Yurt Dışındaki Davacı Türkiye’de İhtiyati Tedbir Nasıl İster? HMK 389-399 | 2026
Kısa ve Net Cevap
Yurt dışında yaşayan kişi veya şirket, Türkiye’de korunması gereken bir hakkı bakımından HMK m.389-399 hükümlerine göre ihtiyati tedbir isteyebilir. HMK m.389/1 uyarınca mevcut durumdaki değişiklik hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracak veya tamamen imkânsız hâle getirecekse ya da gecikme ciddi zarar veya sakınca doğuracaksa uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yurt dışında bulunmak ek bir şart değildir; talebin dayandığı hak ve aciliyet somutlaştırılır.
HMK m.390/3 gereği tedbir isteyen, tedbir sebebini ve istediği tedbir türünü açıkça yazmak ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Karar verilirse HMK m.393’e göre uygulanması tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde istenir. Tedbir dava açılmadan önce alınmışsa HMK m.397/1 uyarınca uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılır ve dava açıldığına ilişkin evrak uygulayan memura ibraz edilir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

- İhtiyati tedbir nedir?
- HMK 389 şartları
- Hangi mahkemeden istenir?
- Yaklaşık ispat
- Tedbir türü nasıl belirlenir?
- HMK 392 teminat
- Bir haftalık uygulama süresi
- Tedbire itiraz
- Teminat ve koşul değişikliği
- İki haftalık esas dava süresi
- Yurt dışındaki tarafın belgeleri
- Tapu, şirket ve sözleşme uyuşmazlıkları
- Haksız tedbir tazminatı
- Avukatla uzaktan işlem
- En sık hatalar
- Sık sorulan sorular
İhtiyati Tedbir Nedir?
İhtiyati tedbir, esas dava sonuçlanıncaya kadar uyuşmazlık konusu hakkın etkisizleşmesini önleyen geçici hukuki korumadır. Tedbirin amacı davayı erkenden kazanmış sayılmak değildir. Mahkeme nihai karar vermeden önce, hakkın korunması için mevcut durumu muhafaza eder veya uyuşmazlığın niteliğine uygun geçici bir düzen kurar.
Yurt dışındaki kişi açısından ihtiyaç çoğu kez Türkiye’deki taşınmazın devredilmesi, şirket payı veya ortaklık hakkının etkisizleştirilmesi, belirli bir malın elden çıkarılması, sözleşme konusu şeyin değiştirilmesi ya da dava sonunda verilecek hükmün fiilen sonuçsuz kalması riski ortaya çıktığında doğar. Tedbirin konusu ile esas uyuşmazlık arasında bağ bulunmalıdır.
Para alacaklarında ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz birbirine karıştırılmamalıdır. Para alacağının güvence altına alınması bakımından İİK m.257 vd. ihtiyati haciz hükümleri öncelikle değerlendirilir. HMK m.389 tedbiri, uyuşmazlık konusu hakkın niteliği ve korunma ihtiyacına göre seçilir.
HMK m.389 İhtiyati Tedbir Şartları Nelerdir?
HMK m.389/1 iki temel risk kümesini açıkça düzenler. Birincisi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkânsız hâle gelmesidir. İkincisi, gecikme nedeniyle bir sakınca veya ciddi zararın doğmasından endişe edilmesidir. Talep dilekçesi bu risklerden hangisinin bulunduğunu somut olay üzerinden göstermelidir.
Örneğin tapu iptal ve tescil uyuşmazlığında dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye devri hakkın elde edilmesini güçleştirebilir. Şirketler hukukunda çekişmeli pay veya hak üzerinde geri dönüşü zor işlem yapılması riski tedbir ihtiyacını gündeme getirebilir. Fakat yalnız “mal kaçırabilir” veya “zarar doğabilir” şeklindeki genel ifadeler HMK m.390/3’teki somutlaştırma ve yaklaşık ispat yükünü karşılamaz.
