursuz hazırlanmış olsa da bu cümle yoksa temsil yetkisi yönünden eksiklik devam eder.
Türkiye’de takip edilen dosya açısından güvenli çalışma yöntemi; mevcut vekâletnamenin taranmış nüshasını önceden incelemek, HMK m.74 yetkilerinin hangilerinin bulunduğunu işaretlemek ve ret sebebi ortaya çıkmadan önce temsil kapsamını bilmektir. Böylece kritik bir usul süresi başladığında ilk kez vekâletname metni aranmak zorunda kalınmaz.
Sık Sorulan Sorular
1. Genel avukat vekâletnamesiyle hâkim reddedilebilir mi?
Vekâletnamede hâkimi reddetmeye ilişkin açık özel yetki yoksa HMK m.74 bakımından genel dava takip yetkisi yeterli değildir.
2. Ret sebebi ilk duruşmadan önce biliniyorsa ne zamana kadar ileri sürülür?
HMK m.38/1’e göre en geç ilk duruşmada ileri sürülmelidir.
3. Ret sebebi dava devam ederken öğrenilirse süre nedir?
Öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce talep derhâl bildirilmelidir.
4. Ret talebi sözlü yapılabilir mi?
HMK m.38/2 hâkimin reddinin dilekçeyle talep edileceğini düzenler. Dilekçede sebepler ve delil veya emareler açıkça gösterilmelidir.
5. Ret talebi daha sonra geri çekilebilir mi?
Hayır. HMK m.38/4 uyarınca ret talebi geri alınamaz.
6. Hâkimin aleyhe ara karar vermesi tek başına ret sebebi midir?
Tek başına aleyhe karar verilmesi otomatik ret sebebi değildir. HMK m.36 bakımından tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli sebebin somutlaştırılması gerekir.
7. Apostilli vekâletname hâkimi ret yetkisi verir mi?
Apostil belgenin resmi tasdik süreciyle ilgilidir. İçerikte özel yetki yoksa apostil bu yetkiyi oluşturmaz.
8. Konsoloslukta çıkarılan vekâletnamede ret yetkisi ayrıca yazılabilir mi?
Evet. Türkiye’de yapılacak işlem belirlenerek HMK m.74 kapsamındaki özel yetki açıkça vekâletname metnine eklenebilir.
9. Ret yetkisi verilince avukat feragat de edebilir mi?
Hayır. HMK m.74 feragat, kabul, ibra ve diğer işlemleri ayrı özel yetkiler olarak sayar; her biri ayrıca kontrol edilmelidir.
10. Yurt dışındaki müvekkil ret sebebini öğrenince ne yapmalı?
Bilgiyi ve dayanak belgeleri gecikmeden dosya avukatına iletmeli; HMK m.38 süresi, HMK m.36 sebebi ve HMK m.74 vekâlet yetkisi birlikte kontrol edilmelidir.
Resmî Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- T.C. Adalet Bakanlığı – Kanunlar
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.36, m.38 ve m.74 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