Mahkeme tedbir talebini esas davanın sonucu gibi incelemez. Ancak korunmak istenen hakkın varlığına ve acil koruma gereğine ilişkin yeterli olgular sunulmadan geçici koruma kurulmaz. Bu nedenle talep, hak ve risk olmak üzere iki ayrı ispat ekseninde hazırlanır.
İhtiyati Tedbir Hangi Mahkemeden İstenir?
HMK m.390/1 açık bir görev ve yetki sistemi kurar. Esas dava henüz açılmamışsa tedbir, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenir. Dava açıldıktan sonra ise ihtiyati tedbir talebi yalnız asıl davanın görüldüğü mahkemeye yapılır. Yurt dışında yaşayan tarafın Türkiye’de istediği tedbir için de aynı kural geçerlidir.
Bu nedenle önce esas uyuşmazlığın niteliği belirlenir. Uyuşmazlık aile, ticaret, tüketici, iş, fikrî mülkiyet veya genel görevli hukuk mahkemesinin alanında olabilir. Yanlış mahkemeye sırf tedbir acil diye başvurmak görev ve yetki sorununu ortadan kaldırmaz.
HMK m.390/2, hakların derhâl korunmasında zorunluluk bulunuyorsa hâkimin karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebileceğini düzenler. Bu, her tedbirin karşı taraf dinlenmeden verileceği anlamına gelmez. Dinlenmeden karar isteniyorsa neden beklemenin tedbiri etkisizleştireceği somutlaştırılır.
Yaklaşık İspat Ne Demektir?
HMK m.390/3 tedbir talebinde yaklaşık ispat ölçüsünü benimser. Esas dava için aranan tam ispat düzeyine ulaşılması tedbir aşamasında şart değildir; buna karşılık yalnız iddia yeterli değildir. Mahkemenin, ileri sürülen hakkın ve tedbir sebebinin mevcut olduğuna ilişkin ciddi kanaat edinmesini sağlayan belge ve olgular sunulur.
Sözleşme, tapu kaydı, ticaret sicili, banka dekontu, noter ihtarı, yazışmalar, yönetim kurulu veya genel kurul belgeleri, resmî kayıtlar ve olayın niteliğine göre diğer deliller kullanılabilir. Yurt dışında düzenlenmiş belgenin resmî belge olması hâlinde apostil veya tasdik gerekip gerekmediği ayrıca kontrol edilir. Yabancı dildeki belgenin Türkçe tercümesi dosyaya sunulur.
Yaklaşık ispat düşük bir özen standardı değildir. Tam tersine tedbir dilekçesi kısa sürede incelendiği için hangi belgenin hangi olguyu gösterdiği açık biçimde eşleştirilmelidir. Çok sayıda belge yüklemek yerine hak, risk ve aciliyet sıralaması yapılır.
Mahkeme Hangi Tür Tedbire Karar Verebilir?
HMK m.391 mahkemenin tedbirin amacına ulaşmasını sağlayacak ölçülü bir geçici koruma kurmasına imkân verir. Uyuşmazlık konusu mal veya hakkın muhafazası, üçüncü kişiye devrin engellenmesi, belirli işlemin yapılmaması veya yapılması gibi tedbirler somut uyuşmazlığa göre belirlenir.
Talep eden taraf, “uygun tedbir” şeklinde belirsiz bir talep bırakmamalı; hangi mal veya hakkın hangi işlemden korunacağını göstermelidir. Tapuya şerh talebi varsa taşınmaz bilgileri, şirket payına ilişkin talep varsa şirket ve pay bilgileri, belirli sözleşme edimine ilişkin talep varsa edimin kapsamı net yazılır.
Tedbir, esas uyuşmazlığı nihai olarak çözen ve karşı tarafı davayı baştan kaybetmiş duruma sokan bir sonuç doğurmamalıdır. Geçici korumanın ölçüsü, HMK m.389’daki riskin giderilmesine yetecek düzeyde kurulmalıdır.
HMK m.392 Uyarınca Teminat Zorunlu mu?
HMK m.392/1 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığında karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zarara karşılık teminat göstermek zorundadır. Bu kural, tedbirin geçici ve hızlı niteliği nedeniyle karşı tarafın olası zararını güvence altına alır.
Aynı madde üç istisna getirir. Talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça göstererek teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişi teminat göstermez. Yurt dışında yaşamak tek başına teminattan muafiyet sebebi değildir.
HMK m.392/2’ye göre asıl davadaki hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa teminat iade edilir. Bu nedenle teminatın iadesi de dosyanın sonucuna göre takip edilir.
Tedbir Kararı Kaç Gün İçinde Uygulanmalıdır?
HMK m.393/1 kesin bir süre öngörür: ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Bu süre içinde uygulama istenmezse, esas dava kanuni süresinde açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
HMK m.393/2’ye göre uygulama, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden istenir. Mahkeme kararında belirterek yazı işleri müdürünü de uygulamayla görevlendirebilir.
Yurt dışındaki taraf için en kritik hata, karar alındığını öğrenip esas dava hazırlığına yoğunlaşırken bir haftalık uygulama talebi süresini kaçırmaktır. Takvim, kararın tefhim veya tebliğ tarihi esas alınarak aynı gün oluşturulmalıdır.
Karşı Taraf İhtiyati Tedbire Nasıl İtiraz Eder?
HMK m.394, karşı taraf dinlenmeden verilen tedbirlere itiraz mekanizmasını düzenler. Tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin itirazlar kanunda gösterilen süre ve usulle kararı veren mahkemeye sunulur. Tedbir isteyen yurt dışında olsa dahi karşı tarafın itiraz hakkı aynıdır.
İtirazda dosyanın baştan görülmesi değil, tedbirin kurulmasını haklı gösteren şartlar ve sunulan güvence tartışılır. Talep eden taraf, yaklaşık ispatı güçlendiren belgeleri ve aciliyetin devam ettiğini gösteren verileri sunmalıdır.
Tedbirin uygulanması sırasında üçüncü kişinin hakkı etkileniyorsa kanunun üçüncü kişilere tanıdığı itiraz imkânları ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle tedbir talep edilirken etkilenmesi muhtemel kişi ve haklar göz önünde tutulur.
Teminat Karşılığı Tedbir Kalkabilir veya Değişebilir mi?
HMK m.395 tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesinde teminat mekanizmasını, HMK m.396 ise durum ve koşulların değişmesini düzenler. Tedbirin verildiği gün mevcut olan risk sonradan ortadan kalkmış veya önemli ölçüde değişmişse, aynı tedbirin aynen sürdürülmesi zorunlu değildir.
Mahkeme, somut durumun gerektirdiği yeni koruma biçimini değerlendirebilir. Yurt dışındaki taraf bakımından malın durumu, şirket işlemi, sözleşme edimi veya diğer olgular değişmişse değişiklik belgeleri gecikmeden dosyaya sunulur.
Tedbir kararı statik bir ceza değildir. Amaç, dava sonuna kadar hakkı korumaktır. Bu nedenle tedbirin kapsamı ve devamı, koruma amacı ile karşı taraf üzerindeki yük arasında ölçülü kalmalıdır.
Tedbirden Sonra Esas Dava Kaç Gün İçinde Açılır?
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir alınmışsa HMK m.397/1 uygulanır. Tedbir isteyen, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak zorundadır. Bununla yetinilmez; dava açıldığına ilişkin evrak kararı uygulayan memura ibraz edilerek dosyaya koydurulur ve karşılığında belge alınır.
Bu işlemler yapılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. İki haftanın başlangıcı karar tarihi değil, tedbirin uygulanmasının talep edildiği tarihtir. Bir haftalık HMK m.393 süresi ile iki haftalık HMK m.397 süresi bu nedenle ayrı takvimlerdir.
HMK m.397/2’ye göre aksi belirtilmedikçe tedbirin etkisi nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Tedbir kalkmış veya kaldırılmışsa ilgili yerlere bildirim yapılır.
Yurt Dışındaki Davacı Hangi Belgeleri Hazırlamalıdır?
Yurt dışındaki davacı önce korunmak istenen hakkın Türkiye ile bağını gösteren ana belgeleri hazırlamalıdır. Taşınmaz uyuşmazlığında tapu kaydı ve işlem belgeleri; şirket uyuşmazlığında sicil, pay ve genel kurul kayıtları; sözleşme uyuşmazlığında sözleşme, ödeme ve yazışmalar önem taşır.
Yabancı resmî belgeler için apostil veya konsolosluk tasdiki gerekip gerekmediği belgenin türüne ve ülkeye göre belirlenir. Türkçe olmayan belgeler tercüme edilir. Belgenin yalnız yabancı ülkede düzenlenmiş olması onun içeriğini otomatik olarak geçersiz kılmaz; fakat Türk mahkemesinde okunabilir ve usulen kullanılabilir hâle getirilmesi gerekir.
Vekâletname Türk konsolosluğunda düzenlenebilir. Yabancı noter yoluyla düzenleniyorsa uygulanabilir tasdik ve tercüme işlemleri tamamlanır. Süreli geçici koruma talebinde vekâlet ve belge hazırlığı dava stratejisiyle eş zamanlı yürütülmelidir.
Hangi Uyuşmazlıklarda İhtiyati Tedbir Özellikle Önemlidir?
Tapu iptal ve tescil, ortaklık ve şirket payı, fikrî hak, rekabet, aile hukukundaki malvarlığı tedbirleri, belirli malın teslimi veya mevcut durumun korunmasına yönelik sözleşme uyuşmazlıklarında HMK m.389 sistemi sık gündeme gelir. Her uyuşmazlıkta aynı tedbir istenmez; uyuşmazlık konusu ile koruma tedbiri arasında doğrudan bağ kurulur.
Yurt dışında yaşayan malikin Türkiye’deki taşınmazının devrine ilişkin riskte tapu kaydı üzerine geçici koruma talebi değerlendirilebilir. Şirket ortağının tartışmalı pay veya genel kurul işlemi nedeniyle geri dönülmez sonuç riski varsa şirketler hukukunun özel hükümleriyle birlikte HMK m.389 incelenir.
Salt para alacağında ise ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir ayrımı mutlaka yapılmalıdır. Yanlış geçici hukuki koruma türünü istemek zaman kaybı ve ret riski doğurur.
Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat
HMK m.399/1 uyarınca lehine tedbir kararı verilen taraf, tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılırsa veya tedbir kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız tedbir nedeniyle doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu sorumluluk, tedbir talebinin ciddi ve belgeli hazırlanmasının neden önemli olduğunu gösterir.
Tazminat davası HMK m.399/2 gereği esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. HMK m.399/3’e göre tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tedbir isteyen yurt dışında olsa da Türkiye’de verilen tedbirden doğan bu sorumluluk uygulanır. HMK m.392’deki teminat da muhtemel zararın güvence kaynaklarından biridir.
Türkiye’ye Gelmeden İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Evet. Yurt dışındaki kişi veya şirket, geçerli vekâletnameyle Türkiye’de avukat aracılığıyla tedbir talebi ve esas davayı takip edebilir. Tedbir dilekçesi UYAP üzerinden sunulabilir; uygulama talebi ve ilgili sicil veya icra işlemleri vekil tarafından izlenebilir.
Ancak müvekkilin yurt dışında olması belge teminini geciktirmemelidir. Bir haftalık uygulama ve dava öncesi tedbirde iki haftalık esas dava süreleri kısa olduğundan, yabancı belgelerin asılları, elektronik kopyaları, tercümeleri ve gerektiğinde tasdikleri önceden planlanır.
Yurt Dışından Tedbir Talebinde En Sık Hatalar
- HMK m.389’daki somut riski açıklamadan genel zarar iddiasında bulunmak.
- HMK m.390/3 uyarınca tedbir türünü açıkça belirtmemek.
- Yaklaşık ispatı destekleyen belgeleri dilekçeyle ilişkilendirmemek.
- Para alacağında ihtiyati haciz yerine yanlış biçimde ihtiyati tedbir istemek.
- Teminat yükümlülüğünü ve HMK m.392 istisnalarını değerlendirmemek.
- Kararın uygulanmasını HMK m.393’teki bir haftalık sürede istememek.
- Dava öncesi tedbirde HMK m.397’deki iki haftalık esas dava süresini kaçırmak.
- Yabancı belgelerin tercüme ve tasdik işlemlerini son güne bırakmak.
- Tedbirin devamının esas davayı açmakla kendiliğinden garanti edildiğini sanmak.
- Haksız tedbirde HMK m.399 tazminat riskini göz ardı etmek.
Yurt Dışındaki Davacı İçin Uygulama Planı
İlk olarak esas hakkın ne olduğu ve Türkiye’de hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu belirlenir. Ardından HMK m.389 riskinin hangi somut olaydan doğduğu yazılır. Talep edilen tedbir açık biçimde tanımlanır ve HMK m.390/3 uyarınca yaklaşık ispat belgeleri eklenir. Teminat yönünden HMK m.392 değerlendirmesi yapılır.
Karar çıktıktan sonra ayrı bir süre takvimi kurulur: tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulama talebi; tedbir dava açılmadan önce verilmişse uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava ve dava belgesinin uygulayan memura ibrazı. Bu iki süre aynı değildir ve ikisi de ayrı ayrı yerine getirilir.
Para alacağı için güvence aranıyorsa Yurt Dışındaki Alacaklı İçin İhtiyati Haciz; genel dava açma süreci için Yurt Dışından Türkiye’de Dava Açmak rehberleri ayrıca incelenebilir.
Resmî ve İlgili Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – HMK m.389-399
- Yurt Dışındaki Alacaklı İçin İhtiyati Haciz
- Yurt Dışındaki Müvekkiller
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışındaki kişi Türkiye’de ihtiyati tedbir isteyebilir mi?
Evet. HMK m.389 şartları varsa yurt dışında bulunmak tedbir talebine engel değildir.
İhtiyati tedbirde ispat ölçüsü nedir?
HMK m.390/3 uyarınca haklılık yaklaşık olarak ispat edilir.
Karşı taraf dinlenmeden tedbir verilebilir mi?
HMK m.390/2 uyarınca hakların derhâl korunmasında zorunluluk varsa hâkim karşı tarafı dinlemeden karar verebilir.
Teminat zorunlu mu?
HMK m.392 kural olarak teminat öngörür; maddede yazılı hâllerde mahkeme gerekçeyle teminat almamaya karar verebilir ve adli yardımdan yararlanan teminat göstermez.
Tedbir kaç gün içinde uygulanmalıdır?
HMK m.393 uyarınca tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde uygulama talep edilmelidir.
Dava öncesi tedbirden sonra esas dava kaç gün içinde açılır?
HMK m.397/1 uyarınca uygulama talebinden itibaren iki hafta içinde esas dava açılmalıdır.
Tedbir kararının etkisi ne zamana kadar sürer?
HMK m.397/2 uyarınca aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.
Haksız tedbir tazminatı nerede açılır?
HMK m.399/2 uyarınca esas davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.
Haksız tedbir tazminatı zamanaşımı kaç yıldır?
HMK m.399/3 uyarınca hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir yıldır.
Türkiye’ye gelmeden işlem yapılabilir mi?
Evet. Geçerli vekâletnameyle avukat aracılığıyla talep ve dava takip edilebilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Bu rehber 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyati tedbire ilişkin HMK m.389-399 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Yurt Dışı Dava ve Tedbir İçin İletişim
Son mevzuat kontrolü: 12 Eylül 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
